Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 Toplam: 5

Bid’at ehlini sevmek ve dostluk kurmak

Din ve İnanç Kategorisinde ve islam (Müslümanlık) Forumunda Bulunan Bid’at ehlini sevmek ve dostluk kurmak Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Bid’at ehliye arkadaşlık yapmak caiz değildir. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: İyi biliniz ki, bid’at ehli ile konuşmak, kâfirle arkadaşlık ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864

    Unknown Bid’at ehlini sevmek ve dostluk kurmak

    Bid’at ehliye arkadaşlık yapmak caiz değildir. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    İyi biliniz ki, bid’at ehli ile konuşmak, kâfirle arkadaşlık etmekten, kat kat daha fenadır. Bid’at ehlinden yılandan, canavardan kaçar gibi kaçmak gerekir. (1/260)

    Bid’at ehlinden başka herkese, dosta ve düşmana, Müslümana ve kâfire, daima güler yüz, tatlı dil göstermelidir. Bid’at ehline ve münafıklara ve açıkça günah işleyenlere tatlı dil ve güler yüz caiz olmadığı için, zaruret olmadıkça, bunlarla karşılaşmamaya, görüşmemeye çalışmalı, görüşülürse, zaruret miktarını aşmamalıdır. (Nikaye)

    Bid’at ehli ile görüşmeyi yasaklayan hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

    (Bid’at sahibine hürmet eden, İslamiyet’i yıkmaya yardım etmiş olur.) [Taberani]

    (Onlardan kaçın! Sizi dalalete, fitneye düşürmesinler.) [Müslim]

    (Hasta olurlarsa, ziyaretlerine gitmeyin!) [Ebu Davud]

    (Karşılaşınca, onlara selam vermeyin!) [İbni Mace]

    (Onlarla birlikte bulunmayın, birlikte yiyip içmeyin!) [Ukayli]

    (Onların cenazelerine gitmeyin, onlarla birlikte namaz kılmayın!) [İbni Hibban]

    (Onlar benden, ben de onlardan değilim. Onlarla cihad, kâfirlerle cihad gibidir.) [Deylemi]

    (Bir bid’at ehli öldüğünde İslam’da bir fetih vuku bulmuş gibi olur.) [Hatib]

    (Bir bid’at çıkaran, ölmeden önce mutlaka onun kötülüğüne maruz kalır.) [Taberani]

    (Bid’at ehlinden ilim öğrenmeye çalışmak, kıyamet alametlerindendir.) [Taberani]

    (Bid’at ehline şeytan çok ibadet yaptırır, onu çok ağlatır.) [Mektubat-ı Masumiyye]

    (Bid’at ehline sert davran! Allahü teâlâ, onlara düşmandır.) [İbni Asakir]

    (Kim bid’at ehlinden buğz ederek yüz çevirirse, Allahü teâlâ onun kalbini korkulardan emin kılar ve imanla doldurur. Bid’at ehline sert muamele edeni de, en büyük korku gününde emin kılar. Bid’at ehlini hakir ve zelil göreni de, Cennette yüz derece yükseltir. Bid’at ehline selam veren veya onu sevindirici şeyle karşılayan, Kur’an-ı kerimi küçümsemiş olur.) [Hatib]

    Seyyid Abdülkadir-i Geylani hazretleri buyuruyor ki:
    Hadis-i şerifte (Bid’at ehline, Allah için sert bakanın kalbini, Allahü teâlâ imanla doldurur ve korkulardan emin kılar) buyurdu. Tasavvuf büyüklerinden Fudayl bin Iyad, (Bid’at söyleyenleri ve yapanları sevenlerin ibadetlerini, Allahü teâlâ kabul etmez ve kalblerinden imanlarını çıkarır. Bid’at ehlini sevmeyenin ibadeti az olsa da, Allahü teâlânın bunu affetmesi umulur. Yolda bid’at sahibine karşı gelirsen, yolunu değiştir) buyurdu. Süfyan bin Uyeyne de, (Bid’at ehlinin cenazesinde bulunana cenazeden ayrılıncaya kadar, Allah gazap eder) buyurdu. (Gunye)

    Bid’at ehlinden böyle uzak durmanın sebebi bid’atin çok kötü bir iş olduğu içindir; çünkü bid’at çıkaran dine ilave yapıyor, Allah adına, Resulü adına hükümler koymuş oluyor. Allah’ın ve Resulünün koyduğu hükümleri beğenmemiş oluyor. Kendi bozuk yolunu yaymaya çalışıyor. Her günahtan daha büyüğünü işlemiş oluyor.

    Bid’at fırkalarını sevmek
    Sual: Resulullah, (Ümmetim 73 fırkaya ayrılacak, 72’si [bid’at fırkaları] Cehenneme gidecek yalnız bir fırka kurtulacak, o da benim Eshabımın yolunda giden fırkadır) buyururken, Ehl-i sünnet âlimleri de, kurtuluş fırkasının, Ehl-i sünnet olduğunu açıklarken, bir bid’at ehli, (Bu ümmet, bid’at fırkalarıyla her çeşit mezheple bir bütündür, hepsini severim, hiç birini tenkit etmem) diyor. Cehennemlik olan bid’at ehlini sevmek, Allah ve Resulüne karşı gelmek değil midir?
    CEVAP
    Bid’atin ve bid’at sahiplerinin zararlarını ve onlardan uzaklaşmak gerektiğini, dinimiz açıkça bildirmiştir.

    İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
    Bid’at ehlini sevmemek ve zararlarını da duyurmak lazımdır. (Kimya-yı Saadet)

    Muhammed Masum hazretleri buyuruyor ki:
    Her müminin Ehl-i sünnet itikadına yapışması, bozuk imandan kaçınması lazımdır. Bid’at sahipleriyle münakaşa etmemeli, onlardan uzaklaşmalıdır. Bayramlarda, sevinçli zamanlarda ziyaretlerine gitmemeli, cenazelerine namaz kılmamalı. İtikadları bozuk olduğu için, onları sevmemeyi ibadet bilmeli. Bid’at sahiplerini sevenlerin ibadetleri kabul olmaz. Bid’at sahiplerini sevmeyenleri, Allahü teala affeder. Muhabbetin alameti, sevilenin dostlarını sevmek, düşmanlarını sevmemektir. (1/29)

    Bid’at sahibinin meclisinde bulunma! Sözlerini işitme! Hatta onların bulunduğu şehirden uzak ol ki, zamanla kalbin onlara kaymasın! Onlara uymamalı. Onlar din adamı değil, din hırsızlarıdır. Şeytanın tuzaklarıdır. Onların yaldızlı, acıklı sözlerine aldanmamalı, aslandan kaçar gibi, bunların yanından kaçmalıdır. (2/110)

    Mazher-i Can-ı Canan hazretleri buyuruyor ki:
    (Kâfirleri, bid’at sahiplerini ve açıkça günah işlemeye devam eden fasıkları sevmemek emrolundu. Bunlarla konuşmamalı, evlerine, toplantılarına gitmemeli, selam vermemeli, arkadaşlık yapmamalıdır.)

    Bid’at ehli demek, bid’atini yaymak için yani Müslümanların imanlarını, ibadetlerini bozmak için uğraşan kimse demektir. Dinimiz bid’at sahiplerini sevmemeyi, onları aşağılamayı emretmektedir. Onlara saygı göstermek haramdır. Bid’at yayıldığı ve zararının çoğaldığı zaman, bunu reddetmek, bunun kötülüğünü Müslümanlara duyurmak farzdır. Hatta farzların önemlilerinden olduğunda, icma-i ümmet vardır. Selef-i salihin ve bunların halefleri, hep böyle yaptılar. Bu farzı terk eden, icmadan ayrılmış olur. (S. Ebediyye)

    Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
    (Bid’atler yayılıp, sonra gelenler öncekilere lanet ettiği zaman, doğruyu bilenler herkese söylesin! Eğer söylemeyip gizlerse, Allahü teâlânın indirdiği Kur’an-ı kerimi gizlemiş olur.) [İbni Asakir]

    Görüldüğü gibi dinimiz, bid’at sahiplerini sevmeyi değil, bilakis sevmemeyi, onlarla mücadele etmeyi, hem onlara, hem de onlara aldanmamaları için bütün Müslümanlara, emr-i maruf yapmayı emrediyor. (Ben bir mezhebi taklit etmem, tahkik edip anladığıma uyarım) diyen mezhepsiz, dinimizin emrine aykırı olarak, (Ümmetin bütün fırkalarını severim, hiç birinin tırnağının satılmasına razı olmam) diyor. Mezhepsizin bid’at ehlini sevmesi yadırganmaz. Âhirette herkes, sevdikleriyle beraber olacaktır.

    Kâfir ve bid’at sahibi
    Sual: Mektubat-ı Rabbani’de, (Bid’at sahibiyle arkadaşlık etmek, kâfirle arkadaşlık etmekten, daha fenadır) deniyor. Yani bid’at sahibi olmak, kâfir olmaktan daha mı kötüdür?
    CEVAP
    Kâfir olmaktan daha kötü denmiyor. Kâfirlerle arkadaşlık etmekten daha kötü deniyor; çünkü Müslüman, genelde kâfirin kötü olduğunu bilir, ona inanmaz; fakat bid’at ehlinin namaz kıldığını, dine uygun yaşamaya çalıştığını görünce, ister istemez, kalbi ona meyledebilir. Bozuk sözlerinin, bozuk itikadının tesiri altında kalabilir. Buysa, onu felakete götürür; çünkü bid’at ehlinin namazı, orucu ve diğer ibadetleri kabul olmaz. Bid’at ehlinden, yılandan, aslandan kaçar gibi kaçmalı. Bir hadis-i şerif meali:
    (Kişinin dini, arkadaşının dini gibidir, kiminle arkadaşlık ettiğinize dikkat edin!) [Hâkim]

    Kaynak : İslam Ahlakı / Faideli Bilgiler / Hak sözün Vesikaları / Mektubat Tercemesi / Tam İlmihal

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Bid’at ehlini sevmek ve dostluk kurmak

    Müceddidi elfi sani ( beşinci asrın müceddidi ) elbette hak söyler. O kutuplarımızın hilafına bir beyan irad etmekten Allaha sığınırım...

    Kısaca ve Müellif'e has bir tanım yapmak istiyorum bid-at hakkında.

    Bid-at : Din de olmayan ve dinde olmamakla beraber Dinin üssül esası olan " Hakaiki Kuraniye ve Sünnet ve Hadisi Nebeviyenin " manevi ruhlarını eza dan ibaret olan akval ve etvarlardır..
    Bu tarz ile olan her şeyın her şe-ni ayaklarımızın altındadır.

    Biz Ehli sünnet ve cemaat buna " bidat-ı seyyie " diyoruz.

    Hakikatte böyle bir safta yer almıyan bazı halis kişileri veya gurupları bu tarz bir fırkai dallenin içinde görmek çok acınacak bir durum olsa gerek. Böyle bir düşüncenin vermiş olduğu neticenin semeresi bozuk olmakla beraber sağa sola ısmarlamak da beraberinde ciddi bir mesuliyet getirir. Bunlardan bir tanesi giybettir. Gıybet ise " en ye-kule lehme ahihi meyta " dır.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  3. #3
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864

    Cevap: Bid’at ehlini sevmek ve dostluk kurmak

    Alıntı M ü e l l i f...´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Müceddidi elfi sani ( beşinci asrın müceddidi ) elbette hak söyler. O kutuplarımızın hilafına bir beyan irad etmekten Allaha sığınırım...

    Kısaca ve Müellif'e has bir tanım yapmak istiyorum bid-at hakkında.

    Bid-at : Din de olmayan ve dinde olmamakla beraber Dinin üssül esası olan " Hakaiki Kuraniye ve Sünnet ve Hadisi Nebeviyenin " manevi ruhlarını eza dan ibaret olan akval ve etvarlardır..
    Bu tarz ile olan her şeyın her şe-ni ayaklarımızın altındadır.

    Biz Ehli sünnet ve cemaat buna " bidat-ı seyyie " diyoruz.

    Hakikatte böyle bir safta yer almıyan bazı halis kişileri veya gurupları bu tarz bir fırkai dallenin içinde görmek çok acınacak bir durum olsa gerek. Böyle bir düşüncenin vermiş olduğu neticenin semeresi bozuk olmakla beraber sağa sola ısmarlamak da beraberinde ciddi bir mesuliyet getirir. Bunlardan bir tanesi giybettir. Gıybet ise " en ye-kule lehme ahihi meyta " dır.
    Hakikatte bid'at ehli olmayanbir zevata iftira atmaktan Hakka sığınırım.Bizim verdiğimiz deliller güneş gibi ortada ve kat'i sabittir.

    Bid'at ehlini kötülemek gıybet olmaz. Gıybet, bir kimsenin gizli bir kusurunu, arkasından söylemektir. Harbilerin ve bid'at sahiplerinin ve açıkça günah işleyenlerin bu günahlarını ve zulmedenlerin ve alış verişte hile yapanların bu fenalıklarını müslümanlara duyurarak, bunların şerrinden sakınmalarına sebep olmak ve müslümanlığı yanlış anlatanların bu iftiralarını söylemek gerekir, gıybet olmaz (Redd-ül-muhtar c.5, s.263)

    Eshab-ı kirama dil uzatanlar, ölü olsun, diri olsun, bunları açıklamak, gıybet olmaz, aksine dinin emrine uymak olur.

    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Bid'atler çıkıp, Eshabıma kötü söz söylendiği zaman, doğruyu bilen, herkese söylesin! Allahü teâlâ, bildiği [ve gücü yettiği] halde doğruyu söylemeyen böyle âlime lanet eder.) [Deylemi]

    Eshab-ı kiramın hepsi Müslümandır. Bizim ölülerimizdir. Hiç kimsenin onları tenkit etmesi caiz olmaz. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Ölülerinizi hayırla anın, iyiliklerini söyleyin, kötülüklerini açıklamayın.) [Tirmizi]

    (Ölülerinize sövmeyin, onlar amelleriyle başbaşa kalmıştır.) [Buhari]

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye forumdayim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    almanya
    Yaş
    59
    Mesaj
    928
    Rep Gücü
    11376

    Cevap: Bid’at ehlini sevmek ve dostluk kurmak

    Alıntı M ü e l l i f...´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    [RENK]Müceddidi elfi sani ( beşinci asrın müceddidi ) [/RENK]elbette hak söyler. O kutuplarımızın hilafına bir beyan irad etmekten Allaha sığınırım...

    Kısaca ve Müellif'e has bir tanım yapmak istiyorum bid-at hakkında.

    Bid-at : Din de olmayan ve dinde olmamakla beraber Dinin üssül esası olan " Hakaiki Kuraniye ve Sünnet ve Hadisi Nebeviyenin " manevi ruhlarını eza dan ibaret olan akval ve etvarlardır..
    Bu tarz ile olan her şeyın her şe-ni ayaklarımızın altındadır.

    Biz Ehli sünnet ve cemaat buna " bidat-ı seyyie " diyoruz.

    Hakikatte böyle bir safta yer almıyan bazı halis kişileri veya gurupları bu tarz bir fırkai dallenin içinde görmek çok acınacak bir durum olsa gerek. Böyle bir düşüncenin vermiş olduğu neticenin semeresi bozuk olmakla beraber sağa sola ısmarlamak da beraberinde ciddi bir mesuliyet getirir. Bunlardan bir tanesi giybettir. Gıybet ise " en ye-kule lehme ahihi meyta " dır.
    Efendimiz`den bin yıl sonra İslam aleminde sapık fikirler, bozuk inanışlar artar, ortalığı fitne fesat sarar. Farzlar unutulur nafileler öne çıkar. Cahil tarikatçılar fıkıh, kelam bilmez, vahdet-i vücudu anlayamazlar. İşin acı yanı, ilimden hikmetten nasipsizler tarikat ile şeriat arasında ayrılık olduğunu sanır, kafa bulandırırlar. İşte o karışık günlerde alim ve arif bir zatın gelmesi beklenir ki bu mühim hizmet İmam-ı Rabbani hazretlerine nasip olur. Zaten onu bu yüzden[RENK] Müceddid-i elf-i sani (hicri ikinci binin müceddidi)[/RENK] diye anarlar. Büyük velinin topu tüfeği yoktur ama din düşmanlarını susturur. Hakkı batıldan ayırır, bid`atlerin dibini kurutur. İmam-ı Rabbani hazretleri aynı Efendimizin (Sallallahü aleyhi ve sellem) yaptığı gibi yapar. Devlet adamlarına mevki sahiplerine mektuplar yollar. Eh böylesi hizmetler kolay olmaz, hasedler ve sapıklar cephe alırlar. Yalanlar, dolanlar, iftiralar...

    tumgazeteler


    Müceddid- yenileyici

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Bid’at ehlini sevmek ve dostluk kurmak

    Alıntı bziya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hakikatte bid'at ehli olmayanbir zevata iftira atmaktan Hakka sığınırım.Bizim verdiğimiz deliller güneş gibi ortada ve kat'i sabittir.

    Bid'at ehlini kötülemek gıybet olmaz. Gıybet, bir kimsenin gizli bir kusurunu, arkasından söylemektir. Harbilerin ve bid'at sahiplerinin ve açıkça günah işleyenlerin bu günahlarını ve zulmedenlerin ve alış verişte hile yapanların bu fenalıklarını müslümanlara duyurarak, bunların şerrinden sakınmalarına sebep olmak ve müslümanlığı yanlış anlatanların bu iftiralarını söylemek gerekir, gıybet olmaz (Redd-ül-muhtar c.5, s.263)

    Eshab-ı kirama dil uzatanlar, ölü olsun, diri olsun, bunları açıklamak, gıybet olmaz, aksine dinin emrine uymak olur.

    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Bid'atler çıkıp, Eshabıma kötü söz söylendiği zaman, doğruyu bilen, herkese söylesin! Allahü teâlâ, bildiği [ve gücü yettiği] halde doğruyu söylemeyen böyle âlime lanet eder.) [Deylemi]

    Eshab-ı kiramın hepsi Müslümandır. Bizim ölülerimizdir. Hiç kimsenin onları tenkit etmesi caiz olmaz. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Ölülerinizi hayırla anın, iyiliklerini söyleyin, kötülüklerini açıklamayın.) [Tirmizi]

    (Ölülerinize sövmeyin, onlar amelleriyle başbaşa kalmıştır.) [Buhari]
    Hiç bir ehli iman yani dinini dünyası için feda etmiyen hiç bir " fert " hiç bir kimseye iftira atmaz ve atamaz. Olsa olsa yanlış ilmi bir tahlil dir yaptıkları..
    Konumuz gıybet değil ama siz giybet ağırlıklı bir işleme dokuduğunuz için bende bu konuya katkıda bulunmak isterim R.N.K. dan.
    Byurun kardeşim.


    (Gıybet hakkındadır)

    بِاسْمِهِ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ

    Yirmibeşinci Söz'ün Birinci Şu'lesinin Birinci Şuaının Beşinci Noktasının makam-ı zemm ve zecrin misallerinden olan birtek âyetin, mu'cizane altı tarzda gıybetten tenfir etmesi; Kur'an'ın nazarında gıybet ne kadar şeni' bir şey olduğunu tamamıyla gösterdiğinden, başka beyana ihtiyaç bırakmamış. Evet Kur'anın beyanından sonra beyan olamaz, ihtiyaç da yoktur.


    İşte اَيُحِبُّ اَحَدُكُمْ اَنْ يَاْكُلَ َلحْمَ اَخِيهِ مَيْتًا âyetinde altı derece zemmi, zemmeder. Gıybetten altı mertebe şiddetle zecreder. Şu âyet bilfiil gıybet edenlere müteveccih olduğu vakit, manası gelecek tarzda oluyor. Şöyle ki:

    Malûmdur: Âyetin başındaki hemze, sormak (âyâ) manasındadır. O sormak manası, su gibi âyetin bütün kelimelerine girer. Her kelimede bir hükm-ü zımnî var.

    İşte birincisi, hemze ile der: Âyâ, sual ve cevab mahalli olan aklınız yok mu ki, bu derece çirkin bir şey'i anlamıyor?

    İkincisi, يُحِبُّ lafzıyla der: Âyâ, sevmek ve nefret etmek mahalli olan kalbiniz bozulmuş mu ki, en menfur bir işi sever?

    Üçüncüsü, اَحَدُكُمْ kelimesiyle der: Cemaatten hayatını alan hayat-ı içtimaiye ve medeniyetiniz ne olmuş ki, böyle hayatınızı zehirleyen bir ameli kabul eder?

    Dördüncüsü, اَنْ يَاْكُلَ لَحْمَ kelâmıyla der: İnsaniyetiniz ne olmuş ki, böyle canavarcasına arkadaşınızı diş ile parçalamayı yapıyorsunuz?

    Beşincisi, اَخِيهِ kelimesiyle der: Hiç rikkat-i cinsiyeniz, hiç sıla-i rahminiz yok mu ki, böyle çok cihetlerle kardeşiniz olan bir mazlumun şahs-ı manevîsini insafsızca dişliyorsunuz? Ve hiç aklınız yok mu ki, kendi âzanızı kendi dişinizle divane gibi ısırıyorsunuz?

    Altıncısı, مَيْتًا kelâmıyla der: Vicdanınız nerede? Fıtratınız bozulmuş mu ki, en muhterem bir halde bir kardeşinize karşı, etini yemek gibi en müstekreh bir işi yapıyorsunuz?

    Demek şu âyetin ifadesiyle ve kelimelerin ayrı ayrı delaletiyle: Zemm ve gıybet, aklen ve kalben ve insaniyeten ve vicdanen ve fıtraten ve milliyeten mezmumdur. İşte bak nasıl şu âyet, îcazkârane altı mertebe zemmi zemmetmekle, i'cazkârane altı derece o cürümden zecreder.

    Gıybet, ehl-i adâvet ve hased ve inadın en çok istimal ettikleri alçak bir silâhtır. İzzet-i nefis sahibi, bu pis silâha tenezzül edip istimal etmez. Nasıl meşhur bir zât demiş:

    اُكَبِّرُ نَفْسِى عَنْ جَزَاءٍ بِغِيْبَةٍ * فَكُلُّ اِغْتِيَابٍ جَهْدُ مَنْ لاَ لَهُ جَهْدٌ

    Yani: "Düşmanıma gıybetle ceza vermekten nefsimi yüksek tutuyorum ve tenezzül etmiyorum. Çünki gıybet; zaîf ve zelil ve aşağıların silâhıdır."

    Gıybet odur ki: Gıybet edilen adam hazır olsa idi ve işitse idi, kerahet edip darılacaktı. Eğer doğru dese, zâten gıybettir. Eğer yalan dese; hem gıybet, hem iftiradır. İki katlı çirkin bir günahtır.

    Mektubat
    22. Mektup
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

Benzer Konular

  1. En iyi ses sistemini kurmak
    ashenarşi Tarafından Teknoloji ve Bilişim Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 27-03-2010, 05:59 PM
  2. Köprü Kurmak Çok güzel.
    sinavevi Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-03-2010, 10:03 PM
  3. Süpermeydan’ı Sevmek
    İnci Tarafından SMF Etkinlikler & Anılar Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 03-12-2009, 11:13 PM
  4. Bid’at fırkalarını sevmek
    collection Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 14-02-2009, 07:08 PM
  5. Yaslan bana seni ‘Yeniden Sevmek’ istiyorum..!!
    sessiz kız Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 20-12-2008, 02:18 AM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık