Kütüb-i Sitte adıyla meşhur 6 kaynak hadis külliyatında konumuzla ilgili Peygamberimiz Efendimiz'in hadisleri mevcuttur. Bunlardan birkaç tanesini ele alalım:

* İbn-i Mâce'de geçen bir hadiste şu beyan var: "Peygamber (SAV) arefe akşamı ümmetinin mağfireti için dua etti. Duasına, 'Muhakkak ki ben zalimden başkasını mağfiret ettim' diye icabet olundu. 'Zalimden ise mazlumun hakkını alırım' buyurdu. Resûl-i Ekrem;

- Ey Rabbim, dilersen mazlûma Cennet'te (derece) verir zalimi de mağfiret edersin, diye duâ etti ise de Arafat'ta bu duasına Allah-u Teâlâ icabet etmedi. Sabah vakti Müzdelife'de aynı duayı tekrarladı. Bu defa duasına icabet edildi (istediği kendisine verildi).Ravi, Resûlullah güldü veya gülümsedi, dedi. Bunun üzerine Ebu Bekir ve Ömer (R.Anhüma):

-Anam babam size feda olsun, bu saatte siz gülmezdiniz, sizi güldüren nedir? -Allah sizi daima güldürsün- dediler. Resûl-i Ekrem:

-Allah'ın düşmanı İblîs, Allah-u Teâlâ'nın duamı kabul ederek ümmetimi mağfiret buyurduğunu anlayınca toprağı alıp başına çalmaya ve vay sana helâk oldun diye feryâda başladı. İşte Şeytan'ın görmüş olduğum bu feryadı beni güldürdü, buyurdu." (1)

İşte Hacc'ın, bütün günahlara keffâret olduğuna delâlet eden hadîs-i şerif budur.

* Ahmed bin Hanbel, Müsned'ine aldığı bir hadiste şöyle haber verildiğini zikrediyor:

"Arefe günü falanca Rasûlullah'ın redîfi (yanında bulunan birisi) idi. Bu genç, kadınları düşünüyor ve onlara bakıyordu. Resûlullah (SAV) arkasından eliyle birkaç defa gencin yüzünü kadınlardan çevirdi. Genç yine onları düşünmeye başladı. Ravi diyor ki: Resûlullah (SAV):

-Kardeşimin oğlu, bugün öyle bir gündür ki, bugünde herkesin kulağına, gözüne ve diline sahip olursa günahları bağışlanır, buyurdu, dedi." (2)

* Buhari de aynı mânâdaki bir hadisi Buhari adıyla meşhur eserinde zikretmiştir. (3)

* Müslim'in rivayet ettiği bir hadisin meali de şudur:

"Bilemedin mi ki İslâm, kendinden önceki günahları yok eder. Hicret, kendinden önceki günahları yok eder. Hacc, kendinden önceki günahları yok eder." (4)

* İmam Malik'in Muvatta'ında beyan ettiği hadisin meali de şöyledir:

"Şeytan, arefe gününden daha çok küçülmüş, daha fazla hayırdan uzaklaşmış, daha ziyâde hakîr ve zelîl ve daha çok kinli ve öfkeli olarak başka hiçbir günde görülmemiştir. Bunun sebebi, Allah'ın bu günde rahmetinin inmesi ve büyük günahlardan vazgeçtiğini görmesinden başka bir şey değildir." (5)

Bu Hadis-i Şerifler, Hacc'ın günahlardan arındırmaya vesile olduğunu ifade etmektedir.Ancak kul haklarının, affın dışında olduğu beyan edilmiştir. (6)

Şu yanlış anlamayı da gidermek lâzım:

Hacc, günahları yok eder dediğimiz zaman, bu, borç düşer mânâsında değildir. Belki, borcun geriye bırakılması günahını yok eder, borcu düşürmez. (7)

İbn-i Abidin merhum bunu şöyle îzah ediyor: Namazı vaktinde kılmayan kimse bir büyük günah işlemiştir. Bir de ayrıca kılmadığı bu namazın kazası da üzerine vaciptir. Hac günahları yok eder dediğimiz zaman, namazı geciktirmenin günahını yok eder. Kılamadığı namazlar borç olduğu için onlar sakıt olmaz. Mutlaka kılınması lazımdır. Tutmadığı oruçlar, vermediği zekat da böyledir. Ancak bu vacipleri geciktirmenin günahından kurtulur, bunları ödemesi lazımdır. (8)

Bu da makbul bir Hacc olduğunda böyledir. Makbul Hacc, semeresi sahibinin üzerinde görülen ve kötülüklerden arınan kimselerin yapmış olduğu Hacc (ve diğer ibadetler)'dir.

Bununla beraber, Allah-u Teâlâ dilerse (kul hakkı da dahil) şirkten başka bütün günahları mağfiret (af) buyurur. Bu durum Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle beyan buyurulmuştur:

"Şüphesiz ki, Allah, kendisine eş tanınmasını af etmez. Ondan başkasını, dileyeceği kimselere için, af eder." (9)

* Müslim'in rivayet ettiği bir hadisin meali de şudur:

"Bilemedin mi ki İslâm, kendinden önceki günahları yok eder. Hicret, kendinden önceki günahları yok eder. Hacc, kendinden önceki günahları yok eder." (4)

* İmam Malik'in Muvatta'ında beyan ettiği hadisin meali de şöyledir: "Şeytan, arefe gününden daha çok küçülmüş, daha fazla hayırdan uzaklaşmış, daha ziyâde hakîr ve zelîl ve daha çok kinli ve öfkeli olarak başka hiçbir günde görülmemiştir. Bunun sebebi, Allah'ın bu günde rahmetinin inmesi ve büyük günahlardan vazgeçtiğini görmesinden başka bir şey değildir." (5)

Bu Hadis-i Şerifler, Hacc'ın günahlardan arındırmaya vesile olduğunu ifade etmektedir.Ancak kul haklarının, affın dışında olduğu beyan edilmiştir. (6) Şu yanlış anlamayı da gidermek lâzım:

Hacc, günahları yok eder dediğimiz zaman, bu, borç düşer mânâsında değildir. Belki, borcun geriye bırakılması günahını yok eder, borcu düşürmez. (7)

İbn-i Abidin merhum bunu şöyle îzah ediyor: Namazı vaktinde kılmayan kimse bir büyük günah işlemiştir. Bir de ayrıca kılmadığı bu namazın kazası da üzerine vaciptir. Hac günahları yok eder dediğimiz zaman, namazı geciktirmenin günahını yok eder. Kılamadığı namazlar borç olduğu için onlar sakıt olmaz. Mutlaka kılınması lazımdır. Tutmadığı oruçlar, vermediği zekat da böyledir. Ancak bu vacipleri geciktirmenin günahından kurtulur, bunları ödemesi lazımdır. (8)

Bu da makbul bir Hacc olduğunda böyledir. Makbul Hacc, semeresi sahibinin üzerinde görülen ve kötülüklerden arınan kimselerin yapmış olduğu Hacc (ve diğer ibadetler)'dir.

Bununla beraber, Allah-u Teâlâ dilerse (kul hakkı da dahil) şirkten başka bütün günahları mağfiret (af) buyurur. Bu durum Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle beyan buyurulmuştur:

"Şüphesiz ki, Allah, kendisine eş tanınmasını af etmez. Ondan başkasını, dileyeceği kimselere için, af eder." (9)

kaynak(mevlüd özcan)alıntıdır..