Kul Hakkı, Kul Hakkı, Pekiii; ALLAH’ın ALLAH’lık Hakkı?!
Öncelikle, Allah’ın Hakkını Teslim Etmek Zorundayız!

Kur’an’da olmayanları, Kitap’tan / Kur’an’dan, Allah’ın sözleriymiş gibi insanlara sunarak, yalan beyanda bulunanlar, Allah’ın hakkına tecavüz etmektedirler. Allah’ın söylemediği, istemediği, yasaklamadığı şeyleri, özgür bıraktığı alanları; kendi sapkın düşünceleri, istekleri ile dolduranlar, Allah’ın hakkını yemektedirler. Allah, isteklerini, sınırlarını Kitabı Kur’an’da çok açık ilkeler halinde ortaya koymuştur. Allah’ın Kendi sözlerinin toplamı olan Kur’an dışında başka kaynaklardan; tek olan bu alana sokulmuş, ilave edilmiş tüm eklemeler uydurmadır, yalandır ve bu uydurma ve yalanların tamamının mutlaka temizlenmesi gerekir ki, Allah’ın hakkı teslim edilebilsin!
Günümüzde “kul hakkı” söylemi, en çok konuşulan kavramların başında geliyor. Halbûki öncelikle Allah’ın hakkını teslim etmeliyiz. İnsanlar arasında yerleşmiş “Allah yakar, taş eder” gibi, Yüce Yaratıcı’yı sert, acımasız kavramlarla tanıtmak, anlatmak nasıl da hastalıklı bir düşünce. Allah, Kitabı Kur’an’da, sevgisinin, şefkatinin, merhametinin sonsuzluğundan söz eder. Neden Yaratıcımızı, en öncelikle sevginin kaynağı olarak değerlendirmez, bu ifadelerle anlatmaz ve de düşünmeyiz?! “Allah utandırmasın, Allah şaşırtmasın” gibi dualarla, nasıl da tüm olumsuzlukları Yüce Yaratıcımıza izafe ederiz! Aslında utanılacak işleri yapan biz insanlar, sonuçlar kötü olunca hemen Allah’ı suçlarız. Tabii ki son karar O’nun! Ama biz yaptığımız, biz seçtiğimiz için, olumsuz olan bu sonuca izin veriyor. Seçen, yapan bizleriz. Bizleri daima iyiye, güzele, doğruya, adalete çağıran Yaradan, olumsuz, yanlış işler yapmamamız konusunda, Kitabı Kur’an’da verdiği ilkelerle uyarmaktadır ve “Allah, kullarına asla zulmetmez.”(Enfâl,51) ayeti de bunu doğrulamaktadır.

(Nuh,13,14)“Size ne oluyor ki Allah’a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz / Allah umurunuzda bile değil? Oysa sizi çeşitli evrelerden geçirerek yaratan Allah’tır.”
(Zümer,36)“Allah kuluna yetmez mi?” sözü ile de bizi, Kendisine ama sadece Kendisine sığınmaya çağırıyor!
(Nisa,171)“Tüm varlıkları belirli bir programa göre ayarlayan ve bu programı koruyarak, destekleyerek, uygulayan olarak Allah yeter.”

Peygamberimiz zamanında bedensel kölelik varmış, şimdi ise fikri kölelikler yaşanmaktadır. Kendince kutsal kabul ettiği kişilere tapan, onun kitaplarını, sözlerini, Kur’an’ın yerine ya da yanına koyanlar; o taptıkları kişilerin kulu haline gelip, onlar ne derlerse, sorgusuz, sualsiz isteklerini yapmakta yani kula kul olup, insan olma özelliklerini, özgürlüklerini, onurlarını kaybetmektedirler.

“Allah’tan başkasına kulluk edenler; Allah’ı kadrine / şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar, takdir edemediler / Allah’ı gerçek bir şekilde / hakkıyla gerektiği şekilde değerlendiremediler / anlamaları gerektiği gibi anlayamadılar / Allah hakkında doğru bir anlayışa sahip değiller!”(Zümer,67-En’âm,91-Hac,74)
(En’âm,21)“Allah’a olmayacak şeyler yakıştırarak / Allah’a karşı yalan uyduran veya ayetlerine yalan diyenden daha zalim / kendi zararlarına iş yapan kim olabilir?”
(Furkan,55)“Allah’ın buyruklarını çarpıtan kimse Rabbine karşı çıkandır / kâfir; Allah’ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden o kişi, kullarını saptırmak için çalışandır.”
(Enbiya,18)“Allah’a yakıştırdığınız sıfatlardan / niteliklerden dolayı size yazıklar olsun!”
(Fâtır,15)“Ey insanlar! Allah’a muhtaç olan sizsiniz!”
(Meryem,65)“Hiç ismi O’nunla anılmaya değer bir başkasını tanıyor musun / Allah’a adaş olacak birini biliyor musun?”

Yaratıcımız ile başbaşa kalmanın ve Yaratıcımızı en iyi tanımanın yolu, Kur’an’ı; kendimizin anlayarak okuması ve Allah’ın söylemek istediklerini, Kendini tanıtmalarını, Allah’ın sözleri olan ayetler üzerinde uzun uzun düşünerek, kendimizin anlamaya çalışmasıdır!

(Sebe,6)“Kendilerine bilgi verilmiş olan kimseler / bilimsel düşünceye sahip olanlar, Rabbinden sana indirilenin, hakkın tâ kendisi / Gerçek olduğunu bilirler. Ve o indirilen KUR’AN, en üstün, en güçlü, en şerefli, mağlup edilmesi mümkün olmayan / mutlak galip olanın, övülen, övgüye lâyık bulunanın yoluna kılavuz oluyor / KUR’AN; Allah’ın yoluna iletir / Allah’ın yolunu gösterir.”
(Haşr,18)“Ey inanmış olan kişiler! Allah’ın bilincinde olun / Allah’ın koruması altına girin / Allah’ı sayıp dinleyin; her kişi yarın / öbür dünya için ne hazırladığına bir baksın!”
(Cuma,1)“Göklerde ve yeryüzünde olan şeyler, bütün evrenin hükümdarı, tertemiz, her türlü kötülük ve eksiklikten uzak / tek kutsal olan, en üstün, en güçlü, en şerefli, mağlup edilmesi mümkün olmayan, en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen / sağlam yapan Allah’ı noksan sıfatlardan arındırırlar.”
(Zümer,54)“Ümidi kesmeyin, başınıza bir azap gelmeden önce Rabbinize dönün, O’nun hakkını teslim edin / O’na teslim olun. Aksi halde kimse sizi kurtaramaz.”
(İsrâ,111)“Tüm övgüler, çocuk edinmeyen, yönetimde ortağı olmayan, aciz olmayan ve bundan ötürü bir yardımcıya gereksinim duymayan Allah içindir.”
(Nahl,81)“Umulur ki Allah’ın hakkını teslim edersiniz!”