“Kahrolası insan, ne nankör şey. (Bu kibir nedir? O hiç düşünmez mi) onu yaratan neden yarattı? Bir meni parçasından yarattı da insan biçimine koydu.” (Abese; 17-19) Bu ayet-i kerimeleri bizim için ne kadar güzel uyarılardır. İnsan, bu uyarılara bakarak, daha neyi ile kibirlenebilir ki?

Ebu Bekir Huzeli (ks) demiştir ki: Bir gün Hasan-ı Basri (ks) ile beraberdik. Amr bin Ehtem gelip mihrabın yanına geçmek istedi. Üzerinde topuklarına kadar uzanan, altın işlemeli bir elbise vardı. Sallana, sallana yürüyordu. Hasan-ı Basri (ks) ona dedi ki: “Aman bu ne kibir! Kibrinden kimseyi görmüyor sağına, soluna bakarak yürüyorsun. Sen ne kadar ahmaksın ki hakkı ödenmemiş gayri meşru kazancına bakıp böbürleniyorsun. Vallahi senin bu yürüyüşün delilerin yürüyüşü gibidir.” Bu sözleri işiten Amr bin Ehtem, Hasan-ı Basri'den özür dilemek için yanına gelince, yine ona şöyle dedi: “Benden özür dileme. Rabbine tövbe et. Sen Allah-u Zülcelal'in; “İnsanları küçümseyip yüz çevirme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Şüphesiz Allah, kendini beğenip övünen hiç kimseyi sevmez.” (Lokman; 18) buyurduğunu duymadın mı?”



..::www.tevbekapisi.com::..