Son zamanlarda alevlenen din eğitimi tartışmaları incelendiğinde durumun vehametini daha iyi anlıyoruz. İlköğretim ve lise din dersi kitaplarında karşımıza çıkanlar gerçekten manidar. Resmi anlayışa göre uygulanan müfredatta, Müslümanlık laikliğe uydurulmuş. Meselenin anlaşılması için şimdi din dersi kitaplarının içeriklerine bir göz atalım. Mesela Lise 1. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitabı içeriği:
lDin tanımı ve genel olarak din
lİlkel dinler ve ilahi dinler (Hıristiyanlık, Yahudilik..)
lDin ve ahlak
lAtatürkün ahlakla alakalı görüşleri
lAtatürkün fikir cephesi
lMilli seciyeler ve Atatürk
Evet kitabın içeriğine baktığımızda İslam, Peygamber, Allah kısımları sayılabilecek kadar az.
Yine lise 2. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi kitabını açtığımızda, bir ressamın frak giymiş Şeyhül-İslam şeklinde resmettiği papyon kravatlı 35 yaşında Mustafa Kemal resmi var. Kitabın ilk sayfasında siz besmele bekliyorsunuz, ne de olsa din kitabı fakat sizi bir Atatürk vecizesi karşılıyor. Burada anlatmak istediğimiz şu:
Müslüman bir ülkenin Müslüman evlatlarına sahabe hayatlarından tablolarla İslam anlatılacağına, sürekli İslamla alakası olmayan şeyler anlatılıyor. Din alanında uzmanlığı bulunmayan imam veya hoca olmayan, lider ve yönetici bir karaktere sahip bir insanı zorla her yere sıkıştırmak nedendir? Ya da laikliği abartıp Kemalizm kalıbına sokmak isteyenler ne istiyor bu memleketin evlatlarından? Dini laikliğe alet etmek kimsenin haddi değildir. Bunlarla kalmayan din dersi skandalları özellikle AKP Hükümeti zamanında AB tavizlerinden dolayı iyice artmıştır. Yeni müfredat ve kitaplarda cihat, şeriat, imam, cemaat, gibi kavramlara yer verilmiyor. Özellikle son zamanlarda ortaya çıkan bir gerçek din dersi kitaplarda Kur´an ayetlerine sansür uygulanması skandalıdır. Ayetlere sansür uygulanırken Hıristiyanlık övülüyor resimlerle misyonerlik yapılıyor.
Diyalog fikri çocuklarımıza aşılanıyor. YÖK´ten nasibini alan İlahiyat Fakültelerinin önü kesilirken işin ehli olmayan din dersi hocaları da bu rezalete davetiye çıkarıyor. Yıllardır din öğretmeni alınmaması sonucu, dinle diyanetle alakası olmayan hocalar çocuklara aslında namaz kılınmasa da olacağını, insanın kalbinin iyi olması gerektiğini söylüyor. Kitaplarda sürekli çocuklara iyi bir vatandaş olmaları gerektiği, vergi kaçırmamaları gerektiği anlatılıyor fakat din eğitimi olmadan bunun mümkün olmadığı gerçeği es geçiliyor. Bunun sonucunda hırsızlar, vergi kaçakçıları türüyor ve birileri hala suçlu arıyor.
Kendi elleri ile yetiştirdikleri robot nesil bekleneni veremiyor ve bir noktadan sonra infilak ediyor. Ortaya eğitilmediği ve inanç aşılanmadığı için çalan çırpan 21. yy haramileri çıkıyor. İmam hatip okullarının ülkeyi geriye götürdüğünü söyleyen ve bu okulları kapatan suçlular meydanda kol geziyor. Birileri Yahudi misali Kur´an kavramlarının ismini değiştiriyor Şeriatın adını "irtica" başörtüsünün adını "türban" koyuyor ve yeni nesil İslama düşman ediliyor. Yani Türkiye her alanda bir iflasın eşiğine doğru gidiyor. Bunun en büyük sebebi verilen din eğitimi yetersiz olduğudur.