KUR’AN'a Göre “Kutsal” ve Sömürü Aracı Kutsallaştırılmışlar?!

Kur'an'a göre, tek kutsal Tanrı / Allah(Cuma suresi,1.ayet) olması gerekirken, namaza çağrı olan ezan(?!) bile öylesine kutsallaştılmıştır ki, insanı çileden çıkaracak bağırtılarla, kötü mikrofon sesleriyle ortalığı özellikle sabah ezanlarında –hastaları, çocukları korkutmak, rahatsız etmek pahasına- ayağa kaldıranlara karşı çıkmak, neredeyse “dinsizlik”le suçlanır hale getirilmiştir. Sabah ezanı iyi okunması şartıyla muhteşem güzel duygular uyandırmasına rağmen -bizler mutlu olacağız diye-; inanmayanlara, başka dinden olanlara bu zorlamayı yapmak Allah’ın istediği ibadet anlayışı içinde yer alır mı?
Ezana saygıyla başlayan, camiye, hocaya, başörtüsüne, namaza vb. dinin sanki olmazsa olmazları olarak adlandırılan kutsallara(?!) saygıyla hapsedilen din; ahlâkî erdemlerden uzak, içi boşalmış / boşaltılmış kof uygulamalarla ahlâksız bir şekilde devam etmektedir.
Camilere devletten aktarılan paraların içinde, inanmayanlardan ve başka dinden olanlardan, camiden hiç yararlanmayan insanlardan toplanan vergiler vardır. Bu başkalarının hakkını gasbetmek değil midir? Neden camiye gidenler, gittikleri caminin tüm finansmanını kendileri yapmıyorlar? Bu uygulama inandığını söyledikleri dinin temellerinden olan “HAK” konusuna çok uygun değil midir? Cami yaptırmakla günahların affedileceği ve bu yolla Allah’ın cennette köşk vereceği yalanı; “Din-iman-Kur’an-Allah” söylemi kullanılarak, cennet pazarlamaya kadar varmıştır. Üstelik Peygamberimizin olduğu söylenen hadisi ile(?!) Cennet-cehenneme kimin gideceğini sadece Allah bildiğine ve kıyamet sonrası adalet terazilerinde yapılanlar tartıldıktan sonra kararın ortaya çıkacağına göre; bu günden cennete, bir cami yaptırmakla gitmek kolaylığı; tüm yaşamın zorluklarına katlanmak, yaşamın bir imtihan alanı olduğu, zorlukların üstesinden gelmek için çok mücadele etmek gerektiği gerçeği ile bağdaşır mı?
Kur’an’da yer almayan şeytan taşlama gibi uygulamalar, ‘Hacca gidenin tüm günahlarının af edileceği?!’ gibi söylemler; aslında ‘ALLAH için tam bir TEVHİD’ eğitimi olması gereken ‘Hac’cın; içeriğinin de, nasıl da boşaltıldığının, ticari bir seyahat gibi değerlendirildiğinin, pazarlandığının acı göstergelerinden!

(Hud,109)“Atalarının taptıkları gibi tapınıp duranların yanlış yolda olduklarından en küçük bir şüphen olmasın.”
“Allah, Gerçekleri saklayan / şirk koşarak yanlış, kendi zararlarına iş yapanlar toplumuna kılavuzluk etmez.”(Âli İmran,86)

Kur'an; tüm yanlış din bilgilerinin / yanlış uygulanan ibadetlerin teker teker temizlenmesini sağlar ve sizi tek kutsal olan Allah'la ve Allah'ın Sözleri olan ayetlerle, gerçek / doğru uygulamalar ile buluşturur.

(İsrâ,9)“Hiç kuşkusuz bu Kur’an, en doğru yola ulaştırır / insanlara en doğru yolda nasıl yürüneceğini gösterir. İyi ve güzel işler üreten erdemli müminleri / doğruluk için çalışanları / düzeltmeye yönelik işler yapanları büyük bir ödülle müjdeler.”
“Allah’tan başka taptıklarınız, sizin ve atalarınızın uydurduğu isimlerden / bir takım hurafelerden ibarettir. Yoksa Allah, onlar hakkında hiçbir kanıt / onlara dair güçlü bir delil indirmiş değildir / Allah onlara hiçbir güç vermemiştir. Hüküm ancak / yalnız Allah’ındır. Allah yalnız ve yalnız / yalnızca Kendisine kulluk etmenizi istemiştir. Sağduyudan şaşmayan dosdoğru yol budur / dosdoğru / gerçek din budur; fakat insanların çoğu bunun bilincinde değil / (bu gerçeği) bilmemektedirler.”(Yusuf,40)
“Sen Kur’an’la uyar ki, bir kişi, kazandığının felaketli sonucunu çekmesin / Allah’tan başka yardım edecek hiçbir dostun ve aracılıkta bulunacak hiçbir şefaatçinin bulunmayacağı (kıyamet gününde) hiç kimse, işlediğinden dolayı azaba atılmasın.” (En’âm,70)