Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Meleklere iman nasıl olmalı?

Din ve İnanç Kategorisi islam (Müslümanlık) Forumunda Meleklere iman nasıl olmalı? Konusununun içerigi kısaca ->> İmanın ikinci şartı, Meleklere imandır. Amentü’deki, (Ve melaiketihi) ifadesi, Allahü teâlânın meleklerine inanmayı, iman etmeyi bildirmektedir. Melekler, Hayat sahibi, diri, ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085

    Exclamation Meleklere iman nasıl olmalı?

    İmanın ikinci şartı, Meleklere imandır.
    Amentü’deki, (Ve melaiketihi) ifadesi, Allahü teâlânın meleklerine inanmayı, iman etmeyi bildirmektedir.

    Melekler, Hayat sahibi, diri, nurani yaratıklar olup, akıl sahibidirler.

    Allahü teâlânın sevgili ve kıymetli kullarıdır, ortakları ve kızları değildir. Allahü teâlânın emirlerine itaat ederler, isyan etmezler. Günah işlemezler. Erkek ve dişi değildir. Evlenmezler, doğurmazlar, çoğalmazlar, çocukları olmaz, yiyip içmezler. Allahü teâlâ, bunlardan bazılarını peygamber olarak seçmiştir. Diğer meleklere vahiy [haber] götürmek görevi ile şereflendirmiştir. Peygamberlerin kitaplarını ve sayfalarını getiren de bunlardır. Mesela Enam suresini Cebrail aleyhisselam ile birlikte 70 bin melek getirmiştir. Bunlar hata etmez, unutmaz. Hile yapmaz, aldatmazlar. Bunların Allahü teâlâdan getirdikleri hep doğrudur, şüpheli, ihtimalli değildir. Kendilerine verilen emirleri yapmaktan başka işleri yoktur.

    En üstünleri 4 tanedir:

    Cebrail aleyhisselam:

    Meleklerin en üstünüdür. Vazifesi, Peygamberlere vahiy getirmek, emir ve yasakları bildirmektir. Cebrail aleyhisselamın günah işleyeceğini veya yanlış bir iş yapacağını sanmak çok tehlikelidir. Çünkü Allahü teâlâ buyurdu ki:
    (Ey Resulüm de ki; “Cebrail’e düşman olan, Allah’a düşmandır.” Çünkü o, Kur’an-ı kerimi, Allah’ın izniyle, kendinden önce gelen kitapları doğrulayıcı, bir hidayet rehberi ve müminler için müjdeci olarak senin kalbine indirmiştir.) [Bekara 97]

    İsrafil aleyhisselam:

    Sura üfürmekle vazifelidir. Birinci üfürmesinde hasıl olan sesi işiten, Allahü teâlâdan başka her diri ölecek, ikincisinde hepsi tekrar dirilecektir.

    Mikail aleyhisselam:

    Rızk gönderilmek, ucuzluk, bolluk, kıtlık, pahalılık ve her maddeyi hareket ettirmekle vazifelidir.

    Azrail aleyhisselam:

    İnsanların ruhunu almakla vazifelidir.

    Bunlardan sonra dört sınıf melek vardır.

    Hamele-i Arş denen melekler dört tanedir. Huzur-i ilahide bulunan meleklere, Mukarrebin denir. Azab meleklerinin büyüklerine Kerubiyan, rahmet meleklerine Ruhaniyan denir. Cennet meleklerinin büyüğünün adı Rıdvan, Cehennem meleklerinin büyüğünün adı Malik’tir. Cehennem meleklerine Zebani denir. Bunlar, Cehennemde emredilen vazifelerini yapar. Denizin balığa zararlı olmaması gibi, Cehennem ateşi de bunlara zarar vermez. İnsanların iki omuzunda bulunup, iyiliklerini ve kötülüklerini yazan Kiramen katibin ismindeki iki melek ile, cinden koruyan meleklere, Hafaza melekleri denir. Sayısı en çok olan mahluk meleklerdir.

    "Zebani gibi bir zalim", "Azrail gibi cani, işkenceci bir Zebani", “Çocuğunuzu terbiye etmezseniz, anarşist olur, Azrail ve Zebani olur” gibi sözler uygun değildir. [Bunları mecaz olarak da örnek vermek uygun değildir. Allahü teâlânın emrine uyarak iman eden, emir ve yasaklara uyan müslümanlara mesela namaz kılan, oruç tutan, kul hakkı yemeyen, zina etmeyen müslümanlara ahmak, gerici, örümcek kafalı denir mi hiç? Bunun gibi, Allahü teâlânın emrini yerine getiren meleklere cani, işkenceci, zalim denir mi hiç? Mecazı da, örneği de, şakası da çok çirkindir.]

    Meleklere hakaret eden Müslüman dinden çıkar.
    Bütün melekler günahsızdır, cani, işkenceci, zalim değildir. Allahü teâlânın emrini yerine getirirler. (Feraid-ül-fevaid)

    Kaynak: Dinimizislam

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Meleklere iman nasıl olmalı?

    Alıntı nefisetülilm´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    İmanın ikinci şartı, Meleklere imandır.
    Amentü’deki, (Ve melaiketihi) ifadesi, Allahü teâlânın meleklerine inanmayı, iman etmeyi bildirmektedir.

    Melekler, Hayat sahibi, diri, nurani yaratıklar olup, akıl sahibidirler.

    Allahü teâlânın sevgili ve kıymetli kullarıdır, ortakları ve kızları değildir. Allahü teâlânın emirlerine itaat ederler, isyan etmezler. Günah işlemezler. Erkek ve dişi değildir. Evlenmezler, doğurmazlar, çoğalmazlar, çocukları olmaz, yiyip içmezler. Allahü teâlâ, bunlardan bazılarını peygamber olarak seçmiştir. Diğer meleklere vahiy [haber] götürmek görevi ile şereflendirmiştir. Peygamberlerin kitaplarını ve sayfalarını getiren de bunlardır. Mesela Enam suresini Cebrail aleyhisselam ile birlikte 70 bin melek getirmiştir. Bunlar hata etmez, unutmaz. Hile yapmaz, aldatmazlar. Bunların Allahü teâlâdan getirdikleri hep doğrudur, şüpheli, ihtimalli değildir. Kendilerine verilen emirleri yapmaktan başka işleri yoktur.

    En üstünleri 4 tanedir:

    Cebrail aleyhisselam:

    Meleklerin en üstünüdür. Vazifesi, Peygamberlere vahiy getirmek, emir ve yasakları bildirmektir. Cebrail aleyhisselamın günah işleyeceğini veya yanlış bir iş yapacağını sanmak çok tehlikelidir. Çünkü Allahü teâlâ buyurdu ki:
    (Ey Resulüm de ki; “Cebrail’e düşman olan, Allah’a düşmandır.” Çünkü o, Kur’an-ı kerimi, Allah’ın izniyle, kendinden önce gelen kitapları doğrulayıcı, bir hidayet rehberi ve müminler için müjdeci olarak senin kalbine indirmiştir.) [Bekara 97]

    İsrafil aleyhisselam:

    Sura üfürmekle vazifelidir. Birinci üfürmesinde hasıl olan sesi işiten, Allahü teâlâdan başka her diri ölecek, ikincisinde hepsi tekrar dirilecektir.

    Mikail aleyhisselam:

    Rızk gönderilmek, ucuzluk, bolluk, kıtlık, pahalılık ve her maddeyi hareket ettirmekle vazifelidir.

    Azrail aleyhisselam:

    İnsanların ruhunu almakla vazifelidir.

    Bunlardan sonra dört sınıf melek vardır.

    Hamele-i Arş denen melekler dört tanedir. Huzur-i ilahide bulunan meleklere, Mukarrebin denir. Azab meleklerinin büyüklerine Kerubiyan, rahmet meleklerine Ruhaniyan denir. Cennet meleklerinin büyüğünün adı Rıdvan, Cehennem meleklerinin büyüğünün adı Malik’tir. Cehennem meleklerine Zebani denir. Bunlar, Cehennemde emredilen vazifelerini yapar. Denizin balığa zararlı olmaması gibi, Cehennem ateşi de bunlara zarar vermez. İnsanların iki omuzunda bulunup, iyiliklerini ve kötülüklerini yazan Kiramen katibin ismindeki iki melek ile, cinden koruyan meleklere, Hafaza melekleri denir. Sayısı en çok olan mahluk meleklerdir.

    "Zebani gibi bir zalim", "Azrail gibi cani, işkenceci bir Zebani", “Çocuğunuzu terbiye etmezseniz, anarşist olur, Azrail ve Zebani olur” gibi sözler uygun değildir. [Bunları mecaz olarak da örnek vermek uygun değildir. Allahü teâlânın emrine uyarak iman eden, emir ve yasaklara uyan müslümanlara mesela namaz kılan, oruç tutan, kul hakkı yemeyen, zina etmeyen müslümanlara ahmak, gerici, örümcek kafalı denir mi hiç? Bunun gibi, Allahü teâlânın emrini yerine getiren meleklere cani, işkenceci, zalim denir mi hiç? Mecazı da, örneği de, şakası da çok çirkindir.]

    Meleklere hakaret eden Müslüman dinden çıkar.
    Bütün melekler günahsızdır, cani, işkenceci, zalim değildir. Allahü teâlânın emrini yerine getirirler. (Feraid-ül-fevaid)

    Kaynak: Dinimizislam
    Emeğine sağlık kardeşim ... dedikten sonra siz ehli ilme mahsus ve onlara has şöyle bir katkıda bulunmak istedim bu " rüknü " imanın ikinci esasına dair.
    Buyursun ehli ilim.


    Melâikenin tasdiki îmânın bir rüknüdür. Şu maksatta dört nükte-i esâsiye vardır.

    Birinci Esâs

    Vücudun Kemâli, hayat iledir.
    Belki vücudun hakikî vücudu, hayat iledir.
    Hayat, vücudun nurudur.
    Şuur, hayatın ziyasıdır.
    Hayat, herşeyin başıdır ve esâsıdır. Hayat, herşeyi herbir zîhayat olan şey'e mal eder.

    Bir şey'i, bütün eşyâya mâlik hükmüne geçirir. Hayat ile bir şey'-i zîhayat diyebilir ki:
    «Şu bütün eşya, malımdır.
    Dünya, hânemdir.
    Kâinat mâlikim tarafından verilmiş bir mülkümdür.»

    Nasılki ziya ecsamın ( cisimlerin ) görülmesine sebebdir ve renklerin -bir kavle göre- sebeb-i vücududur.
    Öyle de: Hayat dahi, mevcûdâtın keşşafıdır. Keyfiyatın tahakkukuna sebebdir. Hem cüz'î bir cüz'îyi, küll ve küllî hükmüne getirir. Ve küllî şeyleri bir cüz'e sığıştırmaya sebebdir. Ve hadsiz eşyayı, iştirak ve ittihad ettirip bir vahdete medâr, bir ruha mazhar yapmak gibi, Kemâlât-ı vücudun umumuna sebebdir.

    Hattâ hayat, kesret tabakatında bir çeşit tecelli-i vahdettir ve kesrette Ehadiyyetin bir âyinesidir. Bak hayatsız bir cisim, büyük bir dağ dahi olsa yetimdir, garibdir, yalnızdır. Münasebeti yalnız oturduğu mekân ile ve ona karışan şeyler ile vardır. Başka kâinatta ne varsa, o dağa nisbeten madumdur.
    Çünki ne hayatı var ki, hayat ile alâkadar olsun;
    ne şuûru var ki, taallûk etsin.

    Şimdi bak küçücük bir cisme, meselâ balarısına. Hayat ona girdiği anda, bütün kâinatla öyle münasebet te'sis eder ki, bütün kâinatla, hususan zeminin çiçekleriyle ve nebâtatları ile, öyle bir ticaret akdeder ki, diyebilir: "Şu arz, benim bahçemdir, ticarethanemdir."

    İşte, zîhayattaki meşhur havass-ı zâhire ve bâtına duygularından başka, gayr-ı meş'ur sâika ve şâika hisleriyle beraber o arı, dünyanın ekser envâ'ıyla ihtisas ve ünsiyet ve mübadele ve tasarrufa sahib olur.

    İşte en küçük zîhayatta hayat böyle te'sirini gösterse, elbette hayat tabaka-i insâniye olan en yüksek mertebeye çıktıkça, öyle bir inbisat ve inkişaf ve tenevvür eder ki; hayatın ziyası olan şuur ile, akıl ile bir insan kendi hânesindeki odalarda gezdiği gibi, o zîhayat, kendi aklı ile avâlim-i ulviyede ve ruhiyede ve cismâniyede gezer. Yâni, o zîşuur ve zîhayat mânen o âlemlere misafir gittiği gibi, o âlemler dahi o zîşuurun mir'at-ı ruhuna misafir olup, irtisam ve temessül ile geliyorlar.

    .......................................
    29 Söz. den
    Melaike ve Ruh ' a dairdir.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

Benzer Konular

  1. Meleklere iman konusu ve Kur'an....
    halukgta Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 06-05-2012, 05:46 AM
  2. Yönetici Nasıl Olmalı
    İnci Tarafından İş ve Kariyer Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 14-04-2010, 04:31 PM
  3. Kadın Nasıl Olmalı?
    RABİA Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 18-03-2009, 12:54 PM
  4. İdeal kadın nasıl olmalı?
    ~Mine~ Tarafından Sohbet ve Dedikodu Foruma
    Yorum: 8
    Son mesaj: 07-01-2009, 01:58 AM
  5. Allah'a nasıl iman etmeliyiz?Çok önemli!!!
    furkey Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 09-03-2007, 06:23 PM
Yukarı Çık