Gösterilen sonuçlar: 1 ile 9 Toplam: 9
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Tora mi;Tanah mi?

    Merhaba


    YAHUDİLİGİN KUTSAL KİTAPLARI VE ESASLARI
    Doç. Dr. HİKMET TANYU

    Konumuz, Yahudiliğin, (Kitab-ı Mukaddes)'in geniş bir bölümünü
    teşkil eden ve Türkiye'de "Eski Ahid" (Tevrat) adıyle tanınmış kitapların4,
    bildiriliş, yazılış, derleniş zamanları ve bunun nasıl ve ne şekilde bir geliş-
    me gösterdiği, kutsal kitapların esasları ve Yahudi inancının temelleri
    ile, bu metinler arasında açık ve kesin çelişmeler bulunup bulunmadığının
    ve. varsa-bunların karşılaştırmalı olarak incelenmesidir.
    •
    Umumiyetle Hıristiyan Kilise Teşkilatları tarafından (Kifabı Mukaddes)
    başlığıyle yayınlanan kitaplar, Yahudi ve Hıristiyan kitaplarım
    bir arada sunar. Halbuki, Yahudilerin ellerinde hiçbir zaman,
    Hıristiyanlıkla ilgili kutsal sayılan kitaplar (Bibel = Kitaplar), İnciller v.b.
    bir arada değildir. Çünki ne Kitabı Mukaddes ne Eski Ahit adları
    Yahudilerce asla bemmsenip kullanılmaz. Zira, Yahudilik, İsa (Yeşu) yı ve
    Hıristiyanlığı reddeder; (İsa)'yı ne peygamber, ne de Hıristiyanlık inancına göre,
    Tanrı ve Tanrı'nın İnsan şekline gcçmiş şekli veya Tanrı'nın
    oğlu olarak kabul eder. İsa'yı yalancı ve Hıristiyanlığı, Yahudilikten
    alın1lllş, saptırılmış uydurmalar olarak görür., Hıristiyanlık ise tam tersi
    olarak Yahudiliğin Kutsal kitaplarına daya~ır, onları benimser. Musa
    (Moşe) yı peygaınber tanır, kiliselerde Yalıudiliğe ait dini metinlerden
    parçalar, mezmurlar okunur. Hıristiyanlıkta, Yahudiliğe ait kitapların
    sıralanışında da -nisbeten tarihi sıraya önem verilmek istenilir-
    farklılık vardır.

    Bundan başka, Yahudiliğin Kutsal kitapları,
    Yahudiler tarafından İbranice ve başka adlarla ifade edilir.
    Türkçeye çevirmelerde Yahudilikçe benimsenen kutsal kitaplara,
    (Eski Ahid = Ahdi Atik), almanca "Altes Testament, Latince -Testamentum;
    grekçe: diatheke, İbranice: berit) denilmekte,ye ittifak, birlik,
    ittihat; anlaşma, mukavele, sözleşme, antlaşma .. gibi'-çeşitli anlamlar
    taşımaktadır. Bu, ahid, akd, sözleşme daha doğrusu ittifak'ın Tanrı
    Yehova (doğrusu Yahve) ile İsrail kavmi arasında yapıldığına inanılmakta ve
    bu ittifak ifadesi Tevrat'ın muhtelif yerlerinde geçmekte ve
    bu ittifak bozulduğu anda Yabudiler dünyev) cezalara çarptırılmaktadır.
    Yahudi peygamberi Yeremiya şöyle söylüyor (Yeremiya kitabı.
    T.M.Ö.605): İşte, Rab diyor, İsrail evi ile ve Yahuda evi ile yeni bir ahd
    keseceğim günler geliyor, atalarını Mısır diyarından çıkarmak için onlarm
    elini tuttuğum gün kendileriyle kestiğim ahid gibi değil: onların
    efendisi olduğum halde O ahdimi bozdular, Rab diyor.
    Fakat o günlerden sonra Rab diyor, İsrail eliyle keseeeğim ahi d şudur:
    Şeriatımı onların içlerine koyup, yürekleri üzerine yazacağım; ve ben onlara Tanrı
    olacağım ve onlar banada kavmolacaklar." Almanca "Altes Testament=
    Grekçe = Palaia diatheke" Eski Ahid deyiminin ilk defa ikinci yüzyı-
    lın sonlarına doğru İzmir çevresinde yaşamış olan, hıristiyanlık müda-
    5 Yeremya, XXX: 31-33.YAllUDİLİGİN KUTSAL KİTAPLARİ VE EsAsLARİ 91
    fülerinden Sard Piskoposu Melito tarafından kullanıldığıbelirtilmektedir
    •
    Yahudilikte ayrı bir ad kullanıldığına işaret etmiştik;. onlar Kutsal .
    kitaplarını TANAH adı altında üç bölüme ayırarak, Tora (Şeriat, Kanun
    kitabı), Neviim (Peygamberler) ve Ketubim (Yazılar) adlarını benimsemişlerdir.
    İslamiyetle, Yahudilik arasında türlü şekillerde sıkı bir münasebet
    olmuştur. İslamiyet, daha açık ifadeyle Kuran, Musa'yı peygamber ve
    Tevrat'ı Allah tarafından vahyedilmiş kabuleder, fakat hemen tesbit
    edilmediği, çok sonraları yazıldığı için esasından tamamen saptırıldığını
    belirtir. İlerdeki açıklamalarımızda görüleceği üz~re Dinler Tarihi~ ilmi
    araştirmalar sonunda bu ciheti kesinlikle teyid etmiştir. Kur'an'ı Kerim'.
    in "21 yerinde Tevrat kelimesi" geçmekte, "Musa'dan 36 Sure'de bah.
    sedilmekte, 13 Surede de Yahudilere değinilmektedir

    • Bu bahislere rağmen, iki din arasında çok önemli farklar vardır.
    Yehova ve Allah, Ahrct, Kurban; Kıyamet, Ruhun Ölmezliği V.B. İslamiyet, itikat ve amel
    hakımından, temel olarak Kitap ve Sünnet gibi iki kaynağa dayanırken,
    Yahudilikte durum değişiktir. Yahudilikte, Yahudi öğretilerin
    hepsine birden "Tora" denilmektedir. Bu arapça Tevrat'ın karşılığı ise
    de, daha geniş bir anlam ve yerde kullanılmakta,
    Musa'ya (Moşe) atfedilen 5 kitapla birlikte, diğer kitap ve öğretileri de kapsamaktadır.

    (Yazılı) ve (Sözlü) olarak ikiye ayrılan Tora'nın, (Yazılı) olanı,Sina
    dağında (Har Sinay), Yahve tarafından Moşe'ye bildirilen beş kitabı,
    bunun eklerini ihtiva eder, (Sözlü) olanı ise, gene Moşe'yc atfedilen ve
    ondan gelenlerle, Tora hakkmdaki onu tamamlayan açıklamaları ihtiva
    eder. Önceleri (Yazılı Tora) deyimi yalııız Moşeye, Yahve tarafından
    bildirildiği ileri sürülen 5 kitaba denilmiş ve öyle kullanılm:şken, bu ad
    zamanla çok genişleyerek "TANAH" (Ahdi Atik)in hepsi için kullanılmıştır.

    İbranice olan Tonah kelimesi, 1- Tora, 2- Neviim (= Nebiler)
    ve 3- Ketubim (= Yazılar) adlarının baş harfleri alınarak, kurulmuş-
    tur. Günümüzde de Yahudiler Tanah adını kullanmakta ve bütün kutsal
    lcitapları-bir-arada ifadeetmektedir. Halk arasında da Tora adı kuııa~
    mlmakta, çok zaman Moşe'ye atfedilen 5 kitap kasdedilmektedir.
    Tora kelimesi ile Töre kelimesi arasında bir yakıştırma veya
    benzerlik ileri sürülmüşse des bunun ne derece ilmı olduğuayrı bir konudur.
    Yahudiliğe göre Tevrat'ın 5 kitabının kelime kelime Yehova (Yahve)
    tarafindan bildirilmiş, Tanrı kelamı olduğuna inanılmaktadır

    • Oysa ki:
    Musa'mn yaşadığı tarih bile kesinlikle tesbit edilmiş değildir. Tahminen
    15. yüzyıldan başlayarak, genellikle 13. yüzyılda yaşadığı ve ortalama.
    M.O. 1250 yıllarında Beni İsrail kavmini Mısır'dan çıkardığı ileri sürül.
    mektedir. Tanah'ı!! (Eski Ahid) in tamamlanması ise Tah. M.O. 1200-100
    yılları arasında ve bin yılda fazla bir zamana uzamışl0 ve muhtelif yazarlar tarafından,
    telif, derleme ve birleştirme işine teşebbüs edilmiştir.

    Bilhassa dinlerle ilgili adlar hem yanlış okunmakta hem de o dildeki imlii ve alfabe ile
    yazılmamaktadır. Özellikle Türkiye'de ilmi hayatta h,irkaç devletin alfahesine ve imlii tarzına
    göre özel adlar yazılmakta, okunuşuna hiç önem verilmemektedir. Bu durum, İsrail, Japonya,
    Arap memleketleri, v.h. tamamen ayn bir mahiyet arzetmektedir. Batılıbirkaç devlet te gene
    41u çevre dışındaki özel adları kendi alfabe ve imlii kurallarına, okunuş şekline göre yazmakta.
    dırlar. Türkiye'de de Arap harfleriyle olan özel adlar Türkçe okunduğu gibi nakledilmektedir.
    Junanca, Japonca, Çince,-Rusca v.b. yazılmamakıa, o zaman ya okunduğu gibi veya başka bir
    ileri gelen ailelerin temsilcilerinden ve başında Büyük Kohen'in (Baş
    Kahin) bulunduğu Yetmişler Meclisinikurdular.
    Bu meclis İsrail devletininyıkılışına kadar devam etti.
    Bunlar Kitabın eski kar.akterli harflerini .değiştirip. zamanlarına uydurdular.
    Gençleri yetiştirmek için dini okullar açtılar.

    Buokuldaki öğretmenlere "Soferim" (=Yazıcılar) denirdi.
    Sôferim'in iki vazifesi vardı: Tevrat'ı açıklamak ve bunun cemiyet
    ve ferd tarafından tatbikini sağlamak. Soferim,Tevrat'ın beş kitabından
    başka nebilerin sözlerini de Kitab'a ek olarak yazdılar ki isimlerini
    bu çalışmalardan (ekleyici) almışlardır. Önce ilk peygamberler (Yeşu,
    Hakimler, Samuel ye Krallar) sonra üç kitap (İşaya, Yeremya, Ezeki.
    yel)v~ daha sonra da oniki küçük peygamber gelir. (Hoşea, Amos, Yoel,
    Obadya, Yona, Mika,Nahum, Habakkuk, Zafeniya, Haggay, ZekeriyaYe
    Malaki). Bu arada, bazı müelliflere göre İsraili olmayan yabancı asıllı
    bazı kitaplar da israilleştirilerek kitaba eklendi."

    Devam edecek.........

    http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/37/744/9520.pdf

  2. #2
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Tanah'ın Dili:

    Merhaba

    II

    Yahudilikte benimsenen ve kullanıln Tanah (Tora, Neviim ve Ketubim) kitaplarının
    yazı ve dili İbrani lisaniyledir. İçerisinde ancak birkaç parça,
    İbrani diline çok yakın olan aramca ile yazılmıştır. Aramca'nın
    etkisi Yeremiya. zamanında bilhassa güçlenmiştir. Ezra kitabının 4;
    8, 18ve7;12-26 ve Danyel kitabının 2;4 b. 7,28. cümleleri aramca yazılmıştır.
    Bubölümlerde en eski geleneklerin geçtiği ve Kumran'da
    (Qumran) çıkmış olarinlarin elyazmalarında. (Tah. M..ö. 100)
    ibraniceden aramcaya Ve tekrar aslına rücuedildiği görülmüştür

    Tevrat'taki 5 Kitap:

    (I.- Tom)
    1 Tekvin =Bereşit (İlkin) (birinci kelime) = Genesis.
    2 Çıkış = Şemot (isimler) (ikinci kelime) = Exodus.
    3 - Levililer = Vayikra (çağırdı) = Leviticus.
    4 - Sayılar = Ba~idbar (çölde) = Numeri.
    5 - Tesniye (ikileme) = Dvarim (Şeyler) = Deuteronomium

    ll. Bölümde,
    6 Kitap ihtiva eden Nebiim Rişonİm ve
    15 kitap ihtiva eden Nebiim Ahoronim.

    (II.Nebiim)

    İlk peygamberler = (İbranice) = lVebiim Rişonim = Prophetae priores.

    Kitaplar

    1 Yeşu = (İbran.) =Yeşua (Yehoşea)=Jehosuah
    2 Hakimler=Şoftim=Judıcum
    3 - i. Samuel 'Şinioel alef Liher i. Samilelis
    4 - II. Samuel Şimoeı Bet . II.Samuelis
    5 - I. Kırallar Melahim alef i. Regum
    6 - II. Kırallar Melahim Bet II. Regum

    Sonraki Nebiler = Nebiim Ahoronim == Prohete Posteriores
    1 - İşaya =Yişayah(u)= Liber Jesaıa
    2 - Yereniya =Yirmiyah (u) ,= Jeremıa
    3 - Hezekiel =Yihezkel= Ezehiel
    4 - Hoşea =Hoşea= Hosea
    5 - Yoel =Yoel =Joel
    6 - Amos =Amos =Amos
    7 - Obadya =Ovadya= Obadıa (e)
    8 - Yunus =Yona= Jona (e)
    9 - Mika= Miha= Micha
    10 - Nahum= Nahum= Nahum
    II - İIabakkuK =Havakkuk= Habakklİk
    12 - Tsefanya= Tsefanya= Zephama
    13 - Haggay= Hagay"= Haggaı
    14 - Zekarya =Zıharya= Zacharıa
    15 - Malaki =Mallihi= Malachıa

    III. Bölümde Ketubim.
    Cem'an klasik tesnifte 39 kitap, Yahudilikte muteber kitaplardır.
    Musa'ya atfedilen 5. kitaptan sonra gelen Yeşu,'kitabı ayın kaynaktan sayılarak
    grekçe ııexateuch(altı yuvarlak,rolle kitap) adiyle bir küme de yapılıyor. (Batı kaynaklarında).

    (III. Ketuhim)
    Yazılar (Kitaplar) == (İbranice) Ketubim= Hagıographa
    1 - Mezmurlar =Tehilim =Psalmı (Lıber Psalmo)
    2 - Süleymanın
    Meselleri =Mişley =Proverbıa (= Proverbiorum)
    3 Eyuh= İyov =Job (LıberJobı)
    '4 - Neşirdeler
    Neşidesi= Şu Ha-Şirim =Cant-Cantıe (Cantıcum-Can"tıcerum)
    5 - Rut =Rut =Ruth
    6- Yeremya'mn
    mersiyeleri =Eyha (nasıl) =Threnı (Lıber Thırenorum)
    7 -Vaiz =Kohelet=Ecdesıastes (Lıber Ecdessıastae)
    8- Ester =Ester= Esther (Liber Estherae)
    9- Daniel =Danyel =Danıel (Lıber Danıelıs)
    10- Ezra=Ezra =Ezra (L. Ezrae)
    11- Nehemya= Nehemya =Nehemıa (L. Nehemıae)
    12 I. Tarihler= Divrey Ha- Yamim (Alef)=Prıor Lıber Chronıcorum
    13 II. Tarihler =Divrey Ha-Yamim (Bet)= Lıber Posterior Chronıcorum18

    Tevrat kitaplarının kısaca konuları şöyledir

    1- Bereşit (Tekvin, yaratılış, oluş, başlangıç):
    Dünyanın başlangıcı, insanın yaratılışı, Adem ve Havva, insanların ilk suçu (Bab I-II.),
    Kain (Kabil) ile Habil, Nuh, İbrahim, İshak, Esav, Yakup, Yusuf ve
    Kardeşleri (Bab. 12-50) ve Yakup'un Yehovayle (Tanrı) güreşinden
    sonra ona İsrail adının verilişi anlatılır.

    2 - Şemot (İsimler) (Çıkış; Mısır'dan dışarıya gidiş).
    Musa'nın hikayesi (Bap 1-18), Sina Dağında (Har Sinay), Yahve (Yehova)'nin
    [kanunlarını bildirişi, (Bap 19--40),10 Emir (Evamiri aşere) = (ibranice
    Aserat Ha-Dibrot), denilen şeriat kanunları anlatılıyor. (Çıkış. 20.)

    3 - Vayika (çağırdı) = (Levililer). İsrail şeriat kanunları; ayin ve
    merasime dair usul, kurban ve kahinlerin temizlik kaideleri anlatılır.
    Bayramlar tanzim edilir, ibadetin nasıl olacağı belirtilir. (Lev. 19: 18).

    4 - Bamidbar (çölde) = (Sayılar): İsrail kavmi, Sina dağı çevresinden ilerleyerek Erden'e geliyor.
    Nüfus sayımından, şeriat kanunlarından ve hikayelerden, kayadan su çıkarılmasından, yakıcı yılanlardan,
    ölüm ve yılan vasıtasiyle şifa olaylarından bahsedilir.

    5 - Dvarim (Şeyler) = Deuteronomium = İkileme = Tesniye):
    M.O. 621 veya 622 yıllarında Kudüs (Süleyman Mabedinde = Beyt , Ha-Mikdaş). da
    kahinler tarafından bulunduğu belirtilerek Kıral Yoşiya'ya sundukları bir kitap olup,
    Musa'nın ölümünden, gömülmesinden ve onun için tutulan yastan bahseder.
    Musa zamanında bulunmayan birçok adetlere davranışlara değinir. Önceki kitaplarda geçen bazı şeriat
    kanunlarını tekrarlar ve .insanların birbirlerine ve Tanrı'ya karşı nasıl davranmaları gerektiğini anlatır.
    Yeni kanunları belirten 12-26. bablardır.

    Devam edecek.........

  3. #3
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Tevrat Elyazmaları ve en eski kaynaklar:

    Hz: Musa, Tah. M.O. 13. yüzyılda yaşamasına rağmen,
    yakın zamanlara kadar elde bulunan en eski İbrani el yazması nüsha
    M.S. VII. ve X. yüzyılda yazılmış bir kaynaktı

    Bu kaynağın M;O.I. yüzyıldaki İbrani metinlere dayandığı, onların
    ihtiva ettiği ileri sürülmektedir. Yakın zamanlarda ki Kumran buluşları
    ise çok önemli sonuçlar vermiştir

    Kumran vadisinde, Lut Gölü'nün (Yam Ha-Melah) kuzey batısında,
    Yeriho'nun 12 kilometre güneyinde 1947 yılının baharında bir bedevinin
    tesadüfen' bir mağarada bulduğu. bir düzine eski, İbranice el yazmaları
    tarih ve bilhassa Dinlertarihi bakımından yüzyılımızın çok önem taşıyan bir olayıdır.

    1951..,.1958 yıllarında Yeruşalaym'daki Ekol Biblik
    (EcoleBiblique)tenPatır R. de, Vaux tarafından ve Ürdün'ün Eski
    Eserler İdares,inden L.Hardın' yÖnetimindeki kazı ve araştırmalarda
    yeni huluşlar olmuştur. 1947 yılında bul.unanların başlıcaları şunlardır:

    1- İşaya (Yeşaya) kitabindaıı iki tomar,
    2- Habakkuk kitabının tefsiri',
    3- Hanidu Seiıa Mezamiri (Şükran ilahisi) (Evharistiya ile ilgili),
    4-Cemaat kanunları. Bunu tetkiken yapılan araştırmalarda ise:
    1- İbrani ve arami dillerinde' yazılmış; bazı noktalarda Eski Ahit'e benzeyen
    bazı noktalarda önemli ayrı tarafları olan elyazmaları,
    2- Kitabı Mukaddes 'iiı' bazı' parçalarının Yunanca çevirmesi
    (Yetmişler çevirmesinden birkaç parça)
    3- Eski ve Yeni Ahit'e dahil edilmemiş olan ve daha önce Apokrif
    (Hurafa) sayılan kitapların ibrani veya arami asılları,
    4-'-'Kitabi Muikad'des'e dahil kitapların tefsiri,
    5- Cemaat kanunlari parçalarİ,
    6-ŞaIİI yazısından parçalar,
    7- İlahiler,
    8- Cemaatin ayin takvimi. Filistinde kullanılan umumi takvimden ayrı olduğu görüluyor.
    9- .İbadet ve dini törenlerle ilgili, Kitalı"ı Mukaddes metinlerinden derlenmiş bir elyazması eser.
    10- Dualar ve dini ayinler için takdis metinleri.
    11- Mahiyetleri tesbitedilmeyen metinler.
    12- Kumran çevresinde yaşamış olan İsiyim adlı Yahudi mezhebiyle ilgili edebiyat.
    İsiyim hakkinda çok ,etraflı yazmalar, ele geçmiştir.

    Başlıca yeni buluntular şunlardır:
    1- Bii boşanma mektubu,
    2- Bir evlenme mukavelesi',
    3- Kadastro belgeleri,
    4- Mektuplar,
    5- Klasik Yunan edebiyatına dair küçük bir parça,Öripides'ten bir parça

    Hıristiyan kilisesi ve Yahudi dini teşkilatları üzerinde müthiş bir
    etki yapan bu buluntuların, belgelerin bir kısmı Ürdün'e, İsrail'e ve
    Avrupa ve Aiııerikanin bazı şehirlerinegötürülmüş ve bunların hir kıs-
    minın fotokopisi yayınlanmıştır. Hıristiyanlık ve Yahudilik teşkilatlarında
    geniş etkiler yapan buluntular, Eski ve Yeni Ahitlerin bütün mevcut
    el yazmalarıyle mukayeseli olarak yeniden tetkikinigerektirmektedir.
    Yeni bir nezamir bulunuşu ve İsa'nınşahsiyeti ve tarihi ile ilgili önemli
    değişiklikler gösteriyor. Bugünkü İsa ve Kuml'an metinleri arasında
    çok derin bir farklılık görülüyor.

    Ayrıca İsa'nın tarihi şahsiyeti de bugünkü anlayıştan farklı olmakla beraber teyid edilmiş oluyor.
    Bazı din adamları" bilhassa Hıristiyan kiliseler tarafından Kitabı Mukaddese
    aykırı oluşu dolayısiyle birkısım elyazmalarının imha edümek istenildiği ilim adamları tarafından belirtilmiştir.
    Bu en eski elyazmaları buluntulan üzerinde -kalanların -çok dikkatle durulmayı gerektiriyor.

    Şomranim Tevrat'ı (Tora Ha-Şomranim):
    Yahudilik dışında bırakılan ve Tevrat'ı(Tora' Ha-Şomranim) kabul
    edilmeyen ve halen Ürdün ve İsrail arasında bir bölgede mahdut sayıda
    kimselerce esaslarına uyulan İbranice. Şomranim Tevratı, muhtemelen
    M.O. 600 yıllarında yazılmıştır. Şomranim'e göre deTevrat (Tora) mü-
    kemmel ve tam, ve bütünzamanlar için geçerli, hiçbir zaman bir şey
    eklenmiyecek ve hiçbir hükmü kaldırılmıyacaktır. Onlara göre, Tora,
    6 günde ve bütün yaratıklardan önce yaratılmış olup, ollu okuyan ve
    öğrenen kişi ebedi hayata erişebilir

    Yahudı Tevrat'ı ile Şomranim Tevrat'ı arasında. altı bine ulaşan
    fark bulunmaktadır


    Yahudi "Soferim" (=Yazıcılar), yazdıkları yenikitapları "Tevrat"a
    eklemeye ve yazısını, okunuşunu değiştirmeye başladıklarında,
    Şomranim "sade bu ilaveleri değil, harflerin değiştirilmesini bile kabul etmiyorlardı.
    Yahudilerin Tevrat'ında, Tekvin II,2.: "Allah yaptığı işi yedinci
    ?ünde bitirdi". cümlesi, Şomranim Tevrat'ında. "Altıncı günde bitirdi ...
    şeklindedir.

    Tanrı'nın dünyayı altı günde yarattığı ve yedinci günde
    istirahat ettiği, Tevrat'ta mükerreren geçmekte olduğuna göre, yaratma
    işinin bu halde altıncı günde bitiriImiş olması gerektiği belirtiliyor. Gene
    Tekvin LV, 8. de: "Kabil kardeşi Habil'e söyledi" cümlesine karşılık,
    Şomranim Tevrat'ın'da söylenen söz de vardır: "..Habil'e söyledi:
    Haydi kıra gidelim". Keza Tekvin XVII, 14. cümlesinde, Şomranim
    Tevrat'ı "Yedinci gün" sözünü kaydetmekte ve cümle daha açık olmaktadır.

    "Kumran yazıtları arasında ele geçen Tevrat'ın Tekvin kitabına
    ait bir. fragmanda bulunan cümleler Şomranim'in metnine tamamen
    uymakta, Yahudiler ve Hıristiyanlarca muteber metinden bazı noktalarda ayrılmaktadır."

    Yahudilikte Tevrat'ın Mevkii:
    Bütün bunlara, elyazmalarıu eski bir köke gidememesine rağmen
    Yahudilikte Tevrat dinin temeli durumundadır. Tevrat, Allah kelamı sayılır
    ve ibadette en önemli mevkii alır. Beyt Ha-Kneset'te (Havra=Grekçe: Süıagog),
    mihrap teşkil eden bir dolapta ve üzeri sırmalı, ipekli
    örtüler içinde ve roleler halinde (elle yazılmış olacak) muhafaza edilir.
    Tahrip edilmeden önce Beyt-Ha-Mikdaş'da (Süleyman Mabedi) Arona
    Kodeş (Kutsal dolapta, mukaddes sandıkta) Musa'mn getirdiği levhalar vardı,
    Beyt Ha-Kneset'e giren her Yahudi oraya nazar atfeder veya eliyle
    uzaktan selamlar, bazı eski, tozlu sandık veya dolaba -mümkünse- elini
    sürüp öper. Huşu ile ve sembolik olarak bu hareketler, belli belirsiz yapılır.
    Beyt Ha-Knesette (mabedde = Sinagog'ta, Havra'da), Tevrat
    yere düşerse, rav (haham) alır, o kimse ve orada bulunanlar-bütün cemaat-
    30 gün oruç tutmaya (Sabahtan akşama kadar) mecbur olurlar.

    Buna Cumhur (Cemaat) Orucu = Taanit Tsibur denilir.
    Taanit, leanot'tan geliyor = nefsine eza etmek, demek oluyor.
    Kelime anlamı Topluluk Orucu (Taanit Tsibur) dur.
    Yalniz Cemaat reisi (rav) taanit koyabilir.
    Yağmur orucu tutulması gibidir.

    Tevrat okunurken, başın muhakkak bir takke veya şapka ile örtülü olması şarttır.
    Evde ve Beyt Kneset'te olması farketmez.Açık başla ne havraya gidilir ne de Tevrat okunur.
    Ayrıca usulüne göre abdestli,temiz oluş gerekir.

    Askeri geçitIerde (Kudüs'e yürüyüş'ü temsilen yapılan, Mısır'dan,
    kölelikten kurtuluşu ifade eden Ha-Tsaada) üstü süslü ipeklerle örtülü
    bir taht içinde Tora rolesi, askerlerin muhafazası altında törenle ve ilgiyle geçirilir.

    YAHUDİLİGİN KUTSAL' KİTAPLARI VE ESASLARI
    Tevrat'ın bir de bayramı vardır. Tora'nın hatim tamamı gunu
    (Simha Ha-Tora), Tevrat mutluluğu günü sayılarak, beyt ha-knesetlerde
    role halindeki tevratlar omuzlar üzerinde veya ellerle havaya kaldırılmış
    sırmalı tahtlara konularak sokağa çıkarılır, merasimle dolaştırı-
    lır, bayram edilir. Beyt Ha-Knesetler (Tevratlar) birbirine ziyarette bulunurlar,
    Kudüste bulunanlar Kıral David'in türbesinin bulunduğu
    Siyon dağına kafileler halinde çıkarlar. Yollarda okunanlar ilahilerdir,
    mezmur parçalarıdır. Bugünü Yahudiler bütün dünya'da aynı şekilde
    kutlarlar. Sokakta dolaşılması yasaksa, bina içinde, havra içinde dolaşırlar:
    Omuzlara, kucağa Tevratı almak çok sevap sayılır.,,'
    Yemin (Sivil hayatta ve askerlik hayatında) Tevrat üzerine olur.'
    ve mahkemelerde Tevrat şeriatı, derslerde, Tarih ve okuma kitaplarında,
    kelime türetmede esas olarak benimsenmiştir.

    Tevrat üzerinde hiç-bir tartışma, tenkid yapılamaz.
    Okullarda her öğrencinin bir Tevrat'ı vardır.
    Sınıflarda da başlar ortülerek Tevrat okunur.
    Radyo'da da her akşam 15 dakika Tevrat okunur.

    İsrail'in bir anayasası olmayıp, başta Tevrat; Mişna, 'falmud'a
    bağlı dini esaslara uyulmakta, böylece Yahudilik inanç, adet ve teamülü esas alınmaktadır.
    Ayrıca hükumeti teşkil eden bakanlar arasında,
    Din İşleri Bakanlığı da vardır. İsrail Radyolarının (Kol Yisrael =
    İsrail Sesi) bir haftalık progr***** ayrılan zamanın ortalama % 4 ü
    dini musikiye tahsis edilmiştir. Yukarıda arzettiğimiz gibi radyoyle
    yayınlanan ayin ve dini musikiden başka, konuşmalar arasında hergün
    devamlı olarak 15 dakika Tevrat okunmasına yer verilmektedir.

    Radyoda haftalık genel konuşmaların ortalama % 9 zamanı aldığı
    ve bunun ortalama yarısının, dini, ahlaki yayınlara ayrıldığı ve bu
    dini, ahlaki yayınlar gittikçe artırıldığı gibi, ayrıca radyo yayınları
    arasında Tevrat'a hatta bütün Tanah'a karşı en küçük bir tarizde
    bulunulması, ilmi bir tenkide tabi tutulması tamamen imkansızdır.
    Böyle bir tenkid tasavvur bile edilemez.

    Protokolda. da din adamları, toplumda ilk planda saygılı bir
    mevki alırlar

    Yahudilikte .ibadet Tevrat üzerine dayanır; Her yıl sonbahar'dan başlayarak,
    müteakip sonbahara kadar, 52 parçaya (Paraşa) ayrılmıştir.

    Tevrat; her Şabat (Cumartesi) ta veya her hafta bir paraşa olmak üzere
    okunur.

    Tevrat'in okunuşu bitince "Çok şükür Dünyamn rabbine" anlamı-
    na 'Şevah la el boreolam" denilir.

    İbadet te (Akşam, sabah, öğle) ve Şabat (Sebt = Cumartesi günü),
    Tevrat'tan dualar.okunur.

    Bayramlar (Pesahv.b.) Tevrat'ta yazılıdır.

    Sabah İbadeti (Şaharit) ile ilgili hükümler:
    (Musa 5. kitap = Dvarim =Deuteronomium = Tesniye) den bab 6: 4-9 okunur.
    Bereket, bolluk dileği, Yahveyi sevme, ülkeler fethetme, İsrail'in mustakbel sınırları,
    ile ilgili parçalar gene 5. kitap; Bab; II: 13-21 okunur.
    Sayılar (=Bamidbar = Numeri) den 15: 37-41. cümleler okunur.
    Dua ve k,ayışı ile ilgili olarak, Çıkış (2. kitap )tan 13. bab; 1-10, (bilhassa 9), 11-16 ve
    5.kitap Tesniye'den 6: 4~9; 13-2ps... Sabah ibadetinde okunur.
    Diğer ibadetlerde de bu veçhile Tevrat esastır.

    Eski Ahit'in Önemli çevirmeleri:

    Devam edecek.......

  4. #4
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Eski Ahit'in Önemli çevirmeleri:

    Elyazmaları hususunda elverişli bir durumda olmayan Tanah'm
    ilk tercümeleri metin mukayeseleri. bakımından önem taşımaktadır.
    M.Ö. 2. yüzyılda (Muhtemelen 150)gerek o zamanlar İsrail'e hakim
    Yunan kıralı II. Talmay'ın okumak istemesi ve gerek İbraniceyi
    bilmeyen Mısırlı Yahudiler için 70 kişitarafından Tevrat, İbranice'den
    yunancaya çevrilmişbir kitap bulunmakta (Yetmişlerin çevirmesi =
    Yetmişler-İbranice şiviim; grekçe: Septuaginta) adını almaktadır

    • Bumetin İbranice metinden farklıdır.
    Günther Lanczkowski, her kabileden, yani 12 Yahudi kabilesinden
    altışar kişi olmak üzere, cem'an 72 kişi, 72 günde Tevrat'ın 5 kitabı-
    nın tercümesini tamamladılar, demektedir

    •Origen (185~251veya 254), muhtemelen 229 dan ölümüne kadar
    20 yıldan fazla zaman kaldığı Filistin'de, bugün "Keysarya';
    (=Caesarea) da bir okul kurmuş ve Yahudi an'anesine göre, kendilerince esas
    metin sayılan Ahd'i Atik'in "Yetmişler Tercümesi"ni burada "orijinalinden yani
    ibranicesinden okumak istemiş, bunun için de Hillel'in (Yahudi
    Öğretmen) öğrenciliğini yapmış, ellerindeki tercümenin ne kadar yanlış
    olduğunu görmuş, Eski ve Yeni Ahit 'leri telif ve aradaki tezatları izah
    edebilmek için çaıışmalara girişmiştir.

    M.S. 400 yılına doğru Roma Katolik Şeriat kitabı olarak adlanan,
    Kitabı Mukaddes'in Vulgate adı verilen ayrı bir çeviri kilise de benimsendill.
    Bu çeviride de hatalar mevcut olduğu anlaşıldı

    •Vulgate'ye Yahudilerin (dışta bırakılmış olan kitapları da ), Tobyas ile Yehudit (Yudit)te alınmıştır.
    Tobias (=grekçe: Tobit), Eski Ahit kitabının ilk (baş) şekli sayılıyor.
    Tahminen M.O. 200 yılında zuhur eden bu kitabı Katolik kilise Eski Ahit'in şeriatından sayıyor.
    Judit (=ibranice : Yüdin) Eski Ahit'in Apokrif sayılan, muhtemelen M.O.
    6 ncı yüzyıl) da çıkan, kahraman tanınan kadın (Judith) tir. Yudit babı
    da M.O. 2. yüzyılda zuhur etmiştir, denmektedir.

    Bu duruma göre
    Kutsal Kitabın, ilk ve tam orijinal el yazmaları mevcut olmadığı gibi,
    Musa'nın yaşadığı döneme yakın bir elyazması da bulunamamıştır.
    Üstelik bazı kitaplar'da ihtilaflıdır. Katolik kilisesi kabul
    ediyor, fakat yahudiler bunları benimsemiyorlar. Kutsal Kitab'ın ilk
    çevirmeleri de İbranice'den farklı noktalar ihtiva etmektedir.
    Bu ne zaman, nasıl niçin olmuştur, belli değildir. Yunanca, Liitince, Süryanice,
    Piskopos Ulphilas'ın yaptığı Gotça (M.S.IV. Yüzyıl)çevirmeler arasında
    bazı önemli ayrılıklar ortaya çıkmışls, bu yüzden de hatalara düşüldüğü
    olmuştur. Kutsal Kitab'ın bölümlere, cümlelere ayrılması yakın zamanların işidir.
    (XVI. yüzyıl)

    Kutsal Kitap Üzerinde ilmi Tartışmalar Ve Neticeleri:

    Devam edecek.......

  5. #5
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Kutsal Kitap Üzerinde ilmi Tartışmalar Ve Neticeleri:
    Yahudi ve Hıristiyanlarca Kutsal Kitap Tanrı keliimı olarak görüldüğünden
    yuzyıllarca bunun üzerinde ilmı, tenkidibir çalışma yapılamamıştır.
    Hatta Merano Ruhani Meclisi 1546 yılında Kutsal Kitap'ın
    (Eski ve Yeni Ahit) Tanrının ilhamı olduğundan şüphe edilmesini yasak
    etmiştir. Bu yolda yakılanların sayısı çok olmuştur. 17 Şubat 1600 de,
    Roma'da Dinsizlikle itham edilen ve mensup olduğu manastırı terkeden
    ve Tevrat'ın Tanrı sözü olmadığını ileri süren, Dominiken rahibi, filozof
    Giordano Bruno, engizisyon (Inquisition) mahkemesinin kararı ile ateşte
    diri diri yakılmıştır

    Buna rağmen XVII. yüzyılda aslen Yahudi olan Hollandalı Filozof Sipinoza (1632-1677),
    1670 yılında yayınlanan kitabında, Kutsal Kitapta çelişmeler olduğunu belirtmiş,
    bunun birbirini tutmaz taraflariyle istihza etmiştir.

    Baruh Sipinoza, adı bildirilmeden 1670 yılında yayınlanan
    "Tractatus theologico-politicus" adlı kitabında. şunları yazmıştı:
    "Kutsal kitabın, olduğu gibi, bir insana gökten inen Tanrı mektubu
    olduğuna inanan kişi, hiç şüphesiz beni, Kutsal Ruha karşı
    günah işlemekle suçlandıracaktır, çünkü ben burada Tanrı keIamının
    yanlışlarla dolu, birçok yerleri kesilmiş, değiştirilmişve birçok yerlerinde
    kendi kendisiyle çelişir hale gelmiş olduğunu ilerisürmekteyim.

    Ama, eğer onlar da düşünecek olurlarsa hiç şüphesiz bağırmaktan
    vaz geçeceklerdir. "Yalnız yahudiler tarafından yahudi cemaatından
    çıkarılmakla kalınmamış, Protestanlığın taraftarları bile Spinoza'nın
    "Cehennem direği" olduğunu ileri sürmüşlerdi. Tevrat'ın müellifleri
    olduğundan "Kitabı Mukaddes"te türlü çelişmeler bulunduğundan
    şüphe etmeyen Spinoza'nm kitabı, Yahudidin adamlarının takbihine
    ve Hristiyan kiliseve din adamlarının sert hücumlarıııa maruz
    kalmakla beraber, yazarının. adı belirtilmeden ve kitabın içindekilerle
    ilgisi olmayan adlarJa, yayınlanmağa devam etti ve bu sistematik
    tenkid önemlietkiler yaptı.

    Dikkate şayan taraf bazı papazlar da İbranice metinlerin yanlışlarla dolu olduğunu
    ve sonradan yazıldığını ileri sürmüşlerdir.
    Bunlardan Fransa'da Oratuvar (Oratoire) papazlarından Rişar Simon (Richard
    Simon) 1678 yılında yayınlanan (Es/ci Ahit-in Tenkidi Tarihi) kitabında
    Tora'nın Hz. Musa'ya ait olmadığını, bunlarınsonradan farklı zamanlarda
    yazıldığını, daha sonra da bir araya getirildiğini belirtmistir.
    Bu eser üzerine, tanınmış ve nüfuzlu bir şahıs olan Bossue (Bossuet),
    koyu bir taassupla harekete geçerek, kıraldan kitabın toplatılıp imha
    edilmesi için emir almış, ayrıca Bossue (Bossuet) emriyle, Oratuvar
    (Oratoire) tarikat ve manastıl'ından kovulmuştur•

    Bu kitap daha sonra Hollanda'da basılarak geniş ölçüde etki yapmıştır.
    Bu arada Tevrat'ın müelliflerİnin olmasından şüphelenen H.B.
    Witter'in, filozof Hobs (Hobbes)'un adlarını zikrettikten41 sonra bu
    konuda en önemli şahsiyet olan Paris Tıp bilginlerinden ve XV. Lui'nin
    (Louis) tabibi olan Jan Astürük'e (Jean Astruc) geçebiliriz
    Jan Astürük (Jean Astruc) (1684-1766), 1753 yılında yayınlanan
    "Musa'nın Tekvin Kitabını meydana getirmek için kullandığı sanılan
    orijinal hatıralar üzerinde tahmini diişünceler"43 kitabında, Tekvin
    kitabmın bir derleme kitap oduğunu belirtmiş, Tevrat'ın bazı kısımlarında
    Tanrı adının Elohim (Eloh = Ruh; Elolıim = Ruhlar) olarak,
    bazı yerlerde Yehova (aslı Yahve) olarak yazıldığını belirtmekte ve aynı
    hikaye metinlerinin farklı Tanrı adlarıyle yazıldığına dikkati çekmektedir
    44
    •
    Astürük (Astruc) ün metinler üzerindeki çalışmalardan elde ettiği
    buluş, ilgili çevrelerde büyük heyecan yarattı. Astürük, Tevrat'ın Hz.
    Musa'dan aynen geçmediğini, değişmelere, insan eliyle farklı yazmalara
    vesile olduğunu gösteriyonhı. Elohist adı verilen metin Bereşit (Tekvin)in
    ilk bölümü ile II. bölümden ilk üç cümleyi kapsamaktadır. Yehova
    (Yahvist) adı verilen metin ise, II. bölümün 4. cümlesinden başlamak
    suretiyle devam etmektedir. Konu bakımından da farklılık göstermek.
    tedir. Elohist metinde, bitkiler, sebze, meyve ağaçları v.b. yaratılclıkta

    (Tekvin = Bereşit: Bab: I; 11-13), sonra insan (Tekvin = Beı'eşit:
    Bap: I: 26, 27) yaratılmaktadır. Halbuki Yahvist (Yehova metni)
    metinde insan, bitki, sebze, meyve v.b. den önce yaratılmaktadır

    (Tekvin = Beteşit = Bap: 2: 5-8, 8-10)
    Gene Elohim metninde, Tanrı insanı kendi suretinde ve a)'nı zamanda
    "erkek ve dişi" olarak birden )'aratmaktadır.
    Halbuki Yahvist (J) metninde önce erkek )yaratılmakta,
    sonra erkeğin kaburga kemiğinden dişi (kadın) yaratılmaktadır.

    (Tekvin Bap: 1: 26.) "Ve (Tanrı) dedi: Suretimizde,
    benzeyişimize göre insan yapalım." (Tekvin Bap 2/7.): "Ve Rab Tanrı
    yerin toprağından adamyaptı ve onun burnuna hayat nefesini ünedi;
    ve adam yaşayan can oldu." (Tekvin 2; 2L: Ve rab Tanrı adamın üzerine
    derin uyku getirdi, ve o uyudu ve onun kaburga kemiklerinden birini aldı
    ve yerini etle kapadı 22; ve Rab Tanrı adamdan aldığı kaburga
    kemiğinden bir kadın yaptı ve onu adama getirdi. ..."

    Daha başlangıçtaki iki ayrı babın arasındaki farklar görülmektedir.
    Diğer bir farkta şudur.
    Elohist metinde Adem'in günahına dair bir bilgi bulunmamaktadır.
    Fakat Yahve (Yehova) metninde Adem'in günahından bahsedilmektedir:
    Bap: 2: 12-24.)

    Böylece bu metinlerde birisinde Tanrı adı olarak Elohim, diğerinde
    Yahve (Yehova) denildiğini ve konu bakımından ayrıldıklarını, hatta
    bazı noktalarda çelişme olduğunu görüyoruz. Tıp sahasından gelip,
    dini bir konu üzerinde derin ve etkili fikirler ileri sürmesi karşısında,
    ona müteassıp,dogmatik kimseler dinsiz ve eçhel (ignoramus) lilkabını
    taktılar. Astürük (Astruc)ü alman iliihiyiitçısı Mihaelis (Miclıaelis) te
    cehaletle itham etmişti. Fakat XIX. yüzyılda Astrük'ün fikirleri ilim
    çevresinde doğru olarak kabul edildi. Üstelik Mihaelis'in talebesi Gotfirit
    Ayhhorn (Gottfried Eichhorn) (1779) da Tekvin'den başka diğer 5 kitabın
    da birbirinden ayrı parçalar olduğunu, aralarında üslfıp farkı bulundu.
    ğunu, sonradan derlenip bir ara)'a getirildiğini ileri sürmüştür. Dindar
    bir zat olan Ayhhom (Eichhom) kutsal kitapların, tarih, filoloji,
    çağdaş tenkid metodlariyle incelenmesine girişildi. Bir taraftanda
    Ayhhom (Eichhom)a, gerek Katolik gerek protestan çevrelerde
    (Almanya, İngiltere) de hakaret ediliyor, Papa'nın aforozuna uğruyor,
    kitapları kara listeye alınıyordu.

    XVIII. yüzyıl sonunda Alman filozofu, şair Herder' (1744-1803) in
    "İbrani Şürlerin Ruhu"na dair eseri yayınlanınca, hücumlara uğrayarak arkadaşı
    Göte (Goethe)'nin çevresine Vaymar (Weimar)a sığınmak mecburiyetinde kaldı.

    Herder'in düşüncesi şuydu: Kitabı Mukaddes'teki,
    Mezmurlar (İbranice = Tehilim), bir çok İbrani şairlerine aittir ve
    başka başka zamanlarda yazılmış, sonra bir araya getirilmiştir.
    Keza, Süleyman'ın (İbranice = ŞiI' Ha-Şiirim = Neşideler Neşidesi = Şarkılar şarkısı)
    sadece beşeri bir aşk kasidesidir.

    XIX. yüzyılda İbranice'nin filolojisi üzerinde çalışmalar artıp,
    tenkidi tarih anlayışı benimsenince, Tevrat'taki 5 kitabın da Musa'ya
    aİt olmadığı görüşü sağlamlaşmış ve bu kitaplara dair parşaların
    muhtelif zamanlarda toplandığı kanaatine varılmıştır.
    Nihayet bunların en eskisinin M.O.X. veya IX. ve en yeni olanlarının da
    V. yüzyılda ait olduğu görüşü ilmi bir değer kazanmıştır.

    Böylece Musa'ya atfedilen muhtelif küçük fragmeritler olduğu,bu çeşitli kaynakların
    (J.E.D.P.) derlenip' toplanarak tamamlandığı gorüşü
    Ilermann Hupfeld tarafından 1853 te getirilen yeni delil ve belgelerle teyid edildi.

    Kolenzo (J.W.Colenzo) adlı, güney Afrika'nın Natal Piskoposu
    olan zat ta 1862 yılında yayınlanan (Beş kitap ve Yeşua kitabı, Tenkidi
    İnceleme)48 adlı eserinde, Eski Ahit'i tutarsızlıkla, hakikat e uymazlıkla
    itham etmiş, Nuh tufanı ve İsrail oğullarının Mısır'a ve çöle dair hikayelerini
    asılsız sayacak kadar iddialarda bulunmuş, böylece dindar Yahudi ve
    Hıristiyan çevreleri tarafından kötü piskopos adı takılmasına
    rağmen fikirleri üzerine iyice dikkati çekmişti.

    Bu gibi tenkidi tarih ve filolojik görüşlerle Kutsal Kitap hakkında
    şüphe gösterenler XIX. yüzyılda ıngiltere'de, Üniversitelerde Oksfort
    (Oxford)takbih ediliyor, hatta bu gibi ilmi tenkitlere cephe almayan
    piskopos ve papazların vazifelerine son veriliyordu.
    Muhtelif tenkid, belge ve araştırmalar, ilmi inceleme ve araştırmalara
    sertlikle karşı koyma teşebbüslerine rağmen devam etti.

    Tevrat Kitabında Önemli Tekrarlar, Tutmazliklar, Çelişmeler

    devam edecek........
    Konu mopsy tarafından (22-11-2011 Saat 07:06 PM ) değiştirilmiştir.

  6. #6
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Tevrat Kitabında Önemli Tekrarlar, Tutmazliklar, Çelişmeler

    Tevrattaki dil, üslı1p anlayış, şekillerinin ayrılığı üzerinde durmayacağiz.
    Burada yalnız Musa'ya atfedilen kitapların ilmi tenkidi üzerinde
    durduğumuzu hatırlatır, diğer kitapları ve onlardaki çelişmeleri, tutmazIikIarı
    belgeleriyle teyid edecek değiliz. Yalnız Tevrat kitabındaki
    çok açık tekrarlara, çelişme ve tutmazlıklara dair birkaç örnek daha belirteceğiz:

    İki defa yaratılış olayı, iki defa Yakup'un (Yakov) İsrail adıyle
    adlanışı Tekvinde geçmektedir. "Ye dedi: artık sana Yakub değil, İsrail denilecek;
    çünkü Allah ile ve insanlarla uğraşıp yendin. "50 Tekvin'in 32. babında Yakup'u,
    Yahve ile güreştiriyor ve ona karşı başarı sağladığı ileri sürülerek İsrael
    (elohim = Tanrı, ile uğraşan anl*****) adını alıyor.

    Babta gene aynı Tanrı ile güreş ve adlanma olayını görüyoruz:
    Ye Allah 'ona dedi: Senin adın Yakup'tur; artık adın Yaklib çağ-
    rılmıyacak, fakat adın İsrail olacaktır; ve onun admı İsrail koydu",
    (Tekvin 35: 10.)

    Üç defa ve farklı şekillerde karısını, kardeşim diye takdim edişle
    ilgili olaylar, Tevrat'ın nasıl ayrı ayrı şahısfar tarafından yazıldığını
    gösteriyor:" "Ye memlekette kıtlık oldu; ve Abram orada misafir ol
    mak üzere Mİsır'a gitti; çünkü memlekette kıtlık ağırdı. Ye vaki oldu
    ki, Mısır'a girmesi yaklaştığı zaman, karısı Sara'ya dcdi: İşte, biliyorum ki,
    Sen görünüşü güzel bir kadınsm; ve olur ki, Mısırlılar seni gö-
    rünce: Bu onun karısıdır, derler; ve beni öldürürler, fakat seni sağ bı-
    rakırlar. Senin yüzünden bana karşı iyi davranılsm, ve senin sebebinle
    canım yaşasın diye: Onun kızkardeşiyim, de," (Tekvin, 12: 10-13)

    20. Bab'da şöyle hikaye ediliyor: "Ve İbrahim oradan Cenup diyanna göç etti ve
    Kadeş ile Şur arasında oturdu; ve Gera'da misafir oldu.
    Ve İbrahim, kansı Sara hakkında: Bu kızkardeşimdir, dedi ve Gerar
    kırah Abimelek gönderip Sara'yı aldı. Fakat Allah (Yehova) Abime- .
    lek'e gece rüyasında gelip ona dedi: Aldığın kadın sebebiyle, işte Sen
    bir ölüsün; çünkü o bir adamın kansıdır.
    ." (Tekvin Bap 20: 1-3..)

    Bap 26 da tekrarlar ve değişiklikler tamamen ortaya çıkmaktadır:
    "Ve İbrahimin günlerinde olan evvelki kıtlıktan başka, memlekette
    bir kıtlık oldu. Ve İshak Gerar'a, Filistilerin kıralı Abimelek'e gitti. Ve
    Rab ona görünüp dedi; Mısır'a inme; sana söyliyeceğim memlekette
    otıır; bu diyarda misafir ol ve seninle olacağım,. ve seni mübarek kılacağım;
    çünkü hütün bu memleketleri sana ve zürriyetine vereceğim,. ve
    baban İbrahim'e ettiğim yemini pekiştireceğim,. ve senin zürriyetini
    göklerin yıldızlan gibi çoğaltacağım,. ve zürriyetine bütün bu memleketleri vereceğim.,
    ve yerin bütüiı milletleri senin zürriyetinde mübarek
    kılınacaklar; çünkü İbrahim sözümü dinledi,. ve tenbihimi, emirlerimi,
    kanunlanmı ve şeriatlerimi tuttu. İshak'da Gerar'da oturdu; ve bu
    mahallin ahalisi kansı için sordular; ve: Kızkardeşim'dir, dedi; çünkü:

    Karımdır, derneğe korktu; yoksa Reb~ka için bu yerin ahalisi beni öldürürler, dedi;
    çünkü; O bakılışta güzeldi. Ve vaki oldu ki, orada uzun
    günler kaldıktan sonra, Jj'ilistiler kıralı Abimelek pencereden bakıp gördü, ve işte,
    İshak kansı Rebeka ile oynaşıyordu. Ve Abimelek İshak'ı
    çağınp dedi: İşte, bu gerçekten senin karındır; ve nasıl:
    Bu benim kızkardeşimdir, dedin?" (Tekvin 26: 1-9).

    İki defa yenilecek ve yenilmeyecek yemeklerden bahsediliyor: "Ve
    Rab Musa'ya ve Harun'a söyleyip onlaradedi: İsrail oğullarına söyleyip deyin:
    Yer üzerinde olan bütün hayvanlardan yiyebileceğiniz hayvanlar bunlardır.
    Hayvanlar arasında, çatal ve yank tırnaklı olan ve
    geviş getiren her hayvanı yiyebilirsiniz .." v.b. " (Lev. II: I). Devenin
    murdar olduğu, kaya porsuğu ve tavşanın murdar olduğu, domuzun
    murdar olduğu, onların etinden yenmeyeceği ve leşlerine dokunulmıyacağı anlatılıyor,
    aynı şekilde Tesniye'de tekrar buna dair liste veriliyor:
    "Siz Allahın Rabbin oğullansınız; ölü için bedeninizde yara açmıyacaksınız;
    ve gözlerinizin arasını tüysüz kılmıyacaksınız. Çünkü
    sen Allahın Rabbe mukaddes bir kavmisin,. ve Rab yer üzerinde olan
    bütün kavimlerden üstün olarak, kendisine has bir kavm olmak üzere
    seni seçti.

    Hiç bir mekruh şey yemiyeceksin. Yiyebileceğiniz hayvanlar şunlardır: ..,
    Ye hayvanlar arasında tırnağı yarık, ve tırnağı çatal olan ve
    geviş getiren her hayvanı yiyebilirsiniz. Fakat geviş getiren,.
    yahut tırnağı yarık olanlardan şunları yemiyeceksiniz: deve, ve tavşan, ve kaya
    porsuğu, çünkügeviş getirirler, fakat çatal tırnaklı değildirler,. onlar
    size murdardır; ve domuz, çünkü çatal tırnaklıdır, fakat geviş getirmez;
    o size murdardır; bunların etinden yenıiyeceksiniz, ve leşlerine
    dokunmıyacaksınız ...." (Tesniye: 14: 1-29).)

    . Üç defa oğlağın anasının sütüyle pişirilmeyeceği kaydediliyor:
    "Toprağının turfandalarından ilkini Allahın Rabbın evine getireceksin.
    Oğlağı anasının sütünde pişirmiyeceksin. "(Çıkış 23: İ9) "Kendi toprağı-
    inn turfandalarının ilkini, senin Allahın Rabbin evinegetireceksin. Oğ-
    lağı anasının sütünde pişirmiyeceksin. "(Çıkış 34: 26) "Hiçbir leş yemiyeceksiniz;
    onu yesin diye şehirlerinde olan garibe verebilirsin; yahut
    yabancıya satabilirsin, çünkü Sen Allahın Rabbe mukaddes bir kavmsın.
    Oğlağı anasının sütünde pişirmiyeceksin. "(Tesniye 14: 21)
    Tufan olayı bazı yerde 40 bazı yerde lSDgün devam ediyor: "Ye
    yeryüzü üzerinde kırk gün kırk gece yağmur yağdı; "(Tekvin 7-12)
    "Ye yeryüzü üzerinde kırk gün kırk gece yağmur yağdı. " (Tekvin7-12).

    "Yeyüz elli gün sular yer üzerinde yükseldiler." (Tekvin 7: 24)
    Bir yerde Yusuf'un Midyanlı tüccarlar tarafından çalindığı bir taraftan satıldığı belirtiliyor,
    bir yand'an da tekrarlar, tutmazlıklar görülüyor.
    "Ye Midyaniler, tacirler, geçiyorlardı; ve Yusuf'u çekip kuyudan
    çıkardılar,. ve Yusuf'u İsmaililere yirmi gümüşe sattılar. Ye onlar
    Yusuf'u Mısır'a götürdüler." (Tekvin 37: 28) "Ye Midyaniler onu Mısır'da
    Firavun'un bir memuru, muhafız askerler reisi olan Potifar'a sattılar."
    (Tekvin 37: 36) "Çünkü gerçek ben İbraniler diyarından çalındım, ve
    burada dahi zindana konulacak bir şey yapmadım." (Tekvin 40: IS).

    "Ye ekmek yemek için oturdular, ve gözlerini kaldırıp gördüler,
    ve işte, Gileadden İsmaililerin bir kervanı geliyordu, ve
    onların develeri baharat, pelesenk ve mür yüklü idi, ve Mısır'a indirmek için gidiyorlardı;
    Ye Yahuda kardeşlerine dedi: Eğer kardeşimizi öldürür, ve
    onun kanını gizl~rsek, ne kazanç var? Gelin ve onu İsmaililere satalıve elimiz ona dokunmasın:
    Çünkü o kardeşimizdir, etimizdir." (Tekvın 37: 25 ve devamı)

    Gene başka bir bapta: "Ye Yusuf Mısır'a indirildi,. Firavun'un bir
    memuru, muhafız askerler reisi, Mısırlı Potifar, onu oraya indil'miş
    olan İsmaililerin elinden satın aldı." (Tekvin 39: 1).
    Başka bir yerde: "Ye Yusuf kardeşlerine dedi: Rica ederim, bana
    yaklaşın. Ye yaklaştılar. Ve dedi: Mısır'a sattığınız kardeşiiıiz Yusuf benim." (Tekvin 45: 4).

    Tekvin ve Levililerden aşağıda zikredeceğimiz husus birbirini nakzetmekte, imkansız hale getirmektedir:
    "Ve Yakup Laban'a dedi: Karımı ver, çünkü günlerim doldu, ve
    onun yanına gireyim. Ve Laban o yerin bütün adamlarını topladı, ve
    bir ziyafetyaptı. Ye vaki oldu ki, akşamleyin kızı Lea'yı alıp ona gö-
    türdü, ve onun yanına girdi. Ye Laban cariyesi Zilpa'yı, kızı Lea'ya
    cariye olarak verdi. Ve vaki oldu ki, sabahleyin, işte, o Lea idi. Ve
    Laban'a dedi: Bana yaptığın bu nedir? Senin yanında Rahel için hizmet etmedim mi?
    Öyle ise, beni niçin aldattın? Ve Laban dedi: K;üçük
    kızı büyüğünden evvel vermek, bizim yerde böyle olmaz.
    Bunun haftasını tamamla, ve yanımda edeceğin başka yedi sene daha hizmete karşılık, onu da sana veririz.
    Ve Yakup öyle yaptı, ve onun haftasını tamamladı, ve kızı Rahel'i ona karı olarak verdi." (Tekvin 29: 21-29)

    Burada aynı zamanda iki kızkardeşle evlenmeyi, fakat Levililer de
    ıse böyle bir şeyin olamıyacağını görüyoruz:
    "Bir kadınla onun kızının çıplaklığını açmıyacaksın, onun oğlunun
    kızını, yahut kızının kızını, onun çıplaklığını açmak içinalmıyacaksın,
    onlar yakın akrabadır, alçaklıktır. Bir kadını kendi kızkardeşi üzerine
    onu kıskandırmak, o hayatta iken kendi yanında çıplaklığını açmak
    için a1mıyacaksın." (Levililer: Bap: 18, 19.)
    Kronolojik, yaş tutmazhklari, bir yerde 16 yaşında (İsmail), bir
    yerde henüz küçük bir çocuk olarak görülüyor. (Tekvin 25: 8. 16: 16.
    21: 14, 16.)
    Sara, aynı zamanlarda bir yerde 90 yaşında (Tekvin 17: 17), (12:
    4) te 65 yaşında görülüyor. Sara Firavun'un yanında iken enaz 90 ya-
    şında olarak beliriyor. Abimelek'in sevgisini bu yaşta tehyiç ediyor.
    (Tekvin 17:17).

    İbrahim (Avraham), Sara'nın 127 yaşında ölümünden sonra (23:1 in
    17: 17) ile kerşılaştırılması), tekrar evleniyor ve 6 oğul elde ediyor.
    (Tekvin 25).
    Musa'dan sonraki zamanlarda zuhılr eden adlar, zaman dikkat nazarına alınmadan zikrediliyor.
    (Tekvin 14: 14 ün Hakimler 18: 29 la karşılaştırılması) .
    Yer isimleri de tutmazlıklarla zikrediliyor: (Tesniye i: 1-5. Tesniye 3 :8.4: 41)
    Tevrat'ın birçok şehevi ve açık bahisleri üzerinde durmıyacağız.

    Tekvin kitabında Nuh olayı anlatılırken her neviden ikişer, Kuş-
    lardan v.b. Bap 6: 19, 20. Bap: 7: 2, de ise her neviden erkek ve dişi
    olarak yedişer alınacak, temiz olmayandan ikişer, kuşlardan yedişer.
    10 Emir (Dekalog = Aserat Ha-Dibrot) hem tekar hem de farklı:
    Çıkış: Bap: 20: 12-. Tesniye Bap 5: 14.

    Tanrı Yehova Mısır'dan çıkarken komşularından hırsızlık yapmayı
    öğütlüyor: Çıkış 3: 21,22.: "Ve Mısırlıları soyacaksınız." Şu duruma
    göre, 10 emirde komşunun malına, karısına v.b., bakmamak, hırsızlık
    etmemek, cihanşümul insanlık için değil yalnız Yahudiler arasında
    cari bir usuloluyor. Üstelik Tanrıyı, bu türlü kavimci, milli ilah şeklinde
    tasvir ve dolandırıcılığı, emanete hiyaneti bu tarzda öğütleme aynca
    dikkate şayen görulmelidir.

    Tevrat'taki tutmazlıkların çok açık bir örneği de şudur:
    Pesah bayramının müddeti hakkındaki sayılar da birbirini tutmamaktadır:
    "Yedi gün mayasız ekmek yiyeceksin." (Tevrat Çıkış: 34: 18.)
    Halbuki Tesniye, 16. Bap :.8 de: "Altı gün mayasız ekmek yiyeceksin." Ve nihayet,
    Musa'nın ölümü ve gömülüşü, Musa'ya Tanrı tarafından vahyedildiğine
    Yahudi ve Hıristiyan kaynakları nıninandığı, İslamiyetin Tevrat'ın
    tahrif edildiği hakkındaki iddialarını teyid eden, bir delge de 5. Kitab'ın
    34. Babı: 5-12. cümleleridir. Burada Musa, ölüyor, gömülüyor,
    yas tutuluyor v.b. Bütün bunlar onun başkaları tarafından kaleme alındığını ve
    çok aralıklı olarak zuhur ettiğini, çelişme ve tutmazlıklara bakılmadan
    derlenip bir araya getirildiğini göstermektedir.

    Tevrat'ın, Kutsal Kitabın Yazarları, Kaynakları:



    devam edecek........

  7. #7
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Tevrat'ın, Kutsal Kitabın Yazarları, Kaynakları:


    Almanya'da Yulius Velhauzen (Julius Welhausen), Hollanda da
    Abraham Kuenen, İngiltere'de Robırtsın Simit (Robertson Smith) tarfından
    Tevrat metinleri üzerindeki çeşitli, üsıup v.b. farklarıyle kaynak
    araştınlmasınadair görüşler, incelemeler birleştirildi, geliştirildi.
    Kutsal Kitabın = Eski Ahit'in tenkitçileri onun kaynağının yaltuz,
    1~ Yahvist (J). 2~ Elohist (E) den ibaret olmadığını gördüler.
    Bundan böyle Musa'ya atfedilen kitapların en az 4 yahut 5, hatta daha çok
    kaynaktan birleştirilmiş olduğu görüşü ilmİ çevrelerde yerleşip benimsendisı.
    Nihayet başlıca kaynaklar şöylece sıralandı:

    1 - (J) Yahvist (daha doğrusu iki Yahvistler). Burada iki Yahvist
    kaynak görülüyor. Bu kaynaklar Tanrı adı için Yahve'yi kullanmış ve
    bu adla tanınmıştır. Teolojik olmayan ve basit bir üslupla yazılan parçaların
    iki ayrı müellife ait olması ve en eskisinin M.Ö. X. yüzyılda yaşamış olması muhtemeldir.
    Tevrat'ın 5 kitabında Tanrıadı başka başka kelimelerle ifade ediliyor.
    On Emirler'de Yahve, Çıkış: 20-24, de Elohim olarak geçiyor.

    Tanrı adının farklılığı ve en eski kaynak nazariyeleri üzerinde
    Jan Astürük (Jean Astruc) (1753), Gotfirit Ayhhorn (Gottfried Eichhorn)
    (1779) ve Karl David (1798) ilk adımı atan araştırıcılardan oldular. Bu
    konudaki araştırıcı ve geliştiricilerden Grafsı, Roys (Reuss)ve
    Velhauzen (Wellhausen) dikkati çekmiş ve Buddes " Stade, Gunkel, Rudolf
    S~endss, Aysf~ld (Eissefeldt)S6 de çok emek sarfetmişlerdir. Aysfeld
    (Eissfeld) Jahvist metinin, kaynağın yamnda ayrıca bir L kaynağı
    (Laik kaynak = Laienquelle) olduğunu ileri sürdü. (Kar. Tekvin 9: 26)

    2 - E. Elohist metin, Elohist kaynak. Önce İbrahim'in tarihinden
    bahseden metinde görülüyor.
    Tanrı'dan Elohim adıyle bahsedildiğinden elohist (metin, kaynak)
    adı ile belirdiğini daha önce söylemiştik.
    Bu Yahudi ilahiyatçının Yahvist'ten fazla teolojik unsurlara önem verdiği ve
    Tevrat hikayelerinin tabiat üstü olayları üzerinde durduğu ve muhtemelen
    M.O. 8. yüzyıl ortalarında yaşadığı görüşü benimsenmiştir.
    Elohist metinlerin EL ve EZ şeklinde ayrı iki kaynak olduğu da ileri sürülmüştür.
    Bu metinde Siİıa (Sinay) yerine Horeb, Yakup (Yakov) yerine İsrail (İsrael) v.b. kullanıldığı,
    Beythel, Berşeva v.b. adlarının geçtiği belirtilmiştir. (Kar. Tekvın 35: 2, 4.)

    3 - JE. Jehovist diye de adlandırılıyor. Yahve ve Elohist metinleri,
    kaynakları, Kuzey kırallığının tahribinden sonra muhtemelen M.O. 722
    de birisi birleştiriyor. Tekrar Yahve diye kullanılıyor. (Kar. Tekvin
    16: 9 ve devamı.).

    4 - D. (=Tesniye = İkileme = Deuteronomium veya ibranice
    Dvarini = Şeyler). Musa (Moşe) ya atfedilen 5. kitap. Yuda kıralı Yoşiya
    (Josia) zamanında (M.O. 621,622) de Beyt Ha-Mikdaş'ta (Süleyman
    Mabedi)nde kahinler tarafından sözde bulunduğu, aslında şeriatı yenilemek üzere yazıldığı,
    halkın benimsernesi için böyle bir etki yolunu seçtikleri anlaşılıyor.

    D, J ve E metinlerine, kaynaklarına bağlanmak istenmesine rağmen üslubunun farklı olduğu,
    (Hakimler ve Kırallar) kitaplarındaki üsluba benzediği belgelerle ileri sürülüyor.
    Bu kitaptaki tekrarlar, ayinleri merkezileştirmek, tekrar tekrar kutsal şehirlerden
    bahsediş yanında tekil ve çoğul hitaplarında değişme gösteriyor.
    Deuteronomium üzerinde de tartışmalar cereyan ediyor

    •.2. Şeriat kitabı sayılan Deuteronomium'da Musa'nın ölümü, cenaze töreni, ve
    üzüntüyü de ihtiva ettiğine göre Musa tarafından yazılmadığı apaçıktır.

    5 - J E D. Sürgünde veya onu takiben D. ile JE birisi tarafından birleştiriliyor' ve
    bilhassa Çıkış ile Sayılar kitaplarında değişiklikler oluyor.

    6 - P veya P C (Priester Kodex = Ruhban metni, kanunu: ruhani okul).
    Kamnler tarafından muhtemelen M.O. 6. yüzyıl veya 500 yıllarında
    yazılmış olan Şabat (Cumartesi = sebt günü) takdisi üzerinde durulan kısımları,
    kurban kanunları, Musa'nın 3. Kitabı: 1-7. ve keza
    temizlik kanunları mübah olan yiyecekler. Musa 3. Kitap: LL-IS v.b.
    kısımlar. Bundan başka P veya PC nin de ayrı şekilleri olduğu ileri sürülüyor:

    1 - H veya PI. (Heiligkeitsgesetz).
    2 - Pg yahut p2 Bütün eserin temel maddesi, şeriatla tarihi yön bağlanıyor.
    3 - Ps yahut Px yahut P3, Pox (=Die priesterliche Opfertora:
    Lev. 1-7) ve bilhassa en eskisi (Lev. 6: 19.7: 7-10.33.35 ..36.)
    PC yahut P (Priesterkodex) te, ibadet ve ayinler işleniyor. Dünyanın yaratılışından
    Musa'nın ölümüne kadar üzerinde duruluyor.

    P kaynağı bir birlik göstermemektedir. Birçok tekrarlamalar yer alıyor:
    (Sayılar: 4: 3 ile 8: 24) tekl'an gösteriyor. Keza, Çıkış 29: 7. 29 ile 28:
    meshedilme olayının tekrarlarıdır. (Diğerleri: Lev. 10 ve 16 ile Çıkış 30: 1 ve devamı.
    35-40. Lev. 4: 14 ile 9: 3. Sayılar 15: 24 yahut
    Levililer 4: 6 devamı ile Çılaş 29: 12, Lev. 8: 15, 9: 9. birtakım farkları da ihtiva ediyor.
    Muhtelif üslup ve düşünce tarzı, aynı alimlere tekrar' dönüşler açık şekilde belirmektedir.

    M.O. 586 yılında Babil hükumdarı Buhtuı ınasır (Nebukadnezar),
    Kudüs'ü zapt ve Yuda kırallığına son verdiği ve Tevrat'ı imha ettiği
    ve Yahudileri 50 yıl kadar Babil'e sürdüğü ve M.O. 538 yılında Pers tmparatoru
    Kurus'un Babil'e hakim oluşuyle Yahudilerden arzu eden bir
    kısmının Kudüs'e döndüğü zamanlar çok karışık bir döneme rastlar.

    Bu türlü olaylar içerisinde Tevrat'ı yazma faaliyeti devam ediyor. J,E,D,P
    (PC) yi, kısaca eskilerle yeniler birleştirilerek, nihayet hepsi bir araya
    getiriliyor. P esas oluyor. Bugünkü metnin tahminen M.O. 460 veya
    daha çok 400 veya 333yilları çevresinde belirdiği sanılıyor.

    Netice:

    devam edecek........

  8. #8
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Netice

    Bütün bu inceleme ve araştırmalar da Tanrı adının farklı oluşundan,
    çelişkiller ve tutmazlıklardan, tekrarlardan netice çıkartan Jan Astürük
    (Jean Astruc), Gotfirid Aylıhom (Gottfried Eichhom), Karl David ve
    diğer bilginlerin çeşitli metin, muhtelifkaynak arama nazariyesinden sonra,
    tamamlama nazariyesi ve nihayet yeni menşe nazariyeleri
    ve onun kurucularından Herman Hupfeld (1853) in gayretiyle Musa'ya
    atfedilen 5 kitabın en az dört ayrı redaksiyona tabi olduğu belirtildikten
    sonra ve zamanımızdaki öğretilere göre J,E,D,Parasında bir kompozisyon
    ortaya çıkmış bulunuyor

    . Bişof, J.V.Kolenzo (J.W.Colenso)ve müteakip
    tenkitçiler P nin diğerlerinden daha yenibir kaynak olduğunu söylemiş-
    ler ve çalışmalar gittikçe kesafet peyda etmiş ve Abmham Kuenen'de63
    bu husustaki. bilgileri genişletmiştir. Böylece bilgiler ve eserler artmış,
    daha önce zikrettiklerimizle birlikte, Graf, Roys (Reuss), Velhauzen
    (Wellhausen), Budde, Stade, Gurkel, Rudolf Smend, Aysfeld (Eissfeldt) ve
    diğerlerinin emekleriyle Tevrat'ın çeşitli kişiler eliyle yazıldığı
    kesin şekilde anlaşılmış bulunuyor.

    Bu duruma göre Tevrat, Musa'dan 900 yıl sonra ancak bu şekli
    alabiliyor. Bu kadar uzun bir müddet içerisinde, türlü etkiler, savaşlar,
    tahripler, sürgünler arasında ne derece Musa'ya sadık kalınabileceğini .
    tahmin etmek güç olmasa gerektir. Bu bakımdan uzun zaman akımında
    ve ayrı şahısların parça parça kaleme alışları dolayısıyle, değişik üslup
    içinde birbirini nakzeden, çelişik, birbirini tutmaz, yersiz tekrarlar, ve
    çokaçık yazılar Kutsal Kitap içinde yer alması tabii görülebilir.

    Kumran da çıkan yazmalara benzerliği olan Şomranim Tevrat'ını
    kabul etmeyen Yahudiliğin anakaynağı Tevrat'ı dikkate alacak, olursak,
    bunda Musa'nın zamanında bulunmayan ve ondan çok sonra mevcut olan
    meskun yer adlarının yazılışı, iki defa yaratma hikayesinin
    anlatılışı, iki defa 10 Emir (Aserat Ha-Dibrot = Dekalog = Evamiri
    aşere) den bahsedilişi, iki defa yasak yiyeceklerin kaydedilmesi, iki defa
    İsrail ünvanıyle Yakub 'un adlanma olayının zikredilişi, üç defa tekrar
    lanan hikayeler, sık sık tenakuzlar, Tufan müddetinin kah 40, kah 150
    gün sürdüğü, Nuh tarafından, Nuh'un gemisine getirilen hayvanların
    her cinsinden bazan 2 bazan 7 alındı denilmesi, Pesah'ın kah 6, kah 7
    gün olarak kudanması, zaman bilgisi (Kronolojik) tutmazhkları, ayrıca
    dikkati çeken dil farklılıkları;

    Tanrı Dağı'nın kah Sina (Sinay) kah Horeb olarak geçmesi,
    İsraillilerden önce bu memlekette oturanlara kah
    Kenanlılar, kah Amoritü denilmesi, bilhassa Tanrı adının bile
    kah Yahve (lahve, bundan galat olarak Yehova) kah Elohim olarak kullanılışı
    v.b .. Tevrat'ın beş kaynağından çok fazla ellerin ona karıştığının çok
    açık delilleridir. Bu durumdaki Tevrat'ı kamilen, Allah'ın bir vahyi
    olarak kabul etmek imkansızdır.

    Diğer dinlerin kitapları da uzun bir yazma ve gelişme safhası geçirmiş bulunmaktadır.
    Diğer taraftan İslamiyet'in, Kur'an'ın, 7. yüzyılortalarındaki
    Tevrat hakkındaki öğretisi, günümüzde ilmen de gerçekleşmiş, ayrıca
    Karşılaştırmalı Dinler Tarihi, değişmemiş, nadir kutsal kitapların başında
    Kur'an'ı Kerim olduğunu da tesbit etmiştir.

    Son!...............

  9. #9
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Feb 2016
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    1
    Rep Gücü
    2

    Cevap: Tora mi;Tanah mi?

    Tora (doğrusu Torah) bildiğimiz Tevrat'ın yabancı dillerdeki söyleniş şeklidir. Tanah ise Tevrat'ı da kapsayan Yahudi inancına göre kendilerinin kutsal kitabıdır. Oldukça kapsamlı ve birçok kısmının insan ürünü olduğu olduğu öne sürülen bir Yahudi ve insanlık tarihi gibi içeriğe sahiptir. Tanah'a Hristiyanlar tanrıyla yapılan eski anlaşma manasında Eski Ahit derler ve Hristiyan inancının kutsal kitabının ilk kısmını tamamen Tanah (Eski Ahit) oluşturur.

Yukarı Çık