KUR’AN, Özgürlük Kitabı’dır!

Kur’an; Yüce Yaratıcı Allah’ın, Kendisini tanıttığı, muhteşem güzellikteki öğüt, öneri, tavsiyeleri ile, uyarı ve sınırlarını içeren sözlerini, Peygamberimiz aracılığı ile yazıya geçirttiği ve insanlığa rehber olarak bıraktığı, diğer ilahi metinlerdeki sapmaları düzelten, son ilahi Kitap’tır ve “din” hükümlerinin tek kaynağıdır.
Allah’ın Sözlerinin toplamı ve Allah’ın; dinde ki, tüm ilke, kural, hükümleri Kur’an’da, sadece Kur’an’da yer almaktadır. Kur’an’da Allah vardır, Kur’an içinden Sözleri olan ayetleri ile okuyan kişiye seslenir. Tanrı, Kitabı Kur'an'da; ahlaki öğüt, tavsiye, önerilerde bulunurken, dünya ve sonsuz yaşama dair de uyarılarını yapmakta, sürekli işletilmesini, kullanılmasını istediği akıldan bahsetmektedir. İşte Kur'an'da Tanrı, yarattığı kullarına, sadece Kendisine bağlı kalarak, işletilen, kullanılan akılları ile kula kul olma onursuzluğundan kurtulmalarının ve özgürlüklerine kavuşmalarının ilkelerini verir. Yüce Yaratıcı’yı tanımayı ve yaşam rehberi Kur’an hakkında bilgiyi, ana kaynağından yani Kur’an’dan edinmemiz şarttır. Sonuçta, eğer anladığınız dilde okursanız Kur'an; sizi tüm aracılardan, şeyhlerden, tarikat, cemaatlerden ve sizi sömüren tüm hacı, hoca, imam vb. din adına konuşan herkesten, tüm yanlış bilgilerden kurtarır ve Yaratıcınızla başbaşa kalmanızı sağlar.
Kur'an'ı, Arapların örf ve âdetlerinden ibaret, teröre izin veren, ilkel kabile Kitabı olarak gören batı toplumları da; teknolojik gelişmişliklerine rağmen, kutsallaştırılmış kullara tapınmalarını eleştiren, yanlışlarını düzelten Kur'an bilgisinden habersiz; Allah'ın oğlu olabileceğini iddia ediyor, din adamlarından, günahlarının affını diliyorlar, Peygamberlerini, din adamlarını, Tanrı'ya ortak ediyorlar. Tanrı, yaratılmışlara özgü -oğul edinmek gibi- böylesi nitelendirmelerden kesin uzak olduğunu, af yetkisinin sadece Kendisinde olduğunu ve yalnızca Kendisine ortak koşulmasını affetmeyeceğini, Kur'an'da çok açık olarak beyan etmektedir.

(Hud,17)“O Kur’an, Rabbinden gelen Gerçektir.”
“Kim inanırsa kendisi için inanmış olur / ister inansınlar / iman etsinler, kim de saparsa kendi zararına sapar / ister inanmasınlar / inkâr etsinler.”(İsrâ,107-Yunus,108-Kehf,29)

Yaratıcı, bizleri iyiye, güzele, doğruya, hakka, gerçeğe, Kur’an ilkeleri aracılığıyla çağırmaktadır. Çağrı bir tekliftir. Zorlama içermemektedir. Gönüllü, bilinçli bir tercihle kabul edilmeyi beklemektedir. Yani Allah Kitabı Kur’an’da ilkelerini emretmiyor, tercih hakkı vererek bizlere öğütlerini, tavsiyelerini, uyarılarını söylüyor. Kur’an; kendi gibi yaratılmış kullara asla -Allah adına, yerine- hizmet edilmemesi gerektiğini, uyarılarıyla bu çok tehlikeli yola girilmemesi için bunun tüm olası yollarını göstermektedir.

(En’âm,55)“Ayetlerimizi / ilkelerimizi ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz / uzun uzun anlatıyoruz ki, günaha batmış olanların yolu iyice ayrılıp belli olsun / inkârcıların ne tarz bir yol izlediklerini açık-seçik göresiniz / suçluların yolu iyice ayrılıp belli olsun.”

Size verilen herşeyin, ihtiyacınızdan fazla olanını, ihtiyaç sahipleri ile paylaşmak! Bu gerçek, Kur’an’da ayetlerle ilkeleştirilmiş ve hayata geçirilmesi istenmiştir. Yaratıcı Kudret, Kur'an'da ısrarla adaletten / haktan bahseder. Temel kavramlardandır adalet / hak. Ve bu konuda öylesine muhteşem ilkeler verir ki, insanı, yaşamda bu ilkeleri yerine getirmek zorlar. Ama ana amaçlardan biri de zoru başarmaktır. Sosyal hayatta paylaşmanın önemi, bireyin mutluluğu, huzuru, adaletin temel ilkeleri gibi yaşamla ilgili tüm konularda söylediklerinden habersiz, Kur'an için, çok yanlış tanımlamalar yapılmakta, bu muhteşem ilahi Kitabın söylediklerine, biz insanların kaybı açısından, yazık edilmektedir.

(Ankebût,23)“Ayetlerimi / ilkelerimi ve Bana döndürülmeyi / Benimle kavuşmayı inkâr edenler, işte onlar, Benim Rahmetimden / Sevgimden ümitlerini kesmiş olanlardır.”

Kur'an, din adına konuşan zalimlerin / din sömürücülerinin tüm foyalarını açığa çıkaracak muhteşem uyarılarla ve doğru yolu gösteren muhteşem ipuçları ile doludur. Sadece Tanrı'ya bağlı kalma özgürlüğü içinde gerçek yaşam rehberliği yapar.
Bazılarınca, "din ve Kur'an" sadece "uhrevi" hayatla ilgili ve bilimden uzak konular olarak değerlendirilir. Kur'an, esas bilimsel çalışmalarla anlamı, derinliği ortaya çıkacak, yaşamı mutluluğa ve huzura ulaştıracak ilkelerin Kitabıdır. Doğruya, iyiye ve güzele götüren yollara kılavuzluk, rehberlik eder. Allah’ın da üzerinde olduğu dosdoğru yolda, Allah ile birlikte yürütür.

(Yunus,57)“Ey insanlar! Rabbinizden size bir öğüt / bir hatırlatma, bilinçleri şirk pisliğinden temizleyen bir ilaç / gönülleri rahatlatan bir şifa, inananlara / güvenenlere yol gösteren sevgi ve merhamet kaynağı olan KUR’AN gelmiş bulunuyor.”
(Yunus,37)“Bu Kur’an Allah’tandır. Bu Kur’an, daha önce gönderilen Tevrat, İncil ve diğerlerini onaylayan ve kendisinin de ayrıntılı bir açıklamasıdır.”
(En’âm,90)“Bu Kur’an, tüm insanlara bir çağrıdır / öğüttür / uyarıdır / hatırlatmadır.”

Yaklaşık binbeşyüz yıldır tartışılan, altıbin küsur ayetten oluşan, orijinal metne bir kelime dahi ilave edilemeyen bu muhteşem ilahi Kitap, insanların ahlaki erdemlerle donanması noktasında evrensel tüm kuralları içermektedir. Hayatın kendisidir, dünyevi yaşamın da tam ortasında durmaktadır.

(Tövbe,40)“Yüce olan, yalnızca Allah’ın Sözüdür.”
(En’âm,12)“O Allah ki Kendisine merhametli olmayı / sevgiyi zorunlu kıldı / sevgiyi Kendine ilke edindi.”
(Kamer,17,22,32,40)“Yemin olsun! Biz Kur’an’ı öğüt alınması için kolaylaştırdık; o halde yok mu öğüt alıp düşünen?”