Peygamberimiz buyurdu ki: “İstemeden verilen şeyi alınız! Allahü teâlânın gönderdiği rızıktır.”
Bir kimse, helâl mülkü olan malından hediye verse, istenmeden verilen bu hediyeyi kabûl etmek sünnettir. Hadis-i şerifte, “Hediyeleşiniz, birbirinizi seviniz!” buyuruldu. Başka bir hadis-i şerifte, “Hediyeleşmek dostluğu artırır” buyurulmuştur. Dostluğun devamı için, hâl ve hareketlerle onu sevdiğini bildirmeli, dil ile de söylemelidir.

Muhammed Masum hazretleri buyurdu ki: Peygamberimiz Hz. Ömer’e hediye gönderdi. Kabûl etmedi. Efendimiz, hazreti Ömer’e, geri göndermesinin sebebini sordu. “İnsan için hayırlı olan, kimseden bir şey almamaktır” buyurmuştunuz onun için almadım, dedi. Bunun üzerine Peygamber efendimiz “İsteyip de almak için demiştim. İstemeden verilen şey, Allahü teâlânın gönderdiği rızıktır. Onu alınız!” buyurdu. Hz. Ömer de, “Allahü teâlâya yemin ederim ki, kimseden bir şey istemeyeceğim ve istemeden verileni alacağım” dedi. Hediye kabûl etmek tevekküle mani değildir.

Bir kimse, haram olarak edindiği malı başkasına verse, o da, başka birine verse, haramdan geldiğini bilenlerin bunu alması haram olur. Kadın, kocasının haram para ile satın aldığını, haram karışık malını yerse, kullanırsa, câiz olur. Günah kocasına olur. Zulüm ile aldığını bilmeyen kimsenin, zulüm ile toplanan maldan yemesi câiz olup, bilmemesi özür olur.

On şey, son nefeste îmansız gitmeye sebep olur:
1- Allahü teâlânın emirlerini ve yasaklarını öğrenmemek; haram işlemek, haram yemek.
2- Îmanını, Ehl-i sünnet îtikatına göre düzeltmemek,
3- Dünya malına, rütbesine, şöhretine düşkün olmak,
4- İnsanlara, hayvanlara, kendine zulüm, eziyet etmek,
5- Allahü teâlâya ve iyilik gelmesine sebep olanlara Şük-retmemek,
6- Îmansız olmaktan korkmamak,
7- Beş vakit namazı vaktinde kılmamak,
8- Fâiz alıp vermek,
9- Dînine bağlı olan Müslümanları aşağı görmek. Bunlara gerici gibi şeyler söylemek,
10- Fuhuş sözleri, yazıları ve resimleri söylemek, yazmak ve yapmak.”


Mehmet Oruç