Merhaba



Sözkonusu farklı İncillerden günümüze ulaşan kalıntıları şöyle sıralayabiliriz:

Petrus İncili:
"Petrus'a Göre Kayıp İncil" olarak da adlandırılan bu İncil'in bazı parçaları, Mısır
Akmim'deki bir mağarada 1884 yılında bulundu. Kullanılan üslup ve teknikten,
MS 70-150 yılları arasında bir zamanda yazılmış olduğu tahmin edildi. İncil'de
anlatılanlar Yeni Ahit'in İncilleri'ne pek çok konuda paralellik gösteriyordu. Ancak
yine de bazı detaylarda önemli farklılıklar vardı. En önemli farklılıklardan biri ise,
bu İncil'in "heretik" (sapkın) sayılmasına yol açan çarmıh anlatımıydı. "Petrus'un
İncili"nde şöyle yazıyordu: "İki suçluyu getirdiler ve Rab'bi onların arasında
çarmıha gerdiler. Ancak o hiç ses çıkarmadı, sanki hiç acı çekmiyor gibiydi". Hz.
İsa'nın çarmıhta acı çekmediğini öne süren bu ifade, Hz. İsa'nın tüm insanların
günahlarına kefaret olmak için acı çektiği yönündeki Hıristiyan dogmasına uygun
bulunmadığı için "heretik" ilan edilmiş olmalıydı. İncil'in Rosus'taki Kilise
tarafından kullanıldığı ve ikinci yüzyılında başında yaşamış Hıristiyan yazarlar
tarafından da sık sık kaynak gösterildiği biliniyordu.
Ancak anlaşılan, çarmıh konusundaki farklı yorumu nedeniyle, dördüncü yüzyılın başında
son halini alan Yeni Ahit'e dahil olamamıştı.

Egerton İncili:
Bu İncil'den, kendilerini bulan İngiliz araştırmacının (Egerton) adıyla anılan birkaç
sayfa vardır yalnız elimizde. "Egerton Papirüsü 2, Bilinmeyen İncil" (Papyrus
Egerton 2, The Unknown Gospel) olarak da anılan doküman, uzmanlara göre MS.
ikinci yüzyılın başlarında yazılmıştı. Eldeki parçalardan İncil'in yalnızca dört
bölümü (bab) okunabiliyordu. Birincisinde Hz. İsa kendisini dinleyen tutucu
Yahudilere Eski Ahit'i daha iyi okumalarını ve böylece yaptıkları şeyin gerçekte
Hz. Musa'nın yoluna aykırı olduğunu anlamalarını tavsiye ediyordu. Bölümün
sonunda bazı Yahudiler'in Hz. İsa'yı taşlamaya kalktıkları anlatılıyordu. İkinci ve
üçüncü bölümlerde, Snoptik İncillerde anlatılan iki olay, bir cüzzamlının
iyileştirilmesi ve vergi ödenmesi tartışması vardı. Son bölümde ise, Hz. İsa'nın
diğer hiçbir İncil'de yer almayan bir mucizesinden söz ediliyordu: Ürdün nehri
kıyılarında mucizevi bir biçimde meyvalar yetiştirmesi.

Oxyrhynchus 840 İncili:
"Oxyrhynchus 840" olarak adlandırılan papirüs, dördüncü yüzyıla ait iki sayfalık
bir İncil metnidir. Sayfanın boyutları çok küçük olduğundan, bunun boyna asılan
bir tür muskadan kaldığı düşünülür. Tek yapraktan oluşan iki sayfanın üzerinde
toplam 45 satır vardır ve bu satırlarda diğer İncillerin hiçbirinde yer almayan iki
ayrı hikaye anlatılır. Birinci hikaye, Hz. İsa'nın gelecek hakkında planlar
yapmanın geleceği değiştiremeyeceği konusunda anlattığı bir örnektir. İkinci
hikaye ise, Hz. İsa ve öğrencilerinin Tapınak'a girerken Yahudi ritüellerine uygun
biçimde yıkanmadıkları için Tapınak'ın başrahibinin onlarla tartışmasını içerir.

Hermas'ın Çobanı ve Didache:
Hermas'ın Çobanı (Shepherd of Hermas) ve Didache, "İncil" olarak
tanımlanmasalar da yine de erken Hıristiyan metinlerindendirler ve Yeni Ahit'e
girme şansları varken bilinmeyen bir nedenle dışta bırakılmışlardır. Hermas'ın
Çobanı denen uzun metin, birinci yüzyılın sonunda ya da ikinci yüzyılın başında
Roma'da yaşayan Hermas adlı bir köleye indiği kabul edilen kişisel bir vahiydir.
Anlatıldığına göre bir melek Hermas'ı düzenli biçimde ziyaret ederek onu eğitmiş,
o da "çobanı" saydığı bu meleğin yazdıklarını kağıda geçirmiştir. Metinde Hz.
İsa'dan hiç söz edilmez, tek Allah inancı ısrarla işlenir. Bazıları, bu nedenle,
Hermas'ın Çobanı'nı Yeni Ahit'teki Yakup'un mektubuna benzetirler.
Tüm bu saydığımız alternatif İnciller, Hermas'ın Çobanı hariç, Pavlusçu öğretinin
çizgisinde yazılmış kitaplardır. Aralarında belirli bazı görüş ayrılıları olsa da. Hz.
İsa'nın kimliği ve mesajı konusunda çoğu yönden ortaktırlar. Thomas İncili,
Petrus İncili, Oxyrhynchus 840 Papirüsü ya da Didache... Bunların hepsi Yeni
Ahit'teki diğer dört İncil gibi, Hz. İsa'yı bir peygamberden çok daha farklı bir
kimliğe sokarak "Tanrı'nın Oğlu" olarak yorumlayan ve ona böylece ilahlık
atfeden bir düşünceyi paylaşmaktadırlar. Bu düşüncenin Pavlus'un açtığı yolun bir
ürünü olduğunu inceledik. Dolayısıyla, sözkonusu İncillerin tümünün
Pavlusçu kanadın ürünü olduğunu söyleyebiliriz. Yeni Ahit'in İncilleri, sözkonusu Pavlusçu
İnciller arasından seçilerek biraraya getirilmiş kitaplardır.
Ancak biz biliyoruz ki, Hıristiyanlığın bir de öteki kanadı vardır. Pavlus'un
karşısında yer alan, onun Hz. İsa'nın mesajını bozmasına karşı çıkan, çünkü
zaten Hz. İsa'dan gelen saf geleneği izleyen kanat; yani Nasraniler. onların
"İncili" de Pavlusçu İncillerden daha farklı olmalıdır. Hatta, dahası, onların İncili,
"Gerçek İncil"in de ta kendisi olmalıdır. Nitekim öyledir de.

Hoşgeldiniz