Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 Toplam: 4

Namaz Sadece Eğilip, Kalkmak Mıdır? Dosdoğru Namaz Nedir?

Din ve İnanç Kategorisi islam (Müslümanlık) Forumunda Namaz Sadece Eğilip, Kalkmak Mıdır? Dosdoğru Namaz Nedir? Konusununun içerigi kısaca ->> İki yaşında bir çocuk vardı, Arabaları ile oynamayı pek severdi, Babasını ve annesini de takip ederdi yan gözle, Onlar kendisine ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    626
    Rep Gücü
    41960

    Namaz Sadece Eğilip, Kalkmak Mıdır? Dosdoğru Namaz Nedir?

    İki yaşında bir çocuk vardı,

    Arabaları ile oynamayı pek severdi,

    Babasını ve annesini de takip ederdi yan gözle,

    Onlar kendisine yabancı gelen bazı hareketler yapıyorlardı,

    Bir gün sordu çocuk, babasına :

    "Ne yapıyoşun baba" dedi,

    "Yapıyoşun" şeklinde sorarak, dil kurallarını alt-üst etmesine aldırmadı baba,

    Soruyu anlamıştı çünkü,

    Ne yapıyordu,

    "Namaz kılıyorum" dedi, cevaben...

    Ve bu cevap yetti çocuğa...

    Bir zaman sonra babası sordu çocuğa:

    "Oğlum, bana namaz kılmayı gösterir misin" diye...

    Çocuk, kendince yere kapandı...

    "teşekkür edeyiyim Allayım" dedi...

    Annesi öğretmişti ona, yemeklerden sonra teşekkür etmeyi, Allah'a...

    Her şeyi sorgulayan o küçük akıl,

    Sormamıştı, neden Allah'a...

    Belli ki, Allah kodlamıştı, manasını genlerine...

    Anne, babası davet ediyorlardı çocuğu, namaz kılmaya...

    Oyuna dalmış ise, bazen red ediyor...

    Bazen hızlıca eğilip, "bittiiiiii" deyip, tekrar oyuna dönüyordu...

    Ebeveyni düşündü bu olguyu, olayı...

    Dizinin, maçın, işin, ticaretin ortasında, reklam aralarında,

    Kıldıkları namaz bu değil miydi?

    "Bittiiii" deyip, kimi kandırıyorlardı....

    Nur suresi 37. ayeti düşündüler :

    "Onlar, ne ticaret ne de alış-verişin kendilerini Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoyamadığı insanlardır. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar"

    Gerçekten de bir korku var mıydı, hallerinde...

    Evet, gerçekten de yüzleştiklerinde nefisleri ile,

    Dünya hayatını, ahirete tercih mi ediyorlardı...

    İki saat, göz kırpmadan baktıkları maçın,

    Devre arasında beş dakikalık bir anma, secde, salat HAK mıydı?

    Doğru bir paylaşım mıydı?

    Halbuki salat, namaz insanın bütün hayatına yayılmalı değil miydi?

    Karar verdiler, ilk olarak Televizyonun fişini çektiler...

    Zaman uzamıştı...

    Genişlemişti...

    Demek ki, buymuş hikmeti zamanın dediler...

    "Boş zaman yoktur, boşa geçen zaman vardır" sözünü anlamaya başladılar...

    Bu genişleyen zamanı, akraba, komşu ziyaretleri, çocuk ile GERÇEK zaman geçirme...

    Yakın çevresi ile birebir iletişim kurarak değerlendirdiler...

    Maun suresindeki şu ayetlere hedef olmaktan korktular :

    "Dini yalanlayanı gördün mü?

    İşte o, yetimi itip kakar;

    Yoksulu doyurmaya teşvik etmez;

    Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,

    Onlar namazlarını ciddiye almazlar.

    Onlar gösteriş yapanlardır,

    Ve hayra da mani olurlar. "

    Düşündüler, ayetler üzerinde...

    Bu ayetler kim içindi...

    Kendilerini aldatmaktan vazgeçtiler...

    Çok açık bir şekilde her namaz kılanın üzerinde düşünmesi gerekirdi bu ayetlerin,

    Kendileri de muhatap olmalıydı...

    Bunlar kafirler için deyip geçemezlerdi...

    Çünkü yoksulu doyurmak bir yana, teşvik de ediyorlar mıydı?

    Sokaklarında kaç tane borçlu insan vardır, biliyorlar mıydı?

    Sahi, yetimler de vardı, sokaklarında...

    Onları çocukları gibi sahiplenmişler miydi?

    Çocuklarının ağzına lokmayı zorla sokarken,

    Sokaklarındaki dul kadının, yetimine lokma bulmak için ne kadar zorlandığını biliyorlar mıydı?

    Kendileri tok iken, sokaklarında aç var mı, dertleniyorlar mıydı?

    İbrahim peygamber gibi yaptılar,

    Hani şu, Hud suresi, 69. ayette aktarılan gibi :

    "Andolsun ki elçilerimiz İbrahim'e müjde getirdiler ve: "Selam" dediler. O da: "selam" dedi ve hemen kızartılmış bir buzağı getirdi"

    Aman Allah'ım, nasıl bir infak, zekat, yardım anlayışı...

    Öyle ya, bu kıssada bu kadar detay var ise,

    Bir sebebi olmalı...

    Kapılarını çalıyor muydu, yetimler, yoksullar...

    Yoksa onlar mı çalmalıydı kapılarını,

    Kızarmış bir buzağı ikram etmek için...

    Derhal markete gittiler,

    Alışveriş yaptılar,

    Poşetler ellerinde çaldılar kapıyı...

    Ve verdiler ellerindekileri yetime, yoksula...

    Kadın sormadı, nedir bu diye...

    Gözyaşlarını tuttular karşılıklı,

    Yağmur yüklü bulutlar gibi...

    Evlerine döndüler,

    Derhal lavaboya gittiler...

    Musluğu açtılar...

    Çok şükür su faturalarını ödeyebiliyorlardı, Allah'ın lütfu sayesinde,

    Su ile temizlendiler, toprağa gerek duymadan...

    Namaza durdular,

    Ve secdede ağladılar,

    Hüngür hüngür,

    Saymadılar dakikaları,

    Subhan Allah dediklerini,

    Rezzak Allah dediler,

    Alim, Rahman olan Allah da dediler,

    Ayırmadılar isimlerini,

    Sadece Allah'a şükrettiler...

    Kalktıklarında secdelerinden,

    Alınlarındaki izleri, çukurları, kızarıklıklarını gördüler..

    Ve dedikler ki,

    Secde buymuş meğer,

    Salatsız namaz,

    Namazsız salat olmazmış...


    Hayrullah MERAL

    kaynak

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573
    Emeğinize sağlık...

    İsabetli,istifade edilesi bir paylaşım olmuş...
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    teşekkürler efenim.hayatın akışına kapılmışken ara sıra şöle bi durup düşünmemiz lazım.Nereye bu gidiş..

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    doğrusu....siz...o namaz muhabbetinde....açıkça...küçük çocuklara benziyordunuz....fakat....doğrusunu söylemek gerekirse....o konuda yalnız siz değil.. “o..dünyanın bütün insanları da”.....bizim....”Allahın ve meleklerinin”....gözümüzde....tıpkı....küçük çocuklara benzerler...ki...onlar..da....zaman zaman o yana göndermiş olduğumuz değerli elçileri....ve kendilerine yakınlık duymuş olduğumuz bazı özel kullarımızın etrafını....kendi aralarında ayrı ayrı topluluklar oluşturarak kuşatmış....böylece......hem digerlerini umursamamış...hem de....daha kötüsü...aralarında düşmanlık derecesine varan ayrılıklara yol açmışlardı... üstelik....onların isimlerini... yere göğe sığdıramamışlar.....kullanmış oldukları öte beri eşyalarını bile sarıp sarmalayıp korumuşlardı da....onları.....onlar yapan...bizim himmetimiz ve ilhamımız olduğu halde....onların çoğu....dualarında bile adımızı ve varlığımızı ”yok” saymıştı....... bunların ayıbı....elbette....orada...kendilerinedir.....
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

Benzer Konular

  1. Yorum: 0
    Son mesaj: 21-03-2014, 11:30 AM
  2. Namaz
    mertemre Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 24-03-2012, 02:27 AM
  3. Namaz Nedir?
    EMRE Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 20-07-2011, 03:26 PM
  4. Namaz
    memedi Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 03-10-2010, 05:10 PM
  5. Namaz Ve Mİr'aÇ
    Nil@y Tarafından Dini Hikayeler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 11-10-2006, 08:26 AM
Yukarı Çık