KUR'AN - Hadisler(?!)

Öncelikle, Peygamberimize sonsuz selâmlar olsun.
“Kur’an’da, herşeyi bulamazsınız(?!)” diyerek, kendi isteklerini; Peygamberimizi kutsallaştırıp, onun sözleriymiş, uygulamalarıymış gibi “Hadisler, Sünnet” gibi başlıklar altında, Allah’ın tek söz sahibi olduğu “Din” alanına sokuşturup, Peygamberimizi şirk aracı yapanlara ve onlara inananlara, Peygamberimizin görevi konusunda, Kur’an ayetlerle seslenmektedir! Peygamberimizin hadislerini(?!), dinde hüküm kaynağı kabul ettiğiniz de, hadislerin doğruluk kontrolü nasıl sağlanacaktır? Peygamberimizin görevi ve hadisler konusunda KUR’AN’ın uyaran ve bilgilendiren ayetlerinden bazıları:

“Ortak koşucular, artık, bu Kur’an’dan başka hangi hadise inanıyorlar?”(Mürselat,50 - A’raf,185 - Casiye,6.ayetler)
"Ben elçilerin ilki değilim, benden önce de birçok elçiler geldi. Bana ve size ne yapılacağını bilmem. Ben ancak bana Vahyedilene / Kur’an’a uyuyorum / Allah’ın bana bildirdiklerini uyguluyorum. Ben apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim." (Ahkaf,9)
“Daha önce uyaran elçiler gibi, Muhammed de bir uyarıcıdır.” (Necm,56)
“Ey Muhammed! Ortak koşuculara de ki: “Ben sadece bir uyarıcıyım. Tek ve her şeye egemen olan Allah’tan başka tanrı yoktur.”(Sâd,65)
“O,apaçık bir uyarıcıdır.”(Araf,184)
“Ben inanmak isteyen bir toplum için, sadece bir müjdeci ve uyarıcıyım.”(Araf,188)
“Benim görevim, sadece Allah’ın buyruklarını doğrudan duyurmaktır.”(Cin,23)
“Biz seni onlara vekil göndermedik.”(İsra,54)
“Ben, Allah’ın görevlendirdiği ölümlü bir elçiden başka bir şey değilim.”(İsra;93)
“Seni, bu Kur’an’la, insanları müjdelemen ve uyarman için gönderdik.”(İsra,105)
“Senin görevin mucize getirmek değil, asıl görevin uyarmaktan ibarettir.”(Ra’d,7)
“Senin görevin, sadece, Allah’ın sana bildirdiklerini eksiksiz tebliğ etmektir.”(Ra’d,40)
“Ey Peygamber! İnsanları doğruya iletmek sana düşmez.” (Bakara,272)
“Senin görevin sadece duyurmaktır.”(Ali İmran,20)
“Ey Muhammed! De ki:”Ey ortak koşucular! Ben de sizin gibi bir insanım, Tanrı’nızın bir tek Tanrı olduğu bana vahyedildi.” (Kehf,110)
“Sana düşen yalnızca açık bir tebliğdir.”(Nahl,82)
“Ey Muhammed! De ki:”Bana, dini yalnız Allah’a özgüleyerek, Allah’a ortak koşmadan kulluk etmem ve benim, örnek iyi bir Müslüman olmam öğütlendi.”(Zümer,11,12)
“Ey Muhammed! Halkının dili Arapça olduğu için, Biz bu Kur’an’ı sana Arapça olarak indirdik ve Kur’an’da, tehditleri, uyarıları tekrar tekrar / apaçık anlattık ki, belki onu okuyan Araplar / insanlar kendilerinde bir uyanış meydana getirirler. Kur’an onlar için bir uyarı / hatırlatma olur diye!”(Tâ Hâ,113)
“Ey Muhammed! Biz sana bu Kitabı, diliniz Arapça olduğu için, anlayasınız / aklınızı çalıştırasınız / düşünürsünüz diye, Arapça bir Kur’an olarak indirdik / şu aklınızı kullanın artık!”(Yusuf,2)
“Eğer Peygamber kendi sözlerini, Allah’ın Kur’an’ıyla eş tutmuş olsaydı, Biz, Peygamberi kıskıvrak yakalar, sonra onun can damarını keserdik.”(Hâkka,44,45,46,47)
“Allah, tutarlı, çelişkisiz ve evrensel olan anlamını, her toplumun kendisine uygulayabileceği en güzel hadisi / Sözün en güzelini, bir taraftan ana temayı sürekli vurgulayarak, diğer taraftan onu benzetmelerle destekleyerek çok anlamlı bir Kitap halinde peyderpey indirdi. Rablerini sayanların vücutları, Allah’ın bu en güzel hadisini işitince ürperir. Sonra vucütları ve kalpleri Allah’ın verdiği öğütlere karşı yumuşar. İşte bu Allah’ın yol göstermesidir / rehberidir; Allah her isteyeni ona ulaştırır.”(Zümer,23)
“Öyle kimseler var ki, insanları Allah’ın yolundan saptırmak için, hiçbir bilimsel dayanağı olmayan çelişkili hadisleri, hikmet dolu Kur’an’ın ayetleriyle bir tutarlar.”(Lokman,6)
“Ortak koşucu Arapların, “Madem ki Muhammed peygamber olduğunu söylüyor, eğer öyle ise kendisine gökten bir hazine indirilmeli ya da kendisine sürekli bir melek eşlik etmeli değil miydi?” şeklindeki propagandalarından ötürü bunalıyor, göğsün daralıyor. Bu yüzden de neredeyse sana Vahyettiğimiz / bildirdiğimiz ayetlerden bir kısmını duyurmayı terk edeceksin. Şunu iyice bil ki sen sadece bir uyarıcısın ve yalnızca Benim Vahyettiğimi aynen duyurmakla görevlisin.”(Hud,12)

Yukarıda okuduğunuz ayetlerden / Allah Sözleri’nden sonra; Kur’an’da yer almayan, tüyler ürperten ‘Sen olmasaydın, âlemler olmazdı(?!)’ sözünü, Allah’a izafe edebilmek, KUR’AN’a uyar mı?! Ayrıca, Peygamberimize izafe edilen akla-Kur’an’a, Allah’ın tek ilahlığına uymayacak, Peygamberimizi Allah’a ortak edecek, Allah’tan daha üst konuma(HÂŞÂ) çıkaracak kadar din hükmü koyan, sayısız-sınırsız uydurulmuş hadisleri, Peygamberimiz söylemiş olabilir mi? Düşünün!!!

(Nisa,36)“Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayın.”