Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3
  1. #1
    bursali68
    Misafir..

    DANIEL'İN RÜYASI - 4.Canavar ABD mi...?

    Merhaba,

    Eski Ahid'in DANIEL kitabında Daniel'in görmüş olduğu rüyayı anımsayalım....;

    DANIEL
    BAP 7

    1.BABİL kıralı Belşatsarın birinci yılında, Daniel yatağında bir düş, ve başının rüyetlerini gördü; o zaman düşü yazdı, ve bu şeylerin topunu söyledi.
    2.Daniel söyliyip dedi: Geceleyin rüyetimde gördüm, ve işte, göklerin dört yeli büyük denize saldırdılar.

    3.Denizden, birbirinden farklı dört büyük canavar çıktı.

    4.
    Birincisi aslana benziyordu, ve kartal kanatları vardı. Onun kanatları koparılıncıya kadar, ve yerden kaldırılıp insan gibi, iki ayak üzerinde durduruluncıya kadar baktım; ve ona bir insan yüreği verildi.

    5.Ve işte, başka bir canavar, bir ikincisi, ayıya benziyordu; ve bir yanı üzerine doğruldu, ve ağzında, dişleri arasında üç kaburga kemiği vardı; ve ona şöyle dediler: Kalk, çok et ye.

    6.Bundan sonra baktım, ve işte, bir başkası, kaplana benziyordu, ve sırtında dört kuş kanadı vardı; ve bu canavarın dört başı vardı; ve ona saltanat verildi.

    7.Bundan sonra gece rüyetlerinde gördüm, ve işte, korkunç, ve ürkünç ve çok zorlu dördüncü bir canavar; ve büyük demir dişleri vardı; yutuyor, ve parçalıyor, ve artakalanı ayakları ile çiğniyordu; ve kendisinden önceki canavarların hepsinden farklı idi; ve on boynuzu vardı.

    8.Boynuzlara iyi baktım, ve işte, onların arasından başka bir boynuz, bir küçüğü, çıktı, ve evelki boynuzlarından üçü onun önünden söküldü; ve işte, bu boynuzda insan gözleri gibi gözler, ve büyük şeyler söyliyen bir ağız vardı.

    9.
    Tahtlar kuruluncıya kadar, ve Günleri eski olan oturuncıya kadar baktım; esvabı kar gibi ak ve başının saçı temiz yapağı gibi idi; tahtı ateş alevleri, ve tekerlekleri yanar ateşti.

    10.Önünden bir ateş ırmağı çıkıyor, ve akıyordu; binlerce binler ona hizmet ediyorlardı, ve on binlerce on binler önünde ayakta duruyorlardı; mahkeme kuruldu, ve kitaplar açıldı.

    11.Boynuzun söylediği büyük sözlerin sesinden dolayı o zaman ben bakıyordum; canavar öldürülünciye kadar, ve bedeni yok edilip ateşte yakılmağa verilinciye kadar baktım.

    12.Ve öteki canavarlara gelince, bunların saltanatı alındı; fakat ömürleri bir zamana ve bir vakte kadar uzatıldı.

    13.Gece rüyetlerinde gördüm, ve işte, insan oğluna benzer biri göklerin bulutları ile geldi, ve Günleri eski olana kadar geldi, ve onun önüne kendisini yaklaştırdılar.


    14.Ve bütün kavmlar, milletler, ve diller ona kulluk etsinler diye, kendisine saltanat, ve izzet, ve kırallık verildi; onun saltanatı geçmiyecek ebedî bir saltanattır, ve kırallığı yıkılmıyacak bir kırallıktır.

    15.Ben ise, Daniel, ruhum kalıbım içinde incindi, ve başımın rüyetleri beni üzdü.


    Daniel kitabının 8.Babında yazan rüyadaki milletler söyleniyor.Ancak yukarıdaki 7.Babtaki milletler ayetlerde açık değil...Böyle olmasına rağmen özellikle YEHOVA ŞAHİTLERİ bu " canavarları " şu millet-imparatorluklara benzetiyorlar...;

    1.CANAVAR :

    4.Birincisi aslana benziyordu, ve kartal kanatları vardı. Onun kanatları koparılıncıya kadar, ve yerden kaldırılıp insan gibi, iki ayak üzerinde durduruluncıya kadar baktım; ve ona bir insan yüreği verildi.

    BABİL İMPARATORLUĞU...



    2.CANAVAR :

    5.
    Ve işte, başka bir canavar, bir ikincisi, ayıya benziyordu; ve bir yanı üzerine doğruldu, ve ağzında, dişleri arasında üç kaburga kemiği vardı; ve ona şöyle dediler: Kalk, çok et ye.

    MED-PERS İMPARATORLUĞU...



    3.CANAVAR :

    6.Bundan sonra baktım, ve işte, bir başkası, kaplana benziyordu, ve sırtında dört kuş kanadı vardı; ve bu canavarın dört başı vardı; ve ona saltanat verildi.

    YUNAN / GREK İMPARATORLUĞU...



    4.CANAVAR :

    7.
    Bundan sonra gece rüyetlerinde gördüm, ve işte, korkunç, ve ürkünç ve çok zorlu dördüncü bir canavar; ve büyük demir dişleri vardı; yutuyor, ve parçalıyor, ve artakalanı ayakları ile çiğniyordu; ve kendisinden önceki canavarların hepsinden farklı idi; ve on boynuzu vardı.

    ROMA İMPARATORLUĞU...


    =====================

    Buraya kadar 4 canavar.İlginçtir daha sonrasındaki ayetler ABD / AMERİKA olarak yorumlanmaktadır...

    8.Boynuzlara iyi baktım, ve işte, onların arasından başka bir boynuz, bir küçüğü, çıktı, ve evelki boynuzlarından üçü onun önünden söküldü; ve işte, bu boynuzda insan gözleri gibi gözler, ve büyük şeyler söyliyen bir ağız vardı.

    ABD / AMERİKA....


    Peki , soru şu 8.ayette ki niçin BİZANS değil de ABD...???

    Sağlıcakla kalınız...



  2. #2
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesaj
    162
    Rep Gücü
    40
    ........................................
    Konu merkür tarafından (02-03-2013 Saat 03:44 AM ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesaj
    162
    Rep Gücü
    40
    Ayrıntılı bir anlatım konuyu daha iyi anlayabilmenizi sağlayabilir umarım.

    DENİZDEN ÇIKAN DÖRT CANAVAR

    Daniel ‘denizden dört büyük canavar çıktı’ dedi. (Daniel 7:3) Rüzgârla çalkalanan deniz neyi

    simgeliyordu? Yıllar sonra, resul Yuhanna “denizden” çıkan yedi başlı bir canavar gördü. Bu rüyette

    deniz, ‘kavimleri, cemiyetleri, milletleri ve dilleri,’ başka sözlerle Tanrı’dan uzaklaşmış büyük insan

    topluluğunu temsil ediyordu. Şu halde deniz, Tanrı’ya yabancılaşmış insan kitlelerinin uygun bir

    simgesidir.—Vahiy 13:1,*2; 17:15; İşaya 57:20.

    Tanrı’nın meleği, “bu dört büyük canavar, yerden çıkacak dört kıraldır” dedi. (Daniel 7:17) Melek

    Daniel’in gördüğü dört canavarın ‘dört kral’ olduğunu bildirdi. Şu halde bu canavarlar dünya

    kudretlerini ifade etmektedir. Acaba hangilerini?


    Mukaddes Kitap yorumcuları, genelde Daniel’in dört canavarla ilgili düşü ve rüyetiyle

    Nebukadnetsar’ın devasa heykelle ilgili düşü arasında paralellik kurar. Örneğin The Expositor’s Bible

    Commentary şunları bildirir: “[Daniel’in] 7.*babıyla 2.*babı paraleldir.” The Wycliffe Bible Commentary

    şunları der: “Buradaki [Daniel’in 7.*babındaki] birbiri ardınca hüküm süren dört ulusun . [Daniel’in]

    2.*babındakilerle aynı olduğu genelde kabul edilir.” Nebukadnetsar’ın düşündeki dört madenle temsil

    edilen dört dünya kudreti, Babil İmparatorluğu (altın baş), Med-Pers (gümüş göğüs ve kollar), Yunan

    (tunç karın ve kalçalar) ve Roma İmparatorluğu (demir ayaklar) idi. (Daniel 2:32,*33)


    Daniel’in gördüğü dört büyük canavarın nasıl karşılığı olduğuna bakalım.

    “Ayı,” “kalk, çok et ye” sözüne karşılık verip milletlere saldırdı. Med-Pers Tanrısal irade gereğince

    Babil’i yutarak Yehova’nın kavmine değerli bir hizmette bulunabilecek konumdaydı. Bunu yaptı da!

    Büyük Koreş, I.*Darius (Büyük Darius) ve I.*Artakserkses aracılığıyla Med-Pers, Babil’in Yahudi

    tutsaklarını serbest bıraktı ve onlara Yehova’nın mabedini yeniden inşa etmeleri ve de Yeruşalim’in

    surlarını onarmaları için yardımda bulundu. Med-Pers zamanla 127 eyalet üzerinde hüküm sürmeye

    başladı ve Kraliçe Ester’in kocası Ahaşveroş (I.*Kserkses) ‘Hintten Habeş iline kadar krallık etti.’ (Ester

    1:1) Ne var ki başka bir canavarın ortaya çıkışı yakındı.

    KANATLI BİR KAPLAN KADAR ÇEVİK!

    Üçüncü canavar “kaplana benziyordu, ve sırtında dört kuş kanadı vardı; ve bu canavarın dört başı

    vardı; ve ona saltanat verildi.” (Daniel 7:6) Nebukadnetsar’ın düşündeki heykelin tunç karnı ve

    kalçalarının karşılığı olan bu dört kanatlı, dört başlı kaplan, Büyük İskender’le başlayacak Makedon

    veya Yunan hükümdarlar silsilesini simgeliyordu. İskender bir kaplan çevikliğiyle Küçük Asya

    üzerinden güneye, Mısır’a geçti ve Hindistan’ın batı sınırına kadar ilerledi. Ülkesi Makedonya’yı,

    Yunanistan’ı ve Pers İmparatorluğu’nun topraklarını da içine aldığından ‘ayınınkinden’ genişti.

    MÖ 323’te İskender öldükten sonra “kaplan” dört başlı oldu. Sonunda generallerinden dördü

    İskender’in ardılları olarak ülkenin değişik bölgelerinde hüküm sürmeye başladılar. Mezopotamya ve

    Suriye, Selevkos’un elindeydi. Mısır ve Filistin, Ptolemaios’un denetimi altındaydı. Lysimakhos, Küçük

    Asya ve Trakya üzerinde hüküm sürdü. Kassandros ise Makedonya’yı ve Yunanistan’ı aldı. O zaman

    yeni bir tehlike baş gösterdi.

    Daniel dördüncü canavarı “korkunç, ve ürkünç ve çok zorlu” olarak tanımladı. Devamen şunları dedi:

    “Ve büyük demir dişleri vardı; yutuyor, ve parçalıyor, ve artakalanı ayakları ile çiğniyordu; ve

    kendisinden önceki canavarların hepsinden farklı idi; ve on boynuzu vardı.” (Daniel 7:7) Bu korkunç

    canavar başlangıçta Roma siyasal ve askeri gücüydü. Roma, Yunan İmparatorluğu’nun dört Helenistik

    kısmını adım adım ele geçirdi ve MÖ*30 yılına doğru Mukaddes Kitap peygamberliğindeki yeni dünya

    kudreti olarak ortaya çıktı. Roma İmparatorluğu askeri gücü sayesinde önüne çıkanları boyunduruğu

    altına alıp sonunda Britanya Adaları’ndan aşağıya, Avrupa’nın büyük bir kısmına, tüm Akdeniz

    çevresine, Babil’in ötesine, Basra Körfezi’ne kadar uzanan alanı içine alacak kadar büyüdü.


    Bu “çok korkunç” canavarın ne olduğunu öğrenmek isteyen Daniel meleğin şu açıklamasını dikkatle

    dinledi: “[Onun sahip olduğu] on boynuza gelince, bu kırallıktan on kıral çıkacaktır; ve onlardan sonra

    bir başkası çıkacak; ve öncekilerden farklı olup üç kıral düşürecektir.” (Daniel 7:19,*20,*24) Bu “on

    boynuz” ya da “on kıral” neydi?

    Roma gitgide zenginleşip yönetici sınıfın yaşadığı sefahat yüzünden daha da yozlaştıkça askeri

    gücünü kaybetmeye başladı. Roma’nın askeri gücünün çöküşü zamanla açıktan açığa görünmeye

    başladı. Güçlü imparatorluk sonunda birçok krallığa bölündü. Mukaddes Kitap on rakamını çoğu kez

    tamlığı belirtmek üzere kullandığından, dördüncü canavarın ‘on boynuzu,’ Roma’nın dağılması sonucu

    ortaya çıkan krallıkların tümünü temsil ediyor.

    Bununla birlikte, Roma Dünya Kudreti MS 476’da Roma’daki son imparatorun tahttan indirilmesiyle

    son bulmadı. Papalık Roması egemenliğini Avrupa üzerinde siyasal ve özellikle dinsel yönden

    yüzyıllarca sürdürdü. Bunu feodal sistem aracılığıyla yaptı. Bu sistemde Avrupa’da yaşayanların çoğu

    önceleri derebeyine, daha sonra ise krala tabiydi. Ayrıca kralların tümü papanın otoritesini tanıyordu.

    Böylece odak noktası papalık Roması olan Kutsal Roma İmparatorluğu tarihte Karanlık Çağlar diye

    adlandırılan bu uzun dönem boyunca dünya olaylarına hâkim oldu.

    Dördüncü canavarın “önceki canavarların hepsinden farklı” olduğunu kim yadsıyabilir? (Daniel 7:7,

    19,*23) Tarihçi H.*G.*Wells bu konuda şunları yazdı: “[Bu] yeni Roma Devleti o zamana kadar medeni

    dünyaya hükmetmiş olan büyük imparatorluklardan birçok bakımdan farklıydı. Yeryüzündeki

    Yunanca konuşan milletlerin hemen hemen hepsini imparatorluğu içine aldı. Bu suretle, yeni

    imparatorluk eskileri gibi ne fazla Hamî ne de fazla Samî olmıyan bir devlet halini aldı. Roma,

    tarihte yeni tipte geniş bir cumhuriyet olmuştur. Roma evvelden düşünülmüş bir plana göre gelişmiş

    bir şey değildi; Romalılar hemen hemen farkında olmaksızın kendilerini muazzam bir idare

    tecrübesine girişmiş buldular.” Bununla birlikte dördüncü canavar daha da büyük bir gelişme

    gösterecekti.


    ÜSTÜNLÜK KAZANAN KÜÇÜK BOYNUZ

    Daniel “boynuzlara iyi baktım” dedi, “ve işte, onların arasından başka bir boynuz, bir küçüğü, çıktı, ve

    evelki boynuzlarından üçü onun önünden söküldü.” (Daniel 7:8) Melek bu gelişme hakkında Daniel’e

    şunları dedi: “Onlardan [on kraldan] sonra bir başkası çıkacak; ve öncekilerden farklı olup üç kıral

    düşürecektir.” (Daniel 7:24) Bu kral kimdi, ne zaman çıktı ve hangi üç kralı düşürdü?

    Şu gelişmeleri düşünün: MÖ*55’te Romalı General Julius Ceasar Britanya’yı işgal etti, fakat oraya

    kalıcı olarak yerleşemedi. MS*43’te İmparator Claudius Güney Britanya’ya karşı daha kalıcı bir fetih

    seferine girişti. Daha sonra MS 122’de İmparator Hadrianus, Tyne Irmağı’ndan Solway Koyu’na kadar

    bir sur inşa ettirmeye başlayarak Roma İmparatorluğu’nun kuzey sınırını çizdi. Beşinci yüzyılın

    başlarında Roma lejyonları adayı terk ettiler. Bir tarihçi şu açıklamada bulundu: “On altıncı yüzyılda

    İngiltere ikinci derecede bir devletti. Serveti Hollanda’nınkiyle pek karşılaştırılamazdı. Nüfusu

    Fransa’nınkinden çok daha azdı. Silahlı kuvvetleri (donanması da dahil) İspanya’nınkinden daha

    zayıftı.” Dördüncü canavarın küçük boynuzunu oluşturan Britanya o zamanlar önemsiz bir krallıktı.

    Fakat bu durum değişecekti.

    İspanya kralı II.*Felipe 1588’de İspanyol Armadasıyla Britanya’ya karşı denize açıldı. Yirmi dört

    binden fazla askeri taşıyan bu 130 gemilik filo Manş Denizi’nde seyrederken Britanya donanması

    tarafından bozguna uğratıldı ve ters yönde esen rüzgârlarla korkunç Atlantik fırtınalarının kurbanı

    oldu. Bir tarihçinin dediğine göre bu olay, “donanmada üstünlüğün İspanya’dan İngiltere’ye geçtiğinin

    belirgin işaretiydi.” On yedinci yüzyılda Hollandalılar dünyanın en büyük ticari filosunu kurdular. Ne

    var ki, denizaşırı sömürgeleri çoğalan Britanya bu krallıktan üstün duruma geldi. On sekizinci yüzyılda

    Britanya ve Fransa’nın Kuzey Amerika ve Hindistan’da birbiriyle savaşması sonucu 1763’te Paris

    Antlaşması yapıldı. Yazar William B.Willcox’a göre, bu antlaşmayla “Britanya’nın Avrupa dışındaki

    dünyada üstün Avrupa devleti olarak yeni konumu tanındı.” Bu üstünlük, MS*1815’te Napoleon’a

    (Fransa’ya) karşı kazanılan ezici zaferle doğrulandı. Britanya’nın böylece ‘düşürdüğü’ “üç kıral”

    İspanya, Hollanda ve Fransa idi. (Daniel 7:24) Sonuç olarak, Britanya dünyanın en büyük sömürgeci

    ve ticari gücü olarak ortaya çıktı. Evet, “küçük” boynuz bir dünya kudreti olma yolunda büyüyordu!


    Melek, Daniel’e dördüncü canavarın, başka sözlerle dördüncü krallığın ‘bütün yeri yutacağını’ söyledi.

    (Daniel 7:23) Bir zamanlar Britannia adıyla tanınan Roma eyaleti açısından bu sözlerin doğruluğu

    görüldü. O, sonunda Britanya İmparatorluğu haline geldi ve ‘bütün yeri yuttu.’ Bu imparatorluk bir

    dönem yerin kara alanının ve nüfusunun dörtte birini içine alıyordu.

    Roma İmparatorluğu önceki dünya kudretlerinden farklı olduğu gibi, “küçük” boynuzla betimlenen

    kral da “öncekilerden farklı” olacaktı. (Daniel 7:24) Tarihçi H.G.Wells Britanya İmparatorluğu

    hakkında şunları belirtti: “Böylesi önceden hiç var olmamıştı. Tüm sistemin merkezinde Birleşik

    Britanya Krallıkları denen ‘taçlı cumhuriyet’ bulunuyordu .Hiçbir kurum ve hiçbir beyin Britanya

    İmparatorluğunu bir bütün olarak asla düşünmemiştir. O daha önce imparatorluk diye

    adlandırılanlardan tamamen farklı bir gelişimler ve birikimler karışımıydı.”


    “Küçük” boynuz sadece Britanya İmparatorluğu ile kalmadı. Britanya 1783’te, 13 Amerikan

    kolonisinin bağımsızlığını tanıdı. Amerika Birleşik Devletleri sonunda Britanya’nın müttefiki olup

    II.*Dünya Savaşı’ndan dünyanın en güçlü ulusu olarak çıktı. Bu ülke hâlâ Britanya ile kuvvetli bağlara

    sahiptir. Sonuçta ortaya çıkan Angloamerikan ikili dünya kudreti ‘gözleri olan boynuzu’ oluşturuyor.

    Gerçekten de bu dünya kudreti iyi bir gözlemcidir, kendi çıkarlarını çok çabuk görebilir! ‘Büyük şeyler

    söyleyerek’ dünyanın büyük kısmı için izlenecek siyaseti belirleyip onun sözcüsü, ya da başka bir

    deyişle ‘sahte peygamberi’ olarak davranır.—Daniel 7:8, 11,*20; Vahiy 16:13; 19:20.



    Hoşçakalın...

Benzer Konular

  1. Sosyal Zeka / Daniel Goleman
    SEBLA Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 04-10-2011, 05:33 PM
  2. Daniel'in Dört Yaratıkla İlgili Düşü
    bursali68 Tarafından Diger Dinler Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 01-12-2010, 01:22 AM
  3. Dil canavar gibidir
    nefisetülilm Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 13-08-2009, 04:57 PM
  4. Siyah ve Beyazın altında yatan bir canavar..
    SGOR Tarafından Moto Vitrin Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 06-02-2008, 02:05 PM
  5. canavar
    YukseLL Tarafından Sinemalar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 05-02-2008, 02:27 PM
Yukarı Çık