Muhammed Masum hazretleri buyurdu ki:


En büyük saadet, iki cihanın en üstün insanı olan Muhammed aleyhisselama uymaktır. Cehennem azabından kurtulmak için, Allahü teâlânın seçtiği, sevdiği insanların reisine uymak gerekir. Cennet nimetlerine kavuşmak, Ona uyanlara mahsustur. Allahü teâlânın sevgisine kavuşmak için, Ona uymak şarttır. Ona uymıyanların tevbeleri, zühdleri, tevekkülleri ve duâları kabul olmaz. Onun yolunda olmıyanların zikirleri, fikirleri kıymetsizdir.

Evliya, Onun sonsuz denizinden bir yudum içmekle muratlarına ermişlerdir. Yeryüzündeki melekler, Onun hizmetçileri, göklerdekiler, âşıklarıdır. Herşey, Onun şerefine yaratılmış, bütün varlıklar, Onun mübarek ruhundan feyz almışlardır. Allahü teâlânın varlığını O açıklamış, herşeyin yaratanı, Onun rızasını almak istemiştir. Ona ve Onun âline ve eshabına bizden duâlar olsun. O yüce Peygamber, hepimizden razı olsun!) [c.1, m.10]



[Ey saadete kavuşmak istiyen akıl sahipleri! Bütün gücünüzle Ona uymaya çalışınız! Bu devlete, bu nimete engel olan herşeyden kaçınız! İstidraç sahibi harikalar gösteren bir din yobazını ve yüksek mevkiler, diplomalar ele geçirmiş olan bir fen yobazını, yani Ona uymak şerefinden mahrum olan bir cahili, bir mezhepsizi ve Kur'an-ı Kerim'den ve Hadis'lerden kendi anlayışına göre din öğrenmeye teşvik eden gafili görürseniz, bunun sözlerinin, yazılarının, radyolardaki, tv'lerdeki saçmalarının, yalanlarının, insanı felakete sürükleyeceğini ve hiç böyle gösteriş yapmıyan, fakat çok dikkat ile ve titizlikle Ona uyana inanmanın, Onu sevmenin, felaketlerden kurtarıcı çok kıymetli ilaç olduğunu biliniz!O sevgiliye uymak ve müslümanlığı doğru bir şekilde öğrenmek için Ehl-i Sünnet âlimlerine tabi olunuz.Eğer bu zamanda böyle bir veli bulunmaz ise bu büyüklerin Kur'an -ı Kerim ve Hadis'lerden anlayarak yazmış olduğu İlmihal kitaplarını okuyunuz.]

BİD'AT NEDİR?

İbadette bid'at, Resulullahın ve dört halife zamanında bulunmayıp da, dinimizde, sonradan meydana çıkarılan, uydurulan inanışlara, sözlere, işlere, şekillere ve âdetlere denir. İbadetlere bid'at karıştırmak büyük günahtır. Bid'ati sünnet diye işlemek haramdır. Bunların hepsini din diye, ibadet diye uydurmak veya dinin önem verdiği şeyleri dinden ayrıdır, din buna karışmaz demek bid'attir. Bid'atlerin bazıları küfür, bazıları büyük günahtır. Hadis-i şerifte, (Her bid'at sapıklıktır) buyuruldu. (Müslim)



Bid'at çıkaran, dinde noksanlık görüp bazı hükümleri değiştirmeye, yeni hükümler koymaya çalışır. Sahih hadisleri uydurma zanneder, İslam âlimlerini beğenmez. Bid'at ehli kibirlidir.




İmam-ı Gazali hazretleri buyurdu ki:
Kibrin diğer günahlardan daha büyük olmasının sebebi şudur: Büyüklük ancak Allahü teâlâya mahsus iken, kulun kibirlenmesi, bir kölenin hükümdarın tacını başına geçirerek onun tahtında oturup hükmetmesine benzer. Hükümdarın bir emrini yapmayarak suç işlemekle, hükümdarlığına sahip çıkmak, onun tahtına oturup emirler vermek arasında elbette büyük fark vardır. İşte kibirlenmek, Allah'ın emrini yapmamak gibi bir suç değil, bizzat ilah olmak gibi büyük suç oluyor.

Bid'atin de hırsızlık, katillik, fahişelik, içki içmek gibi haramlardan daha büyük olmasının sebebi budur. Günah işleyen kimse, Allah'ın emrine isyan etmiş olur, büyük günah işler. Fakat bid'at çıkaran kimse, Allah'ın, Resulünün ve Resulullahın vârisleri olan âlimlerin bildirdiği hükümleri beğenmeyip yeni hükümler koymaya, bizzat dinin sahibi olmaya çalışıyor. Yani Allah adına, Resulü adına hareket ediyor, hatta onları beğenmeyip kendi görüşünü din gibi ortaya koymaya çalışıyor. Bu bakımdan bid'at ehli, hırsızdan, eşkıyadan, katilden daha büyük günah işliyor. İşte bunun gibi sebeplerden dolayı Peygamber efendimiz, (Ben onlardan değilim, onlar da benden değildir. Onlara karşı cihad, kâfirlerle cihad gibi önemlidir) buyuruyor. (Deylemi)



İmam-ı Rabbani hazretleri de buyuruyor ki:

(Bid'at ehli, yapacağı değişikliklerle, dini düzelteceklerini, olgunlaştıracaklarını zannederek bid'at çıkarıyor, bid'atlerin zulmetleri ile sünnetin nurunu örtmeye çalışıyorlar. Bunlar, dinin noksanlıklarını tamamladıklarını iddia ediyorlar. Bilmiyorlar ki din noksan değil, kâmildir. Dini noksan sanıp, tamamlamaya [çağa uydurmaya, çeşitli bid'atler çıkarmaya] çalışmak, Maide suresinin, (Bugün sizin için dininizi ikmâl eyledim. Üzerinize olan nimetimi tamamladım ve size din olarak İslamiyet'i vermekle razı oldum) mealindeki 3. âyetine inanmamak olur. (m.260)