Merhaba!

Eski Ahid'te Yunus as kissasi...


YUNUS, RABB'DEN KAÇIYOR:


1-2:
Rabb, bir gün Amittay oğlu Yunus'a,
"Kalk, Ninova'ya, o büyük kente git ve halkı
uyar" diye seslendi,
"Çünkü kötülükleri önüme kadar yükseldi."
3:
Ne var ki, Yunus Rabb'in huzurundan Tarşiş'e
kaçmaya kalkıştı. Yafa'ya inip Tarşiş'e giden
bir gemi buldu. Ücretini ödeyip gemiye bindi,
Rabb'den uzaklaşmak için Tarşiş'e doğru yola
çıktı.
4:
Yolda Rabb, şiddetli bir rüzgar gönderdi denize.
Öyle bir fırtına koptu ki, gemi neredeyse
parçalanacaktı.
5:
Gemiciler korkuya kapıldı, her biri kendi ilahına
yalvarmaya başladı. Gemiyi hafifletmek için
yükleri denize attılar. Yunus ise teknenin
ambarına inmiş, yatıp derin bir uykuya dalmıştı.
6:
Gemi kaptanı Yunus'un yanına gidip,
"Hey! Nasıl uyursun sen?" dedi,
"Kalk, Tanrı'na yalvar,
belki halimizi görür de yok olmayız."
7:
Sonra denizciler birbirlerine,
"Gelin, kur'a çekelim" dediler,
"Bakalım, bu belâ kimin yüzünden başımıza geldi."
Kur'a çektiler, kur'a Yunus'a düştü.
8:
Bunun üzerine Yunus'a,
"Söyle bize!" dediler,
"Bu bela kimin yüzünden başımıza geldi?
Ne iş yapıyorsun sen, nereden geliyorsun,
nerelisin, hangi halka mensupsun?"
9:
Yunus,
"İbrani'yim" diye karşılık verdi,
"Denizi ve karayı yaratan göklerin Tanrısı
Rabb'e taparım."
10:
Denizciler bu yanıt karşısında dehşete düştüler.
"Neden yaptın bunu?" diye sordular.
Yunus'un Rabb'den uzaklaşmak için kaçtığını
biliyorlardı. Daha önce onlara anlatmıştı.
11:
Deniz gittikçe kuduruyordu. Yunus'a,
"Denizin dinmesi için sana ne yapalım?"
diye sordular.
12:
Yunus,
"Beni kaldırıp denize atın" diye yanıt verdi,
"O zaman sular durulur. Çünkü biliyorum,
bu şiddetli fırtınaya benim yüzümden
yakalandınız."
13:
Denizciler karaya dönmek için küreklere
asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz
gittikçe kuduruyordu.
14:
Rabb'e seslenerek,
"Ya Rabb, yalvarıyoruz" dediler,
"Bu adamın canı yüzünden yok olmayalım.
Suçsuz bir adamın ölümünden bizi sorumlu
tutma. Çünkü sen kendi istediğini yaptın,
ya Rabb!"
15:
Sonra Yunus'u kaldırıp denize attılar,
kuduran deniz sakinleşti.
16:
Bu olaydan ötürü denizciler Rabb'den öyle
korktular ki, O'na kurbanlar sundular,
adaklar adadılar.
17:
Bu arada Rabb, Yunus'u yutacak büyük bir
balık sağladı. Yunus üç gün üç gece bu
balığın karnında kaldı.

YUNUS'UN DUASI:

1:
Yunus balığın karnından Tanrısı Rabb'e şöyle
dua etti:
2-9:
"Ya Rabb, sıkıntı içinde sana yakardım,
Yanıt verdin bana.
Yardım istedim ölüler diyarının bağrından,
Kulak verdin sesime.
Beni engine, denizin ta dibine fırlattın.
Sular sardı çevremi.
Azgın dalgalar geçti üzerimden.
'Huzurundan kovuldum' dedim,
'Yine de bakacağım kutsal tapınağına.'
Sular boğacak kadar kuşattı beni,
Çevremi enginler sardı,
Yosunlar dolaştı başıma.
Dağların köklerine kadar battım,
Dünya sonsuza dek sürgülendi arkamdan;
Ama, ya Rabb, Tanrım!
Canımı sen kurtardın çukurdan.
Soluğum tükenince seni andım, ya Rabb,
Duam sana, kutsal tapınağına erişti.
Değersiz putlara tapanlar,
Nankörlük etmiş olurlar.
Ama şükranla kurban sunacağım sana,
Adağımı yerine getireceğim.
Kurtuluş senden gelir, ya Rabb!"

10:
Rabb, balığa buyruk verdi ve balık Yunus'u
karaya kustu.

YUNUS, RABB'E BAĞLILIĞINI BİLDİRİYOR:

1:
Rabb, Yunus'a ikinci kez şöyle seslendi:
2:
"Kalk, Ninova'ya, o büyük kente git ve sana
söyleyeceklerimi halka bildir."
3:
Yunus Rabb'in sözü uyarınca kalkıp Ninova'ya
gitti. Ninova öyle büyük bir kentti ki, ancak üç
günde dolaşılabilirdi.
4:
Yunus kente girip dolaşmaya başladı.
Bir gün geçince,
"Kırk gün sonra Ninova yıkılacak!"
diye ilan etti.
5:
Ninova halkı Tanrı'ya inandı.
Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne
hepsi çula/sackcloth sarındı.
6:
Ninova Kralı olanları duyunca, tahtından
kalkıp kaftanını çıkardı; çula/sackcloth
sarınarak küle/ashes oturdu.
7-9
Ardından Ninova'da şu buyruğu yayımladı:

"Kral ve soyluların buyruğudur:
Hiçbir insan ya da hayvan -
ister sığır, ister davar olsun -
ağzına bir şey koymayacak,
otlamayacak, içmeyecek.
Bütün insanlar ve hayvanlar çula sarınsın.
Herkes var gücüyle Tanrı'ya yakararak kötü
yoldan, zorbalıktan vazgeçsin.
Belki o zaman Tanrı fikrini değiştirip bize acır,
kızgın öfkesinden döner de yok olmayız."

10:
Tanrı Ninovalılar'ın yaptıklarını, kötü yoldan
döndüklerini görünce, onlara acıdı, yapacağını
söylediği kötülükten vazgeçti.

YUNUS, RABB'İN ACIMASINI YADIRGIYOR:

1:
Yunus buna çok gücenip öfkelendi.
2-3:
Rabb'e şöyle dua etti:
"Ah, ya Rabb! ben daha ülkemdeyken böyle
olacağını söylemedim mi?
Bu yüzden Tarşiş'e kaçmaya kalkıştım.
Biliyordum, sen lütfeden, acıyan,
tez öfkelenmeyen, sevgisi engin,
yapacağı kötülükten vazgeçen bir Tanrısın.
Ya Rabb, lütfen şimdi canımı al.
Çünkü benim için ölmek yaşamaktan iyidir."
4:
Rabb,
"Ne hakla öfkeleniyorsun?" diye karşılık verdi.
5:
Yunus kentten çıktı, kentin doğusundaki
bir yerde durdu. Kendisine bir çardak yaptı,
gölgesinde oturup kentin başına neler
geleceğini görmek için beklemeye başladı.
6:
Rabb Tanrı, Yunus'un üzerine gölge salacak,
sıkıntısını giderecek bir keneotu sağladı.
Yunus buna çok sevindi.
7:
Ama ertesi gün şafak sökerken,
Tanrı'nın sağladığı bir bitki kurdu,
keneotunu kemirip kuruttu.
8:
Güneş doğunca Tanrı yakıcı bir doğu rüzgarı
estirdi. Yunus başına vuran güneşten bayılmak
üzereydi. Ölümü dileyerek,
"Benim için ölmek yaşamaktan iyidir." dedi.
9:
Ama Tanrı,
"Keneotu yüzünden öfkelenmeye hakkın
var mı?" dedi.
Yunus,
"Elbette hakkım var, ölesiye öfkeliyim"
diye karşılık verdi.
10-11
Rabb,
"Keneotu bir gecede çıktı ve bir gecede yok oldu"
dedi,
"Sen emek vermediğin, büyütmediğin bir
keneotuna acıyorsun da,
ben Ninova'ya, o koca kente acımayayım mı?
O kentte sağını solundan ayırt edemeyen
yüz yirmi bini aşkın insan, çok sayıda hayvan var."

.......................