Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 Toplam: 4

İSLAM DÜNYASININ KADINLARA VERDİĞİ HAKLAR

Din ve İnanç Kategorisi islam (Müslümanlık) Forumunda İSLAM DÜNYASININ KADINLARA VERDİĞİ HAKLAR Konusununun içerigi kısaca ->> Önce büyük insan Halife Hazret-i Ömer'in (ra) şu itirafını hiç unutmamalıyız. "Biz İslam'dan önce kadınları adam yerine koymazdık. İslam gelince ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye Karakarizma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Mesaj
    1.415
    Rep Gücü
    296

    İSLAM DÜNYASININ KADINLARA VERDİĞİ HAKLAR

    Önce büyük insan Halife Hazret-i Ömer'in (ra) şu itirafını hiç unutmamalıyız. "Biz İslam'dan önce kadınları adam yerine koymazdık.
    İslam gelince onlara hem ayetlerde hem de hadislerde yer verdi, erkekler gibi hakları anlatıldı. Ondan sonra biz kadınların da erkekler gibi hakları olduğunu düşünür hale geldik!.." (Buhari, Müslim).

    Bir tespit de oğlu Abdullah'tan. "Biz kadınlar hakkında ileri geri konuşmaktan korkar olduk, vahiy gelir de bizi azarlar kadın hakları konusunda diye! Demek ki İslam, kadınları, değer verilmeyen varlıklar olmaktan çıkarıp ayetlerle, hadislerle hakları korunacak kadar Allah'ın ve Peygamber'in yanında itibarlı insanlar olarak göstermiş.

    İslam'ın ilk günlerindeki hanımlar, toplumdaki yerlerini o kadar rahatlıkla almışlar ki, haftada bir erkekler gibi cumaya gitmekle kalmamış, günde beş vakitte cemaate iştirak eder olmuşlardır. Hatta, ilk günlerde erkeklerle aynı kapıdan mescide girip çıkmışlar; ama meydana gelen izdiham sebebiyle Efendimiz (sas) daha sonra hanımlar için ayrı kapı açtırmıştır. Bu kapı halen Mescid-i Nebi'de (Bâbü'n-nisa) Kadınlar Kapısı adıyla varlığını koruya devam etmiştir. Camide erkeklerin hemen arkasında saf tutan hanımlar, gerektiğinde sorularını buradan sormuş, cevaplarını da yine oradan almışlardır. Ne var ki erkeklerin de bulunduğu mecliste her türlü özel sorularını sormada zorlandıklarından Efendimiz'den kendilerine özel bir gün ayırarak kadınları bilgilendirmesini istemişler. Bu istekleri de kabul edilerek haftada bir gün Peygamberimiz'den özel bilgi alma hakkını da kazanıp kendilerini yetiştirmeyi sağlamışlardır. Bu sıralarda Resulüllah'ı o kadar yakından takip etme imkanı bulmuşlar ki, bir hanım, Kaf Sûresi'ni sadece Resulüllah'ın okuyuşlarını dinleyerek ezberlediğini dahi söylemiştir. Mescidde son derece özgür bir ortamın mevcut olduğu da anlaşılmaktadır. Nitekim bu özgür ortamda kendini iyice yetiştiren bir hanım, daha sonra Hazreti Ömer'in cuma hutbesini dinlerken:

    - Hanımlar mihir miktarını yüksek tutmasınlar, yoksul gençler evlenmekte zorlanıyorlar!.. manasındaki sözlerine bulunduğu yerden itiraz seslerini yükselterek cevap verme cesaretini dahi bulmuş:

    - Allahü Azimü'ş-şan, Nisa Sûresi'ndeki ayetinde mihre sınır koymazken Ömer hangi hakla hanımların alacakları mihre sınır koyuyor, yüksek tutmayın diye ikazda bulunuyor, diyebilmiş, halife de bu düzeltmeye:

    - Hanım isabet etti, Ömer ise hata yaptı! diyecek kadar tevazu ve fazilet örneği vermiştir. Halife, cami içinde verdiği bu hoşgörü örneğiyle kalmamış, cami dışında da kendini yetiştirmiş hanımlara görev vermiş, Şifa Hanım da (hemcinsleri arasında) çarşı, pazarı denetleyerek bir nevi belediye zabıta memurluğu yapmıştır. İlk günlerde barışta böylesine hayatın içinde yer alan hanımlar, savaşta da geri kalmamışlar, Uhud gazasında Aişe validemizle Ümmü Süleym cephe gerisinde hizmetlerde bulunmuşlar, Hayber gazasına ise tam yedi kadın birlikte iştirak etmişlerdir. Ümmü Atıyye ise tek başına tam yedi savaşa katıldığını bizzat kendisi söylemiştir. Hatta İslam'da ilk hasta bakıcı hanımın adının da Rüfeyde olduğu tespit edilmiştir. Mescide kurulan yaralı gazilerin çadırında bu fedakâr hanım şefkatle hizmet etmiş, sonrakilere böyle örnek olmuştur.

    Anlaşılan odur ki, İslam'ın ilk günlerinde hanımlar, ayet ve hadislerin korumasıyla toplumdaki yerlerini almaya başlamışlar, örneklerini verdiğimiz, veremediğimiz daha nice hizmetlerle sadece barışta değil, savaşta da (şaibesiz ortam içinde ) mühim görev almış, hizmetlerde bulunmuşlardır. Ancak daha sonraları kadının çalışacağı ortamın bozulması üzerine alınan birtakım koruyucu emniyet tedbirleri, hanımların faaliyet alanlarını daraltmış, bu daraltmayı da İslam'ın baştan verdiği emri gibi gösterenler çıkmış, ortamı düzeltme yerine İslam kadına hak vermemiştir' demeyi tercih etmişlerdir... Hâlen dedikleri gibi...

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye Gül@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Nerden
    Samsun
    Cinsiyet
    Erkek
    Yaş
    37
    Mesaj
    2.600
    Rep Gücü
    72678

    Cevap: İSLAM DÜNYASININ KADINLARA VERDİĞİ HAKLAR

    Anlaşılan odur ki, İslam'ın ilk günlerinde hanımlar, ayet ve hadislerin korumasıyla toplumdaki yerlerini almaya başlamışlar, örneklerini verdiğimiz, veremediğimiz daha nice hizmetlerle sadece barışta değil, savaşta da (şaibesiz ortam içinde ) mühim görev almış, hizmetlerde bulunmuşlardır. Ancak daha sonraları kadının çalışacağı ortamın bozulması üzerine alınan birtakım koruyucu emniyet tedbirleri, hanımların faaliyet alanlarını daraltmış, bu daraltmayı da İslam'ın baştan verdiği emri gibi gösterenler çıkmış, ortamı düzeltme yerine İslam kadına hak vermemiştir' demeyi tercih etmişlerdir... Hâlen dedikleri gibi...

    Malesef bu çok acı bir gerçek oysaki islamda bu şekilde yansıtılmamıştır,konular gerçeğinden saptırılıyor ve hep islama dayatılıyor ne hikmetse.

  3. #3
    - Çevrimdışı
    1. avatar yarışma birincisi
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesaj
    399
    Rep Gücü
    151

    Cevap: İSLAM DÜNYASININ KADINLARA VERDİĞİ HAKLAR

    bazı gerikafalılar islamı yozlaşma diye nitelendirirler halbuki islamda kadına verilen önem daha başka hangi dinde varki.ama bunu anlamamakta diretiyolar ve islamı geri kalmış bir uygarlık sanıyolar.
    halbuki onların o saman dolu beyinleri yozlaşmış...

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesaj
    23
    Rep Gücü
    11

    Cevap: İSLAM DÜNYASININ KADINLARA VERDİĞİ HAKLAR

    islam hakkında çok bilgisi olmayanların bunun geri kalmış ve kadınlara hiçbir hak verilmeyen bir din olduğunu düşünmesi pek şaşırtıcı değildir. bir islam ülkesi olarak iran, yıllardır islam adı altında yapmadığı canilik, namus adı altında yapmadığı namussuzluk kalmamış bir ülkedir. kadının insandan bile sayılmadığı, toplumda erkeğin kölesi olmaktan başka bir hak verilmeyen ve bunun da islam dininin gereği olduğunu izliyor insanlar. demek ki islam buymuş diyorlar.
    iran'da yaşayan akrabalarımdan duyduklarım önceleri beni şok ve kızgınlıktan kudurtur ve ürpertirdi..fakat zamanla anladım insanın ne kadar alçalabildiğini..
    söylediklerine göre kadın yolda yürürken bir tel saçı göründüğü için namus bahanesiyle öldürülürken, bu namus düşkünü(!) adamlar aynı zamanda kızları kaçırıp tecavüz edip öldürdükten sonra kızın ailesine bunu büyük bir pişkinlikle haber verip 'tadı çok güzeldi' gibi insanı insanlığından soğutan bir davranış sergileyebiliyorlarmış..e tabi kızmamak da lazım öldürmüş ya sonuçta..iyilik etmiş..büyük sevap..namussuz yaşayacağına ölmesi daha iyi..zira tecavüze uğraması da kendi namussuzluğu nede olsa..ve bu adam büyük ihtimalle cennette yerinin rezerve edilmiş olduğunu düşünüyor!
    bu bende en çok etki bırakan bir olaydı..daha beter binlerce şey yaşanıyor ve insanlara Tanrı'nın rahmet olarak gönderdiği, zamanında kadının durumunu fazlasıyla düzeltmiş en azından değer görmesini sağlamış bu din böylece geri kalmış ve yobaz olarak şekilleniyor bilmeyenlerin aklında..

Benzer Konular

  1. Kanserli Kadinlara Bebek Sahibi Olma Firsati
    bahceci Tarafından Tüp bebek ( Mikroenjeksiyon ) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 04-06-2010, 06:24 PM
  2. İttihad-ı İslam (İslâm Birliği) ve Bediüzzaman
    ahmetsecer Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 11-05-2010, 02:37 PM
  3. Yorum: 0
    Son mesaj: 18-02-2010, 10:08 PM
  4. Yetkili haklar
    Kadim Tarafından Sizden Yonetime! Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 02-02-2009, 02:13 PM
  5. İslam`ın insana verdiği temel haklar nelerdir?
    onuc13 Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 24-08-2007, 11:56 PM
Yukarı Çık