İslam bütün muazzamlığıyle büyümeye devam ediyor,kutlu davet dalga dalga yayılıyordu.
Bedir de kazanılan muhteşem zafer,müşriklerin çok zoruna gitmiş,bütün Mekke bu yenilginin acısını yaşıyordu.

Bu yenilgiye en kısa zamanda bir karşılık verilmeli,Müslümanlar mutlaka ağır bir yenilgiye uğratılmalı,
Bedirde ölen müşriklerin intikamı alınmalıydı.
Mekke müşriklerinin uluları bunları konuşuyordu.İntikam hırsıyle her biri köpürerek dolanıyordu.
Uhud savaşına zemin hazırdı.V e savaş günü geldi çattı.
Rasulullah(sav),Ashabıyle oturup konuştu uzun uzun.Savunmamı saldırımı diye…
İstişarenin sonucunda cephe savaşı yapmak çıktı.Ve bir avuç ümmet bütün gücüyle savaş için hazırlığa başladı.
Bir var olma savaşının ciddi bir sınavıydı bu.
Her iki orduda Uhud dağına geldiler.Rasulullah(sav) yanında
güzide ashabı pervane gibi.
Biri daha var ki içlerinde,çok cesur şehadet için çırpınıyor.Bu sahabe daha öncede verilen görevleri çok ideal bir şekilde yapmış,
Rasullah(sav)ın taktirini kazanmıştı.
Bu sahabe Abdullah ibi caşh(ra) idi.
Savaş başlamadan önce,Saad bin Ebi Vakkas(ra)ı gördü.
-Ya Vakkas savaş başlayacak,savaştan önce dua etmek istemezmisin diye sordu.
Saad
-Edelim Abdullah dedi kendisine.Ve Uhud dağının eteklerinde bir kayanın dibine gittiler.
Abdullah Saad’a
-Hadi önce sen dua et ben amin diyeyim,sonra ben dua edeyim sen amin de.
Saad bin Ebi Vakkas(ra) ellerini kaldırdı
-Ya Rabbim,savaşta beni düşmanla karşılaştır.Ben o düşmanımla savaşayım,bana cihat sevabını nasip et,
sonra ben düşmanımı yeneyim bana zafer ver,daha sonra ben savaş ganimetlerinden hak alayım ve zaferle evime döneyim.

Saad bin Ebi Vakkas duasını böylece bitirdi.
Abdullah ibin Caşh elleri semada
-Aminnnn dedi.
Dua sırası Abdullah(ra) gelmişti.Ellerini tüm teslimiyetiyle semaya açtı.Duasına başladı.

-Allahım,bana düşmanımla karşılaşmayı nasip et,bir süre ben düşmanımla cenk edeyim,bana cihat sevabını ver.

Sonra düşmanım bana galip gelsin,beni yere yatırsın,yensin,
kılıcıyle kolumu kessin,sonra diğer kolumu,sonra ayaklarımı kessin,sonra kulaklarımı,sonra burnumu,
sonra başımı,vücudumdaki bütün azalarımı kessin ben hiç tanınmayacak hale geleyim.Kesilmiş kütük gibi olayım.


Ben mahşer günü senin huzuruna böyle geldiğimde,Sen bana;
-Ey kulum Abdullah bu ne hal dediğinde,ben Sana
-Ey Allahım,bütün bedenimi bende olan ne varsa senin yoluna feda ettim.
Azlarım şehadet etsin diye de hepsini senin rızan için düşmanla savaşırken kaybettim.
Diyeyim….
Abdulla(ra)ın duası burada bitiyor.
Saad bin Ebi Vakkas(ra)bu dua karşısında şaşırmış halde..
-Ben bu duaya amin demem,
-Diyeceksin diyor Abdullah,seninle böyle anlaştık,Amin de amin de…
Saad verdiği sözün üzerine amin diyor,ve beraberce kalkıp savaş meydanına geliyorlar.
Tarih sayfalarının dünya tarihinde bir daha eşine rastlamayacağı benzersiz bir iman küfür savaşı başlıyor.
Her yerden feryatlar yükseliyor her yer kan gölü.Abdullah(ra)Peygamberimiz(sav)in yanında bütün gayretiyle

Alemlerin rasulünü müdafaa ediyor.Bir ara Abdullah’ın elindeki kılıç kırılıyor ve silahsız kalıyor güzide sahabe.
Ve mucizeler Peygamberi bir hurma dalını Abdullah’a uzatarak
-Al bunu kullan ya Abdullah diyor.Abdullah’ın elinde hurma dalı keskin bir kılıç olup düşmana ölüm saçıyor.
Savaş şiddetlendikçe iki tarafında kayıpları artıyor,mücadele bütün can havliyle sürüyor
Kim önüne gelirse karşı taraftan diğerini yok etmek için olan bir mücadele veriyor.
İslam ordusu Rasullah(sav)’ın emrini dinlemeyenler tarafından çok zor anlar yaşıyor.Buna rağmen
Allah'ın verdiği güç ve yardımla bir avuç Müslüman Peygamberlerini koruyor.
………………..
V e savaş sona eriyor.
Müşrikler ölülerini Müslümanlarsa şehitlerini toplamaya çıkıyor.
Rasulullah(sav) savaş meydanında geziyor.
Aman Alahım…Yerde hurma kütüğünü andıran başsız kolsuz bacaksız kulaksın sadece vucudun olduğu bir naaş var,
ve Saad ağlamaya başlıyor.
Rasulullah(sav),yerde yatana bakıp gülümseyerek başını çeviriyor.
Sahabe şaşkın,sahabe anlamıyor.Soruyorlar Nebiye,gazi olmuş O’nunda mübarek dişleri kırılmıştı Uhudda.
-Ne oldu Ya Rasullah,neden gülümsediniz_
Rasulullah(sav) asahabına dönerek,
-Ben Abdullah’ı cennette pınar başında yıkanırken gördüm,yanında huriler vardı,
rahatsız etmek istemedim o yüzden başımı çevirdim diyor.
Ashab içten içe imrenerek bu kutlu şehide ağlamaya başlıyor.


Saad bin Ebi Vakkas gözyaşlarına hakim olamıyor…
Arkadaşının bu şehadetine imrenerek,gıpta ederek bakıyor ve şöyle diyor..:

-Abdullah’(ra)ın duası benimkinden hayırlı çıktı. Allah ona rahmet etsin.
Bütün evrene adaleti ve saadeti getirmek için vaaz olunan
İslam böyle bir teslimiyetle kendisine teslim olan bir ümmet ortaya çıkarmıştır.
Ne onlardan önce nede onlardan sonra böyle bir örnek nesli dünya görmedi,bir dahada göremeyecektir.
Bunlar ki;
-Peygamber(sav) dediyse doğrudur demiş ve sorgusuz iman etmiş bir nesildi.
Onlardan bazıları Allah’a verdiği sözü yerine getirdi,bazıları da getirmek için beklemektedir.
İnsanlık adına örnek bir nesil arayanlara Abdullah bin Caşh(ra) dan aha iyi örnek kim olabilir.
Sadece bu sahabe bile iman edenlere yetecek bir ideale sahipti.

Yakup DÖĞER