Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2
  1. #1
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085

    Nakleden aziz olur

    Âlim, hakkı bâtıldan ayırt eden, İslam âlimlerinden nakil yapan kişidir.
    Âlim, ışığı, karanlığı gören kimsedir. A’ma, ışığı göremez. Zira a’maya, her şey hep karanlıktır.

    Hakiki âlim, nakledendir, vasıta olandır.
    Kendinden söyleyen ve kendine bağlayan değildir.
    Bunun için dini konularda, kendinden bir şey söylememelidir.
    Zira dinimiz nakil dinidir. İman ibadet bilgileri kıyamete kadar hep aynıdır, değişmez. Dinde yorum, görüş olmaz. Benim görüşüme, senin görüşüne göre din olmaz.
    Din, ne ise odur.
    Allahü teâlâ ve Onun Peygamberi Muhammed aleyhisselam nasıl bildirmiş ise, o öyledir. Buna ilave yapılamadığı gibi, eksiltme de olmaz.
    Bu sebeple nakleden aziz olur, nakle dayanmadan kendi düşüncesini din diye anlatan rezil olur.
    Ehli sünnet itikadını, ehli sünnet âlimlerinin kitaplarından nakletmeli ve böyle kıymetli eserleri yaymalıdır. Zira doğru iman, doğru ibadet bilgilerini duymak, öğrenmek, insanların en tâbii hakkıdır. Bunu yapmak, kıymetli ve şerefli bir hizmettir.

    Bir insanın, iki şeyden birine tâbi olma mecburiyeti vardır.
    Ya kendi düşüncesine, görüşüne, anlayışına tâbi olur veya
    hakiki bir âlime tâbi olur.
    Kendine tâbi olan kendi gibi olur. Ama hakiki bir âlime tâbi olan,
    o âlimin bildirdiklerine mesela İmam-ı Rabbani hazretlerinin sözüne göre hareket eden insan, yavaş yavaş olgunlaşır, zamanla fazilet sahibi bir insan olur.
    Çünkü tâbi olunca, adeta onun kalbi ile tâbi olanın kalbi arasında bir hat kurulur.
    O âlimin kalbinden fışkıran iman dolu ihlâs, muhabbet, Allahü teâlâya karşı olan muhabbeti, Peygamber efendimize olan tâbiiyeti, ona uyana inikas eder, yansır, akseder. Aynen karpuzun, güneşin karşısında olgunlaşması gibi olur.

    İnsanların çektikleri sıkıntıların sebebi, nakli bırakıp, kendi yorumlarını,
    görüşlerini din diye anlatan din adamlarıdır.
    Böylelerine Ulemâ-i su’ yani kötü din adamı, din yobazı denir.
    Kötü din adamları, mahsulün önündeki suyu kesmiş kayalara benzer.
    Suyu bırakmazlar ki mahsul sulansın, hayat bulsun. Taş oldukları için, kendileri de istifade edemezler.

    Ebü'l-Abbâs-ı Mürsi hazretleri sohbetlerinde hep;
    "Hocam Ebül-Hasan-ı Şâzili hazretleri buyurdu ki, hocam şöyle anlattı ki.." şeklinde söze başlar, hep hocasından nakiller yapardı. Bir gün biri;
    -Hep hocanızdan nakil yapıyorsunuz. Hiç kendinizden bir şey söylemiyorsunuz, demesi üzerine buyurdu ki:
    -Ben evden bir şey getirmedim. Ne kazanmışsam hocamın derslerinden kazandım. Hocamdan öğrendiklerimi "Allahü teâlâ buyurdu ki, Resulü buyurdu ki" veya "Ben diyorum ki" diyerek pek çok şey anlatabilirim.
    Ama bütün bunları öğrenmeme, bu dereceye yükselmeme vesile olan hocama karşı edebe riayet ederek, hep hocamdan naklederek konuşuyorum. Uygun olan da budur. Hocasından bahsetmeyen, hep ben diye konuşan kimsede hayır yoktur. En iyi âlim, kendinden söyleyen ve kendine bağlayan değil, nakleden, vasıta olandır. Dinimiz nakil dinidir. İman ibadet bilgileri kıyamete kadar aynıdır, değişmez. Nakleden aziz, nakilsiz konuşan rezil olur.

    Âlimlerin ziyneti; bilmiyorum demektir.
    Cahillerin özelliği ise, bilsin bilmesin her konuda konuşmaktır.

    Âlim, her kelimeden korkar, vesika bulmadan söyleyemez.
    Her suale cevap vermek, bir âlim için ahmaklık işaretidir.
    Bilmiyorum demek edeptir ve bir şeyler bildiğinin alametidir.
    Bilen ve edepli olan, tevazu gösterir, bilmediği konuda konuşmaz ve bilmiyorum der. İlimden önce edep lazımdır. Zira hazret-i Ömer;
    “Edep, ilimden önce gelir” buyurmaktadır.

    İslam âlimlerinin büyüklerinden olan İbni Mübarek hazretleri de; “Bütün ilimleri bilenin eğer edebinde noksanlık varsa, onunla görüşmediğime üzülmem, bunu kayıp saymam. Fakat edepli ile görüşemesem üzülürüm” buyururdu

    Her zaman her yerde edepli, hayâlı olmaya çalışmalıdır! Hayâsız kimse, zamanla küfre kadar gidebilir. Hadis-i şerifte; (Hayâsızlık insanı küfre düşürür) buyuruldu.

    Hayâ, bir binayı tutan direk gibidir. Direksiz binanın durması kolay olmadığı gibi, hayâsız kimsenin de imanını muhafaza etmesi zordur. Hayâsı olan Allah’tan utandığı için günahtan çekinir. İnsanlardan utanmayan Allah’tan da utanmaz. İnsanlardan utanarak günahı gizlemek de hayâdandır. İnsanlardan utananın, Allahü teâlâdan da utandığı anlaşılır. Çünkü hadis-i şerifte; (Allah’tan sakınan, insanlardan da sakınır) buyuruluyor.

    Hiç kimse yağan yağmura düz tepsi tutarak su biriktiremez.
    Cenâb-ı Hak bu yağmuru toprağa indirir.
    Toprakta bu yağmur süzülüyor, kanallar meydana geliyor.
    Bu kanallar tekrar dünyaya çıkıyor.
    Tertemiz su, belirli bir yerde toplandıktan sonra dağılıyor
    ve herkes bir musluğa gelip su içiyor.
    Yani esasında her yere yağan rahmet, su, bir musluktan içilmek ihtiyacına haiz.
    Musluğa gitmeyen, suya kavuşamaz.
    Onun için kavuştuğumuz muslukların yani mezhep imamlarımızın, ehli sünnet âlimlerinin kıymetini iyi bilelim. Çünkü temiz su orada var.

    Kaynak:Gönül pınarı

  2. #2
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Elhamdülillahialaküllihal...Allahü Teala razı olsun.Amin.

Benzer Konular

  1. Bab’aziz
    SEHERYELİ Tarafından Kültür, Sanat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-11-2011, 11:07 PM
  2. Aşı pişiren yağ olur, gelinin yüzü ağ olur
    Kadim Tarafından Süper Sözlük Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 24-09-2009, 08:27 PM
  3. Aziz Milletimize!
    RABİA Tarafından Komplo Teorileri Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 18-05-2009, 04:42 PM
  4. Nazar etme ne olur... Anket yap senin de olur
    catpity Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 21-03-2009, 03:40 PM
  5. Bil Ey Aziz Kardeşim.....
    M ü e l l i f... Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 20-08-2008, 09:09 PM
Yukarı Çık