5. Sayfa, Toplam 6 BirinciBirinci ... 3456 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 41 ile 50 Toplam: 51

Müslümanlar neden geri ?

Din ve İnanç Kategorisi islam (Müslümanlık) Forumunda Müslümanlar neden geri ? Konusununun içerigi kısaca ->> Sayın bursalı anlamak istemediğiniz şey şu yada inat ettiğiniz şey diyelim, Mücdehit makamında olmayanın Kur'anı Kerimin her hangi bir ayetine ...

  1. #41
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye collection - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Alem-i Hakîkât
    Mesaj
    308
    Blog Mesajları
    20
    Rep Gücü
    1459

    Cevap: Müslümanlar neden geri ?

    Sayın bursalı anlamak istemediğiniz şey şu yada inat ettiğiniz şey diyelim, Mücdehit makamında olmayanın Kur'anı Kerimin her hangi bir ayetine anlam yüklemesi yorum yapması doğru değildir.Bu kitap sıradan bir tıp kitabı , yada başka bi ilm kitabı değildir.Ki sıradan bir tıp kitabını dahi ehil olmayan tam manası ile anlayamaz iken Koskoca Kur'anı Kerimi Efendimizden başka ve Efendimizden nakleden Alimlerimizden başka kim anlayabilir.Bizler tamamen bu silsile ile nakil yolu ile gelen sahih bilgileri paylaşıyoruz.Başka bir kaynaktan , veraset sahibi olmayan alim geçinen cehillerin sözlerini yazmıyoruz burada.Noktasından virgülüne kadar bütün paylaştıklarımız Ehl-i sünnet alimlerinden nakildir.Nahl 44 de bu konu açık net beyan edilmiş.( Kur'anı Kerimi efendimizin açıklaması gerektiği açıkça bildirilmiş ) buna rağmen bu ayet hiçe sayılarak ehil olmayan kişilerin sözlerine itibar edilir mi ? kim icazetli bir Ehl-i sünnet alimi ise o mübareğin sözleine itibar edilir.Bizim tabi olduğumuz din büyükleri İmam-ı Rabbani hazretleri gibi müceddid ve 1000 yılın yenileyicisi sayılan yüce zatlara dayanır.Siz bu büyüğün dahi sözünü kaale almadan meal ile yada tefsirin özüne inmeden yorumla reddediyor yanlış yola sapıyorsunuz.

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    Bazıları, yapacakları değişikliklerle, dini düzelteceklerini, olgunlaştıracaklarını zannediyorlar. Ortaya bid’atler çıkarıyorlar. Bid’atlerin zulmetleri ile sünnetin nurunu örtmeye çalışıyorlar. Bunlar, dinin noksanlıklarını tamamladıklarını iddia ediyorlar. Bilmiyorlar ki, din noksan değildir. Bir âyet-i kerime meali:

    (Bugün sizin için dininizi ikmâl eyledim, üzerinize olan nimetimi tamamladım, size din olarak İslamiyet’i vermekle razı oldum.) [Maide 3]


    İslam âlimleri buyuruyor ki:
    Fıkıh kitaplarına uymayan bilgiler yanlıştır. Bunlara bağlanmak caiz değildir. İslam bilgilerini öğrenmeden, bilmeden, âyet-i kerime veya hadis-i şerif okuyup da, bunlara kendi kafasına, kendi görüşüne göre mana verenlere İslam âlimi denmez. Ne kadar yaldızlı, parlak söyleseler ve yazsalar da, hiç kıymeti yoktur. Ehl-i sünnet âlimlerinin anladıklarına ve bunların yazdığı fıkıh kitaplarına uymayan sözleri ve yazıları Allahü teâlâ beğenmez.
    İlham ve şahsi görüş, kesinlikle delil olmaz. Dinde nakil esastır. Hazret-i Ali buyuruyor ki:
    (Din, akıl ve görüş ile olsaydı, mestin üstünü değil, altını meshederdim.) [Ebu Davud]


    Netice: Şahıslar, kitaplar, cemaatler, gruplar için, bizim iyi veya kötü dememiz ölçü olmaz. Yani bir biz iyi deyince iyi olmazlar, biz kötü deyince de kötü olmazlar. Şahıs ismi, kitap ismi, grup ismi önemli değil. Binlerce âlim ve kitap var. Elimizde ölçü olursa rahat ederiz, kendimiz anlarız.

    Ölçüyü İmam-ı Rabbani hazretleri veriyor:

    (Bir hükmün doğru veya yanlış olduğu Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiklerine uygun olup olmamakla anlaşılır. Çünkü Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiklerine uymayan her mana kıymetsizdir, yanlıştır. Çünkü her sapık, Kur'an ve sünnete uyduğunu sanır, sapıklığının doğru olduğunu iddia eder. Yarım aklı, kısa görüşüyle, bu kaynaklardan yanlış manalar çıkarır. Doğru yoldan kayar, felakete gider. Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdikleri manalar doğrudur, bunlara uymayan yanlıştır.) [1/ 286]

    Demek ki doğru olmanın ölçüsü, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarına uymasıdır.

    Yine Ehl-i sünnet âlimleri buyuruyor ki:
    Allahü teâlâ, İslamiyet’i doğru olarak öğrenmek isteyene, bunu nasip edeceğine söz verdi. Allah sözünden dönmez. Bunun için, (Ya Rabbi, sana inanıyorum, seni ve Peygamberlerini seviyorum. İslam bilgilerini doğru olarak öğrenmek istiyorum. Bunu bana nasip et ve beni, yanlış yollara gitmekten koru) diye dua etmeli, istihare yapmalı! Cenab-ı Hak ona doğru yolu gösterir.

    Allahü teâlânın sözüne güvenmeli, Ona sığınmalıdır. Kuran-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

    (Doğru yolu arayanları, saadete ulaştıran yollara kavuştururuz.) [Ankebut 69]

    (Allah, kendisine yöneleni doğru yola iletir.) [Şûra 13]

    (Allah asla verdiği sözden dönmez.) [Zümer 20]


    İmamı Rabbani Hazretlerinin açık beyanına rağmen siz Mezheplere ve Ehl-i sünnet Alimlerinin sözlerine itibar etmez , kendi aklınıza yada meal yada tefsirler ile kendi anladığınıza yada başkalarının yorumlarına göre hareket ederseniz size ancak ve ancak acırım.Tüm dünyada saygı görmüş büyüklüğü tüm İslam aleminde tasdik edilmiş bir mğcdehit olan İmamı Rabbani hazretleri dahi Hanefi mezhebinde idi.Siz ise bu hareketinizle onlar cahildi ben doğruyum demek istemiyormusunuz.

  2. #42
    bursali68
    Misafir..

    Cevap: Müslümanlar neden geri ?

    Alıntı collection´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sayın bursalı anlamak istemediğiniz şey şu yada inat ettiğiniz şey diyelim, Mücdehit makamında olmayanın Kur'anı Kerimin her hangi bir ayetine anlam yüklemesi yorum yapması doğru değildir.Bu kitap sıradan bir tıp kitabı , yada başka bi ilm kitabı değildir.Ki sıradan bir tıp kitabını dahi ehil olmayan tam manası ile anlayamaz iken Koskoca Kur'anı Kerimi Efendimizden başka ve Efendimizden nakleden Alimlerimizden başka kim anlayabilir.Bizler tamamen bu silsile ile nakil yolu ile gelen sahih bilgileri paylaşıyoruz.Başka bir kaynaktan , veraset sahibi olmayan alim geçinen cehillerin sözlerini yazmıyoruz burada.Noktasından virgülüne kadar bütün paylaştıklarımız Ehl-i sünnet alimlerinden nakildir.Nahl 44 de bu konu açık net beyan edilmiş.( Kur'anı Kerimi efendimizin açıklaması gerektiği açıkça bildirilmiş ) buna rağmen bu ayet hiçe sayılarak ehil olmayan kişilerin sözlerine itibar edilir mi ? kim icazetli bir Ehl-i sünnet alimi ise o mübareğin sözleine itibar edilir.Bizim tabi olduğumuz din büyükleri İmam-ı Rabbani hazretleri gibi müceddid ve 1000 yılın yenileyicisi sayılan yüce zatlara dayanır.Siz bu büyüğün dahi sözünü kaale almadan meal ile yada tefsirin özüne inmeden yorumla reddediyor yanlış yola sapıyorsunuz.

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    Bazıları, yapacakları değişikliklerle, dini düzelteceklerini, olgunlaştıracaklarını zannediyorlar. Ortaya bid’atler çıkarıyorlar. Bid’atlerin zulmetleri ile sünnetin nurunu örtmeye çalışıyorlar. Bunlar, dinin noksanlıklarını tamamladıklarını iddia ediyorlar. Bilmiyorlar ki, din noksan değildir. Bir âyet-i kerime meali:

    (Bugün sizin için dininizi ikmâl eyledim, üzerinize olan nimetimi tamamladım, size din olarak İslamiyet’i vermekle razı oldum.) [Maide 3]


    İslam âlimleri buyuruyor ki:
    Fıkıh kitaplarına uymayan bilgiler yanlıştır. Bunlara bağlanmak caiz değildir. İslam bilgilerini öğrenmeden, bilmeden, âyet-i kerime veya hadis-i şerif okuyup da, bunlara kendi kafasına, kendi görüşüne göre mana verenlere İslam âlimi denmez. Ne kadar yaldızlı, parlak söyleseler ve yazsalar da, hiç kıymeti yoktur. Ehl-i sünnet âlimlerinin anladıklarına ve bunların yazdığı fıkıh kitaplarına uymayan sözleri ve yazıları Allahü teâlâ beğenmez.
    İlham ve şahsi görüş, kesinlikle delil olmaz. Dinde nakil esastır. Hazret-i Ali buyuruyor ki:
    (Din, akıl ve görüş ile olsaydı, mestin üstünü değil, altını meshederdim.) [Ebu Davud]


    Netice: Şahıslar, kitaplar, cemaatler, gruplar için, bizim iyi veya kötü dememiz ölçü olmaz. Yani bir biz iyi deyince iyi olmazlar, biz kötü deyince de kötü olmazlar. Şahıs ismi, kitap ismi, grup ismi önemli değil. Binlerce âlim ve kitap var. Elimizde ölçü olursa rahat ederiz, kendimiz anlarız.

    Ölçüyü İmam-ı Rabbani hazretleri veriyor:

    (Bir hükmün doğru veya yanlış olduğu Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiklerine uygun olup olmamakla anlaşılır. Çünkü Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiklerine uymayan her mana kıymetsizdir, yanlıştır. Çünkü her sapık, Kur'an ve sünnete uyduğunu sanır, sapıklığının doğru olduğunu iddia eder. Yarım aklı, kısa görüşüyle, bu kaynaklardan yanlış manalar çıkarır. Doğru yoldan kayar, felakete gider. Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdikleri manalar doğrudur, bunlara uymayan yanlıştır.) [1/ 286]

    Demek ki doğru olmanın ölçüsü, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarına uymasıdır.

    Yine Ehl-i sünnet âlimleri buyuruyor ki:
    Allahü teâlâ, İslamiyet’i doğru olarak öğrenmek isteyene, bunu nasip edeceğine söz verdi. Allah sözünden dönmez. Bunun için, (Ya Rabbi, sana inanıyorum, seni ve Peygamberlerini seviyorum. İslam bilgilerini doğru olarak öğrenmek istiyorum. Bunu bana nasip et ve beni, yanlış yollara gitmekten koru) diye dua etmeli, istihare yapmalı! Cenab-ı Hak ona doğru yolu gösterir.

    Allahü teâlânın sözüne güvenmeli, Ona sığınmalıdır. Kuran-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

    (Doğru yolu arayanları, saadete ulaştıran yollara kavuştururuz.) [Ankebut 69]

    (Allah, kendisine yöneleni doğru yola iletir.) [Şûra 13]

    (Allah asla verdiği sözden dönmez.) [Zümer 20]


    İmamı Rabbani Hazretlerinin açık beyanına rağmen siz Mezheplere ve Ehl-i sünnet Alimlerinin sözlerine itibar etmez , kendi aklınıza yada meal yada tefsirler ile kendi anladığınıza yada başkalarının yorumlarına göre hareket ederseniz size ancak ve ancak acırım.Tüm dünyada saygı görmüş büyüklüğü tüm İslam aleminde tasdik edilmiş bir mğcdehit olan İmamı Rabbani hazretleri dahi Hanefi mezhebinde idi.Siz ise bu hareketinizle onlar cahildi ben doğruyum demek istemiyormusunuz.

    Sn.collection hala anlamamkta ısrar ediyorsunuz.Benimle tartışacaksanız kendi fikirlerinizle geliniz.Ben sadece Ku'an'dan ayet alıntıları yaparak tamamen kendi görüşlerimi yazdım.Siz ise bir yerlerden bulduğunuz ve kopyalayıp yapıştırdığınız yazılarla isbat etmeye çalışıyorsunuz.

    Ben bir dünya ayet alıntı yaptım onlarla ilgili görüşünüz,bilginiz nerede,bu mu mertlik.Başka kitaplardan alıntı yapacak ve sürekli başka kitaplarla konuları açıklamaya çalışacaksak burası ansiklopedi gibi olur.Merak etmeyin ben de yaparım bunu.Ancak anlamı yok.Önce kendi düşüncenizi istiyorum.Başka yerlerden alıntıları değil.

    Evet o sizin " Saydığınız " zatlara itimat etmemek dinsizlik değildir.Kim söylemişse size bunu yalan söylemiş.Cennetin anahtarlarını bırakmak işlerine gelmediği,din üzerinde bir zümre oluşturmak istedikleri için söylemiş.O kişiler de Allah'ın yarattığı kul değil mi.Allah bilgiyi isteyene ver miyor mu?

    " Demek ki doğru olmanın ölçüsü, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarına uymasıdır."

    Bunu kabul etmediğimi zaten daha önce yazdım.Ehl-i Sünnet İtikadını yaymakla görevlendirilen " Yusuf " un (İmam-ı Azam Ebu Hanife'nin öğrencisi) Halife olan " YEZİD " in bir bakanı olduğunu atlıyorsunuz anlaşılan.

    Yezid,Hz.Ali'nin baş düşmanı,dedesi Ebu Sufyan da Peygamberimiz Hz.Muhammed SAV 'in baş düşmanı.Biz inandıklarımız terkedip,düşmanlarına mı kanacağız?Siz o olayları pırıl pırıl görüyor olabilirsiniz,ancak ben öyle görmüyorum.

    Mertlikten bahsettiniz yine kendi bildiğiniz okudunuz.

    Sağlıcakla kalınız.

  3. #43
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye collection - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Alem-i Hakîkât
    Mesaj
    308
    Blog Mesajları
    20
    Rep Gücü
    1459

    Cevap: Müslümanlar neden geri ?

    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sn.collection hala anlamamkta ısrar ediyorsunuz.Benimle tartışacaksanız kendi fikirlerinizle geliniz.Ben sadece Ku'an'dan ayet alıntıları yaparak tamamen kendi görüşlerimi yazdım.Siz ise bir yerlerden bulduğunuz ve kopyalayıp yapıştırdığınız yazılarla isbat etmeye çalışıyorsunuz.

    Ben bir dünya ayet alıntı yaptım onlarla ilgili görüşünüz,bilginiz nerede,bu mu mertlik.Başka kitaplardan alıntı yapacak ve sürekli başka kitaplarla konuları açıklamaya çalışacaksak burası ansiklopedi gibi olur.Merak etmeyin ben de yaparım bunu.Ancak anlamı yok.Önce kendi düşüncenizi istiyorum.Başka yerlerden alıntıları değil.

    Evet o sizin " Saydığınız " zatlara itimat etmemek dinsizlik değildir.Kim söylemişse size bunu yalan söylemiş.Cennetin anahtarlarını bırakmak işlerine gelmediği,din üzerinde bir zümre oluşturmak istedikleri için söylemiş.O kişiler de Allah'ın yarattığı kul değil mi.Allah bilgiyi isteyene ver miyor mu?

    " Demek ki doğru olmanın ölçüsü, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarına uymasıdır."

    Bunu kabul etmediğimi zaten daha önce yazdım.Ehl-i Sünnet İtikadını yaymakla görevlendirilen " Yusuf " un (İmam-ı Azam Ebu Hanife'nin öğrencisi) Halife olan " YEZİD " in bir bakanı olduğunu atlıyorsunuz anlaşılan.

    Yezid,Hz.Ali'nin baş düşmanı,dedesi Ebu Sufyan da Peygamberimiz Hz.Muhammed SAV 'in baş düşmanı.Biz inandıklarımız terkedip,düşmanlarına mı kanacağız?Siz o olayları pırıl pırıl görüyor olabilirsiniz,ancak ben öyle görmüyorum.

    Mertlikten bahsettiniz yine kendi bildiğiniz okudunuz.

    Sağlıcakla kalınız.

    Sayın bursalı , şunu anlamıyormusunuz ? bizim naklettiğimiz bilgiler inandığımız bilgilerdir.Her naklettiğimiz bilgi Efendimizden , Eshab-ı Kirama , Eshab-ı Kiramdan , Tabiine ,Tabiinden Tebe-i Tabiine , Tebe-i Tabiinden talebelerine , talebelerinden diğer talebelerine ..... sırası ile devam etmektedir.( hepsi icazet ve veraset sahibidir )Bu Silsilenin Adı Silsile'i Aliyye'dir.Altın silsile olarak ta bilinir.Biografi kategorisinde tamamının hayatını kısa kısa paylaştım.Dinde benim senin görüşün olmaz , görüş Allahü Teala'nın ve Efendimizin emrettiği şeylerdir.Bu emirler varken bizim ne haddimize başka bir görüş öne sürmek , biz kuluz ve sahibimiz ve peygamberimiz ne buyurdular ise bizim görüşümüz artık o olmuştur.Yani akıl rehberini bulmuştur.Demek istediğimiz de baştan beri budur.Dinimizde bildirilmesi gereken herşey bildirilmiş ve kıyamete kadar karşılaşılacak her hükümde bildirilmiştir.Artık kul olana başka bir seçim hakkı olur mu ? olur dersek o kulluk olur mu ? bu, kulluk bağını koparmak şeytanın yoluna sapmaktır.Allahü Teala'nın emrine uymayan her görüş ve hüküm şeytanın istediği ve beğendiği şeydir.Dolayısı ile kendisi de emre itaat etmediği için reddedilmiştir.Bizim yapacağımız her amelde Allahü Teala'nın ve Efendimizin ve Ehl-i sünnet alimlerinin naklettiği bilgilere uygun değil ise reddedilir.Bir paçavra gibi yüzümüze çarpılır.Konunun özü biz bu Silsilemizin naklettiği bilgileri aynen naklediyoruz demekki görüşümüz budur.Başka bir görüşümüz yoktur.

  4. #44
    bursali68
    Misafir..

    Cevap: Müslümanlar neden geri ?

    Alıntı collection´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sayın bursalı , şunu anlamıyormusunuz ? bizim naklettiğimiz bilgiler inandığımız bilgilerdir.Her naklettiğimiz bilgi Efendimizden , Eshab-ı Kirama , Eshab-ı Kiramdan , Tabiine ,Tabiinden Tebe-i Tabiine , Tebe-i Tabiinden talebelerine , talebelerinden diğer talebelerine ..... sırası ile devam etmektedir.( hepsi icazet ve veraset sahibidir )Bu Silsilenin Adı Silsile'i Aliyye'dir.Altın silsile olarak ta bilinir.Biografi kategorisinde tamamının hayatını kısa kısa paylaştım.Dinde benim senin görüşün olmaz , görüş Allahü Teala'nın ve Efendimizin emrettiği şeylerdir.Bu emirler varken bizim ne haddimize başka bir görüş öne sürmek , biz kuluz ve sahibimiz ve peygamberimiz ne buyurdular ise bizim görüşümüz artık o olmuştur.Yani akıl rehberini bulmuştur.Demek istediğimiz de baştan beri budur.Dinimizde bildirilmesi gereken herşey bildirilmiş ve kıyamete kadar karşılaşılacak her hükümde bildirilmiştir.Artık kul olana başka bir seçim hakkı olur mu ? olur dersek o kulluk olur mu ? bu, kulluk bağını koparmak şeytanın yoluna sapmaktır.Allahü Teala'nın emrine uymayan her görüş ve hüküm şeytanın istediği ve beğendiği şeydir.Dolayısı ile kendisi de emre itaat etmediği için reddedilmiştir.Bizim yapacağımız her amelde Allahü Teala'nın ve Efendimizin ve Ehl-i sünnet alimlerinin naklettiği bilgilere uygun değil ise reddedilir.Bir paçavra gibi yüzümüze çarpılır.Konunun özü biz bu Silsilemizin naklettiği bilgileri aynen naklediyoruz demekki görüşümüz budur.Başka bir görüşümüz yoktur.

    Sn.collection,bunu baştan böyle kibarca söyleyebilirdiniz değil mi?

    Siz o yönteme inanıyorsunuz,ben ve benim gibi düşünenler de Kur'an-ın insanlara anlayabilmeleri için indirildiğini düşünüyoruz.Bunu da çeşitli yerlerde Allah ayetlerinde söylüyor zaten.Bizim de mesnetimiz o ayetler.

    Dolayısı ile siz o inandığınız yöntemle amel edeceksiniz biz de bu inandığımız yöntem ile amel edeceğiz.Ancak biz size " dinsiz,kafir..." yakıştırmalarını yapmazken,sizlerden bu tür yakıştırmalar görüyoruz.Sıkıntı da zaten bu.Yoksa tabii ki kim ne isterse öyle inansın.Sizin imanınızı bizim ölçebilme,takdir edebilme yetimiz olmadığı gibi sizin de bizim imanımızı ölçebilme,takdir edebilme yetiniz yoktur.Bunu ancak Yüce Allah bilir.

    Sağlıcakla kalın.

  5. #45
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye collection - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Alem-i Hakîkât
    Mesaj
    308
    Blog Mesajları
    20
    Rep Gücü
    1459

    Cevap: Müslümanlar neden geri ?

    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sn.collection,bunu baştan böyle kibarca söyleyebilirdiniz değil mi?

    Siz o yönteme inanıyorsunuz,ben ve benim gibi düşünenler de Kur'an-ın insanlara anlayabilmeleri için indirildiğini düşünüyoruz.Bunu da çeşitli yerlerde Allah ayetlerinde söylüyor zaten.Bizim de mesnetimiz o ayetler.

    Dolayısı ile siz o inandığınız yöntemle amel edeceksiniz biz de bu inandığımız yöntem ile amel edeceğiz.Ancak biz size " dinsiz,kafir..." yakıştırmalarını yapmazken,sizlerden bu tür yakıştırmalar görüyoruz.Sıkıntı da zaten bu.Yoksa tabii ki kim ne isterse öyle inansın.Sizin imanınızı bizim ölçebilme,takdir edebilme yetimiz olmadığı gibi sizin de bizim imanımızı ölçebilme,takdir edebilme yetiniz yoktur.Bunu ancak Yüce Allah bilir.

    Sağlıcakla kalın.
    Sayın bursalı yine yanlış anlıyorsunuz , bizim o ithamları kendi kanaatimize göre öne sürmemiz evet kesinlikle yanlış birşeydir.Fakat bunu biz yapmıyoruz yukarıda da bahsettiğimiz nakil yolu ile gelen kaynaklarımız yani Allahü Teala ve Efendimiz ve Varisleri bildiriyor bunu.

    Kur’anda, (yalnız Kur’ana uyun) denmiyor, (Allah’a ve resulüne uyun) deniyor. Resulünü devreden çıkaran, Kur’anın açıklaması olan hadisleri delil saymayan, Kur’anın ifadesi ile kâfir olur.

    (Aralarında hüküm verilmek üzere Allah’a ve Peygambere çağırıldıkları vakit: “İşittik, itaat ettik” demek, ancak müminlerin sözüdür, işte kurtuluşa erenler onlardır.) [Nur 51]

    (Allah’a ve Resulüne itaat edin! [uymayıp] yüz çeviren [kâfirdir] Allah da kâfirleri sevmez.) [A. İmran 32]

    (İhtilaflı bir işin hükmünü Allah’tan [Kur’andan] ve Resulünden [Sünnetten] anlayın!) [Nisa 59]

    Mezhepsizler, dindeki dört delilin ikisini kabul etmeyip Kitap ve Sünnet’ten başka delil yok diyorlar. Mezhepsizleri de geride bırakan türediler, Kitap ve Sünnet tâbirine bile saldırıp, “Kur’andan başka bir sünnet adı altında din çıkarmak İslam’ı yıkmaktır, Peygamber Kur’anı getirmekle işi bitmiştir, o bir postacıdır” diyerek Sünneti Kur’andan farklı bir şey gibi göstermeye çalışıyorlar.

    Yalnız Kur’an diyenler, kesinlikle Kur’an-ı kerime inanmıyorlar. İslamiyet’i yıkmak için inanmış gibi görünüyorlar. Bunların başında İgnaz Goldziher, Shacht gibi Oryantalist denilen gayri müslimler gelir. Hıristiyanların çıkardığı bu akıma kapılıp biz de resulüz diyenlerden Hintli Mirza Gulam Ahmet ile Mısırlı Reşat Halife ve daha başka zındıklar vardır. Reşat Halifenin kurduğu on dokuzcular bâtıl dinini savunanlar da yalnız Kur’an diyor, Sünneti inkâr ediyorlar.

    Dindeki dört delilden üçü inkâr edilince, herkes kendi anladığını doğru kabul edecek ve böylece insan sayısı kadar din meydana gelecek, bir kaos yaşanacak ve nihayet din yıkılacaktır. Fakat bu dini yıkmaya muvaffak olamayacakları Kur’an-ı kerimde bildirilmektedir:
    (Onlar, ağızları ile Allah’ın nurunu [Kur’an, Sünnet, icma ve kıyastan meydana gelen Allah’ın dinini] söndürmeye yelteniyorlar. Halbuki kâfirler istemeseler de, Allah nurunu [dinini] tamamlayacaktır.) [Saf 8]

  6. #46
    bursali68
    Misafir..

    Cevap: Müslümanlar neden geri ?

    Alıntı collection´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sayın bursalı yine yanlış anlıyorsunuz , bizim o ithamları kendi kanaatimize göre öne sürmemiz evet kesinlikle yanlış birşeydir.Fakat bunu biz yapmıyoruz yukarıda da bahsettiğimiz nakil yolu ile gelen kaynaklarımız yani Allahü Teala ve Efendimiz ve Varisleri bildiriyor bunu.

    Kur’anda, (yalnız Kur’ana uyun) denmiyor, (Allah’a ve resulüne uyun) deniyor. Resulünü devreden çıkaran, Kur’anın açıklaması olan hadisleri delil saymayan, Kur’anın ifadesi ile kâfir olur.

    (Aralarında hüküm verilmek üzere Allah’a ve Peygambere çağırıldıkları vakit: “İşittik, itaat ettik” demek, ancak müminlerin sözüdür, işte kurtuluşa erenler onlardır.) [Nur 51]

    (Allah’a ve Resulüne itaat edin! [uymayıp] yüz çeviren [kâfirdir] Allah da kâfirleri sevmez.) [A. İmran 32]

    (İhtilaflı bir işin hükmünü Allah’tan [Kur’andan] ve Resulünden [Sünnetten] anlayın!) [Nisa 59]

    Mezhepsizler, dindeki dört delilin ikisini kabul etmeyip Kitap ve Sünnet’ten başka delil yok diyorlar. Mezhepsizleri de geride bırakan türediler, Kitap ve Sünnet tâbirine bile saldırıp, “Kur’andan başka bir sünnet adı altında din çıkarmak İslam’ı yıkmaktır, Peygamber Kur’anı getirmekle işi bitmiştir, o bir postacıdır” diyerek Sünneti Kur’andan farklı bir şey gibi göstermeye çalışıyorlar.

    Yalnız Kur’an diyenler, kesinlikle Kur’an-ı kerime inanmıyorlar. İslamiyet’i yıkmak için inanmış gibi görünüyorlar. Bunların başında İgnaz Goldziher, Shacht gibi Oryantalist denilen gayri müslimler gelir. Hıristiyanların çıkardığı bu akıma kapılıp biz de resulüz diyenlerden Hintli Mirza Gulam Ahmet ile Mısırlı Reşat Halife ve daha başka zındıklar vardır. Reşat Halifenin kurduğu on dokuzcular bâtıl dinini savunanlar da yalnız Kur’an diyor, Sünneti inkâr ediyorlar.

    Dindeki dört delilden üçü inkâr edilince, herkes kendi anladığını doğru kabul edecek ve böylece insan sayısı kadar din meydana gelecek, bir kaos yaşanacak ve nihayet din yıkılacaktır. Fakat bu dini yıkmaya muvaffak olamayacakları Kur’an-ı kerimde bildirilmektedir:
    (Onlar, ağızları ile Allah’ın nurunu [Kur’an, Sünnet, icma ve kıyastan meydana gelen Allah’ın dinini] söndürmeye yelteniyorlar. Halbuki kâfirler istemeseler de, Allah nurunu [dinini] tamamlayacaktır.) [Saf 8]

    Farketmez o zaman nakil yolu ile yapılan ithamlara katılıyorsunuz demektir bu.Bunun başka açıklaması var mı?Bu tür bir yazıyı alıntı yapıp buraya koyarsanız ne anlamamızı bekliyorsunuz?Sonra da o alim diye söylediğiniz kişilere bizlerden saygı bekliyorsunuz,bu nasıl bir mantık ki.O kişiler bana dinsiz diyecek,kafir diyecek,zındık diyecek,haklısınız hocam deyip saygı duyacağız.Kusura bakmayın da bu mümkün değil.Ve ayrıca buraya onlardan alıntılar kopyalayacaksınız ve diyeceksiniz ki pardon bunlar bizim değil onların düşüncesi.Sn.collection biz neyiz ki.Bu söylediğinizi 10 yaşındaki bir çocuğa anlatsanız o bile kabullenmez.

    Siz o yöntemler ile diyorsunuz ki Kur'an da böyle yazıyor diye sunduğunuz ayetlerden bazılarına bir gidin bakın bakalım hangi devirden bahsediyor.Hz.Peygamberimizin devrine,o hayatteyken yapılanlara karşılık gelen ayetleri günümüzde de böyledir demek sapkınlıktır.Örnek mi istiyorsunuz,sizin yazınızdan kopyalıyorum dikkat ediniz ;


    " (Aralarında hüküm verilmek üzere Allah’a ve Peygambere çağırıldıkları vakit: “İşittik, itaat ettik” demek, ancak müminlerin sözüdür, işte kurtuluşa erenler onlardır.) [Nur 51]...hangi devire ait.Bu devre mi ait?

    (Allah’a ve Resulüne itaat edin! [uymayıp] yüz çeviren [kâfirdir] Allah da kâfirleri sevmez.) [A. İmran 32]...Allah ve Resulüne itaat etmeyen mi var?Bizi mi kasdediyor bunu yazan.Ne bilir ki o?

    (İhtilaflı bir işin hükmünü Allah’tan [Kur’andan] ve Resulünden [Sünnetten] anlayın!) [Nisa 59]..." Kur'an da ki bir ayet ile Hadis dedikleriniz çatışır mı?Siz diyeceksiniz ki çatışmaz.Ben de diyeceğim ki çatışıyor.Öyle bir durumda Kur'an-ı bırakıp hadise mi bakalım.Ne kadar enteresan.Oysa ki Allah sana vahyolunanı tebliğ et açıkla,anlat diyor.Başka bir şey değil.Yani çatışmaması gerek.Meallere bakın Arapçası ile hepsi olmamakla birlikte meallerin çatıştığını görürsünüz.Neyi kabul edelim o zaman.Kur'an'ın aslını mı,meali mi?Ben bu durumda aslı diyorum.

    Bunlar mı bu dediklerinizin isbatı,bizi kafir yapan isbat.Yazık çok yazık,Hz.Peygamber devrinde inanmayanlara göderilmiş ayetleri bu güne uyarlamaya kalkışmak bunu da kafirliğe delil sunan kişilerin görüşünü aynen tasdik etmek büyük gaf.Bundan dolayı mı hakarete uğruyoruz,itham ediliyoruz.

    Tamam siz o kitapları okumaya devam edin.Bizler de Kur'an-ı Kerim ile ilm yapmaya gayret edelim.Ancak şunu asla yapmayın insanları " Küfre zorlamak büyük günahtır " bunu da unutmayın.Bu konuda da Allah ayetleri ile uyarıyor.O alimler eğer böyle şeyler yazmışsa,ve eğer bazı insanlarda o alimlerin zorlamasıyla dinden uzaklaşmışsa bunun vebaline katlanabilirler mi bilemiyorum.Kul hakkı ve insanların vebalini almak çok büyük sıkıntıdır diye düşünüyorum.

    Sağlıcakla kalınız.

  7. #47
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye collection - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Alem-i Hakîkât
    Mesaj
    308
    Blog Mesajları
    20
    Rep Gücü
    1459

    Cevap: Müslümanlar neden geri ?

    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Farketmez o zaman nakil yolu ile yapılan ithamlara katılıyorsunuz demektir bu.Bunun başka açıklaması var mı?Bu tür bir yazıyı alıntı yapıp buraya koyarsanız ne anlamamızı bekliyorsunuz?Sonra da o alim diye söylediğiniz kişilere bizlerden saygı bekliyorsunuz,bu nasıl bir mantık ki.O kişiler bana dinsiz diyecek,kafir diyecek,zındık diyecek,haklısınız hocam deyip saygı duyacağız.Kusura bakmayın da bu mümkün değil.Ve ayrıca buraya onlardan alıntılar kopyalayacaksınız ve diyeceksiniz ki pardon bunlar bizim değil onların düşüncesi.Sn.collection biz neyiz ki.Bu söylediğinizi 10 yaşındaki bir çocuğa anlatsanız o bile kabullenmez.

    Siz o yöntemler ile diyorsunuz ki Kur'an da böyle yazıyor diye sunduğunuz ayetlerden bazılarına bir gidin bakın bakalım hangi devirden bahsediyor.Hz.Peygamberimizin devrine,o hayatteyken yapılanlara karşılık gelen ayetleri günümüzde de böyledir demek sapkınlıktır.Örnek mi istiyorsunuz,sizin yazınızdan kopyalıyorum dikkat ediniz ;


    " (Aralarında hüküm verilmek üzere Allah’a ve Peygambere çağırıldıkları vakit: “İşittik, itaat ettik” demek, ancak müminlerin sözüdür, işte kurtuluşa erenler onlardır.) [Nur 51]...hangi devire ait.Bu devre mi ait?

    (Allah’a ve Resulüne itaat edin! [uymayıp] yüz çeviren [kâfirdir] Allah da kâfirleri sevmez.) [A. İmran 32]...Allah ve Resulüne itaat etmeyen mi var?Bizi mi kasdediyor bunu yazan.Ne bilir ki o?

    (İhtilaflı bir işin hükmünü Allah’tan [Kur’andan] ve Resulünden [Sünnetten] anlayın!) [Nisa 59]..." Kur'an da ki bir ayet ile Hadis dedikleriniz çatışır mı?Siz diyeceksiniz ki çatışmaz.Ben de diyeceğim ki çatışıyor.Öyle bir durumda Kur'an-ı bırakıp hadise mi bakalım.Ne kadar enteresan.Oysa ki Allah sana vahyolunanı tebliğ et açıkla,anlat diyor.Başka bir şey değil.Yani çatışmaması gerek.Meallere bakın Arapçası ile hepsi olmamakla birlikte meallerin çatıştığını görürsünüz.Neyi kabul edelim o zaman.Kur'an'ın aslını mı,meali mi?Ben bu durumda aslı diyorum.

    Bunlar mı bu dediklerinizin isbatı,bizi kafir yapan isbat.Yazık çok yazık,Hz.Peygamber devrinde inanmayanlara göderilmiş ayetleri bu güne uyarlamaya kalkışmak bunu da kafirliğe delil sunan kişilerin görüşünü aynen tasdik etmek büyük gaf.Bundan dolayı mı hakarete uğruyoruz,itham ediliyoruz.

    Tamam siz o kitapları okumaya devam edin.Bizler de Kur'an-ı Kerim ile ilm yapmaya gayret edelim.Ancak şunu asla yapmayın insanları " Küfre zorlamak büyük günahtır " bunu da unutmayın.Bu konuda da Allah ayetleri ile uyarıyor.O alimler eğer böyle şeyler yazmışsa,ve eğer bazı insanlarda o alimlerin zorlamasıyla dinden uzaklaşmışsa bunun vebaline katlanabilirler mi bilemiyorum.Kul hakkı ve insanların vebalini almak çok büyük sıkıntıdır diye düşünüyorum.

    Sağlıcakla kalınız.
    Sayın bursalı tabiki farketmez , biz zaten daha öncede belirttiğimiz gibi yukarıda bahsettiğimiz silsilenin görüşleri bizim kat'i görüşümüzdür.Ayrıca çağa göre din değişmez , indirilen hüküm kıyamete kadar aynen geçerlidir.Çağa göre bunu değişeceğini savunmanız ayrıca çok ama çok yanlıştır.Tefsir, moda kitabı değildir. Her çağa, her asra göre değişik tefsir olmaz. Dinimiz eksik mi ki tamamlanacaktır? Yoksa fazlalık mı var ki çıkarılacak? Dinde eksiklik ve fazlalık olmadığı için değişik, yeni bir tefsire ihtiyaç olmaz. Çünkü dine yeni bir şey eklemek bid’at olur. Dinimizin emirlerini değiştirmek kadar büyük sapıklık olur mu? Her çağa, her asra göre değişik tefsir yazmak demek, dini her asırda, bozmak demektir.

    Kur’an-ı kerimin manasını Muhammed aleyhisselam anlamış ve hadis-i şerifleri ile bildirmiştir. Doğru tefsir kitabı Onun hadis-i şerifleridir. Tefsir âlimleri, tefsirlerini Peygamber efendimizden ve Eshab-ı kiramdan naklederek meydana getirdiler. Bunların tefsirleri asra uygundur. Kur’an-ı kerimin emirleri, her asırdaki insan için aynıdır. Önceki asırlar için başka, sonraki asırlar için başka manası yoktur.

    Yani siz yada başkası Kur'anı Kerim'den kendi anladığı ile nahl süresinin 44 üncü ayetini inkar ederek yorum yapmaya kalkarsa ve bu yorumu dine aykırı ise yine Kur'anu Kerimin tasdiki ile dinden çıkar.Yukarıda bunu açıkladım.

    Peygamber efendimizden gelen bilgileri, aynen nakleden İslam âlimlerinden farklı bildirmek, dini bozmak demektir. Kur’an-ı kerimi en iyi bilen Peygamber efendimizdir. Onun açıklamaları bellidir. Bundan daha başka şekilde açıklamak, dini değiştirmek olur, reform olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Ümmetime en çok tehlikeli olacak kimse, Kur’an-ı kerimi yersiz tevil edendir.) [Taberani]

    İlmin ve Fennin Işığında Tefsir diyenler de vardır. İlim ve fen, dinden ayrı mıdır da ilmin ışığı deniyor? Ecnebiler, din ile ilmi ayrı zannettikleri için böyle yazıyorlar. Ecnebiyi taklit eden reformcular da aynı şeyi söylüyorlar.

    İmam-ı Rabbani hazretleri de buyuruyor ki:
    Bazıları, yapacakları değişikliklerle, dini düzelteceklerini, olgunlaştıracaklarını zannediyorlar. Ortaya bid’atler çıkarıyorlar. Bid’atlerin zulmetleri ile sünnetin nurunu örtmeye çalışıyorlar. Bunlar, dinin noksanlıklarını tamamladıklarını iddia ediyorlar. Bilmiyorlar ki din noksan değildir. Kâmildir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Bugün sizin için dininizi ikmal eyledim. Üzerinize olan nimetimi tamamladım ve size din olarak İslamiyet’i vermekle razı oldum.) [Maide 3]

    Dini noksan sanıp, tamamlamaya [asra göre, çağdaş tefsir yazmaya] çalışmak bu âyet-i kerimeye inanmamak olur. (1/260)

    Allahü teâlâ ve Onun Resulü Muhammed aleyhisselam, kıyamete kadar hayat şekillerinde ve fen vasıtalarında yapılacak değişikliklerin, yeniliklerin hepsine şamil olan hükümleri bildirdiler. Müctehidler de bunların hepsini açıkladılar. Sonra gelen müceddid âlimler, bu hükümlerin yeni olaylara nasıl tatbik edileceklerini, tefsir ve fıkıh kitaplarında bildirdiler.

    İslam âlimlerinin büyüklerinden ibni Hacer-i Mekki hazretleri bir fetvasında buyuruyor ki:
    İslam âlimlerinin tefsirlerinden almayıp da, kendi anladığını ve kendi görüşlerini tefsir olarak yazan ehliyetsiz kimselerin tefsirlerini milletin önüne sürenlere mahkemeler mani olmalıdır! Böyle nakli esas almayan tefsirler bâtıldır, bozuktur. Bu tefsirleri milletin önüne süren din adamları sapıktır. Başkalarını da doğru yoldan saptırmaya çalışmaktadır. (Fetava-yı hadisiyye)

    Tefsir, akla değil, nakle dayanır. İslam âlimlerinin, Peygamber efendimizden ve Eshab-ı kiramdan alarak yaptıkları tefsirlere aykırı tefsir yazan, küfre düşer.

    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Kur’an-ı kerimi kendi görüşüne göre tefsir eden kâfir olur.) [Mek.Rabbani 234]

    Bir kimse, kendi görüşüne göre Kur’an-ı kerime mana verse, verdiği mana doğru olsa da, meşru yoldan çıkarmadığı için, hata etmiş olur. Verdiği mana yanlış ise kâfir olur. (Berika)

    Mezhepsizler, bu inceliği anlayamadıkları için, (Herkes Kur’an okumalı, dinini bundan kendi anlamalı, mezhep kitaplarını okumamalı) diyerek, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarının okunmasını yasak ediyorlar.
    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Kur’an-ı kerimi, kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa dahi, mutlaka hata etmiştir.) [Nesai]

    Her tefsiri herkes anlayamaz. Kur’an-ı kerimi tercüme etmenin imkânsız olduğu yukarıda bildirildi. Ancak tefsiri yapılabilir. Tefsir yapmak da büyük iştir. Bir hadis-i şerifte, (Kur’an-ı kerimi kendi görüşüne göre tefsir eden kâfir olur) buyuruldu. O halde tefsir denilen her kitaba güvenmemelidir!

    Kur’an-ı kerim ilmi, içinde şaşılacak, akıllara durgunluk verecek, sayısız acayip hâller bulunan engin bir denizdir. Ondaki her ilmi öğrenmek, sırrına erişmek imkânsızdır. (Mevduat-ül-ulum)

    Kur’an-ı kerimin hakiki tefsirini yapan, doğru manasını veren, ancak Muhammed aleyhisselamdır, Onun hadis-i şerifleridir. Bu hadis-i şerifleri de, ancak Eshab-ı kiram ve müctehid imamlar anlayabilmiş, müslümanlar da bu âlimlerin anladıklarına uymuştur. Şu halde, Kur’andan ve hadisten ve bunların tercümelerinden din öğrenmek mümkün olmaz. Her müslüman, dinini, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından hazırlanan ilmihâllerden öğrenmelidir.

  8. #48
    bursali68
    Misafir..

    Cevap: Müslümanlar neden geri ?

    Sn. collection

    Sizin kitabınız ile bizim kitabımız anlaşılıyor ki farklıdır.Çünkü siz silsileye sığınıyorsunuz.O zatlardan istediğiniz kadar buraya yazabilirsiniz.Buyurun yazın.
    Onlar bu yönleriyle de kabul görmüyorlar.

    " Sayın bursalı tabiki farketmez , biz zaten daha öncede belirttiğimiz gibi yukarıda bahsettiğimiz silsilenin görüşleri bizim kat'i görüşümüzdür."

    O takdirde yapılan itham ve hakaretler aynen geri iade olunur.

    İnsanları itham edecek,dinsizlikle,kafirlikle,suçlayıp,ortaçağ afaroz mantığıyla hareket eden görüşlerle,yakınlaşmamız mümkün değil.Siz bildiğiniz gibi,biz de bildiğimiz gibi sahipleniriz.Tartışma bitmiştir.Uzatmanın anlamı yok.Herkesin fikri zikri anlaşılmıştır.

    Sağlıcakla kalınız.

  9. #49
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye collection - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Alem-i Hakîkât
    Mesaj
    308
    Blog Mesajları
    20
    Rep Gücü
    1459

    Cevap: Müslümanlar neden geri ?

    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sn. collection

    Sizin kitabınız ile bizim kitabımız anlaşılıyor ki farklıdır.Çünkü siz silsileye sığınıyorsunuz.O zatlardan istediğiniz kadar buraya yazabilirsiniz.Buyurun yazın.
    Onlar bu yönleriyle de kabul görmüyorlar.

    " Sayın bursalı tabiki farketmez , biz zaten daha öncede belirttiğimiz gibi yukarıda bahsettiğimiz silsilenin görüşleri bizim kat'i görüşümüzdür."

    O takdirde yapılan itham ve hakaretler aynen geri iade olunur.

    İnsanları itham edecek,dinsizlikle,kafirlikle,suçlayıp,ortaçağ afaroz mantığıyla hareket eden görüşlerle,yakınlaşmamız mümkün değil.Siz bildiğiniz gibi,biz de bildiğimiz gibi sahipleniriz.Tartışma bitmiştir.Uzatmanın anlamı yok.Herkesin fikri zikri anlaşılmıştır.

    Sağlıcakla kalınız.
    Sayın bursalı , o ithamların hangi vasıflara ait insanlara ait olduğunu bizzat Kur'anı Kerim ve Efendimiz ve Varisleri yani silsilemiz bildiriyor.Yani Allahü Teala bildiriyor , kime ne iade ediyorsunuz , sizin ortacağ afaroz mantığı dediğiniz şeyler bizzatihi tabi olduğunuz akıl ürünlerinin asıl adlarıdır.Bir sözün nereye gittiğine dikkat edin ki , buda sizi tehlikeye düşürür.

    Tabi ki siz istediğinize inanın , ona karışmamız sözkonusu değil.Kafirûn süresi boşuna inmemiştir.

    Hadis-i şerifte, (Kur’anı kendi görüşüne göre açıklayan kâfir olur) buyuruluyor. Hadis-i şerifleri de kendi görüşüne göre açıklamak sapıklıktır. Hâşâ Peygamber efendimiz bilmece gibi hadis-i şerif mi söylüyor. Her dilde deyimler vardır. Bunlar kelimelerin ifade ettiği anlam değil, cümlenin ifade ettiği anlam esas alınır. Bunu caiz olmayan tevil ve yorumla karıştırmamalıdır.

    Mesela kaş yapayım derken göz çıkarmak deyimin de ne kaş ne de göz ile ilgisi vardır. Bir iş yapılırken daha büyük zarara uğramak kastediliyor.

    Mesela Kur’an-ı kerimde (Sen ölülere işittiremezsin) buyuruluyor. Buradan ölüler işitmez anlamı çıkarılmaz. (Sen ölüye işittiremezsin!) mealindeki âyet-i kerimede, diri olup, gözü kulağı ve beyni olan kâfirler ölülere benzetilmiştir. Yani (Ölü kalbleri [kâfirleri] imana kavuşturamazsın!) demektir. Nitekim, Bekara suresinin (Kâfir, sağır, dilsiz ve kördür, anlamazlar) mealindeki 171. âyet-i kerimesi de böyledir. Yani (Kulakları var, hakkı işitmezler, gözleri var, hakikati görmezler) demektir. Yoksa kâfirler, bedenen de sağır, dilsiz ve kör demek değildir. (Beydavi ve diğerleri)

    (Ölülere işittiremezsin, ancak âyetlerimize iman edenlere işittirebilirsin.) [Rum 52,53]

    Fatır suresinin (Diri ile ölü [Mümin ile kâfir] bir olmaz. Allah dilediğine işittirir. Sen kabirdekilere [inatçı kâfirlere] işittiremezsin [imana kavuşturamazsın] mealindeki 22.âyet-i kerimesinde de, kâfirler, ölülere benzetilmiştir. (Beydavi)

    Neml suresinde (Sen ölülere işittiremezsin) buyurulduktan sonra, (Sen ancak âyetlerimize iman edeceklere işittirebilirsin) mealindeki 80 ve 81. âyet-i kerimelerinde de, kâfirlerin işitmeyeceği, yani hakkı kabul etmeyeceği, ancak iman edeceklerin işitecekleri açıkça bildirilmektedir.

  10. #50
    bursali68
    Misafir..

    Cevap: Müslümanlar neden geri ?

    Alıntı collection´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sayın bursalı , o ithamların hangi vasıflara ait insanlara ait olduğunu bizzat Kur'anı Kerim ve Efendimiz ve Varisleri yani silsilemiz bildiriyor.Yani Allahü Teala bildiriyor , kime ne iade ediyorsunuz , sizin ortacağ afaroz mantığı dediğiniz şeyler bizzatihi tabi olduğunuz akıl ürünlerinin asıl adlarıdır.Bir sözün nereye gittiğine dikkat edin ki , buda sizi tehlikeye düşürür.

    Tabi ki siz istediğinize inanın , ona karışmamız sözkonusu değil.Kafirûn süresi boşuna inmemiştir.

    Hadis-i şerifte, (Kur’anı kendi görüşüne göre açıklayan kâfir olur) buyuruluyor. Hadis-i şerifleri de kendi görüşüne göre açıklamak sapıklıktır. Hâşâ Peygamber efendimiz bilmece gibi hadis-i şerif mi söylüyor. Her dilde deyimler vardır. Bunlar kelimelerin ifade ettiği anlam değil, cümlenin ifade ettiği anlam esas alınır. Bunu caiz olmayan tevil ve yorumla karıştırmamalıdır.

    Mesela kaş yapayım derken göz çıkarmak deyimin de ne kaş ne de göz ile ilgisi vardır. Bir iş yapılırken daha büyük zarara uğramak kastediliyor.

    Mesela Kur’an-ı kerimde (Sen ölülere işittiremezsin) buyuruluyor. Buradan ölüler işitmez anlamı çıkarılmaz. (Sen ölüye işittiremezsin!) mealindeki âyet-i kerimede, diri olup, gözü kulağı ve beyni olan kâfirler ölülere benzetilmiştir. Yani (Ölü kalbleri [kâfirleri] imana kavuşturamazsın!) demektir. Nitekim, Bekara suresinin (Kâfir, sağır, dilsiz ve kördür, anlamazlar) mealindeki 171. âyet-i kerimesi de böyledir. Yani (Kulakları var, hakkı işitmezler, gözleri var, hakikati görmezler) demektir. Yoksa kâfirler, bedenen de sağır, dilsiz ve kör demek değildir. (Beydavi ve diğerleri)

    (Ölülere işittiremezsin, ancak âyetlerimize iman edenlere işittirebilirsin.) [Rum 52,53]

    Fatır suresinin (Diri ile ölü [Mümin ile kâfir] bir olmaz. Allah dilediğine işittirir. Sen kabirdekilere [inatçı kâfirlere] işittiremezsin [imana kavuşturamazsın] mealindeki 22.âyet-i kerimesinde de, kâfirler, ölülere benzetilmiştir. (Beydavi)

    Neml suresinde (Sen ölülere işittiremezsin) buyurulduktan sonra, (Sen ancak âyetlerimize iman edeceklere işittirebilirsin) mealindeki 80 ve 81. âyet-i kerimelerinde de, kâfirlerin işitmeyeceği, yani hakkı kabul etmeyeceği, ancak iman edeceklerin işitecekleri açıkça bildirilmektedir.

    " (Sen ölüye işittiremezsin!) mealindeki âyet-i kerimede, diri olup, gözü kulağı ve beyni olan kâfirler ölülere benzetilmiştir. Yani (Ölü kalbleri [kâfirleri] imana kavuşturamazsın!) demektir. Nitekim, Bekara suresinin (Kâfir, sağır, dilsiz ve kördür, anlamazlar) mealindeki 171. âyet-i kerimesi de böyledir. "

    Görüyor musunuz ayet neyi kasdediyor.O şekilde yazan zat anlamamış ki anlatabilsin.Siz de bakın da bu ayeti açıklamaya çalışanın isnat ettiğinin neye dalalet olduğunu anlayın.Her zaman şunu söylüyorum bir yerden yapılan alıntı ile ilgili araştırma yapılmaz ise sıkıntılar başlar.

    BAKARA 170 - Onlara: "Allah'ın indirdiğine uyun." dendiği vakit de: "Yok, atalarımızı neyin üzerinde bulduysak ona uyarız." dediler. Ya ataları bir şeye akıl erdiremez ve doğruyu seçemez idiyseler de mi onlara uyacaklar?

    BAKARA 171 - O kâfirlerin hali, sadece bir çağırma veya bağırmadan başkasını işitmeyerek haykıranın haline benzer; onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, akıl da etmezler.

    Örnek olarak yazdığınız ayete bakınız Kur'an daki şekline bakınız.Alıntıda ki nitelemeyle alakası olmayan bir ayetle karşı karşıyayız.Ayeti aynen yazıyorum hiç bir yerine dokunmadan.Kimsenin görüşü olmadan aynen.Kime inanayım alıntıda yazılmış şekline mi?

    Sn.collection,insanların okuduklarını anlamaları mümkün değil diyen zihniyet aynı zamanda Atatürk'e DECCAL yakıştırmasını yapmaktan bile çekinmemiştir.O aynı zihniyettir ki " KUBİLAY " ı şehid etmekten çekinmemiştir.Bu noktadan sonra isbat etmenin mümkünün olmadığını siz de biliyorsunuz.Zorlamanın anlamı yoktur.

    Ben ve benim kimi düşünenler bir " Mezhep İmamının " peşinden gitmeyenler,sizin veya takip ettiğiniz anlayışın içerisinde " İnançsız,Dinsiz,Mezhepsiz(ki karşılığı kafirliktir),Zındık..." diye tabir edilmektedirler.Daha bunun başka bir açıklaması mı vardır.İşte o yüzdendir ki bu ithamlar iade olunur.

    Sağlıcakla kalınız.

5. Sayfa, Toplam 6 BirinciBirinci ... 3456 SonSon

Benzer Konular

  1. İdam cezası geri gelmeli mi? Neden?
    dogangunes Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 34
    Son mesaj: 12-12-2014, 03:01 PM
  2. Silinen Geri Dönüşüm Kutusunu Geri Getirme
    dogangunes Tarafından Üye İpuçları Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 18-07-2010, 05:15 PM
  3. İNSANCA YAŞAMAK / Müslümanlar niçin geri kalmıştır ?
    collection Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 18-05-2009, 01:54 AM
  4. Müslümanlar!..
    onuc13 Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 02-06-2008, 11:35 AM
  5. Neden, Geri, Kalmışız
    Hamdi ÖZDEMİR Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 10-02-2008, 05:47 AM
Yukarı Çık