KUR’AN; Allah’ın Öğütleri Ayetleri

• Kur’an, sadece Araplara değil, tüm insanlığa öğüt içeren bir çağrıdır / âlemler için bir hatırlatmadır! (KALEM,52)
• Açıkçası, anlatılan bu uyarılar size bir hatırlatma / öğüttür; o bakımdan, isteyen herkes Rabbine doğru götüren bir yol tutar. (MÜZZEMMİL,19)
• Bütün bunlar, tüm insanlık için uyarıcı bir öğüttür / bir hatırlatmadır. (MÜDDESSİR,31)
• İnkârcılar, öğüt veren bu Kur’an’dan, aslandan ürkmüş sağa-sola kaçışan yaban eşekleri gibi, neden kaçışıyorlar? (MÜDDESSİR,49,50,51)
• Kesinlikle bu Kur’an bir öğüttür / bir hatırlatmadır. Dileyen herkes ondan öğüt alır. (MÜDDESSİR,54,55)
• Bu Kur’an, sizin içinizden doğru / dürüst erdemli davranmak isteyenlere olduğu gibi, tüm insanlar içinde bir öğüttür / çağrıdır / uyarıdır / hatırlatmadır. (TEKVİR,27,28)
• Eğer öğüt vermen yararlı olacaksa öğüt ver. Allah’a gönülden saygı duyan kimse öğüt alacaktır. İçi kararmış saygısız olan da öğütten kaçınacaktır. Öğütten kaçınan saygısız kimse, en büyük ateşe yaslanacaktır. (A’LA,9,10,11,12)
• Hiç kuşkusuz, öğüt alıp şirkten temizlenen ve Rabbinin adını anarak, sürekli çaba sarf eden kimse mutlu olacaktır. (A’LA,14,15)
• Bu Kur’an herkes için bir hatırlatma / bir öğüttür. Dileyen herkes bu Kur’an’dan öğüt alır. (ABESE,11,12)
• Bir müjde ve uyarı olarak / arınmak için çağrıyı ulaştıranlara / öğüt bırakanlara yemin olsun ki / dile gelin insanoğluna özünü hatırlatanlar! Uyararak özür bahanesini ortadan kaldıranlar! (MÜRSELAT,5,6)
• Söz verdiğim kıyamet gününün sorumluluğunu taşıyanlara, sen, Kur’an ile öğüt ver / Kur’an’ı hatırlat. (KAF,45)
• Eğer, ortak koşucular düşünseler, bu ayetlerin / işaretlerin kendilerini yanlış düşüncelerden kurtaracak / engelleyecek en açık uyarı ve öğüt dolu / bilgelik bulunan haberler olduğunu göreceklerdir. (KAMER,4)
• Yemin olsun! Biz, Kur’an’ı düşünülüp öğüt alınması / hatırlama olsun / anlasınlar diye kolaylaştırdık; o halde yok mu öğüt alıp düşünen / hatırlayıp anlayan? (KAMER,17,22,32)
• Allah’ın uyarısını, öğüdünü ve çağrısını içeren bu hatırlatıcı Kur’an’a yemin olsun ki, ortak koşucu inkârcılar tam bir büyüklük ve karşıtlık psikolojisi içindedirler. (SAD,1,2)
• Akıl sahipleri ayetlerini / ilkelerini düşünsünler ve öğüt alsınlar diye, bu şerefli Kur’an’ı sana indirdik. (SAD,29)
• Bu Kur’an, onunla insanlara uyarıda bulunasın ve inananlar için de bir öğüt / hatırlatma olsun diye, Rabbin tarafından sana indirilen bir Kitap’tır. (ARAF,2)
• Bunlar Allah’ın ayetleridir / ilkeleridir, belki onları düşünür, öğüt alırsınız! (ARAF,26)
• Sen ancak o Zikir’e / Kur’an’a uyan / Kur’an’ı can kulağıyla / söz / öğüdü dinleyen ve görmediği halde / yalnız başına iken, Râhman olan Allah’a bilinçli saygı duyan / saygılı olan / Râhman’dan korkan kimseyi uyarırsın / Râhman’a karşı korku ve titreme içinde olanı uyandırabilirsin. (YÂSÎN,11)
• Size öğüt veriliyorsa bu belâ mıdır? (YASÎN,19)
• Muhammed’e vahyedilen ancak Allah’tan gelmiş bir öğüt / hatırlatma ve (gerçeği) açıklayan apaçık bir Kur’an’dır. Ki o Kur’an ile dirileri / canlı olanı uyarsın ve ortak koşucu inkârcılar için söylediğimiz azap tehdidini de açık olarak anlatsın diye indirdik. (YÂSÎN,69,70)
• Yemin olsun! Biz, düşünüp öğüt almaları için, buna benzer örnekleri değişik vesilelerle, tekrar tekrar anlattık / andolsun, onu, aralarında çeşitli biçimlerde ifade ettik ki öğüt alabilsinler. (FURKAN,50)
• Bu Kur’an, Allah’a saygı duyanlara / Allah’tan korkanlara bir öğüt / uyarı / hatırlatma olsun diye, yeri ve görkemli / yüce gökleri yaratan Allah tarafından indirilmiştir. (T HÂ,2,3,4)
• Size Benden bir yol gösterici / hidayet geldiğinde, kim Benim yoluma uyarsa o sapmaz ve perişan olmaz. Kim de öğütlerime kulak asmazsa / kim Benim Zikri’mden / Kur’an’ımdan yüz çevirirse, kuşkusuz o da, sıkıntılarla dolu bir yaşam sürer ve kıyamet günü de onu kör olarak toplantı yerine getiririz. (T HÂ,123,124)
• Rahman’dan kendilerine her yeni öğüt geldiğinde yüz çeviriyorlar / karşı çıkıp yalanlarlar. (ŞUARA,5)
• Ey Muhammed! Biz seni elçi olarak görevlendirdik ve geçmişin olaylarını sana vahyettik. Rabbinden bir rahmet olarak, olanları sana gerçek olarak vahyettik / anlattık ki senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir toplumu uyarasın; belki düşünüp öğüt alırlar diye. (KASAS,45,46)
• Yemin olsun! Öğüt alırlar diye, kendilerine çağrıyı / sözümüzü aralıksız iletip durduk. (KASAS,51)
• Biz ortak koşuculara öğüt almaları / hatırlayıp anlamaları / düşünüp ibret almaları için, gerçekleri / (ayetleri) Kur’an’da her fırsatta, detaylı / ayrıntılı olarak açıkladık / türlü biçimlerde anlatıyoruz. (İSRÂ,41)
• Bunlar, iman edenler için birer öğüt ve hatırlatmadır / sana gerçek ve inananlara öğüt ve uyarı / hatırlatma gelmiş bulunmaktadır. (HUD,120)
• Ey insanlar! Rabbinizden size bir öğüt, bilinçleri şirk pisliğinden temizleyen bir ilaç / gönülleri rahatlatan bir şifa, inananlara bir kılavuz / bir yol gösterici / doğruluk göstergesi ve bir rahmet / sevgi ve şefkat (pınarı) olan Kur’an gelmiş bulunuyor. (YUNUS,57)
• Bu Kur’an, tüm dünya halkları için de bir uyarıdır / hatırlatmadır / bu Kur’an, bütün insanlık için bir öğüttür. (YUSUF,104)
• Bu Kur’an tüm insanlara bir hatırlatma / bir çağrıdır / Kur’an bütün insanlar için bir uyarıdan / öğütten / hatırlatmadan başka bir şey değildir. (EN’ÂM,90)
• Örnekleri düşünüp, doğruya yönelen kimsenin göğsünü, Allah İslâm’a açarsa, o kimse, Rabbinden bir ışık üzerinde olmaz mı? Allah’ın ayrıntılı olarak örneklediği bunca öğüde rağmen, kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun. (ZÜMER,22)
• Allah, tutarlı, çelişkisiz, uygun olan anlamını, her toplumun kendisine uygulayabileceği en güzel sözü(Kur’an), çok anlamlı / ara ara yinelenen en iyi anlatımlı / (hükümleri, öğütleri ve kıssaları) tekrarlanan bir Kitap halinde indirdi / Allah, sözün en güzelini, bir taraftan ana temayı sürekli vurgulayarak, diğer taraftan onu benzetmelerle destekleyerek bir Kitap halinde peyderpey indirdi. Rablerini sayanların / Rablerinden bilinçle korkanların / Rablerine karşı içlerinde korku ve titreme olanların derileri / vücutları, Allah’ın bu en güzel hadisini işitince / duyunca ürperir. Sonra vücutları ve kalpleri Allah’ın verdiği öğütlere karşı / Allah’ın (sevgisini) hatırlamaları üzerine / Allah’ı anmakla / Allah’ın Vahyine(Zikrullah) karşı yumuşar, yatışır. İşte bu Allah’ın yol göstermesidir / Allah’ın, kendisiyle dilediğini doğru yola ulaştırdığı, doğru yol rehberidir / işte bu Kitap, Allah’ın doğruluk göstergesidir. Allah her isteyeni ona ulaştırır / Allah onunla lâyık gördüğünü doğru yolda yürütür. (ZÜMER,23)
• Yemin olsun! Biz Kur’an’da insanlara her türden örnekler verdik ki, herkes düşünüp öğüt alsınlar / hatırlayıp ansınlar. Bu Kur’an’ı Arapça olarak indirdik ki, belki ortak koşucu Araplar anlarlar da öğüt alırlar ve Allah’tan sakınırlar / Allah bilincinde olurlar / saygılı olurlar diye. (ZÜMER,27,28)
• Sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl. Kuşkusuz bu Kur’an sana ve halkına / insanlara bir öğüttür / onur (kaynağıdır) / hatırlatmadır; ondan sorumlu tutulacaksınız / sorgulanacaksınız! (ZUHRUF,43,44)
• Ortak koşucu Araplar anlayıp öğüt alsınlar / düşünsünler diye, Kur’an’ı Arapça indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. (DUHÂN,58)
• Gözleri Bizim öğüdümüze / Benim Zikrim / Kur’an’ıma karşı kapalı / perde içinde olan, öfkelerinden onu dinlemeye de tahammülleri olmayan inkârcılara, o gün cehennemi öyle bir sunarız ki! (KEHF,100,101)
• Rablerinden kendilerine ulaşan, söze bürünmüş her yeni öğüt ve hatırlatmayı / uyarıyı ancak eğlenerek dinliyorlar / hiç ciddiye almazlar. (ENBİYA,2)
• Ey ortak koşucu Araplar / insanlar! Yemin olsun! Size de içinde öğüt veren ve içinde (gereksinme duyacağınız her türlü ) uyarının bulunduğu bir Kitap indirmiş bulunuyoruz. Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız / düşünmüyor musunuz? (ENBİYA,10)
• Biz onlara öğüt alacakları Kur’an’ı / Zikirlerini / hatırlatma gönderdik / Biz (bu Kur’an’da) akıllarında (tutmaları gerekli olan her şeyi) getirdik. Ancak, çokları kendi iyiliklerine olan öğüde / Zikir’e / Kur’an’a sırt döndüler / gerçekleri hatırlatan (mesajdan) yüz çevirmektedirler. (MܒMİNÛN,71)
• Kuşkusuz bu Kur’an, erdemliler / sakınanlar için / saygılı olanlara / Allah bilincinde olanlara tam bir uyarıcı ve düşündürücü / bir hatırlatma / bir öğüttür. (HAKKA,48)
• Bunda inanan bir toplum için bir rahmet / lütuf ve öğüt / hatırlatma / sevgimizin bir açılımı vardır. (ANKEBUT,51)
• Düşünüp ibret almaları için Allah ayetlerini / belgelerini insanlara açıklamaktadır / umulur ki / belki öğüt alırsınız diye, ayetlerini insanlara açıklar ki, düşünüp öğüt alabilsinler! (BAKARA,221)
• Bunlar Allah’ın sınırları / öğüt ve uyarılarıdır. Onları göz ardı etmeyin / Allah’ın ayetlerini ciddiye alın. Kim Allah’ın öğüt ve uyarılarını göz ardı ederse, işte onlar Allah’ın ayetlerini gizleyenlerdir. Allah bilmek, öğrenmek isteyen bir topluma ayetlerini açıklar. Allah’ın buyruklarını / hükümlerini hafife / alaya almayın. Allah’ın size verdiği nimetini ve size öğüt vermek için, size indirdiği Kitabı ve hikmeti / bilgeliği düşünün / hatırlayın. (BAKARA,229,230,231)
• Allah’ın öğütlerini dinleyin. (BAKARA,282) (ENFAL,1)
• Bu Kur’an, tüm insanlığa bir çağrı / bir açıklama, erdemliler / korunup sakınanlar / Allah bilincini içlerinde canlı tutanlar için de bir yol gösterici / doğruluk göstergesi / kılavuz ve öğüttür. (ÂLÎ İMRAN,138)
• İkiyüzlüler kendilerine öğütleneni uygulasalardı, onlar için daha iyi ve daha sağlam olurdu. (NİSA,66)
• Bu bir uyarıdır / öğüttür / sadece bir hatırlatma / hatırlatıcı ve düşündürücüdür. (İNSAN,29)
• Yemin olsun! Biz size, her şeyi / gerçeği (bu Kur’an’da), açık açık / açık-seçik anlatan ayetler / apaçık ilkeler, sizden önce geçmiş kimselerden örnekler / (ibret alınacak) dersler ve erdemliler / korunanlar / saygılı olanlar / Allah bilincini canlı tutanlar için de bir öğüt indirmiş bulunuyoruz. (NÛR,34)
• Ey inananlar, -erkek,kadın- hepiniz Allah’ın öğütlerine kulak veriniz ki mutlu olabilesiniz. (NÛR,31)
• Onlar, kendilerine öğüt verildiğinde / düşünüp taşınmaya çağrıldıklarında / hatırlamaya yanaşmıyorlar / düşünmüyorlar / kendilerine kesin deliller gösterilerek anlatıldığında da, öğüt almazlar, onunla alay ederler / bir ayetle yüz yüze geldiklerinde, dudak büküp eğleniyorlar. (SAFFAT,13,14)