Anket: Ölümden korkuyormusunuz ?

2. Sayfa, Toplam 3 BirinciBirinci 123 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 Toplam: 22

Ölüm Ve korku

Din ve İnanç Kategorisinde ve islam (Müslümanlık) Forumunda Bulunan Ölüm Ve korku Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Yılandan korkan, ölümün adını bile aklına getirmek istemez o zaman. Ölüm korusu yaşamak dünyada kabir azabı çekmek gibidir. Ölümü kabullenmek ...

  1. #11
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesaj
    1.002
    Rep Gücü
    1278

    Cevap: Ölüm Ve korku

    Yılandan korkan, ölümün adını bile aklına getirmek istemez o zaman.
    Ölüm korusu yaşamak dünyada kabir azabı çekmek gibidir. Ölümü kabullenmek lazım.

  2. #12
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesaj
    9
    Rep Gücü
    11

    Cevap: Ölüm Ve korku

    bulanıma girmişin hemşo sen,bak hayat ne güzel bırak ölümü assanım

  3. #13
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesaj
    1.002
    Rep Gücü
    1278

    Cevap: Ölüm Ve korku

    Alıntı kingofrider´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    bulanıma girmişin hemşo sen,bak hayat ne güzel bırak ölümü assanım
    Bu cümlenin sahibimi? yoksa şükretmesini bilenmi bunalımda?

    Hemşo filan olamayacak kadar uzak dur. Aklını da başına al.

  4. #14
    - Çevrimdışı
    1. avatar yarışma birincisi
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesaj
    399
    Rep Gücü
    151

    Cevap: Ölüm Ve korku

    ölümü kabullenebilmek.ölümden korkmak.ölümü düşünmek nasıl bunalım olur ya????
    ölümü unutan aklına getirmeyenler korksun.Allah unutturmasın ölümü...

  5. #15
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye pandura - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Nerden
    EDİRNE
    Mesaj
    349
    Rep Gücü
    35

    Cevap: Ölüm Ve korku

    herkes ölüm korkusuyla yaşıyor bu hayatta elbet birgün bizde hakkın rahmetine kavuşacağızz
    ben ölmekten korkuyorum

  6. #16
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye ErDaLL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Nerden
    SİNOP
    Mesaj
    666
    Rep Gücü
    610

    Cevap: Ölüm Ve korku

    aslında ölmek ten korkmak demek sevapları günağlarından az olanlar için ölmekten korkmuyorum çünkü rabbimin huzuruna gidiyorum sevgili peygammerimizin yanına allah bize nasip eyler inşallah hayırlısıyla. ölmekten değil yaşamaktan kormak lazım artık bu devirde

  7. #17
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye sahrabetis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Nerden
    Aslen Gürcistan ama ANkara'da yaşıyorum
    Yaş
    40
    Mesaj
    1.325
    Rep Gücü
    19339

    Cevap: Ölüm Ve korku

    Ben de korkuyorum hem de çok korkuyorum çünkü sayısını bile bilmediğim kadar çok günahım var . Tek iyi yanım sanırım şu ana kadar kimseyi kırmamış olmam , onun dışında defterimin kalabalık olduğuna eminim . Açıkcası arkadaşlar , şu an ölecek olsam cehenneme gideceğimi biliyorum ve elbetteki çok korkuyorum . Değiştirmek için birşey yapıyor muyum sorusuna gelince ; sanırım kendimi rüzgara bıraktım ve savruluyorum . Belki bir gün köklü bir ağaç olacak gücü kendimde bulacağım ama şu an yaprak gibiyim ve ufacık bir esintide bile dalgalanıyorum . O yüzden de ölümden ve ötesinden çok korkuyorum .

  8. #18
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesaj
    34
    Rep Gücü
    463

    Cevap: Ölüm Ve korku

    Alıntı gunesin kizi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    ben ölümdenkorkuyorum
    ama korkum ölüm anı ve sonrasııııııııı allah yardım etsin en iyi islam alimleri bile korkuyo da ben nasıl korkmam müslüman ümitsiz olmaz ÜMİTSİZ DEGİLİM TABİ AMA KORKUYORUM
    Haklısın diyeceğim ilk önce. Peki ben ölümden korkuyor muyum? Ben buna pek cevap veremedim. Şöyle söyleyebilirim. Ölümü sevmiyorum. Ölmek istemiyorum. Öyleyse buna göre ölümden korkuyor muyum? Evet. Ama eğer ölürsem, ölümden sonrasından korkuyor muyum? Hayır, bundan korkmuyorum. Bunu sonra açıklarım. Aşağıya ruhla ilgili bir yazıyı aktarmak istiyorum. Konu geniş bir konu olduğundan, şimdilik fazla yazamıyorum. Bakalım başkaları bu konuda ne düşünüyorlar. Karmaşık bir konu.


    Ruhun ölmüş bedenden ayrılışı - "maddesiz bedenli ruh varlıklar"ın bir aldatmacası

    Bunun astral seyahatle çok yakından ilgisi vardır.

    Eğer insanların zihinleriyle oynayabilen "maddesiz bedenli ruh varlıklar" varsa insanlara herşeyi inandırabilirler. Hipnoz beyni etkilemek değil midir? Ya da "haberci rüyalar" nedir? Beyine sesler, görüntüler, uykuda veya yarı uykudayken vs. verilebiliyorsa her şey olur. İnsana birçok şey inandırılabilir. Uyuşturucu kullanan kimselerin - bir tür uykululuk hali, beynin çalışmasının yavaşlatılması - halusinasyonlar görmesi tastlantı mıdır? Konular farklı adlar taşısa da - hipnoz, reenkarnasyon, durugörü, telepati, ruhsal irtibat, astral seyahat vs.- özünde aynı şey var; ruhçuluk. Daha doğrusu "maddesiz bedenli ruh varlıkların" insanların zihinlerini uyurken rüyalarla, uyanıkken önce çeşitli yöntemlerle uyuşturarak - örneğin hipnoz veya trans - (aracılık eden kişiler olan ve olmayan şekilleriyle) zihinlerini ele geçirmeleri ve sonra da istedikleri sesleri, görüntüleri, bilgileri o kişinin belleğine yerleştirmeleridir. Örneğin bir çocuğun zihnine önceki yaşantısına ait olduğuna dair birtakım veriler yerleştirilirse, bundan reenkarnasyon inancı oluşturulur. Çocuk gider önceki ailesine ait evi eliyle koymuş gibi bulur, aile fertlerini tanır vs. Bazı kişilerin başından geçenlerin anlatıldığı olayların konu edildiği yazılar var. Bütün hepsi ruhçulukla ilgili ve sonuçta insanların beyinlerinin yapay olarak etkilendiği ve yanlış inançların oluşması için maksatlı olarak tertiplenmiş aldatmacalardır. Tabii insan kaynaklı değil. Yoga, meditasyon ve zikir gibi uygulamalar zihnin düşüncelerden arındırılması değil midir? Neden hipnozda birine gevşe, hiç birşey düşünme denir? Pharmakia (bugünkü kullanımı Pharmazie) sözcüğünün ruhçulukta kullanılan ve zihni uyuşturan uyuşturucu maddelerle ilgisi vardır. Amaç beynin kullanılabilir bir hale, kıvama getirilmesidir, yavaşlatılmasıdır ki, "maddesiz bedenli ruh varlıklar"ca kontrol edilebilsin. Bir örnek zikirdir: İnsanın zihninden düşünceleri boşaltması zordur. Ama eğer herhangi bir sözcüğü sürekli tekrarlarsanız, aslında aynı etkiyi yapmış olursunuz. Yani zihin karmaşık düşüncelerden sıyrılır ve tekdüze olarak ele geçirilebilir bir kıvama girer. Sözcüğün şu ya da bu olmasının bir önemi yoktur. Amaç kişinin karmaşık düşüncelerinin engellenmesidir. Bu sözcük herhangi bir sözcük olabilir, yeter ki maksat yerine gelsin.


    Ruhun yolculuğu - Mumun alevi <-> İnsanın ruhu

    Ruh = Bir enerji türü

    Astral seyahat, insanlara ruhun bedenden ayrı olarak yaşayabileceği inancını benimsetmeyi amaçlayan bir aldatmacadır. Hemen hemen bütün dinler, canın ya da ruhun ölümsüz olduğunu anlatır. Bu öğretinin kaynağı cinlerdir. Kökeni eski Babil şehridir. İnsanlar buna inandıkları için, ölülerini gömdükleri zaman, ölünün sevdiği bazı eşyalarını da onunla birlikte gömmüşlerdir. Astral seyahate çıktığını sananlar, aslında hiçbir yere gitmezler. Ne ruhları bir yere gider, ne de onların sandıkları gibi astral beden dedikleri bedenleri bir yere gider. Zaten astral beden diye bir şey de yoktur. Ayrıca insandan ayrı yaşayabilen ruh diye bir şey de yoktur. Ruh denilen şey, yalnızca canlıları yaşatan bir güçtür, bir kuvvet türüdür. Aynı kuvvet türüne hayvanlar da sahiptirler. Nasıl ki, bir makinenin çalışması için elektriğe ihtiyacı varsa, insanların ve hayvanların hücrelerinin çalışması için de ruh (ruah) denilen bir güce ihtiyaç vardır. Ancak bu ruhun bir kişiliği, bilinci yoktur, yalnızca bir enerjidir. Kısaca ruh hücreleri çalıştırır. Ama ruhun hücreleri canlı tutmaya devam edebilmesi için de oksijene ihtiyacı vardır. Hem insanlar, hem de hayvanlar soluk alarak bu oksijeni, kan dolaşımı yoluyla bütün hücrelere kadar iletirler. Tıpkı bir mumun ya da bir odun parçasının yanmaya devam edebilmesi için oksijene ihtiyaç duyması gibi. Örneğin, yanan bir odun parçasında üç unsur vardır. Yakıt (karbon), ateş, oksijen. Odunun yanması için, ilk tetikleyici ateşe ihtiyaç duyulur. Ateşin de devamı için oksijen gereklidir. Bu arada yakıt olarak odundaki karbon tüketilir. İlk tetikleyici ateşin devamlılığı için oksijen ve karbon tüketilmeye devam edilir. Bu ikisi tükenmedikçe ateş yanmaya devam eder. İnsanın durumu da buna çok benzer. Örneğin, insanın karmaşık yapısını bir yana bırakıp, yalnız ekmek yediğini varsayalım. Ekmek bir karbonhidrattır (karbon + su); yani karbon içeren bir yakıttır. Ama bu karbonun yanması için tetikleyici bir ilk ateş lazımdır. İnsanda bu ateş, "ruah" denilen yaşam enerjisidir. Bütün hücrelerde bu yaşam enerjisi vardır. İnsan bu ilk yaşam enerjisini ana-babasından alır. Bir insan ekmek yediğinde, bu sindirilir ve kana karışır. Kan ekmekteki yakıtı hücrelere kadar götürür. Hücrelerde zaten ekmekteki karbonu yakmak için bu yaşam ateşi yanmaktadır. Fakat bunun devam edebilmesi için, gene bütün bu hücrelere oksijen de gitmelidir. Gene soluk alma ve kan dolaşımı yoluyla, gerekli olan bu oksijen hücrelerdeki bu karbonu yakan alevin (ruah-yaşam gücü-yaşam enerjisi) sönmemesini sağlar. Hücrelerde karbon yakılırken kullanılan oksijen bu karbonla birleşir ve sonuçta atık madde olarak ortaya karbondioksit çıkar. Gene kan dolaşımı ve soluk verme yoluyla bu atık madde havaya verilir. Bir mumun ya da bir odunun yakıt maddesi olan karbon da, yanarken gene aynı şekilde oksijenle birleşir ve havaya karbondioksit verilir. Yani kısacası bir mumun alevi ne ise, insandaki ruh da ona benzer bir şeydir.

    Öyleyse şunu düşünüp soralım, mum sönünce alev nereye gider? Alev, oksijensiz bir ortamda, örneğin uzayda yanmaya devam edebilir mi? Alev mumun yakıtı olmadan yanmaya devam edebilir mi?

    Ya insanın ruhu, insan ölünce nereye gider? İnsanın hücrelerinde oksijenle varlığını sürdüren bu enerji türü, uzayda yanmaya devam edebilir mi? Gene bu ruah denilen enerji türü insanın yediği karbon türü gıdaları yakıt olarak tüketmeden yanmaya devam edebilir mi?

    Astral seyahat maddesiz bedenli varlıkların insanların zihinlerinde yapay olarak oluşturdukları bir yolculuktan başka birşey değildir. Bunu ya uyanıkken vizyon göstererek yaparlar; ya da çoğunlukla yaptıkları gibi, insanlar uykuya dalarken veya uykudan uyanırken, henüz yarı uykulu durumdalarken (uyku-uyanıklık arası) onların zihinlerini ele geçirerek onlara yapay rüya yoluyla bu deneyimi yaşatırlar. Artık insanları aldatabilmek için de ne isterlerse onu kişiye gösterirler. Astral seyahate çıkan kişi de başka tanıdığı ya da tanımadığı kişileri görür. Böylece onların da öldükten sonra öbür dünya da yaşadıklarına inanır.

    Bazı kişilerin kalbi durur ve suni solunumla tekrar hayata döndürülür. Bu kişi birkaç dakika için ölü gibidir. Acaba bu kişi bu arada nerededir? Tekrar kendine geldiğinde öbür dünyadan mı geri gelmiştir? Tıpkı sönen bir odun parçasını üfleyerek tekrar yanmasını sağlamak mümkün olduğu gibi, bu kişiye de ihtiyaç duyduğu oksijen suni olarak verilmiştir. Ve kişinin hücrelerindeki yaşam enerjisi tam olarak kaybolmadan - sönen fakat henüz sıcaklığını kaybetmemiş bir odunda olduğu gibi - tekrar canlandırılır. Ya birkaç saat için ölü durumda kalanlar için ne denilebilir? İşin o tarafında ruhçuluk olayları vardır. İnsanların ölünce ruhunun yaşadığına inandırtma aldatmacaları, hepsi bu. Normalde solunum yapmayan bir kişinin beyin hücreleri oksijen almadığından birkaç dakika içinde bir daha onarılamaz bir hasar görür. Aşırı gecikmeyle yaşama döndürülen böyle bir kişi artık normal sağlıklı biri olamaz, bu doktorların görüşüdür ve doğrudur.

  9. #19
    - Çevrimdışı
    Üyecik efna - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesaj
    41
    Rep Gücü
    12

    Cevap: Ölüm Ve korku

    Alıntı atmaca34´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    “Ölüm güzel şey; budur perde ardından haber / Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?”
    ölüm ebedi olarak bir diriliştir düşünsenize birkere yok olmak yok sonsuzluk ne kadar güzel ölümden değilde hepimiz kendi yaptıklarımızdan?? korkuyoruz bence

    katıldım arkadaşa herkes kendi yaptığından korkuyor
    ölüm gerçekten güzel şey korkmak yerine farklı eylemlerde bulunmak en güzeli maneviyetımızı güçlendirsek mesela.....

  10. #20
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.799
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Ölüm Ve korku

    Ölmekten korkuyorum çünkü iki tane melek kızım var.Onları büyütmeden,okutmadan,hayatlarını garanti altına almadan ölmeyide istemem.ondan sonra kocacığımla ölmeyi isterim.Çünkü o yanımdayken hiçbirşeyden korkmam.Allah herkese sağlıklı uzun ömür versin.(amin)

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

Benzer Konular

  1. Korku Kültürü
    SEHERYELİ Tarafından Ruh Sağlığı (Psikoloji) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 30-04-2011, 10:17 PM
  2. Korku
    İnci Tarafından Ruh Sağlığı (Psikoloji) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 02-06-2009, 03:04 AM
  3. Son Durak (korku)
    YukseLL Tarafından Sinemalar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 23-08-2007, 12:36 AM
  4. Ölüm Cıkmazı (korku)
    YukseLL Tarafından Sinemalar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 22-08-2007, 04:35 PM
  5. Messengers (korku + 17)
    YukseLL Tarafından Sinemalar Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 22-08-2007, 10:55 AM
Yukarı Çık