2. Sayfa, Toplam 4 BirinciBirinci 1234 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 Toplam: 37

Küfür mü ? ah kafana taş yağsın emi.

Din ve İnanç Kategorisi islam (Müslümanlık) Forumunda Küfür mü ? ah kafana taş yağsın emi. Konusununun içerigi kısaca ->> mopsy ´isimli üyeden Alıntı Selam [RENK] ....Yalnız Kur'an diyorsun ama kendin dahi Kur'ana inanmıyorsun , inanıyorsan Kur'ana uyarsın.Bırakın müslümanlık kisvesi ...

  1. #11
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Alıntı mopsy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Selam
    [RENK]

    ....Yalnız Kur'an diyorsun ama kendin dahi Kur'ana inanmıyorsun , inanıyorsan Kur'ana uyarsın.Bırakın müslümanlık kisvesi altında din düşmanlığı yapmayı.Bakalım yalnız Kur'an diyenlerin gerçek yüzlerine...[/RENK]
    Iste yazimda belirttigim tam tekkeci tipi buydu. Yalanci cikarmadigin icin tesekkurler.

    Yaziya cevap yok.Ezberletilmis metinler.Elestiriye saldiri ve iftira ile karsilik.
    Ben bir tane seyr-i suluk aksiyonu gosterin Resulden diyorum.
    Yani Resulu yasamimizda ornek aliriz diyorum.
    tekke ehl-i ve yardimcilarin cevabi:

    1-Kur'ana inanmıyorsun ,
    2-Peygamberimiz:HZ. MUHAMMED (sallallahü aleyhi ve sellem)bunu niye belirtmiyorsunuz?
    3-Kuran-ı kerim'le çelişen hadis-i şerif?!Bu söz, peygamber efendimize ve hadis alimlerine iftiradır...

    sanki biz Resulu ornek almayiz dedik.
    sanki Resul hadislerin yazilmasini yasaklamadi.
    sanki Imam Omer ra hadis yazanlari tehdit etmedi
    sanki hadis imamlari resulden duyduklarini yazdilar.
    sanki hadislerin basinda yarim sayfa RAVI senedi yok.
    sanki tum musluman ulkelerde ilahiyat fak. israiliyatci hadisler ve uzantisi tasavvuf sapkinligi okutulmuyor.
    sanki tum musluman ulkelerde ilahiyat fak. mesihatci hadisler ve uzantisi cilehaneler okutulmuyor.

    Siz insanlari aptal mi saniyorsunuz?
    Resule ve hadis imamlarina hakaret?
    biraz hadis ilmi,tarihi,sahih tahkik ilmini okuyun.
    Benle bildiginiz bir konu varsa tartisin.
    laf olsun torba dolsunla olmaz.
    O isleri tekkede aranizda yapin.

    hele hele Kur'an mezhep,ictihadlar.....seyhlerinizi getirin.
    Bakin ne hale gelirler.

    her size karsi cikanida mezhepsiz,dinsiz,kafir diye iftira atmayin.
    gercekten bildiginiz bir sey varsa din adina yazin.
    Yoksa muslumanlari rahat birakin.
    Edebinizide takinin.Ben mi bilecegim Kur'an'a inandigimi siz mi?
    Ben size bir kere Kur'an'a inanmiyorsunuz dedim mi?
    Nasil diyeyim?Siz kendinizi benden iyi bilirsiniz.
    Ben tekkeciligi tenkit ediyorum.
    Onu korumak,baskasina saldirmakla olmaz.
    Kur'ana iman eden insan Nahl 44 ü inkar der mi , sizin yaptığını açık ve net bir şekilde inkardır.Anlattıklarınıza çoluk çocuk dahi inanmaz.

    Nahl 44 e iman etmezsiniz , Alimlre uyun hadislerine iman etmezsiniz.Sonra gelir burada müslümanım diye sadece kur'an dersiniz.Nasıl bir iman bu sayın mobsy , işinize gelni inkar işinize geleni aklınıza göre kabul.Kendiniz uyduruyor kendiniz inanıyorsunuz.

    İslam uydurma bir din değildir.Uydurduğunuz dine kimsenini inanmasını beklemeyin.

    Biz diyoruzki ; Kur'an , Sünnet , İcma , Kıyas . / Ehli sünnet alimleri efendimizin varisleridir.Allahü Teala Kur'anı kerimde alimlere uyun buyurmuştur.

    (Ey iman edenler, Allaha itaat edin, Resule itaat edin ve Ülül-emrinize itaat edin!)
    [Nisa 59]

    Burada Ülül-emir, ictihad derecesine yükselmiş olan âlimler demektir. Böyle âlimler de, herkesin bildiği dört hak mezhebin dört büyük imamıdır. Bu âyetteki ülül-emir denilen üstün kimselerin, müctehid oldukları yine âyetle bildiriliyor:
    (Resule veya ülül-emre sorsalardı, onlar bilirdi.) [Nisa 83]

    Biz bu alimlerin bildirdiği yolun yolcularıyız.Bu alimler Efendimizin varisleridir.Bu yola Ehl-i sünner yolu denir.Bu alimlerin bildirdiklerine uymayan her görüş yanlıştır itibar edilmez.

  2. #12
    - Çevrimdışı
    yeni üye irafshi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Nerden
    Amerika /
    Mesaj
    64
    Rep Gücü
    245
    Alıntı bziya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kur'ana iman eden insan Nahl 44 ü inkar der mi , sizin yaptığını açık ve net bir şekilde inkardır.Anlattıklarınıza çoluk çocuk dahi inanmaz.

    Nahl 44 e iman etmezsiniz , Alimlre uyun hadislerine iman etmezsiniz.Sonra gelir burada müslümanım diye sadece kur'an dersiniz.Nasıl bir iman bu sayın mobsy , işinize gelni inkar işinize geleni aklınıza göre kabul.Kendiniz uyduruyor kendiniz inanıyorsunuz.

    İslam uydurma bir din değildir.Uydurduğunuz dine kimsenini inanmasını beklemeyin.

    Biz diyoruzki ; Kur'an , Sünnet , İcma , Kıyas . / Ehli sünnet alimleri efendimizin varisleridir.Allahü Teala Kur'anı kerimde alimlere uyun buyurmuştur.

    (Ey iman edenler, Allaha itaat edin, Resule itaat edin ve Ülül-emrinize itaat edin!)
    [Nisa 59]

    Burada Ülül-emir, ictihad derecesine yükselmiş olan âlimler demektir. Böyle âlimler de, herkesin bildiği dört hak mezhebin dört büyük imamıdır. Bu âyetteki ülül-emir denilen üstün kimselerin, müctehid oldukları yine âyetle bildiriliyor:
    (Resule veya ülül-emre sorsalardı, onlar bilirdi.) [Nisa 83]

    Biz bu alimlerin bildirdiği yolun yolcularıyız.Bu alimler Efendimizin varisleridir.Bu yola Ehl-i sünner yolu denir.Bu alimlerin bildirdiklerine uymayan her görüş yanlıştır itibar edilmez.
    İşte hakikatin menbaı , Allahü Teala razı olsun.

  3. #13
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    [RENK]Kur'ana iman eden insan Nahl 44 ü inkar der mi , sizin yaptığını açık ve net bir şekilde inkardır.Anlattıklarınıza çoluk çocuk dahi inanmaz.

    Nahl 44 e iman etmezsiniz , Alimlre uyun hadislerine iman etmezsiniz.Sonra gelir burada müslümanım diye sadece kur'an dersiniz.Nasıl bir iman bu sayın mobsy , işinize gelni inkar işinize geleni aklınıza göre kabul.Kendiniz uyduruyor kendiniz inanıyorsunuz.

    İslam uydurma bir din değildir.Uydurduğunuz dine kimsenini inanmasını beklemeyin.[/RENK]

    Sayin bziya bu ne bicim dini konusma.mizikcilik yapan cocuklar nasil hep ayni nakarati soyler. Onlarin dogruyu bilme gibi dertleri yoktur. kendi dedigi olsun isterler.

    yazilarinda 10 kere nahl 44-89 ve balamli ayetleri hic yorum yapmadan yazan adama inkar ettin denir mi? iste soyledigim hep bu .Her yazinda bizi okuyanlara tekkeci tipini yorumluyorsun. karsindakine iftirayla saldiri.Ne Allah cc korkusu ne ahiret hesabi. Once iftira.
    Onun icin muslumanlari rahat birakin diyorum.

    ikinci husus ben bana inanin demem. Yalin Kur'an ayetini yazarim. Okuyucu yaraticinin sozunu gorur. Tefekkur eder/dusunur. Artik kulla Rabb'i arasindadir gerisi.
    [RENK]
    Biz diyoruzki ; Kur'an , Sünnet , İcma , Kıyas . [/RENK]
    Boyle demek icin resulun tekkeciligiyle ilgili hadislerini, aksiyonlarini Ilahi delilleriyle yaz bakalim.
    Bunu degil sen,degil seyhin,DUNYADAKI TOPLAM HOCALAR YAZAMAZ! elinize vermisler 3-5 sayfa papagan gibi durmadan ayni nakarat,sloganlar....
    Okuyun ogrenin,ogretin. masa olmayin.

    Resulun her sozu muslumani baglar
    Kur'an'in/Allah'in cc her sozu Resulu baglar.
    Dolayisiyla Kur'an/Allah cc sozu
    hem Resulu hem muminleri baglar.
    2.285.Resul, Rabbinden kendisine indirilene inanmıştır; müminler de.

    Bu isleri tartismak icin seyhinizi getirin.
    Bu isler agiz dalasiyla olmaz.
    Bilgi zannettiginiz seylerin ne oldugunu gorursunuz.

    [RENK]Ehli sünnet alimleri efendimizin varisleridir.Allahü Teala Kur'anı kerimde alimlere uyun buyurmuştur.[/RENK]

    Resul: Allah cc seckinidir. Vahiy icin ozel secilmistir.
    20.41."Seni kendim için seçip yetiştirdim."
    20.42. "Sen ve kardeşin, ayetlerimi götürün; beni anmakta gevşeklik etmeyin."
    20.43. "Firavun'a gidin, çünkü o azdı."

    Nubuvvet kisiye ozel. Resulun mali degil. Miras kalmaz. Resul olur TEBLIG ESASLI Vahiy kesilir. ne mirasi?
    Tum insanlar bu Vahiyden imtahana girerler.Inananlar/inkarcilar. Neyin Mirasi?
    Gelelim Alimlere?

    Allah cc diyor ki'den alinti:

    IX-) ALLAH’IN cc ALIMLERI

    1-KUR’AN’DA ILIM
    Kur’an’a gore Ilim Vahiy-Kitab-Kur’an dir!
    7.52. Yemin olsun ki, biz onlara, ilme uygun biçimde, ayrıntılı kıldığımız bir Kitap getirdik. İnanan bir topluluk için bir kılavuz, bir rahmettir o.
    13.36. Kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilenle ferahlarlar. Ama hiziplerden bazıları onun bir kısmını inkâr ederler. De ki: "Bana, yalnız Allah'a kulluk etmem, O'na ortak koşmamam emredildi. Ben O'na yakarır, O'na davet ederim. Dönüşüm de O'nadır."
    13.37. İşte biz o Kur'an'ı Arapça bir hüküm kaynağı olarak indirdik. Eğer sana gelen ilimden sonra onların keyiflerine uyarsan, Allah'tan sana ne bir dost nasip olur ne de bir koruyucu.

    2.120. Sen onların öz milletlerine uymadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar da senden asla hoşnut olmaz. De ki: "Allah'ın kılavuzluğu, erdirici kılavuzluğun ta kendisidir." İlimden sana ulaşan nasipten sonra bunların boş ve iğreti arzularına uyarsan, Allah katından ne bir dostun/destekçin olur ne de bir yardımcın.
    2.121. Kendilerine Kitap'ı verdiklerimiz onu, okunuşunun hakkını vererek okurlar. İşte onlar ona inanırlar. Onu inkâr edenlere gelince, onlar hüsrana uğrayanların da kendileridir.

    2.113.Yahudiler: "Hıristiyanlar hiçbir şey üzerinde değil." dediler. Hıristiyanlar da: "Yahudiler hiçbir şey üzerinde değil." dediler. Ve bunlar Kitap'ı da okuyup dururlar. İlimden nasibi olmayanlar da aynen onların sözleri gibi söz etti. Tartışmaya girdikleri şey hakkında, aralarında hükmü, kıyamet günü Allah verecektir.
    1- Yahudiler: "Hıristiyanlar................................ . ehl-i Kitap
    2-...... Ve bunlar Kitap'ı da okuyup dururlar....... ilim=kitap
    3- İlimden nasibi olmayanlar da.......................... ilimden nasipsiz=kitaptan nasipsiz
    4- ......aynen onların sözleri gibi söz etti.............. uc gurupta sapkinlikta birlesti

    2.145. Yemin olsun, Ehlikitap'a sen her türlü mucizeyi getirsen de onlar senin kıblene uymazlar; sen de onların kıblesine uymayacaksın. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. Eğer sen, ilimden nasibin sana geldikten sonra onların boş ve iğreti arzularına uyarsan, işte o zaman kesinlikle zalimlerden olursun.
    1-...... Ehlikitap......................................... ..........................
    2-....... onlar senin kıblene uymazlar;..................................
    3-....... Eğer sen, ilimden nasibin sana geldikten sonra........ ilim=kitap geldikten sonra

    2-) ALIMLER;
    Allah’tan cc hakkiyla urperenler ILIM/ VAHIY EHLI alimlerdir.
    Fatir 28. Ayni sekilde, insanlardan, hayvanlardan, davarlardan da çesitli renklerde olanlar var. Kullari içinde Allah'tan ancak alimler/bilginler ürperir. Allah Azîz'dir, Gafûr'dur.

    ALLAH’IM KIM BU BILGINLER?
    29. Allah'in Kitabi'ni okuyanlar, namazi kilanlar, kendilerine verdigimiz riziklardan gizli ve açik infak edenler, asla batmayacak bir ticaret umabilirler.
    30. Çünkü Allah onlara ücretlerini tam ödeyecek, lütfundan onlara artirma da yapacaktir. Gafûr'dur O, çok affeder; Sekûr'dur, sükredenlere mutlaka karsilik verir.

    Gordugunuz gib:Kur'an'a gore beseri bilgin/alim;ILIM/KUR’AN OKUYUP ONA UYAN (namaz kilan-zekat veren...) insanlardir. YANI MUMINLERDIR.
    Yani ehl-i Kur'an
    yani Vahy ehli
    yani ilim ehli
    yani zikr ehli.

    Iste bunlar mirasci degil,teslim olucu zumredir. Allah'in cc indirdigi ILIME/KUR'AN'A teslim olan alimlere selam olsun!

    Din Allah'in cc
    Kitap Allah'in cc
    Soz Allah'in cc
    BESERE NE OLUYOR.
    ITAATTEN BASKA?

    Sana ne oluyor Allah cc adina beseri hukum verip uyun diyorsun?

    [RENK](Ey iman edenler, Allaha itaat edin, Resule itaat edin ve Ülül-emrinize itaat edin!) [Nisa 59]
    Burada Ülül-emir, ictihad derecesine yükselmiş olan âlimler demektir. Böyle âlimler de, herkesin bildiği dört hak mezhebin dört büyük imamıdır.
    [/RENK]

    Sende arapca bilmeme problemi var.Insanlari dinleyecegine once git Arapca ogren veya arapca sozcukleri kullanma. .Ama bilgi diye KES/YAPISTIR yaparsan sonun boyle olur. 3. sahislar icin ayetin tamami.
    4.59.Ey iman sahipleri! Allah'a itaat edin. Resule ve sizin içinizden olan/sizin seçtiğiniz hüküm ve yetki sahiplerine de itaat edin. Sonra bir şeyde tartışmaya girdiniz mi, eğer Allah'a ve âhiret gününe inanıyorsanız, onu Allah'a ve resule arz edin. Böyle yapmanız hem daha hayırlı hem de sonuç bakımından daha güzeldir.
    ....sizin içinizden olan/sizin seçtiğiniz hüküm ve yetki sahiplerine de itaat edin....
    ....kendilerine otorite emanet edilmiş olanlara ....
    ....içlerinden yetki sahibi kimselere.....

    Halife veya gunumuzdeki EMIRLER. iCINIZDEN/MUMINLERDEN SECILEN!

    [RENK]Biz bu alimlerin bildirdiği yolun yolcularıyız.Bu alimler Efendimizin varisleridir.Bu yola Ehl-i sünner yolu denir.Bu alimlerin bildirdiklerine uymayan her görüş yanlıştır itibar edilmez.[/RENK]

    4 muctehid imam (Allah'in cc selami ustlerine olsun!) tekke ehli degildir.Seyr-i suluk kavramlarini kullanmadilar.hicbir ictihadlari bu sapikligin uygulamasina girmedi.

    Muslumandilar,bulasmadilar.
    Git seyhlerine bir tane bilgi bulacaklar mi?
    Hangi ehl-i sunnet yolu?

    BIRAKIN BUYUKLERE MASALLARI
    BIRAKIN KUR'AN AYETLERINI CIMBIZLAMAYI
    BIRAKIN MUSLUMANLARI ALLAH cc ILE
    CEKIN RABB'CIKLERINIZI KULLA ALLAH cc ARASINDAN

  4. #14
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Senini çin en uygun söz şerbetli cahil olacaktır.Kur'ana inanıyorum diyorsun yalnız Kur'an diyorsun peşinden Kur'anı inkar ediyorsun.


    Sorularıma cevap vermek yerine türkünü söylüyorsun.Nahl 44 ü inkar etmiyorsan ne diye kendi anlayışına göre Ayetleri yorumluyorsun şerbetli misyoner.Alimlere tabi olun ayetini inkar etmiyormusun.Hadisleri inkar etmiyormusun.İşine gelenleri tasdik işine gelmiyenleri es geçiyorsun.Bırak bu masalları bırak , kendini kandırıyorsun sadece.


    Müctehid olmak için Arabi ilimleri ve Kur’an-ı kerimi ezbere bilmek, her âyet-i kerimenin manay-ı müradisini, manay-ı zımni ve iltizamisini bilmek ve âyet-i kerimelerin geldikleri zamanları ve gelme sebeplerini ve ne hakkında geldiklerini, külli ve cüzi olduklarını, nasih veya mensuh olduklarını, mukayyed veya mutlak olduklarını ve kıraet-i seba ve aşereden ve kıraet-i şazzeden nasıl çıkarıldıklarını bilmek, hadis kitaplarındaki, yüz binlerce hadisi ezberden bilmek ve her hadisin ne zaman ve ne için irad buyurulduğunu ve manasının ne kadar genişlediğini ve hangi hadisin diğerinden önce veya sonra olduğunu ve bağlı bulunduğu olayları ve hangi vaka üzerine buyurulduğunu ve kimler tarafından nakil ve rivayet olunduğunu ve nakledenlerin ne halde ve ne ahlakta olduklarını bilmek, fıkıh ilminin üsul ve kaidelerini tanımak, 12 ilmi ve Kur’an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin işaretlerini, rumuzlarını ve açık ve kapalı manalarını kavramak ve bu manalar kalbinde yer etmiş olmak, kuvvetli iman sahibi olmak ve itminan ile dolu, nurlu ve saf bir kalbe ve vicdana malik olmak gerekir.

    Yüksek din bilgileri, tefsir, usul-i kelam, kelam, usul-i hadis, ilm-i hadis, usul-i fıkıh, fıkıh, ilm-i tasavvuftur. Bu 8 ilmi öğrenebilmek için gerekli alet ilimleri ise 12 dir. Bunlar, sarf, iştikak, nahv, kitabet, iştikak-ı kebir, lügat, metni lügat, beyan, meani, bedi, belagat, inşa ilimleridir. (Hadika) bunları bilmek lazım.


    [B]Yukarıda defalarca paylaştığım ilmlere haiz olmayanların Kur'anı Kerimden kendi anlayışlarına göre vereceği hükümler doğru yoldan çıkmak , dalalete sürüklenmektir.Boştur batıldır , itibar edilmez.Dine değil kendi aklına uymaktır vesselamB]
    [/QUOTE]


    SORU : Bu ilmlere haiz misin ?

    Cevap : Mobsy yok , kaçıyor , laf kalabalığı yapıp geçiştiriyor , konuyu saptırıyor.

    O zaman bizde diyoruz ki bırak bu misyoner faaliyetlerini , İslam senin aklının uydurduğu din değildir.

    İslamiyyet Allahü Teala'nın efendimize , Efendimizin eshabına , Eshabın Tabiine ,Tabiinin Tebei taiine , tabei tabiinin talebelerine ( 4 mezhep im***** ) 4 mezhep imamınında her biri müctehid ve evliya olan diğer talebelerine naklettiği içine bir nokta bid'at girmeyen akıl , yorum girmeyen bilgilerdir.

    Senin , reformcuların , yalnız Kur'an diyenlerin , selefiyecilerin , hanifcilerin , vehhabilerin , şiilerin , MEZHEPSİZLERİN ve 72 bid'at fırkasının kendi aklına göre Kur'anı yoruluyarak sapıttığı ve uydurduğu dincikler UZAKTAN YAKINDAN İSLAMİYET İLE İLGİSİ OLMAYAN DİNCİKLERDİR.

    Bu dinciklerin sahiplerine ve sana diyoruz ki , bizim Rabbimiz ve İslamiyyet sizden beridir uzaktır.Gidin bu masalları kendi çocuklarınıza anlatın size ancak onlar inanır.Müslümanları kandırmazsınız.Dönün sizi yetiştiren büyük misyoner kumkumalarınıza bu iş olmayacak deyin.Zira OLMAYACAK...Planları tutmayacak.Başınıza yıkılacak.

  5. #15
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    [RENK]Senini çin en uygun söz şerbetli cahil olacaktır.Kur'ana inanıyorum diyorsun yalnız Kur'an diyorsun peşinden Kur'anı inkar ediyorsun.[/RENK]

    bak iste yine tekkeci aliskanligi,yine saldiri yine iftira.Bir onceki yazimdan alinti.Yani hep ayni nakaratin ispati.

    {[RENK]...Yalnız Kur'an diyorsun ama kendin dahi Kur'ana inanmıyorsun , inanıyorsan Kur'ana uyarsın.Bırakın müslümanlık kisvesi altında din düşmanlığı yapmayı.Bakalım yalnız Kur'an diyenlerin gerçek yüzlerine...[/RENK]}

    [Iste yazimda belirttigim tam tekkeci tipi buydu. Yalanci cikarmadigin icin tesekkurler.

    Yaziya cevap yok.Ezberletilmis metinler.Elestiriye saldiri ve iftira ile karsilik.
    Ben bir tane seyr-i suluk aksiyonu gosterin Resulden diyorum.
    Yani Resulu yasamimizda ornek aliriz diyorum.
    tekke ehl-i ve yardimcilarin cevabi:

    1-Kur'ana inanmıyorsun ,
    2-Peygamberimiz:HZ. MUHAMMED (sallallahü aleyhi ve sellem)bunu niye belirtmiyorsunuz?
    3-Kuran-ı kerim'le çelişen hadis-i şerif?!Bu söz, peygamber efendimize ve hadis alimlerine iftiradır...

    sanki biz Resulu ornek almayiz dedik.
    sanki Resul hadislerin yazilmasini yasaklamadi.
    sanki Imam Omer ra hadis yazanlari tehdit etmedi
    sanki hadis imamlari resulden duyduklarini yazdilar.
    sanki hadislerin basinda yarim sayfa RAVI senedi yok.
    sanki tum musluman ulkelerde ilahiyat fak. israiliyatci hadisler ve uzantisi tasavvuf sapkinligi okutulmuyor.
    sanki tum musluman ulkelerde ilahiyat fak. mesihatci hadisler ve uzantisi cilehaneler okutulmuyor..........]

    {Yazimdan alinti:
    ikinci husus ben bana inanin demem. Yalin Kur'an ayetini yazarim. Okuyucu yaraticinin sozunu gorur. Tefekkur eder/dusunur. Artik kulla Rabb'i arasindadir gerisi.}

    yani
    Kur'an'in ayetlerinin yorumunu asla kullanmam
    Diye yaziyorum!
    Verdigin cevaba bak!
    [RENK]
    Müctehid olmak için Arabi ilimleri ve......... [/RENK]

    [RENK]Yukarıda defalarca paylaştığım ilmlere haiz olmayanların Kur'anı Kerimden kendi anlayışlarına göre vereceği hükümler doğru yoldan çıkmak , dalalete sürüklenmektir.Boştur batıldır , itibar edilmez.Dine değil kendi aklına uymaktır vesselam[/RENK]

    Yorum ayetin kendisidir diyene
    Yorumlarina itibar edilmez diyorsun.

    Ayet yorumuna karsiyim.
    Aklin almiyor mu?
    Karsiyim?
    Kulagin duymuyor mu?
    Karsiyim
    Gozun gormuyor mu?
    Ciplak/yorumsuz ayetle teblig ederim.

    Resulun yapmadigi,
    Yapmaya kalkanida
    "bana boyle bir din emredilmedi"
    diye uyardigi
    TEKKECILIGI YAPMAM
    yapana da ayetleri dizerim.

    Bilgisizligin yuzunden cevap yok iftira var.
    SEYHINIZI GETIRIN!!!
    Umulur ki bir seyler biliyordur.
    Neyi bildigini size de ona da gostereyim!

  6. #16
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    mobsy bakıyorum yavaş yavaş bir dönüş var , şimdi de diyorsunuz ki [RENK]" ben çıplak ayetleri yazıyorum , yorum yapmıyorum " [/RENK]

    Peki çıplak ayetleri yazıyorsan , ayetleri kafana göre hakiki manasını bilmeden herhangi bir olaya yada konuya iliştirmek ne kadar doğrudur.Konu tekdir ayet ise milyonlarca mâna içermektedir.Tam mânası ile iliştirdiğin konu ile ilgili değildir.Ama senin bakış açın ve kendi anlayışına göre öyle gözüküyordur.Buda başlı başına bir yorum sayılır.Yani yaptığın şudur ki büyük bir hatadır.


    Birincisi çıplak ayetleri , kendi aklına göre isabet ettiğini düşündüğün herhangi bir konu ile iliştirmek , mesela ( Allahü Teala buyuruyor ki : Allah'ın ipine yapışın ) sen bu ayeti tutup nereye , hangi konuya iliştirebilirsin.Kendi anlayışına göre hareket edersen binlerce istediğin konuya bu ayeti cevap olarak yazabilirsin.Fakaat işte burda durman gerekir çünkü iliştirdiğin konu gerçek anlamda bahsedilen konu değildir.Bu büyük bir hatadır.

    İkincisi burada da aklınca hile yapıyorsun ve buna herkezin gözü kör , kulağı sağı sağır , anlayışı kıt olarak inanmasını, aldanmasını bekliyorsun.Yaptığın şudur ki , işine gelen ayeti işine gelen konu ile iliştiriyorsun , mesela alimlere uyulmasını emreden ayetleri hatırlatınca onları görmezden geliyorsun , nahl 44 ayetini hatırlatınca görmezden duymazdan geliyorsun , ve en büyük hatan ise alimlere uyun hadisi şeriflerini görmezden geliyor yok sayıyorsun.Fakat hesaba katmadığın bişey var , insanlar zannettiğin kadar ahmak değiller.

    NETİCE : Ayetler kafana göre istediğin konu ile ilişkilendirilemez , bunu yaparsan iliştirdiğin konu ile birlikte ayeti hapsetmiş o konuya mecbur bırakmış olursun.Halbuki böyle bişey yok.Buda bir yorumdur , kendi aklına göre mana vermektir.Bunun için baştan beri diyoruz ki , bu işi ehli olan veraset sahibi Efendimizin varisleri olan herbiri müctehid olan mezhep imamları ve onların talebeleri olan Ehli Sünnet alimleri yapabilir.Zaten bu büyükler de bildirilmesi lazım olan herşeyi bildirmişler kimsenin başka bir şey söylemesine gerek bırakmamışlardır.Dinimiz kamil bir dindir.Kıyamete kadar Ehli sünnet alimlerinin bu bildirdikleri naklettikleri bilgiler geçerlidir.

    Yukarıda ehliyetsiz olduğunu bildiğin için köşe bucak cevap vermekten defalarca kaçındığın ilmlerin sahibi olan yüksek zatlar yapabilir.Sonuç olarak masal anlatmayı bırak ve bu safsatalara kimsenin aldanmasını inanmasını bekleme , bilgisizlik konusunda senden daha şerbetlisini şimdiye kadar görmedim.Ama görüyorumki cahilliğinide alimlik olarak vasfeden bir şerbetlisin.Buda senin için büyük bir handikap zira bu yoldan gitmeye devam edersen çelişkilerin asla bitmeyecek ve zaten yarım olan aklında kaçacak.Tam manası ile kafayı üşüteceksin.Tavsiyem odur ki , bu işler sana en az 50 gömlek büyük gelir , yapacağın en akıllı şey , bu işleri bırakıp , fıkra anlatmayı bırakıp , ayakkabı boyacılığı yapmandır.Diplomalarını sandığına asmayı unutma , çok faydası olur.

    Tekke konusuna da kısaca değinelim , biz tekkeci isek sizde , etiketli cahilsiniz vesselam.
    Konu bziya tarafından (21-06-2009 Saat 03:30 PM ) değiştirilmiştir.

  7. #17
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    1-) [RENK]mobsy bakıyorum yavaş yavaş bir dönüş var , şimdi de diyorsunuz ki " ben çıplak ayetleri yazıyorum , yorum yapmıyorum " [/RENK]

    Ya sen uyuyor musun sadece bu baslikta 3 gunde 3 defa yazmisim.
    Cevaba bak:yavas yavas donus var!

    Artik anlasildi sen yazilani anlamayan.
    Tartismayi iftira,hakaret zanneden bir tekke ehlisin.

    BASLIK: Küfür mü ? ah kafana taş yağsın emi.

    18-06-2009, 09:20 AM-mopsy-Iste bende ayetin sonundaki LANETE muhatap olmamak adina, YORUMSUZ/CIPLAK kur’an ayetlerini delil olarak yaziyorum.
    ...... gizleyenlere, işte onlara, hem Allah lanet eder hem de diğer lanet okuyanlar lanet eder....

    Dün, 09:19 PM-Mopsy: ikinci husus ben bana inanin demem. Yalin Kur'an ayetini yazarim. Okuyucu yaraticinin sozunu gorur. Tefekkur eder/dusunur. Artik kulla Rabb'i arasindadir gerisi.

    Bugün, 06:52 AM-Mopsy: Ciplak/yorumsuz ayetle teblig ederim.

    Ve diger basliklarda 9 defa yazmisim.

    2-) [RENK]Peki çıplak ayetleri yazıyorsan , ayetleri kafana göre hakiki manasını bilmeden herhangi bir olaya yada konuya iliştirmek ne kadar doğrudur.Konu tekdir ayet ise milyonlarca mâna içermektedir.Tam mânası ile iliştirdiğin konu ile ilgili değildir.Ama senin bakış açın ve kendi anlayışına göre öyle gözüküyordur.Buda başlı başına bir yorum sayılır.Yani yaptığın şudur ki büyük bir hatadır.[/RENK]

    Konularin altina ben yazmiyorum.Konusunu ayet soyluyor.Ayetin konusu konuyu belirler.

    Ya bziya senin gibi bir kul bile iki kelimeyi bir araya getirmeyi becerip derdini anlatiyorsa!?
    Seni yaratan Allah cc niye bize bir seyi anlatmayi beceremesin?
    Aklinizi mi sildiler o tekkelerde?
    Bu ne curetkar bir kufurdur.?

    Bak 01-05-2009, tarihinde foruma bir yazi asmisim.Bu yazida tanimadan seni tarif etmisim.
    Dikkatini verebilirsen sonuna kadar oku.

    Kur’ane mehcura
    ..........
    Kitabi sanat eseri yazi teknikleriyle yazdik!Degisik formlar denedik!
    Ama yerde arapca yazilmis yemek tarifi bulsak,
    Kur’an dir deyip;”tevbe estafirullah’larla” uc kere opup basimiza koyduk

    Arapca anlamini bilmeden arapca Kur’an okumayi ogrendik!
    Kur’an’nin her harfine X sevap veriliyor diye devamli okuduk.
    Kazanilan sevaplarin hesabini tutamaz olduk!?
    O kadar fazla sevap oldu ki,fazlasini sevdiklerimizle paylastik!?
    Hatimlerimizi olulerimize bagisladik!?
    Kur’an Ya Sin suresiden ibaret zannettik.
    Allah’in cc ne dedigini hic merak etmedik !
    Arap kizlarinin dugun yemegi sarkilarini,
    Ne guzel Kur’an okuyorlar diye aglayarak dinledik!
    Buda Kur’an’a baglilik gostergesidir diye ovunduk
    ....................... kur'ane mehcura...................................

    Anlamini bilerek okuyanlarida biz engelledik !
    Eger;hadis,fikih,kelam,usul,belagat,......alimleri n kitaplarini......
    Hepsini ogrenmeden Kur’an okursan saparsin dedik.
    Hic dusunmedik ki;Allah cc sozu insanlari saptirmaz, gercege kilavuzlar.
    Hic dusunmedik ki;bu dedigimiz Allah’a cc hakarettir.!
    ....................... kur'ane mehcura...................................

    Kur’an yapraklarını süngülerin ucuna taktık.
    Takanlara sahabedir !Hazrettir! Ra.’dir..dedik
    Kenarinda resul’un aciklamalari olan Halife Ali ra. nin Kur’an’ini yaktik.
    Yakani alkisladik,yetmedi Vali tayin ettik...
    Kitab’in gorunen gorunmeyen anlamlari var diye iddaa ettik.
    Kitab’in aslini devre disi biraktik.
    Yetmedi Kur’an’in zahiri anlami sirke goturur dedik.
    Panteizmi,vahdeti vucud gunahini Kur’an’in batini anlamidir dedik!
    Kitaba soylemedigini soylettik.
    Soylettigimiz beseri eserleri de DIN yaptik.
    Ayetlere uymak yerine ayetleri kendimize uydurduk.
    ............................kur'ane mehcura...................................

    Seyhler,erenler,bektaslar,bayram veliler,abdallar........
    Yasayan Kur’an’lar olusturduk.
    Sayisal okuyuslari dini rutiel yaptik.
    Kur’an’in dualarini yetersiz bulup yeni sifali dua kitaplari yazdik.
    Dualari boynumuza muska yapip astik,
    Muskanin icinde ne yazdigini hic bilemedik!
    Zaten hic merakta etmedik.Yazan besere guvendik.
    Muskanin koruyuculuguna inandik!?
    Ama yalniz Allah’tan cc yardim dileriz demeyide birakmadik!
    Kur’an’i kimse gormesin diye 70 beze sarip yuksek yerlere astik.
    Orada kuflendiklerini bile fark edemedik
    ......................... kur'ane mehcura......................................

    Kur’an’i okuyup uzerinde kafa patlatacagimiza,tefekkur edecegimize,
    Ettik diyenleri dinleyip,onlarin eserlerini takip edip Kur’an’i takip ettigimizi sandik.
    Sanmak istedik,sanmamiz istendi!
    Istenene uyduk,uydugumuzu da Kur’an’la sorgulamadik.
    Sorgulayanlari dinsiz,bozguncu ilan ettik!
    Kalbimiz temiz,ibadete ne gerek var dedik,
    Hem namazi kilanlari goruyoruz ne haldeler ! diyerek
    Kendimizi kandirdik.Kandiranlari da alkisladik!
    Kur’an’in hukumlere bakmak yerine
    Dinin hukumlerini caga uydurmak adina kendimiz koyduk.
    Birde MUSLUMANIZ DIYEREK GEZMEYI IHMAL ETMEDIK!
    ......................... kur'ane mehcura......................................

    Bir gunde Allah’in cc Kitab’i ne diyor diye dusunmedik.
    ANLAMAK ICIN CALISMADIK!
    Kendi dilimizde okumak Kur’an okumak degildir dedik.
    Bir dilden baska dile cevrilen ilk kitab muamelesini keyifle yaptik.
    Anlam butunlugu ile harf butunlugunu birbirine karistirdik.
    Karistiranlara da arka ciktik.
    Anlayamazsin dedik.
    Dedigimize inandik ANLAMADIK!
    Anlatmaya calisanlara da saldirdik.
    Saldiranlari da Mucahit ilan ettik!
    Kur’an’in kelime anlaminin okunan/okumak oldugunun bile farkina varamadik.
    Guruplar,cemaatler,firkalar olusturup ummet-i Muhammed’i bolduk.
    Birde buna rahmettir dedik.
    Hic Kur’an’a bakipta bu isin dogrusu nedir diye sormadik.
    ............................kur'ane mehcura......................................

    Vallahi Kur’an’i terk ettik!
    Billahi Kur’an’i terk ettik!
    Terkederken bir seyi unuttuk!
    Resulun mahserdeki Sehadetini:

    ..... "Ey Rabbim, benim toplumum, bu Kur'an'ı terk edilmiş/dışlanmış halde tuttular."..........

    YAZIKLAR OLSUN BIZLERE!

  8. #18
    - Çevrimdışı
    yeni üye irafshi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Nerden
    Amerika /
    Mesaj
    64
    Rep Gücü
    245
    Alıntı bziya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    mobsy bakıyorum yavaş yavaş bir dönüş var , şimdi de diyorsunuz ki [RENK]" ben çıplak ayetleri yazıyorum , yorum yapmıyorum " [/RENK]

    Peki çıplak ayetleri yazıyorsan , ayetleri kafana göre hakiki manasını bilmeden herhangi bir olaya yada konuya iliştirmek ne kadar doğrudur.Konu tekdir ayet ise milyonlarca mâna içermektedir.Tam mânası ile iliştirdiğin konu ile ilgili değildir.Ama senin bakış açın ve kendi anlayışına göre öyle gözüküyordur.Buda başlı başına bir yorum sayılır.Yani yaptığın şudur ki büyük bir hatadır.


    Birincisi çıplak ayetleri , kendi aklına göre isabet ettiğini düşündüğün herhangi bir konu ile iliştirmek , mesela ( Allahü Teala buyuruyor ki : Allah'ın ipine yapışın ) sen bu ayeti tutup nereye , hangi konuya iliştirebilirsin.Kendi anlayışına göre hareket edersen binlerce istediğin konuya bu ayeti cevap olarak yazabilirsin.Fakaat işte burda durman gerekir çünkü iliştirdiğin konu gerçek anlamda bahsedilen konu değildir.Bu büyük bir hatadır.

    İkincisi burada da aklınca hile yapıyorsun ve buna herkezin gözü kör , kulağı sağı sağır , anlayışı kıt olarak inanmasını, aldanmasını bekliyorsun.Yaptığın şudur ki , işine gelen ayeti işine gelen konu ile iliştiriyorsun , mesela alimlere uyulmasını emreden ayetleri hatırlatınca onları görmezden geliyorsun , nahl 44 ayetini hatırlatınca görmezden duymazdan geliyorsun , ve en büyük hatan ise alimlere uyun hadisi şeriflerini görmezden geliyor yok sayıyorsun.Fakat hesaba katmadığın bişey var , insanlar zannettiğin kadar ahmak değiller.

    NETİCE : Ayetler kafana göre istediğin konu ile ilişkilendirilemez , bunu yaparsan iliştirdiğin konu ile birlikte ayeti hapsetmiş o konuya mecbur bırakmış olursun.Halbuki böyle bişey yok.Buda bir yorumdur , kendi aklına göre mana vermektir.Bunun için baştan beri diyoruz ki , bu işi ehli olan veraset sahibi Efendimizin varisleri olan herbiri müctehid olan mezhep imamları ve onların talebeleri olan Ehli Sünnet alimleri yapabilir.Zaten bu büyükler de bildirilmesi lazım olan herşeyi bildirmişler kimsenin başka bir şey söylemesine gerek bırakmamışlardır.Dinimiz kamil bir dindir.Kıyamete kadar Ehli sünnet alimlerinin bu bildirdikleri naklettikleri bilgiler geçerlidir.

    Yukarıda ehliyetsiz olduğunu bildiğin için köşe bucak cevap vermekten defalarca kaçındığın ilmlerin sahibi olan yüksek zatlar yapabilir.Sonuç olarak masal anlatmayı bırak ve bu safsatalara kimsenin aldanmasını inanmasını bekleme , bilgisizlik konusunda senden daha şerbetlisini şimdiye kadar görmedim.Ama görüyorumki cahilliğinide alimlik olarak vasfeden bir şerbetlisin.Buda senin için büyük bir handikap zira bu yoldan gitmeye devam edersen çelişkilerin asla bitmeyecek ve zaten yarım olan aklında kaçacak.Tam manası ile kafayı üşüteceksin.Tavsiyem odur ki , bu işler sana en az 50 gömlek büyük gelir , yapacağın en akıllı şey , bu işleri bırakıp , fıkra anlatmayı bırakıp , ayakkabı boyacılığı yapmandır.Diplomalarını sandığına asmayı unutma , çok faydası olur.

    Tekke konusuna da kısaca değinelim , biz tekkeci isek sizde , etiketli cahilsiniz vesselam.

    Allahü Teala razı olsun , cahillere akıl fikir versin , iftira ve yalanlarını yüzlerine çarpsın.Anlayışlarını düzeltmek nasip etsin yoksa yüzü koyun nere gittikleri pek aşikardır.

  9. #19
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Alıntı irafshi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Allahü Teala razı olsun , cahillere akıl fikir versin , iftira ve yalanlarını yüzlerine çarpsın.Anlayışlarını düzeltmek nasip etsin yoksa yüzü koyun nere gittikleri pek aşikardır.

    Yazimin basina bak ARA yalan nasil cikti

    ANA yalan ise ehli sunnet olmaniz.
    Ehl-i bidat oldugunuzun ispati olan sorunun cevabi gelmedi.

    Seyhinize soyleyin.Diger tekkelerden yardim alabilir.
    Bir haftaya yakin zaman gecti,hala bir cevap yok!
    Ya iki cevap isteseydim?

    Siz muslumanlari birakip tekkelerinize donun.

    Ehl-i Bidat belgenizin sorularini bir daha asiyorum.
    Ya cevaplayin!
    Ya seyhinizi getirin!
    Ya da isi gucu birakip butun putperest bilgilerinizi baslarim yazmaya.

    En iyisi seyhinizi getirin o soylesin.
    Ben taraf oldugum icin konulari hic yumusatmam.

    Simdi bidat ehl-i olmadiginizi ispat etmeniz icin sorulari asiyorum.Yeniden.

    a) Muhammed as'in seyr-i suluk hadisleri
    b) Hulefa-i Rasidin'in seyr-i suluk hadisleri
    c) Sahabe'nin seyr-i suluk hadisleri
    d) Tabiin'in seyr-i suluk hadislerini
    e) Muctehid imamlar'in seyr-i suluk ictihadlarini

    BUNLAR YOKSA SUNNETTE OLMIYANI DIN DIYE GETIRDINIZ.
    EHL-I BIDAT
    EHL-I BIDAT
    EHL-I BIDAT ................................OLDUNUZ.

    Resulun tekkeciligiyle ilgili hadislerini, amellerini
    Ilahi delilleriyle yazsinlar bakalim.
    Dikkat et Ilahi diyorum.Ilahlarinin demiyorum.
    Eger yoksa yani Resulun sunnetinde yoksa sunnetten ciktiniz.

    Kur'an'a gelince zaten yazilana bakmiyorsunuz.
    Arapca okuyun dedik.
    baktik o yok.
    Turkcesini yazdik
    kabul etmiyorsunuz.

    hemen ehliyet,diploma,pasapot....
    Emekli trafik polisisiniz sanki.

    Ya sn.irafshi! Ne olacak senin bu halin?
    bak seyhim bunlari cevabini veremeyen tekkeden KAC!
    Cunku bunlar daha isin elifi.

    Sizle olmaz seyhle olmaz.
    Bana seyhleriniz lazim.
    Bakalim onlarda ellerinde trafik kontroloru gibi rabbciklerin kagitlariya mi geziyorlar.

    Adamlara bu sorulari gosterip cevap istediginizi biliyorum.
    Verdikleri cevaplarida biliyorum.
    Iste boyle caresiz selvi agaci gibi kalirsiniz.
    Hani her ruzgarda egilen.......

    Onlara;"Bu sorular konuya giris sorulariymis" de!
    Korkmasinlar.Soz veriyorum onlarin bildigi konularin disina cikmayacagim.
    Onlar neyi soylerse onlarin cevaplarini hadis kaynagindan,
    Kur'an kaynagindan,Ictihadlerden alacaklar.
    "ben o konuyu calismadim!"
    Dedikleri yerlerden bahsetmiyecegim.

    Sizler de boyle arada sefil olmaktan kurtulun.
    Bu is sizin harciniz degil!
    Onlar boylarinin olcusunu almadan
    Siz bu esaretten kurtulamazsiniz....

    Haa unutmadan nobetci seyhim.
    Carsamba uc aylar basliyor.
    Persembe Regaib!
    Hayirlara vesile olur Insaallah!

    Arkadaslar Hacc geliyor.
    Hazirmisiniz;" Sahid ol ya Rabb!"

    Diyen gozlerimizin nuru Muhammed as'a
    Arafatta;" SAHIDIZ YA RESULLALLAH!"
    Diye bagirmaya!.....................

  10. #20
    - Çevrimdışı
    yeni üye irafshi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Nerden
    Amerika /
    Mesaj
    64
    Rep Gücü
    245
    Alıntı bziya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sayın mobsy , siz tasavvufu felsefe ile karıştırıyorsunuz , ikisi birbirinden tamamen bağımsız ve farklıdır.

    Tasavvuf, Yahudi veya Yunan filozoflarının uydurması değildir. Tasavvuf bilgilerinin hepsi Resulullah efendimizden gelmektedir. Bunların isimleri sonradan konulmuştur. Resulullahın, Peygamber olduğu bildirilmeden önce, kalble zikrettiği muteber eserlerde yazılıdır.

    Zikir ve nefs muhasebesi, Resulullah ve Eshab-ı kiram zamanında da vardı. Hicri 2. asır sonlarında, Ehl-i sünnetten, kalblerini gafletten koruyanların ve nefslerini Allah’a itaate kavuşturanların bu hallerine Tasavvuf ve kendilerine Sofi ismi verildi. Kendine ilk defa sofi denilen zat, Ebu Haşim Sofidir.

    Tasavvuf, İslam ahlakı ile ahlaklanmak için gereken bilgileri öğreten bir ilimdir. Tıp ilmi, beden sağlığına ait bilgileri öğrettiği gibi, tasavvuf da kalbin, ruhun, kötü huylardan kurtulmasını öğretir, kalb hastalıklarının alametleri olan kötü işlerden uzaklaştırır, Allah rızası için güzel iş ve ibadet yapmayı sağlar. Zaten dinimiz, önce ilim öğrenmeyi, sonra buna uygun iş ve ibadetin Allah rızası için yapılmasını emreder. Kısaca din, ilim, amel ve ihlastan ibarettir.

    Tasavvufun iki gayesi vardır: Birincisi, imanın yerleşmesi ve şüphe getiren tesirlerle sarsılmaması içindir. Akıl ile, delil ve ispat ile kuvvetlendirilen iman böyle sağlam olmaz. Allahü teâlâ buyurdu ki:
    (Kalblere imanın yerleşmesi ancak ve yalnız zikir ile olur.) [Rad 28]

    Zikir, her işte, her harekette Allahü teâlâyı hatırlamak, Onun rızasına uygun iş yapmak demektir. İkinci gayesi, ibadetlerde kolaylık, lezzet hasıl olması için, nefsten doğan sıkıntıların giderilmesidir. İbadetleri kolaylıkla, seve seve yapmak ve günah olan işlerden de nefret edip uzaklaşmak, ancak tasavvuf ilmini öğrenip, bu yolda ilerlemek ile mümkündür.

    Evliyalığa kavuşturan yol tasavvuftur
    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:İslam dininin bir sureti, bir de hakikati, özü vardır. Sureti, önce iman etmek, sonra, Allahü teâlânın emirlerine ve yasaklarına uymaktır. İslam dininin suretine kavuşanların nefsi emmareleri inkârda ve isyan etmektedir. Bunların imanı, imanın suretidir. Kıldıkları namaz, namazın suretidir. Oruç ve başka ibadetleri de böyledir. Çünkü, nefs-i emmare, insan varlığının temelidir. Herkes (Ben) deyince, nefsini göstermektedir. İşte, bunların nefsleri iman etmemiş, inanmamıştır. Böyle kimselerin imanları ve ibadetleri hakiki, doğru olabilir mi? Allahü teâlâ, çok merhametli olduğu için, yalnız surete kavuşmayı kabul buyurmuştur. Bunları, razı olduğu Cennetine sokacağını müjdelemiştir. Yalnız kalbin inanmasını kabul buyurması, nefsin inanmasını da şart koşmaması, Onun büyük ihsanıdır.

    Evet, Cennet nimetlerinin de, hem suretleri, hem hakikatleri vardır. İslam dininin suretine kavuşanlar, Cennetin suretinden pay alacaklardır. Dünyada, İslam dininin hakikatine kavuşanlar, Cennetin hakikatine kavuşacaklardır. Surete kavuşmuş olanlarla hakikate kavuşmuş olanlar, Cennetin aynı bir meyvesini yiyecek. Fakat, herbiri başka tat alacaktır. Resulullah efendimizin mübarek zevceleri Cennette, Resulullahın yanında olacak, fakat duydukları lezzet başka olacaktır. Eğer, başka olmasaydı, bu mübarek zevcelerin, bütün insanlardan [peygamberlerden] daha üstün olmaları lazım gelirdi. Her üstün olan kimsenin zevcesinin de, bunun gibi üstün olması gerekirdi. Çünkü zevceler, Cennette zevclerinin yanında olacaktır. İslam dininin suretine kavuşanlar, buna uydukları zaman, ahirette kurtulabileceklerdir. Buna uyanlar, umumi evliyalığa, yani Allahü teâlânın rızasına, sevgisine ermiş demektir. Bununla şereflenen, tasavvuf yoluna girebilecek, (Vilayet-i hassa) denilen özel evliyalığa kavuşabilecek kimse demektir. Bunlar, nefs-i emmarelerini itminana ulaştırabilirler. Şunu iyi bilmelidir ki, bu vilayette, yani İslam dininin hakikatinde ilerleyebilmek için, İslam dininin suretini elden bırakmamak lazımdır.

    Tasavvuf yolunda ilerlemek, Allahü teâlânın ismini çok zikretmekle olur. Bu zikir de, İslam dininin emrettiği bir ibadettir. Zikretmek, âyet-i kerimelerde ve hadis-i şeriflerde övülmüş ve emredilmiştir. Tasavvuf yolunda ilerleyebilmek için, İslam dininin yasakladığı şeylerden sakınmak şarttır. Farzları yapmak, insanı bu yolda ilerletir. Tasavvuf yolunu bilen ve yolculara önderlik edebilen bir Rehber [Mürşid] aramak da, İslam dininin emrettiği bir şeydir. Maide suresinin 35. âyetinde, (Ona kavuşmak için vesile arayınız) buyuruldu. (Vesile, insan-ı kâmil demektir). Allahü teâlânın rızasına kavuşmak için, İslam dininin sureti de, hakikati de lazımdır. Çünkü, evliyalık üstünlüklerinin hepsi, İslam dininin suretine uymakla ele geçer. Peygamberlik üstünlükleri de, İslam dininin hakikatinin meyveleridir. Her üstünlükte Allahü teâlânın emirlerine ve yasaklarına uymak lazımdır.

    Evliyalığa kavuşturan yol tasavvuftur. Tasavvuf yolunda ilerleyebilmek için, Allah’tan başka her şeyin sevgisini kalbden çıkarmak lazımdır. Allahü teâlânın ihsanı ile, kalb hiçbir şeyi görmez olursa, (Fena) denilen şey hasıl olur. (Seyr-i ilallah) tamam olur. Bundan sonra, (Seyr-i fillah) denilen yolculuk başlar. Böylece, (Beka) denilen şey hasıl olur ki, aranılan da budur. İslam dininin hakikati buradadır. Buna kavuşan zata (Veli) denir ki, Allahü teâlânın razı olduğu, sevdiği kimse demektir. Burada (Nefs-i emmare) mutmainne olur. Nefs, küfürden kurtulup, Allahü teâlânın kaza ve kaderinden razı olur. Allahü teâlâ da, ondan razı olur. Kendini anlar. Büyüklük, kendini beğenmek hastalığından kurtulur.
    (2/50)

    Fena-fillah, beka-billah
    Sual: Evliyalığa, (Fena-fillah ve beka-billah) deniyor. Bunlar ne demektir?
    CEVAP
    Fena-fillah, kalbi, Allahü teâlânın beğenmediği şeylerden temizlemek, boşaltmaktır.
    Beka-billah, Allahü teâlânın sevdiği şeylerle kalbi doldurmaktır.


    Tasavvuf, kalbi saf yapmak, kötü huylardan temizlemek ve iyi huylarla doldurmak demektir. Tasavvuf hâl işi olduğu için, yaşayan bilir, tarif ile anlaşılmaz.

    Tasavvuf ilmi, kalb ile yapılması ve sakınılması gereken şeyleri ve kalbin, ruhun temizlenmesi yollarını öğretir. Buna (Ahlak ilmi) de denir.

    Tasavvuf ehli, kendi derecesine göre, tasavvufu tarif etmiştir. Birkaçı şöyle:

    Tasavvuf, dinin emirlerine uyup, yasaklarından kaçarak kalbi kötü huylardan temizleyip, iyi huylarla doldurmak demektir.

    Tasavvuf, sünnet-i seniyyeye yapışmak ve bid'atlerden kaçmaktır.

    Tasavvuf, nefsin iman ve itaat etmesi, bütün ibadetlerin ve bütün hayırlı işlerin hakiki ve kusursuz olmasıdır. Allahü teâlânın lütuf ve ihsanı ile daha yükseklere çıkanlar da olur.

    Tasavvuf, fâni olan her şeyden yüz çevirip, baki olana bağlanmaktır.

    Tasavvuf, İslam ahlakı ile süslenmektir.

    Tasavvuf, ölmeden önce ölmektir.

    Tasavvuf, baştan başa edeptir, tamamen edepten ibarettir.

    Tasavvuf, kadere rızadır.

    Tasavvuf, Hak teâlâya inkıyaddır, kayıtsız şartsız teslimiyettir.

    Tasavvuf, emeli bırakıp amele devam etmektir.

    Tasavvuf, kalbi kötü huylardan temizlemek ve iyi huylarla doldurmaktır.

    Tasavvuf, namaz, oruç ve geceleri ibadet etmek demek değildir. Bunları yapmak her insanın kulluk vazifesidir. Tasavvuf, insanları incitmemektir. Bunu yapan, vasıl olmuş, yani maksada kavuşmuştur.

    Tasavvuf, insanı, ibadetlerde gereken ihlasa ve insanlara karşı gereken güzel ahlaka kavuşturan yoldur. İnsana bu yolu mürşid-i kâmil öğretir.

    Tasavvuf, her sözünde, her işinde, dine yapışmaktır.

    Tasavvuf, ızdırap çekmektir. Sükun ve rahatlıkta, tasavvuf olmaz. Yani, aşıkın maşuku aramaya çalışması, maşuktan başkası ile rahat etmemesi gerekir.

    Tasavvuf, Resulullahın mübarek kalbinden çıkıp, evliyanın kalblerine gelen bilgilerdir.

    Tasavvuf, kendi nefsinin ayıplarını, kusurlarını anlamaktır ve dine uymakta kolaylık ve lezzet hasıl olmaktır ve gizli olan şirkten, küfürden kurtulmaktır.

    Tasavvuf, herkese merhametli olmak ve ruhsat olan ameli terk etmektir.

    Tasavvuf, Allahü teâlâyı, görür gibi ibadet etmektir.
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Allahü teâlâyı görür gibi ibadet et! Sen Onu görmüyorsan da, O seni görüyor.) [Buhari]

    (Bir kimse, iki salih komşusundan nasıl utanıyorsa, gece gündüz, kendisi ile beraber olan iki melekten de öyle utanmalıdır!) [Beyheki]


    FELSEFE NEDİR

    Felsefe = Philosophie, Yunanca “philos” [sevgi] ve “sofia” [hikmet] kelimelerinden meydana gelmiş, “hikmet sevgisi” demektir. Felsefe, bir konu üzerinde insanların akıl ve mantık yolu ile inceleme ve araştırmalarla elde ettikleri sonuçlardır. Her şeyin aslını arama ve ne için var olduğunun sebebini bulmak için çalışma demektir. Felsefe ile meşgul olanların, hem ruh, hem de fen bilgilerinde çok derin bilgi sahibi olması gerekir. Fakat bir insanın ne kadar ilmi olursa olsun, yanlış düşünebilir veya yaptığı araştırmalardan yanlış sonuçlar çıkarabilir. İşte bunun içindir ki, felsefe, hiçbir zaman kesin sonuçlar vermez. Bir kere de, bunu işiten insanın kendi akıl ve mantık süzgecinden geçirmesi gerekir.

    Her felsefenin bir de zıddı vardır. Her iki düşünceyi karşılaştırmak gerekir. Birçok felsefi düşünceler zamanla değişebildiği için hiçbir zaman kesinlik taşımaz. Dinimizdeki nasslar ise kesindir, tartışılmaz.


    Kaynak : Bziya / Dinimiz İslam
    Allahü Teala razı olsun.

    Bizde birkaç ek yapalım inşallahü teala ;

    Şimdi bazı cahiller diyor ki , tasavvuf terimleri dine sokulan bid'attir siz bid'ati dine soktunuz diyerek bütün Ehli Sünnet alimlerine küfrediyor , dil uzatıyorlar.Alimlere olan inancı sarsmak için misyonerlik faaliyetlerinde bulunuyorlar.

    Ümmetin bütün Ehl-i sünnet alimlerinin büyük bildiği Efendimizin hadisi şerif ile müjdelediği ( Sıla ismide bir Alim gelecek sünnetimi yenileyecektir , onun şefaati ile bir çok kişi cennete girecektir ) İmam-ı Rabbani hazretlerini Ehli sünnetin dışında dar ve kuru akıl ile felsefe yapanlar ile aynı kategoriye koyuyorlar.Aynı şekilde İmam-ı Gazali ve birçok Ehli sünnet alimini de aynı şekilde görerek iftira ediyor düşmanlıklarını gösteriyorlar.

    ŞİMDİ BU HERYANI HEZEYAN OLAN SÖZLERE REDDİYE OLARAK CEVABIMIZ VERELİM :

    Her ilmin kendi içinde kullanılan tabirleri vardır.Tasavvuf ilminin de kendine has tabir ve izahatlar vardır.Yukarıda TASAVVUF'un ne olduğu anlaşıldı , Tasavvuf ilmi İslamiyetin hakikatine kavuşmak için aklen elde edilen bilgilerin hâl ile elde edilmesi için yardımcı bir ilmdir.Bu ilmi İslamiyet'ten ayrı görmek , fıkıh ilmini veya kelam ilmini de islamiyyetten ayrı görmek gibi abes ve büyük bir cahilliktir.

    Örnek :

    1- Hukukta bazı terimler kullanılır. Mesela dava, duruşma, beraat, vekil, müvekkil, teminat, zimmet, icra, iflas, miras, varis, vasi, infaz, zabıt, muhakeme, tahkikat, mümeyyiz, nafaka, hak, hukuk gibi kelimelerin Türkçesi olmaz. Türkçesi yazılsa da anlaşılmaz zaten.

    2- Tıpta da bazı terimler kullanılır. Mesela, karantina, terapi, psikiyatri, kardiyoloji, jinekoloji, üroloji, nöroloji, check up [çekap], anestezi, narkoz, operasyon, enjeksiyon, tahlil, tomografi, röntgen, migren, tansiyon, prostat, menopoz, glokom, katarakt, aft, kolesterol, kist, sinüzit, farenjit, menenjit, bronşit, siroz, diyabet, egzama, alerji, kanser, ülser, enfeksiyon, nevrasteni gibi kelimelerin Türkçesi olmaz.

    3- Ekonomide de bazı terimler kullanılır. Bunları ancak ekonomistler ve bu işle ilgilenenler bilir. Mesela açığı kapatmak için hükümetçe yapılan para yardımına sübvansiyon deniyor. Para arzına emisyon, yabancı paralara göre, paranın değerini düşürmeye devalüasyon deniyor. Fiyatların artması, paranın değerinin düşmesiyle meydana gelen ekonomik bozukluğa enflasyon deniyor. Böyle kelimelerin Türkçesi olmaz.

    4- Bilgisayar kullanıyoruz. Bazı teknik tabirleri, mesela delete, enter, mouse, mail, CD, disk, disket, ekran, online, offline, chat [sohbet] gibi kelimeleri bilmek gerekir. Chat [çet] sohbet demekse de, bilinen sohbetten farklıdır. Bir sanal odada, bir sayfada karşılıklı yazışmadır.

    5- Dinini öğrenmek isteyen kimsenin de, ezan, ikamet, niyet, kefaret, fidye, farz, vacib, sünnet, müstehab, kıyam, kıraat, rükû, secde, âyet, hadis, sure, tadil-i erkân, haram, helal, küfür, fasid, batıl, sahih, caiz, nisab, ictihad, müctehid, mezhep, tasavvuf, ihlas, riya, gıybet, su-i zan, hüsn-i zan, mucize, keramet, firaset gibi Arapça kelimeleri bilmesi gerekir. Bilmezse dinini öğrenmesi mümkün olmaz.

    Dünya işlerinde, teknikte de öyledir. Birkaç örnek verelim:

    1- Bir spiker maçı anlatırken, gol oldu yerine top iki direk arasına girdi dese tuhaf olmaz mı? Korner, ofsayt, faul, penaltı gibi kelimeler yerine başka kelimeler kullanılsa tuhaf olur.

    2- İnternet, genel ağ demektir; ama bir kimse internete girdim yerine, açıklaması olan, herhangi bir sınırlaması ve yöneticisi olmayan uluslararası bilgi iletişim ağına girdim demesi tuhaf olur.

    3- Tıpta da bazı terimler kullanılır. Mesela, kanser yerine, hücrelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalan kötü ur hastalığı demek tuhaf olmaz mı?


    Her ilmin, her mesleğin kendine has deyimleri bulunur. Bunlar yadırgamamak lazımdır. O ilmi öğreneceksek terimleriyle öğrenmemiz gerekir.

Benzer Konular

  1. Küfür Rahatlatıyor
    dogangunes Tarafından ilginç konular Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 05-12-2011, 01:38 AM
  2. Küfür bulaşığı
    bziya Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 03-06-2010, 01:04 AM
  3. Patronlara küfür....
    Guney Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 19
    Son mesaj: 19-09-2009, 10:54 PM
  4. Bol bol küfür edin!
    YukseLL Tarafından Güncel Haber ve Manşetler Foruma
    Yorum: 16
    Son mesaj: 06-09-2009, 07:51 AM
  5. Haftanın hangi 2 gününü kafana takmadan yaşamalısın?
    s-a-d-e Tarafından Sohbet ve Dedikodu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 25-12-2007, 05:19 AM
Yukarı Çık