2. Sayfa, Toplam 2 BirinciBirinci 12
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 14 Toplam: 14

Dinimizdeki dört delil ve dört mezhep

Din ve İnanç Kategorisi islam (Müslümanlık) Forumunda Dinimizdeki dört delil ve dört mezhep Konusununun içerigi kısaca ->> Tarih kitaplarında dahi yazıyor.Özel bir kaynak aramaya gerek yok.Ben yaşamadım o günleri dikkat edin uygulamalarla ilgili olarak " Kur'an'da yazıyor ...

  1. #11
    bursali68
    Misafir..

    Cevap: Dinimizdeki dört delil ve dört mezhep

    Tarih kitaplarında dahi yazıyor.Özel bir kaynak aramaya gerek yok.Ben yaşamadım o günleri dikkat edin uygulamalarla ilgili olarak " Kur'an'da yazıyor " diyorum.Mezheplerle ilgili olarak da özel araştırmaya gerek yok tarih sayfaları bunlarla dolu.Hangisini açarsanız bunu okursunuz.Hatta daha kolay yolu sizin de bildiğiniz üzre " net " sörf tür.Birazcık sörf yaparsanız eminim binlerce sayfa ve bilgiye ulaşırsınız.

    Tabii bilgisayarlar olmadan önce şöyle kalınca bir " Saadet-i Ebediyye " niz vardı.Hepimizin vardı.Ayrıca bu tarz " Din Öğreten " kitaplarda çok aşırı çeşitlilik yoktu.O dönemlerde bir konu nasıl anlatılırsa ahali de öyle inanırdı.Camide bulunan bir çok imamın " Yasin Suresini " ezbere bilmesi ancak içerisini bilmemesi gibi.Neden mi?Neden türkçesini okusunlar ki mealler ve güya o alimlerin içtihatları var.Yani sınırlı bilgi,sınırlı bilgili insanlar,oradan da sınırlı bilgi düzeyinde toplum.Bir de küçük yerleşim birimlerini düşünün sadece o kitap vardı.Var mıydı başka?Şimdi ise istemediğiniz kadar.Tabii ki sır gibi saklanan yanlışlıklar ortaya çıktıkça da " Balonlar Birer Birer Patlamaya Başladı ".Bunu ortaya koymaya çalışanlara veya en azından yanlış olduğunu düşünenlere de kulp hemen hazır " ZINDIK,KAFİR ".

    Benim buradan anladığım şu.Siz kendinize çok özel bir " Din " edinmişsiniz.Öyle bir din ki farklı düşüncelere asla toleransı olmayan yıllar önce avrupadaki " AFAROZ " zihniyetli, " 2 BAŞLI "...." 4 KOLLU " bir din anlayışı.Bakın bu kişiye uyarsan doğru, uymazsan " Zındık ve Kafirsin " anlayışı.
    Tabii kii vayyyy halimize.Neden mi?Böyle dedim ya o alimlere hakaret etmiş oldum değil mi?

    Evet diyorsanız yukarıya bakın hangi alimi kötülemiş aşağılamışım?Önceki yazdıklarımı da inceleyiniz.

    Atalarımızın hatalarından illallah!!!

    Resulullah'ın babası, annesi putperesttir. Allah SÜNNETİ DEĞİŞMEZ, Allah'tan torpil istenmez! Mevlitlerde "***** hatun" diye gözyaşı dökerken, bir gayrı müslim için ağlıyorsunuz! Bu bir komedidir! Kara mizah! Gökten hiçbir melekler saf saf inmediler! 361 putun olduğu Kabe’yi tavaf etmediler. Uyusun da büyüsün ninni diye bizi uyuttular. Veli hikayeleriyle de ayrıca...

    Cehennem’de ebedi kalacakların ÇOĞU MÜSLÜMAN. Hele hele MEZHEB YARATANLAR. "Kimi yüzlerin karardığı o gün deriz ki, Kur'an'a inanmanızdan sonra kafir oldunuz ha! O halde tadın bakalım EBEDİ azabı", ayetler böyle... Size bu ebedi gidicilerin kim olduğunu söyleyeyim mi? Ebi Leheb zaten ismen gidici. Ama o kafir idi. Ahmed Bin Hanbel, Müslim ve Buhari. İş bu boyutlarda....

    Allah'ın kitabına karşı KARŞIT-KİTAB yazanlardan söz ediyorum. Cehennem kafilesini saymakla bitiremeyiz. Ah bu nefs, ne kazandırdı onlara? Şeytan’ın nefsiydi, ne kazandırdı? Ebedi CEHENNEMİ... Şeytan'dan ya da insandan olsun (Nas suresi) BU İKİSİ DE ŞEYTANDIR. Bizi böldüler. Din yerine mezheb taassubu koydular. Alevi deyince tüyleriniz diken diken oluyordu. Oysa o da bir insan ve bir kısmı bu topraklarda dostlarımız. Ve önlerinde şimdi ömür değil; HAYAT (ebedi ömür) var. Ama Cehennem’de ama Cennet'te...

    Allah buyuruyor: "Sakın bu ayetler geldikten sonra, diğer önceki dinler gibi MEZHEB OLUŞTURMAYIN" ve bu ayetler geliyor, HEMEN YEZİD MEZHEBİNİ YARATIYOR. Sakın ve sakın kendinize SÜNNİYİM demeyin, bu aldatmacadır. Sünni mezhebin gerçek adı Süfyanilik ve/veya Yezidiliktir. MEZHEBİM var deyip de o ebedi ateşlere gönüllü talip olmayalım.

    Ali İmran 103: Hep birlikte Allah'ın ipine yapışın, fırkalara bölünüp parçalanmayın. ...

    Ali İmran 105: Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır.

    Ali İmran 106: O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara: "İmanınızdan sonra küfrettiniz ha? Öyle ise inkâr etmenize karşılık azabı tadın".

    En'am 159: Dinlerini parça parça edip fırkalara, hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. Allah onlara yapıp ettiklerini haber verecektir.

    Müminûn 53: Fakat onlar işlerini aralarında parçalayıp çeşitli kitaplara ayırdılar. Her hizip, yalnız kendi yanındakiyle sevinip övünmektedir.

    Rûm 32: Onlardan ki, dinlerini parçalayıp fırkalar haline geldiler. Her fırka kendi elindekiyle sevinip övünür.

    Sağlıcakla kalın.

  2. #12
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864

    rose Cevap: Dinimizdeki dört delil ve dört mezhep

    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Tarih kitaplarında dahi yazıyor.Özel bir kaynak aramaya gerek yok.Ben yaşamadım o günleri dikkat edin uygulamalarla ilgili olarak " Kur'an'da yazıyor " diyorum.Mezheplerle ilgili olarak da özel araştırmaya gerek yok tarih sayfaları bunlarla dolu.Hangisini açarsanız bunu okursunuz.Hatta daha kolay yolu sizin de bildiğiniz üzre " net " sörf tür.Birazcık sörf yaparsanız eminim binlerce sayfa ve bilgiye ulaşırsınız.

    Tabii bilgisayarlar olmadan önce şöyle kalınca bir " Saadet-i Ebediyye " niz vardı.Hepimizin vardı.Ayrıca bu tarz " Din Öğreten " kitaplarda çok aşırı çeşitlilik yoktu.O dönemlerde bir konu nasıl anlatılırsa ahali de öyle inanırdı.Camide bulunan bir çok imamın " Yasin Suresini " ezbere bilmesi ancak içerisini bilmemesi gibi.Neden mi?Neden türkçesini okusunlar ki mealler ve güya o alimlerin içtihatları var.Yani sınırlı bilgi,sınırlı bilgili insanlar,oradan da sınırlı bilgi düzeyinde toplum.Bir de küçük yerleşim birimlerini düşünün sadece o kitap vardı.Var mıydı başka?Şimdi ise istemediğiniz kadar.Tabii ki sır gibi saklanan yanlışlıklar ortaya çıktıkça da " Balonlar Birer Birer Patlamaya Başladı ".Bunu ortaya koymaya çalışanlara veya en azından yanlış olduğunu düşünenlere de kulp hemen hazır " ZINDIK,KAFİR ".

    Benim buradan anladığım şu.Siz kendinize çok özel bir " Din " edinmişsiniz.Öyle bir din ki farklı düşüncelere asla toleransı olmayan yıllar önce avrupadaki " AFAROZ " zihniyetli, " 2 BAŞLI "...." 4 KOLLU " bir din anlayışı.Bakın bu kişiye uyarsan doğru, uymazsan " Zındık ve Kafirsin " anlayışı.
    Tabii kii vayyyy halimize.Neden mi?Böyle dedim ya o alimlere hakaret etmiş oldum değil mi?

    Evet diyorsanız yukarıya bakın hangi alimi kötülemiş aşağılamışım?Önceki yazdıklarımı da inceleyiniz.

    Atalarımızın hatalarından illallah!!!

    Resulullah'ın babası, annesi putperesttir. Allah SÜNNETİ DEĞİŞMEZ, Allah'tan torpil istenmez! Mevlitlerde "***** hatun" diye gözyaşı dökerken, bir gayrı müslim için ağlıyorsunuz! Bu bir komedidir! Kara mizah! Gökten hiçbir melekler saf saf inmediler! 361 putun olduğu Kabe’yi tavaf etmediler. Uyusun da büyüsün ninni diye bizi uyuttular. Veli hikayeleriyle de ayrıca...

    Cehennem’de ebedi kalacakların ÇOĞU MÜSLÜMAN. Hele hele MEZHEB YARATANLAR. "Kimi yüzlerin karardığı o gün deriz ki, Kur'an'a inanmanızdan sonra kafir oldunuz ha! O halde tadın bakalım EBEDİ azabı", ayetler böyle... Size bu ebedi gidicilerin kim olduğunu söyleyeyim mi? Ebi Leheb zaten ismen gidici. Ama o kafir idi. Ahmed Bin Hanbel, Müslim ve Buhari. İş bu boyutlarda....

    Allah'ın kitabına karşı KARŞIT-KİTAB yazanlardan söz ediyorum. Cehennem kafilesini saymakla bitiremeyiz. Ah bu nefs, ne kazandırdı onlara? Şeytan’ın nefsiydi, ne kazandırdı? Ebedi CEHENNEMİ... Şeytan'dan ya da insandan olsun (Nas suresi) BU İKİSİ DE ŞEYTANDIR. Bizi böldüler. Din yerine mezheb taassubu koydular. Alevi deyince tüyleriniz diken diken oluyordu. Oysa o da bir insan ve bir kısmı bu topraklarda dostlarımız. Ve önlerinde şimdi ömür değil; HAYAT (ebedi ömür) var. Ama Cehennem’de ama Cennet'te...

    Allah buyuruyor: "Sakın bu ayetler geldikten sonra, diğer önceki dinler gibi MEZHEB OLUŞTURMAYIN" ve bu ayetler geliyor, HEMEN YEZİD MEZHEBİNİ YARATIYOR. Sakın ve sakın kendinize SÜNNİYİM demeyin, bu aldatmacadır. Sünni mezhebin gerçek adı Süfyanilik ve/veya Yezidiliktir. MEZHEBİM var deyip de o ebedi ateşlere gönüllü talip olmayalım.

    Ali İmran 103: Hep birlikte Allah'ın ipine yapışın, fırkalara bölünüp parçalanmayın. ...

    Ali İmran 105: Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır.

    Ali İmran 106: O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara: "İmanınızdan sonra küfrettiniz ha? Öyle ise inkâr etmenize karşılık azabı tadın".

    En'am 159: Dinlerini parça parça edip fırkalara, hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. Allah onlara yapıp ettiklerini haber verecektir.

    Müminûn 53: Fakat onlar işlerini aralarında parçalayıp çeşitli kitaplara ayırdılar. Her hizip, yalnız kendi yanındakiyle sevinip övünmektedir.

    Rûm 32: Onlardan ki, dinlerini parçalayıp fırkalar haline geldiler. Her fırka kendi elindekiyle sevinip övünür.

    Sağlıcakla kalın.

    Şunu anlayabildiğine en azından sevindim ;

    Evet bizim dinimiz İslamiyyet , tam kamil olmuş bir dindir.Hiçbir şekilde kamil olan dinimize herhangi bir bid'at ehlinin kirli sözlerini ve fikirlerini bulaştırmayız.Dinimizde eksik olan hiçbir konu yoktur herşey muntazam bir şelilde bildirilmiş ve bu kıyamete kadar bu şekli ile gidecektir.Asla sonradan eklenecek bir şeye ihtiyacı yoktur bu mukaddes dinin.

    Birşey ekleyip çıkarmak isteyenler dini parçalamaya hizmet eden şeytan ve şeytanın askerleridir.

    Bütün hükümlerini Resulullah açıkladı ve Eshabına bildirdi ,Eshabı Tabiine , Tabiin Tebe-i Tabiine , onlarda talebelerine bu bilgileri bildirdi.Bu bilgiler bu silsile ile hocadan talebeye değişmeden geldi.Biz bu yolun daim savunucusuyuz.Ve biz bu kamil dinin mensubuyuz.

    Dinde reformcuların ve Masonların , Yalnız Kur'an diyen sapık zihniyetin , ve din adına dinsizlik yapanların , mezhepsizlerin sözlerine itibar etmeyiz.Bu zındıkların kitaplarına aldanıp beyni bulanan insanları Allahü Teala doğru yola iletsin.

    Dinde sence bence olmaz.Din kamil olmuş ve tamamlanmıştır.Bu dinde sence bence diye herkez aklına göre fetva vermeye kalkarsa ne olur bu insanların hali bir düşünün.Hem aklı olan bir insan bilir ki " Din " Allahü Teala'nın bildirdiği , asla beşeri olmayan bir ilahi kanunlar silsilesidir.Buna insan aklının ürünleri karıştırılmaya çalışırsa büyük bir cüret ve ahmaklık olur.İşte bunun için bu bilgileri en temiz ve sağlam kaynaktan din düşmanlarının zehirli söz ve kitaplarından arındıran koruyan bir yoldan öğrenmek gerekir.Bu yolda Ehl-i Sünnet yoludur.Bu yolun büyükleri yani alimler asla kendilerinden birşey eklememiş ve çıkarmamışlardır.Nasıl kamil oldu ise dinimiz aynen o şekildedir.

    Çelişki ; din düşmanlarının tuzaklarına düşen , bu cahillerin kitaplarına yaldızlı sözlerine aldanan insanların beyninde ve aklındadır.Benim dediğim doğru diyen binlerle çarpık zihniyetin çarpık ürünlerini gören insanlarında aklı karışmakta ve işin içinden çıkamamaktadır.

  3. #13
    bursali68
    Misafir..

    Cevap: Dinimizdeki dört delil ve dört mezhep

    " Dinde sence bence olmaz.Din kamil olmuş ve tamamlanmıştır.Bu dinde sence bence diye herkez aklına göre fetva vermeye kalkarsa ne olur bu insanların hali bir düşünün.Hem aklı olan bir insan bilir ki " Din " Allahü Teala'nın bildirdiği , asla beşeri olmayan bir ilahi kanunlar silsilesidir.Buna insan aklının ürünleri karıştırılmaya çalışırsa büyük bir cüret ve ahmaklık olur......" diye yazdıklarınız benim ne demek istediğimin teyididir.

    Yada başka bir deyişle kendi kendinizi nasıl tekzibidir.Buna insan aklının ürünlerini karıştıranlar ortada,meydanda.Başkaca da bir söze gerek yok.Ben de aynı şeyi söylüyorum zaten.

    Sağlıcakla kalın.

  4. #14
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864

    Cevap: Dinimizdeki dört delil ve dört mezhep

    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    " Dinde sence bence olmaz.Din kamil olmuş ve tamamlanmıştır.Bu dinde sence bence diye herkez aklına göre fetva vermeye kalkarsa ne olur bu insanların hali bir düşünün.Hem aklı olan bir insan bilir ki " Din " Allahü Teala'nın bildirdiği , asla beşeri olmayan bir ilahi kanunlar silsilesidir.Buna insan aklının ürünleri karıştırılmaya çalışırsa büyük bir cüret ve ahmaklık olur......" diye yazdıklarınız benim ne demek istediğimin teyididir.

    Yada başka bir deyişle kendi kendinizi nasıl tekzibidir.Buna insan aklının ürünlerini karıştıranlar ortada,meydanda.Başkaca da bir söze gerek yok.Ben de aynı şeyi söylüyorum zaten.

    Sağlıcakla kalın.
    Aynı şeyi söylediğinizi söylüyorsunuz fakat, mezhepsizliği dinimizde savunanların yolundasınız.Mezheplere itimat etmiyor bunu parçalamak isteyenlerin sözlerine itibar ediyorsunuz.Mezhebin lüzumunu görmezden geliyorsunuz.

    Bin küsur yıldan beri herkes bir mezhebe bağlı iken, bazı türediler,
    zihinleri bulandırıp herkesi başı boş, mezhepsiz yapmaya çalışıyorlar.

    Dini delillerden anlamayanlara iki akli örnek verelim:

    Milli eğitime bağlı okullar, sınıflar, müdürler, öğretmenler ve öğrenciler vardır. Okul ile sınıf, müdürle öğretmen mukayese edilmez. Çünkü hepsinin görevleri farklıdır. Öğretmenle öğrenci de mukayese edilmez. Öğrencileri müdür veya öğretmen yerine, öğretmenleri de öğrenci yerine koymak yanlış olur. Öğretmen veya müdür hangi sınıfın öğrencisi denemeyeceği gibi, şu öğrenci, hangi okulun müdürü denmez. Öğretmen ve müdüre öğrenci denmez.

    Atalarımız, Temsilde hata olmaz demişlerdir. Müctehid âlimler birer öğretmen gibidir. Mutlak müctehidler ise müdür gibidir. İnsanlar da öğrenci gibidir. Öğretmene, bu hangi okulun müdürü denmeyeceği gibi, öğrenciye de hangi okulun öğretmeni denmez. Öğrenciler öğretmene tâbi olduğu gibi, insanlar da müctehide tâbi olur.

    Öğretmenler nasıl müdüre bağlı ise, tamamı müctehid olan Eshab-ı kiram da, Resulullah efendimize bağlı idiler. Tabiinde ise müctehidler ve halk var idi. Halk müctehidlere tâbi oluyordu. Halkın mezhebi tâbi olduğu müctehidin mezhebi idi. Mezhepsiz kimse yok idi.

    Eshab-ı kiram, Resulullaha değil, biz yalnız Allah’a tâbiyiz demediler ve demeleri de mümkün değildir. Sıradan bir müslüman da, Müctehide tâbi olmam, ben yalnız Resulullaha tâbi olurum diyemez. Müctehid, Allah’ın ve Resulünün emirlerini bildiriyor. Müctehide uymak Allah ve Resulüne uymak demektir. Bugün ise, bazı mezhepsizler, müctehide değil, Resulullaha bile tâbi olmayı uygun görmüyorlar. Yalnız Kur’ana tâbiyiz diyorlar.

    Nasıl ki öğretmen müdüre, müdür de Milli eğitim Bakanına, Milli eğitim bakanı da Başbakana bağlı ise, insanlar bir müctehide, müctehidler mutlak müctehide, mutlak müctehidler de Resulullah efendimize bağlıdır. Bağsız yani mezhepsiz kimse yok idi.

    Ordudaki misal daha cazip. Bütün subayların bir sınıfı olur. Topçu yüzbaşı, piyade albay gibi. Ama general olunca artık sınıf kalmaz. Topçu general olmaz. Artık o bütün sınıfların generalidir. Generaller de, sınıfsız ama, onlar da ya havacı, ya karacı veya denizcidir. Bunlardan birinde olmayan general olmaz. Bunlar da, ordu komutanlıklarına, ordu komutanları da hava, deniz veya kara kuvvetlerine bağlıdır. Kuvvet komutanları genel kurmaya bağlıdır.

    Dikkat edilirse, gerek eğitim sisteminde ve gerekse orduda bağımsız bir kurum yoktur. Herkesin bağlı olduğu, sorumlu olduğu bir yer vardır.

    İnsanlar birer er gibidir. Bağlı oldukları bölükler, taburlar alaylar vardır. Ben genel kurmay başkanına bağlıyım bölük komutanını falan takmam diyemez. Müctehidler generaller gibidir. Mutlak müctehidler kuvvet komutanları gibidir. Resulullah efendimiz de genel kurmay başkanı gibidir. Genel kurmay başkanı, hangi bölüğün eri veya hangi kuvvet komutanlığına bağlı denilemeyeceği gibi, Eshab-ı kiramın veya Resulullahın mezhebi ne idi denemez.

    Bu durum iyice anlaşılınca, herkes haddini bilmeli, er olan erim demeli, subayla, generalle benim aramda ne fark var dememeli. Bir müslüman da müctehidle boy ölçüşmemeli. Hatta Peygambere bile uymayıp ben Kur’ana göre hareket ederim demesi ne kadar yanlıştır.

    Sünnete uymanın önemi
    (Mezhebe, hadise uymam) demek (Kur'ana uymam) demektir.

    Zira Hak teâlâ buyurdu ki:
    (Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]

    (Peygamberin emrine uyun, nehyettiğinden sakının.) [Haşr 7]

    (İndirdiğimi insanlara beyan edesin, açıklayasın.) [Nahl 44]

    Beyan etmek, âyetleri, başka kelimelerle ve başka suretle anlatmak demektir. Âlimler de, âyetleri beyan edebilselerdi ve kapalı olanları açıklayabilselerdi ve Kur’an-ı kerimden hüküm çıkarabilselerdi, Allahü teâlâ Peygamberine, (Sadece sana vahiy olunanları tebliğ et) derdi. Ayrıca beyan etmesini emretmezdi. (Huccetullahi alelalemin)

    Sünnet [hadis-i şerifler], Kur’an-ı kerimi, mezhep imamları da sünneti açıklamışlardır. Âlimler de, mezhep imamlarının sözlerini açıklamışladır. Hadis-i şerifler olmasaydı, namazların kaç rekat olduğu, nasıl kılınacağı, rüku ve secdede okunacak tesbihler, cenaze ve bayram namazlarının kılınış şekli, zekat nisabı, orucun, haccın farzları, hukuk bilgileri bilinmezdi. Yani hiçbir âlim, bunları Kur’an-ı kerimden bulup çıkaramazdı. Bunları Peygamber efendimiz açıklamıştır. Sünneti müctehid âlimler açıklamış, böylece mezhepler meydana çıkmıştır. Allahü teâlâ, (Bilmediklerinizi âlimlere sorun) [Nahl 43] buyurduğu gibi, Peygamber efendimiz de bu âlimlere uymamızı emrediyor:
    (Âlimlere tâbi olun!) [Deylemi]

    (Âlimler rehberdir.) [İ. Neccar]

    (Ulema, enbiyanın vârisidir.) [Tirmizi]

    (Bize yalnız Kur'andan söyle!) diyen birine, İmran bin Husayn hazretleri: (Ey ahmak! Kur’an-ı kerimde, namazların kaç rekat olduğunu bulabilir misin?) dedi. Hazret-i Ömer’e, farzların seferde kaç rekat kılınacağını Kur’an-ı kerimde bulamadık dediklerinde, (Allahü teâlâ, bize Muhammed aleyhisselamı gönderdi. Kur’an-ı kerimde bulamadığımızı, Resulullah efendimizden gördüğümüz gibi yapıyoruz. O, seferde dört rekat farzları iki rekat kılardı. Biz de öyle yaparız) buyurdu. (Mizan-ül-kübra)

    İslam ayrı mezhep ayrı değildir
    Mezhebe uymam Kur'anla amel ederim demek, Kanunlara uymam, yalnız Anayasaya göre hareket ederim demek gibi yanlıştır. Çünkü Anayasada bütün hükümler, bütün cezalar bildirilmemiştir. Anayasa, kanunlara havale etmiştir. Kanunlardan başka tüzükler, yönetmelikler de çıkmıştır. (Anayasa varken, kanuna lüzum yok) demek ne kadar yanlış ise, (Kur'an varken, mezhebe lüzum yok) demek, bundan daha yanlıştır. Kur’an-ı kerimi hadis-i şerifler, hadis-i şerifleri de mezhep imamları açıklamıştır. Kanunlar, Anayasanın gösterdiği istikamette hazırlanmış, mezhepler de, Kur’an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin gösterdiği istikamette teşekkül etmiştir.

    Hiç kimse, Madem, mezhep, Kur’an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin açıklamasıdır. Ben de açıklar bir mezhep kurarım diyemez. Çünkü bir kimsenin Madem doktor olmak, tıp kitabı okumaya bağlıdır. Kimyager olmak için de kimya kitabı okumak kâfidir diyerek eline aldığı bir tıp ve kimya kitabı ile doktorluk yapmaya, ilaç imal etmeye kalkışması ne kadar gülünç ise, (Ben de Kur'andan, hadisten hüküm çıkarırım) demek daha gülünçtür.

    Ben İslam’a göre hareket ederim, mezhebe uymam demek, Ben devletin emrine uyarım. Fakat, kanunu, polisi, hakimi dinlemem demeye benzer. Çünkü İslam’a uymak demek, dört hak mezhepten birine uymak demektir. İslam ayrı, mezhep ayrı değildir.

Benzer Konular

  1. Dinde dört delil vardır
    bziya Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 13-12-2009, 04:02 PM
  2. Dört Mum
    D€NiZ Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 16-11-2008, 09:56 PM
  3. yalnız dört kelime ile dört kelâm öğrendim
    M ü e l l i f... Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 11-08-2008, 01:43 PM
  4. Dört Kuş Dört Arzu
    Gül@y Tarafından Dini Hikayeler Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 10-05-2008, 08:01 PM
  5. Dört mevsimde dört ayrı doğal güzellik: Abant...
    Venhar Tarafından Turizm Gezi Seyahat Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 23-03-2008, 12:52 AM
Yukarı Çık