Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 Toplam: 5

Konu: Allah c.c

  1. #1
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720

    Allah c.c

    De ki: Allah'ın hidayeti doğru yolun ta kendisidir. Bize âlemlerin Rabbine teslim olmamız emredilmiştir. (6/71)

    Sonunda dönüşleri Rablerinedir. Artık O ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir. (6/108)




    • tevbeleri çokça kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin.(2/128)
    • Çünkü üstün gelen, her şeyi yerli yerince yapan yalnız sensin. (2/129)
    • Şüphesiz, Sen işiten ve bilensin"; (2/127)
    • Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm (2/186)
    • Çünkü Allah affedici ve esirgeyicidir. (2/199)
    • Allah, gafûr ve rahîmdir. (2/218)
    • Lütfu en bol olan sensin. (3/8)
    • Doğrusu Sen, duaları işitensin" (3/38)
    • İşte böyledir; Allah dilediğini yapar. (3/40)
    • şüphesiz sen vâdinden caymazsın! (3/194)
    • Şüphesiz O, haddi aşanları sevmez. (7/55)
    • Doğrusu Allah'ın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır. (7/56)
    • Zira sen merhametlilerin en merhametlisisin! (7/151)
    • Sen bizim sahibimizsin (7/155)
    • Sen bağışlayanların en iyisisin! (7/155)
    • Kimi dilersem onu azabıma uğratırım; rahmetim ise her şeyi kuşatır. (7/156)
    • İsimlerin en güzeli Allah'ındır. (7/180)
    • Şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. (9/99)
    • Allah işitendir, bilendir. (9/103)
    • Gerçekten, hamd alemlerin Rabbi olan Allah'ındır. (10/10)
    • Çünkü O, işitendir, bilendir. (12/34)
    • Ve O, azabı pek şiddetli olandır. (13/13)
    • Ey gökleri ve yeri yaratan! (12/101)
    • sen gerçekten çok bağışlayan, pek esirgeyensin." (14/36)
    • Rabbim, gerçekten duayı işitendir." (14/39)
    • De ki: "İster Allah deyin, ister Rahman deyin. Hangisini deseniz olur. Çünkü en güzel isimler O'na hastır." (17/110)
    • O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir. (20/7)
    • Allah, kendisinden başka ilâh olmayandır.En güzel isimler O'na mahsustur. (20/8)
    • Gerçek hükümdar olan Allah, yücedir……… (20/114)
    • Sen, merhametlilerin en merhametlisisin (21/83)
    • Sen merhametlilerin en iyisisin. (23/118)
    • Doğrusu Rabbimiz çok bağışlayan, çok nimet verendir. (35/34)
    • Allah, müminlere karşı çok merhametlidir. (33/43)
    • Allah ise gerçeği söyler ve doğru yola O eriştirir. (33/4)
    • O, Hayy (diri) olandır. (40/65)
    • İyi bilin ki Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir. (42/5)
    • Allah büyük lütuf sahibidir. (57/21)
    • Sen Allah'a sığın. Kuşkusuz O, işiten ve görendir. (40/56)
    • Şüphesiz ki sen çok şefkatli, çok merhametlisin! (59/10)
    • O çok bağışlayıcıdır. (71/10)
    • Yegâne galip ve hikmet sahibi, ancak sensin. (60/5)
    • O, iyiliği bol, esirgemesi çok olanın ta kendisidir." (52/28)

  2. #2
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    [59] (Resûlüm!) De ki: Hamd olsun Allah'a, selam olsun seçkin kıldığı kullarına. Allah mı daha hayırlı, yoksa O'na koştukları ortaklar mı?

    [60] (Onlar mı hayırlı) yoksa gökleri ve yeri yaratan, gökten size su indiren mi? O suyla, bir ağacını bile bitirmeye gücünüzün yetmediği güzel güzel bahçeler bitirdik. Allah'tan başka bir ilah mı var! Doğrusu onlar sapıklıkta devam eden bir güruhtur.

    [61] (Onlar mı hayırlı) yoksa yeryüzünü oturmaya elverişli kılan, aralarından (yer altından ve üstünden) nehirler akıtan, arz için sabit dağlar yaratan, iki deniz arasına engel koyan mı? Allah'tan başka bir ilah mı var! Doğrusu onların çoğu (hakikatleri) bilmiyorlar.

    [62] (Onlar mı hayırlı) yoksa darda kalana kendine yalvardığı zaman karşılık veren ve (başındaki) sıkıntıyı gideren, sizi yeryüzünün hakimleri kılan mı? Allah'tan başka bir ilah mı var! Ne kadar da kıt düşünüyorsunuz!

    [63] (Onlar mı hayırlı) yoksa karanın ve denizin karanlıkları içinde size yolu bulduran, rahmetinin (yağmurun) önünde rüzgârları müjdeci olarak gönderen mi? Allah'tan başka bir ilah mı var! Allah, onların koştukları ortaklardan çok yücedir, münezzehtir.

    [64] (Onlar mı hayırlı) yoksa ilk baştan yaratan, sonra yaratmayı tekrar eden ve sizi hem gökten hem yerden rızıklandıran mı? Allah'tan başka bir ilah mı var! De ki: Eğer doğru söylüyorsanız siz kesin delilinizi getirin!

    Neml Suresi

  3. #3
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    FATIR SURESİ....

    10) Kim itibar ve üstünlük isterse bilsin ki, itibar ve üstünlük tümü ile Allah'ın tekelindedir......

    11) Allah siz önce topraktan, sonra spermadan yarattı. Sonra erkekli- dişili çiftlere dönüştürdü. O'nun bilgisi dışında hiçbir dişi ne hâmile kalabilir ve ne de doğurabilir. Ömrü uzun olanın çok yaşaması ve kısa ömürlülerin az yaşamaları kesinlikle bir kitapta kayıtlıdır. Hiç kuşkusuz bu Allah için kolay bir iştir.
    13)............ Güneşi ve ayı buyruğu altına almıştır. Her biri belirli bir sürenin sonuna kadar hareket eder. İşte Rabb'iniz bu Allah'dır. Egemenlik O'nun tekelindedir. O'nu bir yana bırakarak taptığınız düzmece ilahlar bir çekirdek kabuğunun bile sahibi değildirler

    15) Ey insanlar, siz Allah'a muhtaçsınız; oysa Allah hiç kimseye muhtaç değildir ve övgüye lâyıktır

    16) Eğer dilerse sizi yok eder ve yerinize başka bir canlı türü getirir.

    17) Bunu yapmak, Allah için zor değildir.

    28) Yine böyle değişik renkte insanlar, hayvanlar ve davarlar yarattık. Allah'dan asıl korkanlar, O'nun bilgin kullarıdır. Hiç kuşkusuz Allah üstün iradeli ve bağışlayıcıdır.

    41) Gökleri ve yer yuvarlağını dengede tutarak yörüngelerinden çıkmalarını önleyen sadece Allah'dır. Eğer onlar yörüngelerinden çıkacak olsalar onları O'ndan başka hiç kimse dengeye getiremez. Hiç kuşkusuz O, hoşgörülü ve bağışlayıcıdır.

    44) Göklerde ve yeryüzünde Allah ile başa çıkabilecek hiçbir güç yoktur. Hiç kuşkusuz O her şeyi bilir ve gücü her şeye yeter.

    45) Eğer Allah, insanların davranışlarının cezasını hemen verseydi yeryüzünde hiçbir canlı yaratık bırakmazdı. Fakat O, onları belirli bir sürenin sonuna kadar erteliyor. Söz konusu süreleri dolunca, kuşku yok ki, Allah kullarının durumunu görmektedir.

    YASİN SURESİ...

    6) O Kitap, sana, ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir

    043] Dilesek; onları suda boğardık da ne kurtaran bulunurdu, ne de kurtulabilirlerdi.

    082] Bir şeyi murad ettiği zaman, O'nun emri sadece ona; ol, demektir. O da oluverir.

    083] Her şeyin hükümranlığı elinde olanı, tesbih ederiz. Ve siz, O'na döndürüleceksiniz


    Hacc Sûresi

    1.Ey insanlar, Rabbinizden korkup-sakının, çünkü kıyamet saatinin sarsıntısı büyük bir şeydir.

    2.Onu gördüğünüz gün, her emzikli kendi emzirdiğini unutup geçecek ve her gebe kendi yükünü düşürecektir. İnsanları da sarhoş olmuş görürsün, oysa onlar sarhoş değillerdir. Ancak Allah'ın azabı pek şiddetlidir.

    3- İnsanlardan kimi, Allah hakkında bilgisi olmaksızın tartışır durur ve her azgın-kaypak şeytanın peşine düşer.

    8.İnsanlardan kimi, hiçbir bilgisi, yol göstericisi ve aydınlatıcı kitabı olmaksızın Allah hakkında tartışır-durur

    18.Görmedin mi ki, gerçekten, göklerde ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanlardan birçoğu Allah'a secde etmektedirler. Birçoğu üzerine azap hak olmuştur. Allah kimi aşağılık kılarsa, artık onun için bir yüceltici yoktur. Şüphesiz Allah, dilediğini yapar.

  4. #4
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    • Rahmân ve rahîm olan Allah'ın adıyla. (1/1)

      • İlâhınız bir tek Allah'tır. O'ndan başka ilâh yoktur. O, rahmândır, rahîmdir. (2/163)

    • Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı. Çünkü taşlardan öyleleri vardır ki, onlardan ırmaklar fışkırır öyleleri vardır ki yarılır, ondan sular çıkar, öyleleri vardır ki Allah korkusuyla yuvarlanır. Allah yaptıklarınızdan gafil (habersiz) değildir. (2/74)

    • Hamd (övme ve övülme), âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. (1/2)
    • O, rahmândır ve rahîmdir. (1/3)
    • Ceza gününün mâlikidir. (1/4)
    • O, her şeyi hakkıyla bilendir. (2/29)
    • Allah tevbeleri kabul eden ve merhameti bol olandır. (2/37)
    • Bilerek hakkı bâtıl ile karıştırmayın, hakkı gizlemeyin. (2/42)
    • Çünkü acıyıp tevbeleri kabul eden ancak O'dur. (2/54)
    • Allah yaptıklarınızdan gafil (habersiz) değildir. (2/74)
    • Allah ölüleri diriltir ve düşünesiniz diye size âyetlerini (Peygamberine verdiği mucizelerini) gösterir. (2/73)
    • Onlar bilmezler mi ki, gizlediklerini de açıkça yaptıklarını da Allah bilmektedir. (2/77)
    • Allah onların yapmakta olduklarını eksiksiz görür. (2/96)
    • Allah büyük lütuf sahibidir. (2/105)
    • Bilmez misin ki Allah her şeye kadirdir. (2/106)
    • Sizin için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır. (2/107)
    • Şüphesiz Allah her şeye kadirdir. (2/109)
    • Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı noksansız görür. (2/110)
    • O her şeyi bilendir. (2/115)
    • Göklerde ve yerde olanların hepsi O'nundur, hepsi O'na boyun eğmiştir. (2/116)
    Konu Ammar tarafından (17-03-2010 Saat 11:02 AM ) değiştirilmiştir.

  5. #5
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    A) Aklî deliller


    1-Hudûs (sonradan varolma) delilleriyle Allah'ın varlığını ispat. Bu âlem, yok iken sonradan var olmuştur. O halde, başlangıcı olmayan bir var ediciye muhtaçtır. Varlığı ve yokluğu kendinden olmayan bu âlemin, varlığını yokluğuna tercih eden bir mucide ihtiyacı vardır. O mucidin de varlığının kendinden olması; Vâcibu'l-vücud olması gerekir. Bir başka yaratıcıya muhtaç olmadan varlığı kendinden olan tek varlık ise Allah Teâlâ'dır. bu halde bu âlem vâcibu'l vücud olan bir yaratıcıya muhtaçtır. Bu delîli de iki maddede inceleyebiliriz:

    a) Cisimlerin sonradan yaratılması esasına dayanan delil. Kelâm âlimleri bu delîli şöyle açıklarlar: Bu âlem, suretiyle ve maddesiyle hâdistir (sonradan varolmuştur). Her hâdis (sonradan varolan) mutlaka bir muhdise (mucide) muhtaçtır. O halde bu âlem de bir muhdise muhtaçtır. O da yüce Allah'tır. Bu âlemin sonradan yaratıldığı gözlem ve aklî delillerle ispat edilmiştir. Söyle ki: Âlem; (Evren) cevher ve arazlardan meydana gelmiştir. Ârâz, cisimlere ârız olan hareket, sükûn, ictima (birleşme), iftirâk (ayrılma) hâlleridir. Bu hâllere "ekvân-ı erbaa (dört oluş) denir. Ekvân-ı erbaa, cisimlere değişik hâl ve şekiller veren sıfatlardır. Bu sıfatların hepsi sonradan varolmuştur. Sükûndan sonra hareket, karanlıktan sonra aydınlık, beyazlıktan sonra siyahlık hâllerinin oluştuğu gibi. Bu ârâzlar yok olduktan sonra görülmezler. Görülmemeleri hâdis olduklarının, yani sonradan yaratıldıklarının delilidir. Hâdis olmasaydılar, vacip (varlığı kendinden) olmaları gerekirdi. Vacip olsaydılar bu defa da, zıdlarının gelmesiyle yok olmamaları gerekirdi. Halbuki zıdları gelince yok oluyorlar. O halde vacip değil, hâdistirler. Hâdis oldukları sabit olan ârâzlar, kendileriyle birleştikleri cevherlerin de hâdis olduklarının delilidir. Çünkü hâdis, ancak kendisi gibi hâdis olan cisimle birlikte olur. Cevherler (cisimler) de mutlaka bu dört durumdan birisiyle birliktedirler. O halde cevher ve ârâzlardan ibaret olan bu evren hâdistir sonradan yaratılmıştır. Her hadisin de bir muhdise ihtiyacı vardır. O muhdis ise; bu âlem cinsinden olmayan varlığı zatının icabı, yani Vâcibu'l-Vücud olan mutlak kemâl sahibi Allah Tebârek ve Teâlâ'dır.


    Bu âlemi yaratan varlık;
    Vâcibu'l Vücud değilse Mümkiniu'l-Vücud'tur. Yani vücudu sonradan yaratılmıştır. O hâlde o da, varlığında başka bir yaratıcıya muhtaçtır. Şayet o yaratıcı da bu mucit gibi başka bir yaratıcıya muhtaç ise; yaratıcılar zincirinin böylece sonsuzluğa doğru silsile hâlinde devam edip gitmesi gerekir. Böyle bir teselsül ise batıldır, mümkün değildir. Varlığı farzedilen bu yaratıcılar silsilesinin bir noktada durması ve başkasına muhtaç olmayan, her bakımdan mükemmel, varlığı zâtının gereği olan bir yaratıcıya dayanması şarttır. Bu varlık, âlemin yaratıcısı olan Allah'tır.


    b) İhtirâ (İcat Etme) delîli. Gökler ve yer, bitki ve hayvanlar yoktan var edilmiştir. Her yoktan var olunana da bir var edici gerekir. Bu âlemin de bir var edicisi vardır. O da Allah'tır. Âlemde gördüğümüz herhangi bir bitki veya hayvan sonradan varolmuştur. Her birinin varlığının bir başlangıcı vardır. Cisimlerde zamanla hayat idrak, akıl gibi hâller icat olunuyor. İlliyet kanununa göre her icat olunan şeye bir icat eden gerekir. Çünkü hayat, idrawek ve akıl gibi durumlar kendiliğinden var olmazlar. Mutlaka bir yaratıcıya muhtaçtırlar. O da, varlığının başlangıcı ve sonu olmayan, herşeyi bilen ve herşeye güç yetiren Allah 'tır


    c) Terkip delili. Bu âlem mürekkep (parçaları bir araya getirilmiş olan) bir varlıktır. Terkip olunan her varlık, kendinden önce varolan bir terkip ediciye muhtaçtır. Terkip olunan varlık, parçalardan meydana gelir. Parçalar, bütününden önce vardır ve ondan ayrı şeylerdir. O halde, terkip bulunan varlık yok iken, daha sonra parçalarının birleştirilmesiyle sonradan yaratılmıştır. Her sonradan yaratılan gibi o da bir yaratıcıya muhtaçtır. Bu yaratıcı, terkip edilen ve kendinden başkasına muhtaç olan bu âlem cinsinden olamaz. Aksi halde yaratıcıların teselsülü gerekir. Teselsül ise batıldır. O hâlde bu yaratıcı, varlığında başkasına muhtaç olmayan ezelî bir varlıktır. O da, Vâcibu'l-Vücud olan Allah'tır.

Benzer Konular

  1. Yorum: 0
    Son mesaj: 02-08-2012, 02:44 PM
  2. Yorum: 0
    Son mesaj: 02-02-2012, 09:34 PM
  3. Yorum: 0
    Son mesaj: 11-11-2011, 04:14 PM
  4. Yorum: 2
    Son mesaj: 10-08-2011, 06:04 PM
  5. Allah Allah Diyen Ordu Cami Bombalar Mı?
    ashenarşi Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 06-12-2010, 10:19 PM
Yukarı Çık