SELAM!

Genel Hıristiyan kanaatine göre İnciller şu şekilde ortaya çıkmıştır:
İsa’nın geldiği dönemde Yahudiler kendilerini putperest
Roma idaresinden kurtaracak ve Tanrı’nın Hz. Davud’a vaat ettiği
ilahi devleti yeniden tesis edecek bir Mesih beklentisi içerisindeydiler.
İsa gelince ilkin onu böyle bir Mesih olarak düşündüler; fakat o,
bu beklentilerin tam aksine dünyevî bir Tanrısal krallıktan ziyade
uhrevî bir krallığı insanlara müjdeliyor ve onları bu krallığa hazırlamaya
çalışıyordu. Bundan dolayı dünyevî bir Mesih veya kral
beklentisi içinde olanlar çoğunlukla hayal kırıklığına düşüyorlardı.
Özellikle de İsa’nın çok kısa bir süre zarfında ortadan kaybolması
bu ümitsizliği daha da körüklüyordu. İşte böyle bir ortamda hem
dünyevî Mesih inancını canlı tutmak hem de İsa’nın söylediği ve
yaptığı işleri sonraki nesillere anlatmak için İncil yazarları kendi
beklentileri doğrultusunda İsa’nın söz ve fiillerini yorumlayarak
yeni bir İsa imajı oluşturmayı hedeflemişlerdir. Ancak yılların geçmesine
rağmen İsa bir türlü dönmeyince sayıları binlere ulaşan taraftarları
onun sözlerini ve yaptıklarını sözlü olarak birbirlerine
anlatmanın ötesinde bu şifâhî rivayetleri kısa pasajlar halinde yazarak
kendilerinden sonrakilere aktarmaya başlamışlardı. Bunlara
örnek olarak Matta İncilindeki şu pasajı verebiliriz: “Bir zamanlar
havariler İsa’ya gelip şöyle derler: Tanrının krallığında en büyük
kimdir? İsa da onlardan bir çocuk isteyerek onu onların ortasına
koyar ve onlara şöyle der: Hakikaten size söylüyorum ki dönüp bu
çocuk gibi olmadıkça sizden birinin Göğün krallığına girmesi
mümkün değildir. Her kim kendini bu çocuk gibi alçak gönüllü
yaparsa, Tanrı’nın krallığında en büyük odur”.1 Yılların geçmesi ve
İsa’nın kendi havarilerinin tek tek ölmesi üzerine bazı Hıristiyanlar
İsa’nın sözleri ve yaptıkları ile ilgili bu tarz pasajları birbirlerine
ekleyerek adına “İncil” denen eserler oluşturma yoluna gitmişlerdir.
2 Bu süreçte İsa’nın söz ve eylemlerini içeren ve şöyle veya böyle
onunla ilintili olan yüzlerce İncil oluşturulmuştur. Bir fikir vermesi
açısından bu süreçte oluşan bazı İncillerin derleniş tarihleriyle ilgili
aşağıdaki tabloyu okuyucunun dikkatine sunuyoruz.

I. Aşama MS. 50-60 Q ve Tomas İncilleri, 1224 Oxyrhynchus İncili
II Aşama MS.70-80 Markos İncili ve Eagerton İncili
III. Aşama MS. 80-90 Matta ve Luka İncilleri
IV. Aşama MS. 90-110 Yuhanna İncili
V. Aşama MS. 100-150 Petrus İncili, Meryem İncili, Yakup ve
Tomas’ın Çocukluk İncilleri, Yakub’un Gizli İncili, 860
Oxyrhynchus İncili.

Bu kronolojiden de görüleceği üzere “İncil” adı altındaki Hıristiyan
literatürünün ortaya çıkmasında doruk nokta MS. 70 yılında
Romalıların Kudüs’ü tamamen ele geçirerek mabedi tamamen tahrip
etmesi olayıdır. Zira mabedin yıkılmasıyla mabet kültü ve buna
dayalı olarak da mabet bürokrasisi sona erince Yahudilik yeniden
yapılanma sürecine girmiştir. İşte bu yeni süreçte bir tarafta Yahudiliğin
temeli olan Rabbinik gelenek gelişirken diğer tarafta da
İsa’yı yapı taşı olarak kullanılarak günümüz Hıristiyanlığının temellerini
atan Pavlus’un öğretisi etrafında şekillenen yeni hareket,
bağlarını Yahudilikten tamamıyla kopararak yeni bir din olarak
ortaya çıkmaya başlamıştır. İşte bu bağlam dâhilinde ortaya çıkmaya
başlayan İnciller ikinci yüzyılda oldukça fazla sayıya ulaşmıştı.

Ortaya çıkan bu İncillerden Matta, Markos, Luka ve Yuhanna olarak
bilinen ve Hıristiyan kutsal kitabı olan Yeni-Ahit külliyatına dahil
edilenlerin dışında kalanlar Kilise tarafından apokrif/
sahte/uydurma olarak nitelendirilerek yasaklanmış veya hasır
altı edilmişlerdir. Charles W. Hedrick İncillerin çokluğuyla ilgili şu
tespitte bulunmaktadır: “Hıristiyanlığın ilk iki yüzyılından dört
kanonik İncil’e ilaveten dört tam kanonik olmayan, yedi parça halinde,
dört başkalarının yaptığı nakillerden, iki de hipotetik/farazi
olmak üzere toplan 21 İncil keşfedilmiş ve bu ilk döneme ait başka
İncillerin de olduğu bilinmektedir.

http://www.dinlertarihi.com/dergi/ci...i1-2/aydin.pdf