Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Konu: Fetvalar

  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Fetvalar

    Selam!



    Bu baslik altinda bazi ilginc konulardaki
    Basiktas muftulugunun verdigi fetvalari yazacagim
    54- Kandil gecelerinde özel bir namaz var mıdır?

    Kandil gecelerine ait özel bir namaz yoktur Fakat bu mübarek geceleri, kaza namazı veya nafile namaz kılarak, Kur'an okuyarak, tevbe istiğfar ederek ve diğer ibadetlerle değerlendirmek uygun olur

    55- Kabir namazı diye bir namaz var mıdır?

    Hz, Peygamber (SAV) Efendimiz'in kıldığı ve kılınmasını tavsiye ettiği namazlar arasında "kabir namazı" adıyla bir namaz yoktur
    Fazla sevap kazanmak maksadıyla bir kimse istediği kadar Allah rızası için nafile namaz kılabilir
    Fakat, dinin aslında olmayan bir isim ile namaz ihdas etmek doğru olmaz

    66- Pijama ve sabahlık ile kılınan namaz caiz midir?

    Setr-ü avrete riayet etmek ve temiz olmak şartı ile ev kıyafeti olan pijama ve sabahlıkla namaz kılmak caizdir

    70- Mezar nakli hangi ahvalde caizdir?

    Vefat eden bir kimseyi, bulunduğu yerdeki kabristanlardan birine defnetmek müstehaptır Günümüz imkanlarına göre cesedin kokma tehlikesi yoksa ve taşınabilir bir durumda ise daha defnedilmeden başka bir kabristana veya başka bir memlekete götürülüp gömülmesinde bir beis yoktur Fakat cenaze gömüldükten sonra, bir zaruret olmadıkça kabri açılamaz ve başka yere nakledilemezAncak şu durumlarda kabrin nakli mümkündür
    a) Ölü, başkasına ait bir yere defnedilmiş olur ve mülk sahibi buna razı olmazsa,
    b)Yol geçmesi ve benzeri sebeplerle, o yer kabristan olmaktan çıkarsa,
    c) Kabri su basması tehlikesi varsa, nakli caizdir

    83- Almanya'da oruca başlayan bir kişi uçakla daha doğudaki veya daha batıdaki bir ülkeye yolculuk yapsa iftarı nereye göre yapacaktır?

    Bir yerde oruca başladıktan sonra, daha önce akşam olan doğudaki bir yere uçakla giden bir kimse gittiği yerdeki vakte göre orucunu açacaktır Eğer batıya gidecek olursa durum yine aynıdır Yani gittiği yerin vaktine uyarak orucunu açacaktır İftar vaktine yakın, uçakta yolculuğu devam ediyorsa, uçaktaki görüntüye göre güneş batmadıkça iftar edemez Çünkü orucun vakti, ikinci fecirden güneşin gurubuna kadar devam eder Yüksek bir yerde; mesela; yüksek bir minarede veya kulede bulunan kimse, güneşin gurubunu görmedikçe iftar edemez Aşağıda bulunanlar ise bulundukları yerin takvimine göre iftar ederler Uçaktakiler de, üzerinde bulundukları yerin saatini ölçü alamazlar; güneşin batmasını beklerler

    devam edecek.....

  2. #2
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    21- İslam'da rabıta var mıdır? İzah eder misiniz?

    Rabıta Arapça "Rabata" kökünden türemiştir Müslümanların birbirlerine bağlılığını, Allah yolunda sabretmelerini ve bekçilik yapmalarını ifade eder Daha sonra İslam ülkesi sınırlarında bekleyenlere; gerek süvari ve gerek piyade olsun, genellikle "murabıt" adı verilmiştir Fıkıh terminolojisinde, "murabıt" Allah yolunda silah altında bulunan, kışla ve karakollarda duran, nöbet bekleyen askerler demektir


    Müridin kendine şeyh olarak seçtiği kişiyi yüceltip onun şahsını gönlünde tasavvur edip tazim etmekten ibarettir ki, bazı müridler yeterli temel dinî bilgiden mahrum oldukları için bu konuda aşırılığa da düşebilmektedir


    Meşayih'in ruhlarından yardım ve medet ummak, onların, menfaatı temin edecek, mazarratları defedecek güçte olduklarına, gaybı bildiklerine inanmak, insanın dünya ve ahiret işlerinde bir takım tasarrufta bulunabileceklerini zannetmek yanlıştır Bunların kabirlerini aynı inançla ziyaret edip onlara kurban adamak da dinen tehlikeli bir davranıştır


    Alimleri, faziletli insanları, Allah dostlarını sevmek, ilim öğrendiği kişilere karşı saygılı olmak bir müslümandan beklenilen bir davranıştır
    Ancak, Allah'dan beklenilmesi gerekeni -kim olursa olsun- başkalarından beklemek dinimizin tevhid ruhuna aykırıdır
    Bu anlamda rabrta, insanı şirke kadar götürebilir

    31- Hoparlörle ezan okumak, namazda imama uymak caiz midir?

    Hoparlör sesin kuvvetini artırıcı bir alettir Hoparlörden çıkan ses, aksi seda (yankı) değil; mikrofon başında okuyan veya konuşan kişinin kendi sesidir Bu itibarla, daha uzaklardan duyulması için ezanın mikrofondan okunmasında; vaiz, imam ve müezzinin sesinin caminin her tarafından duyulması için camilere hoparlör konulmasında ve cami içinde imamın hoparlörden duyulan sesine iktida edilmesinde dinen bir sakınca yoktur

    124- Bir Müslüman kestiği kurban etinden gayri müslimlere verebilir mi?

    Kurban kesmek imam-ı Azam Ebu Hanife'ye göre vacip; diğer müctehidlere göre sünnettir Bunda esas olan kurbanlık hayvanın ibadet ve kulluk maksadı ile kesilmek suretiyie kanının akıtılmasıdır
    Kurban etinin dağıtılması hususu ise kurban kesmenin rükünlerinden değildir Kurban etinin zenginlere, fakirlere ve ehl-i kitaptan birisine verilmesi caizdir

    121- Kadın kurban kesebilir mi ve kestiği yenilir mi?

    Bir müslümanın, erkek olsun kadın olsun usülüne uygun olarak kestiği hayvanların etleri yenir
    Bu itibarla, müslüman bir kadının kurban kesmesi caizdir

    111- Gelin ve damada zekat verilebilir mi?

    Gelin veya damat şayet fakir iseler, her ikisine de zekat verilebilir Ancak, mükellef kişi, kendi usul ve füruundan olan kimselere zekat ve fıtır sadakası veremez

    110- Zekatı ve fıtır sadakasını uzaktaki akrabaya göndermek caiz midir?

    İster yakında, ister uzakta bulunsun, zekat ve fıtır sadakasında, öncelikle yoksul akrabanın tercih edilmesi efdaldir Akraba içinde yoksul olan kişiler yoksa, yakın komşulardan başlamak üzere, kişi bulunduğu yerdeki fakirlere zekat ve fıtır sadakasını verir
    Zekatta, zekata tabi malın bulunduğu yerdeki fakirlere; fıtır sadakalarında ise, mükellefin ikamet ettiği yerdeki fakirlere öncelik verilmesi asıldır Ancak bunlar bağlayıcı hükümler olmayıp faziletle ilgili hükümlerdir İster yakın ister uzak olsun, dinen fakir sayılan her Müslüman’a zekat ve fıtır sadakası verilebilir

    94- Nefes darlığından muzdarip bir kimsenin bronşlarını genişletip bir müddet rahat nefes alıp vermesini sağlamak amacıyla ağıza sıkılan sprey orucu bozar mı?

    Yoğunlaştırılmış sun'î oksijen, yiyecek, içecek cinsinden olmayıp sırf hastanın teneffüs imkanını kolaylaştırmak için kullanılan bir maddedir Teneffüs, bütün canlıların yaşayabilmesi için en tabî hakkıdır Astımlı hastanın fiziki yapısı oruç tutmasına müsait olup başka bir hastalığı da olmadığına göre, ilaç ağız ve nefes boruları cidarlarında emilerek yok olduğu gerçeğinden hareketle ve orucun teşri hikmeti de dikkate alındığında, astımlı hastaların rahat nefes almalarını sağlama amacıyla ağıza püskürtülen oksijenli ilacın orucu bozmayacağı mutalaa olunmuştur

Yukarı Çık