Konu Kapatılmıştır + Yeni Konu Aç
2. Sayfa, Toplam 3 BirinciBirinci 123 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 Toplam: 22
  1. #11
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesaj
    1.002
    Rep Gücü
    1278

    Cevap: hz Muhammet zamanında okunan ilk ezanı muhammet

    h sadık sapkınından alıntılar;

    Alıntı h sadık´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    sayın arkadaşlar tavuk dahi su içerken Hz Allaha bakar

    sizler hala doğruyu bin dört yüz yıl önce aramaya calışıyorsunuz

    halbuki hak imamı hz muhammedi ve onun ehlibeyitini hızır eleyi selamı askerde nöbet yerinde insan şeklinde nur olarak görmesinden daha elli yıl gecti kendisi yaşıyor fiziki elle tutulur gözle görülür bir tabur asker şahitli isbatlı kanıtı var aynı zamanda her an her zaman hakkin cemali nurundan zamanı zaman içinde görüyor gönül gözü acık ehlibeyitin canını kanını taşıyor yani ehlibeyitin ta kendisi yunus emrenin ruhunun ta kendisi
    okuma yazması yok haktan bu sözler böyle geliyor sizler bu sözleri safsata diye adlandırıyorsunuz gecmiş kimselerin sözlerini kaynak olarak görüyorsunuz aklınız nerede vucudu 104 kitap olan erenlerin üyesinemi inancaksınız canızdan soru soranamı inancaksınız yoksam arapların hz muhammede dayandırdığı yanlışlaramı inancaksınız
    bu konuları her gelen hak aşığı tarih boyunca söyledi
    o tarihte iletişim ses kayıt yoktu şimdi hak aşığının ağzından cıkanı anında kayıta alıyoruz hak aşıkları her satırı bir defa dile getiriyor
    asla bir satırın ömründe tekrarı yok

    hak aşıklarının ağzından cıkan mürşittir mürşit ise kuranı kerimdir kimki kurAnı kerime inanmzsa işte kafir odur

    hz Allah kıyamete kadar imam öğretmen gönderip dini öyle koruyor

    sizlerin doğru gördüğü her şeyin yüzde doksan beşi yanlıştır

    aşağıda cözün bakın hak aşıkları kimlermiş

    BU SESİN YAZIYA CEVRDİM AŞAĞIDAKİ BEYİTTİR


    bakın orjinal sesi ben sizler gibi gecmişten bahsetmiyorum
    sırdaki yeşil kurAnı kerimi sırdan okuyandan bahsediyorum ve şöyleydi böyleydi demiyorum işte bu gün bu an
    kanıt var yanlışsa gerceği budur diyorum

    umarım idrak eder anlarsınız


    Benim ismim hancı pervane
    Yarın ismi zöhre hanımdır
    O gürcistanda göründü emme
    Bilmem doğru bilmem ziyanmı canımdır

    Hancı aşık derler niyetimi tamam eyledim
    Ağrı dağında defter acarlar bana ya tabib
    HANCI PERVANE

    Yareb amaan ya tabip
    Seyrancakta bir güzele mest olmuşum
    Biri la mekandadır biri mekandadır

    Ah hele hayel kurdum ben Zöhre yarı Gürcistan’da

    Hancıyam Pervane yeter bu cana hey
    Bu forumun psikolıji koğuşu yok, En iyisi sen Erzurum Atatürk Ünv. Hastanesine başvur. Ancak bu kafayla seni birileri tutup götürmezse yazık olacak sana.

  2. #12
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesaj
    96
    Rep Gücü
    0

    Cevap: hz Muhammet zamanında okunan ilk ezanı muhammet

    arkadaşım yinede sağ ol ben deli olayım siz akıllı olun
    ama orjinal sesi indirip dinleyin o ses korumalıdır cünkü doksan yaşın üzerindeki insanın hiç durmadan aynı dinliyeceğin ses tonunda sekiz saat ara vermeden soylemesi düşünülecek bir ayrınıtı

    sağlıcakla kal

  3. #13
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesaj
    1.002
    Rep Gücü
    1278

    Cevap: hz Muhammet zamanında okunan ilk ezanı muhammet

    Sağol arada bir aklın başında gibi, ama Konu "Dini Sohbet" bu ne dayatma, sana cevap yazdıkca pişkin, pişkin aynı şeyleri nakarat ediyorsun. Sohbeti uzatma yeter.

  4. #14
    Üyecik batistuta - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesaj
    22
    Rep Gücü
    13

    Cevap: hz Muhammet zamanında okunan ilk ezanı muhammet

    ooo efsane geri dönmüş. H Sadık epeydir yok idin etraflarda. Demek ki yine denizi bulandırmaya geldin sen ve senin ünlü şiirlerin

  5. #15
    Kıdemli Üye onuc13 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Yaş
    46
    Mesaj
    559
    Rep Gücü
    2430

    Cevap: hz Muhammet zamanında okunan ilk ezanı muhammet

    Ahmed b. Hanbel Hz. Ali radiyellahü anh'tan şunu rivayet etmiştir:

    Beni Resulüllah sallallahü aleyhi ve sellem çağırdı ve buyurdu ki, " Sende İsâ'ya benzer bir yön vardır. Yahudiler onu öylesine horlamışlardır ki, anasına iftira bile etmişlerdir. Hırıstiyanlar da öylesine sevmişlerdir ki, onu kendisine layık olmayan bir yere indirmişlerdir." Hz. Ali şöyle devam etti: Dikkat edin, iki grup, benim hakkımda kendilerini gerçekten mahvedeceklerdir. Birisi sevenlerdir ki, beni bende olmayan şeylerle öveceklerdir. Diğeri de horlayanlardır ki, bana olan kinleri onları bana iftiraya zorlayacaktır. Bakın, ben peygamber değilim. Bana vahiy gelmez. Ama ben gücümün yettiği kadar Allah'ın kitabına ve Resulüllahın sünnetine uygun iş yaparım. Size Allah'a boyun eğmeyi emrettiğim sürece hoşunuza gitse de gitmese de bana boyun eğemek görevinizdir. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I/160)

    Hz. Ali hakkında aşırılık edenler iki gruptur. Biri ona aşırı sevgi besleyenler diğeri de onu aşırı derecede horlayanlardır. Hz. Ali 'nin ifadesi ile bunların her ikisi de kendilerini mahvetmişlerdir.

  6. #16
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesaj
    1.002
    Rep Gücü
    1278

    Cevap: hz Muhammet zamanında okunan ilk ezanı muhammet

    Alıntı hakan2034´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ahmed b. Hanbel Hz. Ali radiyellahü anh'tan şunu rivayet etmiştir:

    Beni Resulüllah sallallahü aleyhi ve sellem çağırdı ve buyurdu ki, " Sende İsâ'ya benzer bir yön vardır. Yahudiler onu öylesine horlamışlardır ki, anasına iftira bile etmişlerdir. Hırıstiyanlar da öylesine sevmişlerdir ki, onu kendisine layık olmayan bir yere indirmişlerdir." Hz. Ali şöyle devam etti: Dikkat edin, iki grup, benim hakkımda kendilerini gerçekten mahvedeceklerdir. Birisi sevenlerdir ki, beni bende olmayan şeylerle öveceklerdir. Diğeri de horlayanlardır ki, bana olan kinleri onları bana iftiraya zorlayacaktır. Bakın, ben peygamber değilim. Bana vahiy gelmez. Ama ben gücümün yettiği kadar Allah'ın kitabına ve Resulüllahın sünnetine uygun iş yaparım. Size Allah'a boyun eğmeyi emrettiğim sürece hoşunuza gitse de gitmese de bana boyun eğemek görevinizdir. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I/160)

    Hz. Ali hakkında aşırılık edenler iki gruptur. Biri ona aşırı sevgi besleyenler diğeri de onu aşırı derecede horlayanlardır. Hz. Ali 'nin ifadesi ile bunların her ikisi de kendilerini mahvetmişlerdir.

    Bu yazınızın Hambeli mezhebine ait bir görüş olduğunu belirtmeniz faydalı olurdu. Konuya muhatap diğer iki meshebe karşı söylemlerdir. Ve sahih değildir. Sizde konuya mezhebiniz açısından açıklık getirirseniz uygun olur. Hedef Süni cemaat olmuş çünki.

    Alıntı:Hanbelî Mezhebinin Bazı Görüşleri:

    Ahmed b. Hanbel'e göre; iman, kesin olarak inanmaktan ve amelden ibarettir. Artar ve eksilir, yani iman, iyi amelle artar, kötü amelle de eksilir. Kişi imandan çıkabilir, İslam'dan çıkmaz. Tevbe edince yeniden imana döner. İnsanı ancak Allah'a şirk koşmak veya farzlardan birini inkâr ederek yapmamak imandan dışarı çıkarır. İnsan herhangi bir farz tembellik veya gevşeklik yüzünden terkederse, onun durumu Allah'a havale edilir. Dilerse ona azap eder, dilerse onu affeder.

    Hz. Ali'nin hilâfetinden itibaren büyük günah (kebîre) işleyenlerin durumu bilginler arasında tartışılmıştır. Hâriciler bu konuda sert bir yol izleyerek, büyük günah işleyenin dinden çıkacağı görüşünü benimsemiştir.

    Hasan el-Basri bunların münafık olacağını söylerken Mürcie fırkasının sapıkları, iman olduktan sonra, günahın hiçbir zararı olmadığını savunmuşlardır.

    Ebû Hanîfe ve çoğunluk İslâm hukukçularına göre büyük günah işleyen kimse, kesin tevbe ederse, Allah onun tevbesini kabul eder. Eğer tevbe etmeden ölürse durumu Allah'a havale edilir. O, dilerse azap eder, dilerse kulunu affeder.

    Ahmed b. Hanbel'in görüşü de, diğer fakihlerin görüşü gibidir. O, şöyle demiştir: "Mü'min kendisine gizli olan şeyleri Allah'a havale eder, kendi durumunu da O'na bırakır. Günahlarla Allah'ın mağfiret kapısını kapatmaz. Herşeyin, hayır ve şerrin Allah'ın kaza ve kaderiyle olduğunu bilir. İyilik yapan için Allah'tan ümidini kesmez, kötülük yapanın da âkıbetinden korkar. Muhammed ümmetinden hiçbir kimse yaptığı iyilik sebebiyle cennete ve kazandığı günah sebebiyle cehenneme girmez. Bu konuda Allah'ın dilediği olur" (İbnu'l-Cevzî, Menâkıbu'l İmam Ahmed b. Hanbel, s. 168).


    Hanbelî Mezhebinin Yayılması:

    Ahmed b. Hanbel usûl ve fetvâlarını yazmaktan kaçınmıştır. Hatta o, fıkhının yazılmasını menetmiştir. Bunun sebebi, İslâm'ın asıl ana kaynağını teşkil eden Kitap ve Sünnetle meşgul olmayı ön plâna çıkarmaktır. O, bu düşüncesini şöyle ifade eder: "el-Evzâî'nin re'yi, Mâlik'in re'yi, Ebû Hanîfe'nin re'yi... bunlar hepsi re'y'dir ve bana göre aynıdır. Huccet ve delil olma sıfatı yalnız "âsâr'a aittir" (İbn Abdilberr, Câmiu'l-Beyâni'l-İlm, Mısır 1346, II,149). Delilini incelemeden hiçbir müctehidin söz ve re'yine uyulmaz. Delili incelendikten sonra uyulunca buna taklid değil "ittiba" denir. Burada artık müctehidin söz ve re'yi ile değil, onun dayandığı delil ile amel edilmiş olur. İbn Hanbel bu görüşünü şu ifadeleriyle biraz daha aççıklar: "Ne beni, ne Mâlik'i, ne Sevrî'yi ve ne de el-Evzâî'yi taklit et, hüküm ve bilgiyi onların aldığı kaynaklardan al. Dinini hiçbir müctehide ısmarlama, Hz Peygamber ve ashabından geleni al, sonra tabiîler gelir ki kişi onlar hakkında muhayyerdir" (Ibnü'l Kayyim, İ'lâm, Mısır 1955, II, 178,181, 182).

    Hanbeliler ictihad kapısının kapanmadığını ve her asırda, mutlak bir müctehidin bulunmasını farz-ı kîfa ye olduğunu söylerler. Çünkü toplumda karşılaşılan yeni olaylar bunu gerekli kılar. Bu, mezhebin Kitap ve Sünnetin üzerine çıkmaması için de gereklidir.

    Hanbelî mezhebinin fakihleri çok güçlü olduğu halde, istenilen ölçüde yayılmamıştır. Halktan bu mezhebe bağlı olanlar azınlıkta kalmışlardır. Hatta hiçbir İslâm ülkesinde çoğunluğu teşkil edememişlerdir. Ancak Necid ile Saud (ö. 795/1393) ailesi Hicaz bölgesine hâkim olduktan sonra Arabistan yarımadasında Hanbelî mezhebi oldukça güçlenmiştir.

    Bu mezhebin fazla yayılmamasının sebepleri şunlardır: Hanbelî mezhebi teşekküt etmezden önce Irak'ta Hanef, Mısır'da Şâfıî ve Mâlikî, Endülüs ve Mağrib'te yine Mâlikî mezhebi hâkim durumda idi. Diğer yandan Hanbelîler önceleri, başkalarına karşı delilden çok sert hareketlere başvuruyorlardı. Güçleri arttıkça, iyiliği emretme ve kötülükten sakındırma için insanlara baskı yapıyorlardı. Hanbelîlerin bu gibi davranışları yüzünden insanlar bu mezhepten ürkmüşlerdir. Bu sebeple Hanbelî mezhebi fazla taraftar bulamamıştır (Ebû Zehra, a.g.e; s. 505, 506).

    Alıntıdır.

  7. #17
    Kıdemli Üye onuc13 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Yaş
    46
    Mesaj
    559
    Rep Gücü
    2430

    Cevap: hz Muhammet zamanında okunan ilk ezanı muhammet

    Alıntı yönetyrd´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu yazınızın Hambeli mezhebine ait bir görüş olduğunu belirtmeniz faydalı olurdu. Konuya muhatap diğer iki meshebe karşı söylemlerdir. Ve sahih değildir. Sizde konuya mezhebiniz açısından açıklık getirirseniz uygun olur. Hedef Süni cemaat olmuş çünki.

    Alıntı:Hanbelî Mezhebinin Bazı Görüşleri:

    Ahmed b. Hanbel'e göre; iman, kesin olarak inanmaktan ve amelden ibarettir. Artar ve eksilir, yani iman, iyi amelle artar, kötü amelle de eksilir. Kişi imandan çıkabilir, İslam'dan çıkmaz. Tevbe edince yeniden imana döner. İnsanı ancak Allah'a şirk koşmak veya farzlardan birini inkâr ederek yapmamak imandan dışarı çıkarır. İnsan herhangi bir farz tembellik veya gevşeklik yüzünden terkederse, onun durumu Allah'a havale edilir. Dilerse ona azap eder, dilerse onu affeder.

    Hz. Ali'nin hilâfetinden itibaren büyük günah (kebîre) işleyenlerin durumu bilginler arasında tartışılmıştır. Hâriciler bu konuda sert bir yol izleyerek, büyük günah işleyenin dinden çıkacağı görüşünü benimsemiştir.

    Hasan el-Basri bunların münafık olacağını söylerken Mürcie fırkasının sapıkları, iman olduktan sonra, günahın hiçbir zararı olmadığını savunmuşlardır.

    Ebû Hanîfe ve çoğunluk İslâm hukukçularına göre büyük günah işleyen kimse, kesin tevbe ederse, Allah onun tevbesini kabul eder. Eğer tevbe etmeden ölürse durumu Allah'a havale edilir. O, dilerse azap eder, dilerse kulunu affeder.

    Ahmed b. Hanbel'in görüşü de, diğer fakihlerin görüşü gibidir. O, şöyle demiştir: "Mü'min kendisine gizli olan şeyleri Allah'a havale eder, kendi durumunu da O'na bırakır. Günahlarla Allah'ın mağfiret kapısını kapatmaz. Herşeyin, hayır ve şerrin Allah'ın kaza ve kaderiyle olduğunu bilir. İyilik yapan için Allah'tan ümidini kesmez, kötülük yapanın da âkıbetinden korkar. Muhammed ümmetinden hiçbir kimse yaptığı iyilik sebebiyle cennete ve kazandığı günah sebebiyle cehenneme girmez. Bu konuda Allah'ın dilediği olur" (İbnu'l-Cevzî, Menâkıbu'l İmam Ahmed b. Hanbel, s. 168).


    Hanbelî Mezhebinin Yayılması:

    Ahmed b. Hanbel usûl ve fetvâlarını yazmaktan kaçınmıştır. Hatta o, fıkhının yazılmasını menetmiştir. Bunun sebebi, İslâm'ın asıl ana kaynağını teşkil eden Kitap ve Sünnetle meşgul olmayı ön plâna çıkarmaktır. O, bu düşüncesini şöyle ifade eder: "el-Evzâî'nin re'yi, Mâlik'in re'yi, Ebû Hanîfe'nin re'yi... bunlar hepsi re'y'dir ve bana göre aynıdır. Huccet ve delil olma sıfatı yalnız "âsâr'a aittir" (İbn Abdilberr, Câmiu'l-Beyâni'l-İlm, Mısır 1346, II,149). Delilini incelemeden hiçbir müctehidin söz ve re'yine uyulmaz. Delili incelendikten sonra uyulunca buna taklid değil "ittiba" denir. Burada artık müctehidin söz ve re'yi ile değil, onun dayandığı delil ile amel edilmiş olur. İbn Hanbel bu görüşünü şu ifadeleriyle biraz daha aççıklar: "Ne beni, ne Mâlik'i, ne Sevrî'yi ve ne de el-Evzâî'yi taklit et, hüküm ve bilgiyi onların aldığı kaynaklardan al. Dinini hiçbir müctehide ısmarlama, Hz Peygamber ve ashabından geleni al, sonra tabiîler gelir ki kişi onlar hakkında muhayyerdir" (Ibnü'l Kayyim, İ'lâm, Mısır 1955, II, 178,181, 182).

    Hanbeliler ictihad kapısının kapanmadığını ve her asırda, mutlak bir müctehidin bulunmasını farz-ı kîfa ye olduğunu söylerler. Çünkü toplumda karşılaşılan yeni olaylar bunu gerekli kılar. Bu, mezhebin Kitap ve Sünnetin üzerine çıkmaması için de gereklidir.

    Hanbelî mezhebinin fakihleri çok güçlü olduğu halde, istenilen ölçüde yayılmamıştır. Halktan bu mezhebe bağlı olanlar azınlıkta kalmışlardır. Hatta hiçbir İslâm ülkesinde çoğunluğu teşkil edememişlerdir. Ancak Necid ile Saud (ö. 795/1393) ailesi Hicaz bölgesine hâkim olduktan sonra Arabistan yarımadasında Hanbelî mezhebi oldukça güçlenmiştir.

    Bu mezhebin fazla yayılmamasının sebepleri şunlardır: Hanbelî mezhebi teşekküt etmezden önce Irak'ta Hanef, Mısır'da Şâfıî ve Mâlikî, Endülüs ve Mağrib'te yine Mâlikî mezhebi hâkim durumda idi. Diğer yandan Hanbelîler önceleri, başkalarına karşı delilden çok sert hareketlere başvuruyorlardı. Güçleri arttıkça, iyiliği emretme ve kötülükten sakındırma için insanlara baskı yapıyorlardı. Hanbelîlerin bu gibi davranışları yüzünden insanlar bu mezhepten ürkmüşlerdir. Bu sebeple Hanbelî mezhebi fazla taraftar bulamamıştır (Ebû Zehra, a.g.e; s. 505, 506).

    Alıntıdır.


    1. İmam Ahmed bin Hanbel'in naklettiği hadis, sadece Hanbeli Meshebini ilgilendirmez. Bütün ehl-i Sünnet mesheplerini ilgilendirir.

    2. Hadis-i Şerifler bütün ehli sünnet mesheplerini ilgilendirir.

    3. Ehl-i sünnet meshepleri ( Hanefi meshebi, Şafi meshebi, maliki meshebi ve Hanbeli meshebinden ibarettir.) Yani sünni cemaat dendiği zaman bu dört mesheb kasdedilir.

    4. Ben Hanefi meshebine mensub bir müslümanım. ( Hanbeli olsaydım ne değişirdi ? merak ettim.) Sünni olan, ehl-i sünnet müslümanı için çok tehlikeli bir yaklaşım...

    5. İmam Ahmed Bin Hanbel, bir milyona yakın hadis rivayet etmiştir. Bunlar Hz. Muhammed (S.A.V)'in sözleridir. Bunlardan bir tanesi de yukarıda nakledilen hadis-i şerif'tir.

    6. Ben Hanefi meshebinden olduğum halde Şafii meshebine, maliki meshebine ve Hanbeli meshebine mensup müslüman kardeşlerimi sevgiyle kucaklarım. Çünkü Ehl-i sünnet inancım bunu gerektirir.

  8. #18
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesaj
    1.002
    Rep Gücü
    1278

    Cevap: hz Muhammet zamanında okunan ilk ezanı muhammet

    Eğer samimi isen bu eklediğin sahih olmadığını söylediğim hadisi aç biraz da niyetini ve kimleri kasdettiğini anlayalım.

    "hakan2034 den alıntı ." Hz. Ali şöyle devam etti: Dikkat edin, iki grup, benim hakkımda kendilerini gerçekten mahvedeceklerdir. Birisi sevenlerdir ki, beni bende olmayan şeylerle öveceklerdir. Diğeri de horlayanlardır ki, bana olan kinleri onları bana iftiraya zorlayacaktır. Bakın, ben peygamber değilim. Bana vahiy gelmez. Ama ben gücümün yettiği kadar Allah'ın kitabına ve Resulüllahın sünnetine uygun iş yaparım. Size Allah'a boyun eğmeyi emrettiğim sürece hoşunuza gitse de gitmese de bana boyun eğemek görevinizdir. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I/160)

    Buyur samimi müslüman kardeşim, o kadar güzel konular varken kendine seçtiğini kendin ayıkla.

  9. #19
    Kıdemli Üye onuc13 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Yaş
    46
    Mesaj
    559
    Rep Gücü
    2430

    Cevap: hz Muhammet zamanında okunan ilk ezanı muhammet

    Alıntı yönetyrd´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Eğer samimi isen bu eklediğin sahih olmadığını söylediğim hadisi aç biraz da niyetini ve kimleri kasdettiğini anlayalım.

    "hakan2034 den alıntı ." Hz. Ali şöyle devam etti: Dikkat edin, iki grup, benim hakkımda kendilerini gerçekten mahvedeceklerdir. Birisi sevenlerdir ki, beni bende olmayan şeylerle öveceklerdir. Diğeri de horlayanlardır ki, bana olan kinleri onları bana iftiraya zorlayacaktır. Bakın, ben peygamber değilim. Bana vahiy gelmez. Ama ben gücümün yettiği kadar Allah'ın kitabına ve Resulüllahın sünnetine uygun iş yaparım. Size Allah'a boyun eğmeyi emrettiğim sürece hoşunuza gitse de gitmese de bana boyun eğemek görevinizdir. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I/160)

    Buyur samimi müslüman kardeşim, o kadar güzel konular varken kendine seçtiğini kendin ayıkla.

    "Ben Ehl-i sünnet müslümanıyım" diyen hiçbir müslüman öyle anlamadığı hiçbir hadis-i Şerif-e "bu sahih değildir" gibi iddialarda bulunamaz.
    Bulunursa ne olur ?
    Çok eleştirdiğin, Kur'an-ı Kerim-i kabul etmeyen h.sadık'tan bir farkın kalmaz.

    Bilindiği gibi,
    Bir müslümanın Allah sevgisi, Peygamber sevgisi ve Sahabe sevgisi edebince ve adabınca olmalıdır.
    Sahabeleri peygamberlerin üzerinde tutmak, peygamberleri haşa Allah sevgisinin üzerinde tutmak aklı başında bir müslümanın kabul edeceği bir durum değildir.

    Hz Ali, Aşere-i Mübeşşere (cennetle müjdelenen)' den 10 kişiden birisidir.
    Dünyada Hz. Ali'yi peygamber gibi hatta ilah yerine koyan insanlar vardır. Bu kesim bellidir.
    Birde Hz.Ali'ye iftira eden, sahabeliğini inkar eden insanlar vardır. Bunlarda bellidir.

    Bu iki grubun kendisini mahvettiği, hadis'te açık olarak beyan edildiği halde bu hadis'in sahih olmadığını söyleyebilme cesaretini kendinde görmen anlaşılır bir durum değildir.

    Öyle laf atıp kaçmak yok!...
    Sen hangi sınıfa giriyorsun?
    Bu hadis-i şerif-e neye göre "sahih değildir" diyebiliyorsun ?

  10. #20
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesaj
    1.002
    Rep Gücü
    1278

    Cevap: hz Muhammet zamanında okunan ilk ezanı muhammet

    Bu konuyu açan h sadık olduğu için cevap yazmıyorum. Bak mezhebler konusunu açtım gel orda sana cevap hakkım saklı. Sahih veya değil hadisler nasıl gruplanır sen bilmezsen olmaz, O zaman h sadıktan senin farkın kalmaz. Selametle.

Benzer Konular

  1. Hz. Muhammet Zamanında Tuvalet Adabı
    deklem Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 22
    Son mesaj: 24-12-2014, 10:51 PM
  2. Dr. Muhammet Dilber Hakkında Hasta Yorumları
    dogangunes Tarafından Estetik Cerrahlar, öneriler sorular Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 04-09-2014, 04:59 PM
  3. Yorum: 21
    Son mesaj: 24-05-2010, 03:46 PM
  4. MUHAMMET ALİ
    ErDaLL Tarafından Biyografi (Yaşam Öyküsü) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 26-09-2007, 03:53 AM
  5. Hz.Muhammet (sav)'in duaları
    Nil@y Tarafından Dualar Hadisler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 27-11-2006, 08:09 AM
Yukarı Çık