Hasedin iki çeşidi

Hased ancak nimete karşı yapılır. Bu bakımdan bu nimete karşı hasedin iki şekilde olacağı bildirilmiştir:

Birincisi: O nimetin o kimsede olmasını istemez ve onun yok olmasını ister. Yok olması için gayret gösterir. Haram olan hased budur. Zaten hasedin tarifi; nimeti hoş görmemek ve kendisine nimet verilenden o nimetin yok olup gitmesini istemek demektir.
İkincisi: O kimsenin elindeki nimetin yok olmasını istemez, onun varlığından rahatsızlık duymaz, fakat onun benzerini kendisi için de ister. Bu durumun adı ‘gıbta’dır. Bu haram değildir. Nitekim Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Mü’min gıbta, münafık ise hased eder.”

Birincisi, her durumda haramdır. Ancak bir fâcir veya kâfirin sahip olduğu ve fitne çıkarıp Müslümanların arasını bozan, halka eziyet etmekte kullanılan bir malın veya rütbenin onunla bu adamın elinden alınmasını temenni etmek bir zarar vermez. Çünkü sen nimetin nimet olması hasebiyle yok olmasını istemiyor, fesada alet edildiği için yok olmasını istiyorsun. Eğer onun fesadından emin olsaydın onun nimeti seni üzmezdi.

Hased Allahü teâlânın bir kısım kullarını diğer bir kısmından üstün kılan kaza ve kaderine razı olmamaktır. Bu ise ne özür ne de ruhsat kabul eder. Bir Müslüman diğer bir Müslümanın rahat etmesinden nasıl rahatsızlık duyar. Ayrıca ondan hiçbir zarar da sözkonusu değildir. Ayet-i kerimede buna işaret vardır: Kur’an-ı kerimde, “Size bir iyilik dokunsa (bu) onları tasalandırır, size bir kötülük dokunsa ona sevinirler.” (Ali İmran/120)

Gavs-ül-âzam Seyyid Abdülkâdir Geylânî hazretleri buyurdu ki:

Ey mümin! Ne oluyor ki, seni, komşunu; yemede, içmede, giymede ve başka şeylerde kıskanır görüyorum. Onun kısmeti için mi, yoksa kendi kısmetin husûsunda mı haset ediyorsun? Eğer onu, Allahü teâlânın ona kısmet olarak verdiği şeyde haset ediyorsan, ona haksızlık etmiş olursun. Haset ettiğin kimse, Allahü teâlânın kendisi için takdir ve taksim ettiği nîmetin içerisinde bulunmaktadır. Eğer, sana takdir edilenin onun eline geçeceğinden endişe ederek kıskanıyorsan, kısmetini başkası yiyemez.”

Kaynak