+ Konuya Yorum Yaz + Yeni Konu Aç
6. Sayfa, Toplam 10 BirinciBirinci ... 45678 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 51 ile 60 Toplam: 92

Bu Gun CUMA!!!

YAŞAM VE İNSAN Kategorisinde ve Din ve İnanç Forumunda Bulunan Bu Gun CUMA!!! Konusunu Görüntülemektesiniz, Konu içerigi Kısaca ->> Selam! İstizâde,[“Eûzü besmele”“kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım”] sözlükte, "sığınmak, korunmak" anlamına gelir. Dînî bir terim olarak ise, "kötülüklerden Allah’a sığınıp

  1. #51
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.705
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    İstizâde

    Selam!

    İstizâde,[“Eûzü besmele”“kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım”] sözlükte, "sığınmak, korunmak" anlamına gelir. Dînî bir terim olarak ise, "kötülüklerden Allah’a sığınıp O’ndan yardım isteme" anlamında kullanılmaktadır

    Namazda istiâze Hanefî ve Hanbelî mezheplerine göre birinci rek’atta, Şafiîlere göre her rek’atta sünnettir. Malikîlere göre ise nafile namazlarda gizli okunmak kaydıyla sünnet, farz namazlarda ise mekruhtur. Cemaatle kılınan namazlarda imama uyan kimse istiâzede bulunmaz. Çünkü istiâze namaz için değil, Kur’an okumak için gereklidir. Ebu Hanife ve Ahmed b. Hanbel’e göre istiâze namazda sessiz okunur. Şafiî’ye göre ise âşikâre (açıktan) okunan namazlarda istiâze sesli okunabileceği gibi sessiz de okunabilir.

    Namaz dışında Kur’an okurken dinleyicinin bulunması halinde istiâzenin aşikare yapılması gerekir. Çünkü kıraatin sesli olacağının ilanı için buna ihtiyaç vardır.
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!

  2. #52
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.705
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Köpeğin olduğu yere melek girmiyor öyle mi!

    Selam!

    Kuran eksiksizdir.
    Kuran’da bütün safsataların ve bütün uydurmaların,
    din adına söylenen bütün yalanların cevabı var.

    Maide 4’de, av köpeklerinin ağzıyla tutup getirdiklerini yemeniz size helaldir,
    denilirken melekler o köpeklerden kaçıyorlar mı?

    Ya da Kehf 18’de Allah’ın en takvalı kullarından Kehf arkadaşları yanıbaşında ayaklarını öne uzatmış köpekleriyle beraber üç yüz yıl aynı mağarada uyurken
    yanlarına melekler uğramıyor muydu!

    Ustelik
    onlari yanlari ustunde ceviriyorduk
    derken......[Cevirenler kim!]

    Kehf 22’de Üç kişiydiler dördüncüsü köpekleri, yedi kişiydiler sekizincisi köpekleriydi
    diye gabya taş atanların aklına köpeklerle aynı yerde kaldıkları için
    ashabı kehfin salâtlarının kabul edilmediği mi geliyordu!

    Size meleklerin girmeyeceği yeri söyleyeyim mi?
    Melekler,
    Allah’ın yaratışının,
    yaratış sanatının olmadığı hiçbir yere girmezler.

    Var mı bildiğiniz böyle bir yer?
    Eğer yoksa susun artık.

    Ne peygambere,
    ne meleklere
    ne de hayvanlara
    iftira etmeyin.
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!

  3. #53
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.705
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Cevap: Bu Gun CUMA!!!

    Selam!

    Kilise Babaları’nın, özellikle de Aziz Augustinus’un kurumsallaştırdığı Katolik Doktrini
    zamanla bu zayıf hususları silerek İsâ’nın öğretilerini evrensel Kilise’nin iradesine uydurdu.

    Kilise’nin otoritesini kurumsallaştırabilmek için Aziz Augustinus’un ifadesi kullanılmıştı:
    “Deus homo factus es, et homo deus fieret”
    (Tanrı insanı İlahiieştirmek için kendini insan(l)leştirdi).

    Geleceğin regiloaot’ları ordusu ellerindeki bu yorumla
    İlahi konularda En Yüce otorite makamı kisvesine bürünerek ve
    yeryüzünde Kendini-Kutsamış Kent (ya da Kentler)’de Egemen Tanrı’nın
    Bir ve Tek Kutsal (yarı-tanrı) Vekilleri olarak hareket etmemek için bir neden görmemişlerdi.
    İsâ’nın oluşturmaya çalıştığı hoşgörüye-mazhar bireyinin kilise İçinde
    yeni özgürlükleriyle çok kısa bir ömrü oldu ve kısa zamanda unutuluverdi.

    Bunun yerine, religiocratlar İsâ’yı esas alan bilim üzerine değil,
    kendi tasarladıkları Mesih’i esas alan bilim üzerine temellenen,
    efsane ve sırlarla dolu yeni bir İsâ imgesi oluşturdular.

    Sekülerleşmiş Musevi, hoşgörüye-mazhar bireyin seküler ve
    doğal haklarını arayıp savunan Nasıralı insan İsâ’yı gözlerden saklayan,
    Kilise-yapısı-İsâ’nın bu hayalet imgesi oldu…

    Devam edecek....
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!
    YukseLL  (04-03-2016) Bunu beğendi.

  4. #54
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.705
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643
    Selam!

    Eski Ahid’de Tanrı, insanlar arasında kayırmacılığı yasaklamaktaydı. Korumacılığı ve Kayırmacılığı sadece kendisine saklamıştı. Örneğin Nuh (ve ondan sonra başkaları) dürüstlüklerinden ötürü Tanrı tarafından kaykılmışlardı. Eski Ahid’in Tanrı tarafından gözetilen Musevisi, özde İsâ’nın hoşgörüye mazhar bireyini önceler. Yine de çağdaş Hıristiyanlaşmış sınıfı ulus-devletleri ve toplumlarına yön veren Sekülerleşmiş yurttaşın öncüsü, İsâ’nın hoşgörüye-mazhar bireyi olmuştur. Burada önerildiği üzere, eğer İsâ kendi zamanında özgürleşmiş bireyin haklarının peşinde idiyse o zaman günümüzdeki mümin Hıristiyan da İsâ’nın hoşgörüye-mazhar şahi yönetici kültün kurumsallaştırdığı yasa ve düzenlemelerin boyunduruğundan ve köleliğinden özgürleşmiş, özerk ‘BEN’İM’dir.

    Kilise-Yapısı-Tanrı yorumuyla Nasıralı İsâ kurumsallaştırmış bir Tanrı’dır ve gerçek anlamıyla, bir zamanların güçlü Kent-Devleti, Papalık Devleti’nin Tanrısı olarak Bir ve Tek ‘Sözel İmge’yi temsil eder. Ve yirminci yüzyılın başından beri bu ‘sözel imge’ ondokuzuncu yüzyıl papaz-aleyhtarlığının şu tanrı-karşıtı vaazını izleyen çağdaş kiniklerin ve ateistlerin bir dizi meş’um reddiyesiyle karşı karşıya kalmıştır.
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!
    Konu mopsy tarafından (11-03-2016 Saat 12:08 AM ) değiştirilmiştir.

  5. #55
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.705
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Bu Gun CUMA!!!

    Selam!

    Homo homini deus est
    (İnsan insanın Tanrısı’dır).

    İŞTE BU BAKIŞ AÇISIYLA ATEİSTLERİN ELEŞTİRDİKLERİ İSÂ
    GERÇEKTE RELLGİLOTRAFLAR’IN DENETİMİNDEKİ KİLİSE’NİN
    ONLARIN ÖNÜNE KOYDUĞU,
    KİLİSE’NİN KENDİ ÇIKARLARINA UYGUN OLARAK
    KURGUSAL PLANDA YENİDEN İNŞA ETTİĞİ,
    BİR GÖLGE-OYUNUNUN BAŞ AKTÖRÜ YAPILMIŞ OLAN
    İS’DAN BAŞKASI DEĞİLDİR.
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!

  6. #56
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.705
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Cevap: Bu Gun CUMA!!!

    Selam!

    Bu ne demektir?

    En kısa deyişle eğer Birey İsânın İnsan olduğuna,
    Tanrı olmadığına KARAR vermişse, belki de
    gerçekten Tanrı olan İsâyı İnsanlaştırmış olmaktadır.

    Yani Birey,
    Tanrıyı İnsanlaştırma hakkını ve yetkisini
    kendisinde top*layabilmiş demektir.

    Hayır,
    eğer Birey İsâyı Tanrı olarak
    kabul etmeye KARAR vermişse,
    bu kez de belki de gerçekten İnsan olan İsâyı
    Tanrılaştırmış olmaktadır.

    Yani
    İnsanı Tanrısallaştırmak hakkını ve
    yetkisini kendisinde toplayabilmiş demektir.

    Kısacası,
    Hıristiyanlıkta İsânın, Tanrı mı, İnsan mı,
    Tanrının Oğlu mu ya da tümü mü değil mi
    olduğu konusunda KARARI VEREN DE
    KUŞKU DUYAN DA BİZZAT BİREYDİR/İNSANDIR.

    devam edecek......
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!

  7. #57
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.705
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Cevap: Bu Gun CUMA!!!

    Selam!

    Musevilik’te ve İslamiyet’te insan’ı Tanrı yapmak,
    ya da Tanrı’yı İnsan yapmak diye bir ol*gudan ve kuşkudan söz edilmez.

    Bu iki sistematikte insanın böylesi bir KA*RARI alabilmeye
    ya da kuşku duyabilmeye yetkisi yoktur.

    Çünkü
    bu iki sistematikte insanoğlu kendisini ve tüm evreni
    Yoktan varettiğine inandığı Yaratıcısını,
    yani Tanrı’sını bizzat kendi kararıyla kendisi Yaratamaz.

    En kısa söyleyişle Hıristiyanlığa benimsemek isteyen Birey,
    kendisi için önce bir Tanrı (İsâ) yaratmak zorundadır.

    Bu tür yaratım faaliyeti sadece Kültler için geçerlidir.
    Ancak bir Kült’te Birey kendisi için bir İnanç ve
    onu temsilen bir Tanrı yaratabilir.

    Musevilik’te ve İslamiyet’te birey’e böyle bir otorite verilmemiştir.
    Bu Otorite-tipi, Tek-Tanrılılığa İsâ ile girmiştir.
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!
    devam edecek.....

  8. #58
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.705
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Cevap: Bu Gun CUMA!!!

    Selam!

    SEÇKİN VE KUTSAL OLAN BİZİZ, ÇÜNKÜ BİZ MUSEVİYİZ

    İsrail’in Tanrısı, Kadir-i Mutlak; her zaman ve her yerde
    var olan, tüm-güçlerin-sahibi, eril Tanrı’ydı.

    Yaratan ve ulaşılamaz olan Tanrı’ydı.
    Gökleri ve yeryüzünü ve mekân içinde yer tutan
    her şeyi Kutsal Kitap İncil’in Eski Ahit bölümünde
    anlamını bulan “Altı İncil Günü” için*de yaratmıştı.

    (Halk inancasında bir İncil günü 144 000 dünya yılına denktir,
    ama hiç kuşkusuz, ölümlü olan insanoğlu,
    Kutsal Kitap İncil’in bir gününün gerçekte ne kadar olduğunu,
    tam süresini kesin olarak hesaplayamaz.)

    Tabiidir ki, Tanrı’nın Kendisi kendi yarattığı
    “Başlangıç” da yer almamıştı.
    Yarattığı her şey gibi Sonlu (Ölümlü) değildi.
    Tanrı yaratılmamıştı, dolayısıyla da
    kendine özgü Zaman’ı ve Mekân’ı vardı.
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!
    devam edecek.....

  9. #59
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.705
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Cevap: Bu Gun CUMA!!!

    Selam!

    Kutsal Kitap’ın yedinci tekvin (doğuş) gününde Tanrı,
    planı uyarınca Kendisini Yaratılış’dan ayrıştırdı ve
    görkemli yaratıcı faaliyetini noktaladı.
    Yedinci günü (Sebt) kutsayıp dinlenmeye çekildi.
    Tanrı’nın suretinden yaratılan İnsan (Âdem)
    İlk mübarek kılınan ve Sebt de ilk takdis edilen idi.

    Ancak kendi tasarımına göre Tanrı’nın yeryüzündeki görevi devam ediyordu.
    Çünkü O’nun yarattığı her şey iyiydi, ama mükemmel değildi.
    Yaratılış ve insanlığın mükemmelliğe ulaşma çabası
    O’nun ‘eserleri’ arasındaydı, ama misyonerlik hizmetleri ve
    Tanrı’nın ‘uluslar’a alt olan görevleri çoğunlukla O’nun Ruh’u ve
    melekleri tarafından yürütülmekteydi.

    Tanrı’nın tasarımına göre insanlığın kötü İşleri -ki
    insanların tasavvurları gençliklerinden başlayarak
    kötülüğe eğilimliydi (Tekvin, 8:21)-

    0’nun Ruh’u ve melekleri tarafından arındırılacaktı.
    Sonradan Şeytan’a dönüşen Lüsifer bile,
    başlangıçta Tanrı’nın bir meleğiydi,
    Lüsifer Tanrı’ya başkaldırısından dolayı
    O’nun inayeti’nden uzaklaşmıştı,
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!
    devam edecek.....

  10. #60
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.705
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    12
    Rep Gücü
    88643

    Cevap: Bu Gun CUMA!!!

    Selam!

    İsrail’in Rab’binin kararlı ve buyurgan bir doğası vardı.
    Yahudiler İçin Tanrı, Kendini Elohim/Eloah, el Shaddai,
    Yahve/Sabaoth (Yehova/RAB), Adonol ve
    Kabalistik anlamında da Şekina gibi kimi
    adlarla ortaya koyuyordu,

    Ad’ını oluşturan dört İbranice harf (ya da ses)’in
    Tetragrammaton‘u dile getirilmez, telaffuz edilemezdi.
    Bu harfler tümüyle gizli bir adın işaretleriydiler.
    Yasa-Yapıcı Musa Tanrı’ya
    Ad’ını sormaya cesaret ettiğinde şu yanıtı almıştı:

    “BEN BEN OLA*NIM”.
    İsrailoğulları’na böyle diyeceksin:
    Beni size BEN’im gönderdi.
    Ebediyen adım bu
    ve devirden devire anılmam budur.”

    Çıkış 3:12-15
    Musluman
    Cuman mubarek olsun!
    devam edecek.....

Benzer Konular

  1. Cuma hutbesı-2
    YukseLL Tarafından Dini Dokümanlar Foruma
    Yorum: 184
    Son mesaj: 02-12-2016, 08:48 AM
  2. Cuma hutbesı
    mopsy Tarafından Dini Dokümanlar Foruma
    Yorum: 140
    Son mesaj: 18-01-2013, 06:26 PM
  3. Cuma'nin Hit'i
    mopsy Tarafından Destekliyoruz, Alkışlıyoruz Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 23-09-2011, 02:59 PM
  4. Cuma'nin ayeti
    mopsy Tarafından Kuran-ı Kerim Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 16-09-2011, 09:25 AM
  5. Cuma Gününde Duâ
    D€NiZ Tarafından Dualar Hadisler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 17-04-2009, 09:26 AM
Yukarı Çık