1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 12

Ene Nedir.... ???

Din ve İnanç Kategorisi islam (Müslümanlık) Forumunda Ene Nedir.... ??? Konusununun içerigi kısaca ->> Ene nedir ki enenin almış olduğu emaneti kübrayı yer ve gök almaktan çekinmişler ? 1.Cevap Gök, zemin, dağ tahammülünden çekindiği ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Ene Nedir.... ???

    Ene nedir ki enenin almış olduğu emaneti kübrayı yer ve gök almaktan çekinmişler ?

    1.Cevap Gök, zemin, dağ tahammülünden çekindiği ve korktuğu emanetin müteaddid vücuhundan bir ferdi, bir vechi, ene'dir. Evet ene, zaman-ı Âdem'den şimdiye kadar âlem-i insaniyetin etrafına dal budak salan nurani bir şecere-i tûbâ ile, müdhiş bir şecere-i zakkumun çekirdeğidir. Şu azîm hakikata girişmeden evvel, o hakikatın fehmini teshil edecek bir mukaddime beyan ederiz. Şöyle ki:

    Ene, künuz-u mahfiye olan esma-i İlahiyenin anahtarı olduğu gibi, kâinatın tılsım-ı muğlakının dahi anahtarı olarak bir muamma-yı müşkilküşadır, bir tılsım-ı hayretfezadır. O ene mahiyetinin bilinmesiyle, o garib muamma, o acib tılsım olan ene açılır ve kâinat tılsımını ve âlem-i vücubun künuzunu dahi açar.
    Şu mes'eleye dair "Şemme" isminde bir risale-i arabiyemde şöyle bahsetmişiz ki: Âlemin miftahı insanın elindedir ve nefsine takılmıştır. Kâinat kapıları zahiren açık görünürken, hakikaten kapalıdır. Cenab-ı Hak, emanet cihetiyle insana "ene" namında öyle bir miftah vermiş ki; âlemin bütün kapılarını açar ve öyle tılsımlı bir enaniyet vermiş ki; Hallak-ı Kâinat'ın künuz-u mahfiyesini onun ile keşfeder. Fakat ene, kendisi de gayet muğlak bir muamma ve açılması müşkil bir tılsımdır. Eğer onun hakikî mahiyeti ve sırr-ı hilkati bilinse; kendisi açıldığı gibi kâinat dahi açılır.

    Şöyle ki: Sani-i Hakîm, insanın eline emanet olarak, rububiyetinin sıfât ve şuunatının hakikatlarını gösterecek, tanıttıracak, işarat ve nümuneleri câmi' bir ene vermiştir. Tâ ki o ene, bir vâhid-i kıyasî olup, evsaf-ı rububiyet ve şuunat-ı uluhiyet bilinsin. Fakat vâhid-i kıyasî, bir mevcud-u hakikî olmak lâzım değil. Belki hendesedeki farazî hatlar gibi, farz ve tevehhümle bir vâhid-i kıyasî teşkil edilebilir. İlim ve tahakkukla hakikî vücudu lâzım değildir.

    R.N.K

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    makedonyalı - istanbul
    Mesaj
    96
    Rep Gücü
    0

    Cevap: Ene Nedir.... ???

    Alıntı aliÖZDEMİR´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ene nedir ki enenin almış olduğu emaneti kübrayı yer ve gök almaktan çekinmişler ?

    1.Cevap Gök, zemin, dağ tahammülünden çekindiği ve korktuğu emanetin müteaddid vücuhundan bir ferdi, bir vechi, ene'dir. Evet ene, zaman-ı Âdem'den şimdiye kadar âlem-i insaniyetin etrafına dal budak salan nurani bir şecere-i tûbâ ile, müdhiş bir şecere-i zakkumun çekirdeğidir. Şu azîm hakikata girişmeden evvel, o hakikatın fehmini teshil edecek bir mukaddime beyan ederiz. Şöyle ki:

    Ene, künuz-u mahfiye olan esma-i İlahiyenin anahtarı olduğu gibi, kâinatın tılsım-ı muğlakının dahi anahtarı olarak bir muamma-yı müşkilküşadır, bir tılsım-ı hayretfezadır. O ene mahiyetinin bilinmesiyle, o garib muamma, o acib tılsım olan ene açılır ve kâinat tılsımını ve âlem-i vücubun künuzunu dahi açar.
    Şu mes'eleye dair "Şemme" isminde bir risale-i arabiyemde şöyle bahsetmişiz ki: Âlemin miftahı insanın elindedir ve nefsine takılmıştır. Kâinat kapıları zahiren açık görünürken, hakikaten kapalıdır. Cenab-ı Hak, emanet cihetiyle insana "ene" namında öyle bir miftah vermiş ki; âlemin bütün kapılarını açar ve öyle tılsımlı bir enaniyet vermiş ki; Hallak-ı Kâinat'ın künuz-u mahfiyesini onun ile keşfeder. Fakat ene, kendisi de gayet muğlak bir muamma ve açılması müşkil bir tılsımdır. Eğer onun hakikî mahiyeti ve sırr-ı hilkati bilinse; kendisi açıldığı gibi kâinat dahi açılır.

    Şöyle ki: Sani-i Hakîm, insanın eline emanet olarak, rububiyetinin sıfât ve şuunatının hakikatlarını gösterecek, tanıttıracak, işarat ve nümuneleri câmi' bir ene vermiştir. Tâ ki o ene, bir vâhid-i kıyasî olup, evsaf-ı rububiyet ve şuunat-ı uluhiyet bilinsin. Fakat vâhid-i kıyasî, bir mevcud-u hakikî olmak lâzım değil. Belki hendesedeki farazî hatlar gibi, farz ve tevehhümle bir vâhid-i kıyasî teşkil edilebilir. İlim ve tahakkukla hakikî vücudu lâzım değildir.

    R.N.K

    Ene, künuz-u mahfiye olan esma-i İlahiyenin anahtarı olduğu gibi, kâinatın tılsım-ı muğlakının dahi anahtarı olarak bir muamma-yı müşkilküşadır, bir tılsım-ı hayretfezadır.

    ne demek istediniz? bu sözlerin daha türkçesi var ise... neden?

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Ene Nedir.... ???

    Alıntı peniel´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ene, künuz-u mahfiye olan esma-i İlahiyenin anahtarı olduğu gibi, kâinatın tılsım-ı muğlakının dahi anahtarı olarak bir muamma-yı müşkilküşadır, bir tılsım-ı hayretfezadır.

    ne demek istediniz? bu sözlerin daha türkçesi var ise... neden?
    Sevgili Peniel ;
    Şimdi vereceğimiz cevabında dili biraz ağır. Çünkü: Gerçekten ancak bu kapsamlı cümleler ile o ene denilen hazinenin kapısı açılabiniyor. evet hazine gerçekten...
    isterseniz buyurun efendim.



    Âlemin miftahı insânın elindedir ve nefsine takılmıştır. Kâinat kapıları zâhiren açık görünürken, hakîkaten kapalıdır. Cenâb-ı Hak, emanet cihetiyle insâna ene namında öyle bir miftah ( anahtar ) vermiş ki; âlemin bütün kapılarını açar ve öyle tılsımlı ( sırlı )bir enaniyyet vermiş ki; Hallâk-ı Kâinat’ın künûz-u mahfiyyesini (gizli hazineler ) onun ile keşfeder. Fakat ene, kendisi de gayet muğlâk bir muamma ve açılması müşkil bir tılsımdır. Eğer onun hakikî mâhiyeti ve sırr-ı hilkati bilinse; kendisi açıldığı gibi kâinat dahi açılır. Şöyle ki:

    Sâni-i Hakîm, insânın eline emanet olarak, Rubûbiyyetinin sıfât ve şuûnatının hakîkatlarını gösterecek, tanıttıracak, işârat ve nümûneleri câmi’ bir ene vermiştir. Tâ ki; o ene, bir vâhid-i kıyâsî olup, evsaf-ı Rubûbiyyet ve şuûnat-ı Ulûhiyyet bilinsin. Fakat vâhid-i kıyâsî, bir mevcûd-u hakikî olmak lâzım değil. Belki hendesedeki ( Mühendislik ) farazî hatlar gibi, farz ve tevehhümle bir vâhid-i kıyasî teşkil edilebilir. İlim ve tahakkukla hakikî vücûdu lâzım değildir.

    O halde diyebilirizki :
    Ene:Kendisi bir hazine olmakla beraber, Kainattaki yaratılış sırlarının çözülmesinde de lazım ve tek anahtardır.
    Kainat üzerinde tecelli eden Esmai ilahiye yi okuyan birdildir de denilebilir.

    Saygılar.

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    makedonyalı - istanbul
    Mesaj
    96
    Rep Gücü
    0

    Cevap: Ene Nedir.... ???

    Alıntı aliÖZDEMİR´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sevgili Peniel ;
    Şimdi vereceğimiz cevabında dili biraz ağır. Çünkü: Gerçekten ancak bu kapsamlı cümleler ile o ene denilen hazinenin kapısı açılabiniyor. evet hazine gerçekten...
    isterseniz buyurun efendim.

    Saygılar.
    azizim aliÖZDEMİR buyurayım, buyurayım da...
    şunu demek istiyorum: siz bu ene'yi biliyor musunuz?
    ene denilen hazinenin kapısı açılabiniyor demişsiniz.

    ben bu ene'yi tam bilen biri misiniz? onu soruyorum. bilenlerden mi aktarıyorsunuz?

    ben ona göre yönelmek istiyorum.

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Ene Nedir.... ???

    Alıntı peniel´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    azizim aliÖZDEMİR buyurayım, buyurayım da...
    şunu demek istiyorum: siz bu ene'yi biliyor musunuz?
    ene denilen hazinenin kapısı açılabiniyor demişsiniz.

    ben bu ene'yi tam bilen biri misiniz? onu soruyorum. bilenlerden mi aktarıyorsunuz?

    ben ona göre yönelmek istiyorum.
    Sayın peniel;

    Öncelikle, ENE gibi güzel ve derin bir konu ile ilgilendiğiniz için , sizi tebrık edıyorum.
    Malumunuz efendim, Satırdan konuşmak bence en sağlıklı yol ilim erbabı için.
    Çünkü: İlmen ekol olmuş ve alanlarında söz sahibi şahsiyetlerin fikirlerinden istifade etmekle , fikir ufkumuzu açabiliriz sanırım.
    Ene konusunda, Bediüzzaman Said Nursi Hz. nin , Sözler Namındakı eserinin 30 sözunde , ENE konusunu kapsamlı olarak ele almıştır.
    Benim istifadelerim o mihval üzeredir efendım.
    Tamamen ilim kokan , bu nadide eserin, dili biraz ağırdır ve azami dikkat icap edecektır. Zira gazete değildir.
    Ancak sizin gibi ilme meraklı, ve doğru adres arayan, ve '' ENE '' gibi bir kainat anahtarını kullanma gayretinde olan, siz ilim yocusunun , hemen gösterilen adrese gidip , konuya eğileceğinize inanıyor, istifadelerinizi bizimle paylaşmanızı beklıyorum efendim.

    Saygı ve Hürmetler.

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    Londra
    Mesaj
    169
    Rep Gücü
    502

    Cevap: Ene Nedir.... ???

    Saygideger aliOZDEMIR;

    "Ene" ile, ilgili yazinizi okudum. Ama, bende aynen peniel arkadas gibi dusunuyorum. Eger, biribirimizin ne dedigini anlayacak bir dil kullanacak isek; bu dil, turkce olmali. Aksi taktirde, yazilanlari anlamak ve bir anlam vermek mumkun olmaz. En azindan, kendi anladiklarinizi kendi yorumunuzla, turkce yazarsaniz; bir fikir sahibi olabilirim. Bende, size cince yazsam; herhalde bir anlami olmaz.

    Benim, linquistik ve dil bilimi bilgime gore; Ene, aryan koken olarak; soyle teleffuz edilebilir. En kokeni, genelde, kelimelerin sonuna getirilen bir ektir ve getirildigi kelimenin en genis siniri anlamini tasir. Sonundaki, e ise; cikis anlamini icerir. Bu, linquistik temele gore "ene" seyin-ki bu sey enden once ifade edilir-en genis sinirinin disa vurumudur.

    Bu temelde olaya bakmak; benim felsefemin de temelidir. Cunku, benim her konuda ve her yonuyle ortaya koydugum; insanoglunun evrensel dusunce kokeninin ve temelinin sabitlestirilmis yapisi ve bu yapinin sorununun tum resmiyle ortaya konulusunun amblemi, sembolu veya-sizin deyiminizle enesi- X dir. X-ki x e cizimsel temelde bakmak gerekir-seyin evrensel kokeninin karakteri, tabiati, sifati ve niteligidir. Yalniz, bu konu algilanmasi agir ve ilgi-etki-onem temeli pek "sarmayan" bir konudur. X in ne ldugunu ortaya koymak ve disaridan bakis acisinin notr algisiyla bunu basarmak; benim felsefemin temelidir. Insanoglunun, hem insansal hemde evrensel sorununun kokeni; bu X de yatmaktadir. Eger, sizin enenize, bunu uyarlarsak. XENE diyebiliriz.

    Saygilarimla;
    evrensel-insan

  7. #7
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Ene Nedir.... ???

    ''Ene'' nin bir çok hikmetlerinden sadece bir hikmetini yazmaya çalışacam bu mesajımda.
    Ene bir vahid-i kıyasidir.
    Yani
    Kendimizde bulunan kuvvet ve kudrete bakıp, kuvvet noktasında bizden daha iyileri ve daha köyüler ile kıyaslama yapmak ve yapabilmektir.
    İnsanlar arasındaki kıyaslamalardan geçip, İnsan ile yüce yaratıcı arasındaki kıyaslamayı yapalım iki satır ile.
    Şöyle düşünebiliriz ; Ben nasılki bir caminin kubbesini yapmaya güç yetirebildiysem, cenabi Allah'da dünya binamıza gök kubbesini yerleştirmekle azamet-i gücünü bizlere göstermiştir bir noktada. Ben nasılki bu mektub'u yazmaya ilmen güç yetirebiliyorsam, Cenabı Allah'da her mevsimde ayrı ayrı sanat eserlerini bizlere göstermekle, bir nevi kainat kitabını bizlere okutturuyor.
    Kısacası , kendi acziyetimiz ve fakriyetimize bakıp, Yüce yaratıcının azameti, rahmeti, ve kudreti karşısında kemerbeste-i ubudiyeti takınmakla gayrısına boyun eymemektir....
    İşte ENE ( benlik ) bazen Rabbi unutup, kula boyun eyebiliyor bazı durumlarda... bu ise mevzumuzdan hariçtir şimdilik o konuya girmiyecem.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  8. #8
    - Çevrimdışı
    Üyecik ppelin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesaj
    28
    Rep Gücü
    39

    Cevap: Ene Nedir.... ???

    Ene, insanın benliği demektir.benlik kazanma sırları, her şeyden önce insanın kendi mahiyetini idrak ederek, 'Benim de bir iradem var.' demesiyle başlar. Çünkü irade, esas olarak benliğin rükünlerinden birisidir. Zaten Üstad 'irade'yi, lâtife-i Rabbâniye denilen kalb, şuur ve hisle birlikte 'vicdanın dört rüknü'nden biri olarak da zikreder..

    Evet insanın, her şeyden önce kendi benliğinin çerçevesini belirlemesi gerekir. Yani o, 'Bende bir irade, duyma, bilme, düşünme, yorumlama, azim, cehd.. gibi hassalar var.' diyerek bunları tespit edip, sonra bir kısım mukayeseler yaparak bunları kendisine ihsan edeni bulabilir. Meselâ insan, yemek yerken, sadece ağzına lokmayı götürüp boğazından midesine gönderene kadar, kendisine verilen iradeyi kullanır. Artık bundan sonra, insanın elinde olmayan ve müdahele imkânı da bulunmayan bir dizi sistem devreye girer. Buradan hareketle insan, 'Gücümün yetmediği, kudretimle halledemediğim, benimle alâkalı olduğu hâlde farkına bile varamadığım, tamamen benim iradem dışında cereyan eden birçok hâdise var ki, bütün bunlar, beni çok iyi bilen ve tanıyan birisi tarafından idare ediliyor.' diyerek eşya ve hâdiseleri evirip çeviren sonsuz Kudret Sahibi'ni bulabilir.

    Netice itibarıyla bu tefekkür seyahatini tamamlayan insan, Yunus misali benliğini âdeta bir kristal gibi taşa vurarak kırar.. kırar ve benlikten vazgeçmenin meyvelerini devşirmeye başlar. Böylece insan, fenafillaha giden yolda, vuslatın her an biraz daha artan cazibesiyle mest ve sermest olarak adım adım hedefe doğru yaklaşır.

  9. #9
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755

    Cevap: Ene Nedir.... ???

    Ali bey inanınki sizin cümlelerinizle ''ene''yi anlamadım ben..anlamayıncada satırları hızla geçtim beynim arap saçına döndü inanın :)
    en son bir arkadaş anlatmış sağolsun,ama ne kadar anladıysam artık..
    anlayışımmı kıtdır nedir..
    özelden yazdığım sorunun cevabını alamamadım yinede,hatta ''inşallah ene değildir ''dediğiniz konumlada alakasını hiç anlayamadım..
    neyse boşverin,sizi yormayayım,emeğinize sağlık

  10. #10
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Ene Nedir.... ???

    Alıntı aliÖZDEMİR´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ene nedir ki enenin almış olduğu emaneti kübrayı yer ve gök almaktan çekinmişler ?

    1.Cevap Gök, zemin, dağ tahammülünden çekindiği ve korktuğu emanetin müteaddid vücuhundan bir ferdi, bir vechi, ene'dir. Evet ene, zaman-ı Âdem'den şimdiye kadar âlem-i insaniyetin etrafına dal budak salan nurani bir şecere-i tûbâ ile, müdhiş bir şecere-i zakkumun çekirdeğidir. Şu azîm hakikata girişmeden evvel, o hakikatın fehmini teshil edecek bir mukaddime beyan ederiz. Şöyle ki:

    Ene, künuz-u mahfiye olan esma-i İlahiyenin anahtarı olduğu gibi, kâinatın tılsım-ı muğlakının dahi anahtarı olarak bir muamma-yı müşkilküşadır, bir tılsım-ı hayretfezadır. O ene mahiyetinin bilinmesiyle, o garib muamma, o acib tılsım olan ene açılır ve kâinat tılsımını ve âlem-i vücubun künuzunu dahi açar.
    Şu mes'eleye dair "Şemme" isminde bir risale-i arabiyemde şöyle bahsetmişiz ki: Âlemin miftahı insanın elindedir ve nefsine takılmıştır. Kâinat kapıları zahiren açık görünürken, hakikaten kapalıdır. Cenab-ı Hak, emanet cihetiyle insana "ene" namında öyle bir miftah vermiş ki; âlemin bütün kapılarını açar ve öyle tılsımlı bir enaniyet vermiş ki; Hallak-ı Kâinat'ın künuz-u mahfiyesini onun ile keşfeder. Fakat ene, kendisi de gayet muğlak bir muamma ve açılması müşkil bir tılsımdır. Eğer onun hakikî mahiyeti ve sırr-ı hilkati bilinse; kendisi açıldığı gibi kâinat dahi açılır.

    Şöyle ki: Sani-i Hakîm, insanın eline emanet olarak, rububiyetinin sıfât ve şuunatının hakikatlarını gösterecek, tanıttıracak, işarat ve nümuneleri câmi' bir ene vermiştir. Tâ ki o ene, bir vâhid-i kıyasî olup, evsaf-ı rububiyet ve şuunat-ı uluhiyet bilinsin. Fakat vâhid-i kıyasî, bir mevcud-u hakikî olmak lâzım değil. Belki hendesedeki farazî hatlar gibi, farz ve tevehhümle bir vâhid-i kıyasî teşkil edilebilir. İlim ve tahakkukla hakikî vücudu lâzım değildir.

    R.N.K
    Bu mesajı anlamakta zorlansan haklısınız, çünkü orjinale dokunmadım ve konu ağır gerçekten.

    Alıntı aliÖZDEMİR´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    ''Ene'' nin bir çok hikmetlerinden sadece bir hikmetini yazmaya çalışacam bu mesajımda.
    Ene bir vahid-i kıyasidir.
    Yani
    Kendimizde bulunan kuvvet ve kudrete bakıp, kuvvet noktasında bizden daha iyileri ve daha köyüler ile kıyaslama yapmak ve yapabilmektir.
    İnsanlar arasındaki kıyaslamalardan geçip, İnsan ile yüce yaratıcı arasındaki kıyaslamayı yapalım iki satır ile.
    Şöyle düşünebiliriz ; Ben nasılki bir caminin kubbesini yapmaya güç yetirebildiysem, cenabi Allah'da dünya binamıza gök kubbesini yerleştirmekle azamet-i gücünü bizlere göstermiştir bir noktada. Ben nasılki bu mektub'u yazmaya ilmen güç yetirebiliyorsam, Cenabı Allah'da her mevsimde ayrı ayrı sanat eserlerini bizlere göstermekle, bir nevi kainat kitabını bizlere okutturuyor.
    Kısacası , kendi acziyetimiz ve fakriyetimize bakıp, Yüce yaratıcının azameti, rahmeti, ve kudreti karşısında kemerbeste-i ubudiyeti takınmakla gayrısına boyun eymemektir....
    İşte ENE ( benlik ) bazen Rabbi unutup, kula boyun eyebiliyor bazı durumlarda... bu ise mevzumuzdan hariçtir şimdilik o konuya girmiyecem.
    Bunu anlamamanız biraz düşündürdü beni... Çünkü biraz daha açık yazıldı.

    Alıntı ppelin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ene, insanın benliği demektir.benlik kazanma sırları, her şeyden önce insanın kendi mahiyetini idrak ederek, 'Benim de bir iradem var.' demesiyle başlar. Çünkü irade, esas olarak benliğin rükünlerinden birisidir. Zaten Üstad 'irade'yi, lâtife-i Rabbâniye denilen kalb, şuur ve hisle birlikte 'vicdanın dört rüknü'nden biri olarak da zikreder..

    Evet insanın, her şeyden önce kendi benliğinin çerçevesini belirlemesi gerekir. Yani o, 'Bende bir irade, duyma, bilme, düşünme, yorumlama, azim, cehd.. gibi hassalar var.' diyerek bunları tespit edip, sonra bir kısım mukayeseler yaparak bunları kendisine ihsan edeni bulabilir. Meselâ insan, yemek yerken, sadece ağzına lokmayı götürüp boğazından midesine gönderene kadar, kendisine verilen iradeyi kullanır. Artık bundan sonra, insanın elinde olmayan ve müdahele imkânı da bulunmayan bir dizi sistem devreye girer. Buradan hareketle insan, 'Gücümün yetmediği, kudretimle halledemediğim, benimle alâkalı olduğu hâlde farkına bile varamadığım, tamamen benim iradem dışında cereyan eden birçok hâdise var ki, bütün bunlar, beni çok iyi bilen ve tanıyan birisi tarafından idare ediliyor.' diyerek eşya ve hâdiseleri evirip çeviren sonsuz Kudret Sahibi'ni bulabilir.

    Netice itibarıyla bu tefekkür seyahatini tamamlayan insan, Yunus misali benliğini âdeta bir kristal gibi taşa vurarak kırar.. kırar ve benlikten vazgeçmenin meyvelerini devşirmeye başlar. Böylece insan, fenafillaha giden yolda, vuslatın her an biraz daha artan cazibesiyle mest ve sermest olarak adım adım hedefe doğru yaklaşır.
    Bu kardeşimizin yorumunu anlamamak ise amcamın kızına hiç yakşmaz diyorum, çünkü sevgili pelin çok akıcı ve açık bir üslüp kullanmış.

    Konuların anlatım ve anlaşılmasında emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
    Okuyan ve hayra yorumlayan gözlerinize sağlık.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Meşrep nedir?, Mezhep nedir?
    YukseLL Tarafından Genel Kültür Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 03-01-2016, 09:40 AM
  2. Misyonerlik Nedir? Amacı nedir? Tehdit midir?
    dogangunes Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 24-02-2010, 05:54 PM
  3. Fizik Tedavi Nedir? Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanlığı Nedir?
    İnci Tarafından Sağlık Sorularınız Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 22-11-2009, 03:04 AM
  4. DiJRAN Nedir.?Anlamı Nedir.?
    dijran Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 11-08-2008, 07:05 PM
  5. Chopper nedir - Cruiser nedir?
    SGOR Tarafından Motorsiklet Forum Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 20-02-2008, 11:52 PM
Yukarı Çık