Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 Toplam: 1

Din adına katliam olabilirmi ???

Din ve İnanç Kategorisi islam (Müslümanlık) Forumunda Din adına katliam olabilirmi ??? Konusununun içerigi kısaca ->> DİN ADINA KATLİAM YAPILIR MI? Bunlardan birisi şöyle cereyan etmişti. Mehmet, ben ve bir başka misafirimle birlikte çay içiyorduk. Konuştuğumuz ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Din adına katliam olabilirmi ???

    DİN ADINA KATLİAM YAPILIR MI?

    Bunlardan birisi şöyle cereyan etmişti.
    Mehmet, ben ve bir başka misafirimle birlikte çay içiyorduk.
    Konuştuğumuz konuyla ilgili olarak misafirimiz şöyle bir soru sormuştu.
    Peki din ve dînî duygular insanı son derece olgunlaştırıp, mükemmel bir insan haline getiriyorsa, din adına birçok katliam yapıp, terör estiren İslâmcı teröristlere ne demeli?
    Muhatabım çok önemli bir konuya gelmişti. Bu ve buna benzer bir çok soru, birçok insanın aklını kurcalamaktaydı.
    İslam ile terörün, din ile katliamın ne ilgisi olabilirdi?"

    Ortada son derece yanlış anlatılan veya yanlış anlaşılan bir husus var, dedi. Mehmet, benden izin alarak
    Bunu ben iki açıdan ele almak isterim:
    Birincisi: Kur'ân'ın bütün ayetleri ve Peygamberimizin bütün hadisleri incelendiğinde, insanı öldürmenin ve insana zarar vermenin en büyük günahlardan birisi olduğu görülecektir.
    Bir insan İslam'ın emirlerini ne kadar okuyup uygularsa; o kadar dini bütün, olgun davranışlı, hak ve hukuka riayet eden, insanların kötüsü bile olsa ona zarar vermeyip, onu kurtarmaya çalışan bir anlayışa kavuşur.
    O zaman gerçek bir müslüman asla terörist olmaz ve bir cana kıymaz. Bunun Allah indinde çok ağır bir suç olduğunu bilmektedir.

    Eğer bir insan din adına bir suç işleyip, bir insan öldürüyorsa, ya onun gerçekten bir müslüman olmadığı veya İslam'ın emirlerinden hiç etkilenmediği anlaşılır.

    İkincisi: Devlet, yüzde yüze yaklaşan bir oranda müslüman olan vatandaşının, dini eğitimini düzenli ve sistemli olarak karşılamalıdır.
    Eğer devlet vatandaşının dînî eğitimini karşılamazsa veya göz ardı ederse, o boşluğu dolduran ehliyetsiz kişi veya kişiler çıkacaktır. Veya devlete şu veya bu şekilde zarar vermek isteyen kişi veya gruplar, devletin dine olan soğukluk ve uzaklığın istismar etmeye başlayacaktır.
    Devlet buna fırsat vermemelidir.
    Düşünün ki, bu memlekette Tıp fakülteleri kapatılsa ve doktor devlet eliyle yetiştirilmezse, bu boşluğu dolduran birçok ehliyetsiz insanlar çıkıp, insanların malını ve canını istismar edeceklerdir. Bunun çaresi ve bu istismarı insanları ortadan kaldırmanın yolu, Tıp fakültelerini aşıp, doktoru bilimsel metotlarla yetiştirecektir.
    Dînî eğitim konusu da böyledir.
    Vatandaş dinini hem öğrenmek, hem de çocuğuna öğretmek isteyecektir. Bu istek, okullar yoluyla düzenli ve sürekli şekilde yapılmazsa, ehliyetli kimselere bu yaptırılmazsa, bu konuyla ilgili istekler karşılanmazsa, bu boşluğu dolduran art niyetli insanlar kendini gösterecektir.
    Konuyu özetlersek, bir müslüman asla din adına bir adam öldürmez, eğer öldürüyorsa, ben müslümanım diyemez.
    Devlet müslüman vatandaşının dini eğitimini başkalarına bırakmamalı, kendisi karşılamalıdır. O zaman bu tür istismarların önü büyük ölçüde alınacaktır. Bunu yaparken de, asrın hastalığını çok iyi teşhis eden ve çok etkili çareler sunan Risâle-i Nûr kitaplarının sunduğu hakikatlere de dikkat etmelidir. Çünkü Risâle-i Nûr kitapları bu zamanın manevi problemlerine çözüm sunan bir Kur'an tefsiridir. Benim ve benim gibi binlerce zararlı gençler bu hakikatler sayesinde vatanına faydalı bir vatandaş haline gelmişlerdir.
    Mehmet, sözü bana bırakmayıp, kendisi almanın ve cevabı da kendisi vermenin biraz mahcupluğu içinde;
    "Ne dersiniz hocam, diye fikrimi sordu.
    Ben de:
    "Aynen öyle... Tespitlerine katılıyorum. Çok güzel özetlediniz dedim.
    Mehmet'in soruya verdiği cevap ve Risâle-i Nûr kitaplarıyla ilgili tespitleri son derece çarpıcıydı. Olayların içinde yaşamış, farklı görüşleri ve farklı açıları yakalamış bir insanın tespitleri de isabetli ve doyurucu oluyordu. Çünkü "Yaşayan bilir, bilen konuşur" kaidesince, Mehmet gördüğünü, hissettiğini ve yaşadığını anlatıyordu.

    Mehmet'le olan kısa beraberliğimde, ona yakın olmanın ve onun dostluğunu kazanmanın büyük bir hazzını yaşamıştık.
    Giderken bana bir şiir vermişti.
    "Hocam, bunu gittikten sonra oku, demişti. Ben de öyle yaptım.

    Düzceli Mehmet
    Konu M ü e l l i f... tarafından (22-08-2008 Saat 04:25 PM ) değiştirilmiştir. Sebep: Kaynak

Benzer Konular

  1. Din adına katliam yapılır mı?
    dogangunes Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 19-12-2012, 02:55 AM
  2. Katliam protesto edildi
    catpity Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 20-12-2008, 02:56 PM
  3. Zamanda yolculuk olabilirmi?
    dogangunes Tarafından Bilim ve Astronomi Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 22-07-2007, 01:24 AM
  4. 2. Dunya Bulunmus olabilirmi?
    SMN Tarafından Astronomi Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 27-04-2007, 05:05 PM
Yukarı Çık