1. Sayfa, Toplam 3 123 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 21

Dünyada Kiminleysen Ahirette de Onunlasın!!!!!

Din ve İnanç Kategorisinde ve islam (Müslümanlık) Forumunda Bulunan Dünyada Kiminleysen Ahirette de Onunlasın!!!!! Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> İnsan hep iyilerle bulunmalı, iyilerle arkadaşlık yapmalıdır. İyilerle bulunmanın menfaati ebediyete kadar devam eder. İşte Eshabı Kehf’in köpeği. Köpek olması ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye Mehdikonya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    Konya
    Yaş
    34
    Mesaj
    127
    Rep Gücü
    98

    Weather Lightning Dünyada Kiminleysen Ahirette de Onunlasın!!!!!

    İnsan hep iyilerle bulunmalı, iyilerle arkadaşlık yapmalıdır. İyilerle bulunmanın menfaati ebediyete kadar devam eder. İşte Eshabı Kehf’in köpeği. Köpek olması münasebetiyle haram, necisülayndır. Islakken dokunduğu yerin temizlenmesi için yedi defa yıkamak lâzım gelir. Çünkü haramdır (1). Fakat iyilerle kaldığı için, Allah-u Teâla onu beraber kaldığı iyilerin hürmetine cennetlik yaptı. Haram ve necisülayn olduğu halde cennetlik oldu ve cennette de iyilerle beraber bulunacak.

    Halbuki Nuh Peygamberin oğlu, Ulü’l-azm bir peygamber oğlu olduğu halde kâfirlerle arkadaşlık yapıp onlarla beraber bulunduğu için imanını kaybetti. Rabbü’l - Alemîn de onu kâfirler zümresinden yazdı. Peygamber oğlu olduğu halde kâfirlerle arkadaşlık yapmasından dolayı son nefeste küfür üzerine, imansız olarak gitti ve Cehennemlik oldu. Öte taraftan haram olan bir köpek ise Cennetlik oldu. Çünkü iyilerle beraberdi, onlardan ayrılmadı.

    Bu mevzuda Peygamber (S.A.V) şöyle buyuruyor : İnsan her kimi seviyorsa (Kıyamette de) onunla beraber (haşr olacak kiminle arkadaşsa Haşirde de onunla arkadaş olacaktır.)

    Öyleyse kimlerle arkadaş olmamız lâzım geldiğini, kimleri sevmemiz icap ettiğini bilmemiz lâzım; dolayısıyla Hazret’i sevmemiz, şeyhlerimizi sevmemiz, Sâdât-ı sevmemiz lâzımdır ki, ;Kıyamet gününde de onlarla beraber olup sevdiğimizden menfaat görmüş olalım.

    Düşmanlarına bile iyilik yapan, onlara ihsanlarda bulunan Rabbü’l – Alemîn çok büyüktür. Kâfirler ki Allah’ın münkirleridir, Allah’ı inkar ederler, dolayısıyla Allah’ın düşmanlarıdırlar, onlara bile iyilik eden, mal veren, evlât veren, dünya keyfi ve zevki veren Rabbü’l – Alemîn nasıl olur da doslarına, yüzünü Allah’a çevirip onu seven kimselere iyilikde bulunmaz, onlara nimetler verip ihsan etmez?

    İnsan kendisine fenalık eden, düşmanlık yapan kimselere, elinden geldiği kadar kötülük yapmak ister. Halbuki çok büyük olan Allah-u Teâlâ kendisini inkâr eden düşmanlarına bile ihsanlarda bulunurken, tabii ki dostlarına da ihsanlarda bulunacak, yüzünü ona çevirip onu sevenlere de ikramlarda bulunacaktır.

    Her kim ki, Allah’a doğru bir adım atarsa, Allah da ona on adım yaklaşır. Her kim ki, yüzünü Allah’a döndürürse Allah da ona yüzünü döndürür. Fakat her kim Allah’a sırt çevirirse, şüphesiz Allah da ona sırt çevirir. Demek ki her şey insanın elindedir. Çünkü Allah-u Teâlâ insana cüz’i ihtiyar vermiş ve doğru yolu da göstermiştir. Doğru yolu tutup o yoldan giden herkes Allah’a kavuşur. Fakat eğri yoldan giden kimse ise kendini helâk etmiş olur. Böylece en büyük düşmanlığı kendi kendine yapmış olur. Haşa Allah kimseye kötülük yapmaz. Haşa Allah kimseye zulmetmez. İnsan kendi nefsine zulüm yapmakta, kendi nefsine kötülük etmektedir.

    Dünya ve âhirette olan her şeyin, hâtırı için yaratıldığı Peygamber (A.S.V) her an için tâât ve ibadette bulunurdu. Peygamber (A.S.V) o kadar büyük halk edilmiştir ki, O’nun şefaati olmasa Kıyamet günü hiçbir Peygamber bile Cennete giremez. Hal böyle iken O’nun şefaati olmadan başkaları nasıl Cennete girebilir? Bütün Cennete girecekler ancak ve ancak O’nun şefaati neticesi Cennete girebileceklerdir. İşte bu kadar mükerrem yaratılmış olan Peygamber (A.S.V) devamlı olarak Allah’a tâât ve ibadette bulunurdu. O kadar ibadet ederdi ki, ibadetinin çokluğundan mübarek dizleri şişerdi. Bununla beraber Rabbü’l-Âlemîn :

    (Emrolunduğun şekilde dosdoğru hareket et.)

    … diye buyurmuştu. Bu hitap Peygamber ve şahsında bütün ümmete gelmektedir. Demek ki biz ümmet-i Peygamber (A.S.V) de Allah’ın emrettiği ve Peygamberin (A.S.V) tebliğ ettiği şekilde hareket etmemiz lâzımdır.

    Öyleyse insan bu çok aziz ve kıymetli ömrünü Allah yolunda, Allah rızası uğrunda harcamazsa, salih amellerle tüketmezse çok yazık etmiş olur. Çünkü insanın bu kadar kıymet verdiği aziz ömrü, mutlaka ihtiyarlık gelip, hastalık gelip tükenecek, neticede de toprağın altına girecektir. Sonu böyle olunca, artık insan ömrünün ne kıymeti kalır? İnsan, ancak yüzünü Allah’a çevirip, O’nun dostluğunu kazanmak suretiyle ömrünü değerlendirebilir. Allah’ın fazlında nihayetsiz istifade eder; dünyada da rahat eder kabirde de rahat eder, haşirde de rahat eder ve nihayet Cennette ebedi rahata kavuşur.

    Allah’ın emrine uymayan ise ebedi olarak zahmet çeker. İnsanın aklı vardır, deli değildir. Dünya işlerinde kimse insanı kolay kolay kandıramaz. Kimse kolay kolay hile yapamaz insana. Halbuki âhiret işinde aldanıyor. Şeytan hileler yaparak çok çabuk insanı kandırabiliyor. İnsanın Allah yolunda da akıllı olması icap eder. Nasıl dünya muamelesinde insan aldatılamıyorsa âhiret işinde de aldatılmamalıdır. Yüzünü Allah’a döndürmeyen kimse aslında delidir. Halbuki insan kendini çok akıllı zannetmektedir.

    Bir zamanlar bir padişah vardı. Çok muazzam, mükellef bir köşk yaptırmıştı. İçinde her türlü dünya süsleriyle, ziynetleriyle donatmıştı. Bir gün o taraflara Allah dostlarından birinin yolu düştü. Padişah ihtimamla yaptırdığı sarayını o Allah dostlarından birinin yolu düştü. Padişah ihtimamla yaptırdığı sarayını o Allah dostuna da göstermiş, o Allah dostunu da sarayında gezdirmiş ve sormuştu : “Nasıl, sarayım güzel olmuş mu? Beğendin mi sarayımı? Allah dostu ona şu cevabı vermişti : “Padişahım, sarayında iki büyük ayıp var. Ben iki büyük ayıp gördüm sarayında.” Padişah bu cevaba sinirlenmiş, kızmış : “Nasıl olur da sarayımda iki büyük ayıp görebiliyorsun? Ben hiçbir noksan bırakmadım. Onu dünyanın altın ve gümüşlerini harcayarak süsledim. Senelerce emek verip bütün gücümü bu sarayın yapımında kullandım. Sen ise iki büyük ayıp gördüğünü söylüyorsun.” Allah dostu olan zat cevaben, “Darılmayın padişahım. Sizim sarayınızda gerçekten iki büyük ayıp vardır. Birincisi, yapılan saray birgün yıkılacak; bunca emek boşa gidecek. İkincisi ise bu sarayı binbir ihtimamla yapan zat da nihayet ölecek; sarayı bırakıp gidecek” deyince, padişah o zaman hakikatı görebilmiş, başlamış ağlamaya. “Çok doğru diyorsun.” demiş. “Gözümüz kör olmuştu, böyle bir gerçeği göremedik. O köşk, o saray yıkılacak. Sonunda toprağa karışacak. Ne kıymeti olabilir? Ve o saray ki yaptıran sahibi ölecek. Artık o neye yarar? Hakikat böyledir. Biz bu iki büyük ayıbını maalesef görememişiz.”

    Şeyh Fethullah Verkanisi (K.S.) iki kardeştiler. Bir kendisi, diğeri kardeşi Şehmuz. Şeyh Fethullah kendisine yol olarak ilim tahsilini seçti. Medreseye gitti. Daha sonra Seyda-i Tâği Hazretlerine gidip ona intisab etti. Seydaya hizmette bulunarak sâdâtı Nakşibendî’nin arasına karıştı. Sâdât-ı Nakşibendî olduğu içindir ki, kıyamete kadar, bu tarikatı Nakşibendî durduğu müddetçe, onun amel defteri kapanmayacak; kıyamete kadar ismi anılacak, kazancı yazılmaya devam edecek.

    Kardeşi Şehmuz ise aksine dünyaya yöneldi. O da dünya cihetinden ilerledi. O kadar zengin oldu ki, her vilâyette bir mağazasını bulmak mümkündü. Bankalarda o zamanın parasıyla, banknot hariç kırkbin altını vardı. Bu kadar zengindi. Fakat sonunda, bu kadar zenginliğine rağmen, kıtlık yıllarında açlıktan öldü. Hatta kefen alacak para bulamadıklarından yorganının yüzünü söküp ona kefen yaptılar. Bugün için ismi kayboldu. Hiç kimse Şehmuz diye birinin yaşayıp yaşamadığını bilmemektedir. İşte dünyanın sonu. Dünyaya bel bağlamanın neticesi. Bunca zenginliği kendisine fayda vermediği gibi, öldüğü zaman kefen bile bulamadı.

    Kardeşi Şeyh Fethullah ise yüzünü Allah’a çevirdiği için Alah ona kerem etti, lütfetti ve onu Sâdât-ı Nakşibendî’nin arasına aldı. Kıyamete kadar ismi anılacak. Her gün ona belki onbin, belki de yirmibin Fatiha okunmaktadır. Nakşibendî yolu olduğu müddetçe, tâ kıyamete kadar böylece devam edecektir.

    İşte böyle, Allah yolunda gidenlerin zahmetleri kaybolmaz. Dünyada da, âhirette de zahmetleri boşa gitmez.menfaatleri, ticaretleri ebedü’l ebed devam eder.

    Keşif ehli bir kimse bir gün Gavsı Hizani’ye (K.S.A) gelip, “Kurban, kabristanımızda hristiyanlar vardır.” demiş. Gavs, “Nasıl, hristiyan var?” deyince, “Kurban kabristanda yüzleri değil de sırtları Kıbleye çevrilmiş olan mevtalar gördüm” karşılığını almış. Gavs (K.S.A) tebessüm ederek, “Hayır, onlar kâfir değil, müslümandırlar. Onların dünyaya karşı aşırı muhabbetleri olduğu için, melekler onların yüzünü Kıble’den çevirip sırtlarını Kıble’ye getirdiler. Dünyaya olan muhabbetleri yüzünden öyle oldular” buyurmuştur.

    İnsanın sevgisinin tamamı Allah olmalı, Allah’tan gayri hiçbir şeye muhabbet beslememelidir. Çünkü Allah-u Teâlâ yalnız kendisinin sevilmesini, yalnız Zâtına muhabbet edilmesi arzu eder. Başka şeyin sevilmesine, başka şeye muhabbet beslenilmesine asla razı değildir.

    Ancak Allah muhabbeti, Allah dostluğu, Allah sevgisi kazanıldıktan sonra insan her şeyden yana rahata kavuşur. Dünya da rahat olur; kabir de rahat olur; her şey, her şey rahat olur. Ebedi olarak rahata kavuşulur.

    Kazançların en kârlısı Allah dostluğudur. Yüzünü Allah’a çevirip Allah dostluğu kazanan kimseye eziyet olmaz.

    Nemrud’un ateşe atıp yakmak istediği İbrahim Peygamber (A.S) da Allah dostlarındandı. Nemrut dağlar kadar odun yığmış, ateş yakmıştı. Öyle bir ateş ki kimse yanaşmaya muktedir değildi. Onun için dağda bir mancınık kurup Hz.İbrahim’i mancınıkla ateşe attılar. İbrahim Peygamber ateşe atıldığı sırada Cenab-ı Hak, Cennetten bir taht getirtip ateşin içine kurdurdu. İbrahim (A.S) ateşin içinde oturdu da asla ateş onu yakamadı. Çünkü Rabbü’l - Âlemin ateşe, (Biz ateşe “Ey ateş, İbrahim’e selametli bir serinlik ol!” dedik) (Enbiya : 79) diye emir buyurmuştu. Ateş de yakmadı, yakamadı. Zaten yakan ateş değil ki. Yakan Allah’tır Ateş ise Rabbü’l – Âlemin’in vazifeli bir memurudur. Eğer ateş yakıcı olsaydı Hz.İbrahim’i de yakardı. Çünkü o da etten, kemikten, sinirden yaratılmıştı. Bizim gibi bir insandı. Halbuki olan zebaniler devamlı Cehennem’de ateştedirler. Ama ateş onlara zerre kadar zarar veremez. Rahatsız edemez onları. Demek ki yakan ateş değildir. Ateş ancak almış olduğu emre göre hareket eden bir memurdur sadece.

    Meselâ, Seyyid Ahmed er-Rufâî (K.S.A) Hazretleri’nin tarikatinde olan müridleri de yanan tandırın içine girerler, fakat ateşten zarar görmezlerdi.

    Uzun lafın kısası Allah(c.c.) dost edinmeli insan. Yoksa zarar ziyan....

    Menzil.Net (Sultanlar Diyarı) Tasavvuf - Ehli Sunnet - Dini Mp3
    Konu Mehdikonya tarafından (08-06-2008 Saat 01:32 AM ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye Mehdikonya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    Konya
    Yaş
    34
    Mesaj
    127
    Rep Gücü
    98

    Cevap: Dünyada Kiminleysen Ahirette de Onunlasın!!!!!

    Yahudileri dost edinmek mi ? Allah esirgesin...

  3. #3
    Eftelya
    Misafir..

    Cevap: Dünyada Kiminleysen Ahirette de Onunlasın!!!!!

    Alıntı Mehdikonya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yahudileri dost edinmek mi ? Allah esirgesin...
    Neden?
    Benim en iyi arkadaşım Yahudi,ve şimdiye kadar hiçbir zararını görmedim..
    Devletlerın çirkin politikalarını insanlara indirgeyemezsiniz
    Üstelik arkadaşım benimle beraber İsrail protestosunda en ön sıralardaydı ve benden daha çok sesi çıkıyordu..İnsanlarla uğraşmıyalım.Sözleri de çarpıtmıyalım..
    Konu Eftelya tarafından (12-01-2009 Saat 10:06 AM ) değiştirilmiştir.

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye Mehdikonya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    Konya
    Yaş
    34
    Mesaj
    127
    Rep Gücü
    98

    Cevap: Dünyada Kiminleysen Ahirette de Onunlasın!!!!!

    Bakın hanımefendi benim en iyi arkadaşınızla olan ilişkinizle ilgim yok ve beni de çok fazla ilgilendirmiyor açıkçası.

    Yazıyı baştan sona okursanız kimlerle beraber olmamız gerektiğini idrak edersiniz. Ve sanırım bu da sizin menfaatinize olur. Yoksa budistle ya da yahudiyle ya da mecusiyle arkadaş olmanızdan banane.

    Benim şahsi fikrim, her zaman iyilerle beraber olmaktan yanadır. Ve insanın iyi olup olmadığına da biz karar veremeyiz. Bunu yalnızca Allah bilir. Dolayısıyla Allah'ın emir ve yasaklarına uymayanlar Allah katında kötü, uyanlar ise O'nun nezdinde takva sahibi ve değerli kullar arasındadır. Ben kendi adıma Allah katında iyi bir insan olduğumu zannetmiyorum. Ama en azından Allah katında makam sahibi insanları dost edinmeye çalışıyorum. Günümüzde yaşayan Allah dostu da var ve bunlar benim dostumdur. Dünyada olmayan Allah dostlarını da dost edindim inşlallah.

    Amacım kimsenin insan ilişkilerine saldırıda bulunmak falan değil. Bunu iyi idrak etmelisin. Allah katında iyi olmak dünyada herhangibir insanın sana iyi ya da kötü demesinden değerlidir bence. Amacımızın bu olması yani Allah rızasını kazanmak olması gerkli ve mühim bir noktadır. Yoksa insanlar iyi diyecek diye Allah'ın emir ve yasaklarını göz ardı etmek imana büyük zarar verir. Allah esirgesin.

    Neyse aslında yazacak çok şey var fakat, bu kadarı kafi sanırım. Yazılan yazı burda ve anlamak isteyenlere kendini açmış durumda. Anlamak veya anlamamak sizin elinizde.

    Saygılarımla.

  5. #5
    Eftelya
    Misafir..

    Cevap: Dünyada Kiminleysen Ahirette de Onunlasın!!!!!

    Bediüzzaman Hazretleri , Kur’anda men edilen “Yahudi ve hristiyanlarla dost olmayın (Maide, 5/51) Ayeti Kerimesinin tefsirinde , “Delil, katiü'l-metin olduğu gibi katiü'd-delalet olmak gerektir,” diyerek, yahudiler ve hıristiyanlarla diyalog ve dostluk kurmanın yasak olduğuna dair delilin Kur’an’ın ayetleri gibi sağlam bir metne dayandırılmasına rağmen, kastedilen anlamın kesin olmadığını belirterek , Yahudi ve Hristiyanlarla dost olmaya men değil , tahrif olan yahudilik dini ile yine tahrif olan hristiyanlık dinine dost olmaya nehy olduğunu belirtmektedir.

    Bunun üstüne yazacak cümlem yok...

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye Mehdikonya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    Konya
    Yaş
    34
    Mesaj
    127
    Rep Gücü
    98

    Cevap: Dünyada Kiminleysen Ahirette de Onunlasın!!!!!

    Bakın hanımefendi ben zaten yasaktır, Kuran böylr söylüyor diye bişey söylemedim. Lütfen dikkat ediniz.

    İnsanın ahiret hayatını düşünerek, Allah dostlarını dost edinmesi gerektiğini söyledim. Başka dinlere mensup olan insanların ahirette size ne faydası dokunur ?

    Ama Allah dostu, dostunuz olursa hem dünyada hem ahirette size yararı olur. Söylemek istediğim budur.

  7. #7
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye jurgen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesaj
    327
    Rep Gücü
    61

    Cevap: Dünyada Kiminleysen Ahirette de Onunlasın!!!!!

    Selam

    Allahin selami uzerinize olsun.

    Guzel konusmak insanlara guzel sozler soylemek isterim.

    Ama ve lakin sirada insanlarin Yahudilere soz soylemesini anlamis degilim.

    Yahudiler Allahin ustun ve kutsal irkidir.(Yanlislari olabilir)

    Her Yahudiye Allah tarafinda bir melek gorevlendirilmistir.

    Allahin yaratigi diger insanlara inanclar gonderilmistir.Bu insanlar Yahudilere hizmet etmek icin gorevlendirilmistir.

    Bu alemin efendileri yahudilerdir.Bu gun tum sermayenin yahudilerin elinde olmasida bunun gostergesidir.

    Bu insanlar acik olarak Yahudilere hizmet etiklerini bilmezler.(istenen de odur.)

    Ahiret Yahudiler Adaleti koruyup koluyacak olan kutsal siniftir.

    Yahudilerin sizlerin dostluguna ihtiyaci yok.Sizin Yahudilerin efendiligine ve parasina ihtiyaciniz var.

    Yahudiler peygamberler sulalesi dir.

    Yahudiligi kirici sozler soyliyenler caresizizligin caresizligidir.

    Saygilar…

    Jurgen.

  8. #8
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye orkuorkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    BULGARISTAN, ROMANYA, UKRAYNA, ISTANBUL, JAKARTA
    Yaş
    48
    Mesaj
    1.942
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    37781

    Cevap: Dünyada Kiminleysen Ahirette de Onunlasın!!!!!

    sene 1976 ilkokulda sanırım ilkokul 1nci sınıftaydım Bulgaristanın en büyük kültür şehrinde,

    Bir zamanlar bulgarlar Tarih kitaplarında Türklerin kötü olduğunu yazmıştı bende bulgarların içinde bir türktüm. Türkler bulgaristanda genelde köyler içindedir ve birlik içindedir , Şehir içindeki az sayıda tutunabilmiş bir ailenin çocuğuydum. benim gibi sınıfta 1 tane daha türk arkadaşım vardı.
    Öğretmen müfredatta okuduğu tarih kitabında eski osmanlı Türklerinin kötülüğünden bahsederken.

    (acısı olanlara tuz döküyormuşuz yani savaşta kılıçla silahla düşman yaralılar acı çeksin diye)

    1 tane Bulgar çocuk (çocuk iyi ki çocuk politika siyaset yapmıyor) dedi ki !

    öğretmenim ! peki sınıftaki 2 türk arkadaşım var . benim en iyi arkadaşlarım onlar hiç kötülüğünü görmedim.

    öğretmen ne desin, kıvırdı ,, '' onlar iyi türkler''

    şimdi Türkiyedeyim ve zaten atalarımdan Türküm ama kötü türklerden değilim (o günkü hocanın kıvırmasıyla) . yani o günkü çocuk aklımla, Bulgar hocaya göre kötü türklerin kim olduğunu tahmin edin. belkide o zamanlar bir politikaydı. Çok zaman geçti.

    İslam dini dengeler dinidir. Düşmanlık tohumları atmak hoş birşey değildir diye de yazar, bir gün düşman dediğimiz insanlar hayatımızı bile kurtarabilir. O yüzden dengeler dinidir.

    Dünyada insanların başına ummadığı şeyler gelir yada Korktuğu başına gelir, yarın nerde deprem olacak bilmezssiniz.

    İslamda domuz ve ürünleri günah, yasaktır. bizde kötüleriz,Tıpta bazı ilaçlar hayvansaldır
    hangi ilaçta nedir bilemezssiniz. yasağı yiyeceklerde ararsınız. Dünyada insan etine insan vücuduna en yakın hücreler domuzun bünyesinde . İnsan kalbine en yakın domuz kalbi, ve transplantasyon Organ naklinde insana domuzdan bir kalp nakli ilk düşünülen hayvan.
    şimdi bir müslüman olarak düşünelim , Hayatta olmak için vücudunuza domuz kalbi takılacağını düşünün. kimbilir kaç kişi dalga gececektir. Vücudunuz kabul etse inancınız reddedecektir. başka bir ayette insanın şifayı bulmuşken bile bile kendini ölüme terketmesini günah kabul eder(intihar günahtır).

    İnsanın kendisi ile imtihanıdır dünya. Hiç ummadığınız şeyler başınıza gelir.Biz Planlamış olsaydık yaşamanın bir anlamı kalmazdı. Herşey akılın içinde saklı,bir denge var.
    Çok bilmek lazım, tek bir bilgi ile yetinmemeliyiz. Kur'anın tek bir yönü ile değil hepsini çözüpte bakmalıyız. Yoksa, bakmak istediğimiz gibi görürüz.

  9. #9
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye D€NiZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesaj
    2.148
    Blog Mesajları
    1
    Rep Gücü
    4906

    Cevap: Dünyada Kiminleysen Ahirette de Onunlasın!!!!!

    İlk önce şunu söylemeliyim orkunun yazısını çok beğendim.

    Yahudileri dost edinmek düşüncesine gelirsek, benim fikrim neden olmasın?İnsanların arasında fark neden yapılır sizce?İyi kötü, ahlaklı ahlaksız,vefalı vefasız, sadık sadakatsiz...bu böyle uzar....Türkler yani müslümanlar bile aralarında din ,devlet ,namus kavgalarına giriyorlar.
    YAHUDİ ama sadık , iyi niyetli kendi dinin unsurları yerine getiren,temiz, vefakar yardımsever biri neden dostumuz olmasın ...?
    İnsanlar doğarlarken seçimlerini yapamıyorlar.Onlara din leri küçükken aşılanıyor.Onlara görede kendi kitapları kendi dinleri kutsal.İnanın çoğuda kendi dinlerini bizlerden müslümanlardan çok yerine getiriyorlar.
    Kimse kızmasın ama çoğu müslüman sözde , dilde müslüman...Kalben müslüman olmak başka..
    Evet müslümanız ama hangimiz herşeyini tam olarak yapıyoruz ve kalben niyet olarak huşu içindeyiz.
    Kimi insan müslümanım der herşeyi tam yerine getirir.Kalben ve uygulayarak
    Kimi insan müslümanım der ama çoğu şeyi yapamaz ama kalbi huşu içindedir yani niyettir önemli olan..Yeterki kötülük beslemesin.Sevaptır ama yapamıyorum der

    Kimi insanda müslümanım der ama sözde...Kalbi fesatlıklarla doludur, niyeti iyi değildir.Kötü bakar herşeye kötümser düşünür.Kimi kazıklıcam ,kimden ne çıkarım var,kimin arkasından konuşucam diye aranır,alaycıdır,vefasızdır,kindardır, içini kimse bilmiyor sanır ama yanılır ki bir müslüman asla içinin Allah tarafından bilindiğini unutmaz.Yaptıklarının , fenalıkların değil ahirette daha ölmeden önce kendisine geri döneceğini, çoluğundan , çocuğundan çıkacağını unutmaz.Müslüman olan Allah tan korkar.İnsanlaru hakir görmez, alay etmez, kötülük yapmaz.

    Şimdi soruyorum böyle bir müslüman dostumuz olucağına yahudi dostumuz olursa nolur?

  10. #10
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye Mehdikonya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    Konya
    Yaş
    34
    Mesaj
    127
    Rep Gücü
    98

    Cevap: Dünyada Kiminleysen Ahirette de Onunlasın!!!!!

    Bakın arkadaşlar olaya beşeri ilişkiler açısından bakarsanız Deniz Gözler'in söylemleri kesinlikle doğrudur. Bu akıllı her insanın varabileceği bir sonuçtur. Yahudilerin belki bize faydası bile vardır. Herhangibir konuda faydalanabilir ve samimiyetine güveniriz ve dost olarak seçeriz.

    Ama şunu unutmayalım ki bize hiç bi zararı yok dersek çok yanılmış oluruz. Dinimize yapılan saldırıları göz ardı etmiş ve görmezden gelmiş oluruz. Tamam o insanların bireysel olarak şahsımıza faydalarının olması, sadece dünyevi bir olaydır. Menfaat ilişkisidir.

    Peki öbür dünyaya gittiğin zaman Allah sormaz mı ?

    - Ey kulum sen benim Kitabımda lanetlediğim toplumun insanlarıyla dost oldun çıkarların için ve dinine yapılan saldırıları da göz ardı ettin bu çıkarlar için.

    Ne cevap verirsiniz arkadaşlar.

    - Ya Rabbim! Ama onlar iyi dostlardı bana hiç zararları yoktu. Hatta faydaları bile oldu...!!

    _ Ey kulum ! Sana faydası oldu diye dinine yapılan saldırılara yüz çevirdin. Hadi bakalım azaplardan azap beğen....!!!!

1. Sayfa, Toplam 3 123 SonSon

Benzer Konular

  1. Kibir Dünyada ve Ahirette Azap ve Sıkıntı Nedenidir
    meridyen2 Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 11-07-2011, 09:38 PM
  2. Kocanızdan bıktıysanız ahirette uğraşmayın..
    dogangunes Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 20-09-2010, 09:39 PM
  3. Almak ahirette
    nefisetülilm Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 18-07-2009, 10:54 AM
  4. Âhirette felaketten kurtulmak...
    nefisetülilm Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 13-07-2009, 08:12 PM
  5. ahirette iki kadın:))
    carpediemcan Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 06-08-2008, 04:27 PM
Yukarı Çık