ŞİRK - ÇOKTANRICILIK - ALLAH’A ORTAK ETME NEDİR?

* Rab’bimiz Allah tarafından bağışlanmayacak tek suç Allah’a ortak etmektir ( şirk / çoktanrıcılık ), din konusundaki en önemli konu budur ve bu nedenle de en iyi bilmemiz, en çok dikkat etmemiz, sürekli gündemde tutmamız gereken bir konudur. Eğer hayatımızda zerre kadar da olsa , Allah’a ortak etme varsa bu durum diğer tüm yaptıklarımızı değersiz kılacak bir suçtur, çünkü ayette ‘’Allah’a ortak edenlerin yaptıklarının boşa olduğu’’ ifade edilmektedir.
Öyleyse bunun en küçük bir kırıntısından bile kurtulmamız gerekir.


4-Nisa-48:’’Gerçekten Allah kendisine ortak edilmesini bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. Kim Allah’a ortak ederse, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur.’’

6-Enam-88:’’Bu, Allah’ın hidayetidir; kullarından dilediğini bununla hidayete erdirir. Onlar da ortak etselerdi, elbette bütün yapıp ettikleri, onlar adına boşa çıkmış olurdu.’’

* Allah’la ilgili konularda, din konusunda yalanlar uydurmaktır (haramlar, günahlar, dindışılıklar, tabular, vb.):

10-Yunus-59,60:’’De ki:’’Allah’ın sizin için indirdiği, sizin bir kısmını haram ve helal kıldığınız rızıktan haber var mı? Söyler misiniz?’ De ki:’ Allah mı size izin verdi, yoksa Allah hakkında yalan uydurup iftira mı ediyorsunuz / Allah’la ilgili konularda yalan mı uyduruyorsunuz?’ / ‘ Allah’la ilgili konularda yalan uyduranların kıyamet günü zanları nedir? Şüphesiz Allah insanlara karşı büyük fazl sahibidir, ancak onların çoğu şükretmezler.’’

10-Yunus-68,69,70:’’Allah çocuk edindi’ dediler. O, (bundan) yücedir; O, hiçbirşeye ihtiyacı olmayandır. Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. Kendinizde buna ilişkin bir delil de yoktur. Allah’a karşı bilmeyeceğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz?’ / De ki: ’ Allah’la ilgili konularda yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler. / (Onlar için) Dünyada geçici bir meta (vardır). Sonra dönüşleri bizedir; sonra da inkara sapışları dolayısıyla onlara şiddetli azabı taddıracağız.’’

16-Nahl-116:’’Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna helal buna haram demeyin. Çünkü Allah’la ilgili konularda yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah’la ilgili konularda yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler.’’

61-Saff-7:’’İslama çağrıldığı halde, Allah’la ilgili konularda yalan uyduranlardan daha zalim kimdir? Allah zalim bir kavmi hidayete erdirmez.’’

6-Enam-21,22,23,24:’’Allah’la ilgili konularda yalan uydurandan veya O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir? Hiç şüphesiz o zalimler kurtuluşa eremezler. / Onların tümünü toplayacağımız gün; sonra o ortak edenlere diyeceğiz ki: ’Nerede (o bir şey) sanıp da ortak ettikleriniz?’ / (Bundan) Sonra onların:’Rab’bimiz olan Allah’a andolsun ki, biz müşriklerden değildik’ demelerinden başka bir fitneleri olmadı. / Bak kendilerine karşı nasıl da yalan söylediler ve düzmekte oldukları da kendilerinden kaybolup uzaklaştı.’’

* Allah ile ilgili konularda saygısız davranışlarda bulunmaktır (yalanlama, alay, hakaret, küçümseme, sürtüşme, hiçe sayma, tartışma, dinlememe, akletmeme, vb.):

6-Enam-5:’’Kendilerine hak gelince, onu yalanladılar; fakat alaya aldıklarının haberleri onlara gelecektir.’’

6-Enam-25,26,27:’’Onlardan (Allah’la ilgili konularda yalan uyduranlar - ortak edenler-6/21,22,23) seni dinleyenler vardır; oysa biz, onu kavrayıp anlamalarına (engel olarak) kalpleri üzerine kat kat örtüler ve kulaklarında bir ağırlık kıldık. Onlar hangi apaçık belgeyi görseler, yine ona inanmazlar. Öyle ki, o inkar etmekte olanlar, sana geldiklerinde, seninle tartışmaya girerek ’Bu, öncekilerin uydurmalarından başka birşey değildir’ derler. / Onlar, hem ondan alıkoyarlar hem kendileri kaçarlar. Onlar yalnızca kendi nefislerinden başkasını yıkıma uğratmazlar ama şuurunda değildirler. / Ateşin üstünde durdurulduklarında bir görsen, derler ki:’Keşke (dünyaya bir daha) geri çevrilseydik de Rab’bimizin ayetlerini yalanlamasaydık ve müminlerden olsaydık’’

6-Enam-39:’’Bizim ayetlerimizi yalan sayanlar karanlıklar içinde sağırdırlar, dilsizdirler. Allah kimi dilerse onu şaşırtıp saptırır, kimi dilerse de onu dosdoğru yol üzerinde kılar.’’

23-Muminun-23,24,25,26:’’Andolsun, biz Nuh’u kendi kavmine (elçi olarak) gönderdik. Böylece kavmine dedi ki: ’Ey kavmim Allah’a kulluk edin. O’nun dışında sizin başka ilahınız yoktur, yine de sakınmayacak mısınız? / Bunun üzerine kavminden inkara sapmış önde gelenler dediler ki: ’Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir. Size karşı üstünlük elde etmek istiyor. Eğer Allah (öne sürdüklerini) dilemiş olsaydı, muhakkak melekler indirirdi. Hem biz geçmiş atalarımızdan da bunu işitmiş değiliz’ / ‘O, kendisinde delilik bulunan bir adamdan başkası değildir, onu belli bir süre gözetleyin.’ / ‘Rab’bim ‘ dedi (Nuh). Beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et’

67-Mülk-8,9,10: ‘’Öfkesinin şiddetinden neredeyse patlayıp parçalanacak. Herbir grup içine atıldığında bekçileri onlara sorar:’Size bir uyarıcı gelmedi mi?’ / Onlar ’Evet’ derler. ‘Bize gerçekten bir uyarıcı geldi . Fakat biz yalanladık ve :’Allah hiçbirşey indirmedi, siz yalnızca büyük bir sapmışlık içindesiniz dedik’. / Ve derler ki:’Eğer dinlemiş olsaydık yada akletmiş olsaydık, şu çılgınca yanan ateşin halkı arasında olmayacaktık’.

54-Kamer-9:’Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanlamıştı; böylece kulumuz (Nuh) u yalanladılar ve ‘Delidir’ dediler. O, baskı altına alınıp engellenmişti.’’

54-Kamer-23,24,25,26: ‘’ Semud (kavmi) de uyarıları yalanladı. / Dediler ki:’Bizden biri olan bir beşere mi uyacağız? Bu durumda gerçekten biz bir sapıklık ve çılgınlık içinde kalmış oluruz. / Zikr (Vahy) içimizden ona mı bırakıldı? Hayır o, çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarıktır’ / Onlar yarın kimin çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarık olduğunu bilip öğreneceklerdir’’

40-Mumin-4,5: ‘’Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanladı ve kendilerinden sonra (sayısı çok) fırkalar da. Her ümmet kendi elçilerini (susturmak için) yakalamaya yeltendi. Hakkı, onunla yürürlükten kaldırmak için, batıla dayanarak mücadeleye giriştiler. Ben de onları yakalayıverdim. Artık Benim cezalandırmam nasılmış?’’

*Allah’tan başkasına kutsallık yakıştırmaktır (Kutsal insanüstü ve doğaüstü olan; erişilmez, sorgulanmaz, dokunulmaz, eleştirilmez, yargılanmaz, yanılmaz, eşsiz, benzersiz, anlaşılmaz ve açıklanamaz olandır):

6-Enam-71:’’De ki: ’Bize yararı ve zararı olmayan Allah’ tan başka şeylere mi tapalım? Allah bizi hidayete erdirdikten sonra, şeytanların ayartarak yerde şaşkınca bıraktıkları, arkadaşlarının da ’Doğru yola bize gel’ diye kendisini çağırdığı kimse gibi topuklarımız üzerinde gerisingeri mi döndürülelim?’ De ki: ’Hiç şüphesiz Allah’ın yolu asıl yoldur. Ve biz alemlerin Rab’bine (kendimizi) teslim etmekle emrolunduk’’.

7-Araf-190,191,192,193,194,195,196,197,198: ‘’Ama O (Allah) onlara salih (bir çocuk) verince, kendilerine verdiği şey konusunda O’na ortaklar kılmaya başladılar. Allah onların ortak ettiklerinden yücedir. / Kendileri yaratılıp dururken, hiçbir şeyi yaratamayan şeyleri mi ortak ediyorlar? / Oysa (bu ortak ettikleri güçler ve nesneler) ne onlara bir yardıma güç yetirebilir ne kendi nefislerine yardım etmeye. / Onları hidayete çağırsanız size uymazlar. Onları çağırsanız da suskun dursanız da size karşı (tutumları) birdir. / Allah’tan başka taptıklarınız sizler gibi kullardır. Eğer doğru iseniz, hemen onları çağırın da size icabet etsinler. / Onların yürüyecek ayakları var mı? Ya da tutacakları elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Yoksa işitecek kulakları mı var? De ki:’Ortak ettiklerinizi çağırın, sonra bir düzen (tuzak) kurun da bana göz bile açtırmayın’ / Hiç şüphesiz benim velim Kitab’ı indiren Allah’tır ve O, salihlerin koruyuculuğunu (veliliğini) yapıyor. / O’ndan başka taptıklarınız ise size yardıma güç yetiremezler, kendilerine de. / Eğer onları doğru yola çağırsanız işitmezler. Onlar sana bakar görürsün oysa onlar görmezler bile. ‘’

11-Hud-106,107: ‘’Mutsuz olanlar ateştedirler, onlar için orada (kahırla ve acıyla) nefes alıp vermeler vardır. / Onlar, Rab’binin dilemesi dışında, gökler ve yer sürüp gittikçe, orada süresiz kalacaklardır. Çünkü Rab’bin gerçekten dilediğini yapandır.’’

39-Zumer-38: ‘’Andolsun onlara:’Gökleri ve yeri kim yarattı?’ diye soracak olsan, elbette ‘Allah’ diyecekler. De ki: ‘Gördünüz mü haber verin; Allah’tan başka taptıklarınız, eğer Allah bana bir zarar dileyecek olsa, O’nun zararını kaldırabilirler mi? Yada bana bir rahmet vermeyi istese, O’nun rahmetini tutup önleyebilecekler mi?’ De ki:’Allah bana yeter. Tevekkül edecek olanlar O’na tevekkül etsinler’’

21-Enbiya-21,22,23,24,25,26: ‘’Yoksa onlar yerden birtakım ilahlar edindiler de onlar mı (ölüleri) diriltecekler? / Eğer her ikisinde (gökte ve yerde) Allah’ın dışında ilahlar olsaydı, elbette ikisi de bozulup gitmişti. Arşın Rab’bi olan Allah onların nitelendiregeldikleri şeylerden yücedir. / O (Allah) yaptıklarından sorulmaz, oysa onlar sorguya çekilirler.’’ / Yoksa O’ndan başka ilahlar mı edindiler? De ki:’Kesin kanıtınızı (burhan) getirin. İşte benimle birlikte olanların zikri (Kitabı) ve benden öncekilerin de zikri.’ Hayır onların çoğu hakkı bilmiyorlar, bundan dolayı yüz çeviriyorlar./ Senden önce hiçbir elçi göndermedik ki ona şunu vahyetmiş olmayalım: ’Benden başka ilah yoktur, öyleyse Bana ibadet edin’. / ‘Rahman (olan Allah) çocuk edindi’ dediler. O (bu yakıştırmadan) yücedir. Hayır onlar (melekler) ikrama layık görülmüş kullardır.’’

*Allah’tan başkasını yüceltmektir:

2-Bakara-165: ‘’İnsanlar içinde Allah’tan başkasını ‘eş ve ortak’ edenler vardır ki onlar (bunları), Allah’ı sever gibi severler. İman edenlerin ise Allah’a olan sevgileri daha güçlüdür. O zulmedenler, azaba uğrayacakları zaman, muhakkak bütün kuvvetin tümüyle Allah’ın olduğunu ve Allah’ın vereceği azabın gerçekten şiddetli olduğunu bir bilselerdi.’’

39-Zumer-2,3: ‘’Şüphesiz sana bu Kitabı hak ile indirdik; öyleyse sen de dini yalnızca O’na halis kılarak Allah’a ibadet et. / Haberin olsun; halis (katıksız) olan din yalnızca Allah’ındır. O’ndan başka veliler edinenler (şöyle derler): ‘Biz bunlara bizi Allah’a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz’ Elbette Allah kendi aralarında hakkında ihtilaf ettikleri şeylerden hüküm verecektir. Gerçekten Allah yalancı, kafir olan kimseyi hidayete erdirmez.’’

(7-Araf-190,191,192,193,194,195,196,197,198)

*Allah’tan başkasına tanrısal nitelikler yakıştırmaktır (Herşeyi tambilen, tamgören, tamişiten, yaptığından sorulmayan, hata yapmayan, unutmayan, kalbimizde olanı ve olmayanı bilen, eşsiz, benzersiz, vb. nitelikler Allah’a aittir):

6-Enam-59: ‘’Gaybın anahtarları O’nun katındadır, O’ndan başka hiçkimse gaybı bilmez. Karada ve denizde olanların tümünü O bilir. O bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez; yerin karanlıklarındaki bir tane, yaş ve kuru dışta olmamak üzere hepsi (ve her şey) apaçık bir Kitaptadır.’’

7-Araf-188: ‘’De ki: ‘Allah’ın dilemesi dışında kendim için yarardan ve zarardan (hiçbir şeye) malik değilim. Eğer gaybı bilebilseydim muhakkak hayırdan yaptıklarımı arttırırdım ve bana bir kötülük dokunmazdı. Ben iman eden bir topluluk için bir uyarıcı ve bir müjde vericiden başkası değilim.’’

11-Hud-31: ‘’Ben size Allah’ın hazineleri yanımdadır demiyorum, gaybı da bilmiyorum. Melek olduğumu söylemiyorum ve gözlerinizin aşağılık gördüklerine Allah kesin olarak bir hayır vermez de demiyorum. Nefislerinde olanı Allah daha iyi bilir. Bu durumda (bunun aksini yaparsam) gerçekten o zaman zalimlerdenimdir.’’

35-Fatır-40: ‘’De ki: ‘Siz Allah’ın dışında taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Bana haber verin, yerden neyi yaratmışlar? Yada onların göklerde bir ortaklığı mı var? Yoksa biz onlara bir kitap vermişiz de onlar bundan (dolayı) apaçık bir belge üzerinde midirler? Hayır zulmedenler birbirlerini aldatmadan başkasını vadetmiyorlar.’’

DİKKAT! BU KONU ÇOK ÖNEMLİ...