Aşağıda madde madde yazacağım konularda Müslüman kardeşlerimi uyarıyorum:

(1) Mezhebsizlerin, telfik-i mezahibçilerin fikir, görüş, fetva ve ruhsatlarına kulak asmayınız, onlara itibar etmeyiniz, onları dinlemeyiniz.

(2) Bu devirde Türkiye’de mutlak müctehid seviyesinde hiçbir din âlimi yoktur. “Alimlerin alimi... En yüksek hocaların en yükseği” gibi işkembeden atma unvanlara sahip kimselerin tuzaklarına düşmeyiniz.

(3) Türkiye’de şu anda Ömer Nasuhî Bilmen ve Ezherî Ahmed Davudoğlu merhumlar ayarında müftü bile yoktur. Müftülük ehliyetine sahip olmayanların fetvalarını kabul etmeyin.

(4) Gerçek müfessir olmayanların yazdıkları derleme Kur’ân tefsirlerini okumayın. Men fesserel-Kur’âne bi re’yihi fekad kefer (Kur’ân’ı kendi re’y ve kafasıyla tefsir eden kâfir olur) hükmünü unutmayın.

(5) Reformcu ilâhiyatçılara inanmayın, kanmayın. (Reformcu olmayanlara selâm ve hürmetlerimi arz ederim)

(6) Muteber, güvenilir bir ilmihal kitabı alın ve onu başucu kitabınız yapın, dininizi ondan öğrenin.

(7) İsmi cazip, kapağı cafcaflı diye her din kitabını alıp okumayın.

(8) Arap dünyasındaki bozuk mezhebe kapılarak “Şöyle yapmak şirktir, böyle yapmak küfürdür...” gibi aşırılıklara kapılmayın. Dinimiz ölülerin mezarlarını belli etmeye, kabir ziyareti yapmaya izin vermiştir.

(9) Tergib ve terhib konusunda zayıf hadîslere uyulur. Mesela namazı teşvik eden, terkinden dolayı korkutan zayıf bir hadîsi zikr etmenin hiçbir sakıncası yoktur. Çünkü namaz zaten Kur’ân’la, Sünnetle, icmâ-i ümmetle sâbit bir farzdır.

(10) İslâm’ı ilâhî bir din olmaktan çıkartıp, beşerî bir ideoloji ve hümanizma haline getirmeye çalışan müfsidlerin tuzaklarına düşmeyin.

(11) Dinlerarası diyalog ve hoşgörü çukuruna düşerseniz bir daha çıkamazsınız. Bu gibi tuzaklara karşı çok dikkatli ve uyanık olunuz. Tek hak din İslâm’dır. Hz. Muhammed’in risaletini ve dâvetini duyup da reddedenler için selâmet ve kurtuluş yoktur.

Mehmet Şevket Eygi
Milli Gazete, 15 Ekim 2005