1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 11
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Hıkmet sunnet’ın degıl kur’an’ın adıdır.

    Uygulanan ilim veya insanlar arasinda hukmetme esaslarina, hukumde isabetli olmaya HIKMET denir.Ve hak dini konusunda,derin ve yararli bilgiye de yine HIKMET adi verilir.Yani Kur’an ayetlerinin diger bir adi da hikmettir.
    3.56."Küfre sapanlar var ya, işte onlara dünyada ve âhirette şiddetle azap edeceğim. Hiçbir yardımcıları olmayacaktır onların."
    3.57.İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, Allah onlara ödüllerini tam olarak verecektir. Allah zalimleri sevmez.
    3.58.İşte bu sana ayetlerden ve hikmetlerle dolu Zikir'den okuduğumuzdur.

    Peygamber sunnetine uyma mecburiyetinin esaslarindan biri de elcinin sahsi hikmetleridir iddaasinin delili olarak Ahzap suresinin 34. ayeti one surulur.
    33.34.Evlerinizde Allah'ın ayetlerinden ve hikmetten okunanları hatırlayın. Kuşkusuz, Allah Latîf'tir, Habîr'dir.

    Gercekte;Peygamberin hikmetleri,ona gelen Vahyin/Kur’an’in / Allah hadislerinin hikmetleridir. Daha dogrusu bu Kitap:Butun daha once alemlere Ilahi olarak inen Vahy yani Allah’in hadisleri gibi,son olarak alemlere bir hatirlatma,vaaz olarak inen ve indigi bu donemde Kur’an adini alan bir HIKMET KITAP’idir.
    10.1.Elif, Lâm, Râ. İşte sana hikmetlerle dolu Kitap'ın ayetleri.
    43.63.İsa, açık-seçik kanıtlarla geldiğinde şöyle demişti: "Ben size hikmet getirdim ve tartışıp durduğunuz şeylerin bir kısmını size açıklayayım diye geldim. O halde,Allah'tan sakının ve bana itaat edin!"

    Elci muminlere,kendi sahsi hikmetini degil Allah’in Kitap’ini ve bu Kitap’taki hikmeti onlara teblig eder.Mumine dusen elcinin tebligine dolayisiyla elciye iman etmektir.
    62.2.O Allah'tır ki, ümmîlere içlerinden bir resul göndermiştir de o, onlara Allah'ın ayetlerini okur, onları arıtıp temizler, onlara Kitap'ı ve hikmeti öğretir. Onlar bundan önce tam bir sapıklık içine gömülmüşlerdi.
    43.63.İsa, açık-seçik kanıtlarla geldiğinde şöyle demişti: "Ben size hikmet getirdim ve tartışıp durduğunuz şeylerin bir kısmını size açıklayayım diye geldim. O halde, Allah'tan sakının ve bana itaat edin!"

    Kur’an hikmet dolu ayetlere sahiptir.Isra suresine ait 18. ayet ile 38. ayet arasinda Allah;yapilmasini ve yapilmamasini istedigi seyleri anlatir ve daha sonra,Ilahi Vahy’in bu ayetlerinin, hikmetin parcalari oldugunu bildirir.
    17.39.Bunlar, Rabbinin sana, hikmetten vahyetmiş olduklarıdır. Allah'ın yanına başka tanrı koyma ki, kınanmış ve kovulmuş bir halde cehenneme atılmayasın.

    Bu hikmetlerle uyaran Peygamberin dinlenmedigi bildiren Allah, boylece elcinin hikmetlerinin degil,Allah’in Hikmetlerinin Peygamber tarafindan teblig edildigini de aciklamis oluyor.
    54.4.Yemin olsun ki, onlara haberlerden, içinde ihtar, sakındırma ve tehdit bulunanı gelmiştir.
    54.5.Doruk noktaya çıkmış, isabeti tartışmasız bir hikmettir o. Ama uyarılar yarar sağlamıyor.

    Kur’an’a gore mumin;,Kur’an hikmetlerini,ogutlerini takip eden kisidir.Son Nebi’de sapkinlarla EN GUZEL SEKILDE yani Kur’an’in ogut ve hikmet’leriyle mucadele etmistir.
    16.125.Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle davet et ve onlarla, en güzel olan neyse o yolla mücadele et. Şüphe yok ki Rab’bin,kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. Ve O, gerçeğe kılavuzlananları da en iyi bilendir.
    3.58.İşte bu sana ayetlerden ve hikmetlerle dolu Zikir'den okuduğumuzdur.

    Kur’an’in bildirdigi hikmetler ISRA SURESINDE soyle vucud bulmustur!
    17. 23. Rabbin şöyle hükmetti: O'ndan başkasına kulluk/ibadet etmeyin, anaya-babaya çok güzel davranın: Onlardan birisi yahut her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına gelirse sakın onlara "Öf!" bile deme; onları azarlama, onlara tatlı-iltifatlı söz söyle.
    17.24. Rahmetten yerlere eğilme kanadını onlar için indir ve de ki: "Rabbim, merhametli
    17.25. Benliklerinizin içindekini Rabbiniz daha iyi bilir. Eğer siz barışsever/iyi kişiler olursanız O, tövbeye sarılanları affeder.
    17.26. Akrabaya hakkını ver! Çaresize, yolda kalana da. Fakat saçıp savurma!
    17.27. Çünkü saçıp savuranlar şeytanların kardeşleri olurlar. Ve şeytan, kendi Rabbine nankörlük etmiştir.
    17.28. Eğer onlardan, Rabbinden ümit ettiğin bir rahmeti bekleme yüzünden yüz çevirecek olursan, o zaman onlara yumuşak/tatlı bir söz söyle. 17.29. Elini bağlayıp boynuna asma. Ama onu büsbütün de salıverme. Sonra kınanır, hasret içinde bir köşede büzülür kalırsın.
    17.30. Hiç kuşkusuz Rabbin, dilediğine rızkı açar da kısar da. O, kullarını görüyor, onlardan haber alıyor.
    17.31. Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da sizi de biz rızıklandırıyoruz. Kuşkusuz, onları öldürmek büyük bir günahtır.
    17.32. Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o iğrenç bir iştir; yol olarak da çok kötüdür.
    17.33. Allah'ın saygıya layık kıldığı cana haklı bir sebep yokken kıymayın. Kim haksızlıkla öldürülürse, onun velisine yetki/söz hakkı vermişizdir. Ama o da öldürmede sınır tanımazlık etmesin. Çünkü kendisine yardım edilmiştir.
    17.34. Yetimin malına yaklaşmayın. Ancak rüştüne erişinceye kadar, güzel bir yolla ilgilenebilirsiniz. Ahdinize vefalı olun çünkü verilen söz sorumluluk gerektirir.
    17.35. Ölçtüğünüz zaman tam ve dürüst ölçün. Hilesiz teraziyle tartın. Bu, hem hayırlı hem de sonuç bakımından güzeldir.
    17.36. Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır.
    17.37. Yeryüzünde kasılıp kabararak yürüme! Çünkü sen, yeri asla yırtamazsın, uzunlukça da dağlara ulaşamazsın.
    17.38. Bütün bu sayılanların kötü olanları, Rabbin katında çirkin görülmüştür.
    17.39. Bunlar, Rabbinin sana, hikmetten vahyetmiş olduklarıdır. Allah'ın yanına başka tanrı koyma ki, kınanmış ve kovulmuş bir halde cehenneme atılmayasın.

  2. #2
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573
    Aaaa!
    İlk defa ''merhaba'' diye başlamamışsınız...Nedir bunun hikmeti?
    :))
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  3. #3
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Alıntı RABİA´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Aaaa!
    İlk defa ''merhaba'' diye başlamamışsınız...Nedir bunun hikmeti?
    :))
    Selam!

    Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
    20.52. "Onlara ilişkin bilgi, Rabbim katında bir Kitap'tadır.
    Rabbim ne şaşırır ne de unutur."

    HIKMETI budur ki...

    Mopsy kul dur,
    Unutur!

  4. #4
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    Selam...

    Küçük bir soru

    Madem Hikmet sünnet değil KUR'AN dır..

    Dediler ki: "Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten sen, herşeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın." (2/32)

    Şüphesiz Allah güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir." (2/220)

    .... Hüküm ve hikmet sahibidir. (2/240)

    Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir." (2/260)





    Madem KUR'AN dırda ne demek oluyor manası Hüküm KUR'AN sahibi olansın mı...?

    Öyle ki size, kendinizden, size ayetlerimizi okuyacak, sizi arındıracak, size Kitap ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek bir elçi gönderdik. (2/151)



    Madem KUR'AN demek oluyorda aynı bu ayette ard arda iki kere niye


    Kitap ve hikmeti


    Yani KİTAP ve KUR'AN ı öğretecek desin....?


    Kadınları boşadığınızda, bekleme sürelerini tamamlamışlarsa, onları ya güzellikle tutun ya da güzellikle bırakın. Fakat haklarını ihlal edip zarar vermek için onları (yanınızda) tutmayın. Kim böyle yaparsa artık o, kendi nefsine zulmetmiş olur. Allah'ın ayetlerini oyun (konusu) edinmeyin ve Allah'ın size verdiği nimeti ve size öğüt olarak indirdiği Kitab'ı ve hikmeti anın. Allah'tan korkup-sakının ve bilin ki, Allah herşeyi bilendir. (2/231)



    Yani KİTAP ve KUR'AN ı anın....demekmi?



    Böylece onları, Allah'ın izniyle yenilgiye uğrattılar. Davud Calut'u öldürdü. Allah da ona mülk ve hikmet verdi; ona dilediğinden öğretti. Eğer Allah'ın, insanların bir kısmı ile bir kısmını def'i (engellemesi) olmasaydı, yeryüzü mutlaka fesada uğrardı. Ancak Allah, alemlere karşı büyük fazl (ve ihsan) sahibidir. (2/251)


    Madem KUR'AN demektir de ... Davut A.S KUR'AN mı verdi...?


    Andolsun ki Allah, mü'minlere, içlerinde kendilerinden onlara bir peygamber göndermekle lütufta bulunmuştur. (Ki O) Onlara ayetlerini okuyor, onları arındırıyor ve onlara Kitabı ve hikmeti öğretiyor. Ondan önce ise onlar apaçık bir sapıklık içindeydiler. (3/164)


    Madem KUR'AN dır.... KİTABI ve KUR'AN ı öğretiyor desin

    Neyse bu sizin tezinize göre çok çarpıklıklar listesi gözler önüne serilir.. biliyoruz ki böyle birşey söz konusu bile olamaz ....

    Yazdıklarınızı dikkatlice gözden geçirmenizi öneriririm...

  5. #5
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    Vahiy Yönünden Sünnet:

    Şunu iyice belirtmek isterizki, sünnet hiç şüphesiz vahy mahsuludur. Hiç mümkün müdür ki, Kur’an-ı Kerim vahy olsun da, hükümlerinin beyanı ve buna göre uygulama şekli beşeri bir keyfiyete bırakılmış olsun. Böyle bir eyleme müsade edilseydi, vaz edilen hükümlerin vahy olmaktan çıkması için yeterli bir sebep olurdu ki, buda uygulama şekliyle beraber Allah’ın (c.c.) dini olmazdı. Halbuki sünnetin vahyiliğini ispatlayan bir çok deliller mevcuttur. Bunları sırasıyla görelim.

    1. Kur’an-ı Kerimdeki deliller:

    a) Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerimde:

    “Ey Peygamber hanımları, evinizde okunan ayetleri ve hikmeti hatırlayınız” (Ahzab 34) buyurmaktadır.


    Ayet-i Kerime’den anlaşıldığına göre hikmet, ayetlerden ayrı birşeydir ve okunmaktadır. Buradaki hikmetin sünnetten başka birşey olması düşünülemez.

    b) “Biz sana kitabı ve hikmeti indirdik ve bilmediklerinide öğrettik”. (Nisa 113)

    İkinci ayet-i Kerimede ise, hikmet Kur”an gibi indirilmektedir. Öyleyse sünnetin karşılığı olan bu hikmet anlaşıldığı üzere vahyedilmektedir.

    c) “Ey Peygamber (s.a.v.) acele etmek için dilini hareket ettirme, onun (Kur’an) toplanması ve okunması bize aittir”. Biz sana onu okuduğumuz zaman onun kıraatına tabi ol, ondan sonra onun açıklanması yine bize aittir” (Kıyyame 17 - 19)

    Burada çok açık bir ifade ile Cenab-ı Hak, vahy yoluyla Kur’an-ı Hz. Peygamber’e ilka ettirdikten sonra, yine o Kur’anın açıklanmasını Peygamber vasıtasıyla ona ait olduğunu vurgulamıştıe. Böylelikle Kur’an’ın beyanı olan sünnetinde vahy yolla geldiği anlaşılmaktadır.

    d) “Biz sana, insanlar arasında Allah’ın gösterdiği şekilde hükmedesin diye Kitabı indirdik” (Nisa 105).

    Yine bu ayeti Kerime’de Allah (c.c.), indirmiş olduğu kitabı, Peygamber (s.a.v.)’e gösterdiği şekilde hükmede bilsin diye gönderildiğini bildirirken Kur’anı Kerim’e izafeten hüküm verme şekli Allah tarafından gösterilmesi, yine sünnetin vahyi mahsülü oluşunu gösterir.

    e) “Eğer bir şeyde çekişirseniz, onu Allah’a ve Rasulu’ne havale ediniz” (Nisa 59)
    demesiyle, ihtilaf ve çekişmenin bu iki vahyin dışında olduğunu ve bunun ancak vahyi mahsülü olan kaynaklarla çözüleceğini bildiriyor. Eğer sünnet vahyi olmayıp Kur’an’ın beşeri bir yorumu olsaydı, beşerin ihtilafinı çözmek için ona havale etmezdi. Bilakis Kur’an’ın vahyile yetinirdi.

    2) Sünnetten deliller:

    a) Rasulullah (s.a.v.): “Size Allah (c.c.)’ın kitabı ve onun elçisinin sünneti olmak üzere iki şey bıraktım. Onlara sarıldığınız müddetçe ebediyyen sapıklığa düşmeyeceksiniz" (el-Hakim, Mustedrek; Malik, Muvatta)

    sözüyle Kur’an ve sünnetin, dinin iki temel vahyi kaynağı olduğunu vurgular. Çünkü sünnetin Kur’andan sonra kendisine sarıldığında sapıtmama garantisi olarak gösterilmesi, ancak vahyi ve hidayet kaynağı olmasıyla izah edilebilinir.

    b) Hz. Peygamberin, “Haberiniz olsun, bana Kur’an ve onunla birlikte misli verildi” ( Ebu Davud, Sünen, no 4604)

    demesi, sünnetin vahyi yönüyle Kur’anın mesabesinde olduğunu gösterir.

    c) Evzai (öl.187) Hasan b. Atiyye’den şöyle dediğini nakleder: “Vahy, Rasulullah’a (s.a.v.) inerdi. Onu tefsir eden sünneti de ona Cebrail getirirdi” (Darimi)

    Diğer bir rivayette ise, “Cebrail Rasulullah’a (s.a.v.), aynen Kur’an-ı indirdiği gibi sünnetide indirdi ve ona Kur’an-ı öğrettiği gibi onu da öğretirdi” (es-Suyuti, Miftahu’l-Cenne)

    gibi, Selef’ten nakledilen rivayetlerde sünnetin ne şekilde vahyedildiği belirtilmiştir.
    Bununla beraber Kur’an’dan ayrı olarak vahyedilen sünnetin Kur’an-ı beyan etmesi dışında, sünneti bize öğreten Hz. Peygamberin, bir beşer olarak, dünya görüşüne sahip olması gerekir. Buna ek olarak bazı beşeri hallerinin bulunması da beşer olduğunun bir göstergesidir. Bunların vahy dışında kalması gayet tabiidir. Binaenaleyh Nebevi sünnetin, nelerin vahiyden olduğu ve nelerinde vahyin dışında kaldığını bilmek için bir ayırıma gitmemiz kaçınılmazdır. Bu ayırım da şöyledir:

    1. Peygamber olarak Hz.Muhammed (s.a.v.)
    2. İnsan olarak Hz.Muhammed (s.a.v.)


    Bu şekilde yaptığımız ayırımının delili, şu ayeti kerimede yer almaktadır: “ Ey Rasulum, deki; “Ben de sizin gibi bir beşerim, ancak bana vahyolunuyor” (Kehf 110).

    Görüldüğü gibi, ayetin birinci kısmı onun insan olma yönünü, ikinci kısmı ise, kendisine vahyedilmesi hasebiyle Peygamber olma yönünü ele almaktadır. Dolayısıyla Hz. Peygamberin sahib olduğu bilgiyi böylelikle ikiye ayırıyoruz: Bunlarda vahye dayanan bilgiyle, yaşadığı toplumdan aldığı, tecrübeye dayanan bilgidir.

    Bu bağlamda vahye dayalı sünnet içerisine giren ve girmeyen sahaları görelim.

    a) Vahyin içine giren sahalar:

    1) Helal ve Haramlar
    2) İbadetler
    3) Ukubat (hadler)
    4) Muamelat (akidler)
    5) Ahlaki konular
    6) Akideye ve gaybiyata ait konular
    7) Hz. Peygamberin (s.a.v.) hususi halleri


    Bu gibi sahalar veya konular Kur’an-ı Kerim’de geçmesine rağmen bunların tafsilatı ve beyan edilmesi sünnete bırakılmıştır. Ayrıca sünnet, Kur’anda geçen bu konularla ilgili müstekil hükümler getirme yetkisine sahip olmuştur.


    b) Vahyin dışında kalan sahalar:

    1) Yaratılışla ilgili haller. (Bunlar beşeri hallerdir. Oturup kalkma, yeme içme, nefsi ve bedeni ihtiyaçlar ve benzeri durumlar)
    2) İstişareye açık konular. (Hakkında her hangi bir nas gelmemiş ve müslümanların müşaveresine bırakılmış idari ve içtimai konular)
    3) Kaza-i hükümlerde hakimin tasarrufları. (yani içtihadları)
    4) Dünya işleri. (Ordu tanzimi, ziraat işleri, eğitim metodları, tıbbı müdahaleler ve tedavi usülleri, yeni teknolojiden istifade etme ve tecrübeye dayanan uygulamalar)


    Bunlara delil olarak, hurma ağaçlarını aşılama kıssasında “Siz dünya işlerini benden daha iyi bilirsiniz” (Sahih i Muslim) demesiyle Hz. Peygamber, bunları vahyin dışına çıkarmıştır. Yine başka bir delilde; Bedir savaşına giderken Peygamber (s.a.v.)’in orduyu indirdiği mevkiinin vahye dayanmadığını öğrenen ve akabinde Peygamber (s.a.v.)’in; “Harp hileden ibarettir.”demesinden ve bunun kendi görüşü olduğunu beyan etttikten sonra; Hubab b. el-Munziri’nin itirazı dolayısıyla Hz. Peygamberin ordunun mevkii değiştirmeleri” (Siretu’bni Hişam, ) gibi rivayetler açıkça bu gibi sahaların vahyin dışında kaldığını göstermektedir.

    Ancak mezkur sahalar her ne kadar vahyin dışında kalıp, bunların tasarruf ve uygulanmasında ferd ve topluma muhayyerlik verilmişse de bazı durumlarda şer’i müdahale söz konusu olabilmektedir. Şayet mubah olan işlerden biri, vahyile ilgili bir hükümle bağlantısı olursa, şer’i hükmün gereğini uygulamak durumundayız. Örneğin; yeni teknolojinin nimetlerinden biri olan internetin faydalı ve müsbet yönlerinden istifade ederken, zararlı ve menfi yönleri bizi, şer’i bir mahzurla karşı karşıya getirebilir. Dolayısıyla bu bağlantıyı çok iyi kurmak zorundayız.

  6. #6
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    Sn.Ammar;ben Hanbeli veya Vahabi hoca gorusu takip eden biri degilim.
    Ayrica:Kur’an’a saldirilmadikca,Muslumanim diyenle tartismam.

    Heyecanli bir yapiniz oldugu belli.
    Bu yuzden bazen gordugunuzle gormek istediginizi karistiriyosunuz.

    Bu yazim bu konularda yazdigim onlarca yazidan biri.
    Gordugunuz gibi tefsirsiz/ciplak
    28 adet Allah cc sozu....

    Ben bir ehl-i Kur’an’im.
    Yani Kur’an’in:
    ”Aciklamayi Kendi ustume aldim”
    ”Iste Ayetleri boyle ayrintili acikladik”
    ”Bu Kitapta hic eksik birakmadik”
    ”Halis(=beser sozu olmayan/tamamen Ilahi) Din budur.”
    ”Kur’an’dan sorguya cekileceksiniz”
    .......vb.
    Ayetlerine Teslim olmus biriyim.
    Yani ben buyum......

    Simdi konuya doneyim:

    Bir kavram ifade eden kelime yalin halde
    Isim
    Sifat
    Fiil
    Anlami tasiyabilir.

    Dilde:Cumle de yeraldigi konum
    Onun hangi anlami tasiyacagina
    Karar verilmesini saglar.

    Simdi itiraz ettiginiz(!?) yazimin
    Giris cumlesine bakalim:
    Mopsy-Uygulanan ilim veya insanlar arasinda hukmetme esaslarina, hukumde isabetli olmaya HIKMET denir.
    Ve hak dini konusunda,derin ve yararli bilgiye de yine HIKMET adi verilir.
    Yani Kur’an ayetlerinin diger bir adi DA hikmettir.
    Ne gorduk?
    Hikmet kavraminin Kur’an’da
    Kullanilis sekllerini
    Ve altinda bu sekilleri ihtiva eden
    Degisik 28 ayet.

    Yani Kur’an’in Allah cc vasiflari/sifat
    Disinda dini yaptirim baglaminda kullandigi
    Hikmet kavraminin ACIKLAMA ayetleri.

    Simdi:
    Sizin yazinizin giris cumlesini alalim:
    Ammar- Küçük bir soru
    Madem Hikmet sünnet değil KUR'AN dır..
    Dediler ki: "Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten sen, herşeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın." (2/32)
    Şüphesiz Allah güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir." (2/220)
    .... Hüküm ve hikmet sahibidir. (2/240)
    Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir." (2/260)
    Madem KUR'AN dırda ne demek oluyor manası Hüküm KUR'AN sahibi olansın mı...?
    Bu baslangiciniz dan sonra bosuna yazisacagimizi anladim.
    Ama cevap vermemek ayip olur dusuncesiyle
    Bu girislerin analizlerini vererek
    Gerisini niye yazmadigimi ifade etmek istedim.

    Allah cc na emanet olun!

  7. #7
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    Aleykum Selam...

    Benim Vehhabi yada hanbeli olduğumu nereden çıkarttınız...

    Herhalde İbn Teymiyye alıntılarımdan.......

    Yalın KUR'AN a baksanız bile kesinlikle, bu bahsettiğiniz konunun kesinlikle SÜNNET olduğu aşikardır

    HİKMET = SÜNNET

    Sizin verdiğiniz ayetlerde zaten bunun delilidir..

    Heyecanli bir yapiniz oldugu belli.
    Bu yuzden bazen gordugunuzle gormek istediginizi karistiriyosunuz.

    Bu yazim bu konularda yazdigim onlarca yazidan biri.
    Gordugunuz gibi tefsirsiz/ciplak
    28 adet Allah cc sozu....
    Heyecanlı bir yapıdan ziyade temel konularda yanlış bilgi ve kafalarda soru işareti bırakacak eylem, söz ve konulara müdahil oluyorum, bunun sebebide İSLAM bugün bu yanlış bilginin mahsulu olan TASAVVUF ve TARİKAT gibi + HADİS inkarcılığı ve bize sadece KUR'AN yeter gibi yaklaşan bir kesim yüzünden...

    CİHAD
    ALLAH C.C için Sevme ve Buğz etme
    İbadet ve dua cemiyet yaşantısı gibi temel anlamda ALLAH C.C dan başka kişi, sistem ve yöntemlere meyl etme
    Dünya yaşantısı sonrası ALLAH C.C un huzurunda vereceği hesap hakkında ayette anlatıldığı gibi

    Sakın o şeytan da sizi ALLAH C.C un affıyla aldatmasın...

    uyarısına rağmen, af umudu ile işlenen günahlar konusunda duyarsız, tepkisiz, şuursuz kalmak....

    ibadet yöntemlerini birebir RESULULLAH S.A.S den almak yerine BİDAT lar yumağı içinde amel etmek..
    vs.vs.vs..... gibi

    düşünce ve yaşantı tarzına özendrilip, ibadetlerde yanlış, BİDAT ve olması gereknden ters söler, eylemler, yazılara karşı duyarlı bir tepki benimki...

    Sizde bu konuda YANLIŞSINIZ... YANLIŞ YAPIYORSUNUZ....bende bunu söylüyorum....


    Bu baslangiciniz dan sonra bosuna yazisacagimizi anladim.
    Ama cevap vermemek ayip olur dusuncesiyle
    Bu girislerin analizlerini vererek
    Gerisini niye yazmadigimi ifade etmek istedim.


    Doğrudur boşuna bir tartışma olur, eğer siz bana benim yanıldığımı gösterir ve bunu delilleri ile KUR'AN ve SÜNNET de haklı olduğunuzu ispat eden deliller sunarak gösterirseniz, ben sizin veya bir başkasının önemli değil, sözlerine TABİ OLURUM... Ama ben size ispat ettiğim zaman siz TABİ OLURMUSUNUZ..?

    Mesele burada...

    Beni herkese yanlış anlıyor galiba ben her zaman şunu söyledim şu forumda, ALLAH C.C ve RESULU S.A.S ve diğer RESULLERİ A.S ayrılmaz bir bütündür.

    Kim benim bir düşüncemi, haraket ve sözümü bu bahsettiğim şekilde KUR'AN ve SÜNNET ışığında bana ıspat ederse ben görüşümden vazgeçer o söze tabii olurum.. Olması gerende budur.. Örnek...

    Rabbi ona: "Teslim ol" dediğinde (O:) "Alemlerin Rabbine teslim oldum" demişti. (2/131)

    Bana ispat et sözlerini KUR'AN ve SÜNNET ışığında senin sözlerin doğru ise görüşümü düzelteyim...

    AMA YANLIŞ YAPIYOR ve DÜŞÜNÜYOR ve YANLIŞ bir KONU AÇIYORSUN

  8. #8
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Selam!
    Yalın KUR'AN a baksanız bile kesinlikle, bu bahsettiğiniz konunun kesinlikle SÜNNET olduğu aşikardır

    HİKMET = SÜNNET

    Sizin verdiğiniz ayetlerde zaten bunun delilidir..
    Sn.Ammar;bu konuda bosuna yazisiriz derken bunu kast etmistim
    Ama.....

    Bir daha soyluyorum.
    Ben Kur'an'i yaziyorum.

    Kur'an'da beseri sunnet bilgisi yokken;
    Hikmet nasil beseri sunnetin diger adi olsun?

    Kur'an'da var olani oldugu gibi yazmanin disindakiler
    Benim teblig konularimin icinde degil.
    Kusura bakmayin!

    Allah cc na emanet olun!

  9. #9
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    Evet haklısınız boşuna yazısışırız ....

    dediğim gibi ben yanlış bilgiye karşı elimden geldiğince doğru olanı söylemeye çalışırım...

    bu konuyada başlığından dolayı müdahil olup yorum yazdım...

    zaten aslen şu giriş açıklamanız benim sözlerimi teyit edici içerik barndırıyor..


    Uygulanan ilim veya insanlar arasinda hukmetme esaslarina, hukumde isabetli olmaya HIKMET denir.Ve hak dini konusunda,derin ve yararli bilgiye de yine HIKMET adi verilir.Yani Kur’an ayetlerinin diger bir adi da hikmettir.
    zaten bu bizim anladığımız anlamda SÜNNET ile insanlar arasında hayat bulacağının delili ve güzel bir tanımıdır..

    bu nasıl gerçekleşir yine VAHİY ile...

    kimden gelir ALLAH C.C

    kim tarafında getirilir Cebrail A.S

    kim uygular RESULULLAH S.A.S

    yukarda zaten detaylarını vermiştim ...

    Yani benim konuya itiraz ettiğim boyutu şudur.....
    Hıkmet sunnet’ın degıl kur’an’ın adıdır.
    Sizde ALLAH C.C a emanet olun...

  10. #10
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    Konuya ilişkin faydalı bir bilgi olur umudu ile...

    Temel dinî esaslar:

    1 - Ya sözlü olarak veya hem sözlü, hem amelî olarak inanılması gerekli mes'elelerdir; tevhid Cenâb-ı Hakk'ın sıfatları, kader, nübüvvet, âhiret (meâd) mes'eleleri gibi...

    2 - Ya da bu mes'elelerin delilleridir.

    Şimdi bu iki kısmı biraz izah edelim:

    Birinci Kısım: İnsanların bilmek, inanmak ve tasdik etmek ihtiyacını duydukları her şey bu mes'elelerdendir; Allah ve Resulü bunları mazeret beyânına imkân bırakmayacak şekilde net ve tam olarak açıklamışlardır. Çünkü bu esaslar, Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin ayân-beyân tebliğ edip insanlara açıkladığı unsurların en önemlilerindendir; Cenâb-ı Hakk'ın, bu esasları açıklayıp tebliğ eden peygamberleri vasıtasıyla kullarına karşı bağlayıcı deliller koyduğu en önemli hususlardandır.

    Lâfzını ve mânâlarını Hz. Peygamber'den sırasıyla sahabenin, sonra da tâbiûn'un naklettiği Allah'ın Kitabı ve yine bu zevatın Resûlüllah Efendimiz'den aktardıkları O'nun Sünnet'i demek olan hikmet, maksadı tam manâsıyla ifâ edecek, gerekli ve uygun her şeyi içine alacak şekilde bu esasları kapsayıcıdır.

    Hamdolsun o Allah'a ki, bize kendi aramızdan bizlere Allah'ın âyetlerini okuyan, bizleri arındıran, bize kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermiştir. Ki o Allah bizim için dini kemâle erdirmiş, nimetini tamam kılmış, din olarak İslâm'a rızâ göstermiştir ve O, her şeyi açıklayıcı olarak, müslümanlar için bir hidâyet, rahmet ve müjde kaynağı olarak Kitab'ı inzal buyurmuştur:

    "(Bu Kur'an), uydurulacak bir söz değildir; ancak kendinden önceki (ilâhi kitab)ların doğrulanması, her şeyin açıklanması ve inananlar için bir kılavuz ve rahmettir" (12 Yûsuf 111)


    Kitab ve hikmetin bu esasları açıklamadığını, olsa olsa aklında ve duyarlılığında bir noksanlık olanlarla bir âyette işaret olunduğu gibi, "Eğer biz dinleseydik, yahut düşünüp anlasaydık şu çılgın ateşin halkı arasında bulunmazdık" (67 Mülk 10) diyen cehennem halkının sözlerinden nasîbdar olan kimseler zanneder. Gerçi bu duruma birçok felsefeci, kelâmcı, cahil hadîsçi, fıkıhçı ve mutasavvıflar arasında çokça rastlanmaktadır.

    gerisi bizim konumuzu ilgilendirmeyen bilgiler içeren

    İbn Teymiyye .külliyatı 3. cilt../KÂİDETÜ EHLİ'S-SÜNNE VE'L-CEMÂA/ Temel Dinî Mes'elelerde Derinlemesine Tartışmak

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Yorum: 1
    Son mesaj: 20-10-2012, 08:36 AM
  2. Yorum: 0
    Son mesaj: 09-10-2011, 06:59 PM
  3. Said-i Nursi’nin 1922’de Atatürk’e yazdığı mektup
    YukseLL Tarafından Mustafa Kemal Atatürk Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 04-01-2011, 12:40 PM
  4. Ehl-ı sunnet alımlerı ıle kur’an arasında kalanlar?
    mopsy Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 17
    Son mesaj: 02-05-2009, 03:50 PM
  5. ’Sil!’’ Dedin… Yırttım
    RABİA Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 20-08-2008, 10:54 AM
Yukarı Çık