Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 Toplam: 8

Duanın kabul olması için

Din ve İnanç Kategorisi islam (Müslümanlık) Forumunda Duanın kabul olması için Konusununun içerigi kısaca ->> Sual: Kur'an-ı kerimde, (Dua edin, duanızı kabul ederim), hadis-i şerifte ise, (Rabbiniz kerimdir, kendine açılan eli boş çevirmekten hayâ eder) ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye Bafrali77 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesaj
    179
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    76

    Duanın kabul olması için

    Sual: Kur'an-ı kerimde, (Dua edin, duanızı kabul ederim), hadis-i şerifte ise, (Rabbiniz kerimdir, kendine açılan eli boş çevirmekten hayâ eder) buyurulduğu halde, bazı dualar niçin kabul olmuyor?
    CEVAP
    Duanın kabul edilmesi için bazı şartlar vardır. Duanın kabul edileceğinden şüphe etmemeli, şartlarına riayet edilip edilmediğinden şüphe etmelidir. Gereken şartlara riayet etmeden duanın kabul edilmesini beklemek uygun olmaz.
    Önce çalışmak, sonra dua dinin esası!
    Kabul edilir ancak, çalışanın duası!

    Duanın kabul edilmesi için gereken şartlardan bir kısmı şöyle:
    1- Haram lokmadan sakınmalıdır!
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Haramdan sakının! Midesine haram lokma girenin kırk gün duası kabul olmaz.) [Taberani]

    Sad bin Ebi Vakkas hazretleri dedi ki: Ya Resulallah, dua buyur da, Allahü teâlâ, benim her duamı kabul etsin! Cevabında buyurdu ki:
    (Duanızın kabul olması için helal lokma yiyiniz! Çok kimse vardır ki, yedikleri ve giydikleri haramdır. Sonra ellerini kaldırıp dua ederler. Böyle dua nasıl kabul olunur?) [Şir’a]
    Yine buyurdu ki:
    (Duanın kabul olması için iki şey gerekir. Duayı ihlas ile yapmalıdır. Yediği ve giydiği helalden olmalıdır. Müminin odasında, haramdan bir iplik varsa, bu odada yaptığı dua kabul olmaz.) [Tergibüs-salât]

    2- İtikadı düzgün olmalıdır.
    Bid’at ehlinin duaları kabul olmaz. Hadis-i şerifte, (Bid’at ehlinin duası ve ibadetleri kabul olmaz) buyuruldu. (İbni Mace)
    Âyet-i kerimenin, duanın tesir edebilmesi için, okuyan ve okunan kimsenin buna inanması ve okuyanın itikadının düzgün olması, Allah rızası için okuması, kul hakkından sakınması, haram yememesi ve karşılığında ücret istememesi şarttır.

    3- Uyanık kalble ve kabul edileceğine inanarak dua etmelidir.
    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Allahü teâlâya, kabul edileceğine tam inanarak dua ediniz! Biliniz ki, Allahü teâlâ gafil bir kalb ile yapılan duayı kabul etmez.) [Şir’a]

    4- Dualarım niçin kabul olmuyor dememelidir.
    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Allahü teâlâ, duanızı kabul eder. Dua ettim, hâlâ duam kabul olmadı diye acele etmeyiniz! Allah’tan çok isteyiniz! Çünkü kerem sahibinden istiyorsunuz.) [Buhari]

    İstenilen şeyin olmaması, duanın kabul olmadığını göstermez. Onun için duaya devam etmelidir! Duanın kabulünün gecikmesinin başka sebepleri de vardır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Mümin dua edince, Allahü teâlâ, Cebraile, "Ben onu seviyorum, isteğini hemen yerine getirme!" Facir, [günahkâr] dua edince de "Ben onun sesini sevmiyorum. İsteğini hemen yerine getir" buyurur.) [İbni Neccar]
    Şu halde, duanın kabulünün gecikmesi zararlı değildir.

    5- Bela gelmeden önce çok dua etmelidir.
    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Sıkıntılı iken duasının kabul edilmesini isteyen, refah zamanında çok dua etsin!) [Tirmizi]
    Ebu İshak hazretlerinden dua istediler. Dua etti. Duasının kabul edildiğini gören bir talebesi, (Efendim, bu duayı bana da öğretin, ihtiyaç halinde ben de edeyim) dedi. Buyurdu ki: (Duamın kabul edilmesinin sebebi, otuz yıldır kıldığım namazlar, ettiğim dualar ve haram lokmadan sakınmamdır.)

    6- Duaya hamd ve salevatla başlamalıdır.
    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Ey namaz kılan, acele ettin. Namaz kıldıktan sonra dua ederken önce Allahü teâlâya layık olduğu şekilde hamd et, sonra bana salevat getir, sonra dua et!) [Tirmizi]

    7- Yalvararak dua etmelidir.
    Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Gafil olan kalb ile yapılan dua makbul değildir.) [Tirmizi]

    Hz. Davud zamanında kuraklık oldu. Halk dua etmek için aralarından üç âlimi seçtiler.
    Âlimlerden biri şöyle dua etti:
    (Ya Rabbi, Kitabında kendimize zulmedenleri affetmemizi bildirdin. İşte biz, nefslerimize zulmettik. Senden af diliyoruz. Bizi affet!)

    İkinci âlimin duası da şöyle:
    (Ya Rabbi, Kitabında köleleri, azat etmemizi bildirdin. İşte biz kul olarak huzurundayız. Bizleri azat eyle!)

    Üçüncü âlim de şöyle dua etti:
    (Ya Rabbi, Kitabında, kapımıza gelen saili kovmamamızı, yüz çevirmememizi bildirdin. İşte biz de sail olarak huzurundayız. Senden rahmet istiyoruz. Bizi boş çevirme!)

    Duaları kabul olarak rahmet yağdı.

    8- Sebeplere yapışmadan istemek kuru bir temennidir.
    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Çalışmadan dua eden, silahsız harbe giden gibidir.) [Deylemi]

    9- Günah işlemeyen dil ile dua etmelidir.
    Peygamber efendimiz, (Allahü teâlâya günah işlemeyen dil ile dua edin) buyurdu. Böyle bir dilin nasıl bulunacağı sual edilince, (Birbirinize dua edin! Çünkü ne sen onun, ne de o senin dilinle günah işlemiştir) buyurdu. [Tergibüs-salât]

    10- İsm-i a’zam ve esma-i hüsna ile dua etmelidir.

    Sual: Gafletle dua etmektense hiç dua etmemek daha iyi değil mi?
    CEVAP
    Gaflet içinde olduğunu söyleyerek, duayı bırakmak doğru değildir. Kalbine geldiği gibi dua etmek, ezberlediği duayı okumaktan daha iyidir. (Bezzâziyye)

    Dua dinin direğidir. (Allahü teâlâ indinde duadan daha şerefli bir şey yoktur), (Düşmandan kurtulmak, bol rızka kavuşmak için dua edin! Çünkü dua, müminin silahıdır) hadis-i şerifleri duanın önemini açıkça bildirmektedir. Allahü teâlâdan bir şey istememek ise çok kötüdür. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Allahü teâlâ, kendisinden bir şey istemeyene, dua etmeyene gadap eder.) [Tirmizi]

    Başka bir hadis-i şerifte, (Dua ibadettir) buyuruldu. İbadeti terk etmek ise hiç uygun değildir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Bana dua edin kabul edeyim. [Bana halis kalb ile dua ederseniz kabul ederim.] Bana ibadet etmek istemeyenleri, zelil ve hakir eder, Cehenneme atarım.) [Mümin 60]

    kaynak

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Duanın kabul olması için

    Alıntı Bafrali77´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sual: Kur'an-ı kerimde, (Dua edin, duanızı kabul ederim), hadis-i şerifte ise, (Rabbiniz kerimdir, kendine açılan eli boş çevirmekten hayâ eder) buyurulduğu halde, bazı dualar niçin kabul olmuyor?
    CEVAP
    Duanın kabul edilmesi için bazı şartlar vardır. Duanın kabul edileceğinden şüphe etmemeli, şartlarına riayet edilip edilmediğinden şüphe etmelidir. Gereken şartlara riayet etmeden duanın kabul edilmesini beklemek uygun olmaz.
    Önce çalışmak, sonra dua dinin esası!
    Kabul edilir ancak, çalışanın duası!

    Duanın kabul edilmesi için gereken şartlardan bir kısmı şöyle:
    1- Haram lokmadan sakınmalıdır!
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Haramdan sakının! Midesine haram lokma girenin kırk gün duası kabul olmaz.) [Taberani]

    Sad bin Ebi Vakkas hazretleri dedi ki: Ya Resulallah, dua buyur da, Allahü teâlâ, benim her duamı kabul etsin! Cevabında buyurdu ki:
    (Duanızın kabul olması için helal lokma yiyiniz! Çok kimse vardır ki, yedikleri ve giydikleri haramdır. Sonra ellerini kaldırıp dua ederler. Böyle dua nasıl kabul olunur?) [Şir’a]
    Yine buyurdu ki:
    (Duanın kabul olması için iki şey gerekir. Duayı ihlas ile yapmalıdır. Yediği ve giydiği helalden olmalıdır. Müminin odasında, haramdan bir iplik varsa, bu odada yaptığı dua kabul olmaz.) [Tergibüs-salât]

    2- İtikadı düzgün olmalıdır.
    Bid’at ehlinin duaları kabul olmaz. Hadis-i şerifte, (Bid’at ehlinin duası ve ibadetleri kabul olmaz) buyuruldu. (İbni Mace)
    Âyet-i kerimenin, duanın tesir edebilmesi için, okuyan ve okunan kimsenin buna inanması ve okuyanın itikadının düzgün olması, Allah rızası için okuması, kul hakkından sakınması, haram yememesi ve karşılığında ücret istememesi şarttır.

    3- Uyanık kalble ve kabul edileceğine inanarak dua etmelidir.
    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Allahü teâlâya, kabul edileceğine tam inanarak dua ediniz! Biliniz ki, Allahü teâlâ gafil bir kalb ile yapılan duayı kabul etmez.) [Şir’a]

    4- Dualarım niçin kabul olmuyor dememelidir.
    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Allahü teâlâ, duanızı kabul eder. Dua ettim, hâlâ duam kabul olmadı diye acele etmeyiniz! Allah’tan çok isteyiniz! Çünkü kerem sahibinden istiyorsunuz.) [Buhari]

    İstenilen şeyin olmaması, duanın kabul olmadığını göstermez. Onun için duaya devam etmelidir! Duanın kabulünün gecikmesinin başka sebepleri de vardır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Mümin dua edince, Allahü teâlâ, Cebraile, "Ben onu seviyorum, isteğini hemen yerine getirme!" Facir, [günahkâr] dua edince de "Ben onun sesini sevmiyorum. İsteğini hemen yerine getir" buyurur.) [İbni Neccar]
    Şu halde, duanın kabulünün gecikmesi zararlı değildir.

    5- Bela gelmeden önce çok dua etmelidir.
    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Sıkıntılı iken duasının kabul edilmesini isteyen, refah zamanında çok dua etsin!) [Tirmizi]
    Ebu İshak hazretlerinden dua istediler. Dua etti. Duasının kabul edildiğini gören bir talebesi, (Efendim, bu duayı bana da öğretin, ihtiyaç halinde ben de edeyim) dedi. Buyurdu ki: (Duamın kabul edilmesinin sebebi, otuz yıldır kıldığım namazlar, ettiğim dualar ve haram lokmadan sakınmamdır.)

    6- Duaya hamd ve salevatla başlamalıdır.
    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Ey namaz kılan, acele ettin. Namaz kıldıktan sonra dua ederken önce Allahü teâlâya layık olduğu şekilde hamd et, sonra bana salevat getir, sonra dua et!) [Tirmizi]

    7- Yalvararak dua etmelidir.
    Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Gafil olan kalb ile yapılan dua makbul değildir.) [Tirmizi]

    Hz. Davud zamanında kuraklık oldu. Halk dua etmek için aralarından üç âlimi seçtiler.
    Âlimlerden biri şöyle dua etti:
    (Ya Rabbi, Kitabında kendimize zulmedenleri affetmemizi bildirdin. İşte biz, nefslerimize zulmettik. Senden af diliyoruz. Bizi affet!)

    İkinci âlimin duası da şöyle:
    (Ya Rabbi, Kitabında köleleri, azat etmemizi bildirdin. İşte biz kul olarak huzurundayız. Bizleri azat eyle!)

    Üçüncü âlim de şöyle dua etti:
    (Ya Rabbi, Kitabında, kapımıza gelen saili kovmamamızı, yüz çevirmememizi bildirdin. İşte biz de sail olarak huzurundayız. Senden rahmet istiyoruz. Bizi boş çevirme!)

    Duaları kabul olarak rahmet yağdı.

    8- Sebeplere yapışmadan istemek kuru bir temennidir.
    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Çalışmadan dua eden, silahsız harbe giden gibidir.) [Deylemi]

    9- Günah işlemeyen dil ile dua etmelidir.
    Peygamber efendimiz, (Allahü teâlâya günah işlemeyen dil ile dua edin) buyurdu. Böyle bir dilin nasıl bulunacağı sual edilince, (Birbirinize dua edin! Çünkü ne sen onun, ne de o senin dilinle günah işlemiştir) buyurdu. [Tergibüs-salât]

    10- İsm-i a’zam ve esma-i hüsna ile dua etmelidir.

    Sual: Gafletle dua etmektense hiç dua etmemek daha iyi değil mi?
    CEVAP
    Gaflet içinde olduğunu söyleyerek, duayı bırakmak doğru değildir. Kalbine geldiği gibi dua etmek, ezberlediği duayı okumaktan daha iyidir. (Bezzâziyye)

    Dua dinin direğidir. (Allahü teâlâ indinde duadan daha şerefli bir şey yoktur), (Düşmandan kurtulmak, bol rızka kavuşmak için dua edin! Çünkü dua, müminin silahıdır) hadis-i şerifleri duanın önemini açıkça bildirmektedir. Allahü teâlâdan bir şey istememek ise çok kötüdür. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Allahü teâlâ, kendisinden bir şey istemeyene, dua etmeyene gadap eder.) [Tirmizi]

    Başka bir hadis-i şerifte, (Dua ibadettir) buyuruldu. İbadeti terk etmek ise hiç uygun değildir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Bana dua edin kabul edeyim. [Bana halis kalb ile dua ederseniz kabul ederim.] Bana ibadet etmek istemeyenleri, zelil ve hakir eder, Cehenneme atarım.) [Mümin 60]

    kaynak
    Emeğinize sağlık dedikten sonra,
    sizin yazınıza R.N.K dan bir ek ile katkıda bulunmak istiyorum.
    Duaya birde bu şekilde bakmak lazım diye düşünüyorum.....


    Eğer desen: "Bir çok defa dua ediyoruz, kabul olmuyor. Halbuki, âyet umumîdir.. her duaya cevab var ifade ediyor.


    Elcevab: Cevab vermek ayrıdır, kabul etmek ayrıdır. Her dua için cevab vermek var; fakat kabul etmek, hem ayn-ı matlubu vermek Cenab-ı Hakk'ın hikmetine tâbi'dir. Meselâ: Hasta bir çocuk çağırır: "Ya Hekim! Bana bak." Hekim: "Lebbeyk" der.. "Ne istersin?" cevab verir. Çocuk: "Şu ilâcı ver bana" der. Hekim ise; ya aynen istediğini verir, yahut onun maslahatına binaen ondan daha iyisini verir, yahut hastalığına zarar olduğunu bilir, hiç vermez. İşte Cenab-ı Hak, Hakîm-i Mutlak hazır, nâzır olduğu için, abdin duasına cevab verir. Vahşet ve kimsesizlik dehşetini, huzuruyla ve cevabıyla ünsiyete çevirir. Fakat insanın hevaperestane ve heveskârane tahakkümüyle değil, belki hikmet-i Rabbaniyenin iktizasıyla ya matlubunu veya daha evlâsını verir veya hiç vermez.
    Hem, dua bir ubudiyettir. Ubudiyet ise semeratı uhreviyedir. Dünyevî maksadlar ise, o nevi dua ve ibadetin vakitleridir. O maksadlar, gayeleri değil. Meselâ: Yağmur namazı ve duası bir ibadettir. Yağmursuzluk, o ibadetin vaktidir. Yoksa o ibadet ve o dua, yağmuru getirmek için değildir. Eğer sırf o niyet ile olsa; o dua, o ibadet hâlis olmadığından kabule lâyık olmaz.
    Nasılki güneşin gurubu, akşam namazının vaktidir. Hem Güneş'in ve Ay'ın tutulmaları, küsuf ve husuf namazları denilen iki ibadet-i mahsusanın vakitleridir. Yani gece ve gündüzün nurani âyetlerinin nikablanmasıyla bir azamet-i İlahiyeyi ilâna medar olduğundan, Cenab-ı Hak ibadını o vakitte bir nevi ibadete davet eder. Yoksa o namaz, (açılması ve ne kadar devam etmesi, müneccim hesabıyla muayyen olan) Ay ve Güneş'in husuf ve küsuflarının inkişafları için değildir.
    Aynı onun gibi; yağmursuzluk dahi, yağmur namazının vaktidir. Ve beliyyelerin istilası ve muzır şeylerin tasallutu, bazı çok edildiği halde beliyyeler def'olunmazsa denilmeyecek ki: "Dua kabul olmadı."
    Belki denilecek ki: "Duanın vakti, kaza olmadı."

    Eğer Cenab-ı Hak fazl u keremiyle belayı ref'etse; nurun alâ nur.. o vakit dua vakti biter, kaza olur. Demek dua, bir sırr-ı ubudiyettir.

    Ubudiyet ise, hâlisen livechillah olmalı. Yalnız aczini izhar edip, dua ile ona iltica etmeli. Rububiyetine karışmamalı. Tedbiri ona bırakmalı. Hikmetine itimad etmeli. Rahmetini ittiham etmemeli. Evet hakikat-ı halde âyât-ı beyyinatın beyanıyla sabit olan: Bütün mevcudat, herbirisi birer mahsus tesbih ve birer hususî ibadet, birer has secde ettikleri gibi; bütün kâinattan dergâh-ı İlahiyeye giden, bir duadır. Ya istidad lisanıyladır. (Bütün nebatatın duaları gibi ki; herbiri lisan-ı istidadıyla Feyyaz-ı Mutlak'tan bir suret taleb ediyorlar ve esmasına bir mazhariyet-i münkeşife istiyorlar.) Veya ihtiyac-ı fıtrî lisanıyladır. (Bütün zîhayatın, iktidarları dâhilinde olmayan hacat-ı zaruriyeleri için dualarıdır ki; her birisi o ihtiyac-ı fıtrî lisanıyla Cevvad-ı Mutlak'tan idame-i hayatları için bir nevi rızık hükmünde bazı metalibi istiyorlar.) Veya lisan-ı ızdırarıyla bir duadır ki: Muztar kalan herbir zîruh; kat'î bir iltica ile dua eder, bir hâmi-i meçhulüne iltica eder, belki Rabb-ı Rahîm'ine teveccüh eder. Bu üç nevi dua, bir mani olmazsa daima makbuldür.
    Dördüncü nevi ki; en meşhurudur, bizim duamızdır. Bu da iki kısımdır; Biri, fiilî ve halî; diğeri, kalbî ve kalîdir. Meselâ: Esbaba teşebbüs, bir dua-yı fiilîdir. Esbabın içtimaı; müsebbebi icad etmek için değil, belki lisan-ı hal ile müsebbebi Cenab-ı Hak'tan istemek için bir vaziyet-i marziye almaktır. Hattâ çift sürmek hazine-i rahmet kapısını çalmaktır. Bu nevi dua-yı fiilî, Cevvad-ı Mutlak'ın isim ve ünvanına müteveccih olduğundan, kabule mazhariyeti ekseriyet-i mutlakadır. İkinci kısım; lisan ile kalb ile dua etmektir. Eli yetişmediği bir kısım metalibi istemektir. Bunun en mühim ciheti, en güzel gayesi, en tatlı meyvesi şudur ki: "Dua eden adam anlar ki: Birisi var; onun hatırat-ı kalbini işitir, herşeye eli yetişir, her bir arzusunu yerine getirebilir, aczine merhamet eder, fakrına meded eder."
    İşte ey âciz insan ve ey fakir beşer! Dua gibi hazine-i rahmetin anahtarı ve tükenmez bir kuvvetin medarı olan bir vesileyi elden bırakma, ona yapış, a'lâ-yı illiyyîn-i insaniyete çık. Bir sultan gibi bütün kâinatın dualarını, kendi duan içine al. Bir abd-i küllî ve bir vekil-i umumî gibi اِيَّاكَ نَسْتَعِينُde. Kâinatın güzel bir takvimi ol.

    Dualarımızın kabul olması dileğiyle...

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    Cevap: Duanın kabul olması için

    9- Günah işlemeyen dil ile dua etmelidir.
    Peygamber efendimiz, (Allahü teâlâya günah işlemeyen dil ile dua edin) buyurdu. Böyle bir dilin nasıl bulunacağı sual edilince, (Birbirinize dua edin! Çünkü ne sen onun, ne de o senin dilinle günah işlemiştir) buyurdu. [Tergibüs-salât]


    Allah razı olsun...Birçok kişinin bundan haberi yoktur...Güzel ağızlı insanlardan dua istemek gerekir...
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  4. #4
    - Çevrimdışı
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913

    Cevap: Duanın kabul olması için

    benim çok merak ettiğim bi konu var
    mesela az öncede okuduğumuz gibi mümin dua eder kabul olunmaz şartları varmış diye okuduk
    benim merak ettiğim konu öyle kullar varki yedikleri giydikleri hepisi haram ama ettği dua kabul oluyor bu nasıl bir hikmettir acaba )

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye Bafrali77 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesaj
    179
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    76

    Cevap: Duanın kabul olması için

    Alıntı Selinamm´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    benim çok merak ettiğim bi konu var
    mesela az öncede okuduğumuz gibi mümin dua eder kabul olunmaz şartları varmış diye okuduk
    benim merak ettiğim konu öyle kullar varki yedikleri giydikleri hepisi haram ama ettği dua kabul oluyor bu nasıl bir hikmettir acaba )
    sartlar vardir gibi algilamaniz yanlis, yönelis veya hitap sekilleri, kosullari vardir desek daha dogru olur yukaridaki yazilanlari söyle algilamanizi rica edicem.
    bir normal sekilde edilen dua var, birde yukarida anlatmak istedigim sekildeki dua elbette her dua bir sekilde kabul olucaktir.. kanatlari olmayan kus uca bilirmi? duanin özünü anlatmaya calistigim da budur yani kanatlanip göge cikmasi duanin kabulünde etkendir.

    sordugunuz soruya gelince

    birincisi ya yedikleri ictikleri sana göre haramdir, öyle görüyor ve biliyorsundur. onlara göre degil onlar nasil kazandigini nereden kazandigini biliyorlar.

    yada senin dedigin gibi sahih müslüman degillerdir, haram yer ve icerler o zaman asagidaki secenek onlar icindir.

    peygamberiniz bir hadisinde;''ed'dünya sicnül'mü'min ve cennetül'kafir manası;''dünya Mü'minin zindanı,kafirin cennetidir''buyurmuştur...
    varsin oda cennette gibi yasasin..

  6. #6
    - Çevrimdışı
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913

    Cevap: Duanın kabul olması için

    inş bizim hem dünyamız hem ahiretimiz güzel olur :)sağol kardeşim cevap yazdığın için

  7. #7
    - Çevrimdışı
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085

    rose Duanın kabul olması için

    Duanın kabul olması için


    Dua, istemek demektir. Aç bir kimsenin, iştahlı olduğu bir zamanda yiyecek istemesi gibidir. Allahü teâlâ, Mü’min suresinin altmışıncı âyetinde mealen; (Dua ediniz, kabul ederim) isteyiniz, veririm) buyuruyor.

    Duanın kabul olması için şartlar vardır.
    Dua edenin Müslüman olması,
    Ehl-i sünnet itikadında olması,
    haram işlemekten, bilhassa haram yemekten, içmekten sakınması,
    farzları yapması, beş vakit namaz kılması,
    Ramazan oruçlarını tutması, zekat vermesi,
    Allahü teâlâdan istediği şeyin sebebini öğrenip, bunu araması lazımdır.
    Allahü teâlâ, her şeyi bir sebeple yaratmaktadır. Bir şey istenince, o şeyin sebebini gönderir ve bu sebebe tesir ihsan eder. İnsan bu sebebi kullanıp, o şeye kavuşur. Kadızade merhum, Feraid kitabında buyuruyor ki:
    “Dua, Allahü teâlâya yalvararak muradını istemektir. Allahü teâlâ, dua eden Müslümanı çok sever, dua etmeyene gadab eder. Dua müminin silahı ve dinin temel direklerinden biridir. Yerleri, gökleri aydınlatan nurdur. Dua, gelmiş olan dertleri, belaları giderir. Gelmemiş olanların da gelmelerine mani olur. (Bana halis kalb ile dua ediniz! Böyle duaları kabul ederim) mealindeki âyet-i kerimeden anlaşılıyor ki, dua etmek, namaz, oruç gibi ibadettir. (Bana ibadet yapmak istemeyenleri, zelil ve hakir yapar, Cehenneme atarım) mealindeki âyet-i kerime meşhurdur. Allahü teâlâ, her şeyi sebeple yaratmakta, nimetlerini sebeplerin arkasından göndermektedir. Zararları, dertleri def için ve faydalı şeyleri vermek için de, dua etmeyi sebep yapmıştır. Peygamberler hep dua ettiler ve ümmetlerine de, dua etmelerini emrettiler. Duadan önce, günahlara pişman olup tövbe etmeli, istiğfar okumalı, sadaka vermeli, imanı Ehl-i sünnet alimlerinin bildirdiklerine uygun olarak düzeltmeli, duanın kabul olacağına inanmalı, güvenmeli, iki dizi üzerine kıbleye karşı oturup, önce hamd ve salevat okumalıdır. Kabul olmadı diyerek, ümidini kesmemeli, kabul oluncaya kadar, uzun zaman tekrar etmelidir. Haram yememeli, haram içmemeli, haram şeyleri söylememelidir.”

    İbni Hacer-i Mekki hazretleri, Fetava-i fıkhiyye kitabında buyuruyor ki:
    “İslam âlimlerinin çoğuna göre, duayı inkâr eden kâfir olur. Kur’an-ı kerime inanmamış olur. Dua ile istenilen şey, ya kabul olup dünyada veya ahirette verilir. Yahut, günahın affedilmesine sebep olur. Allahü teâlâ, kulunun dua etmesini, yalvarmasını sever. Duanın kabul olmasının şartlarından biri, helal yemek, helal giymektir. Biri de, kalb ile, yani gönülden istemektir. Hadis-i şerifte; (Allahü teâlâ, çok dua edenleri sever. Dua edip, ümidini kesmeyen, vaad olunan üç şeyden birine elbette kavuşur) buyuruldu.”

    Yakub bin Seyyid Ali hazretleri, Şir’a-tül-islam şerhinde buyuruyor ki:
    “Dua ihtiyacı gideren, saadete kavuşturan kapının anahtarıdır. Bu anahtarın dişleri, helal lokmadır. Dua ederken, kalb uyanık olmalı, kabul edileceğine inanmalıdır. Söylediğinden haberi olmayan gafilin duası kabul olmaz. Duanın kabulü için acele etmemelidir. Duaya devam etmeli, usanmamalıdır. Allahü teâlâ, dua etmeyi ve dua edeni sever. Kabul ettiği halde, istenileni vermeyi geciktirerek, duanın ve sevabının çok olmasını ister. Duayı, hiç olmazsa, yedi kere tekrar etmelidir. Rahat ve huzur zamanlarında çok dua edenin, dert ve bela zamanlarındaki duaları çabuk kabul olur. Duaya başlarken, Allahü teâlâya hamd ve Resulullaha salat ve selam söylemelidir. Resulullah efendimiz duaya başlarken; (Sübhane Rabbiyel aliyyil a’lel-Vehhab) derdi.

    Duadan önce tövbe, istiğfar etmeli, sonra bütün müminlerin sıhhat ve selametleri için dua etmeli, her dileğini söyleyip, vermesini can ve gönülden istemelidir. Kalbine gelen hayırlı şeyi istemeli, söylediğinin manasını öğrenmelidir. Dua, bir temenni olmamalı, istediği şeye kavuşturacak sebeplere yapışmalıdır. Sebeplere yapışmadan yapılan dua, kabul olmaz. Hadis-i şerifte; (Çalışmadan dua eden, silahsız harbe giden gibidir) buyuruldu.

    Abdest alıp, diz üstüne, kıbleye karşı oturup, elleri göğüs hizasında ileri uzatıp, avuçları semaya karşı açıp, Peygamberleri ve evliyayı vesile ederek, Onların hatırı ve hürmetleri için istemeli, sonunda Amin demelidir.”

    Hısn-ül-hasin’de dua adabını anlatırken; “Duanın kabul olması için, Peygamberleri ve salih kulları vesile etmelidir. Buhari’deki hadis-i şerifte böyle bildirildi” buyurulmaktadır.

    Netice olarak, duanın kabul olabilmesi için, ağıza da, mideye de dikkat etmek lazımdır. Ayrıca, Allahü teâlânın sevdiklerini vesile ederek dua etmelidir. Ali Ramiteni hazretlerinin buyurduğu gibi:
    “Günah işlememiş bir dil ile dua ediniz ki, kabul olsun!”
    Kaynak: İslam ve Toplum

  8. #8
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Cenabı Hak razı olsun.amin.

Benzer Konular

  1. Bütün okulların imam hatip olması için şans yakaladık
    YukseLL Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 28-08-2012, 09:37 AM
  2. Duanın manası
    Ammar Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 19-01-2010, 05:22 PM
  3. Sayfanızın SEO uyumlu olması için ne yapmalı?
    YukseLL Tarafından Google Optimizasyon Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 05-12-2009, 04:35 AM
  4. Duanın kabulundeki engeller
    memedi Tarafından Dualar Hadisler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 21-02-2008, 07:54 AM
  5. Cep Bataryanızın uzun omurlu olması icin
    SMN Tarafından Cep Telefonu ve Aksesuarları Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 26-01-2008, 10:33 PM
Yukarı Çık