4. Sayfa, Toplam 4 BirinciBirinci ... 234
Gösterilen sonuçlar: 31 ile 40 Toplam: 40
  1. #31
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba


    Bilge Yajnavalkiya, evrenin içinde Tanrıdan başka hiçbir varlığın hüviyetinin bulunmadığını
    belirtirken, O'nun her şeyle bir ve aynı olduğunu ve ibadet edilenle ibadet eden kişinin yalnızca
    Tanrı olduğunu söylemektedir. Tıpkı İslam filozoflarının yaptığı gibi Yajnavalkiya da Tanrıyı akıl,
    akil ve makul olarak görür. Farabi felsefesinde Tanrıdan sudur eden varlıklar silsilesi,[28]
    Yajnavalkiya'da ortadan kalkar ve varlıkla Tanrı bir ve aynı olur. "Manevi Yönetici" her şeyin
    içinde bulunur, fakat içinde bulunduğu her şeyin hepsinden ayrıdır. Tüm bu varlıklar, "Gerçek
    Varlık" diye nitelenen Tanrıdan habersiz bir durumdadır

    Prasna Upanishad, varlıkların nereden geldikleri sorusuna cevap verirken, ruhu güneş, maddeyi
    de ay olarak niteler. Tanrı önce ruh (brana) ve maddeyi (rayi) yaratmış, sonra da bu ikisinin
    birleşiminden tüm varlıkları meydana getirmiştir. Bu manada hem ruh hem de madde, Tanrının iki
    ayrı tezahürü olarak farklı görünümlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Can kuvveti olan ruh, tüm
    duyumların üzerinde yönetici bir kuvveye sahiptir. Can ile Gerçek Ben, insanla gölgesi gibi
    birbirinden ayrılmaz şeyler olup Tanrıyla evren gibi iç içedirler. Bunu bir monist bilgelik olarak ele
    almak gerektiği gibi, bu monist yapının yalnızca tek bir varlıkta son bulan aşkınsal ve tinsel
    yapısının olduğunu görmekteyiz.

    Tüm bu yazdıklarımızdan anlaşılması gereken şey, Upanişadlar bilgeliğindeki varlık anlayışının tek
    bir Tanrı üzerine kurulmuş olduğu ve tüm yaratılanların Brahman adı verilen ve Atman olarak
    insanın içine sızan bu yüce varlığın tezahürlerinden oluştuğu gerçeğidir. Upanişadların hemen
    tamamında dile getirilen ana düşünce, Tanrı ve Tanrının çeşitli şekillere girerek meydana
    getirdiği evren hakkında bilgi sahibi olmanın erdemlilik olduğudur. Bu yüzden, bu mistik ve tinsel
    düşüncenin tamamı, Tanrıya vakfedilmiş kutsal metinler yığınını oluşturan bilgiler içinde yani
    Tanrı bilgisinde yok olmayı hedeflemektedir.

    [28] Farabi, Et-Ta'likat, thk. Cafer Ali Yasin, Daru'l-Menahil, Beyrut 1988, s. 37.

  2. #32
    Tanrı, evreni yaratmadan önce tezahür etmemiş olarak mevcuttur. Görünmeyenden görüneni, kendisinden kendisini yaratması nedeniyle Tanrıya “Kendiliğinden Mevcut” sıfatı verilmiştir. Böylece her şey bu kendinde varlığın kendisi olmaktadır.[20] Sıkça tekrarlandığı üzere, Tanrının evreni yoktan yaratması, kendi dönüşümünün farklı tezahürlerinin ortaya çıkmasından başka bir şey değildir.

    kendinden kendine olunca,
    başlangıç- son,
    cennet-cehennem gibi şeylerden söz edilebilir mi?

  3. #33
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba
    Tanrı, evreni yaratmadan önce tezahür etmemiş olarak mevcuttur.
    Nereden biliyorsunuz?
    Kendisine mi sordunuz?
    Evreni yarattiktan sonra tezahur ettigini nereden cikariyorsunuz?
    Gosterin de biz de gorsek...
    Görünmeyenden görüneni, kendisinden kendisini yaratması nedeniyle Tanrıya “Kendiliğinden Mevcut” sıfatı verilmiştir.
    Sn.Israil-ki; Peniel desek daha mi dogru olur bilmiyorum.
    Banlandiktan sonra yeni adiniz bu olmus herhalde.

    Herneyse...
    Allah cc/Tanri/Askin guc: YARATILMAMIS olandir.
    Simdi fetvaniza bakalim;
    ” ...kendisini yaratması nedeniyle Tanrıya...”
    Tam akillara ziyan bir kurgu.
    Böylece her şey bu kendinde varlığın kendisi olmaktadır.[20]
    Basustune!Siz dedikten sonra kim kabul etmez?
    Hergun raporlari aldiginiza gore....

    NOT:Bu sondaki [20] imgesinden yazinin alinti oldugu goruluyor.
    -Link vemelisiniz.
    -Yazi fontuyla oynamamalisiniz.
    Sıkça tekrarlandığı üzere, Tanrının evreni yoktan yaratması, kendi dönüşümünün farklı tezahürlerinin ortaya çıkmasından başka bir şey değildir.
    Ben yine ;”Yemin edin”
    Diyecegim de baska bir sey demiyecegim........
    kendinden kendine olunca,
    başlangıç- son,
    cennet-cehennem gibi şeylerden söz edilebilir mi?
    Tabi edilmez.
    Yaratilana Tanri derseniz
    Soylediginize din de denmez.
    Beseri soylemlerinizle;
    Vahdet-i vucud felsefesiyle mutlu yasayin

    Ama kendi kendini yalanliyan yazilari da yazmayin.
    Daha once de boyle dagilmis gidiyordunuz.
    Gecen zamanin hic katkisi olmamis....

  4. #34
    azizim mopsy

    NOT:Bu sondaki [20] imgesinden yazinin alinti oldugu goruluyor.
    -Link vemelisiniz.
    -Yazi fontuyla oynamamalisiniz.


    -Link vemelisiniz.

    azizim,
    bu konuda sana ayit olan yazıdan alıntıdır. bu konudan bu konuya link mi vericem?
    sen biliyorsun 20 imgesinin nerede olduğunu.
    kopyala yapıştır mı yapmıştın. o zaman sen link verseydin..........


    -Yazi fontuyla oynamamalisiniz
    yazının okunur ve anlaşılır olması için...
    bunun ismine oyun mu deniyor?

  5. #35
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Alıntı İsrail´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    azizim mopsy

    NOT:Bu sondaki [20] imgesinden yazinin alinti oldugu goruluyor.
    -Link vemelisiniz.
    -Yazi fontuyla oynamamalisiniz.


    -Link vemelisiniz.

    azizim,
    bu konuda sana ayit olan yazıdan alıntıdır. bu konudan bu konuya link mi vericem?
    sen biliyorsun 20 imgesinin nerede olduğunu.
    kopyala yapıştır mı yapmıştın. o zaman sen link verseydin..........


    -Yazi fontuyla oynamamalisiniz
    yazının okunur ve anlaşılır olması için...
    bunun ismine oyun mu deniyor?
    Sn.Israil/peniel

    Tabii ki alinti ise belirteceksiniz.
    Beni yazim bir seri ve ilk mesajlarda ilgili linkler var.
    Tekrar bolumlerde gectigi basliklar var.

    Yazi fontuyla oynamama forum kuralidir.
    Ceza almamaniz icin uyarmistim.

    Ve bu konu diger dinler basligidir.
    yani Islamin kabul etmedigi bilgilerdir.
    Siz bunlari dogru kabul edip soru sordunuz.

    Bende size sordum.
    Cevabiniz Imla kilavuzu eskizleri.....mi?

  6. #36
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba


    "İnanç, ibadet ve tefekkür yoluyla kendi gerçek
    ben'ini idrak eden bilge kişi, yeniden doğuş ve
    ölüm çarkından, ızdırap çarkından kurtulmuştur."

    Tanrı bizi korusun,
    Bize doğru yolu göstersin.
    Bize kuvvet ve doğru anlayış versin.
    Sevgi ve aheng, daima bizimle olsun.

    Soru:
    "Efendim, bana Tanrı bilgisini öğret.
    Çünkü, bu bilginin, akıllı kişilerin aradığı gizli,
    kutsal ve en yüksek derecedeki bilgi olduğunu,
    bu bilgiye ulaşan kişinin bütün kusurlardan
    arındığını ve en yüksek Varlığa ulaştığını işittim."

    Cevap:
    "Tanrı'yı tanımak için, önce kutsal metinleri
    tetkik et ve sonra kendine bir guru bul. Daima
    Tanrı'yı düşün, bütün kalbinle O'na bağlan.
    Ölümsüzlüğe ne çalışmayla, ne çoluk çocuk
    sahibi olmakla ve ne de zenginlikle ulaşılır.
    Ancak, dünya ihtiraslarından kurtularak;
    Tanrı'ya ibadet etme yoluyla ulaşılır.

    "Cennet, insan kalbinin derinliklerindedir. Oysa
    ancak, mücadele ederek, ruhunu yücelten kişiler
    ulaşabilir. Böyle kişiler, kutsal metinlerdeki
    bilgilerin ruhunu anlamış ve dünya ile ilişkilerini
    kesmiş kimselerdir.

    "Sık sık yalnız kalabileceğin temiz bir yere çekil.
    Baş ve boyun, düz bir hat teşkil edecek şekilde,
    dimdik vaziyette otur. Dünya ile bütün ilişkilerini
    kes. Bütün duyularını kontrol et. Tam bir bağlılıkla
    Guru'na baş eğ..
    Sonra, kalbinin kendi özünün derinliklerine dal ve
    orada gizli bulunan saf ve mutlu Varlığı, Tanrı'yı
    tefekkür et.

    "Tanrı, bütün duyuların ve düşüncelerin ötesindedir.
    Şekil içine gizlendiği halde hudutsuzdur. Birdir,
    ölümsüzdür. Başlangıcı ve sonu yoktur. Ebedî bir
    huzur ve mutluluk içindedir. Var olan her şeyin
    içine yayılmıştır.

    "O; her şeyin ötesindedir ve her şeyin kaynağıdır.
    Brahman, Shıva, Indra, Vıshnu ve diğer bütün
    Tanrı'lar O'dur.
    O; her şeydir, hiç bir zaman değişmeyen en ulu
    gerçektir.
    Olmuş ve olacak her şeydir.
    O'nu tanıyan kişi, ölümü yener.
    Özgürlüğe ulaşmak için, O'nu tanımaktan başka
    hiçbir yol yoktur.

    "Atman'da, kendi özünde, her varlığı,
    her varlıkta da Atman'ı, kendini gören kişi,
    O'na ulaşır, yegâne yol budur.

    "Zihin ve OM hecesi, iki ayrı ateş çubuğuna
    benzetilebilir. Devamlı olarak, Tanrı'yı düşünerek
    ve kutsal OM hecesini tekrarlıyarak, bu iki ateş
    çubuğunu birbirine sürterek kalbindeki bilgi
    ateşini yak. Bu şekilde, kalbindeki bütün pislikler
    yanıp yokolacaktır."

    "Tanrı, her varlığın içindeki Atman'dır. Fakat, bu
    Varlık cehalet örtüsüyle örtülmüştür.
    O; sonsuzdur, bölünmez.
    Şuurun, mutluluğun kendisidir.
    Şuurun üç hali de:
    'Şuurluluk, şşuraltı ve gayrişuurî' O'nun varlığı
    içindedir.
    Zihin, hayat ve duyular;
    'toprak, hava, su, ateş ve eter'
    bütün bu şeyleri O yaratmıştır.
    Fakat, O her şeyin ötesindedir.

    "O, her şeyin içindedir, her şeyin temelidir.
    Ebedidir. En lâtif olandan daha lâtiftir.
    Sen O'sun..sen O'sun."

    "İnsanın;
    'uyanıklık, rüya görme ve rüyasız uyku'
    durumlarını yaradan Varlık benim.
    Ben, Tanrı'yım:
    Bunu bil ve bütün dünya bağlarını kopar.."

    "Ben şuurun üç hali içinde görünen her şeyin
    ötesindeyim
    Ben, saf şuurum.
    Ben, kişiyi dünya ihtiraslarından kurtaran Tanrı'yım."

    "Var olan herşey benden zuhur eder, bendendir
    ve sonunda yine bana dönecektir."
    "İkincisi olmayan Varlık benim."
    "Tanrı benim."

    "Ben, en lâtif olandan daha lâtifim;
    ben büyük olandan daha büyüğüm.
    Ebedî Varlık benim.
    Görünen bütün bu evren benim.
    Nûrun sahibi benim
    Kişiyi dünya bağlarından kurtaran Tanrı benim."

    "Benim ilâhi kudretlerimi hiç bir varlık anlayamaz.
    Benim elim veya ayağım yoktur.
    Ben, göz olmadan görür, kulak olmadan işitirim.
    Var olan herşeyi bilirim.
    Ben doğmadım, benim ne bir bedenim, ne bir zihnim,
    ne de duyularım vardır.
    Kutsal metinlerde tanıtılan, eşi ve benzeri olmayan
    O saf Varlık benim.
    Benim yerim, kulumun kalbidir."

    *KAIVALYA UPANİŞAD

  7. #37
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    "Ölümlülerin cehennemde yüzlerce zaman
    çevriminde kendileri için kızartıldıkları
    aynı eylemler Yogi'yi serbest kılar."

    "Boşluk tohumu meydana çıkarır;
    o zihnî tasavvur olarak gelişir;
    bu dışta somutlaşır ve bundan varoluşa
    ulaşan 'herşey' oluşur."

    Mahâsukhaprakâsha

    "shûnyatâbodhito bîjam bîjat bimbam prajayâte
    Bimbe câ nyâsa vin yâsa tasmât sarvam pratîtyajam
    ."

    "Shûnyatâ'nın/boşluğun doğru kavranmasından
    Bîja/tohum oluşur.
    Bîja'dan tanrısal bir imajinasyonun bir tasavvuru
    gelişir ve bu tasavvurdan Tanrı'nın dış sureti
    çıkarımsanır."

    Benoytosh Bhattacharyya

  8. #38
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Yaratılış ilahisi

    Merhaba



    Başta ne varlık vardı ne yokluk
    Her yeri dolduran her yerde olan
    Hava da yoktu yukarıda gökler de
    Nerede derin uçurumlar denizler?

    Başta ne ölümsüzlük vardı ne ölüm
    Gece de olmazdı gündüz de
    Başka bir şey yokken O bir başına
    Sonsuzlukta uçardı sessizce

    Karanlıkla örtülüydü her yer
    Başı sonu olmayan ışıksız gecede
    Sıkılmış olmalı ki örtü içinde
    Birden doğdu O, parlayan bir güçle

    Bu bir olandan çıktı önce
    Bilginin tohumu olan sevgi
    Varlığın kökü yokluk iken
    Sevgiyi aradı durdu bilgi

    HINT VEDASI M.Ö.500
    Rig-Vedalar

  9. #39
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    -Bana öğretin, lütfen.
    -Ne bildiğini söyle ki
    söz edeyim ötesinden.
    -Çok okudum ama kederliyim,
    aşmama yardım edin.
    Kendini bilen, Benliği bilen,
    kurtulurmuş kederden.
    -Okuduğun her şey isim yalnızca.
    İsimde yoğunlaşan Brahman
    isim kadar uzanır öteye.
    -Daha iyi şey var mıdır peki?
    -Söz.
    Zihin.
    İrade.
    -Daha iyisi?
    -Farkındalık.
    -Dahası?
    -Derin düşünmek.
    -İyisi? Lütfen.
    -Anlamak iyidir düşünmekten.
    -Daha iyisi?
    -Güç. Bir güçlü sarsar yüz anlayanı.
    -Var mıdır güçten iyisi?
    -Yiyecek. Güç gider on gün yenmezse.
    -Yiyecekten iyisi?
    -Su. Daha iyisi: Ateş.
    Hava ile buluşan ateş
    ısıtır mekânı.
    Ve kendini gösterdikten sonra
    suya yol açar.
    Ateşte yoğunlaşan Brahman
    ışık dolar -kurtulup karanlıktan.
    -Var mıdır ateşten iyisi?
    -Uzay.
    Güneş, ay, yıldırım, ateş onda.
    Brahman olarak uzayda yoğunlaşan
    ışık âlemi edinir –uzak, geniş.
    -Var mıdır iyisi uzaydan?
    -Bellek. Anlayamaz hatırlamayan.
    Onunla tanırız çocuğumuzu.
    Bellek üstünde yoğunlaş.
    -Daha iyisi?
    -Umut. Ancak umutla
    istenebilir bu dünya, öte dünya.
    Umudu düşünen Brahman
    umut kadar uzanır öteye.
    -Var mıdır umuttan iyisi?
    -Ruh. Öte yandan, ancak
    doğruları fark edip konuşan
    üstün gelebilir.
    -Doğrularla erişebilir miyim yetkinliğe?
    -Önce iste.
    -İstiyorum, efendim.
    -Ancak anlayabilen
    söz edebilir doğrulardan.
    Ama önce istemeli.
    -İstiyorum, usta, gerçekten.
    -Ancak düşünen anlar.
    Düşünmeyi anlamayı istemek gerek.
    İnanınca düşünebilir insan.
    İnancı anlamak için istek gerek.
    -İstiyorum, usta.
    -Bir kılavuza bağlanan inanır ancak.
    Bu bağı anlamayı istemeliyiz.
    -İstiyorum.
    -Duyuları denetleyip yoğunlaşmakla
    bağ oluşur ancak.
    Bu eylemi anlamayı istemeliyiz.
    -İstiyorum, ustam.
    -Ancak sevinçle eyler insan.
    Sevinci anlamayı istemeliyiz.
    Sonsuzluk sevinçtir.
    Sonluda sevinç olmaz.
    Sonsuzluğu anlamayı istemeliyiz.
    --İstiyorum, efendim.
    -Sonsuz ölümsüz, sonlu ölümlüdür.
    -Nerededir sonsuzluk?
    -Kendi şanında –bile değil.
    Kendinden başka şeyde olamaz.
    Aşağı, yukarı, arka, önce, sağ, sol…
    Hepsidir. Şimdi de
    Sonsuzluğa Ben ile bakalım:
    Aşağıda, yukarıda, hepsindeyim,
    hepsiyim.
    Sonsuzluğa Benlik açısından bakınca:
    Benlik. Kendilik.
    Aşağı, yukarı, arka, önce…
    Benlik hepsidir.
    Benliğinden kıvanç duyan
    egemen olur: Kendini yönetir.
    Bütün âlemlerde efendi, usta.
    Başka türlü düşünen
    başka efendi bulur,
    eylem özgürlüğü olmadan.
    Saf beslenen saf düşünür. Ve
    ancak saf zihinle gevşer
    inanç bağlarımız.

    11.Upanişad’ın 7. bölümü

  10. #40
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Sep 2014
    Mesaj
    1
    Rep Gücü
    4

    Cevap: Upanişadlar bilgeliğinde varlık tasavvuru

    Allah ile Brahma aynı varlığın farklı iki dildeki ismidir.Lütfen müslüman kardeşlerim Brahma put deyip küfür edip geçmeyin...nasıl ki Türkçedeki ev arapçada beyt Farsçada hane İngilizcede house ise ama aslında ev kavramını karşılıyorsa Tengri Ülgen Ahuramazda Yahova Elohe de Allah demektir.yani kainatı yoktan var eden Yaratıcı (.c.c)

4. Sayfa, Toplam 4 BirinciBirinci ... 234

Benzer Konular

  1. İlk İnsansı Varlık
    SOSYALİST Tarafından Biyoloji Forum'u Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 19-04-2014, 12:10 PM
  2. Eğitilmesi en zor varlık nedir?
    selviler Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 15-06-2012, 02:12 PM
  3. Varlık-Yokluk
    İNCİ Tarafından Ask ve Sevgi Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 19-07-2011, 01:31 AM
  4. şeytan gerçek bir varlık mı?
    merkür Tarafından Diger Dinler Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 31-10-2009, 03:56 PM
  5. Musallat varlık (obsesyon) nedir
    Bealive Tarafından Parapsikoloji Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 08-07-2008, 02:35 AM
Yukarı Çık