Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 Toplam: 8

şeytan nedir

Din ve İnanç Kategorisi islam (Müslümanlık) Forumunda şeytan nedir Konusununun içerigi kısaca ->> selam ederim; bu konu başlıgı altında okadar çok şeytan geçiyorki bu başlıgı açıp şeytanın gerçekte ne oldugunu sizlere anlatmak isterim. ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450

    şeytan nedir

    selam ederim;

    bu konu başlıgı altında okadar çok şeytan geçiyorki bu başlıgı açıp şeytanın gerçekte ne oldugunu sizlere anlatmak isterim. ki daha önceki yazılarımı okuyanların bildigi okumayanlarında şimdi ögrenecekleri.

    şeytanın kovuldugu yer gayb alemidir. ve orada hataya kusura yer yoktur. hatalar yanlışlar kusurlar insan için yeryüzünde vardır. şeytan öyle kolu bacagı olan ve sık sık mizah dergilerinde yada filmlerde boy gösteren bir varlık degildir. şeytan yanlışın ta kendisidir. yanlışa uyan şeytana uyan ile aynı anlamdadır. sizde hayatınızdan mümkün mertebe yanlışı çıkardıgınızda dogruya hizmet etmektesiniz. ve şeytanla işiniz olmaz. taki bir yanlış yapmada içinizdeki nefsiniz sizi dürtene kadar. yanlışdan uzak olan şeytandan uzak demektir. birde yazı paylaşmak isterim bu konuda;

    Bismillahirrahmanirrahim” ile de ;

    “ne idi o şuur-u beşerriyede doğrulamayan o şey?

    tanımayan oldu mu o şeytanı?

    “yanlış” deye bilinir işi o yanda?...

    Gaflet ile ona uyanda ola ki “vahim”

    bir iştedir…



    işte!

    Biri ibrahim idiki ne ibrettir o koyunu ile!

    ee yerindedir…okuyun!



    rabbe ve ümmete “et” deye

    ne rağbet ettiniz ibrahimin ettiğine!

    ehh-

    o kolay..da

    ne dersidi size bizden o olayda

    ne dersiniz? ona "duuur!

    işte bu o işin doğrusu budur”

    deye yere koydugumuz o koyun?

    yine kesin onu ama onu biz melekler

    oynadı idik kula..ki

    kesin…o “yine bir akıla doğru uyar!” deye…

    uyarmaya idi kulu..ki ona uykulu bir ögüt idi o oyun!..

    Bir....

    işte! “iyi ve doğru kul” da…

    girişeceği bir işte...

    doğru kullanamazsa o aklı..

    kılınan… namazsa da sayılamaz

    o işin sonunda haklı….



    İki)..ki… siz de yarın! o “yanlış”ı

    görebildiğiniz anda uyanında onu

    yanında “doğrusu” ile o akıla koyun!…



    (ona uyan kulu uyarın!)

    deye idi o yanda işin doğrusu şu ki

    -kula bir ödülle geri gelecek olan

    o iş de “işin doğrusuna”…

    gücü yetenler içindir!
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    “ne idi o şuur-u beşerriyede doğrulamayan o şey?

    tanımayan oldu mu o şeytanı?

    “yanlış” deye bilinir işi o yanda?...

    Gaflet ile ona uyanda ola ki “vahim”

    bir iştedir

    burada şeytan yanlış olarak adlandırılmaktadır. ayrıca gücü yetmekden kasıt aklın yetmesidir. mesele koyun alacak gücü olup olmaması degildir insanın. birde yakınma var bu yazıda et diye çok ragbet ettiniz diyorlar ibrahim peygamberimizin ettigine. şimdi biri çıkarda derse o peygamberdi yanlış yapmaz diye. cevabını peşin veriyim hatasız kul olmaz orhan gencebayın şarkısı gibi oldu ama insan eksik ve noksanlıkları ile yaratılmıştır. hata yapar yanlış yapar mesele dogruya yol alabilmesidir aklı ile. bana soruyorlar nasıl bir aydınlık var gelen yazılarda diye işde size güzel bir örnegi..
    Konu tansxx tarafından (22-07-2011 Saat 07:57 PM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesaj
    162
    Rep Gücü
    40
    Bu konu hakkında daha önce aşağıdaki yazıyı yazmıştım.
    Kutsal Yazılarda söylendiği gibi Şeytan gerçek bir varlıktır. Fakat pek çok kişi gibi Kutsal Kitap eleştirmenleri de bu görüşü saçma buluyor. Onlara göre Şeytan aslında insanın içindeki kötülüktür.

    Fakat Şeytan'ın kim olduğu konusunda böyle çelişkili fikirlerin olması hiç şaşırtıcı değildir.
    Şöyle örnekleyelim:

    Bir suçlu parmak izlerini silerek kimliğini gizleyebilir ve suç işlemeye devam edebilir.

    Benzer şekilde Şeytan da işlerini perde arkasından yürüten bir mafya babası gibi hareket eder, insanların ahlakını sinsice yozlaştırır.

    İsa Peygamber de dünyanın bu kötü sorumlusunun Şeytan olduğunu açıkça belitmişti, Yuhanna 12: 31 'de Şeytan'ınbu dünyanın hükümdarı olduğunu söylemiştir.

    Peki bu kötü varlık nasıl ortaya çıktı?

    Şeytan aslında gökte kusursuz bir melek olarak yaratılmıştı. Fakat daha sonra insanların Tanrı yerine kendisine tapınmasını arzulayıp isyan etti ve İblis Şeytan haline geldi.

    İblis isyan eden, Şeytan da ayartıcı demektir, dolayısıyla bu ifade bu kötü melek için uygun bir ifadedir.

    Kutsal Kitap'ta Şeytan'la İsa arasında geçen bir konuşma yer almaktadır. Şeytan bu konuşmada bencil arzularını ortaya koymuştur. İsa'nın yere kapanıp önünde bir tapınma hareketi yapmasını istemiştir. ( Matta 4:8,9)

    Benzer şekilde Kutsal Yazılardaki Eyüb kitabında anlatıldığı gibi Şeytan Tanrı'yla geçen konuşmalar sırasında da kendi niyetini açıkça göstermiştir. O insanlığın Tanrı'ya sırt çevirmesi için herşeyi yapar. (Eyüb 1:13-19 ; 2:7,8)

    Ayrıca şunu da düşünmek gerekir:

    Şeytan Tanrı'yla ve İsa Peygamber'le konuştuysa onun içimizdeki kötülük olması mümkün mü?

    Elbette Tanrı'nın ve İsa'nın içinde zerre kadar kötülük olamaz. O halde Şeytan gerçek bir varlıktır! O, Tanrı'ya saygı duymayan kötü bir ruhi varlıktır.

    Dünyanın bu kadar yozlaşmış olması da Şeytan'ın gerçekten var olduğunu kanıtlar. O bu dünyanın yöneticisidir. Kötü biri tarafından yönetildiği için dünyamız bu kadar kötülüklerle doludur.

    Örneğin uluslar kendi insanları açlıktan ölürken üretim fazlası yiyeceklerin bozulup gitmesine göz yumuyorlar. Birbirlerini yok etmek için ellerinde kitle imha silahları bulunduruyorlar. Çevreyi kirletiyorlar.

    Tüm dünyada yozlaşmış bir ahlak mevcut ve ahlak standartları gün geçtikçe düşmeye devam ediyor. Şiddet ve nefret her geçen gün artıyor.

    Öte yandan birçok insan dünyada olan bunca kötülüğün kimden kaynaklandığını bilmiyor.Peki neden?

    Kutsal Kitap Şeytan'ın iman etmeyenlerin yüreklerini körelttiğini söyler.( 2.Korintoslular 4:4)

    Şeytan insanlığı avucunda tutmak için görünmeyen bir teşkilat kullanır. O ' cinlerin' hükümdarıdır.( Matta 12:24)

    Bir mafya babası, emrindekiler varlığından haberdar bile olmadan büyük bir suç örgütünü yönetebilir. Aynı şekilde Şeytan da onun rolününden ya da gücüden haberi olmayan toplumları yönetmek için

    kötü meleklerden yani cinlerden oluşan gizli teşkilatını kullanır.

    Şeytan'ın ve onun teşkilatının var olduğunu bilirsek O'na karşı direnmek için herşeyi yapabiliriz. Aynı zamanda Kutsal Kitap bize şu öğüdü veriyor:

    " Tanrı'ya boyun eğin, fakat İblis'e karşı koyun, sizden kaçacaktır." (Yakub 4:7)

    Tanrı'ya yakın olursak ve Şeytan'ın insanları hangi yollarla ayarttığını öğrenirsek bu kötü varlıktan korkmamıza gerek kalmayacaktır.

    Devamı: http://www.supermeydan.net/forum/for...#ixzz1l0zzIlZ7

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    Alıntı merkür´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Elbette Tanrı'nın ve İsa'nın içinde zerre kadar kötülük olamaz. O halde Şeytan gerçek bir varlıktır! O, Tanrı'ya saygı duymayan kötü bir ruhi varlıktır

    Dünyanın bu kadar yozlaşmış olması da Şeytan'ın gerçekten var olduğunu kanıtlar. O bu dünyanın yöneticisidir. Kötü biri tarafından yönetildiği için dünyamız bu kadar kötülüklerle doludur.
    selam ederim;

    sayın merkür, açıklamalarınıza hak veriyorum. fakat yukarıdaki ikisi yanlıştır. izin verirseniz düzeltmek isterim.

    1- şeytan ulu Allaha saygı duymayan bir varlık değildir. onunda yaradılışı ve görevi gereğidir secde etmeyişi. şeytan olmasaydı doğrunun bir anlamı olmazdı. ulu Allah hertürlü yarattığını zıtlıkları ile bezemiştir. eğerki siyah olmasa idi beyazda olmazdı bu felsefe değil bilimdir. ulu Allah ne yarattığını bilendir. hesapların sahibi odur. ancak olsa olsa şeytanın yaradılışdaki rolü insanları doğrudan ayırmak olduğundan, insana yani ulu Allahın yarattığına secde etmemiştir. "yaratma gücüne değil". o ulu Allaha sadıktır korkar ve ulu Allahın şanı yüce kudretinden çekinir. ulu Allahın şanı çok yücedir. bunu kavramak için şeytanın ne demek olduğunu öğrenmek gerekir. o yanlış demektir. ve cehalet ile beslenir ve kendini zamana göre geliştirir. bu yeteneği ona verende elbette ulu Allahdır. kimin haddine düşer ulu Allahı bilipte saygı duymamak? ancak bilmeyenler böyle bir gaflete düşerki bunun bedelide vardır.


    2- dünyanın yöneticisi şeytan değildir. dünyanın yönetiminden kasıt bahsettiğiniz sosyal olaylar ise elbette bu insanları ilgilendirir. insanda özgür irade ile yaratılmıştır. doğruyu icra edebilecek yetenek akıl ve vicdan olarak bize verilmiş üstünede kitaplar gönderilerek perçinleştirilmiştir. dünyanın bugünkü durumu insanın vicdanını hiçe sayarak sadece akılı ile vermiş olduğu kararlardan kaynaklanmaktadır. buda yanlışın aramıza kolayca girip dilediğini yaptırabilme kudretine ortam hazırlamıştır. bugünkü durumda şeytanın kazanmış olduğu gücün adı decchaldir. yani insanların cehaleti. bahsettiğiniz dünyayı yöneten kötü biri olsa olsa "toplum ruhu" dur. siz bir davranışınızda size bırakılan bir kararda yanlış yola girip ardından şeytanı suçlayamazsınız, çünkü ulu Allah sizi donatmıştır doğru yolda olmanız için.

    yorumunuzu yazmış olduğum iki açıklama ile tekrar yapacak olursanız ortaya bambaşka bir sonuç çıkar ve bu gerçektir. CEHALET dediğimiz DECCHALİN şu anda dünyada hüküm ve saltanat kurduğudur. onun ile mücadele için yapılacak iş her merhalede doğruyu aramak ve gücü yetenin yanlışın yerine doğrusunu koymasıdır. bu konuda okullarımız ve eğitimimiz çok ama çok önemlidir. insan aklı ve vicdanı ile birlikte düşünecek olursa ancak bu güce muktedir olur. tüm peygamberlerin işaret ettiği yol budur.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim,

    yanlışı hepimiz görebilecek gücte olmayabiliriz, o işe aklı yetenin yapacağı şey doğrusunu bildirmek yanlışı düzeltmek için harekete geçmektir. bu insanlık görevidir. ama günümüzde bu pekde kolay değildir. çünkü günümüz insanı her girdiği işi doğru bildiğini zannederek egolarının yönetiminde benliği ile hareket etmektedir. yanlış yapanı uyarmak isteyen çekinir çünkü alacağı tepkiden korkar, bana ne der geçer insan. ama hiçde öyle değildir. yapılan yanlışın sonu döner dolaşır o kişiyi olmasada bir yakınını bir gün bir yerde bulur. iman insana biz diyebilmeyi öğretir. biz diyebilen insanda egolardan arınmış demektir. ulu Allahın sevgisinin olduğu gönüllerde yanlışın en büyük gücü olan insandaki ego barınamaz. sevgi onu kuşatır ve yok eder. yanlışı gören memnuniyet ile yanlışı yapanı uyarırken, uyarılanda yaptığı yanlışın düzelmesinden memnuniyet duyar. bu işler hep saygı ve sevgi ile olur. doğrulma düzelme el ele vererek daha kolay sağlanır.

    ego yani benlik duygusu girişilen her işte doğru istikamette gidildiği gibi bir hissiyat verir insana. humanizmin baş düşmanı yanlız başına bir yolda yürümektir. tek başına önde ileride olma arzusudur. insan günümüzde giyimi, kıyafeti, saç şekli ile olabildiğince marjinal görüntü sergilemeye çalışarak, parası yetiyorsa hatta parası yetmiyor ise borçlanarak telefonu, arabası, evi ile en modern, en teknolojik, en pahalı seçimleri yaparak diğerleri olarak gördüğü insanlar ile arasına mesafe koymaya çalışmaktadır.

    geçmişte aynı yanlış çeşitli gruplarca yapılmıştır. "soylular" yada "zenci beyaz" gibi ırk ayrımında. şeytanın her zamana göre kendisini yenileme gücü vardır. günümüzde, geçmişte yaşanan bu olayları çağ dışı diye nitelerken günümüzde yaptığımız "aydın" "dindar" "sağcı" "solcu" "şuncu, buncu" yakıştırmaları aslında aynı farklılaşma isteğinin farklı bir boyutudur. insan ne koşulda hangi fikir ve düşüncede olursa önce insandır. ve doğruda durmak vazifesidir. herhangi bir fikir yada ideolojiye kendisini ait hissetmesi diğer gruplara bakışını sabit fikirleştirmekte, objektif olamamaktadır. buda çatışmaya yada düşüncesini cebr ile dayatmaya götürmektedir insanı. bu mesele şeytanın en güçlü silahıdır. çünkü uzlaşma konuşma ve tartışmayı başlamadan bitirmekte, insan karşısındakini dinlememekte konuşma sırasının bir an önce gelmesini istemektedir. sevgili peygamberimizin söylemiş olduğu "kıyamette kişi kamçısının ucu ile konuşacaktır" sözü bunu insanlara bildirmektedir. yani insan dilini kamçı gibi kullanacak ve hep can yakacaktır, günümüzde olduğu gibi.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    seneler önce çocukluğumuzda hepimiz tahta oturaklı etrafı boş olan salıncaklarda az kafamızı gözümüzü kırmamışızdır. bugün ise yanları ve arkası kapalı önündede emniyeti bulunan salıncaklarda çocuklarımızı güven ile eğlendirmekteyiz. bu kadar basit bir düşünce ile icraata geçirilen modern salıncak, bir insanın ince düşünmesi sayesinde 10 binlerce çocuğumuzun zarar görmesinin önünü kesmiş bulunmaktayız. belki örneğin basitliği gülünçtür ama bu kadar basit bir hususu düşünebilip hayata geçirmek bile uzun yıllar sürmüştür. yanlış ile mücadelede küçücük bir adıma güzel bir örnektir. böylelik ile yanlış ile mücadele sürüp gitmektedir. bugün internette okuduğum habere göre ingilterede porno içerikli sayfalar 18 yaşından küçüklere yasaklanmış yaş sorgulaması ve ispatlanması zorunlu hale getirilme kararı alınmıştır. uzun yıllardan beri çocuklarımızın bir başına gezip dolaştığı bu engin denizdeki tehlikelere karşı ancak yeni önlemler alınmaya başlanmıştır. önce yanlış zuhur eder, ve her zaman yanında bir çekicilik ile gelir, ardından doğru dediğimiz ilahi adalet ancak düşünceli olunarak yerini bulur. düşüncesiz insanlar için ilahi adalet ancak gaybdadır. çünkü orada yanlışa yer yoktur hesap incedir. eğerki bizde adaleti ve güvenli bir ortamı arzu edip istiyorsak yanlız başına dualar ederek yanlışdan korunamayız. ihtiyacımız olan şey bize verilen akılı ince ve doğru düşünerek kullanmamızdır.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  7. #7
    - Çevrimdışı
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Jul 2011
    Mesaj
    597
    Rep Gücü
    0
    şeytan nefsin ta kendisidir! iyi ile kötünün kantarının ayarıdır.

  8. #8
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    bizler hayatlarımızın çeşitli zamanlarında kendimize hedef koyduğumuz ulaşabileceğimiz şeyler için mücadele ederiz. bu heryaşta farklıdır. bir üniversiteye girmek için niyet edip çalışmak, dilediği arabayı yada evi almak için niyet edip çalışmak, çocugunu özel bir okula göndermek için çalışmak, güzel bir fiziğe sahip olmak için niyet etip fitnes lere gidip çalışmak, iyi bir kariyer sahibi olup işyerimizde yükselmek için niyet edip çalışmak, hiç tükenmez hayatlarımızdaki niyetlerimiz. niyet edildimi insana unutmayacağı, aklından çıkmayacak bir enerji ve güç verir. bu arada gözden kaçırdığımız birşey vardır. kendi ruhsal gelişimimiz ve ona ulaşmak için pek bir niyette bulunmayız. peki ne yapmalıyız öncelikle bu gelişim için. yogamı? çok kitap okumakmı? çok ibadet etmek mi?

    ruhumuz için güzel bir niyette bulunmak ile başlar bu gelişim. ve bunu sevgili muhammedimiz çok sık yapardı. ilk önce hayatınız boyunca doğruda durmaya gayret edeceğinize temiz bir niyet etmek ile başlayabilirsiniz. "niyet ettim Allah rızası için bütün hayatım boyunca aklım ve gücüm yettiğince doğrudan yana durmaya". bundan sonraki her gününüzde evden çıkarken kapınızın önünde bir el avuç açıp "Allah'ım yanlışlardan sakınıp günümü doğruluklar üzerinde gerçirmeyi bana nasip et". bu güzel bir niyettir ve yanlışlar karşısında gün boyu uyanık olmanızı sağlar. evinize girerkende güzel geçen gününüz için bir avuç açıp "Allahım çok şükürki yanlışa alet olmadım sen bu davranışı benim üzerimde devamlı kıl", eğerki gün içersinde bir yanlışa bulaşmışsanız af kapısı ne diye vardır? yanlışa bulaşınca utanıp sırtını dönüp gitmek yook ulu Allahımızdan. "yanlışımı fark etmemi bana nasip eden ulu Allah'ım, bulaştığım bu yanlışımdan sana sığınır af dilerim".

    bu niyetler vesilesi ile oldukça dikkatli her an heryerden karşınıza çıkabilecek olan yanlış ile mücadele ederken o ilahi kudret ile bilinçli bir şekilde birliktesinizdir. işte emniyettesiniz, günün her anı sizi pusuya düşürecek o yanlış için bu bilinçte yaşamak ruhunuzu şad ve sizide mutlu eder. ister türkçe dua edin bunu yaparken isterseniz arapça ulu Allah bütün lisanların sahibidir. o gönüle ve niyete bakar.

    "niyet kişinin yanlışlara karşı emniyet kilididir ve her an uyanık tutar."

    "doğrudan yana durmak için dilediğiniz dilekden üstün bir dilek yokturki yeryüzünde, sizi yeryüzünde daha emniyetli ve ulu Allah'a daha yakın kılsın."

    "destur kelimesinin büyük gücü vardır. yanlış, onu duyduğu vakit kaçacak delik arar. nefsinizden gelen şiddetli yanlış isteğine onunla karşı koyunuz"

    "kalp dediğiniz şeyin adı bizim lügatimizde çok daha fazlası demektir. ona danışmadan hiçbir işe kalkışmayınız"

    bu satırlarım size benden değildir. çok sevdiğiniz bir kimsedendir.
    Konu tansxx tarafından (18-05-2012 Saat 01:40 AM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

Benzer Konular

  1. Şeytan nedir ve insana hangi yollarla yanaşır?
    dogangunes Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 08-08-2010, 05:00 PM
  2. şeytan
    erman_tek Tarafından Süper Sözlük Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 06-10-2009, 12:25 PM
  3. şeytan ayetleri I : tanrı adva ve şeytan
    spartaküs Tarafından Diger Dinler Foruma
    Yorum: 15
    Son mesaj: 01-10-2009, 02:17 PM
  4. Ey Şeytan!
    dogangunes Tarafından Dini Hikayeler Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 10-04-2008, 11:23 PM
  5. Hacda şeytan taşlamanın hikmeti nedir?
    erkişi Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 21-12-2007, 04:25 PM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık