Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2
  1. #1
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085

    rose Müslüman yol levhası olmalı

    Müslüman, yol levhası gibidir. Sizi arzu ettiğiniz yere götürür. Ebedi saadete götüren yol levhası olmak çok kıymetlidir. Çünkü Cehenneme götüren yol levhaları da var, hem de pek çok. Yolları gösteren levhaların maddi değeri, yok denecek kadar azdır. Ama gösterdiği istikamet çok mühimdir. Peygamber efendimiz, Eshab-ı kiram için; (Karanlık gecelerde, yıldızlar yol gösterdikleri gibi, Eshabım da, saadet yolunu göstermektedirler. Herhangi birisinin sözlerine tabi’ olursanız, saadete kavuşursunuz) buyurmuşlardır.

    Müslüman, hasreti çekilen insan demektir. Bir kimsenin hasreti çekilmiyorsa, son nefeste imanı tehlikededir.

    Müslüman, bencil, egoist değildir. Sırf kendini düşünmez. Allahü teâlânın kullarına hizmeti, onlara yardım etmeyi birinci vazife bilir. Bunun için güler yüzlü olmaya, insanların itimadını, sevgisini kazanmaya mecburdur. Zira güler yüzlü olmayanın, insanların itimadını, sevgisini kazanması zordur. Cömert olmayan, vermekten hoşlanmayan, insanların sevgisini kazanamaz. İhlaslı olmayanın, yani sırf Allah rızasını gözetmeyenin, yaptığı hizmetlerde insanlardan takdir veya maddi bir karşılık bekleyenin ihlası zedelenir. Allahü teâlâ da ihlassız kimseyi muvaffak kılmaz.

    Bir Müslüman, başka bir Müslümanın yanına, herhangi bir iş için, rahat gidemiyorsa, çekinerek gidiyorsa, o kendisinden çekinilen Müslümanın son nefesinden korkulur.

    İslam âlimleri, güzel ahlakın çeşitli tariflerini yapmışlardır. Fakat bütün bu tariflerin özeti; “Güzel ahlak, kimseye yük olmamak, fakat herkesin yükünü çekmektir” şeklindedir.

    Bunun için Müslüman, yükünü çektiren değil, insanların yükünü çekendir. Elbette bunu başarmak kolay değildir. Ama başarılmaz da değildir. Çünkü başaranlar olmuştur. Sabırlı ve gayretli olan başarır. Zira sabır, insana mahsustur. Hayvanlarda sabır yoktur. Meleklerin ise sabra ihtiyacı yoktur. Peygamber efendimiz, Müslümanı; (Müslüman demek, Müslümanlara eli ile, dili ile zarar vermeyen kimse demektir) buyurarak tarif etmişlerdir.

    İnsan, ölüme hazırlanırsa, huyu güzel olur. En büyük müjde, mümine ölümü hatırlatmaktır. Müminin ölümü, büyük saadettir. Sevgiliye ancak ölümle kavuşur. Ölümü hatırlamak, ömrü uzatır, çok yaşama arzusu ise, ömrü kısaltır. Böyle biri, üç şeye hasret gider. Topladığına doymaz, umduğuna kavuşamaz, ahiret yolculuğu için yeterli hazırlık yapamaz.

    Kendini beğenmeyip haramlardan sakınanın kabına, rahmet dolmaya başlar, ihlası artar, istifade etmeye başlar. İşte bu istifadenin hasıl olup olmadığı, kimseye yük olmayıp, herkesin yükünü çekmeye başlaması ile anlaşılır. Elbette herkese iyilik yapamayız, buna gücümüz de yetmez. Fakat, hiç kimseye kötülük yapmaya da hakkımız yoktur.

    Başarının sırrı, güler yüz, tatlı dil ve güzel siyasettir. Güzel siyaset, herkesin memnun olması demektir. Sevgi yakınlık ister, kaçan mahrum kalır. Gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Kendisini seveni, başkası sevmez.

    Din büyüklerinin naklettikleri ve talebelerine nasihat olarak bildirdikleri bir formül var; “Allahü teâlânın ve insanların sana nasıl davranmasını istiyorsan, sen de insanlara öyle davran” diye. Bir kimse, bu formüle göre hareket ederse, hem kendisi, hem de çevresindekiler rahat eder, huzurlu olur. Zaten mertlik demek, herkes ile iyi geçinmek demektir.

    Müslümanın kul hakkından çok korkması lazımdır. Her Müslümana karşı derin muhabbet ve hürmet içinde olmalıdır. Hiç kimseyi incitmemelidir. Büyüklerimize karşı mutlaka hürmetkâr olmalıyız. Emrimiz altında olanlara, çocuklarımıza karşı şefkatli olmalı ve onları dindar olarak yetiştirmeliyiz. Çünkü ölüm ani gelir. Herkes pişman olacak. O pişmanlık günü gelmeden tevbe etmek akla gelmeyebilir. Bugün fırsat varken istigfâr etmelidir. Peygamber efendimiz; (En iyiniz, günahtan sonra hemen tevbe edeninizdir) buyurmaktadır.

    Müslüman kibirli olmaz. Kimseye sıkıntı vermez. En büyük tehlike, kibirlenmektir. Dünyada verilen bazı payelerle kibirlenen, sonunda perişan olur. Kalbinde zerre kadar kibir olan Cennete giremez. Hiç kimse elbise veya etiketinden dolayı makbul olamaz. Müslümanın şerefi, ilim ve edep sahibi olmasıyladır.

    Sıkıntı veren, kibirlidir. Herkesi şikayet etmesi de kibrindendir. Mütevazı demek, ölmüş demektir. Ölü olan, kimseyi şikayet etmez, ölüyü şikayet eden de olmaz. Peygamber efendimiz; (Bir Müslüman, kendisine istediği bir iyiliği, başka bir Müslüman için istemezse ve bir Müslüman, kendisine gelecek bir kötülüğü istemediği halde, o kötülüğü başka bir Müslüman için isterse, onun imanı tam değildir) buyurmaktadır.

    Kim toprak gibi mütevazı olursa, her nimete kavuşur. Bir parça yükselse, su o toprakta durmaz. Büyüklerin feyz ve bereketine kavuşmak için toprak gibi mütevazı ve rahmete kavuşmak için de toprak olmak lazımdır.

    Mümin, toprak gibi, su gibi, hava gibi olmalıdır. Herkese akıl veren değil, yol gösteren olmalıdır. Kısacası mümin, Peygamber efendimizin; (En kıymetli amel, elinden ve dilinden kimsenin incinmemesidir) buyurduğu gibi olmaktır.

    Gönül Pınarı

  2. #2
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Allah Azze ve Celle razı olsun.Amin.

Benzer Konular

  1. İDAM Olmalı Mı?
    SOSYALİST Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 22
    Son mesaj: 06-03-2009, 10:58 AM
  2. Kırmızı olmalı
    blueice Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 7
    Son mesaj: 13-01-2009, 06:19 PM
  3. Bir Eşi Olmalı İnsanın...
    RABİA Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 12
    Son mesaj: 21-05-2008, 08:05 PM
  4. Bir Adı Olmalı İnsanın
    blueice Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 08-04-2008, 12:09 AM
  5. Yorum: 7
    Son mesaj: 18-03-2007, 09:52 AM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık