NEZİR (ADAK)

Nezir Allahü Tealaya tazim için mübah olan bir işin yapılmasını kendisine vacip kılmaktır. Nezrin türkçesi adaktır. Nezr edene (Nâzir) denir.
Nezrin rüknü nezr üzerine delalet eden sözdür. Kalbî niyet ile nezir olmaz. Hatta bir kimse (şu işim olursa Allah için üç gün oruç tutacağım) diyeceği yerde yanlışlıkla (üç hafta) dese, üç hafta oruç tutması lazım gelir. (Feteval hindiye c:1 s:210)
Sırf Allah rızası için yapılan nezr makbul ve sevaba vesiledir. Fakat dünyalık bir maksadın meydana gelmesi için yapılacak adaklar, ibadet gibi Allah rızası için yapılması gereken bir şeyi dünya menfaati için yaptığından dolayı her ne kadar nezr olarak muteber ise de Allah yanında makbul ve sevaba vesile olmaz.(Büyük İslam İlmihali)
Bir nezrin şer’an muteber olabilmesi için bazı şartlar vardır.
1- Nezreden kimsenin nezre ehil olması lazımdır. Bir kimsenin nezre ehil olması için Müslüman akıllı ve baliğ olması şarttır. (Bedayi c:5 s:80)
2- Nezr edilen şeyin cinsinden farz veya vacip bir ibadet bulunmalıdır. Namaz ve oruç gibi. Hasta ziyaret etmeyi nezr etse nezr etmiş olmaz. İtikaf nezr etse vacip olur. Çünkü itikaf cinsinden namazın kaadei ahiresi vardır.(M.F)
3- Abdest gibi başka bir ibadete vesile olmayıp bizatihi maksut bir ibadet olmalıdır. Namaz ve oruç gibi.
4- Nezr edilen şey nezr edilmezden evvel farz veya vacip olmamalıdır. Mesela beş vakit namazdan birini nezr etse nezr etmiş olmaz. (Nurul izah)
5- Nezr edilen şeyin yapılması imkansız olmamalıdır.
6- Nezr edilen şey yapılması günah olan bir şey olmamalıdır. Mesela (Filanı öldürmek nezrim olsun) dese nezir olmaz. (Bayram günü oruç tutmak nezrim olsun) dese nezir sahih olur. Çünkü her ne kadar bayram günü oruç tutmak günah ise de günah olan orucun bizzat kendisi değil bayram günü olmasıdır. Lakin bayram günü tutmak tahrimen mekruh olduğundan bayram günleri geçince tutmalıdır.
7- Nezr edilen şey nezr edenin mülkünden fazla veya başkasına ait olmamalıdır. Mesela bin lira parası olan kimse iki bin lira sadaka vermeyi nezr etse sadece malik olduğu bin lirayı vermesi lazım gelir. Veya başkasının koyununu kurban etmeyi nezr etse bir şey lazım gelmez.
Nezirde bir zaman veya mekan tayin edilmesi veya verilecek fakirin tayin edilmesi durumunda bu tayine riayet lazım gelmez. Mesela çarşamba günü oruç tutmayı nezr eden kimse Salı veya Perşembe günü oruç tutsa veya filan türbede kurban keseceğim diye nezr eden kimse başka bir yerde kesse veya fakir olan Ahmet’e vereceğim diye nezr eden kimse fakir olan Mehmet’e verse nezri yerine gelmiş olur. (Nurul izah)
Nezr iki kısma ayrılır: Mutlak nezir, Muallak nezir.
Mutlak nezir: Bir şarta bağlanmayan nezir olup nezir sözü nezr edenin ağzından çıkmasıyla nezri yerine getirmek lazım olur.
Muallak nezir: Bir şarta bağlanmış olan nezir olup o şart meydana gelmeden vacip olmaz. Nezr eden kişi şart yerine gelmeden nezrini yapacak olsa şart yerine gelince bir kere daha yapması lazım gelir. (Nurul izah)
Bir nezir meydana gelmesi istenmeyen bir şarta bağlanırsa mesela kendisini yalan söylemekten men etmek isteyen bir kimse (eğer yalan söylersem üç gün oruç tutmak nezrim olsun) diye nezr edip sonra yalan söylerse nezr ettiği üç gün orucu tutmak ile yemin keffareti vermek arasında muhayyer olur. (Büyük İslam İlmihali – R. Muhtar c.3 s. 738)


Forum - @ Cileweb cile