Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 Toplam: 6

Ağacın meyve mi verecek, odun mu olacak ?

Din ve İnanç Kategorisi islam (Müslümanlık) Forumunda Ağacın meyve mi verecek, odun mu olacak ? Konusununun içerigi kısaca ->> AĞACIN MEYVE Mİ VERECEK, ODUN MU OLACAK ? Ehl-i sünnet âlimleri milyonlarca kitap yazmış. Niçin Eshab-ı kiram yazmadılar da ehl-i ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085

    rose Ağacın meyve mi verecek, odun mu olacak ?

    AĞACIN MEYVE Mİ VERECEK, ODUN MU OLACAK ?

    Ehl-i sünnet âlimleri milyonlarca kitap yazmış.
    Niçin Eshab-ı kiram yazmadılar da ehl-i sünnet âlimleri yazdılar?
    Kur'an-ı kerimde Cenab-ı Hak, Eshab-ı kiram için cihad edin, buyuruyor cihad.
    Ve bütün eshab-ı kiram, 124.000, Afrika'ya, Hindistan'a, Mısır'a, İspanya'ya, Anadolu'ya, işte İstanbul'a, her yere dağıldılar. Hiç kitap yazmaya vakit bulmadılar.
    Sadece Allahü teâlânın dinini yaymak için kullarına terki diyar ettiler.
    Vatanlarını terk ettiler. Evlerini terk ettiler, hepsinin çok güzel evleri vardı.
    Bağlarını, bostanlarını terk ettiler. Bir daha da geri dönmediler.
    O hanımları, ne sabırlı hanımlarmış. O evlatlar ne sabırlı imiş. O mübarek zatlar da, ne mücahitmiş. Gittiler, bir daha gelmediler.
    Erzurum'da dağın tepesinde eshab-ı kiram var. Nereye gelmişler. Önce lisan yok. Sonra tamamen küffar diyarına gidiyorlar. Niye? Şehit düşmeye.
    Belli ki orada şehit düşecekler. Ama Allahın emri o, cihat edin, çıkın.

    Sonra, âlimler hep rastladıkları Eshab-ı kiramdan İslamiyet’i sordular ve yazdılar.
    O halde, âlimler de cihad ettiler, ama âlimler iki türlü cihad ettiler.
    Bir, kitaplar ile, bir de fiilen. Yani onlar da gittiler harplere. İşte Eshab-ı kiramdan alınan İslami bilgiler, bizlere kadar müteselsilen ehl-i sünnet âlimleri tarafından ulaştırılmıştır.
    Allahü teâlânın cihad emri, yalnız eshab-ı kiram için değildir.
    Kıyamete kadar gelecek bütün müslümanların üzerine cihad farzdır. Yani hepimize farz.
    Hiç kimse nasıl namazdan, oruçtan, hacdan, zekattan kurtulamaz, farz çünkü.
    Cihad etmesi de farzdır. Eğer cihad etmese yanar. Allahın bu emrini dinlememiş olur.
    Allahü teâlâ kime, ne imkan vermişse, onu Allah yolunda, cihad yolunda yani insanların dünya ve ahiret saadetlerine kavuşmaları için sarf edecek.
    Sarf etmezse, namazı terk etmiş gibi, orucu terk etmiş gibi, zekatı terk etmiş gibi vebal altında kalacaktır.
    Eğer bu İslamiyet, bu din bizden öncekilerin canlarıyla, mallarıyla, her türlü fedakârlıklarıyla bize kadar gelmeseydi, biz bugün kâfir çocuğu olup çıkardık.
    Ama Osmanlılardan Allah razı olsun. Aynı eshab-ı kiram gibi, onlar da terki diyar ederek, terki vatan ederek Viyana kapılarına kadar, bir daha dönmemek üzere, Kafkaslardan tut da, İspanya'ya kadar Eshab-ı kiram gibi İslamiyet’i her tarafa yaydılar.

    Onların evlatları ve torunları olarak bizler de İslamiyet’i yayacağız, iş bu.
    Kime yayacağız?
    Önce hanımımıza, çocuğumuza, komşumuza, sonra lafımız kime geçiyorsa. Fitneye sebep olmadan, hiç kimseyi incitmeden, kırmadan ya bir kelime söyleyerek, ya doğru bir kitap vererek, bir şey yaparak mutlaka Cenab-ı Hakkın dininden bahsetmeli.
    Eğer emr-i maruf, nehyi anil münker terk edilirse, çünkü hadis-i şerif var, en kötüleriniz başınıza gelir.
    Eğer, biz iyi insanların başımıza gelmelerini istiyorsak, önce bize düşen vazifeyi yapmak lazım.
    Biz Allahü teâlânın emirlerine, yasaklarına ne kadar uyarsak, amirlerimiz de, büyüklerimiz de o kadar güzel olur. Biz bu emri marufu terk edersek, hem dünyada azap çekeriz, başımıza bela kesilirler, hem de ahirette azap çekeriz.
    Allah azap çektirmesin.

    Çok zor, çok zor. Ateş düştüğü yeri yakar. Kendine güveniyorsan, işte ateş.
    Al çakmağı, koy elini bir dakika. 10 saniye koy yeter.
    O zaman anlarsın sen, dünya kaç bucakmış. Hadis-i şerif öyle diyor.
    Dünya için çalış, dünyada kalacağın kadar. Şu anda bizim ahirette aramızda mesafe ne kadar? 3-5 saniye.
    Ya bir nefesi verip alamayacağız, ya da alıp veremeyeceğiz.
    Bir deprem olur, yerle bir eder bizi de her şeyimizi de.
    Hem de birkaç dakika içinde. Peki ne garantimiz var, buna mani olmak veya bundan kurtulmak için ne imkanımız var?
    Ölmemek mümkün mü? Dünyada çalış, dünyada kalacağın kadar. 3 saniye 5 saniye.
    Ya varsın, ya yoksun. Fâni hayat. Ahiret için çalış, sonsuz kalacak kadar, ebedi kalacak kadar. Bir gün değil.
    O halde müslüman mutlaka ahiret için yaşayan insandır, dünya için değil. Dünya, handır, hamamdır, neyse konaktır, oturacak, kalınacak yer değildir. İşte Eshab-ı kiram kalmamış. Hepsi dağılmış.
    Allaha şükret, muhtaç olduğun kadar diyor.
    Böbreğin çalışması, kalbin çalışması, sinirlerin çalışması güneşin dönmesi,
    mikrobundan filine kadar, her şey ama her şey insan için yaratılmış.
    Cenab-ı Hak, ne kadar kıymet vermiş insana ki, yerleri, gökleri sizin için yarattım diyor. Hepsinin faydası insan içindir.
    Kediden köpeğe kadar, aklımıza ne geliyorsa, dağ, ova ne varsa hepsi.
    İnsanların istifadesi için yaratılmış.
    Allahü teâlâ insanlara ne büyük önem, ne kıymet vermiş. İnsanı da kendisi için yaratmış.

    Yani sen, evladına her şeyini ver, o, seni inkâr etsin.
    Ne kadar gücüne gider insanın, Allah muhafaza etsin.
    Allah, öyle şeyle karşılaştırmasın. Sen evladına her şeyini ver, o sana küfretsin.
    Katil olmak işten bile değil. Ama Cenab-ı Hak sabrediyor. Ne kadar sabrediyor?
    Ölünceye kadar, 80 sene kadar sabrediyor kâfire, iman eder diye.
    Yoksa yok eder vallahi. Nasıl yok eder?
    Ay veya bir yıldız veya dünya yörüngesinden biraz çıksın. Hani dönüyorlar ya bunlar böyle.
    Bir tanesi yörüngesinden çıksın, işte kıyamet. O ona çarpacak, o ona çarpacak. Ve hepsi enerjiye dönüşecek, yok olacak.
    Nitekim Kur'an-ı kerimde Cenab-ı Hak buyuruyor zaten.
    Allahü teâlâ kâinatı yok edecek bir ara. Hiçbir şey olmayacak.
    Ama hiçbir şey olmayacak. Ve Cenab-ı Hak soracak.
    Kim bu mülkün sahibi, kim var benden başka? Hiç kimse yok. Kim cevap versin?
    Allahü teâlâ Kur'an-ı kerimde cevap veriyor. Bir olan Allah var, başka yok.
    Neyimiz var? Veren de hak alan da hak. Allaha şükret muhtaç olduğun kadar.

    Nasıl Allah unutulur? Akıl almıyor. Nasıl Allah unutulur?
    Her an bizi gören, her an bizi besleyen, her an bize gördüren, her an bizi konuşturan, işittiren, yürüten, besleyen Allah var.
    Nasıl unutulur? Ama nefs öyle kâfir ki, unutturuyor ve günah işletiyor.
    O da bizim âcizliğimizden. Her an Allahü teâlâyı hatırlamayı Allah nasip etsin.
    Çaresi bunun, İslam ahlâkında olma, İslamiyet’le meşgul olma,
    insanlara yemek yedirme, insanlara selam verme, velhasıl müslüman gibi yaşamak olunca, her an Allahü teâlâ hatırlanır.
    Yahut da hatırlatırlar. Devam ediyor Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem, günah işle, ateşe dayanacağın kadar.

    Dayanamayız, Allah yakmasın..
    Ne olur, önce biraz kendimize merhamet edelim.
    Eğer çok merhametli isek, çoluk çocuğumuza merhamet edelim,
    onları ateşten koruyalım. Oğlum okusun, Amerika'ya gitsin, Avrupa’ya gitsin, nereye gitsin? Cehenneme mi, gitsin, Cennete mi gitsin?

    Önce sen onu düşün. Dünya fâni. Dedik ya 3-5 dakika, veya 3-5 saniye.
    Böyle kısa bir ömür için o güzel evladını, nasıl kıyar da ateşe atarsın?
    Olmaz öyle şey.
    Evladına Allahı öğretmeyen, evladına Peygamberi öğretmeyen, evladına ateşi öğretmeyen, namazı öğretmeyen, Kur'an-ı kerimi öğretmeyen baba, evladının hem dünya, hem de ahiret katilidir.
    Ve dünyanın en merhametsiz babasıdır.
    Veyahut da dünyanın en merhametsiz anasıdır ki, namaza kaldırmıyor.
    Efendim, çocuk üşümesin, falan, Allah korusun, merhamet bu değil.
    Doktor hastasına düşman mıdır ki, canını bıçağın altına yatırıyor.
    Onu o urdan kurtarmak için. Merhamettendir.
    Demek ki, anne ve baba ne kadar merhametli ise, evladına o kadar İslamiyet’i öğreticidir. Anne ve baba ne kadar merhametsizse, evladına o kadar dünyayı öğreticidir. Ahireti unutturucudur. Ölçü bu. Kaldı ki, o evlat her günah işleyişte anasına da yazılır, babasına da yazılır. O evlat, her ibadet yapışta, anasına da sevap yazılır, babasına da. Bir ağaç, ya meyve verecek yahut da ateşte odun olacak.
    Sen meyve mi yetiştiriyorsun, yoksa sobaya gidecek odun mu yetiştiriyorsun?
    Allah korusun.
    Kalbin rızkı, din ilmidir.
    İnsan okumaz din ilmi öğrenmezse kalbi rızksız kalır.
    Günah işlemeye başlar, hasta olur ve neticede ölür.
    Ölmesi demek, Allah korusun kâfir olması demektir.

    Büyükleri yani ehli sünnet âlimlerini arayan, kitaplarının arasında arasın, kitaplarımızın satırları arasındayız, buyuruyorlar.
    Büyüklerin kitapları ilaç gibidir.
    İlaç kullanmayan, şifa bulamaz.
    Allahü teâlâ istiğfar ederseniz imdadınıza yetişirim buyuruyor.
    Lâ havleyi çok okuyunuz.

    mailimden alıntı

  2. #2
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Mesaj
    196
    Rep Gücü
    759
    Sahabe-i kiramın hayatları zaten bir kitaptır.
    Her hal ve tavırlarını Zat-ı Risalete benzetmeye çalışmışlardır.
    Yani ;
    Onun gibi yemişler, onun gibi giymişler, onun gibi gülmüş onun gibi ağlamışlar... Böyle oldukları için " sahabelerim birer yıldız gibidirler, hangisinin peşinden giderseniz selamete erersiziz " manasındaki tekellümatı nebeviyeye masadak olmuşlardır.

    Kuran da ne okumuş ve Resulullah dan ne işitmişlerse hayatlarına tatbik etmişlerdir o ümmetin yıldızları.
    Rabbim onların şefaatlerine mazhar etsin biz mücrim kullarını.

  3. #3
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Cehenemin odunu, bid'at ehli , eshaba ve Ehli sünnet alimlerine dil uzatan sapıklar , mezhepsizler , masonlar ve maşaları , ayetlere tarihsel diyen kafirler , din adamı kılığındaki din düşmanları ve bunları destekleyen çapulculardır.Bunların cezasını Hak Teala verecektir inşallahü teala...

  4. #4
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Mesaj
    196
    Rep Gücü
    759
    Alıntı bziya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Cehenemin odunu, bid'at ehli , eshaba ve Ehli sünnet alimlerine dil uzatan sapıklar , mezhepsizler , masonlar ve maşaları , ayetlere tarihsel diyen kafirler , din adamı kılığındaki din düşmanları ve bunları destekleyen çapulculardır.Bunların cezasını Hak Teala verecektir inşallahü teala...
    Şığım yine dizmiş onunları :)

    Yahu şığım fazla dizme şu odunları, kafana düşerse o odunlar sarık olmayan sarığını, cübbe olmayan cübbeni tutuşturur haaa... sonra bız şığım sız ne ederuk ?

  5. #5
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Alıntı Serdengeçti´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Şığım yine dizmiş onunları :)

    Yahu şığım fazla dizme şu odunları, kafana düşerse o odunlar sarık olmayan sarığını, cübbe olmayan cübbeni tutuşturur haaa... sonra bız şığım sız ne ederuk ?
    Sakın senin kafana düşmüş olmasın, biraz kafanı oğuşturuyorsun gibime geldi.Oduna yakın olanın böyle tehlikeler atlatması gayet normaldir , daha fazla yakın olursan bi derviş alır seni de odunlarla birlikte atar sobaya haberin olsun.En iyisi uzaklaş sen.Birde gerçi varlığı tartışılır ama aklına sok , bizim ne sarığımız ne cübbemiz var nede şıhlık.Biz acizane bir kuluz o kadar.Bu laubali hareketlerin kaliteni ortaya koymaya devam ediyor.Derdini de çok iyi biliyorum, ama dert işte bu yakana yapışmış bir kere çekeceksin.Sabr et doğruyu bulacaksın , zihnindeki fırtınaların bitecek sadece sabır et , ve bol bol istiğfar çek.

  6. #6
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Mesaj
    196
    Rep Gücü
    759
    Alıntı bziya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sakın senin kafana düşmüş olmasın, biraz kafanı oğuşturuyorsun gibime geldi.Oduna yakın olanın böyle tehlikeler atlatması gayet normaldir , daha fazla yakın olursan bi derviş alır seni de odunlarla birlikte atar sobaya haberin olsun.En iyisi uzaklaş sen.Birde gerçi varlığı tartışılır ama aklına sok , bizim ne sarığımız ne cübbemiz var nede şıhlık.Biz acizane bir kuluz o kadar.Bu laubali hareketlerin kaliteni ortaya koymaya devam ediyor.Derdini de çok iyi biliyorum, ama dert işte bu yakana yapışmış bir kere çekeceksin.Sabr et doğruyu bulacaksın , zihnindeki fırtınaların bitecek sadece sabır et , ve bol bol istiğfar çek.

    " Estağfirullahi el azim el kerim ellezi lailahe illahu we etubu ileyhi sübhane.."

    Oldumu şığım

    Yazık şığım cübbe-siz ve sarık-sız -mış.

    ŞIğım biraz özel olacak ama " molla cami"yi bilirmisin ? ve icazertini kim verdi ?

Benzer Konular

  1. TKP'ye dil uzatan hesap verecek!
    SOSYALİST Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 10-06-2013, 11:31 AM
  2. Senin odun dediğine ben aşk derim..
    sükut-u hayal Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 19-05-2011, 12:24 AM
  3. Mars fotoğraflarındaki ağacın sırrı
    mopsy Tarafından Astronomi Forum'u Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 14-01-2010, 12:16 AM
  4. Senin Ağacın Hangi Mevsimde
    Venhar Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 23-10-2009, 10:41 PM
  5. Yorum: 1
    Son mesaj: 04-01-2009, 09:53 PM
Yukarı Çık