1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 11
  1. #1
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesaj
    1.002
    Rep Gücü
    1278

    Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir?

    Ehl-i Sünnet’e göre

    Mezheb Nedir?

    Sözlük anlamı gitmek, izlemek, gidilen yol demektir. Mecazi olarak kişisel görüş, inanç ve doktrin karşılığında da kullanılır. Terim olarak bir müctehidin, dinin ayrıntılarına ilişkin, kendine özgü kural ve yöntemlerle oluşturduğu inanç ya da hukuk sistemini dile getirir.

    İslâm tarihinde, mezheb kelimesi genel olarak itikadi, siyasi ve fıkhi görüşlerin hepsi için kullanılmıştır. Buna karşılık siyasi ve itikadi mezhepler daha çok Fırka, Nihle, Makale kelimeleriyle ifade edilmiştir. Fırka (çoğulu fırak), farklı görüşlere sahib insan topluluğu demektir. Nihle (çoğulu nihal), görüş, inanış ve kabul ediş tarzı demektir. Makale (çoğulu makalat), fikir, inanış, görüş ve söz demektir. Çeşitli dinleri belirtmek için de Milel (tekili mille) kelimesi kullanılmıştır.

    Bazı mezheb tarihçileri, İslâm mezheblerini Hz. Peygamber'den rivayet edilen bir hadise göre taksim etmişlerdir. Bu hadiste Yahudilerin yetmiş bir, Hristiyanların yetmiş iki, fırkaya ayrıldığı, İslâm ümmetinin ise yetmiş üç fırkaya ayrılacağı, müslümanlardan Cehennem'den kurtulacakların Rasulullah'ın ve ashabının yolunu takib eden fırka (başka bir rivayette de birlik ve beraberlikten ayrılmayan cemaat) olduğu beyan edilmektedir (Tirmizi, İman, 18; Ebu Davud, Sünnet, 1; İbn Mace, Fiten 17; ed-Dârimî, Siyer, 75. Bu hadisin çeşitli rivayetleri için bk. Abdulkahir el-Bağdadi, el-Fark beynel-Fırak, Kahire, t.y. s. 4-10.).


    İslâm Tarihinde Mezheblerin Çıkış Sebebleri

    Müslümanlar arasında mezheblerin çıkışını etkileyen başlıca sebepler şunlardır:

    1- İnsanların anlayış ve idrak seviyelerinin farklı oluşu, arzu ve isteklerinin uyuşmazlığı.

    2- Metod ve ölçülerin farklı oluşu. Mesela; Mu'tezile aklı esas almış ve nakli buna tabi kılmış, Ehl-i Sünnet nakli esas almış ve aklı bunu destekleyici mahiyette kullanmış, İslâm filozofları sadece aklı esas almışlardır.

    3-Arab ırkçılığı. Hz. Peygamber zamanında ortadan kalkan Hz. Osman'ın hilafetinin son yıllarında yeniden açık bir şekilde ortaya çıkarak anlaşmazlıklar üzerinde etkili oldu.

    4- Hilafet münakaşaları ve bunun neticesinde ortaya çıkan fitne ve iç savaşlar. Bu savaşlarda müslümanlardan ölenlerin ve öldürülenlerin durumu, öldürme (katl), büyük günah işleyenlerin (mürtekib-i kebirenin) durumu meselesi, büyük günah işleyenin kâfir olup olmaması, kader, cebir ve kulun iradesi meselesi, bu iç savaşlarda kaderin rolü, gibi meseleler müslümanlar arasında farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

    5- Karşılaşılan eski kültür ve inançların etkisi. Fethedilen ülkelerin değişik kültür ve dinlere mensub halkının bir kısmı samimi olarak ve bir kısmı da zahiren müslüman olmuşlardı. Bunlar eski din ve inanışlarının etkileri altında cebir, ihtiyar, Allahın sıfatları hakkında fikirlerini ortaya koşmuşlar ve bir kısım müslümanları da tesirleri altına almışlardı. Selef alimlerinin bunlara cevap vermekte yetersiz kalması sebebiyle Mutezile mezhebi ortaya çıktı. Bu mezhebin salikleri de akaidde akla önem veren bir metod geliştirmişlerdi.

    6- Eski Yunan, Hind ve İran felsefesinin Arapçaya tercüme edilmesi. Eski felsefenin pek çok hükümleri İslam akaidi ile uyuşmuyordu. Bazı müslümanlar İslam Akaidini felsefenin tesiri altında kalarak mütalaa etmişler ve çeşitli görüş ayrılıklarına sebep olmuşlardır. Mutezile, felsefe ile meşgul olmuş, İslam akaidini açıklamada felsefi metodları uygulamışlardır.

    7- Bir takım kıssacı ve hikayeciler, İslamla uyuşmayan asılsız hikayeleri nakletmişler ve müslümanlar arasında yaymışlardır. İsrailiyat denilen ve İslâmla bağdaşmayan bu hikayeler tefsirlere ve İslâm tarihlerine girmiş ve bu da müslümanlar arasında ihtilaflara yol açmıştır.

    8- İslâmın tanıdığı fikir hürriyeti. Hicri I. asrın sonlarından itibaren herkes istediği gibi düşünür ve görüşünü söylerdi. Açıkça zarurat-ı diniyyeden birini veya birkaçını inkâr etmek hâriç, fikirler ve kanâatler üzerinde baskı yoktu. İlim adamları ortaya atılan meseleler üzerinde deliliyle birlikte hakikati arar, fikir ve kanaatını serbestçe beyan ederdi.

    9- Nassların karakteri. Kuranda muhkem ve müteşahih ayetlerin bulunması. Müteşabih nasların belirlenmesi ve bunların tefsir ve te'villeri ihtilafa yol açmıştır.

    10- Hadislerin, zabt edilme ve senedi konusunda konulan şartlar sebebiyle sahih, hasen ve zayıf kısımlarına ayrılması, zayıf hadisle amel edilip edilemeyeceği de ihtilaflara yol açmıştır.

    11- Arabçanın gramer ve belâgatını bütün incelikleriyle bilememek. İslâmın maksadını anlamamak, hüküm çıkarırken cehalet sebebiyle Kur'ân'ın bütünlüğüne riayet edememek.

    12- Heva ve nefse uymak, arzulara tabi olarak delilsiz hüküm vermek, başkalarını delilsiz taklid etmek.

    13- Örf ve âdetlerin değişik olması da mezheblerin çıkış sebeplerinden

    İnanç, gönülden bağlanma, kat'i kanaat, yakın. Belli bir düşüncenin, dinin ya da felsefî ekolün prensipleri inanç esasları.

    İTİKADİ MEZHEBLER

    Dini hükümler iki kısına ayrılır; fer'î amelî olanlar ve aslı; itikadi olanlar. İkinci kısım dini hükümler inanç esasları ile ilgilidir. Bu grup dinî inanışları isimleri anlatan itikat sonraları bu inançların bütününe ad olan akâid ile eş anlamlı kullanır olmuştur. Kelimenin manası üzerine kelâm ve mantık ilmi çerçevesinde çeşitli ihtilaflar mevcuttur. Ancak bu ihtilaflar aslı ilgilendiren meseleler değildir. Şu kadarının bilinmesi yeterlidir: itikat; meşhur olan manası ile aklî kesin hükümdür. Bu hüküm aklî olması dolayısı ile şüphe mahalli olabilir. Meşhur olmayan ikinci tarife göre; kesin veya tercih edilen aklî bir hükümdür. ilme istinat eder, şüphe götürmez. Bu mana bazen yakını bilgi ile de açıklanır (bk. Tehânevî, Keşşâf, II, 952).

    İtikat terimi sonraki dönemlerde akâid ile eşanlamlı kullanıldığı için bütün inanç sistemlerini ifade eder. Her ne kadar günümüzde teorik çerçeve içerisinde disiplin hâline gelmiş mezhepleri anlatmak için (özellikle kelâmî) mezheplere atfen kullanılmaktadır. Hakikatte itikat daha geniş anlamları ihtiva eder. En geniş anlamıyla itikat; kişinin Allah, insan ve kâinat hakkındaki tasavvur ve telakkilerini kapsayan, olaylara bakış tarzını etkileyen düşüncedir. İslâm iman esasları bir müminin itikadı olduğu gibi Marksizm ve hümanizm de kendi mensuplarının itikadıdır (bk. iman mad.)

    İslâm'da kelâmî mezhepler Maturidilik, Eşarilik ve Selefilik itikadı mezheplerdir (bk. Mezhep mad.).


    FIKH-I MEZHEBLER


    Hanefi mezhebinin kurucusu İmam-ı A'zam Ebû Hanîfe (ö. 150/767)
    Ebû Hanîfe H. 80 yılında Kûfe'de doğdu, varlıklı bir ailenin çocuğu olarak orada yetişti. Irak ve Hicaz Ebû Hanife'nin yetiştiği dönemde önemli iki ilim merkezi hâlindeydi. Çünkü Hz. Ömer (ö.23/643) devrinde Fustat (eski Mısır), Kûfe ve Basra gibi büyük İslâm şehirleri kurulmuş ve bu merkezlere aralarında birçok sahâbenin de bulunduğu binlerce müslüman yerleşmişti. Hz. Ömer Kûfe'ye fasih Arapça konuşan kabîleleri yerleştirmiş ve Abdullah b. Mes'ûd (ö. 32/652)'a onlara ilim öğretmesi için göndermiş, "kendisine ihtiyacım olduğu halde Abdullah'ı size göndermeyi tercih ettim" demiştir (İbnü'l-Kayyim, İ'lâmü'l-Muvakkin, I, 16, 17, 20

    İmam Şafiî (ö. 204/819)'ye nispet edilen fıkıh ekolü. Şafiî'nin künyesi, Ebû Abdullah Muhammed b. İdrîs elKureşî el-Hâşimî el-Muttalibî b. Abbas b. Osman b. Şâfi' olup H. 150'de Gazze'de doğmuştur. Hz. Peygamber'in dördüncü batından dedesi Abdu Menâf'ın dokuzuncu göbekten torunudur. İmam Şafiî'nin doğum yılı Ebû Hanîfe'nin (ö. 150/767) vefat yılına rastlar.

    Malik b. Enes b. Malik b. Ebi Amir el Asbahî'ye nisbet edilen fıkhî ekolün adı. Büyük fıkıh ekollerinden biri olan Malikî mezhebinin imamı İmam Malik, Hicrî 93 yılında Medine'den doğmuştur. İmam Malik, ilimle uğraşan bir aileye mensup olduğu için tahsil hayatına küçük yaşta başlamış ve Medine'nin seçkin âlimlerinden hadis ve fıkıh dersleri alarak kısa zamanda ilmî olgunluğa erişmiş, yeterliliğine kanaat getirince de Mescid-i Nebî'de ders okutmaya başlamıştı.

    Ebû Abdillâh Ahmed b. Hanbel eş-Şeybânî'ye nisbet edilen mezhebin adı. İslâm'da dört büyük fıkıh mezhebin birisi. Ahmed b. Hanbel 164/780 yılında Bağdad'ta doğdu. 241/855'te yine orada vefat etti. Büyük babası Hanbel Horasan bölgesinde bulunan Serahs Vilâyeti'nin valisi idi. Babası Muhammed b. Hanbel de komutanlık görevi üstlenmiş bir askerdi. Hanbel ailesi, Ahmed'in doğumuna yakın bir sırada Bağdad'a gelmiş ve orada yerleşmişti

  2. #2
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesaj
    96
    Rep Gücü
    0

    Cevap: Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir?

    sayın arkadaşlar messebin ismi muhammedttir bundan başka isimli messep yoktur

    bu günkü bilinen messep müslümanlar önce ikiye ayrıldı ehlibeyite düşman oldular hz muhammed,ten sonra zuhur eden on iki imamı öldürdüler
    bizim kurduğumuz din düzenine kimse yanlış demesin diye

    HANCI PERVANE 806

    İlkin Allah ismi halk etti
    Resulullahın ismini Fergari olarak halk etti
    Muhallahtan kandile indi
    Muhammet olarak
    Anadan gelince Ahmet olarak kondu



    İmam Hüseyin öldükten sonra kimse bir şey söylemesin diye imam zeynalı zindana aldı imam Zeynel yedi yaşında idi yetmiş sene zindanda kaldı yezitte yetmiş yıl pdışahlık yaptı imam zeynalı yezit astı asıldıktan sonra yine imam gelmeye başladı her gelen imamı öldürdüler
    Ve zindana attılar BUNLARDAN BAŞKA KURANI BİLEN YOKTU onun için yapardı çünkü gelen çocuk kuranı bilirdi muaviyenin oğlu yezit benim yaptığım kitaba karışmasın diye zindana atardı ve öldürürlerdi zehir verirlerdi ki biz öldürmedik kendi öldü diye
    Karşı gelen halkı ve hz aliye ray atanları Cuma günü asarlardı camilerin eşiklerine hz alinin ismini yazarlardı küfür ettirirlerdi hz Aliyi de öldürdüler

    xxxxxxxxxx
    işte arkadaşlar halk birbirine düşman olmasın diye messepleri dörde indirdiler cünkü dini bilen kalmamıştı dedilerki herkes güvendiği alime inansın bu günkü şeratıda emeviler yaptı emevilerin din adamı olan lomenin oğlu imam azemdi
    imam azemin hocası elibeyitte altıncı imam olan imam caferdi imam caferi öldürdüler

    kendi yaptıkları messebi onaylaması için imam azeme baş vurdular
    imam azem onaylamdı zindana attılar günde kırk kırbac vudurlar kırk günde imam azem öldü
    imam azemin kızı olan hanife babamın mirascısıyım dedi o kabul etti
    messebin ismi imam azem abu hanife oldu


    işte messep olayları böyle oldu yukarıdaki yazaılanlar tamamen normal insanların fikri görüşü zaman gelecek bu messepler gecerliğiğini yitirece hak olan hz muhammedin şeratı tekrar yerine oturacak

    işte hancı pervane hakkın gönderip ders verdiği imamıdır hak dinide kuranı kerimide kendisi korumaktadır
    mevcut insanın eli dokunan kuranı kerimi değil insanın eli dokunmayan sırdaki yeşil yapraklı kuranı kerimi hak koruyor hakkın gönderdiği imamı dahi bir satırını asla tekrarını yapamıyor onun dahi eli dokumuyor

    aşağıda hak aşığına kelamı kibiyadan verilen dersten gelen şeriatı okuyun

    315 .HANCI PERVANE -ADEMİN TAPUSU
    Ademin hepisini söyleyim tapusunu
    Ademin hepisini söyleyim tapusunu
    Ademe can verildi adem dünyaya baktı
    Kimseyi görmedi Cenneti cehennemi
    Ve dünyayı ben halk etmişim dedi
    Benlik içine düşünce Hemen uykusu geldi
    Allh cekti o benliği çıkarttı cennetin bir köşesine dikti
    buğday ağacı oldu yeme dedi bu meyveden
    Uyanınca cebraili gördü Cebrail lahveyi gösterdi
    Lehvada leilaha illalah muhamed resulullah yazılı
    Adem cebraile sordu bu ne dedi
    Cebrail dedi bu seni beni yaradan ALLAH'IN ismi
    Öteki ne dedi o senden sonra 124000 nebiden sonra
    senden geleçek senin evlâdın karanlığa düşersen onun
    yüzü gözü hürmetine 3 oruç tut

    iblis kandırdı havaya yedirdi havada ademe yedirdi
    Adem havayıyla bir olduğu zaman hey
    Serencip derler tamamı kapısını
    Cidde yaptılar bunun yapısını

    Ah yareb biri sekizinci kapıdan biri rahmet kapısından
    Yedinci kapıya uğradı hava hepisini
    Sekizinci kapının mehhengi ademdir
    Rahmat kapısın erenler babında
    Soydular ya hu hemende ademin behül kapısını
    Acıl dı behhül kapısı şimdi oldu bir zamanı hey

    Şimdi zamanında abdes ile tehret ismini
    Koydular bununda hemen cismini
    Temizlik diye tamam destini
    Hal buysa buğdayı yemek kastini
    Cennete melekler istemedi
    Bunun kokusunun ismini
    Attılar ademi cıktı kapıya
    Buz eyledi karanlık eyledi
    Havaya minnet eyledi
    Oruç tutu da buldu hepisini
    Üç oruçtur ademin illa kapısı
    Ne ararsın ya hu bunda vardır yapısı

    Üç oruçtur ademin gelen çilesi
    Çünkü resullahhın ismine tutar hepisi
    H z peygamberin ismini lehvada okudu
    Oruçunu yahu rahmet ile bakar çana dokudu
    Resmi kurettir bunun hepisi
    Otuz günü ya hu millet çıkardı buldu yapısını
    Millet çıkardı hakın verdiği üç gündür bunun adı
    Oruçtur ya hu bayazı ayamdır
    Kuranda bunun isminin tadı
    Kuran da ismi orucun bayazı ayamdır
    Bakarsanız ya hu ayın adı ramazandır heey
    Zamanın ayı ramazandır
    Buna söz bağlasın arif hepisi
    Bu sözümde yakışır hakka nazar
    Beş vakit namazdır defterde yazar
    ALLAH beş vakit namazı ademe halk etmiş
    Herbirisini bir renge tutmüş
    Ah yareb amaan ya tabib
    Nalet yezidin işine bakma
    Bak kurana ya hu
    Kimsenin başına naleti takma
    Her daim aşıklar seyredir ernlere
    Arşı kürşü ya hu görenlere
    Namaz kılıp ta hakka selam verenlere
    Muhhammetin nurudur gelir namaza
    Kuranın nuruyla eyledik aşı
    Kudrettir bunun kurandadır başı
    Aak hele dünyaya gelip gitmek namaz
    Kılmak olur bir dünyaya gelmişsin
    Birde gideçeğim biri farz biri sünnettir
    Elhem dulullah böyle olur
    Hakikat marifet bunda tamamdır
    Zahir batın ya hu çekem elemandır
    Kuranın noktası peygamber
    Resulullahın harfiyle
    Tamam kurulmuş çebrail getirmiş
    Onda durmuş resulahhın isminin altına
    Mühürün vurmuş ayet budur
    Ya hu çimiyle sultana
    Elhem dulullah bismillahrahmanrahhim
    Eylerim başı leilahaillallah
    Hakkın ismine karşı
    Muhhammet ya hu yüz yirmi dört bin nebinin başı
    Resulullahtır hükümettir işi

    Hükümetlikte resuullah dediler
    Onun ismi muhhammettir messebin işi
    Messep muhammetir eyle sen bu nazarı
    Harun reşitin yaptığı messep
    Ya hu eyler bu ana
    Devlet bunu bozar hemen bir yana
    Kimin şafi diyer kimin maliki kimin hembeli
    Kimin hanifi diyer bu harun reşitin
    Yaptığı Pazar Muhhammedin değil
    Bu iş böyle burada benim yaram var azar
    Muhhammettir ya hu söylediğim Pazar
    Kan dökülmesin diye dinime
    Ehli sünnet koydular hikmetine
    Vel çemat koydular hikmettine
    Kan dökülmesin diye kodular
    Resulullahın bir sözünü koydular
    Ah yareb ama an
    Hey ehli sünnet vel çemat
    Peygamberin sünnetiyle çemaatının ismidir
    Kan dökülmesin diye harun reşit koydu
    Elhem dulullah rabbim ale me böyledir
    Yareb ya tabib
    Aşıklar sadık tır eyler nazarı
    Kuranda okumak elhem dulullah
    Hakkının pirin pazarı
    Yüküm lali cehver
    İnçi merçana la melifle elif derim bu yara
    Ararsan pirim sende var ara



    Kabeyi beytullaha nurula ırkara
    Yüz yirmi dört bin nebi kebaya taş koydu
    Halil onun ismini hemen baş koydu
    Mehrabı karısı heçer ile sara etti
    Bizim emeğimiz geçsin diye mehrap yapıldı
    Saffa böyle gelir hakkına tamam
    Kabeyi beytullahta lehilahhaillallah
    kapısında yazılıdır elhemdulullah
    Birde kabenin eşiğinde
    Birde hasan hüseyinin beşiğinde
    Leilahha illallah muhhammetresulullah yazılı
    Sultan süleymanın illa köşkünde
    Çennetın eşiğinde başında
    Ah hele mümünlerin annıda
    hilal kaşında leilaha illallah yazılıdır
    Ah hele birde teberin zilfikarın
    Başında leilahhaillellah yazılıdır
    Birde seyfenin attığı okun
    Başında birde erenlerin ile karşımda
    Mümünlerin ya hu hemen başında
    İnçil tevrat zebur illada kuran
    Hepisine böyle canımı soram
    Dördünede kurban olayım firdine hayran
    Elhem dulullah çümle nebiler bu çan
    Ak hele otuz iki farzı bölmüşler ayan
    Otuz ikisine Allahın emrile eylerim bu çan
    Allahıın emri kınama nışan
    Hancı kurban olsu zöhre hanıma hey çan
    Elhem dulullah rabbim alemde allahhı ökber
    Leilaha illallah muhhammete resulullah
    316-HANCI PERVANE
    Seyhat edersen gülünen güle
    Yetiş aklında terazisi
    Hak seni de bile bile
    Gidersen dünyada kazan bir hakkı
    Temennah ette fikrini bile bile heey

    Yakıştır kendini sorgu suval kapısına
    Radet eyle çıkta yapısına
    Kudretinden açta hakın kapısına
    Git sevdiğim sende var bile bile heey

    Ementiye yakın olda bu halı
    Dünyada oy sakla vuçudu varı
    Ah hele türlü türlü gelir akılın çarı
    Sen düşün hakka ver intizarı cemala yakın heey

    Seyhat aleminde alda bir zaman
    Bütün dünyada çok ruh vardır kelâmın
    karışma hakkın işine bulasın tamam
    Çağır erenleri her gün varı da varı hey

    Akıl yetmez bunun hudanın işine
    Tevek kil başla sende düşüne
    Yeme haramı gelir zemheri kışına
    Yazın eyle gönlün varasın hakka hey

    Rahmet eyle her gün kendine
    Bezusanı kılda kanın bendine
    Irgala ya hu ağa çını meyve versin kendine
    Yemişin kudurt alda sevdiğim hey

    Temenna eyle seyrette arşa
    Hğrreyi hğetim eden gelir baştan ey başa
    Kimseye karışma kötüsüne dede oy haşa
    Ah hele kendin kendini sakla aman sevdiğim hey

    Hayal kurma elin oy çarkına
    Kendin çabala bak ta har gına
    Demini ver şahlar şahına
    Hay el düşünme bulda sevdiğim hey

    Hancıyam di yerim ustaza yakın
    Ah erenler evliyalar fakire bakın
    Yetime doğru malından çıkın
    Ah hele bin bir kuruşu hak kazan sevdiğim hey

    Hancıyam bu sözüm vardır emanet
    Sende kendini bulda selamet
    Erenler ya hu günde kanında ette oy müğret
    Bulasın doğruyu alda sevdiğim
    Hancı pervanedir hayalimiz baştan hey

  3. #3
    Kıdemli Üye onuc13 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Yaş
    46
    Mesaj
    559
    Rep Gücü
    2430

    Cevap: Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir?

    h.sadık;

    Mezhepleri kabul etmemeni yadırgamadım.
    Sen zaten Kur'an-ı kabul etmiyorsun...
    Mezhepleri kabul etsen ne olur ? etmesen ne olur ?

    Ehli sünnet cemaati demek;
    Peygamberin yolundan giden cemaat demektir.

    Mezhepsizlik ise dinsizliğe götüren bir koprudur.
    Arzu eden arkadaşlar varsa,
    "Mezhepsizlik niçin dinsizliğe götüren bir koprudur" konusunu kaynaklar ışığında biraz daha açarız.

  4. #4
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesaj
    96
    Rep Gücü
    0

    Cevap: Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir?

    arkadaşım okuduğunu anlamıyorsun messepin ismi hz muhammedin ismi
    bu demekki peygamberimizin muhammed olan ismi ismi messep
    neden messep bak yukarıda

    muallahta peygamberimizin ismi fergeriymiş

    kandile beş isimle beraber inince muammed olmuş

    kainat hiç bir şey yokken beş isim insan şeklinde nur olarak kandile inmiş

    ruhlkar bu beş isimden türemiş kefle nun ruhların mayası kef fadime nun muhammedttir

    kandilin ismi haticetil kübra
    kandil demek sitretil müntuha

    muhammed ismi messebin ismi işte hz muhammedin yoluna giden kimseler in messebi var demek
    benim messebim hancı pervanenin messebi vardır ismi muhammedttir
    senin kaynakların yanlış taraflı ehlibeyite düşman olanların kaynakları

    ben bu bilgileri aldığım kaynak dünya yeni güneşten koparak oluşurken ruhlar mehinden bu seyreden gözlüyen hakkın görevli tellalı hafızası kayıp olmuyor sen ölünce toprağa karışıyorsun yok oluyorsun erenler senin benim gibi değil

    bak aşğıda bunu bağırıyor ama siz hala anlamıyorsunuz

    sen eğer hz allahı hz muhamammedi onun ehlibeyitini seviyorsan artık fikir yürütmeyi kaynak kurcalamyı bırak
    cünkü hz allah hancı pervaneyi görevlendirmiş ordu askerde bu hikmete şahit olduğu için süresiz izin vermiş bundan dolayı eline belge vermiş

    erenlere ters düşen demek hz muhammede ters düşmek demek
    bak sen okuyorsun yazıyorsun
    hak aşığı imzasını ismini bile yazmasını bilmiyor bu ders bu ilimi kim veriyorsanıyorsun

    bu senin bildiğin her şey beyazla siyah kadar müslümanlıkla alakası yok
    saten ondan hak imalarını gecmişte astılar kestiler sırf bizim sözümüzü kimse yanlış demesin diye

    301 - HANCI PERVANE
    Kandili mahallahta gör ne ders te gördüm
    Erenler payına sürdüm canım yüzümü
    Deryalar coştu mahallaha karşı

    Mahallahtan indi bir nokta
    Erenler mülküne geldi hakta
    Ne hafta geçti ne ayda şahta
    Tevekkil ilmine geldi bir nokta

    Zamanından eyledik tavayı
    Gördük mahallahta bizde köpüren arşa çıktı havayı
    Yerler halk oldu gördük duvayı
    Zamanı tabir ettikte geldik
    Zamanı tabir ettikte geldik

    Yükledik köçümüzü bizde kandilden
    Erenler deminden her daim birden
    Cebrail israfil mükail ordan
    Mahallaha düş olduk nokta var geldik heey
    Konu h sadık tarafından (21-08-2007 Saat 01:34 PM ) değiştirilmiştir.

  5. #5
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesaj
    12
    Rep Gücü
    11

    Cevap: Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir?

    sayın h sadık,
    ne oldu, karşındaki gayet ciddi bir şekilde kendi anlayışını sergiliyor, sen ise kadı gibi ahkam kesip hemen tekfir etme yöntemine gidiyorsun, dur ve dinle ,anla sonra konuş varsa dağarcığında birşeyler,
    m.Ebu zehra'nın kitabından alıntı yapmak kolay tabii.yazdıklarını okursan enson vardığın yargıya ulaşılamayacağını görürsün, slm.

  6. #6
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesaj
    96
    Rep Gücü
    0

    Cevap: Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir?

    arkadaşım ebu zehra diye bir ismi senden duyuyorum onun kitabının varlığını sen söylüyorsun

    benim kaynağım hiç kimsenin kitabından değil sadece hakkın tellalına gelen menrefe sırrından

    sizler bu sözlere karşılık vermeniz için batın ilmi hikmetine vakıf olmanız gerek

    onun için cevap vermeyi değil artık
    bu menerefe sırrında daha neler nasıl bildiriliyor diye yazmanız sormanız gerek

  7. #7
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesaj
    12
    Rep Gücü
    11

    Cevap: Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir?

    Sayın h- sadık
    kardeş seninki hiçbir ilmi değeri olmayan menkıbeler, böyle bilgi olmaz, delillerini ortaya koyacaksın, mezhep kelimesini bile yanlış yazıyorsun, messeb diye bir kelime yok, bu kelimenin aslı arapçadır ve zehebe(gitmek) fiilinden türemedir, anlattıkların çok ucuz şeyler,
    yalnız bir yanlışlık oldu benim cevabı aslında hakan 2034 e idi, karıştırmışım, o bilir M ebu zehranın kim olduğunu, senin bilmemen doğal, çünkü sen kaynak falan kabul etmezsin, anlattıklarında ilmi olan hiçbir kaynakta yer almaz, ebenin dedenin anlattıklarından ibarettir.
    Bu konuda biraz Kuran okumanı tavsiye ederim, kuran gerçekten tarafsız bir kitaptır, ne sünnilere nede şia ya ait değildir o Allah kelamıdır ve tüm insanlık için gönderilmiştir, saygılarımla

  8. #8
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesaj
    96
    Rep Gücü
    0

    Cevap: Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir?

    arkadaşım ebemin dedemin değil
    benim bu forumda ilkin yazdığım konuyu bul oku bu kişi şu an canlı kanlı yaşıyor

    bu ilimlerin değerli olup olmadığını saten sizlerin alimleri bilemz

  9. #9
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesaj
    12
    Rep Gücü
    11

    Cevap: Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir?

    aynı şeyleri tekrarlıyorsun kardeş,
    sizin bizim alim diye bir şey olamaz, ilim tüm insanlığın ortak malıdır,alimler de öyle, takıntılarından vaz geçmeyi dene,
    bahsettiğin konu yani yalnızca bizim alimler bilir dediğin konu ise batınilikle ilgili durumlardır, önce BATINİLİK'in ne olduğunu araştırmanı tavsiye ederim.
    kaldıki tüm dünyada en çok tartışılan konulardan biriside ilim elde etme yolları yada neyin ilmi,bilimsel olduğunun tartışmasıdır.
    Bu noktada senin söylediklerinin kabul edilebilir olabilmesi için genel geçer ilim elde yöntemlerinden biriyle ortaya çıkmış olması gerekir aksi taktirde doğruluğu kabul edilemez, dedem söyledi, ninem söyledi, o kişi hala yaşıyor falan önemli değil,
    günümüzde peygamber olduğunu hatta tanrı olduğunu söyleyenleri hiç duymadınız mı?

  10. #10
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesaj
    96
    Rep Gücü
    0

    Cevap: Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir?

    arkadaşlar hancı pervane hak aşığı olarak ne ilk nede son olacak hak aşıkları erenler gecmişte onlarca geldiler gelcektede imam olarak gelcekler

    aşağıda bir kacının ismi

    nesimi sultan
    hulusi sultan
    mühhittin arabi
    yunu emere
    karaca oğlan
    aşık kerem
    aşık daimi
    mecnun
    pir sultan abdal
    fuzuli sultan
    muhtar pir
    kul hüseyin
    kul mahmut
    noksani sultan
    sümmani baba

    bu hak aşıkları ikiye ayrılıyor bir kısmı şeriat aşığı bir kısmı tarigat aşığı
    şerat aşıkları hakkın cemali nurundan olan bade içmiştir
    tarigat aşıkları hakkın cemali nuru olan dolu içmiştir
    hancı pervane hem dolu içmiş hem bade içmiştir

    Heey helen ademden hateme gelmiş geceriz
    Dolu bade içen aşıklarınan ipek seçeriz
    Arı gibi uğrarız dağa gülden geçeriz
    Macun eder bizde ferman yazanıyız biz biz heey


    gecmişte kayıt imkanı yoktu hak aşıklarını ceşitli iftirayla öldürdüler sırf bizim cıkarımıza dokunmasın
    rantı olanların dünya malı gözlerinde büyük hak hukuk arka pilanda kalıyor

    dünyada iki ilim var
    biri zahir ilmi .işte senin alim dediğin kimselerin ilmi
    batın ilmini hz Alla sadece kendi cemali nurundan halk olana veriyor
    bu ilmi senin okumuş yazmış fizikle kimyayla cözemezsin
    o zaman hz muhammede inanmaman lazım cünkü fizikle cözemdiğin mucuzeler gösterdi

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Yorum: 0
    Son mesaj: 07-06-2010, 06:27 PM
  2. Kur’an- Kerim’e Göre Kabir Azabı Var Mı?
    dogangunes Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 60
    Son mesaj: 12-02-2010, 02:31 PM
  3. Îtikatı, Ehl-i sünnet îtikatına göre düzeltmek lâzımdır
    Ahrariyye Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 06-02-2010, 04:44 PM
  4. Kur’an Ayetlerine Göre (Mü’min) İnanan Olmak
    RABİA Tarafından Kuran-ı Kerim Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 12-11-2009, 01:48 PM
  5. Ehl-i sünnet vel cemâ’ate uymıyanlar, Cehennemden kurtulamıyacaktır
    irafshi Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 15-06-2009, 11:34 AM
Yukarı Çık