Gösterilen sonuçlar: 1 ile 9 Toplam: 9
  1. #1
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesaj
    162
    Rep Gücü
    40

    Tanrı neden insanlara sonsuz yaşam armağanı sunuyor?

    Kutsal Kitap Tanrı'nın bize sonsuza dek yaşama fırsatı verdiğini söyler.
    “Babamın isteği, Oğlu görüp iman eden her kişinin sonsuz yaşama sahip
    olmasıdır; ben onu son günde dirilteceğim” ( Yuhanna 6:40)
    Peki O neden bizlere böyle bir fırsat vermek istiyor? Adaleti sağlamak için mi?
    Aslında adalet insanlara hak ettikleri şekilde,adil davranmayı gerektirir. Peki
    yaşam bizim hak ettiğimiz bir şey mi?
    Hayır.
    Kutsal Kitap “ Yeryüzünde hep doğruyu yapan ve hiç günah işlemeyen doğru
    bir kişi yoktur” der. ( Vaiz 7:20)
    Günah da bir ceza gerektirir. Tanrı ilk insan Adem'i uyararak günah işlediği
    gün mutlaka öleceğini söylemişti. ( Başlangıç 2:17)
    Ayrıca Kutsal Kitap Romalılar 6:23 ayetinde “ Günahın ödediği ücret ölümdür”
    der. Adem'in soyundan gelen herkes ölümü hak ediyorsa Tanrı neden bize
    sonsuz yaşam imkanı sundu?
    Sonsuz yaşam karşılıksız bir armağan gibidir.Bu, Tanrı'nın sevgisinin ve
    lütfunun ne kadar yüce ve engin olduğunu gösterir. Kutsal Kitap şöyler der:
    “ Hepsi günah işledi ve hiç kimse Tanrı'nın yüceliğini yansıtamadı. Mesih
    İsa'nın ödediği fidyeyle kurtularak Tanrı'nın lütfuyla aklanıyor olmaları
    karşılıksız bir armağan gibidir.” ( Romalılar 3:23,24)
    Hepimiz ölümü hak ettiğimiz halde Tanrı kendisini sevenlere sonsuz yaşam
    vermeyi uygun görür. Peki bu durum adalete ters mi?
    Kutsal Kitap şöyle der:
    “ O halde ne diyebiliriz? Tanrı adaletsizlik mi yapıyor? Asla! Çünkü Kendisi
    Musa'ya şöyle demiştir: ' Merhamet etmek istediğime merhamet edeceğim ve
    acımak istediğime acıyacağım..... Sen, ey insan, kim oluyorsun da Tanrı'ya
    karşılık veriyorsun?( Romalılar 9:14-20)
    Birçok ülkede devletin en üst kademesindeki bir yetkili veya hakim, ağır
    hüküm giymiş bir suçluyu affedebilir. Eğer suçlu ceza kanunlarına uymaya,
    tutum ve davranışlarını değiştirmeye istekliyse hakim ya da cumhurbaşkanı
    cezasını indirerek veya tamamen kaldırarak onu bağışlamayı uygun görebilir.
    Bu davranış aslında cezayı hak eden bir suçlu için lütuf olarak görülebilir.
    Benzer şekilde Tanrı da tüm günahkarları hak ettikleri cezadan muaf tutmayı
    uygun görebilir. Sevgisinden dolayı Kendisini seven ve ilkelerine uygun
    yaşayan insanlara sonsuz yaşam verebilir. Kutsal Kitap şöyle söyler: “ Tanrı
    taraf tutmuyor, her millette Kendisinden korkan ve doğruluktan ayrılmayan kişi
    O'nun gözünde makbuldür.” ( Elçiler 10: 34,35)
    Tanrı'nın bize olan sevgisini gösteren en büyük eylem, biz kurtulalım diye İsa
    Mesih'i acılar çekmesi ve ölmesi için yeryüzüne göndermesidir.
    Kutsal Kitap'ta şöyle der:
    “ Tanrı dünyayı öyle sevdi ki, biricik oğlunu verdi; ona iman eden hiç kimse
    yok olmasın,hepsi sonsuz yaşama sahip olsun diye bunu yaptı.” ( Yuhanna
    3:16)
    Tanrı'yı seven ve O'nun isteğini yerine getiren herkes, geçmişleri ne olursa
    olsun, O'nun gözünde makbuldür. Dolayısıyla Tanrı'nın bize sonsuz yaşam
    ümidi vermesi aslında O'nun lütfunun ve üstün sevgisinin bir ifadesidir.
    (Yehova'nın Şahitlerinin 1 Ocak 2010 Gözcü Kulesi yayınından alınmıştır.)

  2. #2
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba,

    Sn.merkür,yazınızın içinde bir bölüm dikkatimi çekti...Ve aklıma " ÇELİŞKİ " durumu geldi...Yazınızda şöyle denmiş...;

    Tanrı'nın bize olan sevgisini gösteren en büyük eylem, biz kurtulalım diye İsa
    Mesih'i acılar çekmesi ve ölmesi için yeryüzüne göndermesidir.
    Ve kaynağınız bu yorum için de Yuhanna İncil'inden bir ayet işaret etmiş ;

    “ Tanrı dünyayı öyle sevdi ki, biricik oğlunu verdi; ona iman eden hiç kimse
    yok olmasın,hepsi sonsuz yaşama sahip olsun diye bunu yaptı.” ( Yuhanna
    3:16)
    Birincisi, "HERKES YOK OLUYOR / ÖLÜYOR / CESET OLUYOR "...yani " sonsuz yaşam " aslında bu dünyada değil ,diğer tarafta ancak mümkün olabilecek bir durum...

    Sorum bu ayte bağlı yapılmış yorum için...Yani ;

    Tanrı'nın bize olan sevgisini gösteren en büyük eylem, biz kurtulalım diye İsa
    Mesih'i acılar çekmesi ve ölmesi için yeryüzüne göndermesidir.
    Bu cümle için olacak...

    - Hz.İsa'nın " ÇARMIHA " geriliş sahnesi 4 İncil'de 3 farklılığı göstermektedir...Yani " TUTARLILIK " söz konusu değilken,ayetleri geçtim,ayetlere bağlı yorumları nasıl olumlu değerlendirebiliriz ki...Buyrun ayetleri gözden geçirelim...;

    ===================
    MATTA 27
    46.Saat üçe doğru İsa yüksek sesle, «Elî, Elî, lema şevaktani?» yani, «Tanrım, Tanrım, beni niçin terk ettin?» diye bağırdı.

    MARKOS 15
    33.Bütün ülkenin üzerine öğleyin saat on ikiden saat üçe kadar süren bir karanlık çöktü.
    34.Saat üçte İsa yüksek sesle, «Elohi, Elohi, lema şevaktani» yani, «Tanrım, Tanrım, beni niçin terk ettin?» diye bağırdı.

    LUKA 23
    44-45.Saat öğleyin on iki sularında güneş karardı ve bütün ülkenin üzerine saat üçe kadar süren bir karanlık çöktü. Tapınaktaki perde ortasından yırtıldı.
    46.İsa yüksek sesle, «Baba, ruhumu senin ellerine bırakıyorum!» diye seslendi. Bunu söyledikten sonra son nefesini verdi.

    YUHANNA 19
    28.Daha sonra İsa, her şeyin artık tamamlandığını bilerek Kutsal Yazı'nın yerine gelmesi için, «Susadım!» dedi.
    29.Orada ekşi şarapla dolu bir kap vardı. Şaraba batırılmış bir süngeri zufa dalına takarak O'nun ağzına uzattılar.
    30.İsa şarabı tadınca, «Tamamlandı!» dedi ve başını eğerek ruhunu teslim etti.
    ===============

    ÇELİŞKİ - 1

    Sadece yukarıdaki kısacık ayetlere bakınca iki kırmızı bir mavi bir yeşil işaretli cümleler dahi çelişkiyi ortaya koymaktadır...;

    Matta.........." «Elî, Elî, lema şevaktani?» "
    Markos......." «Elohi, Elohi, lema şevaktani» "
    Luka..........." «Baba, ruhumu senin ellerine bırakıyorum!» "
    Yuhanna......" «Tamamlandı!» "

    Sizce Hz.İsa'nın bu 3 çeşit sözünden hangisi doğru,niçin diğerleri " yanlış "....Ancak belirteyim,lütfen şu yorumu yapmayınız : " İncil yazarlarının herbirinin,yetişme şekli,seviyeleri...v.s. " yorumunu geçiniz....Sahi bu İncil'leri yazanlar kimler...O anda ORADA OLMAYANLAR MI...???


    ÇELİŞKİ - 2

    Size göre Hz.İsa Tanrı'nın " biricik oğlu " ve Tanrı biricik oğlunu " Kefaret " için dünyaya gönderiyor...Acı çeksin kanı akıtılarak günahlara kefaret olsun diye...Yukarıdaki ayetlere baktığımızda yine karşımıza ikili bir seçenek,çelişkiler yumağı çıkıyor...;

    a-) Hz.İsa " Günahlara kefaret olmak için kanı akıtılarak öleceğini bilmiyordu "...ki bu da mümkün gözükmüyor " GETSAMANİ / ZEYTİN DAĞI " n daki duasını hatırlayınız ( Matta26/36-46 ,Markos14/32-42 ,Luka22/39-46 da var Yuhanna da yok )...!!!

    b-) Hz.İsa herşeyi biliyordu ancak son anda " ÇARK " etti,dünya tatlı geldi,ama SON PİŞMANLIK fayda etmiyor...!!!

    c-) Çarmıhtaki HZ.İSA DEĞİL...BAŞKA BİRİ...!!!


    ÇELİŞKİ - 3

    Matta......." Saat üçe doğru..."
    Markos...."...öğleyin saat on ikiden saat üçe kadar..." , " Saat üçte..."
    Luka........" Saat öğleyin on iki sularında..." , "...saat üçe kadar süren..."

    Sn.merkür,kimin kolunda SAAT varmış...Ve hangi markaymış bu saatler...Saat sıralaması ne zaman bulundu...2000 yıl önce var mıydı...???

    Tabii çelişkiler bu kadarla sınırlı değil,ancak fazla da uzatıp sıkmak istemiyorum okuyan arkadaşları...Şimdi yapılan yoruma göre baktığımızda ortada şüpheli bir durum olduğu anlaşılıyor...Bu şüpheli duruma göre sanırım Hz.İsa'nın çarmıha gerilmesi esnasında HAVARİLER ORADA DEĞİLDİ ve OLAYI SEYRETMEDİLER...Bir ikinci şık " Hz.İSA ve HAVARİLER ZATEN ORADA DEĞİLDİ..."

    Bu kadar ÇELİŞKİ içerisinde insanlar neye İNANACAK,sanıyorsunuz...!!!

    Sağlıcakla kalınız...

  3. #3
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesaj
    162
    Rep Gücü
    40
    sn bursalı68,

    birçok kişi böyle düşünüyor ancak nedense kimse çelişki sayılabilecek kayda değer bir örnek gösteremiyor. Sizin gibi birçok kişi dört ayrı İncil kaydının bulunmasının onun bozulduğunun işareti olduğunu düşünüyor. Ancak Kutsal Kitap önemli bir konunun doğrulanması için birden fazla şahidin olması gerektiğini söyler. Ayrıca dört farklı kişinin İsa peygamberle ilgili kaydı yazmasının dikkat çekici bir yönü de vardır. Onlar dört kişi oldukları ve her biri İsa'nın hayatını farklı bakış açısından yazdıkları halde birbiriyle çelişkiye düşmez.

    Evet Kutsal Kitabın yazılmasında 40 kişi rol aldı. Ancak onlar Tanrı ilhamıyla yazdılar. Bunun anlamı şudur: Tıpkı bir iş adamının kendi adına bazı mektuplar yazdırmak için sekreterini kullandığı gibi, Tanrı da kitabını yazdırmak için insanları kullandı.

    Bu kitapların değiştirildiğine yönelik iddia ile çok sık karşılaşıyoruz, bunun sebebi belki de çocukluğumuzdan beri bize bunun öğretilmesi olabilir.Ancak bu kitabın değiştiğini söyleyenler onun ne zaman ve neresinin değiştirildiği konusunda net bir bilgi veremiyorlar. Peki sizce Kuran yazıldığında Kutsal Kitap bozulmuş muydu?

    Eğer Kutsal Kitap Kuran yazıldığında bozulmuş ise o zaman Kuran neden ona başvurmamız gerektiğini söylesin?

    Üstelik Kuran'ın yazılışından 400 ya da 500 yıl önce yazılmış el yazması metinler bugün dünyanın çeşitli müzelerinde bulunmaktadır.

    Bununla birlikte Hristiyanlar ya da Yahudiler Kutsal Kitabı değiştirmeye çalışsalardı bunu özellikle kendi aleyhlerine olan kısımlarda yapmazlar mıydı?

    Peki bu kitanın değişmediğinden nasıl emin olabiliriz?

    "Kutsal Kitap hem metnin gerçekliğini gösteren eski el yazmalarının sayısı hem de orjinal metinle elyazmaları arasındaki zaman bakımından diğer klasik yazıların çok üstündedir.Kutsal Kitabın elyazmalarıyla karşılaştırıldığında diğer tüm klasik el yazmaları sadece bir avuç kadardır. Kutsal Kitap kadar gerçekliği belgelerle doğrulanmış başka bir kitap yoktur." ( The Bible From The Beginning, New York ,1929, P.Marion Simms, s.74,76)

    1971'de yayımlanan bir rapora göre İbranice Kutsal Yazıların tümünü ya da bir kısmını içeren yaklaşık 6000 el yazması vardır ve bunların en eskisi M.Ö 3.yüzyıla aittir. Yunanca Kutsal yazıların ise, orjinal dilde 5000 elyazması bulunur ve en eskisi MS 2.yüzyılın başına aittir. Aynı zamanda başka dillere yapılmış eski çevirileri de mevcuttur.

    Aynı zamanda Kutsal Kitap geleceğe dair ayrıntılı bilgiler veren peygamberlik sözleri de içerir ki bu, insanların başaramayacağı bir şeydir.

    İncillerdeki saat kavramı ise gün doğuşu esas alınarak yazılmıştır, yani ortada çelişkili bir durum söz konusu değil, örneğin Markos 15:33'de " Altıncı saatte tüm memleket üzerine bir karanlık çöktü" der. Burada geçen altı ifadesi gün doğuşu esas alınarak bugünün saatiyle öğlen 12 sularıdır. Dokuz öğleden sonra üç sularıdır. Üç bugünün saatiyle sabah dokuz sularıdır,vs...

    Dikkat ettiyseniz ayette saat altı ifadesi geçmiyor, altıncı saatte ifadesi geçiyor.

    Görüşmek üzere...

    Saygılar...

  4. #4
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Jul 2011
    Nerden
    ...NRW...ALMANYA...
    Mesaj
    174
    Rep Gücü
    287
    Alıntı merkür´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    sn bursalı68,

    birçok kişi böyle düşünüyor ancak nedense kimse çelişki sayılabilecek kayda değer bir örnek gösteremiyor. ..

    Merkür , daha nasil kayda deger bir celiski örnegi gösterilebilinir , Bursali 68 in verdigi örnekten...?

    Hele sizin devam eden aciklamaniz ise pek tatmin edici demiyeyim hic tatmin edici olmamis...

    islamda bir hadis icin onlarca silsile sunulurken , böyle oldugu halde sahih mi degilmi...hadismi uydurmami tartismalari her alanda basli basina bir tartisma konusu iken siz kalkip islamdan yüzlerce yil önce gelen din ile ilgili tüm binayi bu 4 kisi üzerine ve bu dördün bireysel yorumlari üzerine kuracaksiniz...!!! Asirlar sonra gelen islama , yazili ve orjinal metni denilen ve bunun orjinaliteside kabul gören Kuran i görmeyerek en büyük celiskiyi sunmus olmuyormusunuz...?

  5. #5
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesaj
    162
    Rep Gücü
    40
    sn.dejavu,
    Yüzyıllarca önce gelen din derken Hristiyanlığı kastediyorsunuz ama bu kitap sadece İncilleri değil tüm Kutsal yazıları içerir, dolayısıyla bu kitap tüm insanlık için yazılmıştır. Kuran'ı okuduysanız da görmüşsünüzdür, kendisinden önce kaleme alınmış bu kayıtlara sık sık değinir ve onlarda Yaratıcı'nın rehberliğinin bulunduğunu vurgular. Bu kitap gerçekten değiştirilmiş olsaydı Kuran'ın 60'a yakın ayetinde böyle ifadeler geçer miydi?
    Ya da siz Yaratıcı olsaydınız kitabınızın değiştirilmesine izin verir miydiniz?
    Üstelik değiştirilen bir kitabı okuyun diye 60 tane ayet yazdırır mıydınız?
    Evet derseniz en büyük çelişkiyi Tanrı'nın yaptığını söylemiş olursunuz ki bu asla mümkün olamaz, çünkü Yaratıcımız kusursuzdur...
    Saygılar...

  6. #6
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    sn merkür biz bütün ilahi kitap ve suhuflara iman ederiz ve peygamberlerin birini diğerinden ayırmayız.Sizde aynı şeyi söyleyebiliyorsanız kurana neden iman etmiyor ve hz.Muhammedi peygamber olarak kabul etmiyorsunuz.

  7. #7
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Jul 2011
    Nerden
    ...NRW...ALMANYA...
    Mesaj
    174
    Rep Gücü
    287
    Alıntı merkür´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    sn.dejavu,
    Yüzyıllarca önce gelen din derken Hristiyanlığı kastediyorsunuz ama bu kitap sadece İncilleri değil tüm Kutsal yazıları içerir, dolayısıyla bu kitap tüm insanlık için yazılmıştır. Kuran'ı okuduysanız da görmüşsünüzdür, kendisinden önce kaleme alınmış bu kayıtlara sık sık değinir ve onlarda Yaratıcı'nın rehberliğinin bulunduğunu vurgular. Bu kitap gerçekten değiştirilmiş olsaydı Kuran'ın 60'a yakın ayetinde böyle ifadeler geçer miydi?
    Ya da siz Yaratıcı olsaydınız kitabınızın değiştirilmesine izin verir miydiniz?
    Üstelik değiştirilen bir kitabı okuyun diye 60 tane ayet yazdırır mıydınız?
    Evet derseniz en büyük çelişkiyi Tanrı'nın yaptığını söylemiş olursunuz ki bu asla mümkün olamaz, çünkü Yaratıcımız kusursuzdur...
    Saygılar...

    Konuyu bu sekilde yorumlamak yine tam dogru olmaz.
    ilk kutsal kitap evet kitaptir... kendinden sonra geleceklerden haber eder yada ipuclari verir, her bir sonraki kutsal kitap , kendinden öncekilerden belki detaylara inmeden genisce bahseder , kendinden sonra geleceklerden bilgiler verir..

    Tüm Kutsal yazilari icerir derseniz yine yanlis olur , cünkü kutsal yazilari icermis olsaydi kuran, incil zebur tevrat iste ne bileyim sayfa halinde inen ler hepsi olmali denirdi aranirdi...simdi hangi suan elinizde olan kutsal dediginiz kitap KURAN dan bahsediyor....?
    Ama Kuran tüm kitaplardan nerede ise bahsediyor... !

    Sizin Kutsal dediginiz kitap , milyarlarca kisinin kutsal dedigi Kuran dan bahsediyor mu..?
    Evet diyebiliyorsaniz, mesela neler diyor...?

    Mesela son kitap oldugundan falan...?

  8. #8
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba,

    birçok kişi böyle düşünüyor ancak nedense kimse çelişki sayılabilecek kayda değer bir örnek gösteremiyor. Sizin gibi birçok kişi dört ayrı İncil kaydının bulunmasının onun bozulduğunun işareti olduğunu düşünüyor.
    Sn.merkür ben bozulduğunu değil zaten baştana bazuk olduğunu düşünüyorum...Luka 1. ayete bakınız ne demek istediğim anlaşılacaktır...

    Ayrıca dört farklı kişinin İsa peygamberle ilgili kaydı yazmasının dikkat çekici bir yönü de vardır. Onlar dört kişi oldukları ve her biri İsa'nın hayatını farklı bakış açısından yazdıkları halde birbiriyle çelişkiye düşmez.
    Niçin , yukarıda yazdığımın çelişki olmadığı durumu söyler misiniz...?

    Ancak onlar Tanrı ilhamıyla yazdılar.
    Günümüzde de bir çok " İlham aldım / vahy aldım " diye çıkanlar var...Her ilham aldım diyene inananlım mı...İnanmayacaksak bunun parametreleri nelerdir...???

    bunun sebebi belki de çocukluğumuzdan beri bize bunun öğretilmesi olabilir.
    Ne çocukluğu Sn.merkür,ben bu eleştirilerimi 18-19 yıl önce Yehova Şahitlerinin ibadetleri esnasında yaklaşık 50 kişiye karşı yaptım ve tartıştım...Bir tane akıllı uslu bir savunma yok...Ne çocukluğu...

    Ancak bu kitabın değiştiğini söyleyenler onun ne zaman ve neresinin değiştirildiği konusunda net bir bilgi veremiyorlar.
    Dikkat ediniz ben kitabınız değişti demiyorum..." Zaten kurgu " hatalı diyorum...!!! Değişti demek bunun doğrusunun bir yerlerde olduğunu kabullenmek demektir...Oysa bu yok...Zaten baştan beri kurgu yanlış...!!!

    Peki sizce Kuran yazıldığında Kutsal Kitap bozulmuş muydu?
    Bakınız Kur'an kitabınıza İNCİL der...İncil " Müjde " dir...Müjdeyi YAZILI sandığımız için insanlara yanılgıya düşer...Şu anki İncil'ler bir nevi " mecmua / biyografi " türü yazılardır...Oysa Hz.İsa'nın tebliği başlı başına Vahyedilen MÜJDE dir...O yüzden bozulan Hz.İsa'nın tebliği değil , İNCİL adı altında servis edilen KİTAP tır...Bunu anlamak için de LUKA 1.BAB 1.AYETE bakınız diyorum...Luka söylüyor zaten...!!!

    Üstelik Kuran'ın yazılışından 400 ya da 500 yıl önce yazılmış el yazması metinler bugün dünyanın çeşitli müzelerinde bulunmaktadır.
    Hani nasıl " çok bağırmak " çok haklı olunduğunu göstermezse , " yazmaların çok olması " da doğru oldukları anl***** gelmez...!!!

    Aynı zamanda Kutsal Kitap geleceğe dair ayrıntılı bilgiler veren peygamberlik sözleri de içerir ki bu, insanların başaramayacağı bir şeydir.
    Neden , NOSTRADAMUS 'un da çok kehaneti var , üstelik gerçekleşmiş olanlar bile var...!!! Şimdi Nostradamus İNSAN DEĞİL MİYDİ...!!!


    Dikkat ettiyseniz ayette saat altı ifadesi geçmiyor, altıncı saatte ifadesi geçiyor.
    Aşağıdakilere ne demeli...???

    MATTA 27
    46.Saat üçe doğru İsa yüksek sesle,

    MARKOS 15
    33.Bütün ülkenin üzerine öğleyin saat on ikiden saat üçe kadar süren bir karanlık çöktü.
    34.Saat üçte İsa yüksek sesle,

    LUKA 23
    44-45.Saat öğleyin on iki sularında güneş karardı ve bütün ülkenin üzerine saat üçe kadar süren bir karanlık çöktü.
    46.Saat üçe doğru İsa yüksek sesle
    Şimdi sizin dediğinize mi inananyım OKUDUĞUMA mı...???

    Sağlıcakla kalınız...

  9. #9
    yeni üye
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesaj
    84
    Rep Gücü
    2780
    Tanrı'nın bize olan sevgisini gösteren en büyük eylem, biz kurtulalım diye İsa
    Mesih'i acılar çekmesi ve ölmesi için yeryüzüne göndermesidir.



    Bu yazının zaten kendisi çelişkilidir.Herkes ne yaptığıysa onun karşılığını alır bir başkasının günahlarının bedeli olarak bir başkasını cezalandırmak adeletli değildir.Allah ise asla zülm etmez.Hz.İsa peygamberimiz neden başkalarının yaptığı günahların faturasını ödüyor ki?
    Peygamberlerin böyle bir görevi yoktur.

    NİSA SURESİ 84
    Allah yolunda savaş. Kendinden başkasından sorumlu değilsin. İnananları da teşvik et. Umulur ki Allah, küfre sapanların gücünü kırar. Allah, kuvvetçe daha üstün, cezalandırmada daha güçlüdür.

    SEBE 25
    De ki: "Bizim işlediğimiz suçlardan siz sorumlu olmayacaksınız; biz de sizin yaptıklarınızdan sorguya çekilmeyeceğiz."



    Tanrı dünyayı öyle sevdi ki, biricik oğlunu verdi; ona iman eden hiç kimse
    yok olmasın,hepsi sonsuz yaşama sahip olsun diye bunu yaptı.” ( Yuhanna
    3:16)



    İşin gerçeği şudur:

    BAKARA 116
    "Allah çocuk edindi." dediler. Hâşâ! Böyle bir şeyden arınmıştır O! Tam aksine, göklerdekiler de yerdekiler de O'na aittir. Bunların tümü O'nun önünde boyun bükmektedir.

    KEHF SURESİ 4
    Ve "Allah bir çocuk edindi" diyenleri uyarsın diye indirdi onu.




    BAKARA 62
    62. Su bir gerçek ki, iman edenlerden, Yahudilerden, Hiristiyanlardan, Sâbiîlerden Allah'a ve âhiret gününe inanip barisa ve hayra yönelik is yapanlarin, Rableri katinda kendilerine has ödülleri olacaktir. Korku yoktur onlar için, tasalanmayacaklardir onlar.

Benzer Konular

  1. Sonsuz yaşam pınarı
    mopsy Tarafından Diger Dinler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 06-07-2010, 09:10 PM
  2. "İlahi Güç" insanlara kendini göstermez! Neden?
    dogangunes Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 15-02-2010, 12:36 AM
  3. Yorum: 18
    Son mesaj: 13-02-2010, 09:18 PM
  4. : Yaşam sonsuz; ama varoluş sonsuz değil…
    Eftelya Tarafından Felsefe Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 05-11-2008, 02:49 PM
  5. sonsuz eksi sonsuz neden sıfır değil?
    kAoSs Tarafından Matematik Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 21-01-2008, 01:08 AM
Yukarı Çık