1. Sayfa, Toplam 4 123 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 37
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Küfür mü ? ah kafana taş yağsın emi.

    Alıntı mopsy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    [RENK]....Bak densizlik etme , hem yukarıda bir sürü zırva ile içinin pisliğini döküyorsun hemde karşı taraftan saygımı bekliyorsun....[/RENK]

    saygi bekliyorum demedim.KUFUR ETME dedim!

    [RENK]Ayetleri yazıyorsun peki ayetlerin gerçek manalarını bildiren Ehli sünnet alimlerinin nakillerini neden yazmıyorsun.Yazdığın ayetler verdiğin örneklere uygun olmayan yada daha başka manalarıda olan ayetlerdir.Hakiki manasını bildirmedikçe ayeti yazmak dipsiz kuyuya insanları atmaktan ibarettir.
    [/RENK]

    Siz yazinda ogrenelim lutfen!

    Heyecanla bekliyorum!!!!!

    Tabii yaninda cevaplarida
    1- Kufur etmeden konus
    2-Hangi ayet yorumlanmis goster.
    3-sure ve ayet nolarin cevabi nerde.
    Alıntı irafshi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Küfür mü ? ah kafana taş yağsın emi.Bak sen şu müslüman kılıklıya , utanmadan iftira atıyor bir müslümanlık taslıyor , nerde küfür göster bakalım.
    Selam!

    Kufuru gosterelim!!!

    Tekkeci dinci yobazlar, bidat getirmislerdir.
    Ehl-i sunnetin haberi olmayan kavramlari dine sokmuslardir.
    Budizim’in nirvanaya ulasma yollarini Islama tasimislardir.

    BU KAVRAMLAR!
    Bir tarikata girerek seyr-ü süluke başlayan mutasavvıf ise; "salik", "ehl-i süluk", "sair", "saih", "seyyar" ve "müsafır" gibi isimlerle anılır. "seyr-i nüzulî" ve "seyr-i urucî" "seyr-i inbisatî" veya "seyr-i zuhuri" seyr-i ilallah" "seyr-i fillah" seyr-i ma-Allah" "Kâbe kavseyni ev edna" . "seyr-i anillah" (vahdetten kesrete) beka ba'de'l-fena" "sahv ba'del-mahv" "fark ba'del-cem" la mabude illallah); (la mevcude illallah) tarik-i ruhani tarik-i nefsani tarik-i ahyar tarik-i ebrar olarak anılır. Tarik-i şuttar tarik-i sairin "levvame" kabz ve bast la maksude illallah) salikin nefsi mülhime" sekr ve sahv (bekabillah) la mevcude ve la maksude ve la mahbube illallah) marziye" seyr-i anillah alemi, hakkel-yakin seyr-i billah; hali, beka kesrette vahdet () ve vahdette kesrettir

    Bu kavramlar;
    a) Muhammed as
    b) Hulefa-i Rasidin
    c) Sahabe
    d) Tabiin
    e) Muctehid imamlar

    Tarafindan bilinmiyen kullanilmiyan sozlerdir.Dolayisiyla mezheplerinde ictihadlarinda yoktur.Ehl-i Islam dusunurlerinin bilmedigi bu kavramlar ve yontemler
    Ehl-i sunnet dusunuru olmiyan ve tasavvuf dusunurleri olan: Arabi,Rabbani,Gazali,Geylani hocalar ...vb. araciligiyla Islama monte edilmeye calisilmistir.

    Sonradan ve Kitap-Sunnet kaynakli olmadigi ve Kutup-gavs inanclari barindirdigi icin; BIDATTIR. SIRKTIR.
    EHL-I SUNNET ALIMLERI TARAFINDAN DUNDE BUGUNDE ISLAMIN DISINDA KABUL EDILIRLER.

    Mekke Kahire Istanbul ucgenindeki ILAHIYAT MENSUPLARININ GOZDELERI/ gunumuz ehl-i sunnet dusunurlerinin tamami bunlari dinin beseri felsefecileri olarak gorurler.
    Sadece tasavvufa bulasanlar bidat olarak gormezler.

    KUR’AN VE SUNNETTE
    SAHABE ICMAA SINDA
    DORT MUCTEHIDIN LITERATURLERINDE
    ASLA GORULMEMIS YONTEM VE KAVRAMLARDIR.

    Bunlar yalniz mutasavvuflarin kullandigi argumanlardir.
    Ehl-i sunnetin BUYUK kabul edilen alimleri ASLA bu kavramlari kullanmamislardir.

    Islam insanlari Kur’an’a
    Sunnete
    Apacik delillerle
    Cagirir.

    Imtahanin konusu ise KITAP’tir!
    Beseri FELSEFE DEGILDIR.

    43. 43. Sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl! Hiç kuşkusuz, sen, dosdoğru bir yol üzerindesin.
    43.44. Gerçek şu: Bu Kur'an sana ve toplumuna elbette ki bir hatırlatıcı/bir düşündürücü/bir şeref/bir öğüttür. Bundan sorumlu tutulacaksınız.
    ......KUR'AN'A/ sana vahyedilene sımsıkı sarıl!..........
    ......KUR’AN’DAN/ Bundan sorumlu tutulacaksınız.......

    Iste bu beser inancina dahil olup 1400 yildir ehl-i sunnetin disinda gosterilen bu din yobazlari eziklikleri yuzunden, gecmisin ve gunumuzun hocalarina kopukler sacarak saldiriyorlar.

    Bziya,collection,irafshi.... ve yandaslari.
    Kufuru birakin.
    Muslumanlari birakin
    En iyisi tekkenizden cikmayin!

    Simdilik bu kadar!

  2. #2
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    Beddua/lanet/kotuluk istenen dua: Insan yaratilisinda benligine monte edilen FUCURA uygun taskinliklar sonucunda; kin, intikamı davet edecek olaylarin, karsisindakinin basina gelmesini dilemek. Ilahi cezalandirma istegi.

    Bunun tecellisi sarti Alah cc tarafindan soyle buyuruluyor.
    2. 159. İndirdiğimiz açık-seçik delillerle, kılavuz mesajı; biz onu Kitap'ta insanlara ayan-beyan gösterdikten sonra gizleyenlere, işte onlara, hem Allah lanet eder hem de diğer lanet okuyanlar lanet eder.
    ..... İndirdiğimiz açık-seçik delillerle.....
    ..... kılavuz mesajı;......
    ..... Kitap'ta insanlara ayan-beyan gösterdikten sonra.....
    ...... sonra gizleyenlere,.....

    Yani Allah cc diyor ki:
    1-Kur’an ACIK SACIK DELILDIR.
    2-Kur’an REHBERDIR
    3-Kur’an AYAN BEYAN INDI

    Iste bende ayetin sonundaki LANETE muhatap olmamak adina, YORUMSUZ/CIPLAK kur’an ayetlerini delil olarak yaziyorum.
    ...... gizleyenlere, işte onlara, hem Allah lanet eder hem de diğer lanet okuyanlar lanet eder....

    Simdi sunu belirtirim ki;
    ”ah kafana taş yağsın emi.”
    BEDDUA cumlesidir.

    Cocukken cokca soylenen bir kavram dizinimi aklimda yer etmis
    OMAYACAK DUA’ya AMIN DENMEZ!
    Amin diyenlere duyurulur.

  3. #3
    yeni üye irafshi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Nerden
    Amerika /
    Mesaj
    64
    Rep Gücü
    245
    Bu ifadeler , Ehli Sünnet alimlerinin kullandığı ifadelerdir , Mesela İmamı Rabbani Hazretlerine ait ifadelerdir.Senin çapın onları idrakten uzak olduğu için bunları küfür anlarsın. fakat senin Ehli sünnet tanıdığın kişiler kim, İbni Teymiye sapığımı , S.Kutup sapığımı , yoksa Efgani yobazı ile Abduh yobazımı.Bunlardan bahsediyorsan bunların dinle alakaları yokki Ehli Sünnetle anılsın.

    Madem öyle bizde sizin küfürlerinizi yazalım ki alem sizi iyi tanısın cin alici mobsy.

    Hazret-i Ebu Bekir, (Kur’anı kendi görüşümle tefsire kalkarsam, beni hangi yer taşır, hangi gök gölgeler) buyurdu. (Şir’a)

    (Bu Kitabı, insanların ihtilafa düştükleri şeyi açıklayasın diye sana indirdik.) [Nahl 64]

    (İndirdiğimi insanlara beyan edesin.) [Nahl 44] Beyan etmek, âyetleri, başka kelimelerle ve başka suretle anlatmak demektir.

    Bu ayetleri inkar edip Kur'anı aklına göre yorumlamak küfürdür.



    Şimdi Size Soruyorum
    1- Kur’anı çoban anlayabiliyor da, niye âlim olanlar anlayamadı? Hani herkes anlıyordu?

    2- Niye mezhep imamları, muhaddisler ve müfessirler anlayamadı da sen anladın? Peşlerinden gitmeyin diyerek, niye onların anlamadığını söylüyorsun?

    3- Madem ki herkes anlar, daha niye âlimlerin anladığına itiraz ediyor ki?

    4- Kur’anı herkes anlasaydı, çeşitli gruplar çıkar mıydı? [Demek ki herkes Kur’anı farklı anlıyor.]

    (Kur’anı çoban bile anlar, âlim olmaya gerek yok) diyerek Kur’ana inanmadığını açıkça söylemiş olmuyor musun? Niye ilmi ayağa düşürüyorsun? Ehliyetli ile ehliyetsiz, âlim ile cahil, bilenle bilmeyen bir midir? Allahü teâlâ âlimleri övüyor, onlara sorun buyuruyor.

    Birkaç âyet meali şöyledir:

    (Allah’tan en çok korkan âlimlerdir.) [Fatır 28]

    (Verdiğimiz bu misalleri ancak âlim olanlar anlar.) [Ankebut 43]

    (Bilmiyorsanız âlimlere sorun.) [Nahl 43]

    (Eğer onun hükmünü Resule veya ülül-emre [âlimlere] sorsalardı, öğrenirlerdi.) [Nisa 83]

    (Her ilim sahibinin üstünde bir âlim vardır.) [Yusuf 76]

    Bu âyetlere rağmen, âlimlere, mezhep imamlarına düşmanlık neden? Kur’an-ı kerime el ve dil uzatmamalı, işi ehline bırakmalıdır.

    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Kur’anı kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa bile, muhakkak hata etmiştir.) [Nesai]

    (Kur’ana ehliyeti olmadan mana veren, Cehennemde azap görecektir.) [Tirmizi]

    (Kur’anı kendi görüşüne göre tefsir eden kâfir olur.) [Deylemi, M.Rabbani]

    Evet demekki küfür sizin yaptığınızdır.Bunlara rağmen kendi kendinize Kur'an yorumluoyrsunuz.

  4. #4
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    selam

    sayin seyhim.Hosgeldin.....
    [RENK]
    Bu ifadeler , Ehli Sünnet alimlerinin kullandığı ifadelerdir , Mesela İmamı Rabbani Hazretlerine ait ifadelerdir.Senin çapın onları idrakten uzak olduğu için bunları küfür anlarsın. fakat senin Ehli sünnet tanıdığın kişiler kim, İbni Teymiye sapığımı , S.Kutup sapığımı , yoksa Efgani yobazı ile Abduh yobazımı.Bunlardan bahsediyorsan bunların dinle alakaları yokki Ehli Sünnetle anılsın.[/RENK]

    sayin seyhim yazimda var ya!BAKTIN AMA GOREMEDIN herhalde!

    [RENK]Mopsy'den alinti
    Bu kavramlar;
    a) Muhammed as
    b) Hulefa-i Rasidin
    c) Sahabe
    d) Tabiin
    e) Muctehid imamlar

    Tarafindan bilinmiyen kullanilmiyan sozlerdir.Dolayisiyla mezheplerinde ictihadlarinda yoktur.Ehl-i Islam dusunurlerinin bilmedigi bu kavramlar ve yontemler
    Ehl-i sunnet dusunuru olmiyan ve tasavvuf dusunurleri olan: Arabi,Rabbani,Gazali,Geylani hocalar ...vb. araciligiyla Islama monte edilmeye calisilmistir.[/RENK]

    Haa yalan diyorsan

    a) Muhammed as'in seyr-i suluk hadisleri
    b) Hulefa-i Rasidin'in seyr-i suluk hadisleri
    c) Sahabe'nin seyr-i suluk hadisleri
    d) Tabiin'in seyr-i suluk hadislerini
    e) Muctehid imamlar'in seyr-i suluk ictihadlarini

    ............atmadan yaz.lutfen!

  5. #5
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Alıntı mopsy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    selam

    sayin seyhim.Hosgeldin.....
    [RENK]
    Bu ifadeler , Ehli Sünnet alimlerinin kullandığı ifadelerdir , Mesela İmamı Rabbani Hazretlerine ait ifadelerdir.Senin çapın onları idrakten uzak olduğu için bunları küfür anlarsın. fakat senin Ehli sünnet tanıdığın kişiler kim, İbni Teymiye sapığımı , S.Kutup sapığımı , yoksa Efgani yobazı ile Abduh yobazımı.Bunlardan bahsediyorsan bunların dinle alakaları yokki Ehli Sünnetle anılsın.[/RENK]

    sayin seyhim yazimda var ya!BAKTIN AMA GOREMEDIN herhalde!

    [RENK]Mopsy'den alinti
    Bu kavramlar;
    a) Muhammed as
    b) Hulefa-i Rasidin
    c) Sahabe
    d) Tabiin
    e) Muctehid imamlar

    Tarafindan bilinmiyen kullanilmiyan sozlerdir.Dolayisiyla mezheplerinde ictihadlarinda yoktur.Ehl-i Islam dusunurlerinin bilmedigi bu kavramlar ve yontemler
    Ehl-i sunnet dusunuru olmiyan ve tasavvuf dusunurleri olan: Arabi,Rabbani,Gazali,Geylani hocalar ...vb. araciligiyla Islama monte edilmeye calisilmistir.[/RENK]

    Haa yalan diyorsan

    a) Muhammed as'in seyr-i suluk hadisleri
    b) Hulefa-i Rasidin'in seyr-i suluk hadisleri
    c) Sahabe'nin seyr-i suluk hadisleri
    d) Tabiin'in seyr-i suluk hadislerini
    e) Muctehid imamlar'in seyr-i suluk ictihadlarini

    ............atmadan yaz.lutfen!
    Sayın mobsy , siz tasavvufu felsefe ile karıştırıyorsunuz , ikisi birbirinden tamamen bağımsız ve farklıdır.

    Tasavvuf, Yahudi veya Yunan filozoflarının uydurması değildir. Tasavvuf bilgilerinin hepsi Resulullah efendimizden gelmektedir. Bunların isimleri sonradan konulmuştur. Resulullahın, Peygamber olduğu bildirilmeden önce, kalble zikrettiği muteber eserlerde yazılıdır.

    Zikir ve nefs muhasebesi, Resulullah ve Eshab-ı kiram zamanında da vardı. Hicri 2. asır sonlarında, Ehl-i sünnetten, kalblerini gafletten koruyanların ve nefslerini Allah’a itaate kavuşturanların bu hallerine Tasavvuf ve kendilerine Sofi ismi verildi. Kendine ilk defa sofi denilen zat, Ebu Haşim Sofidir.

    Tasavvuf, İslam ahlakı ile ahlaklanmak için gereken bilgileri öğreten bir ilimdir. Tıp ilmi, beden sağlığına ait bilgileri öğrettiği gibi, tasavvuf da kalbin, ruhun, kötü huylardan kurtulmasını öğretir, kalb hastalıklarının alametleri olan kötü işlerden uzaklaştırır, Allah rızası için güzel iş ve ibadet yapmayı sağlar. Zaten dinimiz, önce ilim öğrenmeyi, sonra buna uygun iş ve ibadetin Allah rızası için yapılmasını emreder. Kısaca din, ilim, amel ve ihlastan ibarettir.

    Tasavvufun iki gayesi vardır: Birincisi, imanın yerleşmesi ve şüphe getiren tesirlerle sarsılmaması içindir. Akıl ile, delil ve ispat ile kuvvetlendirilen iman böyle sağlam olmaz. Allahü teâlâ buyurdu ki:
    (Kalblere imanın yerleşmesi ancak ve yalnız zikir ile olur.) [Rad 28]

    Zikir, her işte, her harekette Allahü teâlâyı hatırlamak, Onun rızasına uygun iş yapmak demektir. İkinci gayesi, ibadetlerde kolaylık, lezzet hasıl olması için, nefsten doğan sıkıntıların giderilmesidir. İbadetleri kolaylıkla, seve seve yapmak ve günah olan işlerden de nefret edip uzaklaşmak, ancak tasavvuf ilmini öğrenip, bu yolda ilerlemek ile mümkündür.

    Evliyalığa kavuşturan yol tasavvuftur
    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:İslam dininin bir sureti, bir de hakikati, özü vardır. Sureti, önce iman etmek, sonra, Allahü teâlânın emirlerine ve yasaklarına uymaktır. İslam dininin suretine kavuşanların nefsi emmareleri inkârda ve isyan etmektedir. Bunların imanı, imanın suretidir. Kıldıkları namaz, namazın suretidir. Oruç ve başka ibadetleri de böyledir. Çünkü, nefs-i emmare, insan varlığının temelidir. Herkes (Ben) deyince, nefsini göstermektedir. İşte, bunların nefsleri iman etmemiş, inanmamıştır. Böyle kimselerin imanları ve ibadetleri hakiki, doğru olabilir mi? Allahü teâlâ, çok merhametli olduğu için, yalnız surete kavuşmayı kabul buyurmuştur. Bunları, razı olduğu Cennetine sokacağını müjdelemiştir. Yalnız kalbin inanmasını kabul buyurması, nefsin inanmasını da şart koşmaması, Onun büyük ihsanıdır.

    Evet, Cennet nimetlerinin de, hem suretleri, hem hakikatleri vardır. İslam dininin suretine kavuşanlar, Cennetin suretinden pay alacaklardır. Dünyada, İslam dininin hakikatine kavuşanlar, Cennetin hakikatine kavuşacaklardır. Surete kavuşmuş olanlarla hakikate kavuşmuş olanlar, Cennetin aynı bir meyvesini yiyecek. Fakat, herbiri başka tat alacaktır. Resulullah efendimizin mübarek zevceleri Cennette, Resulullahın yanında olacak, fakat duydukları lezzet başka olacaktır. Eğer, başka olmasaydı, bu mübarek zevcelerin, bütün insanlardan [peygamberlerden] daha üstün olmaları lazım gelirdi. Her üstün olan kimsenin zevcesinin de, bunun gibi üstün olması gerekirdi. Çünkü zevceler, Cennette zevclerinin yanında olacaktır. İslam dininin suretine kavuşanlar, buna uydukları zaman, ahirette kurtulabileceklerdir. Buna uyanlar, umumi evliyalığa, yani Allahü teâlânın rızasına, sevgisine ermiş demektir. Bununla şereflenen, tasavvuf yoluna girebilecek, (Vilayet-i hassa) denilen özel evliyalığa kavuşabilecek kimse demektir. Bunlar, nefs-i emmarelerini itminana ulaştırabilirler. Şunu iyi bilmelidir ki, bu vilayette, yani İslam dininin hakikatinde ilerleyebilmek için, İslam dininin suretini elden bırakmamak lazımdır.

    Tasavvuf yolunda ilerlemek, Allahü teâlânın ismini çok zikretmekle olur. Bu zikir de, İslam dininin emrettiği bir ibadettir. Zikretmek, âyet-i kerimelerde ve hadis-i şeriflerde övülmüş ve emredilmiştir. Tasavvuf yolunda ilerleyebilmek için, İslam dininin yasakladığı şeylerden sakınmak şarttır. Farzları yapmak, insanı bu yolda ilerletir. Tasavvuf yolunu bilen ve yolculara önderlik edebilen bir Rehber [Mürşid] aramak da, İslam dininin emrettiği bir şeydir. Maide suresinin 35. âyetinde, (Ona kavuşmak için vesile arayınız) buyuruldu. (Vesile, insan-ı kâmil demektir). Allahü teâlânın rızasına kavuşmak için, İslam dininin sureti de, hakikati de lazımdır. Çünkü, evliyalık üstünlüklerinin hepsi, İslam dininin suretine uymakla ele geçer. Peygamberlik üstünlükleri de, İslam dininin hakikatinin meyveleridir. Her üstünlükte Allahü teâlânın emirlerine ve yasaklarına uymak lazımdır.

    Evliyalığa kavuşturan yol tasavvuftur. Tasavvuf yolunda ilerleyebilmek için, Allah’tan başka her şeyin sevgisini kalbden çıkarmak lazımdır. Allahü teâlânın ihsanı ile, kalb hiçbir şeyi görmez olursa, (Fena) denilen şey hasıl olur. (Seyr-i ilallah) tamam olur. Bundan sonra, (Seyr-i fillah) denilen yolculuk başlar. Böylece, (Beka) denilen şey hasıl olur ki, aranılan da budur. İslam dininin hakikati buradadır. Buna kavuşan zata (Veli) denir ki, Allahü teâlânın razı olduğu, sevdiği kimse demektir. Burada (Nefs-i emmare) mutmainne olur. Nefs, küfürden kurtulup, Allahü teâlânın kaza ve kaderinden razı olur. Allahü teâlâ da, ondan razı olur. Kendini anlar. Büyüklük, kendini beğenmek hastalığından kurtulur.
    (2/50)

    Fena-fillah, beka-billah
    Sual: Evliyalığa, (Fena-fillah ve beka-billah) deniyor. Bunlar ne demektir?
    CEVAP
    Fena-fillah, kalbi, Allahü teâlânın beğenmediği şeylerden temizlemek, boşaltmaktır.
    Beka-billah, Allahü teâlânın sevdiği şeylerle kalbi doldurmaktır.


    Tasavvuf, kalbi saf yapmak, kötü huylardan temizlemek ve iyi huylarla doldurmak demektir. Tasavvuf hâl işi olduğu için, yaşayan bilir, tarif ile anlaşılmaz.

    Tasavvuf ilmi, kalb ile yapılması ve sakınılması gereken şeyleri ve kalbin, ruhun temizlenmesi yollarını öğretir. Buna (Ahlak ilmi) de denir.

    Tasavvuf ehli, kendi derecesine göre, tasavvufu tarif etmiştir. Birkaçı şöyle:

    Tasavvuf, dinin emirlerine uyup, yasaklarından kaçarak kalbi kötü huylardan temizleyip, iyi huylarla doldurmak demektir.

    Tasavvuf, sünnet-i seniyyeye yapışmak ve bid'atlerden kaçmaktır.

    Tasavvuf, nefsin iman ve itaat etmesi, bütün ibadetlerin ve bütün hayırlı işlerin hakiki ve kusursuz olmasıdır. Allahü teâlânın lütuf ve ihsanı ile daha yükseklere çıkanlar da olur.

    Tasavvuf, fâni olan her şeyden yüz çevirip, baki olana bağlanmaktır.

    Tasavvuf, İslam ahlakı ile süslenmektir.

    Tasavvuf, ölmeden önce ölmektir.

    Tasavvuf, baştan başa edeptir, tamamen edepten ibarettir.

    Tasavvuf, kadere rızadır.

    Tasavvuf, Hak teâlâya inkıyaddır, kayıtsız şartsız teslimiyettir.

    Tasavvuf, emeli bırakıp amele devam etmektir.

    Tasavvuf, kalbi kötü huylardan temizlemek ve iyi huylarla doldurmaktır.

    Tasavvuf, namaz, oruç ve geceleri ibadet etmek demek değildir. Bunları yapmak her insanın kulluk vazifesidir. Tasavvuf, insanları incitmemektir. Bunu yapan, vasıl olmuş, yani maksada kavuşmuştur.

    Tasavvuf, insanı, ibadetlerde gereken ihlasa ve insanlara karşı gereken güzel ahlaka kavuşturan yoldur. İnsana bu yolu mürşid-i kâmil öğretir.

    Tasavvuf, her sözünde, her işinde, dine yapışmaktır.

    Tasavvuf, ızdırap çekmektir. Sükun ve rahatlıkta, tasavvuf olmaz. Yani, aşıkın maşuku aramaya çalışması, maşuktan başkası ile rahat etmemesi gerekir.

    Tasavvuf, Resulullahın mübarek kalbinden çıkıp, evliyanın kalblerine gelen bilgilerdir.

    Tasavvuf, kendi nefsinin ayıplarını, kusurlarını anlamaktır ve dine uymakta kolaylık ve lezzet hasıl olmaktır ve gizli olan şirkten, küfürden kurtulmaktır.

    Tasavvuf, herkese merhametli olmak ve ruhsat olan ameli terk etmektir.

    Tasavvuf, Allahü teâlâyı, görür gibi ibadet etmektir.
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Allahü teâlâyı görür gibi ibadet et! Sen Onu görmüyorsan da, O seni görüyor.) [Buhari]

    (Bir kimse, iki salih komşusundan nasıl utanıyorsa, gece gündüz, kendisi ile beraber olan iki melekten de öyle utanmalıdır!) [Beyheki]


    FELSEFE NEDİR

    Felsefe = Philosophie, Yunanca “philos” [sevgi] ve “sofia” [hikmet] kelimelerinden meydana gelmiş, “hikmet sevgisi” demektir. Felsefe, bir konu üzerinde insanların akıl ve mantık yolu ile inceleme ve araştırmalarla elde ettikleri sonuçlardır. Her şeyin aslını arama ve ne için var olduğunun sebebini bulmak için çalışma demektir. Felsefe ile meşgul olanların, hem ruh, hem de fen bilgilerinde çok derin bilgi sahibi olması gerekir. Fakat bir insanın ne kadar ilmi olursa olsun, yanlış düşünebilir veya yaptığı araştırmalardan yanlış sonuçlar çıkarabilir. İşte bunun içindir ki, felsefe, hiçbir zaman kesin sonuçlar vermez. Bir kere de, bunu işiten insanın kendi akıl ve mantık süzgecinden geçirmesi gerekir.

    Her felsefenin bir de zıddı vardır. Her iki düşünceyi karşılaştırmak gerekir. Birçok felsefi düşünceler zamanla değişebildiği için hiçbir zaman kesinlik taşımaz. Dinimizdeki nasslar ise kesindir, tartışılmaz.


    Kaynak : Bziya / Dinimiz İslam

  6. #6
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    Once tasavvuf diye kes yapistir,secme yazilari birakin.
    Konumuz DIN
    sahibi ALLAH cc
    Kitabi KUR'AN

    Bizler DINDAR muslumanlariz.
    yonelisimiz boyunca her 114 gunde bir hatim olacak sekilde
    her sabah bir sure okuruz.
    Geceleri farzlarin disinda Allah'a cc yoneliriz.

    Kur'an'la celismeyen her hadise dikkat ederiz.
    Amentu billahi deriz ve olene kadar Amentu billahi.
    Insanlara tebligi Allah cc nun Kitabiyla yapariz.

    Kur'an kapsami disinda kalan sosyal konularda
    Muctehidlerin ictihadlerini inceleriz.
    Bizim bulundugumuz toplumlardaki durusumuz
    Insanlarin Islama yonelmelerine/merak etmelerine sebeb olsun isteriz.
    Oluyorda!

    Bizlerin tasavvuf dusunurlerinin eserleriyle olan ilgisini tahmin edemezsiniz.
    Ama onlari kendimize rabb,eserlerini Kur'an'a kardes yapmayiz.

    yazinin girisine bak:
    [RENK]..Tasavvuf, Yahudi veya Yunan filozoflarının uydurması değildir. Tasavvuf bilgilerinin hepsi Resulullah efendimizden gelmektedir. Bunların isimleri sonradan konulmuştur. Resulullahın, Peygamber olduğu bildirilmeden önce, kalble zikrettiği muteber eserlerde yazılıdır....[/RENK]

    .....Bunların isimleri sonradan konulmuştur. ....
    ama bu amellerde sonradan konuldu.
    Bir tek seyr-i suluk aksiyonunu gostersene resulun yaptigi.YOK!

    DINE HERSEYI SORADAN SOKTUNUZ.
    TEKKELERIDE.

    Biz dindar insanlariz. Dini Kur'an'dan ogreniriz.
    Yasantimiza Kur'an'i adepte etmek icinde Resulun yasamini ornek aliriz.
    Ama Resulu kendimize rabb edinmeyiz.
    Rabbani hocayi hic rabb edinmeyiz.

    Sizler cemaatler arasi kavga edeceksniz diye
    ne Kur'an ne mezhep biraktiniz.

    Birakin muslumanlari!
    bu vebali sizde atalarinizda tasimaz/tasiyamadilar.

    Cocuk kandirir gibi sofi adi;"Ebu Haşim Sofi" den geliyor diye yaziyorsun.
    Ehl-i sunnet hocalari uzerinize gelince donemler sonra bu LAKAP verildi.
    Sofi latin kokenli bir kelimedir.daha bunu bile bilmeden suriyeli bir araptan alindi diyorsun.
    Senin karsindaki insanlari cok kucumsuyorsun.


    Felsefe = Philosophie, Yunanca “philos” [sevgi] ve “sofia” [hikmet]
    diye yaziyorsun.Sofi arabin adi diyorsun
    Yazdiginin ne olduguna bile dikkat etmiyorsun.
    Artik okuyun,ogrenin.Internetten kes/yapistirla olmaz.
    Tekkenin disindasiniz.
    Bilgi denizinin ortasindasiniz. yetismis insanlarin arasindasiniz.

    Muslumanlari yargilamaktan vazgecin.
    SIZ KENDI IMTAHANINIZLA ILGILENIN.

  7. #7
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Yalnız Kur'an diyorsun ama kendin dahi Kur'ana inanmıyorsun , inanıyorsan Kur'ana uyarsın.Bırakın müslümanlık kisvesi altında din düşmanlığı yapmayı.Bakalım yalnız Kur'an diyenlerin gerçek yüzlerine...

    Yetişmiş insan öyle mi evet görüyorum nasıl yetiştiğinizi ve yoldan çıktığınızı , bırakın yalancılığı artık .Maske düştü kel göründü.İlmi ayağa düşürmeyin ...

    Bakın Kur'an sizi nasıl yalanlıyor.


    http://www.supermeydan.net/forum/for...tml#post202310

  8. #8
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085
    Once tasavvuf diye kes yapistir,secme yazilari birakin.
    Konumuz DIN
    sahibi ALLAH cc
    Kitabi KUR'AN
    Dinimiz: İSLAMİYET
    Sahibi: ALLAHÜ TEALA
    Kitabı: KURAN-I KERİM
    [RENK]Peygamberimiz:HZ. MUHAMMED (sallallahü aleyhi ve sellem)[/RENK]
    bunu niye belirtmiyorsunuz?

    Bizler DINDAR muslumanlariz.
    yonelisimiz boyunca her 114 gunde bir hatim olacak sekilde
    her sabah bir sure okuruz.
    Geceleri farzlarin disinda Allah'a cc yoneliriz.

    Kur'an'la celismeyen her hadise dikkat ederiz.
    [RENK]Kuran-ı kerim'le çelişen hadis-i şerif?![/RENK]

    Bu söz, peygamber efendimize ve hadis alimlerine iftiradır...

    Bakın Peygamber efendimiz ne buyuruyor:

    Benden sonra gelecek kavim, size hadislerimi soracaklar. Kim kasten bana yalan isnat ederse, Cehennemdeki yerine hazırlansın!) [Ebu Nuaym]

    (Benden duyduğunuz âyet ve hadisi tebliğ edin! Beni İsrail’den bildirdiklerimi de söyleyin! Yalnız bana bilerek yalan isnat eden Cehennemdeki yerine hazırlansın!) [Buhari]

    (Benden bir şey nakleden hakkı, doğruyu söylesin! Söylemediğim şeyi, bana isnat eden gireceği ateşe hazırlansın!) [İbni Mace, Hakim]

    (İftiracıların en büyüğü, söylemediğim bir sözü, bana isnat edip nakledendir.) [Beyheki]

    (Yalan bir sözü, hadis diye rivayet eden de yalancıdır.) [Müslim]

    (Uydurma olduğunu bilerek, hadis diye rivayet eden, onu uyduran gibi Cehennemdeki yerine hazırlansın!) [Bezzar]

    (Söylemediğimi hadis diye bildiren Cehennemdeki yerine hazırlansın!) [Ukayli]

    (Söylemediğim sözü, hadis olarak bildiren veya Kur’anı kendi reyi [görüşü] ile tefsir eden, Cehennemde azap görecektir.) [Tirmizi]

    Bu hadis-i şerifleri bilen bir âlimin kitabına uydurma hadis alması mümkün mü?
    Bırakın âlimi, herhangi bir müslüman, uydurma bir sözü hadis diye nakledebilir mi,
    Allah Resulüne bu iftirayı yapması, söylemesi mümkün mü?
    Mezhepsizlere, misyonerlere aldanmamalı,
    ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarında uydurma hadis var zannetmemeli.
    Allahü teâlânın, dinini, soysuzlara karşı bu mübarek zatlar vasıtasıyla koruduğunu, yaydığını unutmamalı...

  9. #9
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Selam
    [RENK]

    ....Yalnız Kur'an diyorsun ama kendin dahi Kur'ana inanmıyorsun , inanıyorsan Kur'ana uyarsın.Bırakın müslümanlık kisvesi altında din düşmanlığı yapmayı.Bakalım yalnız Kur'an diyenlerin gerçek yüzlerine...[/RENK]
    Iste yazimda belirttigim tam tekkeci tipi buydu. Yalanci cikarmadigin icin tesekkurler.

    Yaziya cevap yok.Ezberletilmis metinler.Elestiriye saldiri ve iftira ile karsilik.
    Ben bir tane seyr-i suluk aksiyonu gosterin Resulden diyorum.
    Yani Resulu yasamimizda ornek aliriz diyorum.
    tekke ehl-i ve yardimcilarin cevabi:

    1-Kur'ana inanmıyorsun ,
    2-Peygamberimiz:HZ. MUHAMMED (sallallahü aleyhi ve sellem)bunu niye belirtmiyorsunuz?
    3-Kuran-ı kerim'le çelişen hadis-i şerif?!Bu söz, peygamber efendimize ve hadis alimlerine iftiradır...

    sanki biz Resulu ornek almayiz dedik.
    sanki Resul hadislerin yazilmasini yasaklamadi.
    sanki Imam Omer ra hadis yazanlari tehdit etmedi
    sanki hadis imamlari resulden duyduklarini yazdilar.
    sanki hadislerin basinda yarim sayfa RAVI senedi yok.
    sanki tum musluman ulkelerde ilahiyat fak. israiliyatci hadisler ve uzantisi tasavvuf sapkinligi okutulmuyor.
    sanki tum musluman ulkelerde ilahiyat fak. mesihatci hadisler ve uzantisi cilehaneler okutulmuyor.

    Siz insanlari aptal mi saniyorsunuz?
    Resule ve hadis imamlarina hakaret?
    biraz hadis ilmi,tarihi,sahih tahkik ilmini okuyun.
    Benle bildiginiz bir konu varsa tartisin.
    laf olsun torba dolsunla olmaz.
    O isleri tekkede aranizda yapin.

    hele hele Kur'an mezhep,ictihadlar.....seyhlerinizi getirin.
    Bakin ne hale gelirler.

    her size karsi cikanida mezhepsiz,dinsiz,kafir diye iftira atmayin.
    gercekten bildiginiz bir sey varsa din adina yazin.
    Yoksa muslumanlari rahat birakin.
    Edebinizide takinin.Ben mi bilecegim Kur'an'a inandigimi siz mi?
    Ben size bir kere Kur'an'a inanmiyorsunuz dedim mi?
    Nasil diyeyim?Siz kendinizi benden iyi bilirsiniz.
    Ben tekkeciligi tenkit ediyorum.
    Onu korumak,baskasina saldirmakla olmaz.

  10. #10
    bursali68
    Misafir..
    Kur'an-ı Kerim'in " açık ve anlaşılır " kitap olduğunu yine Kur'an-ı Kerim söylüyor.Tabii insanoğlu herşeyde olduğu gibi ayetlerde de yanılgıya düşebiliyor.Ayetlerde Yüce Allah'ın " ancak Alimler anlar ",sözünü Ehl-i Sünnet Alimleri olarak algılayanlar,durmadan aynı copy/paste yöntemiyle propaganda faaliyeti yapıyor.Oysa ki bir fizikçi de alimdir,bir matematikçi de alimdir,kimya,biyoloji profesörü de alimdir..Bunlar bir kenara bırakılıyor ve de sadece ve sadece Ehl-i Sünnet Alimleri kasdediliyor.Tabii durum böyle olunca aslında kelime oyunu ile insanlar kötü pozisyona düşürülmek isteniyor.

    Konu hadisler konusu olunca da hiç şüpheye yer bırakmadan tüm hadisler Hz.Peygamberimiz tarafından söylenmiştir savunusu yapılıyor.Oysa ki Kur'an'da bu konuya ait uyarılar olduğu halde.Allah sözüne karşılık kul sözü tercih edilir oluyor.Bizlere inen kitabı bizler anlayamıyoruz,anlayanlardan mutlak dinimizi öğrenmemiz gerekiyor.Bu durumda da o anlayanlar Altın Silsileyi yakip edenler ve eserleri oluyor.Bunu savunurken de NAHL 44 sürekli vurgulanarak sanki Kur'an-ı Kerim anlaşılmaz indirilmiş olduğundan Hz.Peygamberimiz ayetlerin yazılı olannın haricindeki anlamlarını insanlara tebliğ etmiş savunulması yapılıyor.Peki NAHL 44 ne diyor bir bakalım ;

    NAHL 44 - Biz o peygamberleri mucizelerle ve kitaplarla gönderdik. Ey Peygamberim! Sana da Kur'ân'ı indirdik ki, insanlara vahyedileni açıklayasın. Belki onlar da düşünürler.

    Yukarıdaki ayete bakınca şu anlaşılıyor.Vahiy peygambere gelir ve gelmiştir.Eğer bu vahyi Hz.Peygamber insanlara açıklamazsa bunu mezarına götürür.Bir işe yaramazdı.Mecburen gelen vahyi insanlara aktaracak.Yüce Allah O nu göndereceği vahyi tebliğ etmesi için Peygamber olarak seçmiştir.,yani seçilmiştir.

    Gelen vahiyleri aktardığında unutmayalım ki " en aşağılık millete " ve de belki de cehaletin en yüksek oranda olduğu en cahil millete bu tebliği yapıyor.Eskide kalmış,unutulmuş bir dini insanlara anlatmak zorunda.Tabii ki Hz.Peygamberimiz gelen vahiyleri tebliğe başladığında onun dediklerini anlayan ve inananlar Onun etrafında toplanmıştır.Peki bu inananaların hepsi ALİM MİYDİ?Değildi ve de onlar kendi zürriyetine bunu aktardılar.Yani kendileri alim olmadan,alim olmayan zürriyetlerine Kur'an-ı aktardılar,onlar da kendilerinden sonrakilere.Demekki alimlik babadan oğula geçen bir şey değil.Alim olunmadan da müslüman olunabiliyor.

    Ve de copy/paste yapılan yazılara bakın ;
    Ebu Nuaym,
    Buhari,
    İbni Mace,
    Hakim,
    Beyheki,
    Müslim,
    Bezzar,
    Ukayli,
    Tirmizi,
    Nesai,
    Deylemi
    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki,
    İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki,
    İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretleri buyuruyor ki,
    İmam-ı Ahmed bin Hanbel hazretleri buyuruyor ki,

    lerle islam dini vurgulanmaya çalışılıyor.Tabii keçiye-tavuğa yedirilen ayetlerden söz edilmiyor.

    Ayrıca da Hz.Peygamberimiz tabii ki açıklayacak çünkü bu din CAHİL-CEHALET Abidesi O Araplara inmiştir.O araplar kafasızsa biz ne yapalım.

    Bizler Allah'a kul olabilmek için uğraş verenleriz kula kul değil.Bunun için de bize emanet edilen Kur'an'a sıkı sıkı sarılmaktayız,şirke değil.

    Sağlıcakla kalınız.

1. Sayfa, Toplam 4 123 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Küfür Rahatlatıyor
    dogangunes Tarafından ilginç konular Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 05-12-2011, 01:38 AM
  2. Küfür bulaşığı
    bziya Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 03-06-2010, 01:04 AM
  3. Patronlara küfür....
    Guney Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 19
    Son mesaj: 19-09-2009, 10:54 PM
  4. Bol bol küfür edin!
    YukseLL Tarafından Güncel Haber ve Manşetler Foruma
    Yorum: 16
    Son mesaj: 06-09-2009, 07:51 AM
  5. Haftanın hangi 2 gününü kafana takmadan yaşamalısın?
    s-a-d-e Tarafından Sohbet ve Dedikodu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 25-12-2007, 05:19 AM
Yukarı Çık