+ Konuya Yorum Yaz + Yeni Konu Aç
3. Sayfa, Toplam 3 BirinciBirinci 123
Gösterilen sonuçlar: 21 ile 26 Toplam: 26
  1. #21
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.054
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba


    Belki, önce ilham edilmenin tam olarak ne anlama geldiğini biraz incelememiz yararlı olur. YŞT ilham edilme olgusunu şu şekilde tanımlar:

    "İlham edilen bu kişiler, şahsî akıllarının yönlendirmesine göre yazmıyorlardı, ama işleri Tanrı tarafından ilham edilmişti. İlham edilmek sözünden ne anlaşılmalıdır? Bu sade bir şekilde, göğün ve yerin Yaratıcısı Tanrı'nın bu kişileri ruhu aracılığıyla harekete getirmesi... ruhta onların içine açıklamalar yerleştirmesi... öyle ki bunlar yazıyla... insanlığa yöneltilen sözü veya mesajı olsun... "
    (Une Bonne nouvelle qui vous rendra heureux, sayfa 14).

    Y. Şahitleri, her ne kadar teoride ilham edilmediklerini ileri sürseler de aslında yayınlarında yapmış oldukları birçok beyan açık bir şekilde bu doğrultudadır. Örneğin yukardaki ilham edilmekle ilgili tanımı, şu beyanlarla karşılaştırırsak bunu açıkça görürüz:

    " Milletler'in zamanları 1914'e kadardır... ve göksel krallık gücünü bu tarihten önce, tam olarak kullanmayacaktır.". Ancak Tanrı, bu şeyleri çok öncesinden ruhu aracılığıyla, bu ilk Kutsal Kitap öğrencilerine açıklayabilir."
    (T. K. 1 Kasım 1973, sayfa 594).

    "O, (Russell) kitaplarının yazılışının asla kendisinden olmadığını, ama hepsinin kutsal ruhun aydınlatması yoluyla Tanrı' dan gelmiş olduğunu söylüyordu."
    (Myster Accompli, sf. 528).

    "Esinleme 10:4; Aynı zamanımızın Yuhanna sınıfının (sadık ve basiretli kölenin), yayınlamak amacıyla Yehova'nın maksatlarını vahyetmesini sabırla beklemiş olduğu gibi , Yuhanna da bu gürleyen mesajları duymak ve yazıya geçmek için sabırsız olmalıydı. Ama bu açıklamalar (Esinlemeler) yalnızca Yehova' nın tespit ettiği anda yapılmıştır."
    (Révélation, le grand dénouement est proche!, sf. 157).

    "Tanrı, Yuhanna'nın günlerinde vahiyi iletmek için bir iletişim kanalı kullandı. Bu kanalın yersel kısmı Elçi'nin kendisiydi. Aynısı gibi, zamanımızda da Tanrı 'kullarını' ruhen beslemek için bir kanala sahiptir...'sadık ve basiretli köle' ... Yuhanna sınıfını oluşturan Hıristiyanlardan bazıları, 70 seneden beri bu vahiylerin gerçekleşmesine katılmakta ve Tanrı'nın ruhunun bu vahiylerin anlamını kendilerine açtığına sevinç duymaktalar. "
    (Aynı kitap sf. 16-17).


    [u]"Tanrı'nın görünür teşkilatı bugün de (ilk Hıristiyanlar gibi) teokratik rehberlik ve yönlendirme almaktadır... Yeruşalim'deki resuller ve ihtiyarlar gibi , bu Yönetim Kurulu'nu oluşturan erkekler de Tanrı hizmetinde uzun yılların tecrübesine sahiptirler. Ama onlar kararlar vermek hususunda insan hikmetine bel bağlamazlar . Hayır, Tanrı tarafından yönetildiklerinden, kararlarını Tanrı'nın Sözü'ne dayandıran kutsal ruhun yönetimi altında veren Yeruşalim'deki ilk yönetim kurulunun örneğini takip ederler. "
    (Yeryüzündeki Cennette Ebediyen Yaşayabilirsiniz, sayfa 195) .

    Zaten 1 Haziran 1997 yılında çıkan bir Tarassut Kulesi‘nde Y. Şahitleri, Mesih‘in 1914‘de gelip krallığı gökte kurması olayını Kutsal Kitap‘ın kurtuluş planı içine sokup,‘ Yehova tarafından yavaş yavaş açıklanan ve ilan edilmesi gereken kutsal bir sır‘ olarak sergiler (sayfa 16). Bu ilham edilmek değilse nedir? Türkiye'de "Kule Kitapları" serisi halinde çıkan bir Tarassut Kulesi dergisinde ise yayımlayıcı Mete Süer, şu açıklamada bulunur:
    "Tanrı'nın Sözü olan Kutsal Kitap'ı hiçbir insan fikri katmadan araştırmak ve uygulamak Yehova Şahitleri'nin özelliğidir. "
    (Haziran 1985, sayfa 1.).

  2. # ADS
    İlginizi Çekebilir Yehova aldatmasi
    Üyelik tarihi
    Daima
    Nerden
    Uzay:)
    Mesaj
    Çok:)
     

  3. #22
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesaj
    162
    Rep Gücü
    40
    Selamün Aleyküm Herkese..

    Öncelikle bu ifadenin Yehova'nın Şahitleri tarafından kullanılıyor olması size niye bu kadar tuhaf geldi sayın Bursalı68 , gerçekten anlayamadım. Bu ifadenin anlamını herhalde biliyorsunuzdur.

    " Allah'ın selamı, bereketi üzerinizde olsun"

    Bu ifade Türkçe'ye yerleşmiş son derece yaygın Arapça bir ifadedir, ama maalesef Arapça olan herşey ülkemizde direkt olarak Kur'anla bağdaştırılıyor. Çünkü birçok insan Arapça'yı sadece Kur'an yazısı olarak düşünür, sanki Arapça başka yerlerde başka şekillerde hiç kullanılmıyormuş ya da kullanılamazmış gibi...

    Şu an Türkçe'de kullandığımız pekçok kelime yabancı kökenli, mesela Türkçe'de mü ya da mu ile başlayan kelimelerin çoğunun kökeni Arapça'dır, ve muhtemelen bunlardan çoğu da Kur'anda geçiyordur,o zaman bunları da mı kullanmamalı Yehova'nın Şahitleri size göre?

    İkinci olarak Yehova’nın Şahitleri insanlara kendileri, inanışları, teşkilatları, içinde yaşadığımız dünya hakkında daha fazla bilgi vermek isteyen , bunu da sevgiden dolayı yapan insanlardır. Sizin de dediğiniz gibi seçkin ve düzeyli insanlar olmaya çalışırlar. Ama bu onların hatasız, kusursuz insanlar olduğu anl***** gelmez. Onların da ekonomik, fiziksel ya da duygusal sorunları vardır. Yaşadıkları deneyimlerden ders almaya çalışırlar ve kendilerinde gerekli düzeltmeleri sürekli yaparlar. Tanrı’nın isteklerini gayretle yerine getirmeye çalışırlar, Mukaddes Kitaba uygun yaşarlar. İnançları insan fikirleri ve kalıplaşmış inanışlardan uzaktır. Sizin dipnot olarak verdiğiniz özellikler ilk anda bu dünyanın inanışlarına göre onları tuhaf, değişik, acımasız ya da ülkesini sevmeyen insanlarmış gibi gösterse de aslında bunların hepsi Mukaddes Kitap’la uyumlu ve açıklanabilir durumlardır. Yehova’nın Şahitleri dünya çapında pek çok işyeri için ilk tercih edilen insanlardandır, çünkü onlar yalan söylemezler, dürüsttürler, işlerini canla başla yaparlar, vergilerini öderler, küfürlü konuşmazlar, hırsızlık yapmazlar, zina ve fuhuş yapmazlar, kumar oynamazlar, madde ve tütün kullanmazlar ve her şeyden önemlisi insanları severler… Aslında bu açılardan bakıldığında da bu dünyadaki çoğu insana göre akıntıya karşı kürek çekmeye çalışan çook tuhaf, garip insanlardır. Ama bu özellikleri nedense pek gösterilmez…

    Sayın Bursalı 68, bazen sizi anlamakta güçlük çekiyorum, hem Yehova’nın Şahitlerini çok iyi tanıdığınızı söylüyorsunuz, hem de onlarla ilgili olarak doğru olmayan pek çok şey yazıyorsunuz.

    Mesela Yehova’nın Şahitleri için aidat diye bir şey yoktur, gönüllü bağışlar vardır. İbadet salonlarında kimseden para toplanmaz. Kanunun izin verdiği ülkelerde bağışta bulunmak isteyenlerin bunu rahatça yapabilmesi için bağış kutuları konulmuştur, isteyenler bağışta bulunabilir, kimse için bir mecburiyet yoktur.

    Yehova’nın Şahitleri kimseyi kendi inançlarına dahil etmeye çalışmazlar, Tanrı’nın iyi haberini duyururlar ve bunun sonucunda daha fazla bilgi almak isteyen insanlarla ücretsiz olarak inceleme yaparlar, bunların tümü gönüllü olarak yapılır. Onlar bunu İsa’nın örneğini izledikleri için yaparlar. İsa da Yahudilere gitmişti, Yahudilerin de kendi dinleri vardı, ama bu din birçok yönden Tanrı’nın Sözünden sapmıştı. Yehova’nın Şahitleri günümüzde tüm milletlerden insanlara gidip Tanrı’nın iyi haberini duyururlar, son günlerin yaklaştığını anlatırlar, çünkü aynı zamanda bu onlar için bir emirdir.

    Yehova’nın Şahitleri son geldiğinde sadece kendilerinin kurtulacağına mı inanırlar?

    Siz 144000 sayısını vermişsiniz ama Mukaddes Kitapta bununla ilgili herhangi bir rakam verilmiyor. 144.000 sayısı gökte yaşama ümidine sahip insanların sayısıdır, dolayısıyla cennet yeryüzünde yaşayacak insanların sayısını kimse bilmiyor, yüzyıllarca önce yaşamış ve Yehova’nın Şahidi olmayan milyonlarca kişi diriltilerek geri gelecek ve yaşama fırsatına sahip olacak. Şimdi yaşamakta olan birçok kişi de büyük sıkıntı gelmeden önce hakikatten ve adaletten yana tavır alıp kurtuluş kazanabilir. Dolayısıyla bu konu hakkında kesin bir rakam asla belirtilemez.

    Yehova’nın Şahitleri’nin gizlendiklerini ve gizli olarak faaliyette bulunduğunu yazmışsınız. Yehova’nın Şahitliği inancı ülkemizde Anayasanın güvencesi altında bir inançtır, ibadet salonları herkese açıktır, gizli olarak yapılan hiçbir şey yoktur.

    Bilmediğiniz ya da emin olmadığınız konular hakkında yorumlar yapmakla insanları yanlış yönlendirmiş olmuyor musunuz? Bu konuda bundan sonra daha duyarlı olmanızı diliyorum.

    Saygılar…

  4. #23
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba,

    Selamün Aleyküm Herkese..

    Öncelikle bu ifadenin Yehova'nın Şahitleri tarafından kullanılıyor olması size niye bu kadar tuhaf geldi sayın Bursalı68 , gerçekten anlayamadım. Bu ifadenin anlamını herhalde biliyorsunuzdur.

    " Allah'ın selamı, bereketi üzerinizde olsun"
    Sn.Merkür , bu " SELAM " ın kullanılmasının iki nedeni vardır ki ,emin olun bu eleştirimi yüzlerine karşı da söylemişimdir...;

    1-Müslüman bir toplumda farklı inanış ile dikkat çekmemek...,
    2-İnançlarını anlatmak için ,öncelikle " biz de sizler gibiyiz " izlenimiyle probaganda öncesi ortamı yumuşatma...


    =======================

    Siz 144000 sayısını vermişsiniz ama Mukaddes Kitapta bununla ilgili herhangi bir rakam verilmiyor. 144.000 sayısı gökte yaşama ümidine sahip insanların sayısıdır
    144.000 sayısı ile ilgili çok detay vermedim,yüzeysel söyledim...Ancak....;

    YUHANNA'NIN VAHYİ / ESİNLENME
    BAB-1

    1. Bundan sonra, yeryüzünün dört köşesinde duran dört melek gördüm. Bunlar, karaya, denize ya da herhangi bir ağaç üzerine esmesin diye, yeryüzünün dört yelini tutuyorlardı.

    2-3. Yaşayan Tanrı'nın mührünü taşıyarak gündoğusundan yükselen başka bir melek daha gördüm. Bu melek, karaya ve denize zarar vermek için kendilerine yetki verilen dört meleğe yüksek sesle, «Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ve ağaçlara zarar vermeyin!» diye bağırdı.

    4. Mühürlenmiş olanların sayısını işittim. İsrail oğullarının bütün oymaklarından yüz kırk dört bin kişi mühürlenmişti.

    Bu ayetleri Mukadde Kitaba ben yazmadom sanırım...Buyrun rakam veriliyor mu verilmiyor mu...? Zaten cümlenizin yapısı bile " Yehovacı metin - Elohimci metin " gibi...Başı farklı sonu farklı...Siz iyi misiniz...??? İşte bu 144.000 kişi içerisine girip " Tanrı'nın sağında " oturmaktır hedef...!!!

    ===========================

    Sayın Bursalı 68, bazen sizi anlamakta güçlük çekiyorum, hem Yehova’nın Şahitlerini çok iyi tanıdığınızı söylüyorsunuz, hem de onlarla ilgili olarak doğru olmayan pek çok şey yazıyorsunuz.
    Doğru olmayan ne gibi şeyler...??? Merak etmeyiniz yeterince tanıyorum...

    Mesela Yehova’nın Şahitleri için aidat diye bir şey yoktur, gönüllü bağışlar vardır. İbadet salonlarında kimseden para toplanmaz.
    Ha Kel Ali , ha Ali Kel...!!! Yasallığa sığınılan her yerde bu söylenir...GÖNÜLLÜ BAĞIŞ...!!! Biz de inanırız...

    Yehova’nın Şahitleri dünya çapında pek çok işyeri için ilk tercih edilen insanlardandır, çünkü onlar yalan söylemezler, dürüsttürler, işlerini canla başla yaparlar, vergilerini öderler, küfürlü konuşmazlar, hırsızlık yapmazlar, zina ve fuhuş yapmazlar, kumar oynamazlar, madde ve tütün kullanmazlar ve her şeyden önemlisi insanları severler…
    Yazımda bunlarla ilgili bir eleştirim mi var...??? Onu bunu bırakın da ya alttaki söylediklerim...;

    Küçücük bir kaç dip not...: Askerliğe karşıdırlar - Bayrağa karşıdırlar - siyasette OY KULLANMAZLAR - Kan vermez ve almazlar...
    Bunlar...? Nedir...? Etraflıca girelim bakalım kendinizi hangi tarz VATANDAŞ göreceksiniz...!!!

    Bilmediğiniz ya da emin olmadığınız konular hakkında yorumlar yapmakla insanları yanlış yönlendirmiş olmuyor musunuz? Bu konuda bundan sonra daha duyarlı olmanızı diliyorum.
    Tanıdıklarımı " İsim - isim " sayayım isterseniz...Ne dersiniz...??? İbadethaneleri nasıldır ,nerededir...? O ildekiler kimlerdir...Ne dersiniz...Sayalım mı...??? Aidat...Pardon BAĞIŞ , her ay ne kadar,kaç para yatırırlar...Taksit gibi , aynen...

    Sn.merkür , ben sizleri tanıyorum , hem de gayet iyi tanıyorum..Siz beni , sizi ne kadar tanıdığımı bilmiyorsunuz,mesele budur...

    Sağlıcakla kalınız...

  5. #24
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.054
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    Yine sn.Merrkur.
    Yine dini gaflar.

    Mrs.Paris Hiltona sikandallar Kralicesi diyorlar.
    Sn.Merkur bu unvana talip herhalde.

    Merkur-Siz 144000 sayısını vermişsiniz ama Mukaddes Kitapta bununla ilgili herhangi bir rakam verilmiyor. 144.000 sayısı gökte yaşama ümidine sahip insanların sayısıdır
    Bursali-YUHANNA'NIN VAHYİ / ESİNLENME
    BAB-1

    1. Bundan sonra, yeryüzünün dört köşesinde duran dört melek gördüm. Bunlar, karaya, denize ya da herhangi bir ağaç üzerine esmesin diye, yeryüzünün dört yelini tutuyorlardı.

    2-3. Yaşayan Tanrı'nın mührünü taşıyarak gündoğusundan yükselen başka bir melek daha gördüm. Bu melek, karaya ve denize zarar vermek için kendilerine yetki verilen dört meleğe yüksek sesle, «Biz Tanrımızın kullarını alınlarından mühürleyene dek karaya, denize ve ağaçlara zarar vermeyin!» diye bağırdı.

    4. Mühürlenmiş olanların sayısını işittim. İsrail oğullarının bütün oymaklarından yüz kırk dört bin kişi mühürlenmişti.
    SIMDI:
    http://www.supermeydan.net/forum/for...read67253.html basligindan alinti:

    Merkur-sayın ahmetsecer,
    Bu konuyla ilgili bende Mukaddes Kitap'tan bazı ayetler göstermek istiyorum.

    İsa Tanrı mıdır?
    Tabii ki de hayır.
    Mopsy-Sn.Merkurun Kutsal Kitabi diyor ki:
    ...Söz Tanrı'ydı.
    ....Söz, insan olup aramızda yaşadı.

    Sn Merkur
    -Mecaz,mecaz....

    Sn.Merkurun Kutsal Kitabi diyor ki:
    Tomas Isa'ya:Rabbim ve Tanrım!" diye yanıtladı.
    Isa cevap verdi:Beni gördüğün için mi iman ettin

    Sn Merkur
    -Mecaz,mecaz....

    Sn.Merkurun Kutsal Kitabi diyor ki:
    ulu Tanrı ve Kurtarıcımız İsa Mesih'in yücelik içinde gelmesini bekliyoruz.

    Sn Merkur
    -Mecaz,mecaz....

    Sn.Merkurun Kutsal Kitabi diyor ki:
    ben Simun Petrus'tan Tanrımız ve Kurtarıcımız İsa Mesih'in ......

    Sn Merkur
    -Mecaz,mecaz....

    Sn.Merkurun Kutsal Kitabi diyor ki:
    Oğul için şöyle diyor: "Ey Tanrı, ........

    Sn Merkur
    -Mecaz,mecaz....

    Yaymaya calistigi Mukaddes Kitabin
    Icinde ne yazdigini bilmeyen bir misyoner?
    Herhalde bu sonunda yilin dizisi olacak.

    YENI MACERALARINIZI BEKLIYORUZ!
    Lutfen bizi mahrum etmeyin.


    Ahhh!
    Unutmadan
    Aleyküm Selam!
    Sn.Merkur..............

  6. #25
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba

    Mete Süer, şu açıklamada bulunur:
    "Tanrı'nın Sözü olan Kutsal Kitap'ı hiçbir insan fikri katmadan araştırmak ve uygulamak Yehova Şahitleri'nin özelliğidir. "
    Yukarıdaki açıklamasına benzer bir açıklamasına , belki daha önce anlatmışımdır ben de şahit oldum...Kısa bir tekrar yapayım...

    Yıl 1992 , aylardan Şubat veya Mart olabilir ( 20 yıl öncesi dile kolay ) Yehova Şahidi tanıdıklarım beni evlerine davet ettiler...Eşimle birlikte davete icabet ettik...O gece Rüstem BATUM şov da konuk " Türkiye Yehova Şahitleri Sözcüsü METE SÜER " idi...

    Konuşmasının bir yerinde Sn.Mete Süer aynen şu cümleyi kullandı...:

    - Bizler (yani Yehova Şahitleri ) Kitab-ı Mukaddes'i yorumlamıyoruz " DOĞRU ANLIYORUZ "...

    Bende evin sahibinden Kitab-ı Mukaddesi istedim ve şu aşağıdaki ayeti göstererek...:

    MATTA
    BAB-15

    21.İsa oradan ayrılıp Sur ve Sayda bölgesine geçti.
    22.O yöreden Kenanlı bir kadın İsa'ya gelip, «Ya Rab, ey Davut Oğlu, halime acı! Kızım cine tutsak, çok kötü durumda» diye feryat etti.
    23.İsa kadına hiçbir karşılık vermedi. Öğrencileri yaklaşıp, «Sal şunu, gitsin!» diye rica ettiler. «Arkamızdan bağırıp duruyor.
    24.İsa, «Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim» diye cevap verdi.

    24.İsa, «Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim» diye cevap verdi.
    Şu soruyu sordum...;

    - İsrail Evi'nin kaybolmuş koyunları kimlerdir...? Hak yoldan çıkan Yahıdiler mi...?

    Bu durumda Hz.İsa " Evrensel " bir peygamber değil bir " Kavim Peygamberi "...

    Ayrıca Hz.Yahya ile aynı dönem peygamberlik ederler...Hatta hafızam beni yanıltmıyor ise ( İncil'e bakmadım şu an ) Hz.Yahya ile akrabadırlar...Ancak , Hz.Yahya'nın peygamberlik ettiği kavim başkadır,Hz.İsa'nın peygamberlik ettiği kavim başkadır...Hatta ve hatta " VAFTİZ " gibi bir kutsama ayini Hz.Yahya'nın peygamberlik ettiği kavmin adetidir ve " boyalı suya batırıp çıkarma " şeklindeki uygulamasıdır...

    Bu durumda Hz.İsa " Evrensel " bir peygamber değil bir " Kavim Peygamberi "...


    Sağlıcakla kalınız...

  7. #26
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.054
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    YEHOVA ŞAHİTLERİ konusuna bir de Islami acidan bakalim.
    Hem de Bünyamin OKUMUŞ hocamizin gozuyle


    Giriş

    Kur’an-ı Kerim, Tevhîd konusunda göstermiş olduğu hassasiyet nedeniyle “Teslis İnancını” benimseyen; “Allah üçün üçüncüsüdür” diyen hıristiyanları şiddetle tenkit eder ve onların bu yorumlarıyla küfre düşmüş olduklarını belirtir. Hıristiyanlıkta teslis akidesinin resmi olarak dördüncü yüzyılda kabul [/COLOR]edildiği göz önüne alınırsa; Kur’an’ın tenkide konu edindiği hıristiyanların daha ziyade o yüzyılda ve sonrasında bu düşünceyi savunan hıristiyanlar olduğu görülür. İlginç olan teslisi savunan hıristiyanlar bu nazariyeyle putperestlikten kaçınmayı hedef almışlardır. Bu yüzden olsa gerektir ki Kur’an’ın teslise inanan Hıristiyanlar hakkındaki hükmü onlar için oldukça rahatsız edicidir. Çünkü Katolik, Protestan ve Ortodoks Hıristiyanlar teslis inancının putperestlik olmadığını savunur ve putperestliği reddederler. Bununla beraber Kur’an’ın onlar hakkındaki tenkidi; yani Meryem oğlu İsa’nın Allah olmadığı fikri, hıristiyanlığın kendi bünyesinden de destek görür. Bu düşünce Hıristiyanlığın ilk döneminde olduğu gibi tarih boyunca ve günümüzde de hıristiyan ilahiyatçılar tarafından tartışılmaktadır. Yehova şahitleri söz konusu edilince onların bariz özelliklerinden birisi teslis inancını reddetmeleridir.

    Hıristiyanlar Hz. İsa’dan hemen sonra peygamberliğin bir destekleyici güç olarak yeniden ortaya çıktığını iddia ederler. Buna bağlı olarak Hıristiyanlık’ta, kilise bünyesinde peygamberliğin kurumsallaştırıldığı görülür; aynı zamanda Hıristiyan cemaatin her ferdi potansiyel olarak peygamberi faaliyet yetisine sahiptir. Yahova Şahitleri de teşkilat olarak kendilerinin Tanrı tarafından seçildiğini ve teşkilatları bünyesinde peygamberliğin geri döndüğünü iddia ederler. Onlar bu iddialarını Kitab-ı Mukaddes’e dayandırırlar. Diğer taraftan Yahudilikteki yeryüzünde Tanrının krallığını gerçekleştirecek olan bir Mesih beklentisi, Hz. İsa’nın ikinci dönüşü bağlamında bütün hıristiyan akımları olduğu Yahova Şahitlerini de etkilemiştir. Öyle ki Yahova Şahitlerinin teolojik arka planı ve gelecekle ilgili (eskatolojik) düşünceleri tamamen bu beklentilerle ilintilidir. Dolayısıyla Yehova Şahitlerinin Yahudi ve Hıristiyanlığın dini ve kültürel öğretilerinin besleyip büyüttüğü bir çocuk olduğu söylene bilir. Ancak bizim bu çalışmadaki hedeflerimizden birisi de Yehova Şahitlerinin tam anlamıyla nereye oturduğunu tespit etmektir.

    Hıristiyanlık tarihinde Hz. İsa’ya sadece bir Mesih yada bir peygamber olarak olayların merkezinde yer verilmez; bunun ötesinde bütün bir Hıristiyan teoloji ve eskatoloji Hz. İsa’ya bağlı olarak şekillenmiştir. Bu nedenle Hıristiyanlar bakımından Hz. İsa bir peygamber olmanın ötesinde bir ilahi tabiata ve şahsiyete sahiptir. Bir Müslüman için Hz. İsa’yı bir peygamber olarak kabul etmek nasıl gayet tabii ve basitse, bir Hıristiyan için de, isterse bu Hıristiyan bir unitarianist (vahdaniyetçi) veya Yehova şahidi olsun, o kadar karmaşık ve zordur. Son ikisine göre Hz. İsa tanrı değildir ama bir peygamberden de ötedir. Gerçekte Hıristiyanlığın tarihinde ve geleneğinde bir Hıristiyan için Hz. İsa’nın beşer üstü olarak algılanmasını mümkün kılacak çok münbit bir ortam vardır. Bu ortam ve olaylara rağmen bir kimse hele bir Hıristiyan olarak Hz. İsa’nın tanrısal öze sahip olmadığını söylüyorsa bunu önemsemek gerekir.

    Bu nedenle bu çalışmada öncelikle Yehova Şahitlerinin teolojik arka planı üzerinde durulacaktır. İkinci olarak Yehova Şahitlerinin tanrı tarafından seçilmiş oldukları iddiası, teşkilatları bünyesinde yeniden kurumsal anlamda inşa ettikleri peygamberlik anlayışı ve Mesih’in dönüşü üzerinde durulacaktır. Konunun daha iyi kavranması bakımından nispeten mukayeseli bir yaklaşım izlenecektir; ancak mukayeseli çalışmaların zorluğu ve uzun araştırmaları gerektirmesi nedeniyle konu kısaca irdelenmeye çalışılacaktır.

    A- Yehova Şahitlerinin Tarihî ve Teolojik Arka Planı

    devam edecek................

    DYANET lmi Dergi

Benzer Konular

  1. Yehova Şahitleri
    mopsy Tarafından Diger Dinler Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 09-06-2010, 12:01 PM
Yukarı Çık