1. Sayfa, Toplam 4 123 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 33

"DÜNYAYI KiM YÖNETiYOR?"

Din ve İnanç Kategorisi Diger Dinler Forumunda "DÜNYAYI KiM YÖNETiYOR?" Konusununun içerigi kısaca ->> Merhaba, Tevrat, Zebur ve Incil'e göre yni Mukaddes Kitaba göre Allahin müsadesiyle $eytan'a BiR ZAMANA KADAR dünyayi yönetme yetkisi verilmi$tir: ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    yeni üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesaj
    62
    Rep Gücü
    183

    "DÜNYAYI KiM YÖNETiYOR?"

    Merhaba,

    Tevrat, Zebur ve Incil'e göre yni Mukaddes Kitaba göre Allahin müsadesiyle $eytan'a BiR ZAMANA KADAR dünyayi yönetme yetkisi verilmi$tir:

    *** " (...) bütün dünya kötü olanın denetimindedir." (I.yuhanna 5 : 19)

    *** " Tanrı'nın görüntüsü olan Mesih'in yüceliğini bildiren müjdenin ışığı imansızların üzerine doğmasın diye, bu ortamın tanrısı onların zihinlerini köreltmiştir. " (II. Korintoslular 4 : 4)

    *** " Artık sizinle uzun uzun konuşmayacağım. Çünkü bu dünyanın hükümdarı geliyor. Onun benim üzerimde hiçbir yetkisi yoktur. " (Isa peygamberin sözleri Yuhanna 14 : 30)

    *** " Sonra İblis İsa'yı yükseklere çıkararak bir anda O'na dünyanın bütün ülkelerini gösterdi.
    O'na, «Tüm egemenlik ve görkemleriyle bunları sana vereceğim» dedi. «Bunlar bana teslim edildi, ben de dilediğim kişiye veririm.
    Bana taparsan, hepsi senin olacak
    İsa ona şu karşılığı verdi: «`Tanrın olan Rab'be tap, yalnız O'na kulluk et' diye yazılmıştır.» " (Luka 4 : 5-7)

    Iblis "bütün ülkelerdeki egemenliklerin" kendisine teslim edildigini ve bir tapinma hareketi kar$iliginda Isa peygambere 'Bunlari' yani ülkeleri verecegini söylüyor!

    Bundan hangi sonuç çikiyor?

    "Ülkeler" $eytan'in kontrolündedir , "ülkelerin yetkileri onda" yani Dünya onun elinde ve Kendisine ait oldugu için Isa peygambere bunlari teklif edebiliyor!

    Ancak Isa haddinibilir bir $ekilde bu teklifi reddediyor!

    AYETLER GAYET AçIK!

    Bu dünyayi yöneten $EYTAN'DIR ve AZ ZAMANI KALDI, bu nedenle Dünyanin durumu içler acisi ve gittikçe daha da kötüle$iyor:

    *** " Yer ve deniz, vay halinize! Çünkü İblis, zamanının az olduğunu bilerek büyük bir öfkeyle üzerinize indi. »
    (Vahiy 12 : 12)

    Allah, $eytan'in "Ben daha iyi yönetirim" iddiasini kanitlamasi için, Ona zaman taniyip, dünyayi yönetme izni vermi$ti ancak bu iddianin ne kadar BO$ oldugu ortaya çikti, bu nedenle Iblis'in elindeki yönetme yetkisinin elinden alinacagi günler çok yakla$ti!

    Ho$çakalin...

  2. #2
    - Çevrimdışı
    yeni üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesaj
    62
    Rep Gücü
    183
    Merhaba,

    "Izlenme" orani bir hayli yüksek olan bir yazi olmasina kar$in TEK 1 yorum yapilmami$ olmasi bana ilginç geldi!

    "Demek ki Okuyan herkes bu yazidaki yazilanlari onayladi" sonucuna varacagim neredeye :)

  3. #3
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesaj
    34
    Rep Gücü
    463
    Merhabalar, yorum yapan yok mu? İnsanlar neyin farkındalar ki, neyin tam yorumunu yapsınlar? Neyse, bu da benim yorumum olsun:

    İnsanların Agarta diye adlandırdıkları bir konu vardır. Aşağıdaki yazı bu Agarta'nın ne menem bir şey olduğunu açıklamak için yazılmıştı, bu nedenle bu yazı düzgün bir yazı sırası içermiyor:



    Yaratılış 6: Yeryüzünde insanlar çoğalmaya başladı, kızlar doğdu. İlahi varlıklar insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler.[/INDENT]

    Yahuda 6-7. Yetkilerinin sınırı içinde kalmayıp kendilerine ayrılan yeri terk etmiş olan melekleri, büyük yargı günü için çözülmez bağlarla bağlayarak karanlığa hapsetti. Sodom, Gomora ve çevrelerindeki kentler de benzer biçimde kendilerini fuhuş ve sapıklığa teslim ettiler. Sonsuza dek ateşte yanma cezasını çeken bu kentler ders alınacak birer örnektir.

    Agarta sözcüğü büyük olasılıkla Tartaroo sözcüğünden gelir. Çünkü bunun anlamı, koyu karanlık çukurlar, zindanlar olarak geçer. Ayette bu sadece karanlığa ifadesi geçiyor. Orjinal sözcük eski YunancaTartaroo'dur.

    Yer altında bir yönetim merkezi olduğundan söz ediliyor ve bunun adının Agarta olduğu söyleniyor. Ancak gerçekte yer altında böyle şehirler yoktur. Kitabı Mukaddes'de meleklerin bulunduğu yer Yunan mitolojisindeki Tartarus değildir. Kitabı Mukaddes bu meleklerin göksel yücelmiş konumlarını terk ederek ve günah işleyerek Tanrı tarafından alçaltılmış ve mahkum edilmiş olduklarını anlatmak amacıyla bu ifadeyi kullanılır. Bu melekler Nuh'un günlerinde yeryüzüne gelerek insan kızlarıyla cinsel bir yaşam sürdüler. 120 yıl sonra gelen Tufan'da ise yalnızca insanlar öldüler. Fakat kendileri yeniden ruh bedenlere dönüştüler ve yeniden maddeleşmeleri bu olaydan sonra engellendi. Bunlar yargılanıp yok edilecekleri güne kadar bu alçaltılmış durumlarında Şeytan'la birlikte çalışmaya başladılar. Onların bu çalışmalarının en başında gelen şey ise insanları perde arkasından yönetmektir. Çünkü Şeytan bu izne sahiptir ve cinler de Şeytan'a katılarak bu izni paylaşırlar.

    Kitabı Mukaddes'e göre Tanrısal yönetim merkezi mecazi göklerdir. Şeytan ise alçaltılmış konumunu simgeleyen Tartarus'u ya da Agarta'yı kendi yönetim merkezinin adı olarak kullanır. Bu sözcük fiziki bir mekanı kastetmez ve cinlerin alçaltılmış konumlarını simgeler. Ancak konu dünyanın yönetimi olduğundan onlar görünmez olsalarda (bir anlamda fiziki mekan olarak da) yönetim yerleri Dünya'dadır. Şeytan ve cinleri kendilerini verilmiş süre içerisinde insanlık dünyasını yönetip kendi denetimleri altında tutmaktadırlar.

    1 Yuhanna 5:19. Biliyoruz ki, biz Tanrı'danız, bütün dünya ise kötü olanın denetimindedir.

    2. Kor. 4:4. Tanrı'nın görünümü olan Mesih'in yüceliğiyle ilgili Müjde'nin ışığı imansızların üzerine doğmasın diye, bu çağın ilahı onların zihinlerini kör etmiştir.

    Kitabı Mukaddes Şeytan'ın İsa'yı ayartabilmek için kendisini bu dünyanın yönetimini teklifini yaptığı yazılıdır. Ayetlerde Şeytan kendisine bu iznin verildiğini söylemektedir ve İsa da bunu inkar etmez.

    [INDENT]Luka 4:5-8. Sonra İblis İsa'yı yükseklere çıkararak bir anda O'na dünyanın bütün ülkelerini gösterdi. O'na, ‹‹Bütün bunların yönetimini ve zenginliğini sana vereceğim›› dedi. ‹‹Bunlar bana teslim edildi, ben de dilediğim kişiye veririm. Bana taparsan, hepsi senin olacak.›› İsa ona şu karşılığı verdi: ‹‹ ‹Tanrın Rab'be tapacak, yalnız O'na kulluk edeceksin› diye yazılmıştır.››

    "Alıntı:
    woofeR tarafından gönderildi.
    "Shamballa" (Şambala), "Dünyanın Kalbi", "Yüce Ülke", "Bilgeler Ülkesi" gibi çeşitli adlarla belirtilen Agarta, teozofik ve ezoterik kaynaklara göre önceki "devre" nin sonlarına doğru Mu ve Atlantis' ten göç eden bilim-rahipleri tarafından kurulmuş bir organizasyondur.
    Önceleri beşeriyetle açık temas halinde olan bu organisazyon, bu "devre" nin koşullarından ötürü gizlenme gereği görmüş ve ikamet yeri olarak birbirine tünellerle bağlanan, dağlar içindeki yeraltı kentelerini tercih etmiştir. Agarta, dünya insanlığının tekâmülüne sorumluluk sahibidir. İlahi Hiyerarşi' ye hizmet eder. Dünyanın Efendisi ve "Kutup" olarak ifade edilen ve "Brahatma" veya "Brahitma" adıyla belirtilen Agarta' nın lideri, Dünya' ya sevk ve idare eden İlahi Hiyerarşi' nin fizik âlemdeki temsilcisidir. Rene Guenon' a göre tradisyonlarda "Kutsal Dağ", "Dünyanın Merkezi" olarak ifade edilen yer, dünyanın tüm geçmiş, yitik kıtalara indirilmiş dinler ve kozmik öğretiler, Agarta arşivinde kayıtlıdır ve birçok peygamber (Musa, İsa), dinlerini kurmadan önce, bu arşivleri incelemişlerdir ki, bazıları burada "inisiyasyon" dan da geçmiştir. Agarta' nın yeryüzüne açılan 7 (kimi kaynaklara göre 4) ana çıkış noktası bulunmakla birlikte, mağaralarda inzivaya çekilen bilgelerin ve inisiyatik toplulukların Agartalılar ile ilişki içinde oldukları ileri sürülür. Rene Guenon' a göre, bu durum en çok, Türkler' in yaşadığı Orta Asya' da görülmektedir. Kimi yazarlara göre, Göktürk, Uygur ve Hun masallarındaki, "ataların kutsal mağaraları" ve bir mağaradan geçilerek ulaşılan "gizli ülke" inanışında Agarta' nın sembolizmi bulunmaktadır. Tibet tradisyonlarına göre, Agartalılar şimdiki devrenin sonunda dışarı çıkacak ve Agarta' nın lideri yeryüzündeki menfiliği yenecektir."

    Adem'den başlayarak 15 yüzyıl sonra, yaklaşık olarak tufandan 150 yıl önce sayıları 1xx.xxx.xx8 (gerçek sayılarını vermek istemiyorum) bulan melek 9 gün içerisinde yeryüzüne gelerek, insan kızlarıyla yaşamaya başladılar. Bu melekler 9 günlük bir sürede, muhtemelen önce biri bu işi başlattı ve diğerleri de bu ayartmaya yenik düştüler ve peşpeşe toplam 9 gün içinde cinler haline gelmiş oldular.

    Böylece yeni bir teşkilat kurulmuş oldu. Adının Agarta ya da şu bu olması önemli bir mesele değildir. Önemli olan böyle görünmez bir organizasyonun, insanlığı perde arkasından yöneten gizli bir örgütün olduğunu bilmektir. Biz gene buna Agarta diyelim.

    Bunların toplamı yukarda belirtildiği gibi 1xx.xxx.xx8 + Şeytan'dır. Bunlar da seksle ilgili amaçlarının dışında Şeytan'la ortak hareket ederler ve Şeytan gibi tapınılmak, yüceltilmek isterler. Bunun için de paranormal yollardan etkiledikleri insanları kullanarak onları sahte dinlere yöneltirler ve böylece kendilerine oyuncak kuklalar haline getirirler. Örneğin insanlar tespih dualarıyla kendi inançlarında tanrılara ibadet yaptıklarını düşünürler. Hinduların tespihlerinin sayısı 108 adettir. Neden? Nedeni gayet basittir:

    Cinler 9 günlük bir sürede Tanrı'ya ait bir teşkilata isyan edip, yeni bir teşkilatı oluşturdular. Ve teşkilatı simgeleyen sayı 12 sayısıdır. Bu şekilde de 9 x 12 = 108 olarak 108 boncuklu tespihler cinlerin bu yeni teşkilatını simgelerler. Yani insanlar bütün dualarını bu cinlere yaparlar ama bundan haberleri yoktur. Peki 99'luk tespihler nedir? Bunun 100'den bir eksik olduğu söylenir. 100'den mi bir eksik, yoksa 108'den bir 9 mu eksik? (100 - 9 = 99).

  4. #4
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesaj
    34
    Rep Gücü
    463
    "Alıntı:
    woofeR tarafından gönderildi.
    Kaynak : Agarta 2, Yazar: Ö. S. Ayçiçek
    Celse: 68 (16.10.1994)
    Semiyum: İyi geceler dilerim. Suallerinize geçebilirsiniz.
    Soru: İnsanlık Altınçağ' a geçerken Agartalıların buna karşı ilgileri ve görevleri nelerdir, o konuda konuşmak istiyorum.

    Semiyum: Buyrunuz.

    Soru: Efendim, aslında Altınçağ' a geçiş, Yüce Kitabımız Kuran' da yer alıyor ve bu bizim daha önce işlediğimiz, birlikte üzerinde çalıştığımız ayetin, 27/82. ayetin (ki, toplam 19' dur) devamındaki ayetlerde var. Bu bizi ziyadesiyle memnun etti. Hatırlarsanız 82. ayette; "O söz başlarına geldiği zaman onlara yerden bir dabbe (sudan yaratılmış canlı) çıkarırız. O, onlara insanların ayetlerimize içtenlikle inanmadıklarını söyler" diyordu. Şimdi, Agartalılar yeryüzüne çıkıyorlar ve Kuran' da bu ayette bahsedilen, sembolik olarak bahsedilen ilişki içine giriyorlar. Fakat 83. ayette: "O gün her ümmet içinden ayetlerimizi yalanlayanlardan bir cemaat toplarız. Onlar, bütün inkarcılar hep biraraya getirilip tutuklanarak ilahi huzura sevk edilirler." Yani Altınçağ' da, iki binli yıllar arifesinde, "ne kadar inanmayan, yeryüzü sahnesinin terketmesi gereken her ümmetten insan ve cemaat varsa, toplanıp ilahi huzura alırız" diyorlar. Bu dünyayı bıraktırıyorlar. 84. ve 85. ayette de," geldikleri zaman Allah der, ayetlerimi anlamadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yaptınız? Zulmetmeleri yüzünden o söz başlarına gelmiştir. Artık konuşmazlar." Kanalların Altınçağ dediği, Mutluluk Çağı dediği olaya iki bin yılı civarında ve iki bin yılından sonra safha safha geçecek toplu göçüşlere, yeryüzünün artık inanmayanlardan arındırılacağı bir çağa geçişe Kuran bu şekilde yer vermiş. Bu öncellikle böyle yorumluyorum. Sonra sizinle bağlantısına geçeceğim, ne dersiniz efendim?

    Semiyum: Yorumlarınız tamamen doğrudur. Biz daha önceki bir celsemizde "Kuran'da herşeyin var olduğunu" söylemiştik. Bu ayetin, okuduğunuz bu ayetlerin birinci dereceden anlamında gerçekten yeni bir çağa geçişten bahsedilmektedir. Ve bu geçişin nasıl olacağı o şekilde belirtilmektedir. Bu ayetleri bu şekilde yorumladığınıza son derece sevinmiş bulunmaktayız. Çünkü birinci dereceden anlamı bunu işaret etmektedir.
    Soru: Tabi bu ayetlerin başında Agartalılardan bahseden ayetimiz var; "O söz başlarına geldiği zaman onlara yerden bir dabbe çıkartacağız ve onlar insanlara gerekeni söyleyecekler" diyor. Ve 83. ayette "O gün ümmet içinde ayetlerimizi yalanlayanlardan bir cemaat toplarız." diyor. Şimdi, bu iki ayet birbirine bağlantılı. Bu toplama işinde Agartalıların rölü, yeri nedir? Yani kısaca Altınçağ' a geçiş olayında Kuran'da var olan bu olayda Agartalılar olarak sizin vazifeli olduğunuz ortaya çıkıyor. Bu konuyu biraz açar mısınız?

    Semiyum: Düşündüğünüzün çok ötesinde biz zaten bu olayın içinde yer almış bulunuyoruz. Uzunca bir zamandan beri Agartalılar olarak her türlü imkanlarımız ile bu geçişin en hayırlı biçimde gerçekleşmesi için hizmet sunmaktayız. Öncelikle bunun bilinmesi gereklidir. Bizlerin son aşamada yeryüzündeki bütün insanların bilgisi dahilinde ortaya çıkacak olmamız vazifemizin görünür hale gelmesi anlamını taşımaktadır. Zaten yaptığımız bu çalışma, dikkat ederseniz bu son devreye denk gelmektedir. Neden biz insanlığa kendimizi bu devirde açıklamak ihtiyacını duyduk? Bunların tamamı birbiriyle bağlantılıdır. İnsanlığın Agartalıları bu şekilde tanıyacak olması en hayırlı yol olarak tespit edilmiştir. İnsanlık bu şekilde kendilerine yaptığımız yardımların idraki içinde tam olarak girecektir. Bizler kendimizi daha önceki celselerimizde belirttiğimiz gibi dünya insanına gösterdikten sonra, onların Yüce Kuran' da az önce ayetlerde okuduğunuz gibi kötü niyetli olanlarının, yeryüzünden ayrılması gerekenlerinin toplanıp yukarı aleme intikal işine karışmayacağız. Açıkçası bir yeryüzündeki bu geçişe fiziki manada yardımcı olmayacağız. Yani insan öldürmeyeceğiz. Bu bizim görevimiz değildir. Bize düşen görev değildir. Ama onların ilahi aleme intikalinde her türlü yardımcı görevleri yapıyoruz. Aslında o olay şu anda bile cereyan etmektedir. Ama ciddi ölçüde, herkesin ciddi ölçüde farkına varacağı toplu geçişler henüz başlamamıştır.

    Soru: Şimdi, o zaman göçenlere, geçenlere her yönüyle yardımcı olacakken, kalanlara ne şekilde yardımcı olacaksınız efendim? Ondan bahsedebilir miyiz, burada kalanlarla ilişkiniz nasıl olacak?

    Semiyum: Aslında o ilişki şu anda bile başlamış durumdadır. Bir kişiyle de, birkaç kişiyle de olsa başlamış durumdadır. Ve bu ilişki, artık siz insanların yeryüzü sahnesinden çekilinceye kadar devam edecek uzun bir ilişkinin başlangıcıdır. O yönüyle konuya bakarsanız biz yeryüzünde bu çağ değişikliğinden sonra kalacak insanlarla çok yönlü olarak ilişkiye geçeceğiz. Adeta onlara "abilik" yapacağız.

    Soru: Ama geçiş sırasında kalan insanlarla ilişkiler nasıl olacak efendim?

    Semiyum: Bu konu o kadar önemli değildir. Geçiş sırasında zaten herkes kendi derdine düşmüş olacaktır. İnsanlık bu aşamada zaten maddi manevi problemlerini devam ettiriyor durumda olacağı için bizimle son derece şuurlu ve yapıcı ilişki içinde olmaları beklenmemelidir. İstisnalar hariç olarak konuşuyorum.

    Soru: Efendim, Yüce Kuran' da, "O gün her ümmet içinden ayetlerimizi yalanlayanlardan bir cemaat toplarız" deniyor. Biz kendi kaynaklarımızdan biliyoruz ki, sekiz milyarın üzerinde nüfus var. Bu şekilde göçtükten sonra kalanlar olacaktır. Onlardan Kuran dolaylı olarak bahsediyor. "Kötüleri tutuklayıp götüreceğimize göre iyiler kalacaktır." diyor. Önce şunu soralım, efendim bu toplama nasıl olacak? Bu konuda biraz bilgi verebilir misiniz?

    Semiyum: Aslında bu bizim Agartalılar olarak görevimiz değildir. Bunu az önce söylemiştik. Bu sorunun cevabı yine ruhsal çalışmaların içindedir. İsterseniz konuya bu yönüyle bakalım. Bu soru bizim kitabımızın konusu değildir.

    Soru: Şimdi o zaman şöyle bir kavram çıkıyor ortaya. Daha önce yüz yirmi milyon insan kalacağından söz etmiştik. Siz bu sayıyı onaylamıştınız. Bu, şu anda ne dereceye kadar net olabilir efendim? Çünkü insanlığın durumu değişiyor. Bu bilgiyi de biliyoruz. Ne söyleyebilirsiniz?

    Semiyum: "Yüz yirmi milyon insan" sözü genel bir ifadedir. Bütün çaba insan sayısının arttırılmasına yöneltilmiştir. Hem bizim, hem ilahi alemin bu yönde çok ciddi çalışmaları olmuştur. Olmaya devam etmektedir. "Yüz yirmi milyon insan" sözünü genel olarak ana hatlarıyla kabul edebiliriz. Ama inşallah o sayıyı daha yukarıya çıkartma imkanı olur. Yüz yirmi değil de yüz elli olur. Ama görünen o ki, daha yüksek rakkamlara çıkmak için insanlığın çok ciddi atılımlar içinde olması gerekecektir.

    Soru: Tabi, bu geleceğe yönelik bir bilgi, bir hareket olduğu için daha fazlasını söyleyemiyorsunuz. Aslında kesin sayıyı siz bütün bu aglılamalarınız neticesinde zannedersem biliyorsunuz efendim.

    Semiyum: Öyledir ama çok yerde okuduğunuz gibi, bu konularda baştan son söylenemez. Zaten yukarıda söylediğimiz gibi bu bizim çalışmamızın, kitabımızın konusu değildir.

    Soru: Efendim, tabi sıkıntı olacak. Bu toplama işinde kuruyla yaş birbirinden nasıl ayrılacak. Bir felaket gelecek, bir bomba atılacak, (misal olarak veriyorum) savaşlar olacak. Bir aileden bir fert ölecek, ötekinden bir fert kurtulacak. Veya denizler kabaracak, dev dalgalar bir ülkeyi istila edecek. Onun içindir ki, insanlar nasıl kurtulacak? Bunlar hep cevap bekleyen, benim zihnimde cevap bekleyen sorular. Yani şöyle tahayyül ediyorum, ben son anda ne bileyim kurtarılması gereken, sözgelimi Agartalıların gemilerine çekilip alınabilir, ışınlamayla bir başka yere alınabilir diye tahayyülatımda bir imaj var. Bu imaja karşı yaklaşımınız nedir?

    Semiyum: Hayır, düşündüğünüz gibi değildir. Düşündüğünüz manada mucizeye benzeyen hadiseler söz konusu olmayacaktır. Ama yeryüzünde kalması gereken, kısaca genel olarak "iyi" dediğimiz insanların bu şekilde mucizeyle korunmasına ihtiyaç olmayacaktır. Bunu ilahi alem görevlileri, herşeyden önce Azrail dediğiniz güç rahatlıkla ayarlayabilecektir. Bu konuda hiçbir endişeniz olmasın. Azrail yeryüzündeki insanın canını almak istememişse onu hiçbir güç öldüremez. Kişi kendini öldüremez. Sözgelimi kişi o tür düşünce içinde olamaz. Çünkü Azrail o düşüncesini bile engeller. O iş ilahi alemin, Tanrı' nın vazifeli kıldığı Azrail' in diğer meleklerin koordineli çalışmasının ürünüdür. Bu tür mucizelere, gemilerimize çekmelere gerek kalmayacaktır. Yani Yüce Allah iyi ile kötüyü birbirinden çok rahatlıkla ayırt edebilecektir.

    Soru: Bir tarih, toplu göçüşlerde son nokta, son bir tarih mi yoksa muallaklık mı var?

    Semiyum: Muallaklık bazı seviyeler açısından vardır. Çok yukarı seviyeler açısından öyle bir hadise söz konusu değildir. Nihayet biz Agartalılar, kendi imkanlarımız ile pek çok tarih öngörebiliriz. Ama müsaade ederseniz size bir tarih vermeyelim. Pek çok kaynakta geçtiği gibi iki bin yılından sonra safha safha Altınçağ' a geçilecektir. Ve safha safha bu geçişler olacaktır.

    Soru: Yine akla şu geliyor efendim. Yani bu geçişte ve geçiş öncesinde sizin Agartalılar olarak insanlığa yaptığınız yardımlar, hizmetler gizli olarak yürütülüyor.

    Semiyum: Genel olarak öyledir. Ama yeryüzündeki pek çok insan toplu geçişler öncesi sizin yayınladığınız bu kitaplar vasıtası ile Agartalıları tanımış olacaktır. Aslında tanımaya başlamışlardır bile. Doğal olarak az önce sözünü ettiğiniz Yüce Kuran' da bahsedilen ayetler hükmünü icra ettikten sonra safha safha insanlığın Agartalılarla olan ilişkileri artacaktır.

    Soru: O zaman Kuran' da az önce sözünü ettiğimiz ayetlerde bahsedilen Agartalıların etkisi şu anda yapılan yardımları ağırlıklı olarak içeriyor efendim.

    Semiyum: Öyle söylenebilirse de olayın bizi ilgilendiren yönü; bu vesile ile Agartalıların kendilerini insanlığa gösterip örneklemesi suretiyle insanlığın idrakındaki, fikirlerindeki, görüşlerindeki büyük değişikliklerin ortaya çıkacak olmasıdır. Ayetlerde bu mana da mevcuttur. Şu anda insanlık kendisini dünyanın tek sahibi sanmaktadır. Bizi gördüğü zaman bırakın dünyanın sahibi olmayı, dünyanın çok kısa süreli bir konuğu olduğunu idrak edecektir. Bizim onlara söyleyeceğimiz Yüce Kuran' daki sembolik halde geçen sözler aslında bunlardır. İnsanlık bizi görüp tanıdıkça söylenecek söz ile kasdedilen idrak uyanışı devamlı olacaktır. Biz insanlara "siz Kuran' ın ayetlerine inanmıyordunuz" gibi söz ile bir şey söylemeyeceğiz. Onlar bizi gördükçe kendileri alması gereken ibreti, dersi böylece alacaklardır. Kısaca biz kendimizi onlara örnek olarak sunacağız. Böylece ayetin hükmü yerine getirilecektir.

    Soru: Peki efendim, Altınçağ'a geçiş ile birlikte Agartalıların ortaya çıkışı ve insanlığa kendini göstermesi arasındaki bağlantıyı Kuran' da peşpeşe yazılı olduğu için önemli gördük. Ama neden böyle? Onu tekrar sorabilir miyiz?

    Semiyum: Nedeni zaten sorduğunuz sorunun içindedir. Bu köhne, cahil devir işini bitirip yerini bilgiye bırakmaktadır. Bu bilginin içinde Agarta' yı da düşünebilirsiniz. Doğaldır ki, Kuran, Yüce Kitabımız, Yüce Kitabınız bu iki bilginin bir arada olmasını öngörmüştür. Bizlerin, sizlerin bu vesile ile yaptığımız bu iş, Kuran' ın çok ezelden hazırlanmış bu ayetlerinin hükmüne uymaktan başka bir şey değildir. Şuradaki kutsallığı, ilahiyatı, herşeyin ne kadar ince hesaplar üzerine inşa edildiğini sanırım idrak ediyorsunuzdur. Bu yönüyle celsemiz son derece isabetli ve hayırlı olmuştur. Ne sizlerin bizi tanımanız, ne insanlığın yeni bir çağa geçişi hesapsız olmamaktadır ve bu hesap Yüce Kuran' da ta ezelden belirtilmiştir. Bizler insanlık olarak ister dünya insanlığı, isterse Agartalı insanlar olalım, alemlere rahmet olarak en güzel surette yaratılmış olsak bile yine de Allah' ın yüce ilmi karşısında bir zerreden öteye hiçbir anlam ve değer taşımıyoruz. Tabi buradan bizim değersiz, anlamsız olduğumuz neticesine asla varmamanız gerekir. İnsanlık değerli ve anlamlıdır ama bütün değerli ve anlamlı olan yaratılmış herşeyin Allah' a ve onun ilmine karşı kıyası bir zerreden öteye gitmez. Bunu ayrıca belirtmekte yarar vardır.

    Soru: İsabetli sözlerinize katılmamak elde değil efendim. Benim bu akşam başka sözüm yoktur. Size iyi geceler dilerim.
    Semiyum: Biz de size iyi geceler dileriz."


    Cin adamla alay ediyor!

    Semiyum: Düşündüğünüzün çok ötesinde biz zaten bu olayın içinde yer almış bulunuyoruz. Uzunca bir zamandan beri Agartalılar olarak her türlü imkanlarımız ile bu geçişin en hayırlı biçimde gerçekleşmesi için hizmet sunmaktayız.

    İnsanlığı yok etme hizmeti.

    Öncelikle bunun bilinmesi gereklidir. Bizlerin son aşamada yeryüzündeki bütün insanların bilgisi dahilinde ortaya çıkacak olmamız vazifemizin görünür hale gelmesi anlamını taşımaktadır. Zaten yaptığımız bu çalışma, dikkat ederseniz bu son devreye denk gelmektedir. Neden biz insanlığa kendimizi bu devirde açıklamak ihtiyacını duyduk?

    İnsanlar uyanmasınlar diye.

    Bunların tamamı birbiriyle bağlantılıdır. İnsanlığın Agartalıları bu şekilde tanıyacak olması en hayırlı yol olarak tespit edilmiştir. İnsanlık bu şekilde kendilerine yaptığımız yardımların idraki içinde tam olarak girecektir.

    O zaman kendilerine yaptığımız kötülüğün tam olarak farkına varmış olacaklar. Ama iş işten geçmiş olacak o başka.

    Bizler kendimizi daha önceki celselerimizde belirttiğimiz gibi dünya insanına gösterdikten sonra, onların Yüce Kuran' da az önce ayetlerde okuduğunuz gibi kötü niyetli olanlarının, yeryüzünden ayrılması gerekenlerinin toplanıp yukarı aleme intikal işine karışmayacağız. Açıkçası bir yeryüzündeki bu geçişe fiziki manada yardımcı olmayacağız. Yani insan öldürmeyeceğiz. Bu bizim görevimiz değildir. Bize düşen görev değildir.

    Burada oldukça doğru şeyler söylüyor. Son geldiğinde bunlar insanları öldürme işine katılmayacaklar. Bu kötülerin öldürülmesi onların değil, Tanrı'nın meleklerinin işidir.

    Ama onların ilahi aleme intikalinde ( ) her türlü yardımcı görevleri yapıyoruz. Aslında o olay şu anda bile cereyan etmektedir. Ama ciddi ölçüde, herkesin ciddi ölçüde farkına varacağı toplu geçişler henüz başlamamıştır.

    Burası da doğru. İnsanları yozlaştırarak, kötülüklerini artırarak bu kötülerin ilahi aleme intikalinde her türlü yardımcı görevleri, aldatmaları yapıyoruz. Aslında bu aldatma olayı adamın cinle yaptığı bu görüşme anında bile cereyan etmektedir. Yani dünyanın sonundan önce. Bu bilgiler doğru. Ama aslında bir yandan da dalga geçiyor. Zaten karşısındaki adam anlamıyor ki! Semiyum'un kendisini aldatan bir cin olduğunun farkında değil.

    Semiyum: Hayır, düşündüğünüz gibi değildir. Düşündüğünüz manada mucizeye benzeyen hadiseler söz konusu olmayacaktır. Ama yeryüzünde kalması gereken, kısaca genel olarak "iyi" dediğimiz insanların bu şekilde mucizeyle korunmasına ihtiyaç olmayacaktır.

    Bazı şeyleri doğru söylüyor.

    Soru: Yine akla şu geliyor efendim. Yani bu geçişte ve geçiş öncesinde sizin Agartalılar olarak insanlığa yaptığınız yardımlar, hizmetler gizli olarak yürütülüyor.

    Semiyum: Genel olarak öyledir. Ama yeryüzündeki pek çok insan toplu geçişler öncesi sizin yayınladığınız bu kitaplar vasıtası ile Agartalıları tanımış olacaktır. Aslında tanımaya başlamışlardır bile. Doğal olarak az önce sözünü ettiğiniz Yüce Kuran' da bahsedilen ayetler hükmünü icra ettikten sonra safha safha insanlığın Agartalılarla olan ilişkileri artacaktır.

    Soru: O zaman Kuran' da az önce sözünü ettiğimiz ayetlerde bahsedilen Agartalıların etkisi şu anda yapılan yardımları ağırlıklı olarak içeriyor efendim.

    Semiyum: Öyle söylenebilirse de olayın bizi ilgilendiren yönü; bu vesile ile Agartalıların kendilerini insanlığa gösterip örneklemesi suretiyle insanlığın idrakındaki, fikirlerindeki, görüşlerindeki büyük değişikliklerin ortaya çıkacak olmasıdır.

    İşte yardım bu: Kendilerini insanlığa örnek olarak göstermek. Yani kısacası olayın onları ilgilendiren yönü, insanlığın kendileri gibi yozlaşmasını sağlamak. Onları da kendilerine benzeterek Tanrı'nın gözünde yok edilmeyi hak edecek bir duruma gelmelerini sağlamak. Zaten öyle de oldu. Bunlar insanlara binlerce yıldır ruhsal gelişimlerinde örnek oldular. Bunların sayesinde de bugün dünya cennet oldu! Değil mi?

  5. #5
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesaj
    34
    Rep Gücü
    463
    "Alıntı:
    woofeR tarafından gönderildi.
    Kaynak : Akba Kitapevi, Ankara-1943
    Cihan Hâkimi Tanrının Karşısında

    Bodgo Hutuktu' nun çalışma odasından çıkarken benden önce oradan ayrılmış olan kütüphaneciye rastlayarak yaşayan Buda' nın kütüphanesini ziyaret etmeme rıza gösterip göstermeyeceğini sordum. Böyle derken de basit bir hileye başvurdum.

    - Bilir misiniz ki, aziz Lamam, dedim. Bir gün cihan hâkiminin Tanrı ile görüştüğü saatte orada bulunuyordum; o anın heyecan verici haşmetini hissettim.
    İhtiyar Lama beni hayrete düşüren bir sükûnetle cevap verdi:

    Budizm ve Sarı dinimizin bunu gizlemesi doğru değildir. İnsanlardan en sayınının ve en iyisinin, bahtiyar ülkenin, kutsî ilim mabedinin bilinip tanınmaları biz günahkârların kalplerimiz ve fesada uğramış hayatlarımız için öyle bir tesellidir ki bunu insanlıktan saklamak bir günah olurdu. İlave etti:

    - İşte, dinleyiniz : Cihan hâkimi, bütün yıl Agarti panditalar ile gorolarının vazifelerini sevk ve idare eder. Yalnız, bazı vakitler, selefinin kara taştan bir sanduka içinde yattığı mağaradaki mabede gider. Bu mağara daima karanlıksa da cihan hâkimi içeri girer girmez duvarlarda ateşten çizgiler peyda olup sandukanın kapağından da alevler çıkmaya başlar. Goroların en eskisi, baş ve yüzü örtülü, elleri de göğsüne kavuşturulmuş olarak, onun önünde durur. Goro yüzünden örtüyü hiç kaldırmaz. Zira başı hareketli gözler ve söyleyen bir dil ile çıplak bir kafa tasından ibarettir. Dünyadan göçüp gitmiş olan ruhlar ile münasebete girişir.

    Cihan hâkimi uzun zaman söyler, ve sonra, ellerini ileriye doğru uzaratak sandukaya yaklaşır. Alevler daha parlar, duvarlardaki ateş çizgileri sönüp yanar ve birbirine girerek yanan alfabesinin esrarlı işaretlerini meydana getirirler. Sandukadan ancak göze görünür saydam ışık şeritleri çıkmaya başlar. Bunlar onun selefinin düşünceleridir. Bir müddet sonra, cihan hâkimi bu ışığın hâlesi içindedir ve ateşten harfler duvarlara Tanrının arzu ve emirlerini durmadan yazar yazar, yazarlar. O esnada cihan hâkimi insanlığın kaderine bütün hâkim olanların düşünceler ile temas halindedir: krallıkların, çarların, hanların, savaşçıların, şeflerin, büyük rahiplerin, bilginlerin, kudretli kimselerin düşünceleri ile. O, bunların niyet ve fikirlerini öğrenir. Bu niyet ve fikirler Tanrının hoşuna gidiyorsa cihan hâkimi bunları görünmez yardımı ile gerçekleştirecek. Tanrının hoşuna gitmiyorsa muvaffakiyetsizliğe uğramalarını temin edecektir. Bu kudretli Agerti' ye esrarlı "Om" bilimi verecektir, Om ki bütün dualarımıza bu sözle başlarız, eski bir azizin adıdır. Om, üç yüz bin yıl önce yaşamış olan ilk Goro' dur. O, Tanrıyı tanıyan, beşeriyete inanmayı, umutlanmayı ve kötülükle savaşmayı öğreten ilk insan olmuştur. Tanrı ona göze görünür dünyayı idare eden kuvvetlere hâkim olmak iktidarını o zaman verdi.

    Cihan hâkimi, selefi ile görüştükten sonra, büyük Tanrı kurultayını toplar, büyük adamların fiil ve fikirlerini muhakeme eder onlara yardım eder veya karşı gelir. Mahitma ile Mahinga dünyayı idare eden nedenler arasında bu fiil ve fikirleri bulurlar. Daha sonra, cihan hâkimi büyük mabede girip yalnız başına dua eder ve alevler arasında da ağır ağır Tanrının yüzü meydana çıkar. Cihan hâkimi Tanrıya kurultayın kararlarını saygı ile bildirir ve en kudretliden, karşılık olarak, ilâhî emirlerini alır. Mabedden çıktığı zaman cihan hâkiminin yüzünde Tanrı ışığı parıl parıl parlar."


    Cihan Hâkimi Şeytan'ın Karşısında

    Aşağıdaki isimlerin takma olduklarının gözönünde tutulması gerekir.

    Yani en başta Şeytan var - MAHATMA. Sonra Baş yardımcısı CİHAN HAKİMİ. Daha sonra MAHİTMA ve MAHİNGA. Mahinga ve Mahitma'nın görevi dünyanın gidişine ilişkin eylem ve fikirleri bulup getirmektir. Bunu, krallıkların, çarların, hanların, savaşçıların, şeflerin, büyük rahiplerin, bilginlerin, kudretli kimselerin düşünceleri ile niyet ve fikirlerini öğrenerek yaparlar. Daha sonra CİNLERİN ÜST KURULTAYI toplanır. Kendilerine göre bir karara varırlar. Onların aldıkları kararı CİHAN HAKİMİ adlı cin MAHATMA'ya yani Şeytan'a saygıyla sunar. Şeytan kurultayın aldığı kararı son olarak değerlendirip ne yapılması gerektiğine dair kendi emirlerini CİHAN HAKİMİ'ne söyler. CİHAN HAKİMİ'de Şeytan'ın emirlerini kendi altındaki dünya yöneticilerine bildirir.

    Bu düzen hiyerarşik, piramit benzeri bir örgütlenmedir. En başta MAHATMA (BÜYÜK RUH) olan Şeytan bulunur. Görevleri Şeytan'ın emirlerini yerine getirmek olan cinler (GORO veya diğer isimler.) piramitin altındakilerdir. Bununla birlikte, bunların insanlarla iletişimlerini sağladığı ve insanlardan oluşan bir YÜKSEK MECLİS (Bilinmeyen Üstler) - (GÜL HAÇ gibi örgütlerde olduğu gibi) vardır. Bunların sayısı 12 dir. Başlarında ÜSTADLARIN ÜSTADI MAHA bulunur. Bunların altında da başka ÜSTADLAR vardır. Görünür yapılanma görünmez yapılanmanın benzeri gibidir.

    Kitabı Mukaddes bu dünyanın yöneticilerinin bunlar olduğunu doğrular. Örneğin bunlardan bazıları "Pers krallığının önderi" ve Yunan Grek önderiydi. Ayrıca başka krallarda vardı:

    Daniel 10:1 Pers Kralı Koreş'in krallığının üçüncü yılında Belteşassar diye çağrılan Daniel'e bir giz açıklandı. Büyük bir savaşla ilgili olan bu giz gerçekti. Daniel görümde kendisine açıklanan gizi anladı. 2 O sırada ben Daniel üç haftadır yas tutuyordum. 3 Üç hafta dolana dek ağzıma ne güzel bir yiyecek ya da et koydum, ne şarap içtim, ne de yağ süründüm. 4 Birinci ayın yirmi dördüncü günü, Büyük Irmak'ın, yani Dicle'nin kıyısındayken, 5 gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm. 6 Bedeni sarı yakut gibiydi. Yüzü şimşek gibi parlıyordu. Gözleri alevli meşalelere benziyordu. Kollarıyla bacakları cilalı tunç gibi parlıyor, sesi büyük bir kalabalığın çıkardığı gürültüyü andırıyordu. 7 Görümü yalnız ben Daniel gördüm. Yanımdakiler görmediler, ama dehşete düşerek gizlenmek için kaçtılar. 8 Böylece ben yalnız kaldım. Bu büyük görümü seyrederken gücüm tükendi, benzim büsbütün soldu, kendimi toparlayamadım. 9 Sonra adamın sesini duyunca yüzüstü yere düşüp derin bir uykuya daldım. 10 Derken bir el dokundu, titredim; beni dizlerimle ellerimin üzerine kaldırdı. 11 Bana, ‹‹Ey Daniel, sen ki çok sevilen birisin!›› dedi, ‹‹Ayağa kalk ve söyleyeceklerime iyi kulak ver. Çünkü sana gönderildim.›› O bunları söyler söylemez titreyerek ayağa kalktım. 12 ‹‹Korkma, ey Daniel!›› diye devam etti, ‹‹Anlayışa erişmeye ve kendini Tanrın'ın önünde alçaltmaya karar verdiğin gün duan işitildi. İşte bu yüzden geldim. 13 Pers krallığının önderi yirmi bir gün bana karşı durdu. Sonra baş önderlerden Mikail bana yardıma geldi, çünkü orada, Pers krallarının yanında alıkonulmuştum. 14 Son günlerde halkının başına neler geleceğini sana açıklamak için geldim şimdi, çünkü bu görüm gelecekle ilgilidir.›› 15 O bunları söyleyince, suskun suskun yere baktım. 16 Derken insanoğluna benzeyen biri dudaklarıma dokundu. Ben de ağzımı açıp konuşmaya başladım. Karşımda durana, ‹‹Ey efendim, bu görüm yüzünden acı çekiyorum, kendimi toparlayamıyorum›› dedim, 17 ‹‹Ben kulun nasıl seninle konuşayım? Gücüm tükendi, soluğum kesildi.›› 18 İnsana benzeyen varlık yine dokunup beni güçlendirdi. 19 ‹‹Ey çok sevilen adam, korkma!›› dedi, ‹‹Esenlik olsun sana! Güçlü ol! Evet, güçlü ol!›› O benimle konuşunca güçlendim. ‹‹Konuşmanı sürdür, efendim, çünkü bana güç verdin›› dedim. 20 Bunun üzerine, ‹‹Sana neden geldiğimi biliyor musun?›› dedi, ‹‹Çok yakında dönüp Pers önderiyle savaşacağım. Ben gidince Grek önderi gelecek. 21 Ama önce Gerçek Kitap'ta neler yazıldığını sana bildireceğim. Onlara karşı önderiniz Mikail dışında bana yardım eden kimse yok.

    Bütün yapılanlar Şeytan'ın amaçlarının uygulanmasını sağlamaktır. Dünya'nın insan yöneticileri özgür kararlar verirler. Ancak onların bütün işleri, düşünceleri ve yapmak istedikleri şeyler değerlendirilir. Ve bunlardan Şeytan'ın amacıyla uyumlu olanların başarılmasına destek verilirken, uyumlu olmayanların ise başarısızlığa uğraması sağlanır.

    "Bu niyet ve fikirler Tanrının (Şeytan'ın) hoşuna gidiyorsa cihan hâkimi bunları görünmez yardımı ile gerçekleştirecek. Tanrının hoşuna gitmiyorsa muvaffakiyetsizliğe uğramalarını temin edecektir."

    Bütün bunlar zaten dünyanın siyaset sahnesinde kendisini gösteren şeylerdir. Dünya'daki savaşlar, terör ve başka sayısız kötülükler onların Şeytan'ın amacı doğrultusunda sıkı çalıştıklarını ve insanları yozlaştırarak tıpkı tufan öncesindeki toplum gibi yok edilmelerini sağlayacak bir duruma erişmelerini sağladıklarını göstermektedir. Kendileriyle birlikte bütün insanların da yok edilmelerini istiyorlar. Bunu Tufan'da yaptılar, şimdi tekrar yapıyorlar.

    Marduk gelecek diyorlar. Bilseler ki, Marduk'la temsil edilen şey zaten burada. Öyleyse biz ne diyelim. Marduk gelecek mi? Hayır, Marduk gidecek. Nereye Marduk ve takım arkadaşları, Uçuruma mı? Güle güle Marduk.

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Yeshua- " Sonra İblis İsa'yı yükseklere çıkararak bir anda O'na dünyanın bütün ülkelerini gösterdi.
    O'na, «Tüm egemenlik ve görkemleriyle bunları sana vereceğim» dedi. «Bunlar bana teslim edildi, ben de dilediğim kişiye veririm.
    Bana taparsan, hepsi senin olacak.»
    İsa ona şu karşılığı verdi: «`Tanrın olan Rab'be tap, yalnız O'na kulluk et' diye yazılmıştır.» " (Luka 4 : 5-7)

    Iblis "bütün ülkelerdeki egemenliklerin" kendisine teslim edildigini ve bir tapinma hareketi kar$iliginda Isa peygambere 'Bunlari' yani ülkeleri verecegini söylüyor!

    Bundan hangi sonuç çikiyor?

    "Ülkeler" $eytan'in kontrolündedir , "ülkelerin yetkileri onda" yani Dünya onun elinde ve Kendisine ait oldugu için Isa peygambere bunlari teklif edebiliyor!
    Merhaba!

    Sn.Yeshua:
    Cocuk piyesi gibi sunus.Bakin simdi;

    -Iblis dunya benim kontrolumda dedi.
    -Isa as'a bana tabi ol sana vereyim dedi.
    -Isa as olmaz dedi,

    Burdan dunyanin Iblisin hakimiyetinde oldugu sonucu cikar............mis!

    Espri mi yapiyorsunuz,ciddi misiniz anliyamadim.
    "Iblisin=SEYTANIN YALANCI OLABILECEGI"
    Hic akliniza gelmedi mi?.....

    Veya;
    Isa as'in "Hakimiyet Yehova'nin/ALLAH cc nun dur!"
    Bilgisine sahip olabilecegi
    Hic akliniza gelmedi mi?

    Muslumanlarin Kur'an'i okuyarak

    Gercekleri ogrendikleri
    Hic akliniza gelmedi mi?

    Ya artik sizlere ne diyecegimi bilemiyorum.
    Buyuklere masallara devam........

  7. #7
    - Çevrimdışı
    yeni üye Kara Kalpaklı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Nerden
    Bulutlar Ülkesi
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    63
    Rep Gücü
    565
    Yeshua ( niki zaten foul ) Cıkmıs İncilden tevrattan bide yanında kurandan örnekler vermiş

    İncili ve tevratı o zamanki insanlar degistirmedimi ..O kitapta yazanlar Allah kelamımı, Bre Cahil ;
    Bide kuranla desteklemis aklı sıra Senin amacın ne bize İncili tevratı yutturmakmı ..Yoksa yazdıgın safsataya inanarak dinden cıkarmak mı ?
    Dünyayı seytan yönetiyormus ... Bu kadar olmaz
    Sizi hak yola davet ediyoruM ...

  8. #8
    - Çevrimdışı
    yeni üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesaj
    62
    Rep Gücü
    183
    Merhaba "mopsy",

    Farkinda misiniz bilmiyorum ama "DiGER DiNLER" topiginde yazilar yaziyorum yani Forum yönetiminin bana tanidigi demokratik hakki kullaniyorum.

    Ancak sizden bir ricam olacak: EMPATi YAPMANIZ...

    Simdi biri "Islam" topigine girse ve Kuran ayetlerini kullanip yorum yapan birinin yazisi hakkinda, "Büyüklere masallar" ve "çocuk piyesi" gibi alayci bir üslup kullansa herhalde hosunuza gitmezdi öyle degil mi?

    Belli ki ayni inanci paylasmiyoruz, o nedenle ögretiler bazinda farkli düsüncelerimizin oldugu ve olacagi asikar, bu durumda karsilikli olarak yapmamiz gereken birsey kaliyor:

    Birbirimize SAYGI DUYMAK...

    Yaptiginiz elestirilere gelirsek...


    "Cocuk piyesi gibi sunus.Bakin simdi;

    -Iblis dunya benim kontrolumda dedi.
    -Isa as'a bana tabi ol sana vereyim dedi.
    -Isa as olmaz dedi
    ", yazmissiniz...

    Farkindaysaniz kafama göre "çocuk piyesi" kurgulamadim, Ayetleri alintiladim:

    " Sonra İblis İsa'yı yükseklere çıkararak bir anda O'na dünyanın bütün ülkelerini gösterdi.
    O'na, «Tüm egemenlik ve görkemleriyle bunları sana vereceğim» dedi. «Bunlar bana teslim edildi, ben de dilediğim kişiye veririm.» "


    Isyan edip "SEYTAN" yani "Karsi koyan" olarak tanimlanan Asi Melek, Isa peygambere:

    "Bunlar bana teslim edildi" diyor, dikkat ederseniz Isa "Sen Yalancisin! Kimin malini kime veriyorsun, bunlarin hiçbirinde yetkin yok!" türünde hiçbir itirazda bulunmuyor.
    Itirazda bulunmadigi gibi, su ayette alintilanan sözleri sarf ediyor:

    *** " Artık sizinle uzun uzun konuşmayacağım. Çünkü bu dünyanın hükümdarı geliyor. Onun benim üzerimde hiçbir yetkisi yoktur. " (Yuhanna 14 : 30)

    Isa'nin sözünü ettigi ve üzerinde hiçbir yetkisi bulunmayan "dünyanin hükümdari" kim?

    Ayette açikça görüldügü gibi, Isa, Seytan'a belli bir zamana kadar Hükmetme yetkisi verildigini ve kendisinin üzerinde yetkisinin olmadigini söylüyor.

    Daha birçok ayette AYNI tema vurgulaniyor:

    *** " (...) bütün dünya kötü olanın denetimindedir." (I.yuhanna 5 : 19)

    Kim bu bütün dünyayi denetimi altinda tutan "kötü olan" ?

    Bütün dünyanin "Kötü olanin" yani Seytan'in denetiminde oldugu bir kez daha açikça vurgulaniyor


    *** " Tanrı'nın görüntüsü olan Mesih'in yüceliğini bildiren müjdenin ışığı imansızların üzerine doğmasın diye, bu ortamın tanrısı onların zihinlerini köreltmiştir. " (II. Korintoslular 4 : 4)

    Kim insanlarin "zihnini köreltiyor"?

    Bu "ortamin tanrisi" yani Seytan...

    Özetle:

    Seytan, Tanri' ya meydan okuyup "Ben bu dünyayi çok iyi yönetirim" iddiasinda bulunmustu,

    Yaratici da:

    "Buyur o zaman yönet ki Benden baskasinin bu dünyayi yönetemedigi ortaya çiksin ve bir daha hiçkimse senin gibi meydan okuyup, böyle iddialarda Bana karsi çikamasin" dedi ve Yönetmesine bir müddet izin verdi...


    Bunlarin hepsi size "masal", "çocuk piyesi" gibi gelebilir ama dünyanin durumuna bakin, ne görüyorsunuz?

    Dünya'nin durumu ortada!

    Haiti depremi ve daha nice dogal afetler, Issizlik, sakat dogumlar, kazalar, hastaliklar, kirlenen çevre, açliktan ölen insanlar, Sevgisizlik, güvensizlik, Zina, fuhus, uyusturucu ticareti, çocuk istismari, çok sevdigimiz yakinlarimizin ölümü...

    Allah' in yönettigi bir dünyada bunlar olabilir mi?

    Eger bir yer Kötü durumdaysa, orayi yöneten yani yöneticisi Kötü dür!


    Mukaddes Kitap'ta Müjdelen sudur:

    çok yakinda dünyayi yöneten "Kötü Yönetici Seytan", Yaraticimiz tarafindan etkisiz hale getirilecek ve dünyayi "O" yönetecek o zaman yeryüzü harika bir yer olacak...

    Peki madem bu kadar güçlü, "YARATICIMIZ ACILARA NEDEN iZiN VERiYOR?" diye sorabilirsiniz, iste yaniti:

    http://www.supermeydan.net/forum/for...hread9157.html

    Hoscakalin...
    Konu YESHUA tarafından (26-01-2010 Saat 11:43 PM ) değiştirilmiştir.

  9. #9
    - Çevrimdışı
    yeni üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesaj
    62
    Rep Gücü
    183
    Alıntı Kara Kalpaklı´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yeshua ( niki zaten foul ) Cıkmıs İncilden tevrattan bide yanında kurandan örnekler vermiş

    İncili ve tevratı o zamanki insanlar degistirmedimi ..O kitapta yazanlar Allah kelamımı, Bre Cahil ;
    Bide kuranla desteklemis aklı sıra Senin amacın ne bize İncili tevratı yutturmakmı ..Yoksa yazdıgın safsataya inanarak dinden cıkarmak mı ?
    Dünyayı seytan yönetiyormus ... Bu kadar olmaz
    Sizi hak yola davet ediyoruM ...
    Öncelikle SAYGI!

    "Nickin Faul" diyorsunuz da anlamini biliyor musunuz?

    " Allah (Yehova) Kurtulustur" demek!

    Yani "Kurtulus Allahtandir" demek ama "faul" dediginize göre siz Kurtulusu Allah'tan beklemiyorsunuz demek! Olabilir tabi bu sizin görüsünüz, bize saygi duymak kalir...

    ----- "İncili ve tevratı o zamanki insanlar degistirmedimi", yazmissiniz...

    Kuran "“İncîl sahipleri, Allah'ın onda indirdiği ile hükmetsinler. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse işte onlar, yoldan. çıkmışlardır.” (Mâide 5:47) der.

    yani Özetle "Incil sahipleri ellerindekiyle hükmetsin" denmistir...

    Kuran ne zaman demistir bunu, birçok Müslümanin Incil'in bozuldugu iddia ettigi "Iznik Konsili" nden 285 YIL SONRA der!

    yani "Iznik Konsili" yapilmis, Incil tahrif edilmis yani bozulmus, 285 YIL SONRA Kuran "Ellerinde incil olanlar Incil'le hükmetsin" demis!

    Yani Kuran' a göre "Incil Iznik Konsilinde bozulmustur" iddiasi yalandir!

    ÖNYARGI belki yazdiklarima inanmanizi engelleyebilir ancak belki Bir zamanlar DIYANET ISLERI BASKANLIGI yapmis birine inanirsiniz:

    http://www.supermeydan.net/forum/for...hread7828.html



    Amacimi sormussunuz...

    Amacim kimseye bir seyler "yutturmak" degil, sadece "Diger Dinler" topiginde yazilar yaziyorum ve Mukaddes Kitap ögretilerini paylastigim yazilar yaziyorum, isteyen okur isteyen okumaz, isteyen inanir isteyen inanmaz yani herkes özgür iradesiyle seçimini yapar...

    Hoscakalin...
    Konu YESHUA tarafından (27-01-2010 Saat 12:16 AM ) değiştirilmiştir.

  10. #10
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    233
    Rep Gücü
    4736

    Ankara

    Kara kalpakli ben sana daha netini söyleyeyim, YESHUA galiba biraz utangac diyemiyor..

    Arkadasimiz Yehova $ahidlerinden,,,ismide o islam DI$I kuruma bagliligin bir jest yaparak buradaki yoldaslarinada ayni zamanda isaret veriyor ..benim diye...

1. Sayfa, Toplam 4 123 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Dün "canım" olan yarın "düşmanım" olmaz benim...
    Venhar Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 17-09-2010, 09:02 PM
  2. "Gerçek Mümin" ile "Çakma Müslüman" arasındaki farklar
    elosia Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 31
    Son mesaj: 09-02-2010, 04:39 PM
  3. "Hayır demesini bilmeyenin "evet"inin de bir anlamı yoktur."
    İnci Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 26-06-2009, 11:48 AM
  4. "Evin"siz ("oikos"suz) Ekoloji"= "Sözde çevrecilik!"
    kalemsör Tarafından Çevre Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 27-04-2009, 04:04 PM
  5. <font color="#000000" size="4" face=
    m_cumur Tarafından windows (xp,vista) Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 04-02-2008, 09:41 PM
Yukarı Çık