Bir ateist diyor ki: Sad suresi 57. ve Nebe suresi 24.-26. âyetlerinde irin için, cehennemdekilerin içecekleri denirken, Hakka suresi 36. ve 37. âyetlerinde yiyecek deniyor. Burada çelişki yok mu?

CEVAP

Hayır, çelişki yok. Bu âyet-i kerimelerin mealleri şöyledir:

(Onlar [kâfirler] cehenneme girerler, orası ne kötü bir yerdir. Orada kaynar su ve irin vardır. Onu tatsınlar!) [Sad 56, 57]

(Orada bir serinlik veya [susuzluğu giderecek] bir içecek tatmazlar; ancak [dünyada yaptıklarına] karşılık olarak, kaynar su ve irin tadarlar.) [Nebe 24–26]

(Onların gıslinden başka yiyecekleri yoktur. O ancak kâfirlerin yiyeceğidir.) [Hakka 36, 37]

Gıslin, kanla karışık irin veya zakkum gibi bir ağaç demektir. (Celaleyn)

Gıslin, tefsirlere göre bir ağaçtır. Nitekim Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

(Zakkum, cehennemin dibinde bitip yetişen bir ağaçtır. Tomurcukları sanki şeytanların başları gibidir. Cehennemdekiler ondan yiyip karınlarını doldururlar. Sonra zakkumun üzerine onlar için, kaynar su karıştırılmış bir içecek vardır.) [Saffat 64-67]

Gıslin, bir ağaç olmayıp irin olsa ne çıkar? İrin yedirilip içilmez mi? Sabah kahvaltısını çorbayla yapan kimse, çorba içtim de diyebilir; çorba yedim de diyebilir. Günümüz âdetlerinde de, (Akşam çayına buyrun) denilir. Ama ikramda, çay da vardır, pasta ve börek de vardır. Adına çay dendi diye, pasta, börek de içiriliyor denmez. Bu âyet-i kerimede de, bunun gibi, çelişki sayılacak bir durum yoktur.

Ateist, Kur’an-ı kerimde çelişki aramak yerine, kendi kafasındaki çelişkilere baksın! Asırlardır sönmeden yanan ve dönen Güneş, ısısını ve ışığını nereden alıyor ve niye bitmiyor? Bir karınca hatta bir buğday tanesi yaratmaktan âcizken kâinatın yoktan yaratılmasına tesadüf demesinin veya bir yaratıcıyı inkâr etmesinin akılla izahı mümkün değildir. Ayrıca, dünya da, gezegenler de hareket halindedir. Hareket halindeki bir şeyin, milim şaşmadan seyrine devam etmesi, bir hesap ve kontrol dahilinde olduklarını gösterir. Bu hesabı ve kontrolü yapan, yaratan, sevk ve idare eden de elbette Allahü teâlâdır.