5. Sayfa, Toplam 14 BirinciBirinci ... 34567 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 41 ile 50 Toplam: 131

Konu: Mezhepler

  1. #41
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085
    Alıntı Ammar´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bilgi seviyenizin ne düzeyde olduğu şu cümleden belli oldu, size bunları böyle öğretiyorlar şeyh efendiler...

    Yoksa siz İbrahim A.S ile LUT A.S aynı asırda ve birbirine yakın mekanlarda PEYGAMBER olarak görevlendirildiğini bilmiyormusunuz...?

    yoksa siz bunlarıda mı bilmiyordunuz Hz. NUH A.S dan Hz. MUHAMMED S.A.S' e kadar değişmedi insanlar tarafından tahrif edildi... HEPSİ AYNI DİN idi TEVHİD...
    Biz burada bir kişinin sözlerini ve görüşlerini yazmıyoruz. 14 asırdır gelmiş geçmiş bütün (bunlara 4 mezhebin imamları da dahil olmak üzere) ehli sünnet alimlerinin bildirdiklerini naklediyoruz. 14 asırdır İslamiyeti en doğru şekilde naklederek yüzlerce eser vermiş, gelmiş geçmiş binlerce hakiki alim ve veli zatların hepsine birden "şeyh efendiler" deyip bir kalemde silip atan biriyle konuşacak fazla birşey de yok zaten...
    Siz kendi nefsinize ve aklınıza uygun gelenleri din diye kabul eder, kısa aklınıza uymayanları ise reddedersiniz.

    Reddederken fazla fazla düşünmezsiniz bile... Mesela peygamberler konusunda eleştirdiğiniz noktaya bir bakalım:

    Allahü Teala her asırda ve her mekanda sayısını tam olarak bilemeyeceğimiz kadar çok peygamber göndermiştir. Ancak bunlardan her bin senede bir gelenler bozulmuş olan dini hükümleri düzenleyerek, yeni emirler ve yasaklar ile yeni bir dini anlatmak üzere vazifelendirilerek gönderilmiştir. Bu dinlerde inanç elbetteki aynıdır, tek olan Allahü Teala'ya inanmak ve yalnız O'na ibadet etmek. Tevhid inancı değişmez. Ancak bildirilen emir ve yasaklar değişiklik arzeder. Aynı zamanda aynı coğrafyaya gönderilmiş olan peygamberler (aleyhimüsselam) aynı dinin hükümlerini bildirmekteydi. O zaman da kendi aklına güvenip bunları reddedenler vardı....

  2. #42
    Acemi Üye çerkeş18 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesaj
    197
    Rep Gücü
    1513
    Alıntı Ammar´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yahu bu kadar mı zor... bu kadar mı düşünmekden aklınıza güvenden yoksunsunuz.. ben ne diyorum sen hala



    diyosun ben ALLAH C.C RESULULLAH S.A.S SAHABE, diyorum sen mezhep imamı diyorsun, mezhep imamlarının sözlerini delili ile gösteriyorum onlara da iftira atıyosun kendi fikirlerinizin kölesi olmuş, kendi mürşidinize kulluk ediyorsunuz.. RABBİNE C.C DÖN, RESULUNE S.A.S' e dön diyorum sen hala mezhep imamları diyosun.. bu kadarmı akletmekden yoksunsunuz, bu kadar mı biçare isiniz..
    Fasil : GIYBET VE NEMİME BÖLÜMÜ
    Konu : Gıybet Ve Nemime (Söz Taşıma) Hakkında
    Ravi : Müstevred
    Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bir müslüman(ı gıybet ve şerefini payimal etmek) sebebiyle tek lokma dahi yese, Allah ona mutlaka onun mislini cehennemden tattıracaktır. Kime de müslüman bir kimse(ye yaptığı iftira, gıybet gibi bir) sebeple (mükafaat olarak) bir elbise giydirilse, Allah Teala Hazretleri mutlaka, onun bir mislini cehennemden ona giydirecektir. Kim de (malı, makamı olan büyüklerden) bir adam sebeiyle bir makam elde eder (orada salah ve takva sahibi bilinerek para ve makama konmak için riyakarlıklara girer)se Allah Teala Hazretleri Kıyamet günü onu mürdiler mak***** oturtarak (rezil eder ve mürdilere münasib azabla azablandırır.)"
    HadisNo : 4324

  3. #43
    Kıdemli Üye forumdayim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    almanya
    Yaş
    59
    Mesaj
    928
    Rep Gücü
    11376
    Alıntı Apollonius´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bir alimi söylediği doğrulara rağmen tamamen reddetmek ne kadar büyük bir hata ise bir alime hatalarıyla birlikte koşulsuz teslim olmak da o kadar büyük hatadır.
    o sizin görüsünüz...

  4. #44
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    Alıntı nefisetülilm´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Biz burada bir kişinin sözlerini ve görüşlerini yazmıyoruz. 14 asırdır gelmiş geçmiş bütün (bunlara 4 mezhebin imamları da dahil olmak üzere) ehli sünnet alimlerinin bildirdiklerini naklediyoruz. 14 asırdır İslamiyeti en doğru şekilde naklederek yüzlerce eser vermiş, gelmiş geçmiş binlerce hakiki alim ve veli zatların hepsine birden "şeyh efendiler" deyip bir kalemde silip atan biriyle konuşacak fazla birşey de yok zaten...
    Siz kendi nefsinize ve aklınıza uygun gelenleri din diye kabul eder, kısa aklınıza uymayanları ise reddedersiniz.

    Reddederken fazla fazla düşünmezsiniz bile... Mesela peygamberler konusunda eleştirdiğiniz noktaya bir bakalım:

    Allahü Teala her asırda ve her mekanda sayısını tam olarak bilemeyeceğimiz kadar çok peygamber göndermiştir. Ancak bunlardan her bin senede bir gelenler bozulmuş olan dini hükümleri düzenleyerek, yeni emirler ve yasaklar ile yeni bir dini anlatmak üzere vazifelendirilerek gönderilmiştir. Bu dinlerde inanç elbetteki aynıdır, tek olan Allahü Teala'ya inanmak ve yalnız O'na ibadet etmek. Tevhid inancı değişmez. Ancak bildirilen emir ve yasaklar değişiklik arzeder. Aynı zamanda aynı coğrafyaya gönderilmiş olan peygamberler (aleyhimüsselam) aynı dinin hükümlerini bildirmekteydi. O zaman da kendi aklına güvenip bunları reddedenler vardı....

    Bayan be sizin verdiğiniz örneğe, asıl kaynağa daha yakın dönemlerde yaşamış, ve isimlerini zikrettiğiniz alimlerden daha üst kademede olan 4 mezhep imamlarının kendi eserlerinden ve ağızlarından sizin gösterdiğiniz delilleri çürüten delilleri ile bilgi ve belge sundum, yani sizin kaynaklarınızın hükmü kalkıyor çünkü birebir mezhep imamlarının ağzından sonraki alimlerin sözlerini yani sizin savunduğunuz şeyin tersini söyleyen asıl kaynak dan bilgi veriyorum ama size göre demek ki benim verdiğim sıralama tam ters şekilde işliyor galiba...

  5. #45
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    626
    Rep Gücü
    41960
    Alıntı nefisetülilm´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Biz burada bir kişinin sözlerini ve görüşlerini yazmıyoruz. 14 asırdır gelmiş geçmiş bütün (bunlara 4 mezhebin imamları da dahil olmak üzere) ehli sünnet alimlerinin bildirdiklerini naklediyoruz. 14 asırdır İslamiyeti en doğru şekilde naklederek yüzlerce eser vermiş, gelmiş geçmiş binlerce hakiki alim ve veli zatların hepsine birden "şeyh efendiler" deyip bir kalemde silip atan biriyle konuşacak fazla birşey de yok zaten...
    Siz kendi nefsinize ve aklınıza uygun gelenleri din diye kabul eder, kısa aklınıza uymayanları ise reddedersiniz.

    Reddederken fazla fazla düşünmezsiniz bile... Mesela peygamberler konusunda eleştirdiğiniz noktaya bir bakalım:

    Allahü Teala her asırda ve her mekanda sayısını tam olarak bilemeyeceğimiz kadar çok peygamber göndermiştir. Ancak bunlardan her bin senede bir gelenler bozulmuş olan dini hükümleri düzenleyerek, yeni emirler ve yasaklar ile yeni bir dini anlatmak üzere vazifelendirilerek gönderilmiştir. Bu dinlerde inanç elbetteki aynıdır, tek olan Allahü Teala'ya inanmak ve yalnız O'na ibadet etmek. Tevhid inancı değişmez. Ancak bildirilen emir ve yasaklar değişiklik arzeder. Aynı zamanda aynı coğrafyaya gönderilmiş olan peygamberler (aleyhimüsselam) aynı dinin hükümlerini bildirmekteydi. O zaman da kendi aklına güvenip bunları reddedenler vardı....
    Sizin de hatanız bu sevgili nefisetülilim. Siz de gelmiş geçmiş ehli sünnet alimlerinin lafına bakıyorsunuz. Ve çoğunluk olduğu için kendimizi teslim etmemizi bekliyorsunuz. Eğer çoğunluğa teslim olacak olsaydım gider Hristiyan olurdum. Onlar da çoğunluk. Ayrıca Hristiyanlar da aklı kıt insanlar değil, hepsinin -kendilerine göre- temelli bir inançları var. Onların da kendi inançları üzerine alimleri var. O alimlere ne sorsanız cevabını alırsınız.

    Siz de bırakın ehli sünnet alimleri %100 doğrudur diye iman etmeyi, başka kaynakları ve alimleri külliyen reddetmeyi bırakıp geniş bir çerçeveden bakın. Ehli sünnetinizden ayrılmayın ama imamlarınızı hatasız kul addedip, kitaplarınızı hatasız kitap addedip kendinizi koşulsuz teslim etmeyin. Başka kaynakları da arayın, okuyun. Amacınız doğrusuyla yanlışıyla ehli sünneti savunmak değil doğruyu aramak olmalı. Siz de ehli sünnet olmayan her alimi her kitabı her görüşü reddediyor ve okumuyorsunuz. Bu yüzden kendi yağınızda doğrularınızla birlikte kendi yanlışlarınızla kavruluyorsunuz.

  6. #46
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    Alıntı çerkeş18´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hucurât(*) Sûresinin 12 . Ayetinde
    Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.


    Al sana delil otur sen kusur araştır ALLAH dostlarıa iftira et gıybet et


    Aha başımıza meteor yağacak ...: KUR-AN dan ayet verdi @ Çerkeş .....

    Gerçi onuda eline yüzüne bulaştırdı...

    Zanna kapılmak mı zan üzere bir bilgi paylaşımı yapmışmıyım...? bakınız ve banada gösteriniz ....burda konu hakkında verdiğim tüm bilgiler kaynakları ile son derece sağlamdır, belge ve kaynağa dayanmayan tekbir sözüm yok sizler ile aralarda geçen şahsi mesajlar hariç...

    Zan ne demektir... ? @ Çerkeş....

  7. #47
    Acemi Üye çerkeş18 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesaj
    197
    Rep Gücü
    1513
    Soru
    Fıkıhta mezhebler olduğu gibi Akaid'te de mezhebler avar mıdır? Nurlar Akaid bölümünde kalbimizi tatmin ediyor elhamdülillah. Akaidi mezhebde kime bağlıyız? Ameli mezheb ve akaidi mezhebin farkı niçin oluyor?
    05-Ağustos-2009 - 10:21:00
    Cevabımız

    Değerli Kardeşimiz;

    Hak olan ehlisünnet dairesinde, amelde Hanefi, Maliki, Şafi ve Hanbeli olmak üzere dört itikat ve akaidde ise; Maturudi ve Eşari olmak üzere iki mezhep vardır. Ameli mezhepler arasındaki ihtilaf hakiki iken, itikattaki mezhepler arasındaki ihtilaf ekseri olarak lafzidir.

    İtakada dair mezheplerin ihtilafları, genelde Kur’an ve Sünnetin basit ve teferruata ait konularındaki anlayış farklılıklarından ileri gelmiştir. Bu sebeple aralarında ciddi bir fark yoktur. İmam Pezdeviye göreİmam Maturudi ile İmam Eşari arasında hakiki anlamda hiçbir fark yoktur, ihtilaflar tamamen lafzidir.

    Mesela; İmam Maturudi Mukadderata kader, onun tatbikine de kaza derken; İmam Eşari mukaddereta kaza tatbikine de kader demiştir. Yine İmam Maturudi yaratma işine tekvin sıfatı derken, İmam Eşari yaratma işine Kudretin bir işlevidir demiş vs. Hasılı, hak olan her iki mezhep arasında ciddi ve hakiki bir ihtilaf yoktur. Hakiki ihtilaf da basit ve önemsiz konular üstündedir.

    Mesela; Nuh Tufanı bir bölgede mi yoksa bütün dünyada mı oldu meselesi gibi, basit ve önemsiz konularda hakiki anlamda ihtilaf olmuştur.

    Risale-i Nurlar böyle basit ve teferruat konularına girmediği için, hangi hak mezhebe daha yakındır diye bir hüküm vermemiz pek mümkün değildir. Ama Üstad Hazretleri amelde Şafi Mezhebi'nden olmasından dolayı, itikatta da Eşari sayılır. Zira Şafi Mezhebi'nin itikatta imamı İmam Eşaridir. Amelde Hanefi olanlar itikatta da Maturudi mezhebindendir. Sonuçta her ikisi de hak mezheptir.

    Ameli mezhepler bir ihtiyaçtan, bir zaruretten ortaya çıkmışlardır. Bu sebeple hakiki ihtilaf bu alanda kaçınılmazdır. Zira mezheplerin ayrışmasındaki gerçek faktör; insanların iklim, coğrafya ve kültürlerinin birbirlerinden farklı olmasıdır. İklim ve coğrafya insanların farklı yaşam kültürleri oluşturmasını kaçınılmaz kılıyor. Bu da mezheplerin farklılığını gerektiriyor. Zira tek kültür ve tek mezhep, farklı kültür ve coğrafyada yaşayan insanlara dar ve yetersiz gelir, bu yüzden Kur’an ve sünnet her kültüre yetecek ve genişlik verecek mezheplere müsaade etmiştir.


    Selam ve dua ile...

  8. #48
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085
    Alıntı Apollonius´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sizin de hatanız bu sevgili nefisetülilim. Siz de gelmiş geçmiş ehli sünnet alimlerinin lafına bakıyorsunuz. Ve çoğunluk olduğu için kendimizi teslim etmemizi bekliyorsunuz. Eğer çoğunluğa teslim olacak olsaydım gider Hristiyan olurdum. Onlar da çoğunluk. Ayrıca Hristiyanlar da aklı kıt insanlar değil, hepsinin -kendilerine göre- temelli bir inançları var. Onların da kendi inançları üzerine alimleri var. O alimlere ne sorsanız cevabını alırsınız.

    Siz de bırakın ehli sünnet alimleri %100 doğrudur diye iman etmeyi, başka kaynakları ve alimleri külliyen reddetmeyi bırakıp geniş bir çerçeveden bakın. Ehli sünnetinizden ayrılmayın ama imamlarınızı hatasız kul addedip, kitaplarınızı hatasız kitap addedip kendinizi koşulsuz teslim etmeyin. Başka kaynakları da arayın, okuyun. Amacınız doğrusuyla yanlışıyla ehli sünneti savunmak değil doğruyu aramak olmalı. Siz de ehli sünnet olmayan her alimi her kitabı her görüşü reddediyor ve okumuyorsunuz. Bu yüzden kendi yağınızda doğrularınızla birlikte kendi yanlışlarınızla kavruluyorsunuz.
    Peki acaba siz kimin lafına bakıyorsunuz?....

    Bizim kaynak olarak aldığımız Ehli sünnet alimlerinin kitaplarında Kuran-ı Kerim'e ve Hadis-i Şerifler'e aykırı bir tek nokta bile yoktur. Bunları haklı çıkaran çoğunluk olmaları falan değil, bir nokta bile değiştirmeden hakiki dinimizi asıl kaynağından naklediyor olmalarıdır. Hakiki İslamiyeti öğrenmek isteyen bu hakiki alimlerin kitaplarını okumalıdır.

    Dini yıkmak ve bozmak isteyenler bu alimler köprüsünü ortadan kaldırmak istemektedirler.
    Bunların oyunlarını ve hilelerini iyi anlamalıyız.Herkes kendi aklına göre Kuran-ı Kerim'den ve Hadis-i şeriflerden mana çıkarmaya kalkarsa dünyadaki insan sayısı kadar din ortaya çıkar...
    Samimi olarak Allahü Teala'ya doğruyu göstermesi için yalvararak hakiki bir Ehli sünnet aliminin kitabı okunursa; ehli sünnetin hakkaniyeti yakinen anlaşılabilir.
    Dinini doğru olarak öğrenmeye istekli ve nasipli kimselerin seçeceği yol bu olmalıdır.

  9. #49
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    Alıntı çerkeş18´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Fasil : GIYBET VE NEMİME BÖLÜMÜ
    Konu : Gıybet Ve Nemime (Söz Taşıma) Hakkında
    Ravi : Müstevred
    Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bir müslüman(ı gıybet ve şerefini payimal etmek) sebebiyle tek lokma dahi yese, Allah ona mutlaka onun mislini cehennemden tattıracaktır. Kime de müslüman bir kimse(ye yaptığı iftira, gıybet gibi bir) sebeple (mükafaat olarak) bir elbise giydirilse, Allah Teala Hazretleri mutlaka, onun bir mislini cehennemden ona giydirecektir. Kim de (malı, makamı olan büyüklerden) bir adam sebeiyle bir makam elde eder (orada salah ve takva sahibi bilinerek para ve makama konmak için riyakarlıklara girer)se Allah Teala Hazretleri Kıyamet günü onu mürdiler mak***** oturtarak (rezil eder ve mürdilere münasib azabla azablandırır.)"
    HadisNo : 4324


    Sen ne diyon ya... KUR-AN HADİS' den örnek ver dedik, gitmiş gıybetten bahsediyo;

    Dam üsütnde saksağan vur beline kazmayı.. Konu ne verdiğin HADİS neden bahsediyo..?

    Gıybet Nedir...?

    Gıybet olabilmesi için şahsın arkasından konuşmak gerekmez mi...? Sen şimdi DELİ SAİD dediğime mi kızıyosun.. Sizinle ilgili ise ne söylüyosam sizin yüzünüze söylüyorum kimseye özel mesaj atıp sizi çekiştirmiyorum ki...

    DELİ olmasa şunları diyebilirmi ALLAH C.C Rızası için cevap ver hangi aklı başında adam bunları idda edebilir... Şunlara cevap ver ya sizin cemaatin en büyük alimine soruyorum gelsin mantıklı açıklama yapsın FETTULLAH GÜLEN de dahil, gelin ve cevaplayın yokmu cevaplayacak bu DELİ' nin sözlerini,

    Hepinize Cem KARACA' dan;

    binmişiz Alamete
    Gedeyoz kıyamete şarkısını istekde bulunacam radyodan...

    1) RİSALEİ NUR denen kitaplar kutsal mıdır, değil midir?

    2) RİSALEİ NUR denen kitaplar kutsal ise Allah Kur’an’dan sonra bir başka ilahi kitap göndermiş olurki bu idda yeni bir din,yeni bir ilahi kitap ve yeni bir peygamber demek değil midir?

    3) RİSALEİ NUR denen kitaplar kutsal değildir deniyorsa öyleyse; Şualar, Birinci Şua, c. I, s. 833.de geçen “Resailin Nur dahi ne şarkın malûmatından, ulûmundan ve ne de garbın felsefe ve fünunundan gelmiş bir mal ve onlardan iktibas edilmiş bir nur değildir. Belki semavî olan Kur'an'ın, şark ve garbın fevkindeki yüksek mertebe-i arşîsinden iktibas edilmiştir.” Cümlesinin ne anlama geldiğini düşünüp Said Nursiye göre bu risalelerin arştan inen kitaplar olduğunu öğrenmeleri gerekmez mi?

    4) Said Nursi bilgi birikimini ölmüşlerden, rüyalarından ve vehimlerinden mi edinmiştir?

    5) Said Nursi bilgi birikimini ölmüşlerden, rüyalarından ve vehimlerinden edinmişse Kur’an’a göre böyle bir bilginin gerçekliği, güvenilirliği ve sahihliği ne ölçüde doğrudur?

    6) Said Nursi bilgi birikimini ölmüşlerden, rüyalarından ve vehimlerinden değil de alimlerden edinmişse ( bunlar kim ve eğitimi kaç yıl sürmüştür?) öyleyse; Emirdağ Lahikası, c. II, s. 1 1768. de geçen “Yeni Said'in hususî üstadı olan İmamı Rabbanî, Gavsı Azam ve İmamı Gazalî, Zeynelâbidîn (R.A.) hususan Cevşenül Kebir münacatını bu iki imamdan ders almışım ve Hazreti Hüseyin ve İmamı Ali'den (Kerremallahü Vechehu) aldığım ders, otuz seneden beri, hususan Cevşenül Kebir'le daima onlara manevî irtibatımda, geçmiş hakikatı ve şimdiki Risale-i Nur'dan bize gelen meşrebi almışım.” sözüyle Said Nursi kendini kutsallaştırma çabalarına mı girmiştir?

    7) Said Nursi; ne olursa olsun her zaman her şeyi bilen birisi midir?

    8) Said Nursi; ne olursa olsun her zaman her şeyi bilen birisi ise: Her zaman her şeyi bilen sadece Allah değil midir? Böyle bir inanç şirk, küfür değimlidir?

    9) Said Nursi; ne olursa olsun her zaman her şeyi bilen birisi değilse; Bediuzzaman Said Nursî, Tarihçe-i Hayat, c. II, s. 2123-2124 de geçen “Rüyasında Peygamberimizden ilim istemiş, o da ümmetine soru sormamak şartıyla ona Kur’ân ilminin öğretileceğini müjdelemiş, bu sebeple daha çocukken asrın bilgini olarak tanınmış ve kimseye soru sormamış, ama sorulan bütün sorulara mutlaka cevap vermiştir” cümlesi Said nursinin her zaman her şeyi bildiğini anlatmıyor mu?

    10) Said Nursi’nin ilim hayatını üç ayda tamamladığı, sorulan her soruya, tereddütsüz ve derhal cevap verdiği ve bu özelliğin ona rüyasında Peygamberimiz tarafından verildiği iddiası, isbatı olmayan büyük bir yalan mı yoksa onu kutsallaştırma çabası mıdır?

    11) Said Nursi Peygamberlik iddasında bulunmuş mudur? Kur’an’da Hz.Muhammed’e açıklanmadığı halde Said Nursi’ye açıklanmış gizli gerçekler var mıdır? Risalei Nur; Kur’an’nın gizli gerçeklerinin arştan inen kesin delili midir?

    12) Bu sorulara cevabınız evet ise Said Nursi yeni bir peygamber, Risaleler ise yeni bir ilahi kitap, Kur’an sırlarla dolu açıklanmamış gizli bir kitap, Hz.Muhammed ise Kur’an’ın sırlarından habersiz veya haberi varsa bunları ümmetten saklamış bir peygamber olur ki böyle bir iddia küfür olmaz mı?

    13) Bu sorulara cevabınız hayır ise öyleyse; Şualar, Birinci Şua, Yirmi dördüncü Ayet ve Ayetler, Üçüncü Nokta, c. I, s. 842. de geçen “Kur’an’ın gizli hakikatleri Risale-i Nur ile birlikte bize iniyor!! Tenzil’ül-Kitab cümlesinin sarih bir manası asrı saadette vahiy suretiyle Kitab-ı Mübîn'in nüzulü olduğu gibi, manayı işarîsiyle de, her asırda o Kitabı Mübin'in mertebe-i arşiyesinden ve mu'cize-i maneviyesinden feyz ve ilham tarîkıyla onun gizli hakikatları ve hakikatlarının bürhanları iniyor, nüzul ediyor...” sözü büyük bir hayal mi yoksa Said nursiyi ve Risaleleri kutsallaştırma çabaları mıdır?

    14) Risale Nurlar; Kuranı tasdik eden,tefsir eden,( varsa) sırlarını açıklayan ilahi bir kitap mıdır? Veya Risale Nurlar; Kur’ân’daki âyetlerin âyetleri midir?

    15) Bu soruya cevabınız evet ise Kuranın son ilahi kitap olduğunu ret etmiş olmaz mısınız?

    16) Bu soruya cevabınız hayır ise öyleyse; Şualar, Birinci Şua, Yirmi ikinci Ayet ve Ayetler, c. I, s. 841 de geçen “Resail’in-Nur denilen otuz üç aded Söz ve otuz üç aded Mektub ve otuz bir aded Lem'alar, bu zamanda, Kitabı Mübin'deki âyetlerin âyetleridir. Yani, hakaikının alâmetleridir ve hak ve hakikat olduğunun bürhanlarıdır. Ve o âyetlerdeki hakaiki imaniyenin gayet kuvvetli hüccetleridir”. Sözüyle ve yukarda geçen sözleriyle Said Nursi, Allah’ın “Vay o kimselere ki, kendi elleriyle kitap yazarlar, sonra “bu Allah katındandır” derler. Hedefleri, onun karşılığında bir şeyler almaktır. Vay o ellerinin yazdığından dolayı onlara! Vay o kazandıklarından dolayı onlara!.” (Bakara 2/79) ayetinin muhatabı olmuş olmaz mı?

    17) Said Nursî; Hz. Ali’ye Sekine adında bir kitap indiğini, geçmiş ve gelecek bütün ilim ve sırların o kitapta olduğunu ve orada Risale-i Nurlara işaret edildiğini iddia etmiş midir?

    18) Cevabınız evet ise; Said Nursi, Hz. Ali’nin yeni bir peygamber hatta bütün gaybı bilen ( ki bu sadece Allaha ait bir özelliktir) bir insan olduğunu kabul etmiş olmaz mı? Böyle bir inanç Kur’ana göre küfür değil midir?

    19) Cevabınız hayır ise ; Sikke-i Tasdik-i Gaybî, Onsekizinci Lem’a, c. II, s. 2079; de geçen : “Hazreti Cebrail'in, Âlâ Nebiyyina (a.s.m.) huzuru Nebevide getirip Hz. Ali'ye Sekine namıyla bir sayfada yazılı İsmi Âzam, Hz. Ali'nin (r.a.) kucağına düşmüş. Hz. Ali diyor: "Ben Cebrail'in şahsını yalnız alâim’üs-sema suretinde gördüm. Sesini işittim, sayfayı aldım, bu isimleri içinde buldum" diyerek bu Ismi Âzamdan bahs ile bazı hadisatı zikirden sonra tahdis-i nimet suretinde diyor ki: "Evveli dünyadan kıyamete kadar ulum-u esrar-ı mühimme bize meşhud derecesinde inkişaf etmiş, kim ne isterse sorsun, sözümüze şüphe edenler zelil olur." Sözüyle İslam dininin berraklığı bulandırılıp akıllara şianın sapık ve şirk kokan fikirleri mi sokulmak isteniyor?

    20) Risalei Nur kusursuz, eksiksiz, izaha ihtiyacı olmayan ve mükemmel bir kitap mıdır?

    21) Cevabınız evet ise Kur’an dışında kusursuz, tam ve mükemmel bir kitap olabilir mi? Bu iddia insan eliyle yazılmış bir kitap için aşırı gitmek değil midir?

    22) Cevabınız hayır ise Barla Lâhikası, Yirmi Yedinci Mektub ve Zeyilleri, c. II, 1415. de geçen “Mübarek Sözler şübhesiz Kitabı Mübin'in nurlu lemeâtıdır. İçinde izaha muhtaç yerler eksik olmamakla beraber küll halinde kusursuz ve noksansızdır”. Sözüyle delilsiz bir şekilde risaleler kutsallaştırılmış mıdır?

    23) Bu devirde; “Urvet-ül vüska”, yani çok sağlam, kopmaz bir zincir ve bir “hablullah” yani Allah’ın ipi olan kitap Kuran mıdır yoksa Risalei Nur mudur?

    24) Bu soruya cevabınız evet Risaledir diyorsanız Bakara 2/256; Ali İmrân 3/103. ayetlerinin hükmü kaldırıldı da bizim mi haberimiz olmadı?

    25) Cevabınız hayır ise Şualar, On Birinci Şua, Onbirinci Meselenin haşiyesinin bir lahikasıdır, c. I, s. 985.de geçen “Risale-i Nur bu asırda, bu tarihte bir “urvet-ül vüska”dır. Yani çok sağlam, kopmaz bir zincir ve bir “hablullah” yani Allah’ın ipidir.” Sözü insanları Risalelere mahkum edebilmek için söylenmiş bir söz müdür?

    26) Müslümanların şeriat, dua, ve ibadet kitabı Kuran mıdır, yoksa Risaleler midir?

    27) Cevabınız Risaleler ise Kuran dışında başka bir ilahi kitap olduğunu iddia etmiş olmaz mısınız?

    28) Cevabınız hayır ise ; Emirdağ Lahikası I, c. II, s. 1719. de geçen “Risale-i Nur'un menşur-u hakikatında tam tecelli ettiğinden, hem bir kitab-ı şeriat, hem bir kitab-ı dua, hem bir kitab-ı hikmet, hem bir kitab-ı ubudiyet, hem bir kitab-ı emr-ü davet, hem bir kitab-ı zikir, hem bir kitab-ı fikir, hem bir kitab-ı hakikat, hem bir kitab-ı tasavvuf, hem bir kitab-ı mantık, hem bir kitab-ı İlmi Kelâm, hem bir kitab-ı İlmi İlahiyat, hem bir kitabı teşviki san'at, hem bir kitabı belâgat, hem bir kitabı isbat-ı vahdaniyet; muarızlarına bir kitab-ı ilzam ve iskâttır”. Cümlesi Said Nursiye göre Kuran gibi Risalelerinde kutsal olduğunu göstermez mi?

    29) Risalelerdeki bazı bölümler, Said Nursiye Allah tarafından; haberi olmadan, zorla mı yazdırılmıştır?

    30) Cevabınız evet ise böyle bir iddiayı hangi akla ve mantığa göre ileri sürmektesiniz?

    31) Cevabınız hayır ise; Kastamonu Lahikası, Yirmi Yedinci Mektup, c. II, s. 1589; ve Sikke-i Tasdik-i Gaybî, Sözler Yayınevi İstanbul 1991, s. 33. de geçen “Aynen bu ehemmiyetli hikmet içindir ki, bâzı def'a haberim olmadan, ihtiyarım ve rızam olmadığı halde, ince hakaik-ı îmaniye ve kuvvetli hüccetler, müteaddit risalelerde tekrar edilmiş. Ben çok hayret ediyordum: Neden bunlar bana unutturulmuş, tekrar yazdırılmış? Sonra kat'î bir surette bildim ki: Herkes bu zamanda Risale-i Nura muhtaçtır, fakat umumunu elde edemez; etse de tam okuyamaz; fakat küçük bir Risale-’in-Nur hükmüne geçmiş bir risale-i câmiayı elde edebilir ve ekser vakitlerde muhtaç olduğu mes'eleleri ondan okuyabilir. Ve gıda gibi, her zaman ihtiyaç tekerrür ettiği gibi o da mütalâasını tekrar eder.” Sözüyle Said Nursi kendisine Allah tarafından bir şeyler yazdırıldığını dolayısıyla Allahın seçilmiş kulu olduğunu mu iddiaya çalışmaktadır?

    32) Bu devirde Müslümanlar Kurana mı yoksa Risalelere mi muhtaçtır? Müslümanların tekrar tekrar okuması gereken kitap Kuran mı yoksa Risaleler mi?

    33) Cevabınız Risaleler ise Kuranın tarihte kaldığını veya yeteri kadar insanlığın sorunlarına cevap veremediğini iddia etmiş olmaz mısınız?

    34) Cevabınız Kuran ise ; Kastamonu Lahikası, Yirmi Yedinci Mektup, c. II, s. 1589; ve Sikke-i Tasdik-i Gaybî, Sözler Yayınevi İstanbul 1991, s. 33. de geçen “Sonra kat'î bir surette bildim ki: Herkes bu zamanda Risale-i Nura muhtaçtır, fakat umumunu elde edemez; etse de tam okuyamaz; fakat küçük bir Risale-’in-Nur hükmüne geçmiş bir risale-i câmiayı elde edebilir ve ekser vakitlerde muhtaç olduğu mes'eleleri ondan okuyabilir. Ve gıda gibi, her zaman ihtiyaç tekerrür ettiği gibi o da mütalâasını tekrar eder.” Sözleriyle Said Nursi yazdığı kitaplarını kutsallaştırıp Kuranın önüne geçirmeye mi çalışmaktadır?

  10. #50
    Acemi Üye çerkeş18 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesaj
    197
    Rep Gücü
    1513
    Alıntı Ammar´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sen ne diyon ya... KUR-AN HADİS' den örnek ver dedik, gitmiş gıybetten bahsediyo;


    Gıybet Nedir...?

    Gıybet olabilmesi için şahsın arkasından konuşmak gerekmez mi...? Sen şimdi DELİ SAİD dediğime mi kızıyosun.. Sizinle ilgili ise ne söylüyosam sizin yüzünüze söylüyorum kimseye özel mesaj atıp sizi çekiştirmiyorum ki...


    a
    Said nursi hayattamı.imam Rabbani hayattamı, Mevlana hayattamı senin inanışında gıybet değilmi

5. Sayfa, Toplam 14 BirinciBirinci ... 34567 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Seyhle konusma- MEZHEPLER-.III
    mopsy Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 30-05-2009, 07:57 PM
  2. Dinimizdeki BÖLÜCÜLER ve BOZUK MEZHEPLER
    bziya Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 30-01-2009, 08:10 PM
  3. Mezhepler konusunda ne düşünüyorsunuz?
    SAHARAY Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 01-05-2008, 02:29 AM
  4. MEZHEPLER ARASINDAKİ FARKLILIK NEDİR ?
    onuc13 Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 25-08-2007, 12:15 AM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık