1. Sayfa, Toplam 3 123 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 25

Kur'an-ı Kerim'de Adı Geçen 25 Peygamber

Din Kategorisinde ve islam (Müslümanlık) Forumunda Bulunan Kur'an-ı Kerim'de Adı Geçen 25 Peygamber Konusunu Görüntülemektesiniz, Konu içerigi Kısaca ->> Bütün peygamberlere iman etmek, müslümanlıkta esastır. Peygamber, haber veren kimse demektir. Allahu Tealâ'nın kullarına dinlerini bildirmek için görevlendirdiği seçkin insanların

  1. #1
    Eski Üye Nil@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Mesaj
    2.227
    Rep Gücü
    326

    Kur'an-ı Kerim'de Adı Geçen 25 Peygamber



    Bütün peygamberlere iman etmek, müslümanlıkta esastır. Peygamber, haber veren kimse demektir. Allahu Tealâ'nın kullarına dinlerini bildirmek için görevlendirdiği seçkin insanların her birine "Peygamber" denir. Bu zatlar Yüce Allah'ın birer elçisi demektir.

    Peygambere Nebî de denir. Resûl de denir.Yeni bir kitap ve şeriatla bir ümmete gönderilmiş olan zata Resûl veya Mürsel, başka bir peygamberin şeriatına bağlı olarak gelen peygambere de Nebî denmiştir.Her Resûl, Nebîdir. Ancak her Nebî, Resûl değildir.

    Nebî isminin çoğulu Enbiyâ'dır.
    Resûl'ün çoğulu Rusül'dür.
    Mürsel'in çoğulu da Mürselîn'dir.

    Peygamberlerin ilki Hz.Âdem(a.s), sonuncusu ise Hz.Muhammed(s.a.v)'dir.
    Bu iki peygamber arasında birçok peygamber gelmiştir. Sayısını ancak Allah(c.c) bilir.

    Kur'an-ı Kerim 'de adı geçen 25 peygamber vardır. Bunlar:

    1.Hz.Âdem (a.s.) 2.Hz.İdris (a.s.)
    3. Hz.Nuh (a.s.) 4. Hz.Hûd (a.s.) 5. Hz.Sâlih (a.s.)
    6. Hz.İbrâhim (a.s.) 7. Hz.Lût (a.s.) 8.Hz.İsmâil (a.s.) 9. Hz.İshâk (a.s.)
    10. Hz.Yâkup (a.s.) 11. Hz.Yusuf (a.s.) 12. Hz.Eyyûb (a.s.) 13.Hz.Şuayb (a.s.)
    14. Hz.Mûsâ (a.s.) 15. Hz.Hârun (a.s.)
    16. Hz.Dâvud (a.s.) 17. Hz.Süleyman (a.s.) 18. Hz.İlyas (a.s.)
    19. Hz.Elyesa (a.s.) 20. Hz.Zülkif (a.s.)
    21. Hz.Yunus (a.s.) 22. Hz.Zekeriyyâ (a.s.) 23. Hz.Yahyâ (a.s.)
    24. Hz.Îsâ (a.s.) 25. Hz.Muhammed (a.s.)

  2. #2
    Eski Üye Nil@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Mesaj
    2.227
    Rep Gücü
    326

    Hz.Âdem (a.s)

    Bütün insanların ilk babası ve ilk Peygamberi Adem Aleyhisselâmdır. Şöyle ki : Yüce Allah, bu âlemi yoktan var etmiş, birçok devirler geçtikten sonra da yeryüzünde insan cinsinin ilk babası olmak üzere büyük kudreti ile Hazreti Adem'in cesedini topraktan yaratmış ve onu ruhla, ilimle seçkin kılmış ve ona eş olmak için Hazreti Havva'yı yaratmıştır.

    Bütün melekler Hazreti Allah'ın emri ile Âdem'e secde ettiler, yalnız meleklerin arasında yaşayan ve aslında cinlerden bulunan İblis (Şeytan), kendisinin ateşten yaratılmakla Âdem'den daha üstün olduğunu söyleyerek büyüklenmiş ve secde etekten kaçınmıştı. Bunun cezası olarak da melekler arasından kovulmuş ve lânete uğramıştır.

    Yüce Allah özel bir ikram olarak Âdem ile Havva'yı cennete koymuş ve hikmeti gereği olarak cennette bulunan bir ağacın meyvesinden yemelerini kendilerine yasaklamıştı. Oysa ki, Şeytan, bir yolunu bularak cennete girmiş ve bunlara kuşku vermiş. Demiş ki: Bu meyveden yerseniz, devamlı olarak burada kalırsınız.

    Hem de onlara bunu yemin ederek söylemişti. Âdem ile Havva yasak durumu unutarak o meyveyi yemişler. Bunun üzerine cennetten çıkarılarak tekrar yeryüzüne indirilmişlerdir. Rivayete göre Âdem AleyhisselamSerendib adasına, Hazreti Havva da Cidde'ye indirilmiş. Sonrada Mekke civarında "Müzdelife" denilen yerde buluşmuşlardır.

    Hazret Âdem ve Hazreti Havva hemen pişman oldular, tövbe edip istiğfarda bulundular. Yüce Allah tövbeleri kabul buyurmuş ve Âdem'i kendi evlat ve torunlarına Peygamber yapmıştır. Kendisine on sayfalık bir kitap vermiştir.

    Rivayete göre Âdem Aleyhisselam bin sene veya dokuz yüz otuz sene yaşamıştır. Vefat edince, Serendib Adası'nda veya Mekke-i Mükerreme'de Ebu'l Kubeys Dağı'nda gömülmüştür. Nuh Aleyhisselam tarafından alınmış olan mübarek cesetlerinin sonradan Beyt-i Makdis'e gömülmüş olduğu rivayet edilmiştir.

    Hazreti Âdem'den bir sen sonra da, Hazreti Havva vefat edip Cidde de veya Hazreti Âdem'in yanına gömülmüştür.

    Bilindiği gibi, Yüce Allah kudret ve hikmet sahibidir, dilediğini dilediği şekilde yaratır. Onun için Âdem Aleyhisselam'ı insanların ilk babası olmak üzere mükemmel bir halde yaratmıştır, yoksa başka bir yaratıktan tekâmul (evrim) yolu ile meydana getirmiş değildir. Buna aykırı olan sözler, bir kuru görüşten ibarettir. İnsanların kadrini ve şânını bozduğu ve din bilgilerine aykırı bulunduğu için, bizce hiçbir önemi yoktur.

    Âdem Aleyhisselam'dan sonra peygamberlik, Hazreti Şit'e verilmiştir. Şit Aleyhisselam, Hazreti Âdem'in en güzel ve en sevgili oğludur. Rivayete göre, Hazreti Âdem'in yaratılışından yüz yirmi sene sonra doğmuş ve dokuz yüz on iki sene yaşamıştır. Ölünce Ebu'l Kubeys Dağı'nda Hazreti Âdem'in yanına gömülmüştür.

    Hazreti Şit'e peygamberlik, tevhîd ve tesbih esaslarını kapsayan, elli sayfalık bir kitap verilmiş ve Hazreti Âdem'in vasiyeti üzerine kardeşlerinin reisi bulunmuştur. Bir rivayete göre Kâbe-i Muazzama'yı Hazreti Âdem, diğer bir rivayete göre de Hazreti Şît ilk kez olarak taştan bina etmiştir.

    Şît'in anlamı "Hibetullah (Allah'ın bağışı)"dır. Hazreti Âdem'e, Kabil tarafından şehid edilen Habil'e bedel olarak Allah tarafından ihsan buyurulmuş demektir. Bu zâta "Şis" de denilmektedir.

    ----------------------------------------------------------------------------------------------------

    Meleklerin Âdem Aleyhisselam'a secde etmesi ibadet secdesi değil, saygı ve selâmlama secdesiydi. Çünkü Allah'tan başkasına ibadet için secde yapılmaz. Önceleri câiz olan selâm secdesi ise, İslâm'ın gelişiyle kaldırılmıştır. Bir de bu iş Allahu Teâlâ'nın emriyle olduğundan, yapılan bu secdeyle Allah'a itaat edilmiş, Âdem de secdenin kıblesi gibi olmuştur.
    (Fahreddîn er-Râzî: Mefatîhu'l-Gayb, 2/194-95; Kurtubî: el-Câmi' li-ahkâmi'l-Kur'an, 1/306; Ebû Hayyan: el-Bahru'l-Muhît, 1/247; Tefsîru'l-Beyzâvî, 1/293; Tefsîru'n-Nesefî, 1/81; Tefsîru'l-Hâzin,1/63)

  3. #3
    Eski Üye Nil@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Mesaj
    2.227
    Rep Gücü
    326

    Hz.İdris (a.s)

    Hazreti İdris büyük bir peygamberdir. Hazreti Şît'den sonra peygamber olmuştur. Birçok ilimlere, hikmetlere, göklerin esrarına dâir bilgisi vardı. Bir rivayete göre ilk yazı yazan ve ilk elbise giyen Hazreti İdris'dir. Yeryüzünde üç yüz atmış sene yaşadığı rivayet edilmiştir. Sonunda Hak Teâla tarafından yüksek bir makâma kaldırılmıştır.

    -------------------------------------------------------------------------------------------------------
    İdris Aleyhisselama otuz sayfa (suhuf) verilmiştir.



  4. #4
    Eski Üye Nil@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Mesaj
    2.227
    Rep Gücü
    326

    Hz.Nuh (a.s)

    Hazreti Âdem'den sonra insanlar çoğalmış,birçok yerleri imar etmiş;fakat Allah'ın birliğine dayanan gerçek tevhid dînîni bırakıp putlara tapınmaya başlamışlardı.Fakat kendilerine kırk veya elli yaşında bulunan Hazreti Nuh Aleyhisselâm peygâmber gönderildi.Bu muhterem peygâmberin dokuzyüzelli sene süren öğütlerini dinlemediler.

    Sonunda Hâzreti Nuh,Yüce Allah'ın emri ile gemi yaptı. Bu gemi tamamlandıktan sonra gökten yağmurlar yağmaya,yerden sular fışkırmaya,denizler kaynayıp taşmaya başladı,sular bütün yeryüzünü kapladı. Dağların tepelerini bile aştı. Buna "Tufan" olayı denir ki,rivâyete göre Hazreti Âdem'in yaratılışından 2242 sene sonra olmuş,5 veya 7 ay devam etmiştir.

    Nuh Aleyhisselâm,Sâm,Hâm ve Yafes adındaki üç oğlu ile diğer müminleri ve uygun gördüğü hayvanlardan birer çifti gemiye almış,bunun dışında kalanlar suların içinde boğulup gitmişlerdir.Hazreti Nuh'un Yam veya Ken'an adındaki oğlu da kendisine inanmayıp bu gûnahkâr kavim arasında boğulup gitmiştir.

    Daha sonra yağmurlar kesilmiş,sular çekilmeye başlamış,Hazreti Nuh'un gemisinde,Musul civarında "Cûdi" denilen dağın üzerine Muharrem'in onuna rastlayan "Aşûre" gününde oturmuştu. Rivayete göre kırkı erkek kırkı dişi olmak üzere seksen kişiden ibaret bulunan gemi halkı karaya çıkmış,Yüce Allah'ın dinine bağlı kaldıkları için selâmete ermişlerdir.

    Hazreti Nuh'a ikinci âdem denir.Çünkü yeryüzündeki insanlar Tûfandan sonra bütün onun neslinden türeyip yeryüzünde dağılmış,aralarında başka başka diller meydana gelmiştir.

    Rivayete göre Hazreti Nuh'un oğlu bulunan Sâm,Arapların,Farsların,Rumların,Hâm Sudan kavminin ,Yafes de Türklerin ilk babasıdır.Hazreti Nuh,Tûfandan altmış sene veya üçyüz elli sene kadar daha yaşamıştır.

    Nuh Aleyhisselâm ve diğer kimselerin çok uzun seneler yaşamış oldukları çok görülmemeli.Yüce Allah ilk insanları,hikmeti gereği çok yaşatmıştır.Allah'ın kudretine göre güçlük yoktur.Zaten varlığımızın her ânı onun kudreti ile ayaktadır. Yoksa bir an bile yaşamak mümkün değildir. Onun için Yüce Allah dilediğini uzun ömre kavuşturur. Artık bu seneleri mevsimlere çevirmeye gerek yoktur.

    Tûfan olayına gelince, bu âlimlerin çoğunluğuna göre genel olmuştur. Bütün yeryüzünü kapsamıştır. En yüksek dağların tepelerinde görülen deniz hayvanlarının fosilleri de bunu kuvvetlendiriyor. Bazı âlimlere göre de, özel bir bölgede olmuştur. Yalnız Hazreti Nuh'un bulunduğu Bâbil bölgesine ve etrafına aittir. Gerçeğini Allah Tealâ Hazretleri bilir.



  5. #5
    Eski Üye Nil@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Mesaj
    2.227
    Rep Gücü
    326

    Hz.Hûd (a.s)

    Hazreti Hud Yemen'de Hadramut civarında "Ahkaf" denilen yerde yaşayan "Ad" kavmine peygamber gönderilmiştir. Şöyle ki: İnsanlar,tufan felâketinden sonra yine azıtmışlar,yollarını saptırmışlar,Allah'ın dinine aykırı işlere sarılmışlardı. Bunlardan bir kısmı da "Ad" kavmi idi.

    Bunlar, birçok nimetlere ve kuvvetlere kavuşmuş muhteşem binalar yapmış; fakat Yüce Allah'ın dinini inkâr ederek putlara tapmışlardır. Kendilerine Hud Aleyhisselâm gönderildi. Bu muhterem peygamber,birçok mûcizeler gösterdi. Fakat inanmadılar. Nihayet yedi gece sekiz gün devam eden şiddetli bir rüzgâr ile helâk oldular. Hazreti Hud da, kendisine imân edenlerle beraber çıkıp başka yere gitti. Yüzelli sene yaşadığı ve Mekke-i Mükerreme'de veya Hadramut'da gömüldüğü rivayet edilmiştir.



  6. #6
    Eski Üye Nil@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Mesaj
    2.227
    Rep Gücü
    326

    Hz.Sâlih (a.s)

    Hazreti Sâlih, Şam ile Hicaz arasında "Hicr" denilen yerde yaşayan "Semud" kavmine peygamber gönderilmiştir. Bu kavim de dağları delmiş, taşları oymuş, kendilerine pek sağlam binalar yapmışlardı. Fakat, bunlar da doğru yoldan çıkmış bulunuyorlardı.

    Hazreti Sâlih'in yirmi sene devam eden emirlerine ve öğütlerine muhalefet ettiler. "Bu deveye dokunmayınız" dediği ve mûcize olarak taştan Allah'ın emri ile çıkardığı hayvanı boğazladılar.

    Nihayet şiddetli bir gürültü ile yerlere serilip helâk oldular. Salih peygember de, kendisine îman edenlerle beraber çıkıp önce Şam'a, Filistine, sonra da Mekke-i Mükerremeye gitti. Seksenbeş sene veya ikiyüz sene yaşadığı ve Mekke-i Mükerreme'de Rükün ile makam arasında gömüldüğü rivayet edilir.



  7. #7
    Eski Üye Nil@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Mesaj
    2.227
    Rep Gücü
    326

    Hz.İbrâhim (a.s)

    Hazreti İbrahim "Ulü'l-Azm(Azm Sahipleri) denilen büyük peygamberlarden biridir. Bunlar, bizim peygamberimiz Hazreti Muhammed Aleyhisselâm, Nûh Aleyhisselâm, İbrâhim Aleyhisselâm, Mûsâ Aleyhisselâm ve Îsâ Aleyhisselâm olmak üzere beş peygamberlerdir.

    Nuh peygamberin çocukları dağıldıktan sonra Hâm'ın soyundan "Nemrud" adında bir adam, birçok kabileleri başına toplayip Bâbil'de, şimdiki Musul şehrinin bulunduğu yerlerde Bâbil hükümetini kurmuştu. Bâbil ülkesine "Geldanistan" hükümdarlarına da "Nemrud" denilir.

    Bâbil halkı arasında "Saibe" denilen sapık bir din türemişti. Bunlar, güneşe, aya, yıldızlara, putlara ve hükümdarlara tapmakta idiler. Yüce Allah, Nemrud, İbni Ken'an zamanında Bâbil halkına İbrâhim Aleyhisselâm'ı peygamber olarak gönderdi.Ona on sayfalık kitap verdi.

    Hazreti İbrâhim, Bâbil halkına gerçek dini bildirmeye başladı, onları hak dinine çıkardı.Doğup batan,sönüp giden şeylerin tapılmaya uygun bulmadıklarını onlara söyledi.Fakat onlar aldırmadılar.

    Bir yortu günü insanlar şehir dışına çıkmışlardı. İbrâhim Aleyhisselâm şehirde kaldı. Putların bulunduğu yere giderek bir kısım putları kırdı.Elindeki baltayı da büyük bir putun boynuna astı.İnsanlar şehre dönüp bu durumu görünce, bunu Hazreti İbrâhim'in yaptığını anladılar. Hazreti İbrâhim de: "Eğer söyleyebilirse sorunuz;bunu büyük bir put yapmıştır!" dedi.

    Dediler ki: "Hiç cansız olan bir put böyle bir şey yapabilir mi?" dediler. Hazreti İbrâhim de "Mâdem ki bunlar cansız, ellerinden birşey gelmez şeylerdir;artık niçin bunlara tapıyorsunuz?" dedi. İbrâhim Aleyhisselâm bu cahil kavme, ne kadar sapıklık ve anlayışsızlık içinde kaldıklarını bu hareketi ile anlatmak istemişti. Bunun üzerine hepsi de biraz sustular, cahilliklerini anlar gibi oldular. Ne yazık ki, cehalet gururları tekrar baş gösterdi. Sapıklıklarında ısrar ettiler.

    Hazreti İbrâhim'i, yaktıkları büyük bir ateş içine attılar. Fakat ateş, Yüce Allah'ın emri ile gül bahçesi kesildi, onu yakmadı. Bu Allah'ın büyük bir mucizesi idi. Bunu görenlerden bazıları îmân ettiler. Hazreti İbrâhim de bu iman edenleri ve kendi âile halkını yanına alarak Şam memleketine hicret etti. Bir aralık kıtlık olunca Mısır'a gitti. Sonra da dönüp Ken'an ilinde Kudüs çevresinde bulundu.

    İbrâhim Aleyhisselâm rivayetlere göre, Âdem Aleyhisselâm'ın yaratılışından üçbin üçyüz otuzyedi sene sonra Bâbil de doğmuş ve yüzyetmişbeş veya ikiyüz sene yaşamıştır. Kudüs'e bağlı "Halilürrahman" kasabasında bir mağara içinde zevcesi Sâre ile beraber gömülmüştür.

    Hazreti İbrâhim'e "Halilûllah" denir. Ona bütün milletler saygı gösterir. Son derece misafir sever idi. Minberde hutbe okumak, misvâk kullanmak, sünnet olmak, tırnak kesme işleri, Hazreti İbrâhim'in bazı sünnetlerindendir. Kâbe-i Muazzama'yı, oğlu İsmâil Aleyhisselâm ile ilk olarak veya yenileyerek inşa etmiştir.



  8. #8
    Eski Üye Nil@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Mesaj
    2.227
    Rep Gücü
    326

    Hz.Lût (a.s)

    Hazret-i Lût, İbrahim aleyhisselâm'ın kardeşi Haran'ın oğludur. Onunla beraber Şam'a hicret etmişti. Sonra Sedum memleketine peygamber gönderildi.

    Buranın halkı dinden çıkmış ve o zamana kadar hiç bir kavmin yapmadığı fenalıklara atılmışlardı. Hazret-i Lut'un öğütlerini dinlemediler. Sonunda başlarına taşlar yağdı, gönderilen meleklerle yurdları altüst oldu.Lût aleyhisselâm da çıkıp İbrahim aleyhisselâm'ın yanına gitti. O da Halilürrahman kasabasında gömülüdür.



  9. #9
    Eski Üye Nil@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Mesaj
    2.227
    Rep Gücü
    326

    Hz.İsmâil (a.s)

    Hazret-i İsmail, İbrahim aleyhisselâm'ın oğludur. Hacer adındaki zevcesinden dünyaya gelmiştir. Bu muhterem Hacer bir cariye idi. Bunu Mısır Hükümdarı, İbrahim peygamberin zevcesi "Sare"ye bağışlamıştı. Sare de, bunu kocası, İbrahim aleyhisselâm'a vermişti. Sahih görülen bir rivayete göre, Hacer, Sare'den önce vefat etmiştir.

    İbrahim aleyhisselâm, Allah'ın emri ile Hacer'i ve oğlu İsmail'i alıp Hicaz'da Kabe'nin bulunduğu yere kadar götürdü. Onları orada bıraktı. Yemen'den gelmekte olan "Cürhüm" kabileleri de bunlara arkadaşlık ettiler. O zamana kadar ıssız ve susuz bulunan Mekke vadisini bunlar imar ettiler. Bunların ayakları bereketiyle "Zemzem" denilen su meydana çıktı. Artık oralar şenlenmiştir.

    Hazret-i İbrahim, bir aralık bir rüya gördü. Bu, Yüce Allah'ın bir vahyi idi. Ona, oğlu İsmail'i kurban etmesi emrolunmuştu. Bunun üzerine henüz on iki yaşında bulunan oğlu Hazret-i İsmail'i, Mekke'de Sebîr dağının eteğinde tenha bir yere götürdü. Onu, Allah rızası için kurban etmek istiyordu.

    Bu sevgili yavru da: "Babacığım, emrolunduğun şeyi yap! İnşallah beni sabredenlerden bulursun," diyordu. Bu, Allah yolunda olan fedâkârlığın en yüksek bir nişanı idi. Fakat Yüce Allah lütfetti. Baba ile oğlun şu teslimiyetine mükâfat olarak Hazret-i İsmail yerine kurban edilecek bir koç ihsan etti. Böylece bu masum yavru, kurban edilmekten kurtuldu.

    İsmail aleyhisselâm, büyüdü ye Cürhüm kabilesinden bir kızla evlendi. On iki çocuğu oldu. İbrahim aleyhisselâm ara sıra gelir, oğlunu görürdü. Sonra Hazret-i İsmail'in oğulları ve torunları çoğalıp etrafa hakim olmuşlardı.

    Hazret-i İsmail, babası Hazret-i İbrahim'in şeriatı (dini) ile amel etmek üzere Yemen kabilelerine ve "Amalika" denilen eski bir kavme peygamber gönderilmişti. Hazret-i İbrahim'den kırk sene sonra yüz otuz yedi yaşında vefat ettiği ve anası Hacer'in "Hicr"deki kabri civarına gömüldüğü rivayet edilir.

  10. #10
    Eski Üye Nil@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Mesaj
    2.227
    Rep Gücü
    326

    Hz.İshâk (a.s)



    Hazret-i İshak, İbrahim aleyhisselâm'in ikinci oğludur. Sare'nin çocuğu olmuyordu. Hazret-i İsmail doğduğu zaman, buna üzülmüştü. Yüce Allah lütfederek Sare'ye de ihtiyarlığı zamanında Hazret-i İshak'ı verdi.

    İshak aleyhisselâm, daha Hazret-i İbrahim hayatta iken Şam halkına Allah tarafından peygamber gönderildi. İbrahim aleyhisselâm'ın vefatından sonra onun yerine geçti. Soyundan birçok peygamberler gelip geçti.

    Bazı rivayetlere göre, İbrahim aleyhisselâm, Hazret-i İsmail'i değil, Hazret-i İshak'ı kurban etmekle emredilmişti.İshak aleyhisselâm, rivayete göre altmış yaşında iken vefat etmiştir. Hazret-i İbrahim'in yattığı mağarada gömülmüştür. Annesi Sare de yüz yirmi yedi yaşında Şam'da vefat etmiştir.



1. Sayfa, Toplam 3 123 SonSon

Benzer Konular

  1. Kur'an'da adı geçen peygamberler
    onuc13 Tarafından Din Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 31-08-2010, 12:40 PM
  2. Tarihe geçen pilot...
    güney Tarafından ilginç konular Foruma
    Yorum: 17
    Son mesaj: 02-07-2009, 01:18 PM
  3. Geçen Yıllara
    Hamdi ÖZDEMİR Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 23-02-2008, 02:11 AM
  4. GEÇEN YILLARA
    Hamdi ÖZDEMİR Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 10-01-2008, 12:26 PM

Anahtar kelimeler

Yandex.Metrica